Yetiş Boz Atlı Hızır!

O gece tüm evren uykuya daldı. Akıllı, akılsız herkes bir rüyanın peşinde. Ne olduk, ne olacağız kimse bilmiyor. Mutlu olan da mutsuzu da memnun değil hayatından. İnsanlar bitkin, insanlar çaresiz. Sorunları çözmek için kafa yoracaklarına, Allah’tan yardım bekliyorlar. İşte o anda Allah’ın emriyle, Hızır Peygamber indi yeryüzüne, Çekti boz atını bir kenara ‘Dünya bu kadar mı kirlenmiş’,  dedi içinden. At bile şaşırmış, eşinip durdu pisliklerin içinde.

Hızır bu, durur mu? Sıvadı kollları. Başladı Allah’ın verdiği emirleri yerine getirmeye. Bir de ne görsün, Bir yanda, insanlar acı, sefalet içinde, Yoksulluktan kıvaranıyor. Bir yanda saraylar… Açlıktan ölenler, umutlarını çöp kutularına bağlamış. Düşe kalka yaşayanlar ellerindeki üç beş kuruşu, vermişler Allah adına konuşan din tüccarlarına. Saraylarda yaşayanlar doymamış zenginliklere, doymamışlar, mücevherlere, altınlara. Yoksullar ekmek bulamazken, yoksuldan aldıklarıyla, haremlerini altından yaptırmışlar.

Şaşkın Hızır bakmış, her tarafta savaşlar, kan gövdeyi götürüyor, dur diyen yok bu işe. Geçmiş Kâbe meydanına, etraf putlarla dolu, etraf, sahte dincilerin saraylarıyla çevrili. Acımış KÂBE’nin düştüğü bu hale. Atlamış boz atına, toplamış bütün sahtekarları Kâbe meydanına. Allah’ın emriyle yakmış cehennem ateşinde. Sallamış kılıcını, yıkmış putları, yıkmış sarayları. Toplamış aymazları, vurdum duymazları Kâbe meydanına. Getirin buraya silahları, topları, tüfekleri, banka kağıtlarını, tahvilleri. Getirin buraya Allah adına yazılan sahte din kitaplarını. Getirin buraya heykelleri, paraları pulları. Hepsini cayır cayır yakmış. İnsanı insana düşman eden, sınırlar yaratan ne varsa hepsini atmışlar bu cehennem ateşine.

Bir anda dünya temizlenmiş. Her canlı yeniden doğmuş gibi ayakta. Hızır, çıkmış Arafat Dağının tepesine: “Dinle beni ey insanoğlu! Allah’ın emrini size bildiriyorum: Bundan sonra başka birisine kulluk etmek yok. Dünyanın bir daha bu kadar kirlenmesine hiç bir zaman müsade etmeyeceksiniz. Bundan sonra hiç bir canlıyı incitmeyeceksiniz, Kuşun kanadını kırmayacaksınız. Kimse, kimseyi küçümsemeyecek, incitmeyecek. Kadın-erkek, yaşlı-genç, inançlı-inançsız ayrımı yapılmayacak. Herkesi Allah’ın yarattığı bir canlı olarak göreceksiniz. Hırs, açgözlülük, bencillik kalkacak ortadan. Paylaşım, kardeşlik, hoşgörü günlük yaşamınız olacak.” İnsanlar, geçmişte yapılanlardan utanç duyarak, başlarını öne eğip Hızır Peygamber’e söz vermişler. Boz atına atlayıp Allah’ın katına yolculuk yapan Hızır, daha semaya çıkmadan yeryüzündeki uğultuları, didişmeleri duymuş, dönüp arkasına bile bakmamış.

Celal AYDEMİR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir