“Atles català”, yani “Katalan Atlası”, Ortaçağ’ın en önemli haritalarından biridir. Mayorka Okulu’dan, Yahudi kartograf Abraham Cresques eliyle,1375 yılında yapılmış bu atlas, altı parşömen yaprak üzerine resmedilmiştir ve kendi çağının bilinen dünyasının en yetkin haritasıdır.
Atlasının 4. yaprağında Abraham, Hazar Denizi’nin kuzeyinde, yeşil giysiler içinde, başında sarığı ve elinde asasıyla, bağdaş kurmuş oturur halde, Altınordu devletinin ulu hakanı, Canibeg Han‘ı resmeder.
………………….

1345 yılında, Karadeniz’in kuzeyindeki kadim Ceneviz Kolonisi Keffe, ağır bir kuşatma altındadır. Sağlam Ceneviz surlarının önünde, kenti zorlayan komutan, Cengiz Han soyundan gelen Canibeg‘den başkası değildir.
Büyük Moğol İmparatorluğunu yeniden kurma hayaliyle tutuşan Canibeg, amcasını öldürerek tahtı ele geçirmiş, ilk iş olarak da Kırım’daki bu stratejik liman kentinin fethine yönelmiştir.
Bu Canibeg’in Keffe’yi ikinci kuşatışıdır. İlkinde hasmını küçümsemiş, bunun bedelini de büyük kayıplar verip kuşatmayı kaldırmak zorunda kalarak ödemiştir.
Ama, artık elinde daha güçlü bir ordu vardır. Ceneviz’liler her ne kadar Akdeniz’in en büyük donanmasına sahip olsalar da, Canibeg’in kalabalık ordusu karşısında ikinci bir zafer pek mümkün görünmemektedir.
Lakin kışa yaklaşırken Canibeg, hiç hesapta olmayan bir başka felaketle yüzleşmek zorunda kalır. Bir salgın hastalık, askerlerini kırıp geçirmektedir. Orduda “Kara Veba” baş göstermiştir.
Canibeg, öfkeden çılgına döner. Bu kaybın bedelini Cenevizlilere mutlak ödetecektir. Vebadan ölen askerlerinin cesetlerini, mancınıklara surlarının ardına fırlatır. Veba Keffe’ye gökten ölü Moğol askerleriyle yağar.
………………..

Canibeg, dünya tarihini, atası Cengiz Han’dan çok daha derinden etkilediğini asla öğrenemeyecektir. Oysa Keffe’den kalkan Ceneviz kalyonları, salgını İstanbul’dan İskenderiye’ye, Antakya ve Lazkiye”den, Sicilya’ya dek taşıyıp, tüm eski dünyaya Veba yayacaktır.
Bu korkunç pandemi, on yıl içinde Avrupa nüfusunun yarısını yok edecek, dünya genelinde de 75 milyondan fazla hayatı sonlandıracaktır. Yıkım öyle büyüktür ki, ortaçağının kadim kentleri, en az iki yüz yıl boyunca eski nüfuslarına ulaşamaz.
Bazı kentler içinse durum daha vahimdir. Floransa, kara vebadan önceki nüfusuna ancak 19. yy da erişebilecektir.
Nüfustaki bu trajik azalma, Feodalizmin de sonunu getirir. Ayrıca tarım alanlarındaki iş gücünün azalması arazilerin yeniden ormanlaşmasıyla sonuçlanmış, ve bu da Avrupa genelinde ısıyı düşürerek, iki yüz yıl sürecek bir mini buzul çağını tetiklemiştir.
Kaan BAHADIR

Son Yorumlar