Bahar YAKA: “Yazdıklarım Belki Bir Kırgınlığın Tortusu Belki Bir Öfkenin Yankısı…”

Yazmak, çoğu zaman içe doğru yapılan uzun bir yolculuğun dış dünyada bıraktığı izdir. Her yazar kendi sessizliğinden, kendi karanlığından ve kendi hakikatinden yola çıkar; zamanla bunlardan bir dünya kurar. İçten Kozmosa, yazarların bu yaratım serüvenine iki soru eşliğinde yaklaşmayı amaçlıyor. Çünkü bazen bir yazarı anlamak için bütün kitaplarını okumak yerine, doğru iki soruyu sormak yeterlidir.

İç dünyanızdaki duygu ve düşünceleri özgün bir anlatı evrenine dönüştüren yazarlık yolculuğunuz nasıl şekillendi?

Önceleri söylemeye cesaret edemediklerimi yazıyordum, artık kendimi sadece yazarak ifade ediyorum. Elbette bunlar günlük hayattaki basit söylemler değil… Çok daha büyük harfli cümleler. Belki bir kırgınlığın tortusu belki bir öfkenin yankısı… Ortak noktaları yüreğimden geçmiş, beni sarsmış ya da yaralamış ama bir türlü söze dönüşüp sese dönüşüp filizlenip bedenimden kopamamış olmaları.

Dedim ya büyük cümleler… Bir tavşanın küstüğü dağa söyledikleri gibi… Belki hiçbir kulağa ulaşmayacak, belki dünyada hiçbir şeyi değiştirmeyecek ama söylemesem bu defa beni deli edecek sözler bunlar.  

Bir kuşun Kaf Dağı’na ulaşamayan kanat sesleri gibi, umudunu hiç yitirmeyen, uğruna yanmayı ama her seferinde yeniden doğmayı göze alan sözler benimkiler…    

Yazdığınız onca hikâye, karakter ve dünyanın merkezinde yer alan; hâlâ da peşinden gitmeyi bırakmadığınız temel soru nedir?

Sanırım yazarlık yolculuğum boyunca sorduğum en büyük soru “Neden?” Yazmak bir nevi hesap sormak aslında benim için. Sadece kendi adıma değil hakkı yenmiş herkes adına hesap sormak… Kimsenin yaptığını yanına bırakmamak belki, unutulup gitmesine izin vermemek, üstünü örtmemek, hatırlatmak, iddialı da olsa tarihe nakşetmek.

Şöyle düşününce baktım ki insan evladı olumlu şeye hesap sormuyor. Hâl böyle olup da hesap sormalara doyamayınca insan, hep olumsuz şeyler yazıyor. Bizde de böyle ne yapalım… 

Teşekkür ederiz.

Muaz ERGÜ

Bahar YAKA

    • 1974 İzmir doğumlu.
    • Mübadil bir ailenin en küçük ferdi olarak, terziler arasında büyüdü.
    • Babaannesinin kıymetlisiydi.
    • Üniversitede seramik okumasına rağmen, o alanda fazla çalışmadı.
    • 2006’da blogger olarak başladığı yazma serüveninde yazılarının beğenilmesi en büyük motivasyon kaynağı oldu.
    • Doğru zamanda okuduğu doğru kitaplar, kurmaca yazma becerisini hızla geliştirdi.
    • Deneme-Anlatı türündeki kitabı “Montaigne Mutfakta Denemeler Tabakta” 2015’de yayımlandı.
    • Bu çalışmasını kurmacaya geçiş kitabı olarak tanımladı.
    • Sonrasında hep kurmaca yazdı.
    • 2017’de yayımlanan Gamlı Baykuş Edebiyat ve Sanat dergisinin kurucu yazar, çizerlerinden biri oldu.
    • Yayın süresince dergide illüstrasyon çalışmalarıyla yer aldı ve “Gamlı Sözlük” köşesini yazdı.
    • Ağustos 2018’de yayımlanan ilk öykü kitabı “Diablo’nun Günlüğü” 2019 Fakir Baykurt Öykü Ödülüne layık görüldü.
    • “Tanrıgöz” adlı ikinci öykü kitabı Kasım 2020’de, “Bu Kitabın Yazarı Öldü” adlı ilk novellası Aralık 2021’de yayımlandı.
    • Son kitabı Dikiş Tutmaz ise Kasım 2025’te Ayrıkotu Kitap tarafından basıldı.
    • 2020 – 2023 yılları arasında Edebiyatist Dergisi’nde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev aldı.
    • Halen yaratıcı yazarlık dersleri vermekte ve serbest editör olarak çalışmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir