Biraz Sinema: Parazit

Parazit. Notu: 6.

Evet evet şu her bir keslerin beğene beğene düşeyazdıkları, göklere çıkardıkları yabancı film. Oscar amcası yetmez bir de en iyi fim Oscar amcası alacağına kesin gözüyle baktıkları menşuur film. Sanki beş altı hafta önce vizyona girmişti; ama o sıralarda gitme imkânım olmamıştı. Yılın son günü baktım Büyülü Fener’de yeniden arzı endam etmiş. Gideyim bari dedim. Gittim ki o da ne? Şematik filmin teki.

Önce Güney Koreliler ağlak dizi yapma ustası bu da ağlak bir filmdir, millet nesini beğenmiştir ki diye düşünmüştüm ama sonra baktım ki film ağlak değil ama en az onun kadar klişe başka bir kategoriye ait: Şematik. E tabi filmin öyküsü, senaryosu ve yönetmeni Bong Joon Ho adında aynı bir şahsa ait olunca işte böyle oluyor. Hep diyorum, sinema bir bileşik sanat eseri. Farklı alanlardaki yeteneklerin bir araya gelip rezonans tutturmaları ile ortaya sanat eseri çıkıyor.

Bir şahıs her işi üstlenince olmeyyoru olmeyyeru. Filmin nesi ilginç? Hiçbir yeri. Benim için tek ilgi çekici yanı Güney Kore’de bu kadar rafine üst sınıf mensuplarının ve bu kadar yoksul ve çaresiz alt sınıf mensuplarının bulunması. Sanki Mayfair döneminden beri Boston‘da yaşayan bir Bostonian aile ile karşı karşıyayız. O denli steril. Bizde de varsa bile böyle bir Bostonian type aile, eminim sayıları çok çok azdır. Ama sanki Güney Kore‘de bunların sayıları oldukça çok gibi. Filmde verilen izlenim bu.

Güney Kore sosyolojisini elbette bilmiyorum ama görünen o ki yoksulları da sanki Hindistan’ın, Tayland‘ın yoksullarının seviyesinde. Film bana somut bir ülkenin, Güney Kore‘nin, değil ama global olarak dünyanın varlıklıları ve yoksulları arasındaki gerginliğinin ve bu gerginliğin encamının metaforu gibi göründü: Yoksullar ergeç varsılların canına okuyacak. Filmin gösterdiği bu.

Bu canına okumada her türlü insani değer de yerlerde sürünecek. Yoksullar varsılların burnunun dibinde içlerindeki kin ve düşmanlığı dışlarındaki alçakgönüllülük, saygılılık, anlayışlılık, yardımseverlik ardına saklayarak gün be gün büyütmekte. Bu o denli güçlü bir hınç ki aslında o hınçın gereğini yapmak için herhangi bir plan yapmalarına bile gerek yok. İşte şematik olan da bu: Varsıllar güvende değilsiniz, o kokan insanlar var ya sizleri yok edecekler, sonunda kendileri de kuburda yaşamak zorunda kalacak olsalar bile.

Elon Musk bu filmi çok beğenmiş. Garip. Şahsen Bill Gates‘in tepkisini bilmek isterdim. Çünkü Gates servetinin çok büyük kısmını eşitsizliklerle mücadele için harcıyor. Musk‘un öyle bir şey yaptığını, en azından ben, hiç duymadım. Bu durumda Musk‘un fikrinin manşetlere çekilmesinin gerekçesi ne olabilir ki? Günahını almayayım ama belki filmin yapımcılarından biridir, kar oranını artırmak istemiş olabilir. Eğer öyle ise, gel de deme “bu dünya bu Musk gibiler yüzünen kan gölüne dönecek”.

Nilgün ÇELEBİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: KOPYALANAMAZ!.. Dibace.Net yayınlanan tüm fikir ve yazıları korumaktadır! Lütfen site editörüne başvurunuz...