Masal Masal İçinde-Feyzioğlu Tam İçinde

Masal deyip geçmeyelim. Bir toplumun ortak dil-kültür, duyuş ve zihniyetini inşa eden bir etkisi var.(dı, artık var mı bilmiyorum. Eğitimciler ve öğretmenler yorum yaparsa müstefid olurum.)

Bu nedenle Avrupa’da -özellikle- Almanya’da Noel ve paskalya günleri şehirler, caddeler, mağaza, işyeri okullar ve evler masal sahnelerini andırıyor. Haftalarca masal etkinlikleri yapılıyor. Her evde mutlaka Grimm Masallarının ciltleri var. Bu masalların tiyatroları, çizgi ve oyun filmleri, operaları, müzikalleri, baleleri, maketleri, oyuncakları, çeşitli eşyaları var. Kuğu Gölü Balesi de çocuklara anlatılan bir Alman masalının Çaykovski tarafından baleye dönüşmüş hali.

Almanların üretici gücünü, disiplin ve küllerinden yeniden doğuş yeteneğini masallara verdikleri değerden bağımsız düşünemeyiz.

Yücel Feyzioğlu Alman Birliğinin sağlanmasında masalların önemini kavrayınca saçmayı yemiştir. Artık bir masalbilimci ve hayatını bu uğura vakfeden bir edebiyatçıdır.

Türkiye’de masallar zengindir. Türk, Kürt, Süryani her milletin hayal dünyasını besleyen, çocukları büyüten, ortak bir algı dünyasında birleştiren masallar var. Öyle ki Feyzioğlu masallarla ‘İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi’ ders kitabı bile hazırlamış. Gerçi bakan değişince kitabı arşive kaldırılmış, milyonlar satan bu kitabından telif ücreti bile alamamış. Süreklilik kitabımızda yoktur bizim.

Biz masalları nine ve annelerimizden ‘bedava’ dinleriz. Önem verdiğimiz masal Dede Korkut’un Deli Dumrul’udur. Buradan sevinç duyamayız. Öğünecek bir sebep bulamayız, her gün nafakamıza çökülen derebeyliğin acılarını yaşarız. Devletin uygulamalarına Dede Korkut’tan örnekler verir, Edebali’den sözler paylaşır, Muaviye’ye rahmet okuturuz. Birlik duygusunu halkın mutluluğuna yorumlamaz, hayat nasıl cehenneme çevrilir, onun ibretleri belleriz.

Aslında Vladimir Yakovlieviç Propp Masalın Biçimbilimi ile akademik bir alana taşımıştı masalları. Masalların evrensel temel niteliklerini yazmıştı. Farklı milletlerin masallarındaki ortak temaları.

Göstergebilim (semiyotik), budunbilim (etnoloji), halkbilim (folklor), anlatı çözümlemesi, vb. alanlarda çağımızın önde gelen bilim adamlarından oldu. Ferdinand de Saussure nasıl Genel Dilbilim Dersleri’yle, çağdaş dilbilim alanında devrim yaratmış, kuralcı dil incelemelerinden bilimsel dil incelemelerine geçişi sağlamışsa, V. Propp da Masalın Biçimbilimi’yle hem masal incelemeleri alanında hem de anlatı çözümlemesi alanında yöntemsel açıdan bir öncü olmuştur.

Yücel Feyzioğlu da Grimm Kardeşler Alman masallarını derlemesi ile Prof.von Humbolt’un dil çalışmalarını ortak dil, ortak kültür için temel konulardan görüyor. (Masallar Bize Ne Anlatır? S.12) Masal alanında uluslar arası üne kavuşan ve rüştünü ispatlamış, bu yolda büyük mesafeler almış bir yazardır. Almanya’nın medar-ı iftiharı, Türkiye’nin konjonktürel ilgi alanına aldığı bir üvey evladı.

Hatta 1960’lı yıllarda işgücü ihtiyacı nedeniyle Türkiye’den gelen işçileri Almanların sempati ile karşılamalarında 1956 yılında yayınlanan Elsa Kamphövener’in ‘Türk Kervansaraylarında Ocakbaşı Masalları’ kitabının etkisine bağlar Feyzioğlu.

Bu Elsa Alman General Louis Kamphövener’in kızıdır. Paşa Osmanlı ordularının yeniden yapılanması için İstanbul’a gelmiştir, kızıyla birlikte. Elsa Osmanlı saray çevresinde büyür, masallara ilgi duyar hatta erkek kıyafeti ile çeşitli kervansaraylarda masallar anlatır. Türk Masalları Anlatıcısı olarak üne kavuşur ve söz konusu kitabı Almanya’da yayınlanır.

Almanya’ya 60’lı yıllarda taşınan işçilerimiz, masallarda anlatılan Türklerin ete kemiğe bürünen temsilcileri gibi karşılanır. Bu büyünün bozulması daha sonraki yılların olumsuz etkilerinin neticesi Feyzioğlu’nun kitaplarından anladığım kadarıyla.

Bu nedenle Almanya’da bir işçi çocuğu olarak büyürken Goethe enstitüsünde aldığı dil eğitimleri ile yazarlık akademisini bitirir. Çeşitli ödüller alan Feyzioğlu’nun kitapları farklı ülkelerde yayınlanmış, masal ve kitapları yabancı dillere çevrilmiştir.

Yücel Feyzioğlu, 1974 yılından beri Anadolu ve Mezopotamya’dan, 1982 yılından itibaren de Altaylardan Alplere, Urallardan Uygurlara kadar Türklerin yaşadığı bütün yurtlardan binlerce yıllık hikâye ve masallar derledi, tasnif etti, en etkili olanlarını seçti, çağdaş psikolojinin ihtiyaçlarını dikkate alarak onları yeniden yazdı. 2009-2013 yılları arasında hepsini 32 ciltte “kardeş masallar” dizisi olarak yayımladı.

Doğu-Batı yayınları masal kitaplarını bir seri halinde yayınlıyor. Bize de üç kitap düştü. Gökten düşen üç elma gibi. Mürüvveti Türkiye’nin, kereveti okuyanların başına.

Mustafa EVERDİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir