“Bir Başkadır”… Ön Yargılar ve Başarılar

Dizi henüz çok yeni olmasına rağmen herkes bu diziden bahsediyor. Peki bunun sırrı ne? Bence en önemli neden dizinin konusu ve hedefi. Dizi, toplumsal farklılıklara ve bu farklılıklarla beraber insanların kafasında oluşan ön yargılara ve ayrışmalara dikkat çekme amacını güdüyor belli ki. Dizinin çekilme amacı bu ön yargıları ve toplumsal ayrışmayı bitirmekmiş gibi görünmekle beraber aslında dizi de kendi içinde ciddi çelişkiler ve ön yargılar barındırıyor. Öncelikle dizide gördüğüm ön yargılardan ve hatalardan başlamak istiyorum. Sonra da tabi ki dizinin başarılı yönlerinden…

Dizinin baş kahramanı diyebileceğimiz karakter olan Meryem başörtülü bir temizlikçi; şaşırdık mı! Elbette şaşırmadık, bu bir Türk TV klişesidir. Öteden beri başörtülü karakter temizlikçidir, eğitimsizdir. Meryem de öyle ama aynı zamanda klişenin de dışında… Meryem ciddi manada güçlü bir karakter, hem çok zeki, hem çözüm üretebilen, hem de inceden nüktedan… Aslında gecekonduda yaşayan tesettürlü bir karakter bir dizide olabilir elbette ama “hep mi böyle olur arkadaş dedirtmiyor da değil”.

Bir diğer dindar karakter cami imamı; gecekondulu Meryem ve diğerleri her şeyi ona danışıyor, hani yabancı dizilerdeki rahipler gibi, oysa bizde hiç öyle bir usul yok. Burada kız sürekli camiye gidip hocaya danışıyor. Oysa kız ilk defa hocaya danışmam lazım dediğinde ben bir sohbet başkanı ya da bir tarikat lideri gibi bir karakter bekledim, böyle olsaydı toplumsal karşılığı daha çok olmuş olurdu.

Hoca ilk bölümlerde daha yobaz bir izlenim çiziyor, psikiyatriste karşı, Meryem’in sürekli intihara kalkışan yengesinin sahte hayat özentileri içinde olduğunu saçma bir çiçek metaforuyla anlatıyor. Tamam böyle hocalar olabilir ama öte yandan baktığımızda Meryem bekar erkeklerin evine temizliğe gidiyor, hocanın kızı başka şehirde ekonomi okuyor. Bu da hoca karakterinin kendi içerisinde çelişkili bir tipleme olarak karşımıza çıkmasına neden oluyor. Neyse ki sonraki bölümlerde Türk sinemasındaki alışıldık olduğumuz olumsuzlanmış imam imajı yerine aklı selim bir tip ortaya çıkmış. Bence burada yazar da kendi içindeki ön yargılarla mücadele etmiş.

Bir başka saçma nokta ise tesettürlülerin giyim kuşamı ve aksanlarıydı. Meryem aksanlı konuşurken abisinin herhangi bir aksanı yok, aynı durum doktorun ablası için de geçerli. Başörtülüler eğitimsiz olmanın yanında aynı zamanda aksanlı. Peki ya tesettürlerine ne demeli? Kaşlara kadar çekilmiş boneler, 50 yıl öncesinden kalmış çirkin yelekler, ev içinde kundaklı gezmeler… Buradaki karakterler muhtemelen henüz yirmili yaşlarında ve bu giyim tarzı İstanbul gecekondularındaki kızların dahi giyimlerini yansıtmıyor.

Ayrıca yenge de önden bağlama dediğimiz elliler/atmışlar neslinde bir hayli yaygın olan, önden ve kenardan saçların göründüğü bir örtüyle çıkıyor karşımıza, oysa ki yenge taş çatlasa 30 yaşında. Bu noktalarda yönetmen keşke bir danışmanla çalışsaydı diye hayıflanmadan edemedim doğrusu. Buna karşılık dizideki modern karakterlerin tamamı konumlarına son derece uygun ve şık giyimliydiler.

Ayrıca dizideki bir başka dindar karakter olan Hilmi’yi de unutmamak gerekir. Elbette o da aksanlı, üstelik saçlarına sakallarına aklar düşmüş ama genç bir erkek rolünde. Bunların dışında karaktere çok bir itirazım yok gecekonduda yaşan kendi halinde kendini geliştirmeye çalışan dindar bir genç.

Gelelim beğendiğim yanlarına;

Öncelikle diyaloglar şahaneydi; Nuri Bilge Ceylan tarzını hatırlattı bana; hayatın içinden diyaloglar ve oyunculuklar da son derece yalındı. Meryem karakteri çok sevimliydi ve Öykü Karayel‘in oyunculuğu olağanüstüydü. Meryem karakterinin müzik açıp oynama sahnesi bence dizideki en güzel sahneydi. Dramın içindeki bir kadının ortalığı toplama gayreti… Özverili bir kardeş, özverili bir hala ama bu hayatın içinde kendini dinleyen kimseyi bulamamış bir Meryem. Aslında pek çoğumuzun sorunu değil midir derdimizi dinleyecek birini bulamamak?

Peri, yani psikiyatr de seküler bir ailede yetişmiş şaman gelenekleri gibi kendi dünyasına ait olmayan şeylere merak salmış, yoga yapan, güya aydın ama kendi toplumuna karşı ön yargılı modern kadını sembolize ediyor. Baktığınızda senaryoda bu karakter ve ailesi de sağlam eleştirilmiş; soğuk, mesafeli, mutsuz ve zengin insanlar. Peri kendi annesinin hep başörtüsü düşmanı olduğundan bahsediyor. O da bu ön yargılarından ve içsel çatışmalarından dolayı ayrıca terapi alıyor.

Kürt kız kardeşleri hiç anlayamadım doğrusu psikiyatr olan Kürt kız kardeş dinsiz ve pkk’lı, abla ise hep fevri ve öfkeli. Abla başörtülü ve haliyle eğitimsiz, ayrıca da zevksiz. Bu karakterler üzerinden devlet eleştirisi de vardı ve tabi aile içi gerilim. Ama iki karakterin de derinliği yetersiz kaldı. Bu arada srebral palsili kardeşleri niye küpe takıyordu onu çözemedim.

Bence ağabey, Yasin, en iddialı ve toplumsal karşılığı olan karakterdi; çalışan çabalayan, çabuk sinirlenen ama diğer bir taraftan sevecen ve fedakâr. Karısının hastalığı karşısındaki çaresizliği çok iyi verilmiş. Karısının hikayesi de ayrıca çok iyi işlenmiş.

İmamın kızı Hayrunnisa’nın diyalogları da halleri de yetersizdi. Başını açma telaşında, sürekli müzik dinleyip dans eden,  cinsel kimliğine dair de belli belirsiz bir ima bulunan genç bir kız karakteriydi. Ama baba kız ilişkileri ve acılarını paylaşma halleri oldukça etkileyiciydi.

Sonuç olarak dizinin senaristi Berkun Oya, muhafazakâr mahalleyi ciddi manada tanımıyor, kendi içinde hâlâ da farkında olmadığı ön yargılara sahip.  Yine de çabalamış, alışık olduğumuz dindarlar kötüdür etiketleriyle doldurmamış diziyi, hatta bütün karakterler için etiketleri yok etmeye çalışmış desek yanlış olmaz.

Ayrıca dizideki çekimler de olağanüstü güzel ve doğaldı, bazı sahnelerde kendinizi uzaktan kamerayla çekilmiş doğal bir belgeseli izliyor gibi bile hissedebiliyordunuz. İyi ki çekilmiş bu dizi ve iyi ki hepimiz bunun üzerine bu kadar kafa yoruyoruz, çünkü ilk defa bizden bir şeyler yapılmaya başladı.

Şahika Can AKIN

Not: Bölüm sonundaki Ferdi Özbeğen şarkıları şarkıcının yaşam tarzından ötürü bilerek mi seçildi diye düşündüm.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!