Atan Çok

Atan çok vuran çok, meydanlar geniş;
Atan çok hedeften vurmak ne mümkün…
Atan çok hayatta başa gelir iş
Atan çok sözünde durmak ne mümkün…

Atan çok başakta evinsin sözü,
Atan çok karanlık gecedir yüzü,
Atan çok döndürür fırıldak gözü
Atan çok kol kanat germek ne mümkün…

Atan çok havada kalır kalemi,
Atan çok özüyle bilmez alemi,
Atan çok usulen alır selamı
Atan çok bir nizam kurmak ne mümkün…

Atan çok sıpası olur küheylan,
Atan çok zanneder özgürlük isyan,
Atan çok görünür sanki bir insan
Atan çok gönüle girmek ne mümkün…

Atan çok edepsiz, geveze, arsız,
Atan çok koparır yaygara yersiz,
Atan çok palavra sanma zararsız
Atan çok dostane sarmak ne mümkün…

Atan çok bırakmaz mangalda külü,
Atan çok yemyeşil eyleyip çölü,
Atan çok tuzsuzdur – çorbası sulu
Atan çok vuslata ermek ne mümkün…

Atan çok zurnada peşrevi özel,
Atan çok makamı kendine güzel,
Atan çok taksime dökmüştür gazel
Atan çok bir devran sürmek ne mümkün…

Atan çok elinde olmayan ası,
Atan çok yalandan yaparak süsü,
Atan çok sırıtır berbat görgüsü
Atan çok gerçeği görmek ne mümkün…

Atan çok yağ çeker cilalı gayet,
Atan çok hakikat olur rivayet,
Atan çok kırk çeşit bulur mazeret
Atan çok bir mana vermek ne mümkün…

Atan çok ricası örtmez suçunu,
Atan çok meşhurdur her yanda ünü,
Atan çok gelmez ki lafının sonu
Atan çok çareyi sormak ne mümkün…

Atan çok yazmadan; yazardır – şair,

Atan çok bu Ressam Halil’e dair,
Atan çok satsa da elmas – cevahir
Atan çok sonuca varmak ne mümkün…

Halil GÜLEL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir