Hatice İBİŞ: “Yazarlık, Tohumları Çocukluğumda Atılmış Bir Yolculuktur Benim İçin.”

Yazmak, çoğu zaman içe doğru yapılan uzun bir yolculuğun dış dünyada bıraktığı izdir. Her yazar kendi sessizliğinden, kendi karanlığından ve kendi hakikatinden yola çıkar; zamanla bunlardan bir dünya kurar. İçten Kozmosa, yazarların bu yaratım serüvenine iki soru eşliğinde yaklaşmayı amaçlıyor. Çünkü bazen bir yazarı anlamak için bütün kitaplarını okumak yerine, doğru iki soruyu sormak yeterlidir.

 

İç dünyanızdaki duygu ve düşünceleri özgün bir anlatı evrenine dönüştüren yazarlık yolculuğunuz nasıl şekillendi?

Tohumları çocukluğumda atılan bir yolculuk benimkisi. Biraz içe dönük kendi halinde bir çocukluk geçirmemden sebep kendimi ifade edebilme yöntemi olarak kaleme, kağıda ve kelimelere sığındım. Günlükler, muhatabına hiç ulaşmayacak mektuplar en büyük limanım oldu. Çocukken yazar olmayı hayal edenlerin aksine yaptığım şeyi gelecekteki hayatıma yön verecek bir eylem olarak değil içinde bulunduğum ânı genişleten dilediğimce at koşturabildiğim güvenli bir alan olarak gördüm.

Ortaokul ve lise yıllarımda kelimelerle olan yakınlığım öğretmenlerimin de dikkatini çekti. İfade gücümün yüksekliğine dair övgüler aldım hep. İlk gençlik yıllarımda edebiyat ortamlarına yolum düşmedi sonrasında öyle bir arayışa da girmedim. Görünmez olmanın güvenli alanında kalmayı tercih ettim. Zira yazmak biraz da yazarın kelimelerle örülmüş parmaklıkların ardından kendini açık etmesidir. Ve bu endişe çoğu kişiyi yazmaktan alıkoyar.  

Pandemi dönemi edebiyat dünyasında var olma adına benim için bir kırılma noktası oldu diyebilirim. Online platformlar üzerinden oluşturulan edebiyat mahfilleri ve atölyeler yazmaya dair iştahımı artırırken bir yandan da yabancısı olduğum bir dünyayı tanıma imkânı sundu. Yürüyeceğim yolun dergilerden geçmesini istedim bu vesileyle kapısını çaldığım dergilerden aldığım geri dönüşler adımlarımı sağlamlaştırdı. Çeşitli dergilerde öykülerimin yayımlanması ile devam eden süreç ilk öykü kitabım “Sonsuz Eksi Bir” ile ete kemiğe büründü.

Yazdığınız onca hikâye, karakter ve dünyanın merkezinde yer alan; hâlâ da peşinden gitmeyi bırakmadığınız temel soru nedir?

Yazarı ya da yazma potansiyeli olan insanı diğerlerinden ayıran şey yaşamın içinden elini kolunu sallayarak geçip gidememesidir belki de. Kulağına çalınan cümleler, şahit olduğu çatışmalar, her gün ekranlarda gördüğü trajik olaylar, komşu evde kesilen sesler, derinleşen sessizlikler, yoksunluklar, yoksulluklar tabiri caizse kene gibi yapışır yazarın zihnine.

Geçip gidememenin ağırlığını yüklenmek hiç kolay değildir. Buna tahammül edebilmenin yolu ise sanatın farklı dallarına tutunmaktan kendine dünya ağrısını dindirecek bir pencere açıp nefes alabilmekten geçer.

Ben kurmacanın beni serinleten gölgesine sığındığımdan beri “İnsan daha ne kadar ileri gidebilir?” diyorum. Her seferinde insanın sınır tanımazlığı tokat gibi çarpıyor yüzüme. Bu durum öykülerimi ruhuna da sirayet ediyor haliyle.

Teşekkür ederiz.

Muaz ERGÜ

Hatice İBİŞ

    • Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu.
    • Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Tezsiz Yüksek Lisansı’nı tamamladı.
    • Pamukkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Tasavvuf alanında Yüksek Lisansını yaptı.
    • Aşkar, Mahalle Mektebi, Hece Öykü, Şiar, Edebiyat Ortamı, Geçerken, Daima Edebiyat, Yitiksöz gibi dergilerde öyküleriyle yer aldı.
    • Halihazırda öğretmen olarak görev yapmaktadır.
    • İlk öykü kitabı “Sonsuz Eksi Bir” 2024 yılında Hece Yayınlarından çıkmıştır. Ayrıca çocuklar için de yazmakta olup Cezve Yayınlarından çıkan iki kitabı vardır. “Bir Kedi Gördüm Sanki” ve “Köklerin Gizemi: Ağaçlar”  

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir