Biz ne biliriz ki, ne söyleyelim. Neyi söyleriz ki, söylediğimiz bilinsin. Medresemiz LÂ, tekkemiz İLLÂ’ dır.
Lâ’yı da bilmeyiz biz, İllâ’yı da. Kim Lâ derse ona ‘BELÂ’ (Evet, elbette) deriz, kim İllâ derse ona da BELÂ deriz.
Niye, diye sormayız. Biz her kelimemizi şehit vermişizdir. Kulağına ezan okunmamış kelimelerden beriyizdir.
Kanı toprağa akmış kefensiz gönüllerin suladığı ölüleriz biz. Biz o dirileriz ki, ölüm, kelime-i şehadet medresemizin yalınayak bir tilmizidir.
Çünkü biz BELÂ’ya yâr, ŞEHİDNÂ’ya toprak olmuşuzdur.

Erdal ÇAKIR

Son Yorumlar