Atatürk Gardrop Devrimcisi Mi İdi?

Bir tipoloji çalışması yapalım: Atatürk söz konusu olduğunda geçmişten bu güne ülkemizde iki tip sol anlayış öne çıkmaktadır…

Birinci tip solcu:

-İflâh olmaz Atatürk karşıtıdır (hadi düşman demeyeyim, kelimeleri özenle seçeyim).

Atatürk‘ün aleyhinde olabilecek her teze teşnedir. Suya gidenin susuz döndüğü gibi, o derece susamıştır böyle tezlere… Aleyhte yazılan her şeye inanır. Kendi görüşünü kabul ettirmek için dinciler gibi her türlü hileye, madrabazlığa başvurur.

İkinci tip solcu:

-Atatürkçü görünür.

-Atatürk’ün lâiklik anlayışını, halkçılığını (bence halkçılığı hiç anlamamıştır, sosyalizm gibi bir şey zannetmiştir) ve devrimciliğini öne çıkarır.

 

– Atatürk’ün ulusçu yanını görmezden gelir, üstünü örter, sızıntı yapmasın diye belki. Bunun için ulusalcılık diye bir kelime uydurdu, 12 Eylül’den sonra. Neden böyle bir kelime türetmeye ihtiyaç duydu dersiniz durduk yerde? Bence ulusçuyum (milliyetçiyim) demeye dili varmadı bu solcu tipin. Atatürk‘ü de ulusalcı yaptı bu yüzden. Ulusalcı millîci demektir. Ulusalcılığın milliyetçilikten ne farkı vardır? Ulusalcılık kelimesine Türkçe-İngilizce sözlüklerde bir karşılık arasak önümüze nationalizm kelimesinin çıktığını görürüz. Nationalizm’in Türkçesi nedir? Ulusçuluk demektir, yani düpedüz milliyetçiliktir. Ben de milliyetçilik kelimesine, kavram olarak değilse de kelime olarak biraz soğuk bakıyorum ama, ona ulusalcılık da demiyorum. Ulusalcılık, ulusçuluğu perdelemek için uydurulmuş bir şey bana göre… Bugünkü ulusalcılar 12 Eylül’den önce kendilerine yurtsever derlerdi. Bir yanda enternasyonalizm, diğer yanda nasyonalizm zor iş cidden…

Bu iki solcu tip açıktan açığa dile getirmese de Atatürk’ün bir gardrop devrimcisi olduğu hususunda birleşir. Çünkü devrimciliğin hası/babası kendileridir. Atatürk‘ün devrimciliğine burun kıvırmaları bu yüzdendir…

Oysa Atatürk bir kıyafet devrimi yapmadı. Kıyafet devrimini II. Mahmûd yapmıştı. Atatürk, erkekler için dışarıda şapka ile dolaşılmasını -kanunla- zorunlu hâle getirdi sadece…

Atatürk neden böyle bir şeye ihtiyaç duydu?… Atatürk Batı hayranı biri mi idi?.. Bizi gâvur mu yapmak istiyordu?..

Atatürk‘ün dışarıda şapka ile dolaşılmasını zorunlu hâle getirmesinin sebebi şuydu:

Atatürk Türklerin de gelişmiş uluslar gibi modern kıyafetle sokakta dolaşmasını istiyordu. Atatürk Türklerin özellikle Avrupa’da başında fesle dolaşmasından rahatsızdı. Çünkü Avrupalılar Türk’ün başındaki fesle ya alay ediyorlar, ya da Pierre Loti (Piyer Loti) gibi onu otantik bir kıyafet olarak görüyorlardı. Piyer Loti aman bozulmayın, böyle kalın diyordu… Dünyada herkesin kendilerine benzemesini istemiyordu, Türkiye’yi böyle egzotik, otantik, ilginç kıyafetler içinde dolaşan sevimli bir ülke olarak görmek istiyordu… Pazarları olsun Türklerin, pazarlarda ilginç kıyafetli satıcılar dolaşsın, oralardan baharat alsın, boğazda deniz kenarında güzel şiş kebabını yesin, rakısını içsin, boğaza yüksek bir tepeden baksın, orada kahvesini içsin, Türk hamamına gitsin, güzel sesli müezzinlerden Ezan-ı Muhammedi dinlesin, Türkler ona yerlere kadar eğilip temenna etsin, hürmette kusur etmesin… Ama zinhar Türk insanı gelişmeye, kendilerine benzemeye kalkmasın, otursun oturduğu yerde… Kendilerine bağımlı olsun, ki Türkiye’ye geldiklerinde egzotik, ilginç yerler görme zevkini tatsınlar… Nitekim Kuzey Afrika’yı, Orta Doğu’yu, Asya’yı da hep bu gözle gördü şımarık, kendini beğenmiş Avrupalı… Hiç oraların gelişmesini istemedi…

Atatürk böyle bir Türkiye’ye, müstemleke ülkesi gibi bir ülkeye tahammül edebilir miydi?.. İşte bu zorunlu şapka uygulaması da onun gururlu ulusçu anlayışından doğmuştur…

Atatürk Türklerin bir an önce gelişmiş uluslar yanında yerini almasını istiyordu… Onun düşlediği Türkiye, batılıların canı egzotik yerler görmek istediğinde geleceği, otantik yiyeceklerin, kıyafetlerin sergilendiği bir ülke olamazdı… Batılıların bu arzularını kursaklarında bıraktı…

Ama…

Batı yine yapacağını yaptı tabiî…

Mesut ŞEN

2 Yorum

  1. AvatarOrhan BAŞ Cevapla

    Kaleminize sağlık. Yerinde tespitler.
    Atatürkçülük temelinde bir siyasi görüş veya duruş değildir. Siyaset meydanlarında gerek onun azılı bağnaz karşıtları ve gerekse onu yeterince idrak edememiş savunucuları tarafından tek kelimelik siyasi bir terime indirgenmiştir kanımca.
    Oysa Atatürkçülük bir yaşam biçimidir. Demokratik yaşam ve bilimsel bir dünya görüşüdür onun Anadolu toplumunun önüne koyduğu. Ve mucidi Atatürk değildir. Temeli rönesansa dayanan çağdaş toplumsal yaşamı, toplum ahlakını ve bilimsel anlayışı esas alır.
    Benzer yazılarınızı okumak dileğiyle…

  2. AvatarSerdar ay Cevapla

    “Ama zinhar Türk insanı gelişmeye, kendilerine benzemeye kalkmasın, otursun oturduğu yerde” hala şapka giymek ile gelişmeyi özdeşleştiren kaldı mı derken bu yazıya rastladım.

    Şekilci bakış açısından bir an önce sıyrılarak “gelişme”nizi dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir