Azerbaycanlılar Soykırım Günü

Azerbaycan’da yıllardır dünya kamuoyunun 1918 yılında Ermeniler tarafından uygulanan mezalim ve katliamın “soykırım” olarak kabul ettirilmesi konusunda çeşitli çalışmalar yürütülüyor. Konuya ilişkin merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev, 1998 yılında imzaladığı kararname ile 31 Mart gününün, “Azerbaycanlılar Soykırım Günü” olarak anılmasına karar vermişti.

 

Geçmişte Rusya İmparatorluğu başta olmak üzere Ortodoks ülkelerde yaygın olarak kullanılan Jülyen Takvimi ile Gregoryen Takvimi arasında Jülyen Takvimi aleyhine sadece gün bazında on üç günlük bir fark mevcuttu. Bu farklılık Petrograd (Rusya)’da Bolşeviklerin iktidarı ele geçirdiği tarih konusunda da kendini somut olarak hissettirir. Gregoryen Takvimine göre 7 Kasım 1917 tarihinde gerçekleşen Bolşevik Devrimi, bu devrimin gerçekleştiği esnada Rusya’da yürürlükte olan Jülyen Takvimine göre 25 Ekim 1917 tarihinde gerçekleştiğinden bahse konu devrim “Ekim Devrimi” olarak bilinir.

Bu bilgilerden hareketle Rusya’daki Çarlık Monarşisi (Gregoryen Takvimine göre) 13 Mart 1917 tarihinde yıkılmıştı.

O dönemde Rusya’da kullanılmakta olan Jülyen Takvimine göre ise 28 Şubat 1917 tarihinde gerçekleşen bu devrim uluslararası literatürde “Şubat Devrimi-February Revulation” olarak bilinir.

15 Mart 1917 tarihinde o dönemde Rusya’nın başkenti olan Petrograd [1] (ya da yaygın ve güncel ismiyle Saint Petersburg) kentinde yeni anayasa kabul edilene dek görev başında kalacak geçici bir hükûmet kurulmuştu.

Bu geçici hükûmet (her ne kadar Rusya coğrafyasına tam olarak hâkim olamasa da) merkezî Rusya’nın idaresini üstlenmişti.

Bu dönemde Temmuz 1917 ayına dek Georgy Lvov [2] başkanlığında bir geçici hükûmet, Temmuz 1917 ortasından itibaren de Alexsandr Krenski [3] başkanlığında yeni bir geçici hükümet kurulur. Bu geçici hükümetlerin de ülkedeki artan sorunlara çözüm bulamaması nedeniyle Lenin [4] liderliğindeki Bolşevik güçler 5 Kasım’da, iki gün sonrasında başkent Petrograd’da idareyi ele geçirmek üzere silahlı eylem kararı alır.

Nitekim 7 Kasım’da da başkent Petrograd Bolşevik [5] güçler tarafından ele geçirilir. Artık Rusya’da (ülke genelinde olmasa da) en azından Petrograd başta olmak üzere ülkenin kayda değer bir kesiminde idareye Bolşevikler hâkimdir.

Gregoryen Takvimine göre 7 Kasım 1917 tarihinde gerçekleşen bu devrimin o dönemde Rusya’da kullanılmakta olan Jülyen Takvimine göre 25 Ekim 1917 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu nedenle bahse konu devrim “Ekim Devrimi-October Revulation” olarak bilinir.

Aralık 1917 ayı ortasında Petrograd’da toplanan Rusya Kurucu Meclisinde azınlıkta kalan Bolşeviklerin istekleri gerçekleşmeyince Lenin’in emriyle silahlı güçler kurucu meclisi basar ve bu meclisin çalışmalarına son verir. Bunun ardından Rusya’da Bolşevikler kontrolünde baskıcı bir idare başlar.

Şubat Devriminden itibaren yukarıdaki gelişmelere paralel olarak hızla istikrarsızlaşan Kafkasya’da (Bakü ile çevresini kapsayan ve) Bakü Guberniyası olarak bilinen idarî birimde Lenin’in arkadaşlarından Ermeni asıllı Bolşevik lider Stephan Şaumyan [6] liderliğinde 2 Temmuz 1917 tarihinde (26 Temmuz 1918 tarihine kadar devam edecek olan) “Bakü Sovyeti” adlı geçici bir hükûmet kurulur. Bu Hükûmeti oluşturan üyelerin çoğunluğu Bolşevik idi. “Bakü Komünü” [7] lideri olarak da tanınan Şaumyan Mart 1918 ayında Bolşevik lider Lenin tarafından Kafkaslarda Bolşevik iktidarın etkin hâle gelmesiyle görevlendirilir.

30 Mart – 3 Nisan 1918 döneminde yaşanan “Mart Gırgını (Olayları)” ya da “31 Mart Katliamı” olarak bilinen olaylarda Bakü, Şamahı, Guba, Haçmaz, Lenkeran, Hacıkabul, Salyan, Zengezur,  Karabağ, Nahçevan ve  Bakü Sovyetinin kontrolündeki diğer bölgelerde Bakü Sovyeti ve (“Taşnaksutyun” [8] olarak da bilinen) Ermeni Devrimci Federasyonu kuvvetleri ile (Azerbaycanlı soydaşlarımızın mensubu bulunduğu) Müsâvât Partisi [9] ve Kafkas Süvari Tümeni arasında meydana gelen çatışmalar sırasında Azerbaycanlı soydaşımız sivillere yönelik katliam yaşanmış olup, Azerbaycanlı soydaşımız ve diğer Müslümanlardan 3.000-12.000 arasında insan öldürülmüştür.

1918 Mart Olayları sonucunda Bakü’de iktidar tamamen Bolşeviklerin eline geçtikten sonra, Bakü’deki mevcut yönetimin 13 Nisan’dan sona erdiği 31 Temmuz’a kadar “Bakü Komünü” olarak tanınır. 31 Temmuz 1918 tarihinde Bakü Bolşevik yönetiminin iktidardan düşmesi üzerine Bakü’de Menşevik, Taşnak ve (kısa adı) SR (olan Socialist Revolutionary Party-Sosyalist Devrimci Parti) [10] ittifakı yönetime hâkim olmuş, Şaumyan da dâhil iktidardan düşen Bakü halk komiserlerinin Bakü’den kaçma girişimleri başarılı olamamış ve yeni yönetim tarafından hapse atılmışlar, 15 Eylül 1918 tarihinde Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’ye girmesinden sonra, İngilizler ve Bolşevik karşıtları tarafından Hazar Gölü’nün karşı kıyısındaki (bugünkü ismi Türkmenbaşı olan) Krasnodovsk’a götürülüp orada 26 komiser ile birlikte kurşuna dizilmiştir.

Gerek 30 Mart-3 Nisan 1918 olayları esnasında Bakü, ikâmet eden Azerbaycan Türkü ve Ermeniler arasında çıkan çatışmalarda, gerekse de Bakü Komünü (13.04-31.07.1918) olarak bilinen dönemde Azerbaycanlı soydaşlarımızı ve diğer yerel Müslüman halk sayısız sıkıntılarla karşı karşıya kalmıştır.

30 Mart – 3 Nisan 1918 döneminde gerçekleşen katliamın en yoğun olduğu gün 31 Mart olduğu için bu katliam “31 Mart 1918 Katliamı” yahut “Mart Gırgını (Katliamı)” olarak da bilinir.

Azerbaycan’daki Ermeni katliamı ve zulmü, Osmanlı Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın talimatıyla Nuri Paşa komutasında kurulan Kafkas İslam Ordusu’nun Azerbaycan’a yardıma gelmesi ve ülkeyi Azerbaycanlı soydaşlarını Bakü’deki Rus-Ermeni Koalisyonu idareden kurtarmasıyla son buldu.

Azerbaycan’da yıllardır dünya kamuoyunun 1918 yılında Ermeniler tarafından uygulanan mezalim ve katliamın “soykırım” olarak kabul ettirilmesi konusunda çeşitli çalışmalar yürütülüyor. Konuya ilişkin merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev, 1998 yılında imzaladığı kararname ile 31 Mart gününün, “Azerbaycanlılar Soykırım Günü” olarak anılmasına karar vermişti.

Mart Gırgını (Katliamı)’nın sene-i devriyesi ve Azerbaycanlılar Soykırım Günü münâsebetiyle 30 Mart-3 Nisan 1918 döneminde Bolşevik ve Ermeni kuvvetleri tarafından katledilen Azerbaycanlı soydaşlarımız ile diğer Kafkasya kökenli Müslüman şehitleri saygı ve rahmetle yâd ederim. Cümlesinin ruhu şâd olsun.

İrfan PAKSOY

© 2021. Bu makalenin / yazının içeriğinin telif hakları yazarına ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereği kaynak gösterilerek yapılacak kısa alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve dağıtılamaz.

Dipnotlar

[1]  Ağustos 1914 ayına kadar St. Petersburg olarak devam edegelen Rusya’nın başkentinin ismi, Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasından sonra (31.08.1914) Alman izlerini silmek için adı Petrograd olarak değiştirilmiş, SSCB’nin ilk lideri Lenin‘in ölümünden üç gün sonra (24.01.1924) Petrograd ismi Ekim Devriminin lideri Lenin’in anısına Leningrad olarak değiştirilmiştir. SSCB’nin çökmesinden kısa bir süre sonra (06.09.1991) kentin ismi tekrar orijinal ismi olan St. Petersburg’a dönüştürülmüştür.

[2]   Georgy Lvov (1861-1925). Rus devlet adamı. Şubat Devrimi sonrasında 15 Mart-21 Temmuz 1917 döneminde görev yapmış ilk başbakandır. Başbakanlığını yaptığı kâbinede aynı zamanda İçiçleri Bakanlığı görevini de yürütmüştür. Lvov, 20 Temmuz’da istifa ederek, Kerenski’nin başbakan olmasını sağlamıştır. Bolşevikler Ekim Devrimi ile iktidarı ele geçirdiklerinde Lvov tutuklanmışmışsa da kaçmış ve sonunda Paris’e yerleşmiştir

[3] Aleksandr Krenski (1881-1970). Ekim Devrimi öncesinde Rusya’nın önemli politik liderlerden biridir. Ekim Devrimi’ni yapan Bolşevikler tarafından devrilene dek (11.07-06.11.1917 döneminde) Rusya Hükûmetinin (ikinci) başbakanı olarak görev yapmıştır. Ekim Devrimi’nden sonra yaşamının geri kalan kısmını (1970 yılında ölene kadar) mülteci olarak New York’ta geçirmiştir.

[4] Vladimir İlyiç Ulyanov (1870-1924). Rus sosyalist devrimci ve politikacı. Marksist-Leninist ideolojinin fikirsel önderi, Ekim Devrimi‘nin lideri ve Sovyetler Birliği‘nin kurucusu. Sovyetler Birliği Komünist Partisi‘nin öncüsü olan Rusya Komünist Partisinin ilk lideri. Aynı zamanda Marksist teorik ve felsefi yazıların yazarı olarak bilimsel sosyalizmin Marx ve Engels sonrası geliştiricilerindendir. En büyük amacı, kapitalizmin uzlaşmaz sınıf çelişkilerinden proleter bir dünya devrimi oluşturup toplumsal sınıf karşıtlıklarının olmadığı insan toplumunun tarihsel oluşumuna öncülük etmekti. Kendisi, Marksizm üzerine kurulmuş politik ve ekonomik bir teori olan Leninizm‘in de kurucusudur. Leninizm, Marksizmin çağın gereklerine göre hem kuramsal hem politik hem de ekonomik alanda, temel ilkelere bağlı kalarak yeniden uyarlanması olarak anlaşılır. Leninizm kavramı, yeni olgular ve yeni bilimsel gelişmeler doğrultusunda Marksizmin yeniden üretilmesi gereği üzerinden değerlendirilir ve Marksizmin devrimci ve bilimsel özüne uygun olarak geliştirilmesi olarak anlaşılır ve genelde Marksizm-Leninizm olarak anılır. Lenin ve onun eserleri, 20. yüzyılda tüm dünyada sosyalist devrimlerin ve emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelelerinin yaşanmasında büyük etkiye sahip olması dolayısıyla pek çok yazar ve tarihçi tarafından dikkatle incelenmiş ve hakkında 2 bine yakın eser yazılmıştır. Dünya proleteryasının ve pek çok komünist partinin ideolojik önderi kabul edilmektedir. Ayrıca dünyada eserleri yabancı dile en fazla tercüme edilen yedinci kişidir.

[5]  Bolşevik Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi (RSDİP)nin 1903 Kongresinde partinin üyelik tanımı üzerinde yaşanan ihtilaf sonucu meydana gelen ayrışma kapsamında parti, bünyesindeki iki farklı hizipten Julius Martov’un liderlik ettiği (ve “azınlıkta kalanlar” anlamında kullanılan) Menşevikler ile Lenin’in liderlik ettiği (ve “çoğunlukta kalanlar” anlamında kullanılan) Bolşevikler şeklinde ikiye gruba bölünmüştür. Kongrede Lenin yanlıları çoğunlukta olduğu için Rusça çoğunluk anlamına gelen Bolşevik olarak, azınlıktaki Martov yanlıları da Menşevik olarak adlandırılacaktır. Kongreden sonra iki taraf arasında birleşme girişimleri olsa da birleşme gerçekleşmeyecek ve 1912 yılında kesin ayrım yaşanacaktır. Bolşevikler Ekim Devrimi ile iktidarı alacaklar ve Sovyetler Birliği‘ni kuracaklardır.

[6]  Stepan Şaumyan (1878-1918). Tiflis’te doğmuştur. 1902 yılında Tiflis’te Ermeni Sosyal-Demokrat Birliğini ve Proletarya gazetesini kurmuş, Avrupa’da öğrenimini sürdürürken Rus sosyalizminin önde gelen kişileriyle tanışmış, RSDİP’nin II. Kongresinde Bolşevik Grubuna katılmıştır. Lenin’in sadık yandaşıydı. Kafkasya’daki ve özellikle Tiflis ve Bakü’deki işçi ve sosyal-demokrat hareketinde önemli rol oynamıştır. 1917 yılı ortalarında Bakü Sovyeti başkanlığı yapmış ve Bolşevik Partisi Merkez Komitesine seçilmiştir. Ekim Devrimi’nden sonra Rusya’nın Kafkasya Olağanüstü Komiserliğine atanmıştır. Nisan 1918 ayında Bakü Komünü Halk Komiserliği Konseyi başkanı olmuştur. 31 Temmuz 1918 tarihinde Bakü Bolşevik yönetiminin iktidardan düşmesi üzerine Bakü’de Menşevik, Taşnak ve SR ittifakı yönetime hâkim olmuş, kendisi de dâhil iktidardan düşen Bakü halk komiserlerinin Bakü’den kaçma girişimleri başarılı olmamamış ve yeni yönetim tarafından hapse atılmışlardır. 15 Eylül 1918 tarihinde Kafkas İslam Ordusunun Bakü’ye girmesinden sonra, İngilizler tarafından Hazar Gölü’nün karşı kıyısındaki (bugünkü ismi Türkmenbaşı olan) Krasnodovsk’a götürülüp orada 26 komiser ile birlikte kurşuna dizilmiştir

[7]  Bakü Komünü, bakü Sovyeti olarak da anılır. Bakü Sovyeti (2.7.1917-26.7.1918), Rusya’da 1917 Ekim Devriminin ardından Bakü Guberniyasının (idarî yönetim biriminin) arazisinde Ermeni asıllı Bolşevik önder Stepan Şaumyan başkanlığında kurulmuş geçici hükûmeti olup, bu Hükûmetin çoğunluğunu Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi‘nin Bolşevik kolundan olan görevliler oluşturmuştu. “Bakü Komünü” lideri olarak tanınan Şaumyan Mart 1918 ayında Bolşevik lider Lenin tarafından Kafkaslarda Bolşevik iktidarın etkin hâle gelmesiyle görevlendirilmiştir. 30 Mart3 Nisan 1918 döneminde yaşanan ve Mart Olayları olarak bilinen olaylarda Bakü şehri ve civarında Bakü Sovyeti ve Ermeni Devrimci Federasyonu kuvvetlerinin Müsâvât Partisi ve Kafkas Süvari Tümeni arasında meydana gelen çatışmalar sırasında Azerî sivillere yönelik katliam yaşanmış olup, Azerî ve diğer Müslümanlardan 3.000-12.000 arasında insan öldürülmüştür. 1918 Mart Olayları sonucunda Bakü’de iktidar tamamen Bolşeviklerin eline geçtikten sonra, Bakü’deki mevcut yönetimin 13 Nisan’dan sona erdiği 31 Temmuz’a kadar “Bakü Komünü” olarak tanınmıştır. 31 Temmuz 1918 tarihinde Bakü Bolşevik yönetiminin iktidardan düşmesi üzerine Bakü’de Menşevik, Taşnak ve SR ittifakı yönetime hâkim olmuş, Şaumyan da dâhil iktidardan düşen Bakü halk komiserlerinin Bakü’den kaçma girişimleri başarılı olamamış ve yeni yönetim tarafından hapse atılmışlardır. 15 Eylül 1918 tarihinde Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’ye girmesinden sonra, İngilizler ve Bolşevik karşıtları tarafından Hazar Gölü’nün karşı kıyısındaki (bugünkü ismi Türkmenbaşı olan) Krasnodovsk’a götürülüp orada 26 komiser ile birlikte kurşuna dizilmiştir. Gerek Mart 1918 olayları esnasında Bakü nüfusunun Azerî ve Ermeni halkı arasında çıkan çatışmalarda, gerekse de Bakü Komünü olarak adlandırılan dönemde Azeriler sayısız sıkıntılarla karşı karşıya kalmıştır.

[8]  Taşnaksutyun: Taşnak Partisi ya da Ermeni Devrimci Federasyonu (Ermenice: Daşnaktsutyun), bir radikal milliyetçi Ermeni siyasî örgütüdür. Ermenistan‘ın bağımsızlığını sağlamak amacıyla 1890 yılında kurulmuştur. Hâlen gerek Ermenistan Cumhuriyeti’nde gerek diasporadaki Ermeniler arasında aktif bir siyasî partidir. Ermenice adıyla Daşnaksutyun olan örgütün adı dilimize bir takım ses değişikliklerinden sonra Taşnaksutyun olarak geçmiştir ve kısaca Taşnak adıyla da bilinir. Ermenicede “Federasyon” anlamına gelir. Çünkü örgüt özellikle Rusya’daki Ermeni örgütleri başta olmak üzere birçok örgütün birleşmesinden oluştuğundan bu adın verilmesi uygun görülmüştür.

[9] Müsâvât Partisi: Azerbaycan‘ın en eski siyasî partisidir. Müsâvât Partisi, 1911 yılında kurulmuş olup, günümüzde de Azerbaycan’ın ana muhalefet partilerinden biridir. Müsâvât’ın tarihi üç dönemden ibârettir: Eski Müsâvât, Sürgündeki Müsâvâ ve Yeni Müsâvât. Müsâvât Partisi 1911 yılında, İstanbul‘da sürgünde yaşayan Mehmed Emin Resulzâde‘nin girişimi sonucunda, kuzeni Mehmed Ali Resulzâde, Abbasgulu Kâzımzâde ve Tağı Nağıoğlu tarafından Bakü‘de kurulmuştur. Partinin ilk adı Müsâvât Müslüman Demokrat Fırkası olmuştur ve sonra Azerbaycan SSC‘nin ilk Komünist lideri olan Neriman Nerimanov, Müsâvâtın ilk üyelerinden olmuştur. Birinci Dünya Savaşı’ndan önceki yıllarda Müsâvât, gizli şekilde Müslüman ve Türk Dünyasının birliği ve refahı için çalışmıştır. Müsâvât fikriyatında Türkçülük unsuru, Osmanlı Devleti’nde II. Meşrutiyet ideallerinde temellenmiştir. Azerbaycan aydınlarından olan Ali Bey Hüseyinzâde ve Ahmet Ağaoğlu Türkçülüğü bir düşünce tarzı gibi Rusya İmparatorluğunda yaşayan milletlerin uyanışı için yazılarında kullanmıştır.

[10] Sosyalist Devrimci Parti ya da SR, 20. yüzyıl başlarında Rusya ve Sovyetler Birliğinde faaliyet gösteren bir siyasî partidir. SR programı, hem demokratik sosyalist hem de çiftçi sosyalist çizgiyi takip etmiştir. RSDİP’in 1903 Kongresinde partinin üyelik tanımı üzerinde yaşanan ihtilaf sonucu meydana gelen ayrışma kapsamında bünyesindeki iki farklı hizipten Menşevikler ile Bolşeviklerin toprağın devletleştirilmesine karşı, SR toprağın toplumsallaştırılmasını savunmuştur. SR, RSDİP’ten (Bolşevik ve Menşeviklerden) farklı olarak Marksist değildi. SR, ayrıca RSDİP’ten farklı olarak işçi sınıfının değil, çiftçi sınıfının Rusya’nın devrimci sınıfı olacağına inanıyordu. SR, 1917 yılından itibaren RSDİP’ten ayrılarak Bolşeviklerden yana tavır alan bir siyasî grup olmakla birlikte Ekim Devrimi’nden sonra iktidardaki Bolşevikler ile ciddî bir ihtilafa düşmüş, Bolşevikleri devirmeye yönelik bir isyana kalkışmışsa da bu girişimleri bastırılmış ve tasfiye edilmiştir. Tasfiye edilen SR’ler, 1917-1922 döneminde yaşanan Rusya İç Savaşında Bolşeviklerin safında bulunmuşlar ve her ne kadar yeniden yönetime katılmışlarsa da artık bir grup olarak varlıklarını sürdürememişler ve Bolşeviklere dâhil olmuşlardır.

Kaynaklar

—; “Ermenci Devrim Federasyonu”, http://tr. wikipedia.org/wiki/Ermeni_Devrimci_Federasyonu, Erişim Tarihi: 24.05.2020.

—; “Müsavat Partisi”, http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3 %BCsavat _Partisi, Erişim Tarihi: 24.05.2020.

—; “Sankt Petersburg”, http://tr.wikipedia. org/wiki/Sankt_ Peterburg, Erişim Tarihi: 15.12.2020.

—; “Sol SR” http://tr.wikipedia.org/wiki/ Sol_SR, Erişim Tarihi: 17.12.2020.

—; “Sosyalist Devrimci Parti”, http://tr.wikipedia.org/wiki/Sosyalist_Devrimci_Parti, Erişim Tarihi: 18. 02.2021.

Bourne, John; Who’s Who in World War I, Routledge Taylor & Francis Group, New York – USA 2001.

Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedisi, C. 21, Milliyet Yay., İstanbul 1992.

Paksoy, İrfan, Cihan Harbi’nde Osmanlı Devleti, Boğaziçi Yayınları, İstanbul 2018.

Sadıgov, Ramin “Rus İhtilallerinin Azerbaycan’a Etkileri”, Bağımsızlığa Giden Yol”, Gazi Türkiye, Bahar 2015/16, Ankara.

Phillips, Steve; Lenin and the Russian Revolution, 1st edition, Heinemann, Oxford-UK 2000.

Şahin, Enis; Türkiye ve Maverâ-yı Kafkasya İlişkileri İçerisinde Trabzon ve Batum Konferansları ve Antlaşmaları (1917-1918), TTK Bsmv., Ankara 2002.

Şengül, Hüseyin; “Ekim Devriminin 100. Yılı”, https://m.bianet.org/bianet/siyaset/190918-ekim-devriminin-100-yili, Erişim Tarihi: 20.01.2021.

Woodward, David R.; World War I Almanac, Facts on File Inc. New York – USA 2009.

Yaltırık, Mehmet Berk; “31 Mart 1918: “Azerbaycan Türklerinin Soykırım Günü”, https://qha.com.tr/ haberler/31-mart-1918-azerbaycan-turklerinin-soykirim-gunu/13757/, Erişim Tarihi: 25.02.2021.

Yerasimos, Stefanos; Kurtuluş Savaşı’nda Türk-Sovyet İlişkileri 1917-1923, İkinci baskı, Boyut Kitapları, İstanbul 2000.

Yüceer, Nâsır; “I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin Azerbaycan ve Dağıstan’a Askerî ve Siyasî Yardımı”,(Ed. Hasan Celal Güzel, Kemâl Çiçek, Sâlim Koca), C. 13, Yeni Türkiye Yay., Ankara.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir