Hazar’ın Kıyısında Şiir

Elazığlı şairler “şiirin başkenti” derler Elazığ’a. Hani bu tanımlamayı hak etmiyor da değil. Hazar Şiir Akşamları diye bir etkinliği uluslararası boyuta taşıyıp uzun süre ülkenin ve şiir dünyasının gündemine taşıyan kaç şehir var dünyada? Dahası şairlerin ilin en uzun caddesi boyunca (Gazi Caddesi) mahşeri bir kalabalıkla ‘şairler yürüyüşü’ yaptığı bir başka örnek vermek  mümkün mü? Şiir etkinlikleri küçük salonlara sığdırılan, az sayıda dinleyiciye hitap eden etkinlikler olagelmiştir çoğunlukla. Bu yönüyle bile Hazar Şiir Akşamları emsal şiir etkinliklerinden ayrı bir yerde durmaktadır. Belki durmaktaydı demek daha doğru olur. Çünkü 2017’den bu yana yapılamadı bu etkinlik.

05 aralık 1992 tarihinde “Fırat Şiir Akşamları” adıyla ve dar bir katılımla başladı bu şiir şöleni. Daha sonraki yıllarda önce Hazar Şiir Akşamları ve 2000’den itibaren de Uluslararası Hazar Şiir Akşamları adını aldı. Valilik, Belediye, Üniversite ve ildeki bir çok sivil toplum kuruluşu ve sanat mahfilince ortak organize edilen bu büyük etkinliğe ilgili bakanlıklar ve kamu ve sivil kuruluşlar da her türlü katkı ve desteği esirgemedi yıllarca.

2003 yılında uluslararası Hazar Şiir Akşamlarının 11.si “Küçük Hazar’dan Büyük Hazar’a” sloganı ile ve Azeri şair Bahtiyar Vahapzade anısına Bakü’de düzenlendi. Diğer şiir akşamlarının bir bölümü Hazar Gölü kıyısında bir bölümü de mevsim ve iklim şartları dolayısıyla il merkezindeki çeşitli kültür merkezlerinde icra edildi. Hazar Şiir Akşamlarının en önemli özelliklerinden biri de bir tek programdan ibaret olmayışlarıydı. Dört-beş güne yayılan çok yoğun bir kültür-edebiyat-şiir şöleninin adıdır Hazar Şiir Akşamları. Her ne kadar ön plana çıkan ve gerek yurt içinden ve gerekse yurtdışından onlarca şairin şiirleriyle dinleyicileri selamladığı, şiirin efsunkar havasının teneffüs edildiği ana program bir şiir dinletisi ise de bir haftaya yayılan konferans, açıkoturum, panel, sergi, konser vb. etkinliklerle şehri bir sanat- edebiyat ve kültür sağanağının teslim aldığını söylemek abartı olmasa gerektir.

Hazar denildiğinde çoğu okuyucunun aklına büyük Hazar denizi gelir belki. Ama bir de Elazığ’ın küçük Hazar’ı var. Elazığ merkeze yirmi kilometre uzakta olan ve Sivrice ilçesinin yanı başında yer alan Hazar Gölü, Gölcük Gölü olarak da bilinir yörede. Elazığ ve Diyarbakır’ın en önemli tatil beldelerinden olan Hazar Gölü masmavi suyu ve muhteşem doğasıyla kendi başına şiirin hasıdır zaten. Hazar Şiir Akşamları da bu suya yansıyan rüyanın adıdır. Bu rüyaya daldığında insan masmavi suların derinliğinde ‘batık kentin’ kalıntılarından bu güne ve geleceğe umudu, sevgiyi, dostluk ve kardeşliği taşır mısra mısra, dize dize…

25-26 Kasım 2017 tarihleri arasında icra edildi Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarının yirmi dördüncüsü “Vatan”  ve “15 Temmuz Şehitleri” teması ile. Yani dört yıldır yapılmıyor bu şiir etkinliği. Bu süreç içinde Elazığ’ın yaşadığı deprem şoku ve ardından gelen pandemi süreci sanatsal ve kültürel faaliyetlere ket vurmuştur elbette. Bilemediğimiz başka sebepler ve imkansızlıklar da mümkündür pek tabii ki. Ancak sınırları aşan ve sınırları ortadan kaldıran bu büyük ve marka kültürel etkinliğin mutlaka devam ettirilmesi gereği ve gerçeği apaçık ortada durmaktadır. Sadece devam ettirmeyi  değil geliştirmeyi ve mükemmele doğru bir çaba ve gayreti de  fazlasıyla hak eden Elazığ’ın yüz akı faaliyetlerinden biri olan  bu büyük sanat ve şiir şöleninin Hazar’ın kıyısında yeniden kurulması ve buradan ülkenin dört bir yanına ve dahası dünyanın dört bir köşesine şiirin saf ve büyülü sesiyle gönül köprüleri kurulması Elazığ’ın vazgeçemeyeceği ve erteleyemeyeceği bir hayali olmalıdır.

Farklı tarihlerde iki kez şair katılımcıları arasında bulunmaktan ve Hazar’ın kıyısında şiir dostlarına şiirlerimi okuma bahtiyarlığına eriştiğim bu çok yönlü sanatsal aktivite unutulmayı hak etmiyor diye düşünüyorum. Çeyrek asır devam eden bu sanat faaliyeti daha nice yıllar devam edilmeyi hak eden bir güçte ve etkidedir. Elbette değerlendirmeler yapılır. Eksiklikler, yetersizlikler veya aksayan yanlar varsa tespitleri yapılır. Her yıl bir öncekinden daha mükemmel hale getirilmeye çalışılır bu tarz kültür çalışmaları. Ancak toplumun kültür ve sanat damarlarının nefes almasını güçleştirecek değil kolaylaştıracak çalışmalardır bir şehri kültürel noktada geliştiren faaliyetler. Bu noktada Hazar’ın serin  kıyısında yeniden şiirin  sıcak ve büyüleyici soluğunun hayat bulması ve ‘suya yansıyan düşlerin’ sözcüklerin diri dünyasında somutlaşması bir şair olarak en kalbi dileğimdir…

Fadıl KARLIDAĞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir