Yazmak, çoğu zaman içe doğru yapılan uzun bir yolculuğun dış dünyada bıraktığı izdir. Her yazar kendi sessizliğinden, kendi karanlığından ve kendi hakikatinden yola çıkar; zamanla bunlardan bir dünya kurar. İçten Kozmosa, yazarların bu yaratım serüvenine iki soru eşliğinde yaklaşmayı amaçlıyor. Çünkü bazen bir yazarı anlamak için bütün kitaplarını okumak yerine, doğru iki soruyu sormak yeterlidir.
İç dünyanızdaki duygu ve düşünceleri özgün bir anlatı evrenine dönüştüren yazarlık yolculuğunuz nasıl şekillendi?
Bu bir yolculuksa başlangıcı her zaman biraz fludur. Ama yazı yazmaya istidadım olduğunu fark ettiğimi doğrudan hatırlıyorum. Yaş 17, üniversite yılları, eski bir sahafın rafları… Konuşmaya benzemeyen daha içe dönük bu eylemin, zamanı mühürlemeye ve insana sırrını söylemeye yaradığını düşünüyordum, halen aynı yerdeyim. Yazı yazarak, genişlemeye, keşfetmeye, düşünmeye, anlamaya başlamak güzeldi. Hayranlık uyandıran bir tarafı da var tabi. Fıtrî meyil ile koşullar arasında kaderini bekler yazar kişisi. İkisi aynı anda yazarı doğurur aslında. Meyil mevcuttu galiba, koşullar da lehime gelişti.
Şöyle ki, yazarlıktaki sır, o boş beyaz sayfanın karşısında acı ve coşkuyla beklerken başına gelecekleri bilmemeni de kapsar. Yazar, nihayetinde kendini de sabote eden çok tuhaf biri, ruhunda taşıdığı gerilimleri iyi tanıyor mesela.
Şahsen kalem mesaisi olarak bakıyorum yaptığım faaliyetlere. Eleştiri, oyun, deneme, öykü, senaryo gibi farklı türlerdeki üretimlerimin tamamı, parça’lı çalışmaya alışmış zihnimdeki bütün’ü oluşturuyor. Şiir’i dışarda tutarak söylüyorum bunu. Hikâyemin hülasası şu, kendi efkarımla okuyup-yazmayı sevdim.
Yazdığınız onca hikâye, karakter ve dünyanın merkezinde yer alan; hâlâ da peşinden gitmeyi bırakmadığınız temel soru nedir?
Böyle sorulara yıllar içinde farklı cümlelerle cevap verdiğimi sanıyorum. Ya benim için tek bir cevap yok, ya da hep yanlış mayına basıyorum. İkisi de makbul galiba.
Yaşamaktan muradımız, yaradılış gayemizden uzakta durmaz. Anlam denizinde bir katreyiz. Yazarak deştiğimiz insan’ın bizzat kendisidir ki ona dair, ona ait meseleleri derinleştirerek yürüyoruz bu yolu. Kalem benim elimde, gaybı mı kurcalamalıyım, gök kubbeye hoş bir sada mı bırakmalıyım? Çilingir ya da tamirci, ikisi de yakışır yazarlığa. Aslında varoluşumuza edebiyatın hakikatiyle doğrudan esaslı bir cevap bulmak zor. Kazıyoruz sadece, bildiğimiz bu çünkü. Hazineye de ulaşmasak da olur.
O temel ve büyük sorunun ne olduğunu bilmiyorum. Ama insan olmanın hüznüne yakın bir yerde ikamet ediyordur mutlaka. Peşinden gitmeyi bırakmadığım iç dünyama ait anlamları hâlâ büyük iştahla deşiyorum. Sorular ve cevaplar birbirini çoğaltıyor yalnızca. İnsan çok karmaşık bir canlı, hayat kocaman gayya kuyusu. Oysa yazar, elinde yalnızca kelimeleri var.
Teşekkür ederiz.
Muaz ERGÜ
Güven ADIGÜZEL
- 1983 İzmir doğumlu.
- Yazar, şair, senarist.
- Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu.
- Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde öğrenciyken arkadaşlarıyla birlikte başladığı edebiyat çalışmalarına, 2005 yılında Son İstasyon, 2009 yılında ÇETE ve 2011 yılında Racon dergilerinin yayın yönetmenliği görevini üstlenerek devam etti.
- Yazı, şiir, eleştiri ve denemeleri muhtelif dergi ve gazetede yayımlandı.
- TRT Haber, TRT Türk’te dış yapım olarak yayınlanan kültür-seyahat programlarında senarist ve metin yazarı olarak çalıştı.
- Dünya prömiyerini 41. Uluslararası Moskova Film Festivali’nde yapan, yurtiçi ve yurtdışında katıldığı festivallerden birçok ödül alan, 2016 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından Yapım Desteği verilmiş uzun metraj sinema filmi KAPAN, 2018 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından Yapım Desteği verilmiş ZENCİ MUSA ve 2019 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından Senaryo Yazım ve Yapım Desteği verilmiş DUMANDAN SONRA adlı uzun metraj sinema filmleriyle birlikte, Bağımsız Uzun Metraj Belgesel Film (2020) ATALARIN UYKUSU, Bağımsız Uzun Metraj Belgesel Film (2021) CATMAN ve Bağımsız Uzun Metraj Belgesel Film ÇÖL KÜTÜPHANELERİ’nin de senaristidir.
- Ayrıca VARDAR’IN OĞULLARI (2024), RODOPLAR’IN MAVİ KARTALI (2024), HİLAL-GÜNEŞ KAYIP ÜLKE (2024) ve ÇUKUROVA BLUES (2026) yazıp-yönettiği Bağımsız Uzun Metraj Belgesel Filmler arasındadır.
- Halen ikamet ettiği Çanakkale’nin Bozcaada ilçesinde senaryo ve edebiyat çalışmalarını sürdürmektedir.
Eserleri
- Kimse Kıpırdamasın (şiir, 2010)
- Yoksulluk Şarkıları (deneme, 2012 İzdiham Yayınevi)
- Kadraj Hataları (şiir, 2014 İzdiham Yayınevi)
- Perilerin Dili (deneme, 2015 İzdiham Yayınevi)
- Yaralar ve Diğer Sebeplerden (deneme, 2017 Profil Kitap)
- Kendi Rüyasında Uyanan Derviş (inceleme, 2017 Profil Kitap),
- Söz Verilmiş Bahçe (deneme, 2017, Profil Kitap)
- Hürriyet Mahallesi’nden Fadime’nin Düğünü’ne (inceleme, 2018, Fide)
- Papağanın Vaazı (deneme, 2019, Profil Kitap)
- Kararsızlar Dağıtıldıktan Sonra (şiir, 2020, Profil Kitap)
- Ölümlüler İçin / Zamanın Kısa Hikayesi (deneme, 2021 Profil Kitap)
- Huzursuz Evler Atlası (deneme, 2022, Profil Kitap)
- İyileşmenin Tarihi Ya da (şiir, 2024, Ketebe)
- Hayvanlar Kitabı (deneme, 2025, Ketebe)

Son Yorumlar