İçten Kozmoza – XXVIII I Elif ÜNAL: “Yazmayı Hâlâ Bir Keşif Alanı Olarak Görüyorum.”

Yazmak, çoğu zaman içe doğru yapılan uzun bir yolculuğun dış dünyada bıraktığı izdir. Her yazar kendi sessizliğinden, kendi karanlığından ve kendi hakikatinden yola çıkar; zamanla bunlardan bir dünya kurar. İçten Kozmosa, yazarların bu yaratım serüvenine iki soru eşliğinde yaklaşmayı amaçlıyor. Çünkü bazen bir yazarı anlamak için bütün kitaplarını okumak yerine, doğru iki soruyu sormak yeterlidir.

İç dünyanızdaki duygu ve düşünceleri özgün bir anlatı evrenine dönüştüren yazarlık yolculuğunuz nasıl şekillendi?

Her yazar gibi ben de önce okurdum. Okudukça yalnızca anlatılan hikâyeleri değil, o hikâyelerin nasıl kurulduğunu da merak etmeye başladım. Bir noktadan sonra okuduklarımın yanında, benim hangi hikâyeleri anlatmak istediğim sorusu ağır bastı.

Pandemi dönemi bu arayış için beklenmedik bir alan açtı. Her sabah düzenli olarak yazmaya başladım. Bilinç akışı, günlük notları, gözlemler ve kişisel sorgulamalar zamanla öykü çekirdeklerine dönüştü. Yazdıkça fark ettim ki, beni asıl heyecanlandıran şey bir fikri anlatmak değil, o fikrin beni götüreceği yeri keşfetmekti.

Mesleğim gazetecilik olduğu için uzun yıllar boyunca gerçeğin izini sürdüm. Gazetecilik bana dikkatle bakmayı, dinlemeyi ve görünenin ardındaki bağlantıları kurmayı öğretti. Kurmaca ise bambaşka bir kapı açtı. İnsanların anlattıkları hikâyelerden çok, kendilerine anlattıkları hikâyelerle ilgilenmeye başladım. Gerçeğin kayıt altına alınmış hâlinden ziyade, hafızanın, arzuların, korkuların ve eksik kalmış duyguların gerçeği nasıl dönüştürdüğünü keşfetmeye yöneldim.

Yazmayı hâlâ bir keşif alanı olarak görüyorum. Bir öyküye başladığımda sonunu çoğu zaman ben de bilmiyorum. Karakterlerin, seçimlerin ve tesadüflerin beni beklemediğim yerlere götürdüğü o anlar, yazma isteğimi canlı tutan en önemli şey. Sanırım yazmaya devam etmemi sağlayan da tam olarak bu merak duygusu.

Yazdığınız onca hikâye, karakter ve dünyanın merkezinde yer alan; hâlâ da peşinden gitmeyi bırakmadığınız temel soru nedir?

Ben soruları cevaplardan daha kıymetli buluyorum. Yalnızca yazarken değil, yaşarken de. Çünkü hayatın kendisi gibi sorular da değişiyor, dönüşüyor, çoğalıyor. Bu yüzden tek bir sorunun peşinden gittiğimi söylemek zor.

Yine de dönüp öykülerime baktığımda, farklı biçimlerde tekrar tekrar karşıma çıkan ortak bir merak görüyorum: İnsan, katlanmakta zorlandığı bir gerçekle karşılaştığında onunla nasıl yaşar? Kendini koruyabilmek için hangi hikâyeleri kurar, hangi anıları saklar, hangilerini değiştirir ya da unutmayı seçer?

Hafıza, kimlik, yabancılaşma, görünme ve görülme meseleleri bu sorunun etrafında dolaşıyor. Çünkü bana göre insan yalnızca yaşadıklarından değil, yaşadıklarını nasıl hatırladığından da oluşuyor. Bazen hafıza bize sadık bir tanık oluyor, bazen de en büyük yanılsamalarımızın ortağı.

İlk öykü kitabımın adını Siz Kime Bakmıştınız? koyarken de aklımda biraz bu vardı. Hem karakterlerime hem okura yöneltilmiş bir soru. Çünkü çoğu zaman baktığımız şeyle gördüğümüz şey aynı olmuyor. Edebiyatın beni en çok heyecanlandıran tarafı da burada başlıyor: Kesin cevaplar vermesinde değil, insanı kendi sorularıyla baş başa bırakabilmesinde.

Benim için yazmak da biraz bunun peşinden gitmek demek; gerçeğe doğrudan bakamadığımız anlarda, onun yerine hangi hikâyeleri koyduğumuzu anlamaya çalışmak.

Teşekkür ederiz.

Muaz ERGÜ

Elif ÜNAL

    • Kastamonu doğumlu.
    • Dönem dönem Londra ve Washington’da yaşamış olsa da Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde uluslararası ilişkiler okumak için başkente yerleştiğinden beri Ankaralı.
    • Eğitimini aynı üniversitede iletişim alanında yaptığı yüksek lisansla tamamladı.Önceden uluslararası gazeteci, iletişim ve halkla ilişkiler koordinatörü, insani yardım görevlisi ve yarı zamanlı üniversite eğitmeni olarak çalıştı.
    • Şimdilerde okuyor, yazıyor ve merak ediyor.Yazarak düşünüyor, merak ettiklerinin peşine yazarak düşüyor.
    • Yazdığı öykülerle hayatı yeniden ve yeniden keşfetmeyi seviyor.
    • Gerçek ile hayali, trajedi ile ironiyi bir araya getirmeye çalıştığı öykülerinde, toplumsal olanı göz ardı etmeden insan ruhunun derinliklerine inmeyi hedefliyor.
    • Öyküleri İshak Edebiyat, Öykü Gazetesi, Kısa ve Öykü, Kibele ve Mikroscope gibi online, Edebiyatist, Kirpi Edebiyat Dergisi ve Bayan Yanı gibi basılı platformlarda yayınlandı.
    • Rakı Kumpası adlı öyküsüyle 2025 AND Öykü Yarışması’nda üçüncülük ödülüne layık görüldü ve Eşikte On Beş Öykü adlı yarışma derlemesinde yer aldı.
    • Makosen adlı öyküsü 2024’de yayınlanan Tereddüt temalı derleme kitapta yer buldu.Siz Kime Bakmıştınız? adlı ilk öykü kitabı 2025 sonbaharında Metinlerarası Kitap’tan çıktı.   
    • Ayrıca atölyeler düzenliyor, kitap incelemeleri ve röportajlar hazırlıyor.
    • Yüz yüze gerçekleştirmeyi tercih ettiği söyleşilerinde, yazarların kendilerine özgü deneyim ve değerlendirmelerini açık yüreklilikle okurlarıyla paylaşmalarını hedefliyor.
    • Özel röportajları İshak Edebiyat, Rene Yazıevi, Litera Edebiyat, Kibele, Karnaval Dergi gibi edebiyat platformlarında yayınlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir