Şeytanın Modernizmi Gelenekçilik

Umarım söyleyeceklerim birilerinin hoşuna gitmez. O zaman anladıklarını anlamış olurum.

Gelenekçilik ve modernizmi nasıl tanımlayacağız, tanımlıyoruz şu anda? Gelenekçiler kendilerine ya da daha önce başkalarına söylenen haberleri referans kabul edip, kendinden sonraki nesle duydukları şekilde hiçbir yorum ve fikir katmadan aktarmayı amaç edinmiş kimselerin düşünce ve tavırlarına verdiğimiz isim.

Modernizm ise dini anlayış ve akım olarak şu anlama geliyor. Kendilerine herhangi bir zamanda erişmiş bilgiyi bugüne düşünerek ve yorumlayarak aktaran, bilgiyi, haberi, emri ve yasağı olduğu gibi bırakmayan insanların düşünce ve tavırlarına verilen isim.

Şimdi bunların hangisinin gerçekten modernist ya da gelenekçi olduğunu bir daha düşünelim.

Bir kişi gelenekçiliği kendine yol ve yordam edinmiş ise ondan şu tavrı bekleriz. Bir gelenekçi asla hiçbir şeyi değiştirmemelidir. Kendisine değişmiş bir bilgi gelmişse onun değişimini tespit etmeli, değişmemiş halini referans almalıdır. Aksi halde getirdiği ve koruduğu bilginin modern bir yorumla sonradan elde edilmiş olması ihtimali var. Herhangi bir şekilde aslı bozulmuş bir bilgiyi aslını araştırmadan koruyan kişi gelenekçi olmaz, fesatçı bozucu olur. Modernist bir bilgiyi savunmuş olur.

Şimdi bizim alanımıza gelelim. Kendini gelenekçi olarak tanıtanlar nereden başlatıyorlar geleneği. Peygamberimizden. Peki peygamberimiz kendisini kendisinden mi başlatıyor hayır. O her fırsatta kendisinin Adem ile başlayan, Nuh ile yenilenen İbrahim peygamber ile sistemleşen, Muhammed as ile sonlanan bir sistemin son halkası olduğunu ifade ediyor. Şu halde korunmaya çalışılan bilgi ilk değil son yorum. İlk yorum Adem’e ait. Ona ulaşma imkanımız yok İbrahim peygambere . Ona da ulaşamıyoruz Musa’ya as. Şu halde geleneği peygamberimizle başlatıp onu taşımaya kalkışmak, esasen Mekke’de başlayan tarihin görüp geçirdiği en büyük devrimci ve modernist hareketi korumak oluyor.

Bu durumda şunu sorma hakkımız var. Eğer siz değişimi istemiyorsanız, neden değiştirmiş bir peygamberin söz ve uygulamalarını referans alıyorsunuz. Yok değişim tarihin içinde normal ve kabul edilebilir bir şeyse neden peygamberimize kadar gelen tarihteki değişimleri, değiştiren yorumları meşru kabul ediyor, sonrasının değişmeyeceğini iddia ediyorsunuz? Yoksa sizin gelenekçilik dediğiniz şey, aslında müşriklerin sistemlerinin değişmemesi, rantlarının bitmemesi için kıyasıya savundukları atalar dini mi?

Ahmet BAYRAKTAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: KOPYALANAMAZ!.. Dibace.Net yayınlanan tüm fikir ve yazıları korumaktadır! Lütfen site editörüne başvurunuz...