Annemarie Schimmel

Annemarie Schimmel adını ilk defa 1973 yılında Samiha Ayverdi hakkında yazdığı Almanca bir makalede(1) gördüm. Bu yazıda Schimmel, Samiha Ayverdi ile nasıl tanıştığını, tasavvufla ilgili konuşmalarından çok hoşlandığını, Osmanlı İmparatorluğunun parlak geçmişi ile ilgili kitaplar yazdığını, onun İstanbul Geceleri ve diğer eserlerinin duygu ve ruhi düşünce ile yoğrulduğunu eserlerinden örnekler vererek anlatmakta idi. Bu yazıyı tercüme ettim. Ankara Ticaret Odası Dergisi Kasım 1974 sayısında yayınlandı. Kendisiyle tanışmam Almanya’da Krefeld şehrinde 4 Ekim 1980 de bir uçak şirketinin düzenlediği Mevlânâ’yı anma ve sema gösterisi sırasında oldu.Bu toplantıda ‘Mevlânâ Hayatı ve Eseri’ konulu bir konuşmayla Almanlara Mevlânâ’yı anlattı. Konuşmasından sonra eşimle beraber yanına gittik, tebrik edip, kendimizi tanıttık. Onunla Samiha Ayverdi’den, İstanbuldan, Türkiye’den konuştuk.

Aradan yıllar geçti Amerika’dan bir toplantı vesilesi ile geldiği Almanya’da Düsseldorf’ta bir ‘Hat’ konferansında onu dinlemeye gittik. İrticalen yaptığı bu konuşmada bilgisi ile dinleyenleri adeta büyülemişti. Emekli olup, Amerika’dan döndükten sonra Bonn’a yerleşmişti. 13 Haziran 1993’da Neuss şehrinde Mevlânâ’yı Anma ve Mevlevi Sema Gösterisi düzenledik. İstanbul’dan Tuğrul İnançer başkanlığında Semazenler ve müzisyenler ile Ahmet Özhan geldi. Merhum Celaleddin Çelebi’de kafilede idi. Annemarie Schimmel’i bu toplantıda Mevlana hakkında bir konuşma yapması için davet ettim. Hemen kabul etti. Toplantı şehrin büyük bir salonunda yapıldı. Bu unutulmaz toplantının sonunda “Sizi Köln’den buraya yorduk efendim” dediğimde. mütevazi bir şekilde “Hz.Pir’i anlatmak hiç yorgunluk olur mu?” demişti.

Annemarie Schimmel, daha gençlik yıllarında Mevlâna’nın eserlerini, fikirlerini tanımış, kendi ifadesi ile hayatını sadece İslam tasavvufunun değil genel olarak mistisizmin de bu en büyük şairine hasretmiştir. Bütün dünyada Mevlâna’yı en iyi bilenlerden biri, belki birincisi olan bu büyük alim, ‘Rûmî’ Ich bin Wind du bist Feuer’(Diederichs Verlag) isimli eserinde büyük mutasavvıfın hayatı ve eserini Mevlânâ’nın semboller dünyasında seyahat ederek onun dünya görüşünü, aşk anlayışını, şiire bakışını ve dua hakkındaki fikirlerini kendi şâirane üslûbuyla sunmuştur. Kitap baştan sona Mevlânâ’nın kullandığı sayısız mecaz ve espirilerle adeta bir dantel gibi dokunmuştur. Bu eser, Senail Özkan tarafından ‘Mevlânâ Celâleddin Rûmî ‘Ben Rüzgârım Sen Ateş’adı ile (Ötüken Yayınevi) güzel bir tercüme ile dilimize kazandırılmıştır. Schimmel’in bu eseri Mevlânâ’yı anlamak istiyenler için vazgeçilmez bir kaynaktır. Yalnız bu eser değil,’onun İslâm tasavvufu konusundaki ‘Mystische Dimensionen des Islam’(Diederichs Verlag) adlı eseri de (Türkçesi: Tasavvufun Boyutları, Ender Gürol terc.) sahasındaki en önemli kaynaklardan biridir. Bütün ömrünü İslam’ın batıda daha iyi anlaşılması için sayısız ilmi eseri hazırlamak için harcayan, bu arada Türk kültürü ile ilgili değerli eserleri olan Annemarie Schimmel kimdir?

Annemarie Schimmel hayat hikâyesini otobiyografik eserinde(2) anlatmıştır. 7 Nisan 1922’de Almanya’nın Erfurt şehrinde doğdu. Babası bir posta memuru idi. Onun doğuya yönelmesinde babasının İslam’a duyduğu ilgi yol göstericidir. 15 yaşında Arapça öğrenmeye başlayan, 16 yaşında liseyi bitirdikten sonra oryantilizm tahsil etmek için Berlin’e giden Schimmel henüz, 19 yaşında Berlin’de doktorasını verir. Savaş yıllarında Dışişleri Bakanlığı’nda tercüman olarak görev yapar. Savaştan sonra Marburg Üniversitesi’nde doçentlik tezini verir 1953 yılında profesör unvanını kazanır. Marburg Ünivesitesi’nde doktora verdiği sırada Türkçe’yi de mükemmel bir biçimde öğrendiği gibi İstanbul’a gelerek tasavvuf üzerine çalışmalar yapmıştır. Bu yıllarda ‘İstanbul’ dergisinde Cemile Kıratlı müstear adıyla çok güzel bir Türkçe ile kaleme alınmış yazıları çıkar.

1955 yılında Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesinde profesör olarak göreve başlar. Ankara’da kaldığı yıllarda Yahya Kemal, Ahmet Hamdi Tanpınar, Behçet Necatigil, Selahattin Batu, Halide Nusret Zorlutuna, Samiha Ayverdi, Nihat Sami Banarlı, Mehmer Önder, Bedri Rahmi Eyüpoğlu gibi şair ve yazarlarla yakın dostluklar kurar. Bu arada Ankara’da genç bir mühendis Osman Tarı ile hayatını birleştirmişse de bu evlilik bir süre sonra boşanmayla sonuçlanır.(3) Schimmel 1950‘lerin sonunda ülkesine döner ve Bonn Üniversitesi İslami Bilimler Bölümüne profesör tayin edilir. 1967 yılında Harvard Üniversitesi’nin teklifini kabul ederek Amerika Birleşik Devletlerine gider. Burada tam 25 yıl Indo-Muslim Culture profesörü olarak görev yapar.

1992 yılında emekli olan ve Almanya’ya geri dönen Schimmel hepsi de İslam kültürü ile ilgili yüzden fazla değerli esere ve sayısız makale ile ilmi yayına imza atar. İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Hollandaca, İsveççe, Çekce, eski Yunanca, İbranice, Türkçe, Farsça, Arapça, Peştuca, Sindce ve Urduca bilen Schimmel bu dillerde yazılmış bütün kaynakları okumaktadır.

Alman Yayıncılar Birliği 1995 yılında Annemarie Schimmel’e Barış Ödülü’nü verdi. Bu ödül Almanya’da tartışmalara sebeb oldu. Çünkü Schimmel bir televizyon söyleşisinde Salman Rüşdi ve Teslime Nesrin’i -öldürülmeleri için fetva verilmesini doğru bulmamakla beraber- hiçbir şekilde tasvip etmediğini, bu iki yazarın sansasyon yoluyla şöhret kazanmak için milyonlarca insanın duygularına ve inançlarına hakaret ettiğini söyledi. Bu görüşleri yüzünden bazı Alman aydınları tarafından karalama kampanyasıyla yıpratılmak istendi. Hâlen de bazı Alman internet sitelerinde Schimmel’e karşı bu karalama kampanyası devam etmektedir. Batıda İslâm hakkındaki peşin hükümlere karşı yüzlerce eseri ile ilmi gerçekleri ortaya koyan Schimmel en son olarak bu batı bağnazları ile mücadele etmişti Newyork 11 Eylül terör olayından sonra İslam korkusunun had safhaya ulaştığı Almanya’da Lessing, Rückert, Goethe, Heine, Rilke gibi İslam’a yakın büyük yazar ve düşünürlerin fikir geleneneği vardır. Zamanımızda Katharina Mommsen ve Schimmel bu halkanın devamıdır.

Schimmel hayatı boyunca Batı dünyasında İslam’ın daha iyi anlaşılması ve Müslümanların Müslüman olmayanlarla barış içerisinde yaşaması için gayret etmiştir

Annemarie Schimmel 26 Ocak 2003 tarihinde Bonn’da 81 yaşında vefat etmiştir.

Annemarie Schimmel, 20.yüzyılda Mevlânâ’nın izinden gelen Pakistan’ın büyük şairi Muhammed İkbal’in Câvitname’sini Türkçe’ye tercüme etmiştir. (Kültür Bakanlığı-1958) Almancaya Türkçe’den çevirdiği eserler ise; Yakup ‘Kadri-Nur Baba- Flamme und Falter (Florestan-1947) Aus dem goldenen Becher. (Yediyüz yıllık Türk Şiiri Antoloji.-Önel Verlag-1989)Yunus Emre, ( Önel Verlag-1989)Herr Demirci heisst enfach Schmidt (Türk İsimleri ve Anlamları-Önel Verlag-1992) 300 türkische Volsratsel (300 Türk Halk Bilmecesi-Önel Velag) Mein Bruder İsmail(Kardeşim İsmail-Önel Verlag -1990).

Annemarie Schimmel 1952-1959 yılları arasında Türkiye’de yaşarken gördüklerini, anılarını ve tanıdığı insanları ‘Batı Doğu Hayatım’ ve ‘Kardeşim İsmail’ isimli eserlerinde 50’li yılların Türkiye şehirlerini, özellikle İstanbul, Ankara ve Konya’yı, insanlarımızı sıcak, sevgi dolu bir dille anlatmıştır. Schimmel, kardeşim dediği marangoz İsmail Mıhoğlu’nu Konya’da 17 Aralık 1954’da Mevlana’yı Anma törenleri sırasında tanımıştır. Schimmel’in anlattığına göre, Konya’nın köklü bir ailesinden gelen ve çocukluğundan beri Mevlevi geleneği ve terbiyesi ile yetiştirilmiş İsmail samimi, cömert, şefkatli, misafirperver, arif, dost canlısı ve edepli, öğrenmeye meraklı, ailesine düşkün, eşine ev işlerinde yardım eden, duygulu, güleç yüzlü, anlayışlı bir insandır. Yazar Konya’ya geldiğinde eski bir Konya evi olan İsmail’in evinde kalır. Misafir odasında minderlerde oturur sohbetler yapar, ney dinler, yüklükten çıkarılan yer yatağında yatar. İsmail, Schimmel’in Almanya’dan gelen akraba ve dostlarını da karşılar ve misafir eder. İsmail’in çocukları onu ‘Cemile Hala’ diye çağırır. İsmail’in içinde Almanya’ya gitme, bu ülkeyi tanıma arzusu belirir. O yıllarda Almanya’ya gelmek kolaydır. 1959 Şubatında Lengerich şehrinde bir Mobilya fabrikasında çalışmak üzere Almanya’ya gelir. Schimmel’in ‘Berlin’deki dostları Ostern tatilinde onu Berlin’e davet ederler. İsmail burada kaldığı 4 günün sonunda Lengerich’e dönmeden evvel hafif bir ateşlenme sonucu vefat eder. O gece Kadir gecesidir ve İsmail daha 42 yaşındadır. Dostları onu Berlin’deki Müslüman Mezarlığı’na defnederler. Schimmel bu acı haberi son evladını kaybeden İsmail’in annesine nasıl söyleyeceğini düşünür. Fakat anne onun bu durumunu anlayarak teselli eder; “Üzülme, Almanya toprağı onu kendine çağırdı. O hep oraya gitmek istiyordu, şimdi ebediyen sizin misafiriniz oldu’’der.

Annemarie Schimmel, Mevlâna’nın yolunda geçirdiği hayatı, eserleri ve yaptığı mücadele ile bizden birisi değil mi?

Zeki ÖNSÖZ

 

Kaynak:
1) Schimmel,Annemarie;Eine İstanbuler Schriftstellerin,Festschrift für Otto Spies,Wiesbaden 1967
2) Schimmel,Annemarie ; Mein West Östliches Leben, C.H.. Beck Verlag München,2003
3) Ayvazoğlu,Beşir ;Defterimde Kırk Suret,Ötüken Yayınevi,İstanbul,1999

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir