Bir Kültürün Talanı

Sitemiz yazarlarından Araştırmacı Arkeolog Cemil Abi, Cemil Kanca vefat etti. Çok kibar, naif bir kültür insanıydı. Güzel insandı…  Allah rahmet etsin. 

 

 

Tarihle tanıştığımızda ilk bilgilerimiz ‘Mezopotamya’ ile başlar. Tarihin diğer adı ‘Mezopotamya’dır da diyebiliriz. Tarihi, yazının keşfiyle başlatan bir uygarlığın varlığını kabul ediyorsak, ‘Mezopotamya’nın da ‘Tarih’in beşiği olduğunu kabul ettiğimiz sonucuna varırız.

Mezopotamya: Beyin sancısının duyulduğu ilk toprak. İlk ozanların ilk dizeleri düştüğü, ilk filozofların düşünceyi keşfettiği yer. İnsanın ‘Tanrı’ kavramını içselleştirdiği iklim.

İlk ‘kent’ ve kentleşmenin getirdiği ‘yeni hayat’ bu toprakların ürünü. İlk ‘Kanun’ Mezopotamya damgasını taşır. Mimarlık, heykeltıraşlık, seramik hep ilk kez Dicle’nin ve Fırat’ın suladığı bu topraklarda boy gösterdi. İlk tarım da öyle. İlk tapınak da. Madeni işleyen ilk kol burada kalktı indi örs üzerine.

Sonra: Yazı… Ateşten ve tekerlekten sonra insan yazgısının dönüşüm çizgisi: ‘Nisyan ile malûl beşer hafızası’nın unuttuklarını kayda geçirmek, tarihe belge bırakmak, başka bir deyimle tarih yazmak şerefini ilk kez Mezopotamyalı yaşadı. Aslında tekerlek de Mezopotamyalının buluşu.

Babil’in asma bahçeleri, teraslama usulü tarım: Üzümün ve buğdayın bugünkü anlamında işlenmesi. Bir de değirmenler: Ekin mi öğütür, savaş mı?

Savaş: Sümerler, Asurlular, Babilliler, Emeviler, Abbasiler ve daha sonra gelenler; yıkımlar ve göçler, tarihin tanık olduğu tablolar arasında bir bulanık akar Dicle. Zaman gelir mürekkep mavisi, zaman gelir kan kırmızısı akar gider Bağdat’ın ortasından. Irmak değil de yarım kalmış satır gibi akar.

En son 19 Mart 2003 günü Bağdat’ın tarihinde yeni bir sayfa açılmıştır. Ak değildir bu sayfa. Ne zaman ak olmuştur ki? Açılan her sayfa kan rengindedir Bağdat’ta.

‘Petrol’ diyordu Bağdatlı bir kadın felaketinin adına. Hep bu petroldendi yapılan savaş ona göre. Oysa tek neden ‘petrol’ değildi; olamazdı da. Küresel dünyanın tek kutbu ‘Ulusal Güvenlik’ diye koymuştu bunun adını. Demek ki ‘Yeni Dünya Düzeni’ güvensizlik üzerine oturtulmuştu.

Tarihte ilk kez ‘Yeni Hayat’ın doğum sancını yaşayan Mezopotamya ‘Yeni Dünya Düzeni’ne aykırı bulunmuştu. Yine tarihte ilk kez ‘Yargılama’yı uygulayan bir uygarlık yargısız bir oldubittiyle ‘Talan’ edilmeye mahkûm edilmiştir.

Bağdat Müzesi’nin (Irak Ulusal Müzesi) talandan sonraki içler acısı durumunu televizyon ekranlarından görünce; bir Arkeolog olarak duyduğum acı bir yana, bir insan olarak insanlığımdan utandım. İnsanlığın ortak mirası paha biçilmez o heykeller, o vazolar kapanın elinde kalmış, götürülemeyenler de paramparça edilip ortalığa saçılmıştı.

./…

Müze Müdürü Dr. Maangad Damanji’nin talandan sonra müzeye geldiğinde; savaş alanında çocuklarını ölüler arasında bulmuş anneler gibi hıçkırıklarla ağlayışına tüm dünya tanık oldu. Hele yerlere saçılmış 5200 yıllık Sümer Vazosunun parçalarını toplarken, savaşta parçalanan oğlunun kollarını bacaklarını bir araya getirmek isteyen anne gibiydi. Çaresiz ve her şeyini yitirmiş bir anne.

Bu ne hoyratlıktır?  Müzeler yağmalanırken, kütüphaneler de ateşe verilmiştir. Amaç bir kültürün yerle bir edilmesi midir? Savaş bu; ganimet helaldir anlayışının paraya dönüştürülme çirkinliği midir?

Tarih bu olayı, insanlığın hiçbir zaman onur duyamayacağı bir sayfasına kaydetmeyecek midir? Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO hangi amaçla kurulmuştur? Diyeceksiniz ki Birleşmiş Milletler savaşı durdurabilmiş mi de koskoca bir kültürün yağmalanmasını durdurabilsin.

Savaş zaten kabul edilemezdi ama bu kültür yağmalaması; savaşın içinde onarılmaz yaralar bırakan başka bir savaştır. Hiçbir koşul altında kabul edilemez.

Belki de insanlığın kötü yazgısı bu: Tarihin hiçbir yüzyılı savaşsız geçmemiştir. Daha ilkokuldayken tarihi; ‘vuran vurana, kıran kırana’ diye özetleyen oğlumu yeni yüzyılın da haklı çıkardığını görmek, içimdeki acıyı bir kat daha büyütüyor.

Ne zaman aklı başında bir dünya kuracak insanlık?  

Cemil KANCA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: KOPYALANAMAZ!.. Dibace.Net yayınlanan tüm fikir ve yazıları korumaktadır! Lütfen site editörüne başvurunuz...