Mizah, hayatın gerçeklerine farklı bakış açısıyla bakabilmek, onun içindeki uyumsuzluğu çelişkileri hem güldürme hem de düşündürme şekilde anlatabilmektir. Mizah bir taraftan insanı güldürür ve eğlendirirken diğer taraftan hayatı sorgulamaya ve eleştiriye kapı aralar.
Mizah; bireysel, sosyal ve iş hayatımızı kolaylaştırır. Ruhsal ve bedensel direncimizi artırır. Sosyal gerginlikleri yumuşatır. Esnek bir zihin yapısı oluşturarak sorunları daha rahat çözmemizi sağlar. İletişim kanallarını açar. Değişim karşısında endişeyi azaltarak yaratıcılığı besler.
Mizah zihni tuzağa düşürme sanatıdır. Ancak bu tuzak zihnimizi dinamik, esnek ve yaratıcı yapmaya yöneliktir. Her mizahın içinde bir zekâ bulmacası bulunur. Bu nedenle mizahın üreticisinin de tüketicisinin de zeki olması gerekir. Fıkra ve espri de gizlenen bulmacayı zihin tahmin edebiliyorsa gülme olmaz. Zaten bu tür fıkra ve esprinin de mizah değeri olmaz. Fıkra ya da esprinin içindeki sürpriz bulmacayı tahmin edemiyorsak, zihin ters köşeye yatar. Eğer sürpriz sonuç bizde öfke, mağduriyet ve zarar duygusu oluşturmuyorsa biz bu sonuca güleriz. Hem zekâmız aktive olur hem de bulmacayı çözmemizin verdiği başarı duygusuyla memnun olmamız bizi güldürür.
Hayata mizah penceresinden nasıl bakabiliriz?
- Neşeli olmanın bir yolu da neşeli görünmektir. İnsanın içi dışını, dışı da içini etkiler. Dolayısıyla dışımızda neşeli görünmek, iç dünyamıza da yansır. Hatta denir ki bir mutlu olduğumuz için gülmüyoruz, güldüğümüz için mutlu oluyoruz. Bu nedenle yüzümüzden tebessümü eksik etmeyelim.
- Kendimize dışarıdan bakmak. Charlie Chaplin, “Hayat uzaktan baktığınızda komedi yakından baktığınızda trajedidir” der. Bu nedenle olaylara bir seyirci gibi bakabilmek hayattaki mizahı yakalamamıza yardım eder. Komedi üzerinden zaman geçmiş trajedi şeklinde ifade edenler de olmuştur. Acıların, engellerin, sıkıntıların bir adım dışına çıkarak onlara baktığımızda onları mizaha dönüştürmemiz mümkün olur.
- Bir olay başımıza geldiğinde acaba bu olay Nasreddin Hoca gibi bir mizah kahramanın başına gelse nasıl tepki verirdi diye empati kurmak. Amerikan eski başkanlarından Roosvelt, yine Amerika’nın efsane başkanı Abraham Lincoln’un fotoğrafını masasına koymuş bir sorunla karşılaştığında acaba buna Lincoln nasıl çözüm bulurdu diye empati kurarak çözüm üretmiştir. Aynı yöntem mizah konusunda da geçerlidir.
- İçimizdeki mizah kütlesini sürekli büyütmeye çalışmak. Fizikte bir kural vardır. Büyük cisimler küçük cisimleri çeker. Bence bu psikolojide de geçerlidir. Eğer içimizde neşe mizah kütlesi büyükse hayatın içindeki mizah ve neşeyi kendine çeker. Şayet içimizde gam, keder, kasvet kütlesi büyükse hayatın içindeki gam, keder ve kasveti çeker. Bu nedenle içimizi ne kadar mizahla doldurursak o ölçüde hayattaki mizahı yakalayabiliriz.
- Ne ekersen onu biçersin. Hayat aynaya benzer. Ona gülersen o da sana güler, ona ağlarsan o da sana ağlar. Bu nedenle hayatımıza neşe ve mizah tohumları ekelim ki mahsulü de neşe ve mizah olsun.
- Hayatımızdaki olaylara, olgulara ve nesnelere sorular sorarak mizahi bir bakış açısı oluşturabiliriz. Bu sorular: Bunun neresi komik diye düşünmek, Bu neye benziyor diye ilginç benzetmeler yapmak. Bu olay başkalarının başından geçse nasıl komik olabilir diye tahminde bulunmak.
- Beyne neşeli komutlar vermek. Biz ne tür komutla verirsek beyin ona göre işlem yapmaktadır. Örneğin tanıdığınız kişinin üç komik davranışını bulun deseniz. Beyin hemen ona göre dosya hazırlamaya başlayacaktır.
Hayatımıza mizahı nasıl katabiliriz?
- Mizah ürünlerini kullanarak. Mizah kitap ve dergileri okuyabiliriz. Komedi film, dizi ve tiyatrolarını izleyebiliriz.
- Hayatın içindeki mizahı gözlemleyerek. Hayata bir seyirci gibi baktığınızda çelişkileri görürsünüz. İnsanın olduğu yerde çelişki, çelişkinin olduğu yerde mizah vardır.
- Mizahı üreterek. Eğer çok mizah kitabı okumuşsanız, komedi filmi seyretmişseniz mizah kalıpları da kafanızda yer eder. Böylelikle yaşadıklarınıza mizah kalıbıyla baktığınızda mizahı üretmiş olursunuz.
İş hayatımıza mizahı nasıl katabiliriz?
- İşyerinin kütüphanesinde mizah ürünleri, kitap dergi vs. bulundurmak.
- Eğitimlerde, doğum günü ve özel günlerde mizaha yer vermek. Gerek yetenekli personel varsa onlarla gerek profesyonellerle stand-up gösteri yapılması sağlanabilir.
- Personelin komedi tiyatro ve film izlemelerini sağlamak
- Girişe bir mizah tahtası koyup, oraya her gün esprili bir söz, karikatür koymak.
- Dijital alemde ortak blog açıp işyeri mizahını paylaşmak, şeklinde olabilir.
İş ve sosyal hayatımızı mizahla şenlendirmeye ne dersiniz?
Durdu GÜNEŞ

Son Yorumlar