Generated by All in One SEO v4.8.9, this is an llms.txt file, used by LLMs to index the site. # dibace.net - Zamanın İzinde... Kültür, Edebiyat, Tarih, Felsefe, Düşünce, Mesel, Masal… ## Sitemaps - [XML Sitemap](https://www.dibace.net/sitemap.xml): Contains all public & indexable URLs for this website. ## Yazılar - [Eğitimde Gerçek Öğrenme Neden Kayboldu? | Durdu Güneş’ten Dikkat Çeken Gözlemler](https://www.dibace.net/egitimde-gercek-ogrenme-neden-kayboldu-durdu-gunesten-dikkat-ceken-gozlemler/) - Hukukçu Durdu Güneş’in kaleminden eğitim üzerine çarpıcı bir deneme: sınav odaklı öğrenme, merak eksikliği, test kültürü ve gerçek öğrenmenin kaybı üzerine gözlemler. - [Bir İmzanın Gölgesinde: Balfour Deklarasyonu ve İnsanlığın Vicdanı | Siyamettin Şentürk](https://www.dibace.net/bir-imzanin-golgesinde-balfour-deklarasyonu-ve-insanligin-vicdani-siyamettin-senturk/) - Siyamettin Şentürk, Balfour Deklarasyonu’nun yalnızca bir diplomatik belge değil; insanlığın vicdanında açılmış bir yara olduğunu vurguluyor. Filistin’in kaderini belirleyen bu imzayı tarih, etik ve felsefe açısından yorumluyor. - [Aklın Sömürgeci Kullanımı ve Doğu’nun Felsefi Hafızası | Mevlüt Uyanık](https://www.dibace.net/aklin-somurgeci-kullanimi-ve-dogunun-felsefi-hafizasi-mevlut-uyanik/) - Prof. Mevlüt Uyanık, “Felsefe, Kaygıları Paylaşmaktır” yazısında Konfüçyanizm, Taoizm ve Sun Tzu üzerinden Doğu düşüncesinin günümüz Türkiye’si ve küresel jeopolitiğiyle ilişkisini ele alıyor. - [Betondaki Kına İzleri | Aysel Özdemir’den Duygusal Bir Deneme](https://www.dibace.net/betondaki-kina-izleri-aysel-ozdemirden-duygusal-bir-deneme/) - Aysel Özdemir’in kaleminden, bir otogarın bekleme salonunda yaşanan insani anlar: yoksulluk, umut, yorgunluk ve küçük mutlulukların iç burkan dengesi üzerine bir deneme. - [Bir Çerkez Kadınının Gönlünden | Rengigül Ural’ın Aile Hafızası](https://www.dibace.net/bir-cerkez-kadininin-gonlunden-rengigul-uralin-aile-hafizasi/) - Rengigül Ural, ailesinin köklerinden yola çıkarak Büyük Çerkes Sürgünü’nü, kimlik ve dil kaybını, Çerkes kadınlarının direncini ve kültürel mirasın izlerini anlatıyor. - [Ziryab ile Niran ve Ziryab’ın Hasreti | Yücel Feyzioğlu’ndan Harran’dan Endülüs’e Uzanan Efsane](https://www.dibace.net/ziryab-ile-niran-ve-ziryabin-hasreti-yucel-feyzioglundan-harrandan-enduluse-uzanan-efsane/) - Abuzer Akbıyık, Yücel Feyzioğlu’nun “Ziryab ile Niran” ve “Ziryab’ın Hasreti” romanlarını tanıtıyor. Harranlı Ziryab’ın Endülüs’te müzik, sanat ve kültüre kattığı değerleri keşfedin. - [Maskemiz ve Biz : Dijital Dünyada Sahiciliğin Gücü | Dr. Hüseyin Avandağ](https://www.dibace.net/maskemiz-ve-biz-dijital-dunyada-sahiciligin-gucu-dr-huseyin-avandag/) - Dr. Hüseyin Avandağ, “kendin olmak” kavramını fotoğraf estetiğinden sosyal medya kültürüne uzanan derin bir bakışla ele alıyor. Sahicilik, öz saygı ve samimiyet üzerine düşündüren bir deneme - [Küresel Çağda İslam ve Ütopyamız | Sebilürreşad Dergisi Modern İslam Düşüncesi Sempozyumu](https://www.dibace.net/kuresel-cagda-islam-ve-utopyamiz-sebilurresad-dergisi-modern-islam-dusuncesi-sempozyumu/) - Sebilürreşad Dergisi’nin Modern İslam Düşüncesi Sempozyumu’nda sunulan bu metin, Mevdudi, Seyyid Kutub ve Ali Şeriati geleneğinde şekillenmiş devrimci bir İslam anlayışıyla küresel çağın krizlerini ve ümmetin yeni rolünü tartışıyor. - [Devlet, Sermaye ve Ahlak Üzerine | Erol Göka’dan Adam Smith ve Kapitalizm Okuması](https://www.dibace.net/devlet-sermaye-ve-ahlak-uzerine-erol-gokadan-adam-smith-ve-kapitalizm-okumasi/) - Erol Göka, modern çağda devlet-sermaye ilişkilerini Adam Smith ve Amartya Sen ışığında değerlendiriyor. Ekonomiyi ahlaki temellerle yeniden düşünmeye çağıran kapsamlı bir analiz. - [Horasan’da Mor Hasat: İran ve Anadolu’da Safranın Yolculuğu | Yusuf Yavuz](https://www.dibace.net/horasanda-mor-hasat-iran-ve-anadoluda-safranin-yolculugu-yusuf-yavuz/) - Horasan’ın mor tarlalarından Safranbolu’ya uzanan safran yolculuğu… Yusuf Yavuz, İran’ın kırsal üretim kültürünü ve Anadolu’da yeniden canlanan safran tarımını anlatıyor. - [Ethem Baran’ın “Köhne” Romanında Kasabanın Karanlık Aynası | Samle Çağla](https://www.dibace.net/ethem-baranin-kohne-romaninda-kasabanin-karanlik-aynasi-samle-cagla/) - Ethem Baran’ın Köhne romanı, Anadolu’nun iç dünyasını absürt, şiirsel ve çok sesli bir dille anlatıyor. Samle Çağla, romanı üslup, dil, karakter ve anlatım teknikleri bakımından inceliyor. - [Sinemadan Tiyatroya Esaretin Bedeli](https://www.dibace.net/sinemadan-tiyatroya-esaretin-bedeli/) - Notu:9 (İzlediğim oyun ve filmlere kendimce verdiğim puan.) Neden 10 değil? Son sahnede Andy keşke, elinde panama şapkayla da olsa, Red'in tiradını dinlemeseydi. Mükemmeldi. 2 saat 40 dakika geçiverdi. Amerikan cezaevlerinden birindeyiz. Hem koğuşlar hem spor salonu hem yemekhane hem havalandırma hem sinema salonu hem bahçe hem müdür odası hem kütüphane oldurulmuş bir sahne tasarımı. - [Portakallı Pasta | Yasemin Kuloğlu’ndan Küçürek Bir Öykü](https://www.dibace.net/portakalli-pasta-yasemin-kuloglundan-kucurek-bir-oyku/) - Yasemin Kuloğlu’nun kaleminden yoksulluk, kadın emeği, aile sıcaklığı ve portakal kokulu bir yaşam öyküsü. Fadime Babaanne’nin gülüşünde direnen bir Anadolu hikayesi. - [Kitaba Övgü: Okumanın Felsefesi ve Kitap Sevdası Üzerine](https://www.dibace.net/kitaba-ovgu-okumanin-felsefesi-ve-kitap-sevdasi-uzerine/) - Abdulvahap Sert, “Kitaba Övgü” adlı eserinin önsözünde okumayı bir sevda, bir arayış ve insanı çoğaltan kutsî bir eylem olarak anlatıyor. Kitaplara duyulan sevgiye dair derin bir manifesto. - [Sevgi, Özlem ve Minnetle!](https://www.dibace.net/sevgi-saygi-ve-minnetle/) - Son nefesini verdiğin 10 Kasımın her sabahı biz, artan 10 milyonlar olarak uyanıyoruz — diriliyoruz. Senin bıraktığın miras, bir milletin vicdanına kazınmış en büyük direniştir. Biz yaşıyorsak, içinde sen de varsın. dibace.net - [Arabistanlı Leachman: Arap Çöllerindeki İngiliz Casusu](https://www.dibace.net/arabistanli-leachman-arap-collerindeki-ingiliz-casusu/) - Arap çöllerinin İngiliz casusu Gerard Leachman’ın hikâyesi: keşifler, ihanetler ve 1920 Irak isyanındaki trajik sonu. Gerçek bir tarih makalesi. - [Uyan Sunam Uyan: Fahri Kayahan ve Gerçek Hikâyesi](https://www.dibace.net/fahri-kayahan-ve-uyan-sunam-uyan/) - Fahri Kayahan ve Uyan Sunam Uyan türküsünün ardındaki unutulmaz aşk, hüzün ve Anadolu’nun gerçek hikâyesi - [The Name Is Mamdani](https://www.dibace.net/the-name-is-mamdani/) - New York’un yeni seçilen çiçeği burnunda başkanı Zohran Mamdani, Hint asıllı bir Müslüman; Uganda doğumlu. Babası Mahmud Mamdani akademisyen, annesi Mira Nair ise uluslararası ödülleri olan yönetmen ve yapımcı… Uganda’nın başkenti Kampala’da başlayan hayatı, 5 yaşında Güney Afrika ve 7 yaşında iken de Amerika’ya göç ile devam etmiş. Annesinden tevarüs ettiği sanat baskın gelmiş olacak - [Hürzad Əhmədlinin yaradıcılığında vətənpərvərliyin poetkası](https://www.dibace.net/hurzad-ehmədlinin-yaradiciliginda-vətənpərvərliyin-poetkasi/) - Bütün gözəlliklər vətəndən başlayır! Hürzad xanımın şeirləri ilə bir neçə dəfə mətbuat səhifələrində tanış olmuşam. Elə o şeirləri oxuya-oxuya düşündüm ki, bu şeirlər yalnız müəllim qələmindən süzülüb gələ bilər. Bu şeirlərdə təbiət mənzərələri, vətən həsrəti, torpaq sevgisi, bir sözlə bütöv Azərbaycan var. AMEA-nın Ədəbiyyat İnstitutunun Müstəqillik dövrü Azərbaycan ədəbiyyatı şöbəsi tanınmış tənqidçi, AMEA-nın müxbir üzvü, - [2021 Hacı Bektaş-ı Veli, Ahi Evran ve Yunus Emre Yılı](https://www.dibace.net/2021-haci-bektas-i-veli-ahi-evran-ve-yunus-emre-yili/) - Bir garipsin şu fenada, gülme gülme, ağla gönül! Derdin dahi çoktur senin, gülme gülme, ağla gönül! 2021 yılı, kültür ve medeniyet tarihimizin önemli temel taşları arasında yer alan Hacı Bektaşi Veli, Ahi Evran ve Yunus Emre yılı olarak ilan edildi. Türkiye tarafından yapılan teklif, Azerbaycan, İran İslam Cumhuriyeti, Kuzey Makedonya, Bosna-Hersek, Özbekistan ve Romanya’nın - [Komünist Düşünürlere Göre, Batılı Elitler ve Karar Vericiler Nerede Hata Yaptılar?](https://www.dibace.net/komunist-dusunurlere-gore-batili-elitler-ve-karar-vericiler-nerede-hata-yaptilar/) - Avrupa ve Amerika’da popülizmin yükselişi ve Covid-19 salgını sonrası başlayan Neo-Liberalizm ve küreselleşme tartışmalarında, komünist düşünürler yeniden gündeme gelmeye başladı. Düşünürler, Neo-Liberalizm ve küreselleşme ile, toplumda refahı yükselteceği ve kazananlarla kaybedenler arasında denge kurulacağı öngörüsünün gerçekleşmediğini savunuyorlar. Bu komünist düşünürlerden birisi de, Amerikalı siyaset felsefesi uzmanı Michael J. Sandel. Harvard Üniversite’sinden, 2012’de ‘Her şey satılık - [Cumhuriyet Değerleri ve Macron’un Savaş Dili](https://www.dibace.net/cumhuriyet-degerleri-ve-macronun-savas-dili/) - Fransa ve Avrupa geçen hafta cuma günü Paris yakınlarında vahşi bir cinayete şahit oldu. 47 yaşındaki tarih ve coğrafya öğretmeni Samuel Paty öldürüldü. Cinayet, henüz 18 yaşında Moskova doğumlu mülteci bir Çeçen ailenin çocuğu tarafından işlendi. Öldürme sebebi, öğretmenin fikir özgürlüğü konusunu anlattığı derste, Hz. Muhammed’in karikatürlerini göstermesi. Fransız polis sözcüsü, ‘öğretmenin boğazı bıçakla kesilmiştir’ - [Hollanda’yı Değiştiren Kalvinist Abraham Kuyper](https://www.dibace.net/hollandayi-degistiren-kalvinist-abraham-kuyper/) - On Dokuzuncu yüzyılda, Hollanda’yı siyasi ve toplumsal olarak şekillendiren ve değiştiren isim olarak bilinen Abraham Kuyper’in bu yıl yüzüncü ölüm yıldönümü. Hollanda’da kalvinist meslek hayatının en mümtaz temsilcisi ve radikal bir demokrat olan Kuyper, bir devlet adamı, bilim insanı, aktivist, gazeteci, konuşmacı, seyyah ve iyi bir dağ tırmanıcısı olarak bilinir. Kuyper, bu yıl 140. kuruluş - [İnsan Kendisini Yeniden Bulmak Zorunda...](https://www.dibace.net/insan-kendisini-yeniden-bulmak-zorunda/) - İnsanlık, içinden geçtiği karmaşık süreci anlamakta zorlanıyor. Düşünürler, politika üretenler, karar vericiler, medya ve diğer uzmanlar bu kaotik süreci anlamlandırmaya gayret ediyorlar. Bu süreçte, gelişmeleri yorumlayıp gelecekle ilgili öngörüsü olan ve trendwatcher olarak isimlendirilenler de açıklamalarıyla öne çıkıyorlar. Jason Hickel, Lyndsey Fox, Yuval Noah Harari, Chris Stokel-Walker bu trendwatcher’lardan bazıları. Bu isimlere, Amsterdamlı olmasından dolayı - [Nietzsche, Kriz Dönemlerinde Neden Hep Öne Çıkıyor?](https://www.dibace.net/nietzsche-kriz-donemlerinde-neden-hep-one-cikiyor/) - Yüzyılımızın salgını olma özelliğine sahip olan kovid-19’un, neredeyse birinci yılını geride bırakmak üzereyiz. Hepimizin bildiği gibi, geçen yılın mart ayından itibaren tüm dünyada milyonlarca insan hastalandı. Bir o kadar insan da hayatını kaybetti. Ekonomik çalkantı, psikolojik rahatsızlıklar, sosyal patlamalar ve sokak olayları alabildiğine devam ediyor. Eve kapanma, özgürlüklerin sınırlanması, devletin dişini göstermesi modern insanın pek - [Batı Avrupa Türk Edebiyatı Bir Gönül Erini Kaybetti](https://www.dibace.net/bati-avrupa-turk-edebiyati-bir-gonul-erini-kaybetti/) - Avrupa’ya Türk göçünün 60’ıncı yılında, artık görülebilir hale gelen Batı Avrupa Türk Edebiyatı, önemli bir aktörünü kaybetti. Avrupa’da oluşan, sözlü, hatta yazılı Türk edebiyatının ve elbette âşıklık geleneğinin güzide temsilcisi artık aramızda yok. Yunus misali, yazdığı şiirlerle, bestelediği marşlar ve türkülerle Avrupa Türklerinin gönüllerinde farklı bir yer edinen, Ozan Yusuf Polatoğlu, üç gün önce, ebedi - [1940-1945 Nazi Yıllarında Amsterdam](https://www.dibace.net/1940-1945-nazi-yillarinda-amsterdam/) - Hollanda’nın kültür başkenti Amsterdam, 17. Yüzyılda, İspanya’dan kaçan Yahudilere kucak açtı. Zaten daha önce, Hollanda’nın ‘Altın Çağ’ dönemi sayesinde, Amsterdam uluslararası ticaret, bilim ve sanatın merkeziydi. Sefarad Yahudilerinin de kente gelmesiyle, Amsterdam düşünsel bir hareketliliğe sahip oldu. Böylece Amsterdam’da ekonomik ve sanatsal hareketliğe, bir de felsefi hareketlilik katılıyordu. Spinoza ile başlayan bu düşünsel gelenek, sosyolojide - [Amsterdam’daki Mekânların Hatırlattığı Sosyal, Kültürel ve Bilimsel Faaliyetler](https://www.dibace.net/amsterdamdaki-mekanlarin-hatirlattigi-sosyal-kulturel-ve-bilimsel-faaliyetler/) - Uzun yıllar sonra, Amsterdam’a bir kez daha bisiklet ile gittim. İkâmet ettiğim köyden takriben 6 km. sonra Amstedam’a kuzeyden giriş yaptım. Hollanda’ya yapılan Türk göçünün ilk yıllarında, Türk işçilerinin yoğun olarak çalıştıkları NDSM Gemi fabrikasınının ve Atatürk Kampı’nın bulunduğu yerden Amsterdam merkez tren istasyonuna giden küçük feribotu kullandım. Hava güzeldi. Yağmur yoktu. Kadirşinas dost Efsane - [Sadreddin Konevi Türbesi Önünde Gelişen Bir Sohbet](https://www.dibace.net/sadreddin-konevi-turbesi-onunde-gelisen-bir-sohbet/) - Ağustos’un ilk haftası, sıcak bir pazar günü, ikindi vaktinde, aracımı Konya’nın eski Stadyumunun karşısına park ettim. Yürüyerek, ilk önce Sadreddin Konevi hazretlerinin türbesini ziyaret edip, daha sonra Hz. Pir Mevlana Celaleddin Rumi türbesine kadar uzanan güzergâhtaki türbe ve camileri ziyaret etmeye niyet etmiştim. Şölen pastanesinin hemen yanı başından sokağa girince, gayet mütevazi ve gösterişsiz haliyle - [Frau Merkel Siyasete Veda Ediyor…](https://www.dibace.net/frau-merkel-siyasete-veda-ediyor/) - Türkiye ile Almanya arasındaki İşgücü Sözleşmesi, 30 Ekim 1961’de imzalanmıştı. 2021 yılı, Türkiye-Almanya İşgücü Sözleşmesi‘nin 60‘ıncı yıldönümü. Aslında Türkiye’den Almanya’ya göç, bu tarihten çok önce başlamıştı. Öğrenci olarak, meslek eğitimi için veya farklı yollardan gelenler vardı. Ayrıca, gemide çalışanların, özellikle Hamburg limanına geldiklerinde tekrar geri dönmedikleri de biliniyor. Almanya’da şimdilerde, göçün 60‘ıncı yılı münasebetiyle etkinlikler - [Avrupa Düşüncesinde Bir Rol Model: Hannah Arendt](https://www.dibace.net/avrupa-dusuncesinde-bir-rol-model-hannah-arendt/) - İsveçli genç düşünür Ann Heberlein’in, ‘Hannah Arendt. Aşk ve Kötülük’ kitabı bu hafta Hollandaca olarak yayınlandı. Ann Heberlein Alman-Amerika düşünürü Hannah Arendt’ın yaşadıklarını kısmen kendisinin de yaşadıǧını ve 600 sayfalık bir kitap yazdıǧını söylüyor. Kitapta başta, ‘kötülük, suç ve utanma, affetme’ gibi kavramlara yer verilirken, filozof Hannah Arendt’ın da biyografisi ele alınıyor. Siyaset felsefecisi Hannah - [Belediye Başkanı Çıkartan Kimsesiz Çocuklar Evi](https://www.dibace.net/belediye-baskani-cikartan-kimsesiz-cocuklar-evi/) - Son altı aydır gündemimizi oluşturan pandemi, günlük yaşantımızda değişiklikler getirdi. Rüzgar gibi akan yaşantımız bir anda durakladı. Alışkanlıklarımız ve rutin işlerimiz aksadı. Planlarımız altüst oldu. Belki ömrümüzün hiç bir döneminde olmadığı kadar evlerimizde vakit geçirmeye başladık. Bu değişim, hem kendimize, hem çevremize biraz olsun daha anlamlı bakmayı beraberinde getirdi. Kendimiz, ailemiz ve yaşadığımız mahallenin, köyün - [Liberal Filozof Isaiah Berlin’e Göre Tolstoy Kirpi mi, Tilki mi?](https://www.dibace.net/liberal-filozof-isaiah-berline-gore-tolstoy-kirpi-mi-tilki-mi/) - Isaiah Berlin (1909–1997) yirminci yüzyılın önemli siyaset felsefecileri arasında yer alır. 1958 yılında yayınladıǧı ‘Two Concepts of Liberty’ kitabıyla tanınır. Özgürlük kavramını ‘Olumlu özgürlük’ ve ‘Olumsuz özgürlük’ olarak ikiye ayırmasıyla meşhurdur. ‘Açık Toplum ve Düşmanları’ kitabıyla tanıdıǧımız Karl Popper gibi, Isaiah Berlin de Marksizme karşıtlıǧı ile bilinir. Isaiah Berlin, aynı zamanda 1963 yılında yayınlanan ‘Kirpi - [Alman İdealizminin Şairi Hölderlin, Deli mi Veli mi?](https://www.dibace.net/alman-idealizminin-sairi-holderlin-deli-mi-veli-mi/) - Alman ve tabii ki Avrupa mentalitesinin oluşmasına önemli katkılarda bulunan üç deha, 2020 yılında yapılmakta olan farklı programlarla anılıyor. Bunlar; ünlü besteci Ludwig van Beethoven, filozof Georg Wilhelm Friedrich Hegel ve emsalsiz lirik şairi Christian Friedrich Hölderlin’dir. Zira bu yıl, adı geçen üç meşhur dehanın 250’nci doǧum yıldönümleri. Beethoven’in doǧum tarihi tam olarak belli olmamakla birlikte, - [Özgürlük mü? Sürdürülebilirlik mi?](https://www.dibace.net/ozgurluk-mu-surdurulebilirlik-mi/) - İçinde yaşadıǧımız 2020 yılı; toplumların, karar vericilerin ve sosyal grupların beklenmedik gelişmelere muhatap olduǧu bir yıl oldu. Küresel gelişmeler ve krizler, başta saǧlık alanı olmak üzere, ekonomi ve diǧer alanlarda varolan eski tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Zira korona krizi insanlıǧa tahmin edilemeyecek kadar pahalıya mal oldu. Korona kriziyle birlikte ekonomik kriz de aldı başını gidiyor. - [Avrupa’da Kültürel Değerlerimizin Yaşatılması ve Sanatçılar](https://www.dibace.net/avrupada-kulturel-degerlerimizin-yasatilmasi-ve-sanatcilar/) - Geçen yüzyılın ikinci yarısında, bir iş gücü göçü çerçevesinde Avrupa’ya gelen Türkler, var olmak mücadelelerini her alanda devam ettiriyorlar. Aradan geçen yarım asırlık bir göçmenlik tecrübesiyle, ‘Avrupa Türkleri kimliği’ni beslemek ve güçlü kılmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu çerçevede, tarihin derinliklerinden süzülüp gelen kültürel değerlerimiz Avrupa’da yaşatılıyor ve yeni nesillere de aktarılıyor. Geleneksel el sanatlarımızın, - [Türklerin Günahı](https://www.dibace.net/turklerin-gunahi/) - Yeni yılın, ilk ayının, ilk günü ASAM ve Avrasya Bir Vakfı kuruluşları tarafından organize edilen ‘Geleneksel Cumartesi Konferanları’nın bir videosunu izledim. Çevrimiçi gerçekleştirilen toplantının o haftaki konusu, “Türklerin Günahı; Sömürgeciliğin Tarihi” başlığını taşıyordu. Misafir konuşmacı ise değerli tarihçimiz Prof. Dr. Azmi Özcan’dı. Azmi Özcan hocayla, öğrencilik yıllarımda, ‘Yakın Çağ Tarihi’ üzerine doktora yaptığı yıllarda Londra’da - [Kendini Arayan Filozof Simone Weil](https://www.dibace.net/kendini-arayan-filozof-simone-weil/) - Haftalık de Groene Amsterdammer gazetesinin en çok okunan makalelerine bakıyorum. Son hafta en çok okunanlar arasında, Fransız filozof bayan Simone Weil ile ilgili bir makale yer alıyor. Makale, Hannah Arendt üzerine yayınlanmış kitabı ve Rosa Luxemburg hakkında yazıları olan, Hollandalı filozof Joke J. Hermsen kaleminden çıkmış. Makalenin başlığı, ‘Ufukta ütopik bir nokta’ başlığını taşıyor. Başlığın - [Kümbet, Yıldızeli, Sivas ve Amsterdam: Bir Aidiyet Örneği](https://www.dibace.net/kumbet-yildizeli-sivas-ve-amsterdam-bir-aidiyet-ornegi/) - Amsterdam’da etkin olan Türk kuruluşlarından birisi hiç şüphesiz Kümbet Vakfı’dır. Geçtiğimiz yıllarda, bu köşede de yer verilen faaliyetlerinden birisi, her yılın sonunda organize ettikleri “Sıra Gecesi”dir. Farklı bölümleriyle (kantin, mescit, okul, toplantı ve sohbet salonları, berber salonu, şark odası) bir Osmanlı Külliyesini andıran Vakfın, önemli faaliyetlerinden birisi de “gençlik” ve hassaten “Fihri Genç Kızlar” organizasyonudur. - [Türkistan’da Türk Düşüncesinin İzlerini Sürerken-I](https://www.dibace.net/turkistanda-turk-dusuncesinin-izlerini-surerken-i/) - İnsanlık tarihinin en eski yerleşim birimlerinden biri olan Türkistan binlerce yıllık bir medeniyetin, düşüncenin, inanışın ve ontolojinin izlerini taşıyan kadim bir coğrafyadır. Bu coğrafyanın yani Türkistan’ın kalbi de genellikle Özbekistan olarak dile getirilmektedir. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsızlığına kavuşan Türk Cumhuriyetlerin hızla yeni bir yapılanma süreci yaşamıştır. Özbekistan bu Cumhuriyetlerinden birisidir. Diğer Türk Cumhuriyetler olduğu gibi - [Türkistan’da Türk Düşüncesinin İzlerini Sürerken-II](https://www.dibace.net/turkistanda-turk-dusuncesinin-izlerini-surerken-ii/) - Başkanım, birinci mektupta kısaca bahsettiğim Taşkent izlenimlerime bugün de devam etmek istiyorum. Birinci mektubumda Taşkent’de üç ayrı medeniyetin izlerini gördüğümüzden bahsetmiştim. Şehirde, Türk İslam medeniyeti, Rus mimarisi ve kültürü, moderniteyi aynı anda görebilmektesiniz. Türk İslam Medeniyetini temsil eden eserler arasında camiler, medreseler, metro duraklarındaki İslami motifler, kubbeler, anıtlar yer almaktadır. Hz. İmam Camii yani Hz. - [Lütfi Bergen Hanif Türk Teorisini Anlatıyor-I](https://www.dibace.net/lutfi-bergen-hanif-turk-teorisini-anlatiyor-i/) - Hanif Türk teorisini ve “Kuzey Müslümanlığı” kavramını savunan araştırmacı-yazar Lütfi Bergen’le tam dokuz saat süren bir sohbet gerçekleştirdik. Selçuklu payitahtının Musa Babası ve bacanağı Mustafa Hoca’nın da katıldığı bu derinlikli kültür felsefesi sohbetimiz, Hz. Pir’in bir zamanlar Hristiyan rahiplerle fikir alışverişinde bulunduğu Sille’nin seyir tepesinde başladı. Ardından Alperen Ocakları’nda devam etti ve Mehmet Ali’nin “Mesnevi - [Lütfi Bergen Hanif Türk Teorisini Anlatıyor-II](https://www.dibace.net/lutfi-bergen-hanif-turk-teorisini-anlatiyor-ii/) - Konya Alperen Ocakları’nın bu haftaki konuğu araştırmacı yazar Lütfi Bergen idi. Bergen, modern Türk düşünce sistemine farklı bir bakış açısıyla kaleme aldığı “Kuzey Müslümanlığı ve Türk-İslam Milliyetçiliğinin Eleştirisi" adlı kitabının konularından örnekler verdi. Bergen konuşmasında kitabında, Türk-İslam milliyetçiliği başta olmak üzere resmi ideolojiyi şekillendiren tarih teorisi ve tasarımına eleştiriler getirirken, “Kuzey Müslümanlığı” anlayışını ve “Hanif - [Lütfi Bergen Hanif Türk Teorisini Anlatıyor-III](https://www.dibace.net/lutfi-bergen-hanif-turk-teorisini-anlatiyor-iii/) - Türkler Haniftir, Türkler tarihte dinsiz yaşamamışlardır. Bergen, Allah’ın gönderdiği bütün peygamberler İslam demiştir ve Türkler bu peygamberlere inanmışlardır. Türk töresi vahye dayanmaktadır. Türkler, Hz. İbrahim ile buluşan Zülkarneyn’in demir bilimi ile dağlar ardında Töreli Toplum (Hanif Türk) olmayı irade etmişlerdir. Lütfi Bergen'in bu kitabı, Türkiye'de din, milliyetçilik ve tarih yazımı konusunda yerleşik kabulleri sorgulayan ve - [Srebrenitsa, Hollanda Tarihinde Kara Bir Sayfa…](https://www.dibace.net/srebrenitsa-hollanda-tarihinde-kara-bir-sayfa/) - 11 Temmuz 1995. Avrupa’da İkinci Dünya Savaşından sonra yaşanan bir soykırımın tarihi. 25 yıl önce bugün, Avrupa ve dünyanın gözü önünde 8 binden fazla Boşnak katledildi. Sırp birlikleri Ratko Mladic komutasında Srebrenitsa'yı işgal etti. Oysa Srebrenitsa Birleşmiş Milletler (BM) tarafından güvenli bölge ilan edilmişti. BM bünyesinde de Hollandalı askerler görevdeydi. Ne yazık ki kendilerine sıǧınan - [Çöl Yaz(g)ısı](https://www.dibace.net/col-yazgisi/) - Çöldeyim. Şehrin ve masmavi denizin ortasındayım. Nar’ın da nur’un da tam ortasında. Sonbaharda, beşinci mevsimde. Ay da gün de mevsim de sen iken. Mevsimin sarısında, akşamın kızıllığında, gecenin karanlığında, yüzünün aydınlığında, gözlerimin karalığında. Çölde. Çöldeyim. Haliyle. Halin ile. Dumanlıyken fikrim, rengarenkken gökyüzü… Ismarlama bir hayatı yaşayan şairlerin şiirlerine bir sükun kadar yakınım. Çöle yaz(g)ılı. Konuşsam - [SHAHZADEH N. İGUAL/ADI MERCAN](https://www.dibace.net/34750/) - “Geri dönün, gelmeyin!” “Arkamızdakiler, siz geri dönün." “Peşimizden geliyorlar! Şehri istila ettiler, dönün…” Nehrin iki yakasındaki ormanda iki ateş arasında kalmış insanlar… Kalmak da ölüm gitmek de ölüm nihayetinde onlar için. Ancak belki yeniden açan çiçekler gibi yeni hayatlar açacaktır savaştan sağ çıkabilenlere. Ölümün kol gezdiği şehirler, yuvalarına ölüm çökmüş insanlar... Mahşer gibi. Savaştan kaçış, - [Dünya Evi](https://www.dibace.net/dunya-evi/) - “Girilmez!” yazmalıydı dünyanın kapısında, yazısında, yazgısında. Sıralanmalıydı kurallar, yasaklar. O şirin sözler nerede? Derde dert çektiren o aşksız nefesler, saniyeler? Sırlanmalıydı hakikat niyetine inci okutan hayaller. Elif’te vav okuyan ezberler. İlk cümlenin açıklaması gelmeliydi ardından. Hayat, izaha gelmeliydi. Ben, sana gelmeliydim. Hizaya gel, dediğinde kalbim. Girmeliydim. Dünya bahçesine, cennete. Sağım solum, saklı ah imiş meğer. - [… Dünyalar Kadar…/… Kader./.Keder.](https://www.dibace.net/dunyalar-kadar-kader-keder/) - … Dünyalar Kadar… … Kader. .Keder. R sessizinin başladığı yerde bensiz sensizlik de başlıyor. Dünyalar kadar sevemiyor fareler kedileri, gül bülbülü, ben seni. Hâlbuki celladına âşıktır kadınlar. Kaderine. Kederine. “En güzel güllerini ruhumla alacaksın.” Şairi anlamadım, şiir on bin bilinmeyenli denklem, benden gayrısına mubah. Haramlar ve helaller bahsinde geçmiyor adın. Kanatsın diye - [Dünyanın Kalbi](https://www.dibace.net/dunyanin-kalbi/) - Seninle atıyor. Dinliyorum. Bin yıllık sızılarım diniyor sızım sızı, sızlayarak. Sen böyle biraz mavi isen ben yeşil olurum. Ya da ben mavi olduğumda sen yeşilsen… Kavuşur dağ dağa, insan insana, umut umuda, yol yola. Yollar… İncedir, uzundur. Yol’ dur nihayeti yolun. Kısadır benden sana, senden bana. “Gönül”dür. Başka lisanda karşılığı bile olmayan… Gönlüme konar. Yolcudur. - [Fiyakalı Hayat](https://www.dibace.net/fiyakali-hayat/) - Seni sevince diye başlıyor bütün hayatlar. Dünya elipsi, yörüngeyi unutuyor da kıpkırmızı yüzü, utanıyor dönmekten. Başı dönmüş güzelliğimizden, kervana sığmayan ahu gözlülerin zebunu sultanların. Saraylar, müze. Müzeler, mumya. Saltanat, taht, taç papatyalara Cleopatra. Ki bendedir can, kul köledir canına, canan için, canıma merhaban için, hayranlığım için bu şehre, alın yazıma hepsi senin içindir. Senin yerine - [Dünyanın İpi](https://www.dibace.net/dunyanin-ipi/) - Koptu. Sağlamdı hâlbuki. Urganım. Güvercin gerdanında. Tutunamadık. “Kadim bir aşk/ı bulamadık.” Sıkı sıkı sarılamadık gözlerimize, gözbebeği iken dünyanın. Yanmadı ellerimiz fırtınada uçuşan körpe bahar çiçeklerine. Doğramadık parmaklarımızı bağrımızda açan çöl çiçeklerine, kurban olsun diye sana canlar. Mazlumduk. Mahzun. Coğrafya da kaderdi, en çok da keder. Yekûnu tutturamadık. Yandık. Hem de kar kürürken mart kapısında, kozamızda, - [Dünyanın Kahrı](https://www.dibace.net/dunyanin-kahri/) - Çekilmez, dedi. Çekilmiyor. Kış gelince soba başında masal okuyup şiir demlemiyoruz biz. Ihlamurlar çiçek açmışsa hastalığa şifa arayışıdır ancak, edebiyat değil. Hem ıhlamurlar çiçek açar mı, çöllerden yolun yeniden bozkırın tam ortasına düşer mi? Yavan mı sözlerim? Ihlamurun kilosu kaç para olmuş biliyor musun sen diye söylenmez mi ihtiyar kadın? Şifa mı? Şiir mi? Edebiyat - [Kar(v)galarım](https://www.dibace.net/karvgalarim/) - Kana kan, sese ses, silahlara veda. Parmaklarımın arasından kan sızıyor, ılık ılık hissediyorum. Sakinim. Kalabalık yolda fark edilmiyor kan revan kalbim. Gezintileri esnasında hayatla kavga ediyor dünyaya fırlatılmış mızraklar, varoluşçu hiçler. Üç beş damla kanım. Kıyımdan, yöremden Yeşilırmak akıyor. “Üç beş damla su.” Gözlerimden sızan çiğ damlaları… Kan çanağı. Yeşilırmak manzaralı bir tufan bu. Felaket - [Dünyanın Çivisi](https://www.dibace.net/dunyanin-civisi/) - Peki, dedim. Öyle olsun. Kıyamet kopsun da benim çorbada bir kaşık salçam olmasın. Bu yazın bir de kışı var mı diye hiç düşünmeyeyim? Marmelattı, sirkeydi, reçeldi, turşuydu, yufkaydı hiç anlamayayım bu işlerden. Azıcık aşımla, ağrısız başımla mutlu olmayayım öyle mi? Katip mi olacağım? Benim arzuhalimi kim yazacak peki, katip ben olursam? Hep bu sonu olmayan - [Eskimeyen Şubat](https://www.dibace.net/eskimeyen-subat/) - Geldim. Yanındayım. Görüyorsun değil mi? Eskidiğini göremeyeceğim dediğin ayakkabıları ben gördüm Ayşe ve sana geldim ki anlatayım eskiyenleri ve eskimeyenleri. Yazdım sana aslında uzun uzun ama olmadı, yalan dünyanın gerçek hikâyelerini… Kalem, elimde kaldı ve ben, seni görmek istedim zarif kelebeğim. Menekşeler açmış bağrında, toprak kokulu toprağında, görüyorum, kuş kanadı kalbini. Yine Allah, Allah diyor - [Bitmeyen Yaz/ı/lar](https://www.dibace.net/bitmeyen-yaz-i-lar/) - Üşüyorum. Çok üşüyorum hem de... Çöle yabancı ruhum. Dağların ve nehirlerin aşinasıyım. Dağları şehre çağırabilirim, dağları yerlerinden edebilirim, yerle bir… Dağların üstünden dağlara aşabilirim. Ben de “bir of çeksem karşıki dağlar yıkılabilir.” Hem ötelere aidim. Sılada gurbeti yaşar gibiyim. Okuma yazma bilmez h/em. Elif okur, he, derim, he okuyunca elif, elif zikrederim her dem. Cahilim. - [Üç/Nokta](https://www.dibace.net/uc-nokta/) - … Başta bir noktaydım. Ortada bir nokta. Sonda üç/nokta. Sana dayandıkça, yaslandıkça yüreğine, Endülüs gibi, Yesrib gibi, Kudüs düşü gibi düşmüyorsun çölümden. Bazı şehirler gökte kurulu, acılı, alımlı, göz alıcı ve öylesine güzel… Güzel ne kelime, güzelliğinin yanında… Hercai ve savruk, pas tutmuş satırları cilalayacak şiirler yazılı bazı şehirlerin alnında. Şiirdir ya bazı şehirler ve - [Çok Bekle!me Yaz-ı(sı)](https://www.dibace.net/cok-bekleme-yaz-isi/) - Artık saymıyorum. Yerimde de saymıyorum. Oluyorum ben. Hatta yerlere dökülüyorum olgunlaşarak. Virdoldu sana yazmalarım. Zikir gibi. Sayılı. Sayısız. Sayılamaz. Dünyayı yaşanılır kılan bir doruk noktası onlar. Sevdim. Sevdikçe çoğaldım, kanatlandım. Sabah ezanları okunuyordu ki şükürle kalktım cam fanusumdan. Fırtına vardı. Güneşi bekledim. Sanki hiç doğmamış gibiydi güneş. Göz, gözü görmüyordu. Sonra sakinledi birden hava ve - [An/sızı/n](https://www.dibace.net/an-sizi-n/) - Ansızın uslandı yazı. An’dır, uslandırır insanı. Kutsal Kitap, aharı tutuşturup noktaları elif birr’ledi tevhit ile… Zeytin dalı, dalından düştü. Deli gönül, uzakların yasına... Yapraklarına çiğ düştü zeytinin, kalemine dert. Kaleme and ile başlandı cümlelere. Zeytin, kutsal anıttı, bir sütun olup dağa dayanmıştı. Zeytin, Kutsal Kitab’ındı. Zeytin, bizimdi. Sazlıktan ayrı düşeli kamışın yüzü gülmedi hiç. Hep - [Arzuhal Ya Da -Yaprağın Yakarışı-](https://www.dibace.net/arzuhal-ya-da-yapragin-yakarisi/) - Gökyüzünün altında durup gölgem olmalısın. Yazılacak ne kaldıysa gök kubbenin altında, eksik ne varsa, yaşanmamış ne kalmışsa yazmalısın bulutların üstüne. Bitmiş bir hikâye, henüz yazılmamış olana anlatmalı bitimsiz olanları… Bütün sessizliğinle, doğaçlama... Ceviz ağacından sandıklarda, naftalin kokuları arasında saklanmalı her biri, gözlerden ırak. İbrişimle örülmüş yıldızlar olmalı karanlığımıza. İlmek ilmek sedeften, inciden buketler, gelincik rüyaları… - [Kuyu'dan](https://www.dibace.net/kuyudan/) - Kuyudaydım. Biliyordu. Biraz sonra gelip alnımdan öpecekti. Kanadından yaralı bir serçe gibiydim. Hissediyordu. Kuyu’dan gökyüzüne kanatlanılmazdı. Öyle güçsüzdü ki bacaklarım. Alnımdan öptü. Sağ ayağımın baş parmağına bir muhabbet kuşu kondu. Parmağımı hafifçe gagalıyordu ki alnımdan bir kez daha öptü. Titriyordum. Başım kalabalıktı. İç havale, diyorlardı. İflah olmaz, ateşi çok yüksek olduğu için üşüdüğünü zannediyor, diyorlardı. - [-İlk- Öğretmenim!](https://www.dibace.net/ilk-ogretmenim/) - Dünyaya gözlerimi açar açmaz senin öğretmen ellerine vermişler beni. Senin öğretmen ellerinde bulmuşum kendimi öğretmenim! Öğretmen elleri başkadır, kalem tutan, tebeşir tutan, baş okşayan, öğreten, büyüten eller bambaşka… Büyüktü senin ellerin. Bakar bakar dururdum ellerine. Severdim, öperdim o baba ellerini. Ne kadar güzel yazı yazardı o eller. Plan defterlerini incelerdim. Acaba sana çekmiş miyimdir, senin - [Âşık ve Mâşuk](https://www.dibace.net/asik-ve-masuk/) - On iki yaşındaydım. Babam, bir gün elinde bir kafes ve iki kuşla geldi eve. Öğretmen arkadaşı hediye etmiş. Ne güzel etmiş! Bir çift muhabbet kuşu… Nasıl da güzellerdi. Hiç beklemediğimiz bir anda renklendirmişlerdi hayatımızı. Babam, eve getirince bize teslim etmişti kuşları. Bunların bakımı size âit, dedi. Kuşlar… Uçamıyorlardı kafesin içinde ama ötüşüp duruyorlardı. Neşe olmuşlardı - [Feryad](https://www.dibace.net/feryad/) - Bir masalın başındayım. Münacatta. Yusuf’un aynasında. Şevk ve mihr makamında. Tam tekmil hizaya geçiyor harfler. Ses düzenimiz hazırken başlıyor ah u zar’ım. Ve ansızın sus orucuna niyetleniyor kelimeler… İftara kadar sükunet iniyor dizelere ayet ayet. Zuhurata tabi tutuluyor su üstüne yazılanlar ve kalemin sancısı. Tarumar oluyor bir bardak suda bütün kifayetsiz kelimeler. Siluetin yansıyınca bir - [Dünya'nın Sonu](https://www.dibace.net/dunyanin-sonu/) - Buldum. Dünyanın öbür ucunu aramaya ve sonunu da bulmaya gelmiştim zaten. Hoş gelmiş safa getirmiştim. Ne de olsa misafirdim burada. Dünyaya geldiğimde, ellerimden belli miydi ki kalem tutacağım?... Kul olacağım. Kulağıma okumuşlardı anlaşılan ah, ah edeceğimi. Ve ayrılık derdiyle hoş olacağımı… Acı çekmek hiç de fiyakalı değildi. Ama şair diyorsa ki. Şair sözü elbette yalan’dı. - [Yazmanın da Doğal Bir Akışı Var](https://www.dibace.net/yazmanin-da-dogal-bir-akisi-var/) - Bazen bir konuyu yazmak üzere masaya otururum. Ne yazsam içime sinen akıcılığı yakalayamam. Cümleler doğal güzelliğine kavuşamaz. Konu tam kıvama gelmez. O vakit yazmayı bırakırım. Hiç beklemediğim bir zamanda yazma coşkusu başlar. Yazı kafamda düzene girmiş, yazılmış, sadece kâğıda dökülmesi kalmış gibi hissederim. Sonra bir şiir gibi yazmaya başlarım. Dostum Hasan Yücel’le edebiyat sohbetlerimiz olur. - [Kaybolan Şehir'de Kaybolan İzler-I: Üç Şanlı Harp ve Külhanbeyliğe Övgü](https://www.dibace.net/kaybolan-sehirde-kaybolan-izler-i-uc-sanli-harp-ve-kulhanbeylige-ovgu/) - Üç şanlı harbin arş’a asılmış silâhları Parlardı yaşlı gözlere bayram sabahları. “Kalbimde bir hayâli kalıp kaybolan şehir! Ayrılmanın bıraktığı hicrân derindedir!” Yahya Kemal Yahya Kemal 18 yaşına kadar yaşadığı şehrini, orası bizden koptuktan sonra da bir daüssıla gibi içinde taşımaya devam eder. “Kaybolan Şehir”[1] - [Gün Batımına Karşı](https://www.dibace.net/gun-batimina-karsi/) - Çocukluğum, bacası tüten evlerin arasında geçti. O evler, her sabah dumanıyla gökyüzüne haber salan, her akşam sessizliğiyle köyün yüreğini ısıtan evlerdi. Yaz akşamlarında köy, güneşin son ışıklarıyla birlikte yavaşça susardı. O saatlerde, rahmetli dedem küçük teybine Ali Dıre’nin kasetini takar, dış kapının önündeki siyah taşın üzerine otururdu. Yüzünü gün batımına çevirir, sigarasını yakmadan, sadece dinlerdi. - [Kaç Renk Mürekkep Vardı?](https://www.dibace.net/kac-renk-murekkep-vardi/) - Bugün bir el yazmasında denk geldiğim mürekkep renkleriyle ilgili bir “metni” paylaşacağım. Anlaşıldığına göre, modern çağlardan önce, mürekkeplerin yapımında şu maddelerden yararlanılmıştır: Cengâr (jengâr, zengâr), çivîd (çivit), is, isfîdâc (üstübeç), lök, sülüğen (sülgen, sülüğen), za‘ferân (safran), zamğ (zamk), zencefre (zincifre), zerde, zırnıḫ (zırnık). Mürekkep renkleri ise şunlardır: Asel-renk (bal rengi), Bâdılcân-renk (patlıcan rengi), Benefşe-renk (menekşe - [Bilemezsin Sevdiğim](https://www.dibace.net/bilemezsin-sevdigim/) - Dilenirim adını her gece yıldızlardan Sabrın bardaklarını taşırım durmadan Her gün biraz daha eksilir içim Sen bensizliği bilemezsin sevdiğim Gözlerimde gizli bir nefes eksikliği Gölgelerle konuşurum geceleri Kollarımda belirsizliğin çilesine gebeyim Sen yalnızlığı bilemezsin sevdiğim İçimde bir uçurum büyür sessizce Anneler dua bırakır boş tencereye Ben yoklukla yoğrulmuş biriyim. Sefaletin acısını bilemezsin sevdiğim Kurşun sesinden - [Fiilî Durumun Adını Koymak](https://www.dibace.net/fiili-durumun-adini-koymak/) - “Türkiye Cumhuriyeti ilelebet mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.” Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK GİRİŞ… Bu makalede 23 Nisan 1920 tarihinde TBMM’nin açılmasıyla başlayan fiilîi durumun ve adı konulmamış cumhuriyet idaresine ilişkin 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet’in ilan edilmesi, 30 Ekim 1918 – 29 Ekim 1923 zaman diliminde geniş bir perspektiften ele alınmaktadır. Bu hafta 29 - [Cumhuriyetin Ruhu, Demokrasinin Vicdanı: Hukukun Gölgesinde Farklılıkların Onuru](https://www.dibace.net/cumhuriyetin-ruhu-demokrasinin-vicdani-hukukun-golgesinde-farkliliklarin-onuru/) - Giriş Cumhuriyetin Evrensel Mirası Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil, insanın kendi kaderini tayin hakkının toplumsal ve vicdani ifadesidir. Tarih boyunca toplumlar, özgürlüğü bir devlet lütfu olarak değil, bireyin varoluş bedeli olarak savunmuştur. Bu bağlamda, Cumhuriyet, bireyin “yönetilen” olmaktan “özne yurttaş” olmaya geçişinin simgesidir. 1.1 Örnek: 1789 Fransız Devrimi Halkın “genel irade”yi hayata geçirme çabası, - [Ergün: "Öykü ve Romanlarımda Duyguyu Devinimle Anlatmaya Çalışıyorum."](https://www.dibace.net/ergun-oyku-ve-romanlarimda-duyguyu-devinimle-anlatmaya-calisiyorum/) - Söyleşimize güncel bir tartışmayla başlamak istiyorum. Öykü yazmak mı roman yazmak mı? Öykü yazma ile roman yazma arasındaki zorluk ya da kolaylıklar çokça tartışılıyor. Hem öykü yazan hem de roman yazan biri olarak bu tartışmanın neresinde duruyorsunuz? Öykü yazmak mı kolay roman yazmak mı? Kolay ya da zor olarak tanımlamazdım süreci. Farklı diyelim. Roman -aksi - [Mustafa Everdi İle Seyahat ve Dünyaya Dair Söyleştik...](https://www.dibace.net/mustafa-everdi-ile-seyahat-ve-dunyaya-dair-soylestik/) - "Her gezilen ülke, sizi yükseltir, çoğaltır ve genişletir." Sayın Everdi, yeri geldikçe sosyal medya paylaşımlarınızda her yıl uzunca bir seyahate çıktığınızı, zamanınızın önemli bir kısmını bir ülkeyi gezip görmeye ayırdığınızı söylüyorsunuz. Sizin için gezme, görme veya seyahat etme niçin bu kadar önemli desem, neler söylersiniz? Bu ülke insanlarımızı çok yoruyor ve gerilim içinde bırakıyor. Dahlimiz olmayan - [Parkın Sessizliğinde](https://www.dibace.net/parkin-sessizliginde/) - Güneş batıya süzülürken Kasap Taşı Parkı, günün yorgunluğunu üstünden atmaya hazırlanıyordu. Taş yolun üzerinde yankılanan adımlarım, toprağın ve çam kokusunun karıştığı o tanıdık huzuru içime dolduruyordu. Suyun şırıl şırıl sesi, sanki zamanın durduğunu değil, yumuşakça aktığını hatırlatıyordu. Bankta birbirine sarılmış iki genç, kendi küçük evrenlerinde kaybolmuşlardı; arada bir gülüşüyor, sonra sessizliğe bürünüyorlardı. Bir köşede yaşlı - [Futbol, Sadece Futbol Değildir.](https://www.dibace.net/futbol-sadece-futbol-degildir/) - Yazımıza bir anekdotla başlayalım. Çocukluğumuzda mahalle arkadaşlarımızla birlikte büyük bir heyecan içinde top oynardık. Okuldan sonra, hafta sonları yakaladığımız her boş zamanda plastik topun peşinde çılgınca koşardık. Top oynamayı bitirip eve geldiğimizde, dedem: “Oğlum yine mi top? Bu topu oynamayın!” derdi. Niye deyince de: “Kerbela’da Yezit Hz. Hüseyin Efendimizin başını kesmiş, onunla top oynamış. Bu - [Ataşçı: "Bu Topraklarda Yüzyıllardır Kendini Tekrar Eden Büyük Acılar Yaşanıyor."](https://www.dibace.net/atasci-bu-topraklarda-yuzyillardir-kendini-tekrar-eden-buyuk-acilar-yasaniyor/) - “Meryem’in Çiçekleri” 1915 Ermeni Tehciri ve öncesindeki olayları konu alan bir dönem romanı. Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan Ermeniler dönemin atmosferinden kaynaklı tehcire tabi tutulmuşlar ve bu tehcirin uygulanması aşamasında Türkler, Ermeniler, Kürtler kısaca Müslümanlar ve Gayrimüslimler çok kayıplar, acılar yaşamışlar. Neresinden bakarsak bakalım büyük trajediler... Bu olay aynı zamanda yıllarca siyasi, ideolojik, etnik kavgalara, tartışmalara yol - [Arat: "Dünyada Yaşananları Dehşetle İzliyorum."](https://www.dibace.net/arat-dunyada-yasananlari-dehsetle-izliyorum/) - “Kıran Yeli” adıyla ilk öykü kitabınız yayımlandı. Okuyanı bol olur umarız. Öykülerinizin merkezinde ülkemizde yaşanan siyasal/ideolojik/politik ve toplumsal hareketler, egemen gücün baskıları, darbeler; bu hareketlerin, darbelerin ve baskıların yarattığı acılar, hesaplaşmalar, tartışmalar yer alıyor. Aynı zamanda bu süreçleri yaşayan bireylerin iç dünyalarını da anlatıyorsunuz öykülerinizde. Neden içinde siyasetin bu denli yoğun yer aldığı öyküler yazıyorsunuz? - [Okul Yolu Düz Gider Mi?](https://www.dibace.net/okul-yolu-duz-gider-mi/) - Soba homurdanarak yanıyordu. İçi geçmeye başlayan ve közden küle dönen odunların üzerine, sırasını bekleyen henüz yanmamış odunlar da çökünce, sobanın içinde küçük çaplı bir patırtı koptu ve soba kaldığı yerden yanmaya devam etti. Ağır yün yorganın altında gözlerim yarı açık vaziyette yatarken, sobanın üzerindeki göbekli güğümden çıkan cızırdamaları dinliyor ve anlamsız seslerden farklı mânâlar çıkarmaya - [MÜASİR AZƏRBAYCAN BƏDİİ ƏDƏBİYYATININ STRUKTUR TƏRKİBİ...](https://www.dibace.net/muasir-azərbaycan-bədii-ədəbiyyatinin-struktur-tərkibi/) - Həmsöhbətimiz — çağdaş ədəbiyyatşünaslığın tanınmış simalarından biri, Azərbaycan Milli Elmlər Akademiyası (AMEA) Nizami Gəncəvi adına Ədəbiyyat İnstitutunun Müstəqillik dövrü Azərbaycan ədəbiyyatı şöbəsinin baş elmi işçisi, Rusiya Təbiət Elmləri Akademiyasının həqiqi üzvü, AMEA-nın professoru, filologiya elmləri doktoru, Azərbaycan Yazıçılar Birliyinin üzvü, “Qızıl qələm”, “Rəsul Rza” mükafatlarının, Rusiya Yazıçılar Birliyinin M.A.Şoloxov və Q.R.Derjavin adına ordenlərinin, həmçinin bir - ["Yalnız Zamanlar" Şiirinde Yalnızlık Felsefesi ve Modern İnsan Dramı](https://www.dibace.net/yalniz-zamanlar-siirinde-yalnizlik-felsefesi-ve-modern-insan-drami/) - Yalnız Zamanlar, bu günlerde son düzelti ve tashih çalışmaları devam eden, birkaç hafta içerisinde de yayınlanması planlanan ikinci şiir kitabımın adı. Öncelikle kitabın, niçin “Yalnız Zamanlar” şeklinde bir başlık taşıdığı konusuna açıklık getirmek isterim. “Her şeyden önce bu başlık, kitapta yer alan en lirik ve coşkulu bulduğum şiirlerimden birinin adı. Bununla birlikte “Yalnız” ile “Zamanlar” - [Askıda Hurma](https://www.dibace.net/askida-hurma/) - Eski bir İtalyan geleneği olan “askıda kahve” (Caffe Sospeso) uygulaması toplumumuzda son yıllarda farklı versiyonlarıyla ziyadesiyle ilgi uyandırdı. Herhangi bir fırına girdiğimizde müşterilerin görebilecekleri bir yerde üzerinde eklemeler çıkarmalar yapılmış, kalemle rakamlar veya işaretler çiziktirilmiş kocaman panolarla karşılaşırız çoğu zaman. Panoların üzerinde ‘askıda ekmek’ yazar iri harflerle. Ve gün geçtikçe uzayıp gider bu listeler. Çünkü - [Yarım Kalan Bir Hayatın Sessiz Yankısı, Ertoğrul Cavid](https://www.dibace.net/yarim-kalan-bir-hayatin-sessiz-yankisi-ertogrul-cavid/) - Tarih boyunca, insanlık kültürüne yön veren dâhilerin çoğu, ne yazık ki uzun bir ömür sürememiştir. Sanki hayat, dehalara karşı daha acımasız davranır. Henüz potansiyelinin zirvesine ulaşamadan aramızdan ayrılan birçok büyük isim, Azerbaycan kültür tarihinin hüzünlü sayfalarında yer alır. 30 yaşında hayata veda eden Mikayıl Müşfig, yalnızca 34 bahar yaşayan Cefer Cabbarlı, 23 yaşında ömrü yarım - [Yazar İmre Török ile Nobel Ödülü Sohbeti](https://www.dibace.net/yazar-imre-torok-ile-nobel-odulu-sohbeti/) - Köln’de Yazarlar Birliği’ni bir hanım yönetiyor, Köln ve çevresinde coşkulu okuma günleri düzenliyordu. Ama biz yabancı kökenli yazarlar Köln dışına da çıkmak istiyorduk. O da birkaç kez Yazarlar Birliği’nin Güney Almanya kolundan da söz etmişti. Başkanlığını Macar kökenli bir yazarın İmre Török’ün yaptığını anlatmıştı. Doğrusu Türkçe isme benzeyen “İmre” hafızama kazınmıştı ama bu yazar hakkında - [Özlüoğlu: "Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar, Muazzam bir Hayata Tutunuş Hikâyesine Ortak Ediyor Okuru."](https://www.dibace.net/ozluoglu-kalbin-durdugu-butun-zamanlar-muazzam-bir-hayata-tutunus-hikayesine-ortak-ediyor-okuru/) - “Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar” ismini verdiğiniz romanınız geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Okuru bol olsun. Okur sizi daha önce yayımlanan “Günlerden Kırmızı, Hevesi Kirpiğinde, Peri Kızı Af Buyrun, Annem Kovboylar ve Sarhoş Adlar, Sahi Adım Neydi” isimli öykü kitaplarınızla tanıyor. Beş öykü kitabından sonra neden bir roman yayımladınız? Öykü ve roman arasında bir karşılaştırma yapsanız neler söylersiniz? - [Yıldırım: "Nostalji Yapma Ya Da Geçmişi Yâd Etme Amacında Değilim; Kardeşliği Diri Tutma Gayretindeyim."](https://www.dibace.net/yildirim-nostalji-yapma-ya-da-gecmisi-yad-etme-amacinda-degilim-kardesligi-diri-tutma-gayretindeyim/) - Tammura isimli kitabınızda İskenderun’daki Zeybek Sokak’ı anlatıyorsunuz. Bir sokakta yaşayan farklı etnik ve dini kökene sahip insanların masalsı hikâyelerini... Berberin, fırıncının, tatlıcının, simitçinin, balıkçının, kasabın, kilim dokuyanın, kelle ütenin, garibin, garibanın, Müslümanın, Hristiyanın, Yahudinin, Arabın, Ermeni'nin, Süryani'nin, Ortodoksun, Maruninin, Nusayrinin, Sünninin hikâyesi… Birbirleriyle bütünleşen, varlığı ve yokluğu paylaşan, ayrılmayan, ayrışmayan; birbirini dışlamayan, ötelemeyen, hep birbirleriyle - [III. TÜRK İSLAM SİYASİ DÜŞÜNCESİ KONGRESİ: Türklerin Atayurt’tan Batıya Göçlerini Toplumsallaşma Ve Kamusallaşma Açısından Okumak](https://www.dibace.net/iii-turk-islam-siyasi-dusuncesi-kongresi-turklerin-atayurttan-batiya-goclerini-toplumsallasma-ve-kamusallasma-acisindan-okumak/) - Felsefe tanımlarımdan birisi “kaygıları paylaşmak” ve yaşanan sorunlara çözüm önerisi üretmeye katkıda bulanmak, bu bağlamda ilkini 2015 yılında Aksaray Üniversitesi ev sahipliğinde “Teşekkül Devrinden 18. Yüzyıla Türk İslam Siyasi Düşüncesi” temasıyla düzenlenen ikincisi 2017 yılında Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nde “18. Yüzyıldan Günümüze Türk İslam Siyasi Düşüncesi”nin üçüncünü de (9-10 Ekim 2025, Aksaray) katılmak nasip oldu, şükür. - [Sahaf Nüsret Cimillioğlu'nun Ardından Gecikmiş Bir Yazı](https://www.dibace.net/sahaf-nusret-cimillioglunun-ardindan-gecikmis-bir-yazi/) - “Beni bir duâ ile yâd et, gönlümü şâd et Bu kitâbın müellifi dervîş Kemal Kabulî.” Yukarıdaki sözleri de muhtemelen kendisinden işittim! Dua vesilesi olsun ve gönlü sevinsin diye onu yazıya “öndeyi” yaptım. * Ölüm haberini seyahat maksadıyla gittiğim Fas'ta aldım. 23.02.1947 günü Erzurum'un Ilıca ilçesine bağlı Ovacık kasabasının Kızılkale köyünde Müslim ve Gülpaşa’dan olma Nüsret - [Şimdi Gazze'yi Yaşamak Mı Zor, Konuşmak Mı?](https://www.dibace.net/simdi-gazzeyi-yasamak-mi-zor-konusmak-mi/) - Aksa Tufanı’ndan beri Gazze Davası, fiilen yaşanırken bizim için daha çok bir edebiyat malzemesine dönüştü sanki. Mısır’daki barış görüşmelerinin yapıldığı o gece -8 Ekim 2025- uyku gözüme girmedi. İçimde derin bir tedirginlikle birlikte bir iç muhasebe ihtiyacı oluştu. Yazmasam belki ölmezdim ama içimde kalacaktı. Bu yüzden içimde ukde kalmış duygulara tercüman olmak istedim. O gece, - [Mercan Balığı ve Acemi Marangoz](https://www.dibace.net/mercan-baligi-ve-acemi-marangoz/) - Aklıma düşenler, su üstünde parlayıp kaybolan balıklar gibidir. Öteleyip de “sonra bir bakarım” dersem; nereden bilirim suyun altında hangi kayanın dibine girmişler de titreşip dururlar. Ama elime kalem denen zıpkını alır da peşlerine düşersem, belki kafamdaki kımıldanmalardan izlerini sürer de sivri bir kurşun uçla, kâğıttan bir zemin üzerine sıkıştırıveririm onları. Hem o zaman anlamış da - [Güneyin Toros Simalı Şairi Celal Ogan](https://www.dibace.net/guneyin-toros-simali-sairi-celal-ogan/) - Orta boylu, hafif dolgun, görkemli bir endam… Büyükçe bir baş… Önden biraz dökük kar beyazı saçlar… İlk bakışta kırağı serpintisine maruz kalmış izlenimi veren ve iki küçük kestane fundalığını anımsatan bir çift dürümcüklü kaş… Bu kaşlardan birdenbire yukarıya doğru fırlayan; Torosların geniş, saf ve pürüzsüz zirvelerini andıran dik görünümlü bir alın… Değirmi bir yüz…. Ve - [Algör: "Ben Yazınsal Kültürden Değil, Sözlü Kültürden Geliyorum..."](https://www.dibace.net/algor-ben-yazinsal-kulturden-degil-sozlu-kulturden-geliyorum/) - “Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, Albayım Beni Nezahat İle Evlendir, Kalfa İle Kralıça, Aziz İnsanlık, İkircikli Biricik, Hisli Kirpi” gibi çok ilginç, değişik kitap isimleriniz var. Neden kitaplarınıza böylesi isimler veriyorsunuz? Bunun nedenleri var mı? Fakat Müzeyyen’in adı anlatının içinde mevcut bir cümleden çıktı. Kitap kendi adını koydu. Hemen hemen diğerlerinde de benzer süreçler - [Ahmet Haşim’in İzinde Dostlarla](https://www.dibace.net/ahmet-hasimin-izinde-dostlarla/) - Ne zaman Frankfurt’a gelsem aklıma şair Hölderlin’den Ahmet Haşim’e kadar bir sürü insan gelir. Şair Hölderlin delirerek Neckar Irmağı kıyısındaki kaleye kapatılmadan önce her ay sevgilisi Susette Gontard’ı görmek için gizlice bu şehre gelirmiş. Belki de çıldırmak üzereyken yazdığı şiirlerini burada Goethe’ye göstermişti. Goethe’nin Frankfurtlu bir bankacının kızı olan nişanlısı Lili ile yaşadığı birkaç aylık - [Milli Marşımız Üzerine-II](https://www.dibace.net/milli-marsimiz-uzerine-ii/) - Azerbaycan Cumhuriyeti, 20. yüzyılda ikinci kez bağımsızlığını ilan etti. 30 Ağustos 1991’de Yüksek Sovyet’in olağanüstü oturumunda yapılan yoğun tartışmalardan sonra “Azerbaycan Cumhuriyeti’nin devlet bağımsızlığının yeniden tesis edilmesi hakkında” Bildiri kabul edildi. Bildiride, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin 1918–1920 yılları arasında hüküm süren Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin halefi olduğu belirtilmişti. Yüksek Sovyet’in “Azerbaycan Cumhuriyeti’nin devlet bağımsızlığının yeniden tesis edilmesi hakkında” - [Barhanayı Yüklenmek](https://www.dibace.net/barhanayi-yuklenmek/) - “Hasretine vasıl olam mı böyle Mecnun'a da bile kalır mı Leyla Ölümlü dünyadır gel helal eyle Yüklendi barhanam gidelendi gel.” Pir Sultan Abdal TDK Sözlüğü Farsçadan geçen bir sözcük olarak halk ağzında, ‘kafile, küçük kervan, göç’ gibi anlamlar verdikten sonra ikinci olarak ‘göç eşyası, ev eşyası’ anlamlarını sıralamakta ‘barhana’ sözcüğü için. Kelime halk arasında müstakil - [Başkumandan'ın İfadeleriyle Büyük Taarruz'dan Mudanya Mütârekesi'ne](https://www.dibace.net/baskumandanin-ifadeleriyle-buyuk-taarruzdan-mudanya-mutarekesine/) - “Bu harekâtı yapan bir ordunun babalarından ve analarından ibaret olan milletimiz bütün cihana karşı en yüksek saygı ve onur mevkiini kazanmıştır. Milletimiz çekinmeden [kendisiyle] iftihar edebilir. Bu, en kuvvetli şartlarla hakkıdır ve [ben de] böyle bir [yüce] milletin âciz bir ferdi olarak en büyük mutluluğu hissediyorum. Bu muharebe meydanlarında, emsâlsiz kahramanlıklar ve yiğitlik göstermiş olan - [Vahabzade'nin Doğduğu Topraklarda](https://www.dibace.net/vahabzadenin-dogdugu-topraklarda/) - “Bir ananın iki oğlu, Bir amalın (emelin) iki qolu. O da ulu, bu da ulu Azərbaycan-Türkiyə.” Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi TÜRKPA, Yunus Emre Enstitüsü ve Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi Şeki Şubesi”nce 30 Ekimde Azerbaycan'ın Şeki şehrinde düzenlenen “Doğumunun 100. Yıl Dönümünde Bahtiyar Vahapzade’nin Dostları Buluşması”na, ne hoş ki, ben de davetli idim. Arkadaşımız şair Şaban - [Yerelden Evrensele Antik Sahaf Kitabevi ve İsmail Kün](https://www.dibace.net/yerelden-evrensele-antik-sahaf-kitabevi-ve-ismail-kun/) - Yirmi yıldan fazla bir zamandır Tarsus'ta yaşıyorum. Çukurova'nın göbeği... Sarı sıcak... Delirten bir nem... Verimli topraklar... Cömert tabiat... Verimli topraklar üzerinde yükselen betondan dağlar... Birer birer sökülen, yok edilen narenciye bahçeleri, üzüm bağları... Betona ve asfalta yenilen topraklar... Kentsel dönüşüm masalıyla yok olan müstakil evler... Müstakil evlerin bahçeleri... Bahçelerde kaybolan çocukluk anıları... Kaybolan sıcaklık, muhabbet... - [Roman Okumaları: Hacı Murat/Tolstoy.](https://www.dibace.net/roman-okumalari-haci-murat-tolstoy/) - “1854’teki Kırım Savaşı’na subay olarak katılan Tolstoy, bu döneme dair izlenimlerini Hacı Murat’ta bütün canlılığıyla romana aktardı. Savaşan taraflar kadar, egemenler ve uyrukları arasındaki ilişkilerin sergilenişi, kişilerin ve coğrafyanın kusursuz tasviri bu esere güçlü bir gerçeklik duygusu kazandırmaktadır. Tolstoy’un 1896-1904 yılları arasında yazdığı Hacı Murat, ölümünden sonra 1912’de yayımlandı.” (Arka kapak yazısı.) Rus klasikleri okumaya - [ARİF ABDULLAZADƏNİN “SINAQ KÜRƏSİ” ROMANI VƏ MÜƏLLİFİN ROMAN EKSPERİMENTİ](https://www.dibace.net/arif-abdullazadənin-sinaq-kurəsi-romani-və-muəllifin-roman-eksperimenti/) - XÜLASƏ Təqdim olunan məqalədə alim-şair Arif Abdullazadənin (1940-2002) “Sınaq dünyası” romanı tədqiqata cəlb olunmuşdur. “Arzular”, “Könüllərin dünyası”, “Sevin Azərbaycanı!”, “Səninlə sənsiz”, “Bəxtimizin kitabı”, “Ulu Qorqud” və s. şeir kitablarının, “Şair Cəfər Cabbarlı”, “Şairlər və yollar”, “Od nə çəkdi...”, “Novatorluq və üslub” kimi monoqrafiyaların müəllifi kimi daha çox tanınan A.Abdullazdə həmçinin beş romanın müəllifidir. Onun roman - [Bozkırın Tezenesiydi O](https://www.dibace.net/bozkirin-tezenesiydi-o/) - Yaşarken de bugün de kıymeti, değeri, asaleti hiç bilinmeyen bir ozanımızdı o. O ozan Neşet Ertaş’tı. Hiçbir eserinde adını geçirmemiştir. Hani olur ya; "Neşet der ki" der insan değil mi? Ama o dememiştir işte. Halkına söylemiş her sözünü, onlara bırakmış kelamlarını. "Hiçbir türkümün içinde Neşet veya Ertaş adını duydunuz mu? Çünkü onlar halka ait, ben de - [Karşı Duvarın Anatomisi](https://www.dibace.net/karsi-duvarin-anatomisi/) - Yorucu geçen bir yaz gününün ardından akşam eve döndüğümüzde, tarladaki çalışma yorgunluğunu atmak için küçücük evimizin mavi dış kapısının yanındaki duvara yaslanarak oturdum. Küçük avlunun içerisinde tam da karşıma düşen taş duvarı izlemeye koyuldum. Komşu ile bizim aramızı sınırlayan bir çizgiydi bu. Muhtelif şekilli taşların aynı zamanda bir taş ustası olan ailemizin doksan üç yaşındaki - [Başımı Kaldırsam Anlaşılacak Ağladığım](https://www.dibace.net/basimi-kaldirsam-anlasilacak-agladigim/) - Yitik bir sevdaydı diyarların en uzağına yazdığım, ağlarken ağladığım, gülerken güldüğüm, fakat yazamadığım masalındı. Akan gözyaşımdın giden tebessümümdün... Başımı kaldırsam anlaşılacak ağladığım... Siyah bir buluttan yağıyor yağmur, sevinç senfonisi çalınıyor, ölüm çığlıkları arasında, ben ise zülüflü gecelerin yıldızına vuruldum... Sitemlerimi yazıyorsa kalemim bakma bana sen, seviyorum seni, istediğin karanlıksa sayayım tüm yıldızları ... Bak Eylül - [Milli Marşımız Üzerine: Üç Renkli Bayrağınla Mesut Yaşa!-I](https://www.dibace.net/milli-marsimiz-uzerine-uc-renkli-bayraginla-mesut-yasa-i/) - “Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi’nin, Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Marşı Hakkındaki Kararı: Bestesi Üzeyir Hacıbeyov’a, sözleri Ahmet Cevad’a ait olan “Azerbaycan Marşı” Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Marşı olarak kabul edilsin. 27 Mayıs 1992 Bakü Şehri.” Ünlü bestekâr, dramaturg ve Azerbaycan halkının önemli münevverlerinden olan Üzeyir Hacıbeyli, “Azerbaycan Marşı”nı 1919 yılında kaleme almış ve Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin (1918-1920) devlet - [Anadolu’da Yerel Basın Tarih Yazımı: Tarsus Basını Üzerine Uğur Pişmanlık ile Bir Değerlendirme](https://www.dibace.net/anadoluda-yerel-basin-tarih-yazimi-tarsus-basini-uzerine-ugur-pismanlik-ile-bir-degerlendirme/) - Ahmet Şahin: Sayın Pişmanlık, Tarsus Basın Tarihi adlı eserinizin ortaya çıkış süreci nasıl başladı? Sizi bu çalışmaya yönlendiren temel saikler nelerdi? Uğur Pişmanlık: Bir gazeteci olarak örneğin kent yazıları konusunda, antik çağda Tarsuslu filozoflarla ilgili, gezginlerin Tarsus’la ilgili yazdıklarını birer kitap olarak yazdım ve yayınlandı. Öte yandan bir gazeteci olarak yaşadığım kentin basın tarihi, gazetecilik - [Başkumandan'ın Meclis'e Teşekkür Konuşması](https://www.dibace.net/baskumandanin-meclise-tesekkur-konusmasi/) - Sakarya Zaferi’nin ardından TBMM tarafından Başkumandan Mustafa Kemâl Paşa’ya kanunla “gazi”lik unvanı ve “mareşal”lik rütbesi verilmesinin ardından Başkumandan tarafından TBMM’de yapılan teşekkür konuşmasında Başkumandan bu başarı konusunda Meclisi ve Türk Ordusunu öne çıkarmış, başarının gerçek muhatabının da yüce Meclis’in iradesiyle kuvvet bulan Türk Ordusu olduğunu belirterek müstesnâ ve moral değeri yüksek bir konuşma yapmıştır. Giriş Bugünkü - [Jules Payot'un "İrade Terbiyesi" Kitabı Üzerine Tahlil ve Çıkarımlar](https://www.dibace.net/jules-payotun-irade-terbiyesi-kitabi-uzerine-tahlil-ve-cikarimlar/) - İnsanın dışında hiçbir canlının malik olmadığı en yüksek aynı zamanda da en alçaltıcı vasıftır irade. Dolu tarafından baktığımızda hayatı anlamlı kılan, renklendiren iradeyi terbiye etmek öyle sanıldığı kadar kolay bir iş değildir. Hiçbir terbiye yoktur ki aşırılıklarına müdahale edilmemiş olsun. Aklı, zihni ve hisleri hizaya sokmak, hudutlarını belirlemek zamanla birlikte bin bir emek ister. “İrade - [Büyük Avrasyacı'nın "Vasiyeti"](https://www.dibace.net/buyuk-avrasyacinin-vasiyeti/) - Prof. Dr. Nizami Ceferov, 1959 yılında Azerbaycan'ın Ağstafa kasabasında doğmuş önemli bir filolog ve akademisyendir. Azerbaycan Devlet Üniversitesi Filoloji Fakültesi'nden mezun olmuştur. Onun bilimsel çalışmaları ve kariyeri oldukça geniştir. Kariyerine 1985 yılında Nesimi Dilbilim Enstitüsü'nde bilimsel araştırmacı olarak başlamıştır. Özellikle genel dilbilim alanında önemli katkılarda bulunmuştur. Klasik genel dilbilim modellerini modernize ederek yeni bir bakış - [Vefâlı Türk Geldi Yine...](https://www.dibace.net/vefali-turk-geldi-yine/) - “Halbûki en parlak kahramanlık eğer bir kalem ona şehâdet etmezse, karanlıkta parlarken rüzgârın söndürdüğü ışıklar gibi tamamen kayboluyor, hiç biilnemiyor… Hâfızâlara nakş ve hakk olması lâzım gelen mucizeler bile untuluyor.” Abdülâh Şinasi Hisar Giriş 107 yıl öncesinin 15 Eylül’ünde Azerbaycanlı soydaşlarımız kutlu bir günü yaşamışlardı. Azerbaycanlı soydaşlarının yardım talebi gereği - [L. N. Tolstoy'un "Diriliş" Adlı Eserinde Roman Teknikleri](https://www.dibace.net/l-n-tolstoyun-dirilis-adli-eserinde-roman-teknikleri/) - Tolstoy, sadece Rus yazınını değil; dünya yazınını da etkileyen, dönüştüren bir büyük virtüöz… Biz bu çalışmamızda yazarın, “Diriliş” romanında kullandığı kimi roman tekniklerinden söz edeceğiz. Romanın içeriği (Sadece küçük bir özet koyduk.), vermek istediği mesajlar ya da yazarın felsefesine girme niyetinde değiliz. Bir çeviri romanda, roman tekniklerini incelemek her ne kadar hakkıyla yapılmış bir çalışma - [Andrea Bajani'nin L'anniversario (Het Jubıleum) Romanı](https://www.dibace.net/andrea-bajaninin-lanniversario-het-jubileum-romani/) - Hayranım İtalyan merdivenlerine. Andrea Bajani’nin Jübile kitabını okumamın birinci nedeni buydu. Güzel bir merdiven, kitaba kapak olmuştu. Kitaba ilgimin şuuraltı bir nedeni daha vardı. Andrea Bajani’yi kadın olarak düşünürdüm. Kadın yazarların kitaplarından daha çok keyif aldığım geçmiş tecrübelerimle sabit. O nedenle kitapları önceliklidir… Andrea Bajani’nin erkek olduğunu sonradan öğrenecektim. Oysa isimden çıkarmam gerekirdi. Kitapta Bajani - [Küresel Çağ'da Müslümanca Roman Yazmak](https://www.dibace.net/kuresel-cagda-muslumanca-roman-yazmak/) - I. Artık Batı modernitesinin hakim olduğu bir çağda değiliz. Postmodern ve postkolonyal çağ da sona erdi. Küresel bir çağda yaşıyoruz ve akıllı telefonlar bizleri küresel bir toplumun yurttaşı haline getiriyor. Artık çocuklarımız kimliklerini ulus devletlerin okullarında ve camilerinde kazanmıyor. Aileler de çocuk yetiştirmede eski merkezi önemini yitirdi. Bir çocuk elindeki akıllı telefonla youtube, facebook, twitter - [Üsküdar’da Bir Güz Öğleni](https://www.dibace.net/uskudarda-bir-guz-ogleni/) - Sırtımıza Eylül güneşini almış, Üsküdar Meydanı’nın kenarına iliştirilmiş eski ahşap taburelerde oturuyorduk Kadir Bal’la. Masamızda ince belli bardakta demli çaylar, dudaklarımızdaysa gündelik hayatın tortusu. Konu konuyu açıyor, memleketin halinden girip insanlığın yorgunluğuna varıyorduk. Kadir’in sesi her zamanki gibi sitemli, ama içinde hâlâ umut taşıyan bir tınıyla doluydu. Yan masaya usulca bir kadın oturdu. Sessizdi, dikkat - [Otoriterliğin Demokratik Araçları](https://www.dibace.net/otoriterligin-demokratik-araclari/) - Günümüz siyasetinin en büyüleyici çelişkilerinden biri, demokrasinin kendi mahiyetinde taşıdığı öz-yıkım gücüdür. 20. yüzyılın sonlarından beri tanık olduğumuz olgu, otoriterliğin eski tezahürlerini aşar. Tank paletlerinin meclis kapılarında gürlediği dönemler atık geride kalmış; yerine seçilmiş liderlerin kendilerinin halk yönetimi kurumlarını sistematik biçimde içeriden aşındırdığı bir çağ başlamıştır. Steven Levitsky ve Daniel Ziblatt'ın adlandırdığı "rekabetçi otoriterlik", çağımızın - [Asude](https://www.dibace.net/asude/) - Fatihalar okuyarak girdim bu şehre Bir de çıkarken Fatiha Girişi çıkışı kabristan bu şehirlerin Öylesine asude öylesine öte her yer Öylesine suskun bütün vakitler Ölümü kutsamakta bu şehirler Ayinler panayırlar festivaller anma günleri Korkunun diyeti besbelli Bu yüzden mahşer yeri bütün meydanlar Caddeler lebalep insan Kuşlara öykünür de şarkı söylerler durmadan Gövdemi uzatsam bir selvi - [Mustafa Delioğlu'nu Uğurlarken...](https://www.dibace.net/mustafa-delioglunu-ugurlarken/) - Boğaza giren kocaman gemiyi balkondan seyrediyorum. Gök masmavi, deniz ayna gibi... Adalara giden bir vapur o aynanın üstünde iz bırakıyor. Martılar telaşla izin üstüne inci taneleri gibi diziliyorlar. Sanki denizin mavi gerdanında bembeyaz bir gerdanlık. Marmara hoş bir serinlik yayıyor. Sabah saat: 7.20. Bu muazzam görüntünün huzur vermesi gerekiyor değil mi? Hayır, huzursuzum. Eşimle Mustafa - [Şehirleşememek Ya Da Kentleşememek](https://www.dibace.net/sehirlesememek-ya-da-kentlesememek/) - Lütfi Bergen ‘şehir’ ve ‘kent’ kavramlarının birbirinden farklı, daha açık bir ifadeyle birbirinden ayrı iki dünyayı anlatan kavramlar olduğunu söyler. ‘Şehir’ kuruluş felsefesiyle, siyasetiyle, ticaretiyle, pazarıyla İslam öğretileri etrafında şekillenir. ‘Kent’ ise Batı anlayışının dünyaperest temelleri üzerinde hayat bulan ekonomisi, siyaseti, pazarı kapitalist, bireyci mantalite etrafında şekillenen yaşam alanıdır. Mevzuyu entelektüel boyutta ele almayı bırakarak - [Sular Tarihin ve Coğrafyanın Hafızasıdır…](https://www.dibace.net/sular-tarihin-ve-cografyanin-hafizasidir-2/) - Suyolları, geçitler, köprüler, uçurumlar ve koca bir coğrafyanın ürettiği türküler, masallar, destanlar sırf konfor ve kolaylık iddiasıyla yok ediliyor. Eğer suyolları olmasaydı Akdeniz dünyasının öbür ucunda oynanan bir çocuk oyununun Torosları aşıp Anadolu içlerine ulaşması da mümkün olmayacaktı. Suyolları olmasaydı, bugün halen Akdeniz kentlerinin düğünlerinin olmazsa olmazı halinde varlığını sürdüren Cezayir türküsü kulaktan kulağa taşınmayacaktı. - [Məhəmməd Füzulinin yaradıcılığında  poetik fiqurlar](https://www.dibace.net/məhəmməd-fuzulinin-yaradiciliginda-poetik-fiqurlar/) - Açar sözlər: klassik poeziya, lirik növ,divan ədəbiyyatı, qəzəl janrı, mətinlə beyt, poetik təcrübə Giriş: Uzun əsrlər boyu qəzəl lirik növün geniş yayılmış janrlarından biri kimi ərəb, fars və türkdilli xalqların poetik təcrübəsində lirik növün geniş yayılmış janrlarından biri kimi özünəməxsus yer tutmuşdur. İşlənmə səviyyəsinə görə qəzəl Şərq xalqlarının əbəbi-bədii yaradıcılıgında aparıcı janrlarından hesab olunur. Divan - [Hep Bir Şeyler Eksik...](https://www.dibace.net/hep-bir-seyler-eksik/) - "Bir küçük insan zerresi hâlinde bu sabah; bütün insanları, çocukları, kuşları, yemişleri, sefilleri ve açları beyhude bir sevgiyle seviyor; kederlenmeye zaman kalmadan birdenbire bir sıçrayışla ayağa kalkıyorum. İlk vapuru karşılamaya koşuyorum. Ve bekliyorum. İlk vapurdan bin bir yabancı çıkıyor. Bir dost çehresi bulamıyorum. Bir şeyler anlatmak ihtiyacındayım. Vapurdan kimseler çıkmayınca kaleme kâğıda sarılıyorum..." S. Faik/Sarnıç - [Büyücülük Olarak Sosyal Bilimler](https://www.dibace.net/buyuculuk-olarak-sosyal-bilimler/) - Bir kitabın gerçek değerini, yazarının kendi mesleğine karşı gösterdiği cesaretle ölçebiliriz. Stanley Andreski'nin "Social Sciences as Sorcery" başlıklı eseri bu anlamda nadir örneklerden. Sosyolog kimliğiyle sosyolojiyi mercek altına alan yazar, akademik dünyanın en kutsal saydığı isimleri bile kıyasıya eleştirmekten çekinmiyor. Andreski'nin temel iddiası şu: Modern toplum bilimleri, bilim kisvesi altında büyücülük yapmaktadır. Bu sert yargı - [TARİHÎ EMRİN MUHTEV ANALİZİ](https://www.dibace.net/tarihi-emrin-muhteva-analizi/) - "Türkiye Büyük Millet Meclisi Orduları! Afyonkarahisar-Dumlupınar Büyük Meydân Muharebesi’nde zâlim ve mağrûr bir ordunun aslî unsurlarını inanılmayacak kadar az bir zamânda imhâ ettiniz. Büyük ve necîb milletimizin fedâkârlıklarına lâyık olduğunuzu ispât ediyorsunuz. Sâhibimiz olan büyük Türk milleti istikbâlinden emin olmağa haklıdır. ….. Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri! Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi Başkumandan Mustafa Kemâl" - [Klassik Şərq və klassik Azərbaycan ədəbiyyatının tədqiqatçısı: Pənah Xəlilov](https://www.dibace.net/klassik-sərq-və-klassik-azərbaycan-ədəbiyyatinin-tədqiqatcisi-pənah-xəlilov/) - Ədəbiyyatşünas, tənqidçi, tərcüməçi Pənah İmran oğlu Xəlilov 1 iyul 1925-ci il tarixində Borçalının Sadaxlı kəndində anadan olmuşdur. Filologiya elmləri doktoru (1969), professor (1971) Pənah Xəlilov ibtidai təhsilini dünyaya göz açdığı kəndində almışdır. 1934-cü il tarixində ailəsinin Gəncəyə köçmələrindən sonra, M.Ə.Sabir adına 5 saylı şəhər orta məktəbdə təhsilini davam etdirmişdir. Azərbaycan Dövlət Universitetinin (indiki Bakı Dövlət - [Uzunhasanoğlu: "Benim İçin Yazmak, Görünmeyeni Görünür Kılmak Demektir."](https://www.dibace.net/uzunhasanoglu-benim-icin-yazmak-gorunmeyeni-gorunur-kilmak-demektir/) - “Bir Aşkın On Günü” adlı romanınız geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Hayırlı olsun, okuru bol olsun. Önceki romanlarınız “Evvel Bahar” ve “Uzak Bir Masal”da da aşkı yazdınız. Romanların odağında aşk var. “Bir Aşkın On Günü”nde adından belli olduğu gibi bir aşk romanı. Acısıyla, ayrılığıyla, sevinciyle, vuslatıyla, derdiyle, mutluluğuyla bir aşk romanı. Neden romanlarınız aşkı konu ediniyor? Günümüzde - [Anafartalar](https://www.dibace.net/anafartalar/) - “Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer. ………… Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? "Gömelim gel seni tarihe!" desem, sığmazsın.” Mehmet Âkif Ersoy, Çanakkale Şehitlerine Giriş Dibace.net sitesinde 17 Temmuz 2025 tarihinde yayımlanmış olan “Gelibolu’da Kanlı Günler” başlıklı makalemde (https://www.dibace.net/irfan-paksoy/geliboluda-kanli-gunler/) tarihî yarımadada Çanakkale Cephesinde 18 Mart 1915 - [Şaire Mektup-I](https://www.dibace.net/saire-mektup-i/) - Kalemin yazmıyor mu? Neden sustun gene… Her susuşunda, yürekler parçalanır, kıyametler kopar… Dargın yazıyor kalemin Şehrin geceleri uyutmasın gözlerini Sisli bir duman çöküyor üstüne Şiirler kafiyesiz sözcüklerde… Feryadın doruğuna çıkıyor acılar, gözyaşlarım yağmur gibi iniyor toprağa, uğursuz baykuşlar konmuş şehrimize… Kelimelerin diyar-ı sürgüne hicret ediyor. Bürünmüşsün geceye, karanlığı yorgan yapıp örtmüşsün üstüne… Yitirdin mi yitik - [Kızılcıklar Oldu...](https://www.dibace.net/kizilciklar-oldu-2/) - Kızılcık, kimseye boyun eğmeden, yalnızca yaşadığı coğrafyaya tutunarak ayakta kalmayı ilke edinen Anadolu halkının elini uzattığında tutunduğu ilk dallardan biriydi. Anadolu coğrafyası üzerinde hızla artan kentleşme baskısı ve yıkıcı uygulamalar ne yazık ki ilk önce bu kadim türlerin dalını kırıyor. Herhangi bir koruma kalkanı bulunmayan kızılcık ağacı da tıpkı alıç, kuşburnu, muşmula, mersin, çitlembik ve - [Türkiye'nin Kültürel İhyası ve Diaspora](https://www.dibace.net/turkiyenin-kulturel-ihyasi-ve-diaspora/) - Türkiye’nin edebiyat ve düşünce hayatında irtifa kaydetmesi, kültürel bir ihya sürecine girmesi Türkiye dışında ama gönülleri bu topraklarla kaim bir nesle mi kısmet olacak?.. Bu sorunun çıkış noktası, Temmuz’un ikinci haftasında bir program vesilesiyle Saraybosna’ya gerçekleştirdiğim ziyaret oldu. Ama ziyaretin detaylarına geçmeden önce meramımı ifade edebilmem için meseleyi biraz geriden almam gerekiyor. Muhakkak bilenler, en - [Başkumandan'ın Dış Basına Verdiği Bir Demeç](https://www.dibace.net/baskumandanin-dis-basina-verdigi-bir-demec/) - “Yıllarca mücadeleye mecbur kalsak bile Yunanları Anadolu’dan çıkarmaya kesin olarak azmettik. Türkiye Türklerindir; işte milliyetçilerin ilkesi budur. …” Başkumandan Mustafa Kemâl Paşa’nın Associated Press Ajansının Muhabirine Verdiği Demeçten (15-16 Ağustos 1921) Giriş Bu makalenin konusu Başkumandan Mustafa Kemâl Paşa’nın Sakarya Muharebesi (23.08-13.09.1921) öncesinde (15-16.08.1921) Associated Press Haber Ajansının [1] muhabirine verdiği demece ilişkindir. O Dönemdeki - [Bir Şair Daha Göçtü](https://www.dibace.net/bir-sair-daha-goctu/) - Orhan Aras geçtiğimiz günlerde vefat eden sitemizde (https://www.dibace.net/) şiirlerini yayınladığımız Memmed İsmayıl (Mehmet İsmail)'ı yazdı. İsmayıl'ın ruhu şad olsun, mekânı cennet... ***************** Memmed İsmayıl (Mehmet İsmail), Azerbaycan Türkçesinde sadece bir şair değildi. Gerçek bir aydındı. Doğu ve Batı kültürünü içten özümsemiş, sindirmiş ve zarif şiirleriyle terennüm edebilmişti. Ülkesine ve halkına vurgundu. Bunu Azerbaycan mevzubahis olduğunda - [Yılmaz: "Okumasaydım ve Yazmasaydım Sıkıntıdan Ölürdüm Herhalde."](https://www.dibace.net/yilmaz-okumasaydim-ve-yazmasaydim-sikintidan-olurdum-herhalde/) - Geçtiğimiz aylarda “Doğa Yürüyüşleri” adlı deneme kitabınız yayımlandı. Hayırlı olsun, okuru bol olsun. Okurlar sizi romancı olarak tanıyor. Hatta ödüllü bir romancısınız. Cadı, Gerçek Hayat, Ağaçların Rüyası romanlarından sonra neden bir deneme kitabı yayımladınız? Bu kitabı ortaya çıkaran duygular neydi? Bahseder misiniz “Doğa Yürüyüşleri”nden? Hem bir romancı hem de bir okur olarak en çok hayranlık - [Orta Doğu'nun Mimarı Mark Sykes](https://www.dibace.net/orta-dogunun-mimari-mark-sykes/) - On sekizinci yüzyıldan itibaren emperyal amaçlar güden Avrupa devletlerinin uyruğu olan kişiler ama özellikle Britanya uyruklu birçok gezgin, araştırmacı, arkeolog, gazeteci Osmanlı Devleti hâkimiyetindeki topraklara seyahatler yaptılar. Muhakkak ki bu seyyahlar, araştırmacılar, arkeologlar, gazeteciler sadece söz konusu mesleklerle iştigal eden kişiler değil aynı zamanda kendi devletlerinin istihbarat servislerinin bir elemanı ya da bu istihbarat servislerine - [Bilgin: "Hayat Düz Bir Çizgide İlerlemiyor. Yaşadığımız Âna Sürekli Geçmişle Ve Gelecekle İlgili Düşünceler Giriyor."](https://www.dibace.net/bilgin-hayat-duz-bir-cizgide-ilerlemiyor-yasadigimiz-ana-surekli-gecmisle-ve-gelecekle-ilgili-dusunceler-giriyor/) - Romanlarınızın özellikle de “Emine”nin odağında yer alan kavramlardan biri de “göç”. Neden “göç” konusu romanlarınızda bu denli yer alıyor? Son zamanlarda göç, göçebelik, mültecilik en sık duyduğumuz kavramlardan. Neler düşünüyorsunuz bu kavramlarla ilgili? Sorunuzun cevabını Emine: Bir Göç Hikâyesi adlı romanımın arka kapağında vermişim sanırım. Şöyle demişim: “Yaşadığımız coğrafyada, bir ya da iki kuşak geriye - [Taşrada Hafızanın Sesi: Araştırmacı-Yazar Aydın Demiröz ile Kengiri’den Günümüze Çankırı Basını Üzerine Söyleştik.](https://www.dibace.net/tasrada-hafizanin-sesi-arastirmaci-yazar-aydin-demiroz-ile-kengiriden-gunumuze-cankiri-basini-uzerine-soylestik/) - Ahmet Şahin: 1921’de yayın hayatına başlayan Kengiri Vilayet Gazetesi ile Çankırı basın tarihinin resmi olarak başladığını belirtiyorsunuz. Bu ilk adımın, dönemin siyasal atmosferi ve Milli Mücadele bağlamında taşıdığı sembolik anlamları nasıl yorumluyorsunuz? Aydın Demiröz: Osmanlı Devleti’nin son yılları. Anadolu’nun ortasında Kastamonu’ya bağlı bir sancak olan Çankırı için bu çok büyük ve önemli bir olaydır. İlk - [İlhan: "Şiddet Bir Sarmal, 'Kimin Gücü Kime Yeterse'ye Dönüşüyor Bir Noktadan Sonra."](https://www.dibace.net/ilhan-siddet-bir-sarmal-kimin-gucu-kime-yeterseye-donusuyor-bir-noktadan-sonra/) - "Nişan Evi” iki öykü kitabından sonra yayımlanan ilk romanınız. Kitabınızı kitapçı raflarından elimize aldığımızda bir nişan merasimini okuyacağımızı düşünüyoruz. Herkesin mutlu olduğu, sevincin egemen olduğu bir merasim. Ama kitabı okumaya başladığımızda her sayfada boğazımıza yumruk gibi oturan gerçekler var. Kitabınızın bildirisinden bahseder misiniz? Neyi bildirmek istiyor “Nişan Evi”? Neşe dolu, mutlu bir merasim olması gerekirken - [Dirmilli Curacı Kadir Türen](https://www.dibace.net/dirmillili-curaci-kadir-turen/) - “Erik Dalı” türküsünü duymayan, bilmeyen yoktur sanırım. “Erik dalı gevrektir/Amanın basmaya gelmez/Elin gızı naziktir/Amanın küsmeye gelmez” diye devam eder türkü. Bir kaç yıldır Ankara havası olarak nişanlarda, düğünlerde, nümayişlerde sürekli çalınıyor; kimileyin işkenceye dönüşüyor kimileyin içimizi kıpır kıpır ediyor “Erik Dalı.” Hepimizin hatırındadır: A Milli Kadın Voleybol takımımız 2023 CEV Avrupa Şampiyonu olduklarında şampiyonluk sevincini - [‘Mezarda Çocuk Büyütmek’](https://www.dibace.net/mezarda-cocuk-buyutmek/) - ‘Bir arabacının gölgesini gördüm, bir arabanın gölgesini bir fırçanın gölgesiyle temizliyordu.’ Dostoyevski Bir arkadaşım anlatmıştı; Yıllar önce bir Yahudi iş adamıyla iş görüşmesi için randevulaşmışlar. Adam huyuna uymayacak şekilde gecikmiş. Sonra gelince özür dilemiş ve kusura bakmayın çocukla beraberdim. Suyunu çiçeğini verip biraz vakit geçirdim. Dalmışım. o yüzden geciktim demiş. Arkadaşım, tam anlamamış, Allah bağışlasın - [Puşkin Yazıları-V: Puşkin Dağlarında](https://www.dibace.net/puskin-yazilari-v-puskin-daglarinda/) - Ağaçların bir insanın hayatıyla böylesine birebir ilgilendirilerek anıtlaştırıldığı bir başka coğrafyaya rastlamadım; ne Söğüt’ün ceviz ağaçları ne Bursa’nın çınarları... Meşe, ıhlamur, akağaç, kayın, gürgen, çam... Üç eski Rus mâlikânesi Michaylovskoye, Trigorskoye ve Petrovskoye çevresinde Puşkin adıyla bağlı olmayan herhangi bir ulu ağaç görmek imkânsız. "-Eugen Onegin’inin birinci bölümünü şu meşenin altında tamamladı; Dekabrisler şiirini şu - [Mahallenin Kalbi](https://www.dibace.net/mahallenin-kalbi/) - Fırının önünde, taze ekmek kokusunun havaya sindiği o tanıdık, huzur veren atmosferde sıramızı bekliyorduk. Öğle saatleriydi. Herkesin elinde, dumanı tüten ekmeklerle bir an önce eve dönme telaşı... Fırıncı Bekir abi, yılların tecrübesiyle, hem çevik hem güleryüzlü bir şekilde herkese yetişmeye çalışıyordu. Sıranın ortalarında, on beş yaşlarında, güleç yüzlü, sempatik bir genç duruyordu. Gözleri parlıyordu, yüzünde - [Acıyı Şenlik Yapmak](https://www.dibace.net/aciyi-senlik-yapmak/) - Kaç zamandır Seferberlik sırasında şehit düşen büyük dedemiz Halloğlu Hamza Ağa ve kardeşi Derviş Ağa'nın ölüm haberinin alınmasıyla ilgili bir yazı kaleme almayı düşünüyordum. Nasip bu güneymiş. Anlatacaklarım, acıyı bal eyleyen Anadolu köylüsünün; söz konusu vatan olunca gerisini teferruat sayması, ancak kayıplarının acısını da derinden yaşaması hikâyesidir. Anadolu’nun derin irfanı ve töresinin, acıyı nasıl şenlik - [Dr. Hayati Bice İle Yesevî ve Yesevîlik Üzerine Sohbetimiz...](https://www.dibace.net/dr-hayati-bice-ile-yesevi-ve-yesevilik-uzerine/) - Sohbetimize başlarken öncelikle Ahmet Yesevî’nin ve Divân-ı Hikmet eserinin ülkemizde tanınması noktasındaki çalışmalarınız için teşekkür etmek isteriz. Ülkemizde tasavvuf, tarikat, Hoca Ahmet Yesevî adlarını çokça duyuyoruz ama maalesef bunları gereği gibi bilmiyor, tanımıyoruz. Ortalıkta bir sürü şehir efsanesi, tevatürler dolaşıyor. Herkes kendine göre bir tasavvuf tanımlıyor, kendi Ahmet Yesevî’sini seviyor. Belki de çoğu insan sevdiğini, - [Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu İle Türk Mitolojisi Sohbetimiz](https://www.dibace.net/prof-dr-yasar-coruhlu-ile-soylesi/) - Hocam öncelikle söyleşi isteğimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Sohbetimize başlamadan önce sizi tanımak isteriz. Kimdir Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu? Ben 01.01.1964 yılında Trabzon’un Of ilçesinde doğdum. İlk okulumu İstanbul, Zeytinburnu, Bozkurt İlkokulu’nda, Orta Okulu, İstanbul/Koca Mustafa Paşa, Vedide Baha Pars Orta Okulu’nda, Liseyi ise İstanbul, Cerrahpaşa’daki Davut Paşa Lisesi’nde okudum. 1980-81 Öğretim yılında, İstanbul - [Dijital Edebiyat’ın Metropol Mücahidi](https://www.dibace.net/dijital-edebiyatin-metropol-mucahidi/) - Her şeyin hızlı ve hızla değiştiği bir çağdayız. Yaşamın ritmi, insan ilişkileri, iletişim biçimleri bu değişimin görülebileceği alanlardan. Her şeyin değiştiği bir yerde mutlaka edebiyat da edebiyat biçimleri de değişecek. Hayatın hızlı ritmine uymayan, ritmi bozan metinler ister istemez sürecin dışında kalacak ya da izleyicilerini sürecin dışında bırakacak. Okuyucu artık hızını yavaşlatan, vaktinin çoğunu alan - [Sakarya Zaferi Öncesindeki Yenilgi (Kütahya Ve Eskişehir Muharebeleri)](https://www.dibace.net/sakarya-zaferi-oncesindeki-yenilgi-kutahya-ve-eskisehir-muharebeleri/) - Giriş Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, 10- 24Temmuz 1921 tarihleri arasında Yunan Küçük Asya [1] Ordusu [2] ile TBMM Batı Cephesi Kuvvetleri arasında meydana gelen, Afyon, Kütahya ve Eskişehir’in kaybedildiği, Batı Cephesi kuvvetlerinin yenilgisiyle sonuçlanan ve Batı Cephesi kuvvetlerinin muharebeye devam etmesi hâlinde imhâ olmak yerine daha elverişli şartlarda muharebeye devam etmek üzere Sakarya Nehri’nin doğusuna çekildiği muharebelerdir. - [Fırın Sıcağında Sabır Pişer mi?](https://www.dibace.net/firin-sicaginda-sabir-piser-mi/) - Urfa’da fırıncı olmak, sadece hamurla değil, insanla da uğraşmak demektir. Ve inanın bana, bu topraklarda fırıncılık bir meslekten çok daha fazlası… Bazen denk geliyorum, ağzım açık kalıyor. O fırıncı, o sıcaklığın, o telaşın, o tahammülsüzlüğün içinde hâlâ ayakta. Hayran kalmamak elde değil. Urfa sıcağında ekmek pişiren değil, sabır pişiren insanlar onlar. Sabah ezanıyla açılan kepenkler, - [Kirvem, Hallarımı Böyle Yaz](https://www.dibace.net/kirvem-hallarimi-boyle-yaz/) - İmkânsızı sever aşk. İmkânsızla anlam kazanır, hayat bulur, ötelere uzanır. ‘İmkânsızlık sınavını geçemeyen aşk, aşk değildir’ diyemeyiz lakin aşkın imkânsız sınavlar geçidi olduğunu iddia etmek de pek abartılı sayılmasa gerektir. İmkânsızlıkların, engellerin ve zorlukların sarkacında salınır aşk bir o yana, bir bu yana. Durmadan farklı ve yeni bariyerler, engeller, dar geçitler, badireler yükselir aşk yolunda. - [Gençosmanoğlu'nun Destanları Arasında](https://www.dibace.net/gencosmanoglunun-destanlari-arasinda/) - 21 Ağustos 1992'de vefat eden şair Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun ruhuna fatihalarla… Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun kitapları ile ilk defa 1973 yılında Tunceli’nde iken karşılaştım. Öğretmen okulunda öğrenci idik. Sanırım Ağınlı arkadaşlarımız getirmişlerdi. Bu iki kitap, Kopuzdan Ezgiler ve Malazgirt Destanı adlarını taşıyordu. Kopuzdan Ezgiler’deki şiirler benim Elazığ’ı ve Elazığlıları sevmemde, yanı başımda bulunan arkadaşlarımla birlikte - [Türkiye’nin Gerçekliği, Sezen Aksu Ve Müzik](https://www.dibace.net/turkiyenin-gercekligi-sezen-aksu-ve-muzik/) - Türk pop müziğinin özellikle 1980 sonrası seyrini belirleyen temel isim olarak kodlayabileceğim Sezen Aksu uzun bir aradan sonra yeni albümünü dijital platformlardan yayınladı. “Paşa Gönül Şarkıları” ismini verdiği albüm aynı zamanda Aksu’nun 50. sanat yılına denk düşen bir çalışma. Kolejli çocukların 1960’larda yabancı şarkılara Türkçe sözlerin yazıldığı aranjmanlardan, Anadolu Rock’a kadar uzanan Türk Pop Müziği’nin - [Müslüman Tolstoylar İçin: Hidayet Romanı Yazmak](https://www.dibace.net/musluman-tolstoylar-icin-hidayet-romani-yazmak/) - I. Bu konuşmayı İslam’ın ideolojik propagandasını yapmak isteyenler için değil, gerçek bir hidayet deneyimi yaşamak ve bu deneyimin yarattığı kutsanmış mutluluk deneyimini tatmak ve insanlarla paylaşmak isteyen sanatçılarımız için gerçekleştiriyorum. Benim burada ele alacağım mesele belki de bugün konuştuklarımız arasında en önemsiz mesele. Fakat roman ve sanat belki de Müslümanlar olarak en önemli meselemiz çünkü - [Pop Müziğimizin Kurucuları TİP’li Ve MHP’liydi](https://www.dibace.net/pop-muzigimizin-kuruculari-tipli-ve-mhpliydi/) - Türk Pop Müziğinin iki kurucu isminin ideolojik öykülerinde, 1970’leri hazırlayan iki önemli siyasal örgütlenme olan TİP ve CKMP bulunmaktadır. Bu ilişkinin uzantısı özellikle 1970’lerde asıl örneklerini veren Anadolu Pop/Rock arayışının bir müddet sonra hızla politikleşmesinin de sebeplerini açıklayacak bir veri olarak düşünülebilir. Türkiye’de hususen siyasal bir örgütlenme için bestelenmiş ilk şarkının tarihi Türkiye İşçi Partisi - [Erzurum Kongresi: Önemli Bir Bölgesel Kongre](https://www.dibace.net/erzurum-kongresi-onemli-bir-bolgesel-kongre/) - Erzurum Kongresi’nin iki büyük özelliği vardır: Birincisi Mustafa Kemâl Paşa’ya liderlik yolunu açması, ikincisi de daha sonra Sivas Kongresinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin aynen benimseyecek olduğu müdafaa-i hukuk prensiplerini ve teşkilat tüzüğünü hazırlamış olmasıdır. Giriş… Bu makalenin konusunu her ne kadar bölgesel bir kongre olsa ve amaçları da başlangıçta bölgesel amaçlarla sınırlı olsa - [Hem Okudum Hem Yazdım](https://www.dibace.net/hem-okudum-hem-yazdim/) - Kitabın farklı coğrafyalarda yaşayan insanları birleştirip kaynaştıran ve dahası yönlendiren çarpıcı bir örneğini Üsküp Kitap Kulübü'nde okudum. Daha da önemlisi genç yüreklerin ne kadar da ilgiye ihtiyaçları olduğunu, yönlenmeyi beklediklerini ve küçük bir dokunuşun onların hayatlarında ne kadar kıymetli olduğunu da bu çalışmayla yeniden müşahede etmiş oldum. Bir de gönül coğrafyamız Balkanların bizim için ne - [Erzurumlu Âşık Sümmanî… Sümmanî Baba…](https://www.dibace.net/erzurumlu-asik-summani-summani-baba/) - Erzurumlu Âşık Sümmanî… Sümmanî Baba… “Ervahı ezelde levh ü kalemde” diyerek söze başladığı şiirinde insanın, insan ömrünün hülasasını dile getirir. Koca bir ömrün hülasası… Dünya hayatı meşgalesiyle, aldatıcılığıyla insanı içine alan, yutan bir kara dumana benzer. Kendini aydınlık gösteren, türlü ziynetlerle süsleyen bir kara duman… Kopup geldiği yeri hatırından çıkaran, ezeli yeminini unutan insan dünyanın - [Göka: "Yaşadığımız Dünyanın Belirleyici Özelliği, Sunilik..."](https://www.dibace.net/goka-yasadigimiz-dunyanin-belirleyici-ozelligi-sunilik/) - Geçtiğimiz günlerde “Umuda İmkan Aramak” adlı kitabınız yayımlandı. Hayırlı olsun, okuru bol olsun. Hocam kitabınızı yayımlama nedenleriniz nelerdi? Hangi saikler bu kitabı yazmanıza; ya da sizin de belirttiğiniz gibi daha önce yazdığınız yazıları bir araya getirip kitaplaştırmanıza sebep oldu? Bahseder misiniz “Umuda İmkan Aramak”tan? Çok teşekkür ederim. Teknolojinin sağladığı kolaylıklar nedeniyle bilgiye ulaşmanın ve yazmanın - [Bir Film: ''Operasyon Valkyrie''](https://www.dibace.net/bir-film-operasyon-valkyrie/) - Amerikan film yönetmeni Bryan Singer'in yönettiği ve Tom Cruise'nin başrolde oynadığı, 2008 ABD-Almanya ortak yapımı politik gerilim ve savaş filmi bulunuyor: ‘’Valkyrie’’ Bu filminde Almanya’da Hitler’e karşı 15 Temmuz 1944 tarihinde planlanan ancak 20 Temmuz 1944 tarihine ertelenip icra edilen bir suikast anlatılıyor. Bu film gerçek olaylara dayanıyor. Bu anlamda bu film bir filmden ziyade - [Davadan Devlete İsmailik](https://www.dibace.net/davadan-devlete-ismailik/) - Karmatiler’e karşı yükselen nefret kimi irfan ehlinin de Karmati suçlamasıyla saf dışı edilmesine zemin oluşturuyordu. Siyasi ve ekonomik menfaatler akide düzeyinde bir çatışmaya indirgeniyor ve hakikatle siyaset arasında nice başlar düşüyordu. Ünlü mutasavvıf Hallac-ı Mansur’un Abbasi sülalesinin bazı üyeleri de dâhil, halk arasındaki büyük etkisi, kendisine karşı bazı çevrelerin kıskançlığını uyandırmış ve onun bir Karmati - [Karabulut: "Ülkümün Sesi, Milliyetçi Kalemin Serhadda Yankısıdır."](https://www.dibace.net/karabulut-ulkumun-sesi-milliyetci-kalemin-serhadda-yankisidir/) - Ahmet Şahin: “Ülkümün Sesi” dergisi hangi düşünsel ihtiyaçtan doğdu? Yayın fikri nasıl olgunlaştı? Gazi Karabulut: 1989-1993 yılları arasında 19 Mayıs Üniversitesi Amasya Eğitim Fakültesinde okurken yerel gazetelerde köşe yazıları yazıyordum. Çoğunluğu dört sayıdan ibaret olan bu yerel gazeteler, bir fikir yapılanmasından ziyade yerel haberler ve birkaç köşe yazısından ibaretti. 1994 yılında Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesine öğretmen - [Gelibolu'da Kanlı Günler...](https://www.dibace.net/geliboluda-kanli-gunler/) - Müttefik Donanmasının 18 Mart 1915 tarihindeki deniz harekâtının hezimetle sonuçlanması üzerine İngiliz Kabinesi bu kez Çanakkale Boğazı’nın karadan geçilmesi için bölgeye çıkarma yapılması ve ardından da kara harekâtı yapılmasına karar vermiştir. Giriş Bu makalede Çanakkale Cephesinde 18 Mart 1915 tarihinde Müttefik Deniz Filosu tarafından yapılan ve hezimetle sonuçlanan deniz harekâtından 13 Temmuz 1915 tarihinde gerçekleşen - [Nizamettin Onk Armağanı](https://www.dibace.net/nizamettin-onk-armagani/) - Geçen yıl kaybettiğimiz tarihçi ve halk bilimci Nizamettin Onk Hoca için bir kitap hazırladık. Gençliğinden beri dönemin önemli kültür dergilerinde yayınlanmış olduğu makaleler ve kitaplarla âşıklık geleneği ve yöresel kültürler konusunda önemli çalışmalara imza atan Nizamettin Hoca hazırladığımız kitapta çeşitli yönleriyle genç nesillere tanıtılmaya çalışıldı. Nizamettin Onk 23 Nisan 1937 tarihinde Iğdır’da dünyaya geldi. Babasının - [Puşkin Yazıları-IV: Riga Oteli'nde Puşkin'siz Bir Rüya](https://www.dibace.net/puskin-yazilari-iv-riga-otelinde-puskinsiz-bir-ruya/) - Ne zamandan beridir bir Puşkin tutturmuş gidiyoruz ama, belki şu an, şimdiye kadar fırsat bulup onun hakkında herhangi bir bilgi edinememiş bir okuyucuyla karşı karşıya olduğumuzu düşünmüyoruz. Galiba, bilmeyenler için -bilenlerden af dileyerek- kısa bir Puşkin biyografisi denemek hiç de fena olmayacak. Modern Rus edebiyat dilinin kurucusu, gerçekçi anlatım tarzının öncüsü sayılan Aleksandar Sergeyeviç Puşkin, 6 - [Enver Uzun'la Araz’ın İki Yakası Arasında Bir Hafıza Arşivi: Güney Azerbaycan’da Basın Faaliyetleri Hakkında...](https://www.dibace.net/enver-uzunla-arazin-iki-yakasi-arasinda-bir-hafiza-arsivi-guney-azerbaycanda-basin-faaliyetleri-hakkinda/) - Güney Azerbaycan basın faaliyetlerinin 1816 yılına uzandığını ifade ediyorsunuz. Bu dönemde matbuatın şekillenmesinde hangi tarihî, sosyal ya da kültürel dinamikler etkili olmuştur? İran matbuatının gelişimi şüphesiz batıya dayanır. İran’da Türklerin çıkardığı yayın organları üzerinde sıkı bir baskı vardı. XIV yüzyılda kâğıt fabrikasının kuruluşu bu bağlamda çok önemli idi. Bir anlamda basın milletlerin dili, hissi ve - [Küçük Eller, Büyük Kalp](https://www.dibace.net/kucuk-eller-buyuk-kalp/) - Bazı hikâyeler vardır; duyanı susturur, anlatanı büyütür. Bugün Helin’in hikâyesini dinledim. Ve uzun zamandır ilk kez bu kadar derin sarsıldım. Henüz on altısındayken, ailesi tarafından kuzeniyle evlendirilen Helin, çocuk yaşta, oyuncaklara doymadan anne olmuştu. Kocası genetik hastalıklarla boğuşuyordu. Ne yazık ki bu hastalık, doğan kızına da geçmişti. Hayat, Helin’in omuzlarına hem anneliği, hem de eş - ["Kültürel İktidar", Türk Sağı, 1970’ler Ve TÖMFED](https://www.dibace.net/kulturel-iktidar-turk-sagi-1970ler-ve-tomfed/) - “Kültürel iktidar” meselesinin tartışıldığı geçtiğimiz yıllarda asıl söylenmek istenen hiç kuşkusuz Türk sağı ve sanat üretimi ilişkisinin sorunlu olduğu tezidir. -Ancak özellikle 1970’lerin ikinci yarısı dikkate alındığında- üzerinde bu zamana dek hiç akademik çalışma yapılmamış ve bence aklı başında doktora tezini hakkedecek bir kurumdan bahsetmek mümkün: Töre Musıki Folklor Derneği (TÖMFED). Bünyesinde folklordan, müziğe, sinemadan, - [Faşizm, Hayek ve Kırkayak](https://www.dibace.net/fasizm-hayek-ve-kirkayak/) - Tanımlar İnsanların genellikle ‘’tanım’’ ve ‘’kavram’’ ile pek bir ilgisi bulunmuyor. Genellikle bir konunun veya kavramın adı biliniyor ancak bu konu veya kavramı tanımaya ve tanımlamaya gelince doğru bir tanıma ve tanımlama yapılamıyor. Bu zaman da kavram karışıklığı ortaya çıkıyor ki o zaman da kimse kimseyi anlayamıyor. Bu nedenle her şey tanımla başlıyor, araçlarla yola - [BANKOMATIN SƏRGÜZƏŞTİ](https://www.dibace.net/bankomatin-sərguzəsti/) - Kadzio Simadzaki həmkarı Sadzanami Mori və Toson Sudzukiyə təlaşla dönüb dedi: – Siz onu Azərbaycan dilində proqramlaşdırmalısınız. Aydındır? Başqa heç nə bilmək istəmirəm. Toson Sudzuki Sadzanami Moriyə baxıb çiyinlərini çəkdi. Sonra təəccüblə Kadzio Simadzakidən soruşdu: – Məgər onlarda ingilis dili işlədilmir? İngilis dili oralarda başa düşülmür? Kadzio Simadzaki çiyinlərini çəkib dedi: – Dəqiq bilmirəm. İngilis dilini də proqrammlaşdırmalıyıq. - [ÖRNƏK İNSAN, USTAD MÜƏLLİM](https://www.dibace.net/ornək-insan-ustad-muəllim/) - Bu dünyaya gələn bir gün gedəcək, Mən də gedəcəyəm gedənlər kimi. Dünyada əbədi qalan deyiləm Onu tərk edəcəm edənlər kimi. 1960-cı ildən elmlə məşğul olan, ömrünün sonuna kimi müəllim kimi fəaliyyət göstərən, Nizami ədəbi irsinin davamçısı 150-dən çox elmi məqalənin müəllifi olan ədəbiyyatşünas prof. X. Yusifli həm də bir tərcüməçi kimi xidmət göstərərək Nizaminin əsərlərini - [Enfokrasi Çağında “İsyan Ahlakı” Mümkün Mü?](https://www.dibace.net/enfokrasi-caginda-isyan-ahlaki-mumkun-mu/) - Enformasyon Rejiminin Yeni Totaliterliği Bugünün dünyasında birey, yapay zekâ destekli teknolojilerle donatılmış akıllı şehirlerde ve evlerde, görünmeyen kesintisiz bir gözetim altında yaşıyor. Sosyal medya, arama motorları, mobil uygulamalar ve “akıllı” teknolojiler vasıtasıyla bireylerin davranışları, tercihleri ve hatta düşünsel eğilimleri algoritmalar tarafından izleniyor, sınıflandırılıyor ve de yönlendiriliyor. Öyle ki akıllı telefon, bileklik ve saatler vs. bizi - [Bir Hikâye: (Dursun Ana) - Bir Şiir: (Adadı Kendini Vatana Kurban)](https://www.dibace.net/bir-hikaye-dursun-ana-bir-siir-adadi-kendini-vatana-kurban/) - DURSUN ANA Yağmur, pencereye ince ince vuruyordu. Her damla, geçmişten fısıldayan bir anı gibi akıyordu. Derin bir nefes aldı, Dursun Ana kokuyu tanıyordu: Toprak… Oğlunun ilk çığlığı gibi, hayatın kendini hatırlattığı anların kokusu. Ah oğul… Can oğul… Yüreği kor ateşlerde gözyaşları sel olup akıyordu Dursun Ana’nın. 1988’den beri rahat yüzü görmedik. O zaman da gökyüzü - [Taşrada Belleğin İzinde: İsmail Bingöl ile Erzurum Mahalli Basını ve Kent Kimliği Üzerine...](https://www.dibace.net/tasrada-bellegin-izinde-ismail-bingol-ile-erzurum-mahalli-basini-ve-kent-kimligi-uzerine/) - Sayın Bingöl, Erzurum Mahalli Basın Tarihi adlı eserinizin ortaya çıkış süreci nasıl başladı? Sizi bu çalışmaya yönlendiren temel saikler nelerdi? 1994 yılında yaptığım yüksek lisans çalışmamın ne olması gerektiği konusuna düşünürken, hocam Prof. DR. Muammer Yaylalı’ya bu konuyu teklif ettim. Ama o zaman Erzurum’un mahalli basının ekonomik olarak irdelenmesi şeklinde teklif etmiştim. O da bunu - [Teopolitik Okumalar-III: TÜRK, PERS ve ARAP AKILLARININ POLİTİK TEOLOJİ  MÜCADELELERİ - ”Siyasî İlahiyat”a Dair Üç Tarz-ı Tefekkür-](https://www.dibace.net/teopolitik-okumalar-iii-turk-pers-ve-arap-akillarinin-politik-teoloji-mucadeleleri-siyasi-ilahiyata-dair-uc-tarz-i-tefekkur/) - “Kişi, kendi halkını çok seviyor gözükmek için onları her zaman göklere çıkarıyorsa tarafsızlığı kaybetmiştir ve bu durumda yapacak bir şey yoktur. Bu tür insanların yurtsever olduğuna inanmıyorum.” Hannah Arendt Bir süredir sizlere ulaştırdığım “Teopolitik Okumalar”ım aslında “Siyasî İlahiyat’a Giriş” olarak düşünülebilir. Bundan kastedilen ise teolojik kavramların veya düşünme biçimlerinin siyasetle ilişkilenme biçimlerinin müzakere edilmesidir. - [Bergen: "Herhangi Bir Entelektüel Cemaatin Mensubu Veya Bir Hizbin Mutlak Uyruğu Olmadan Yazma Kaygısındayım."](https://www.dibace.net/bergen-herhangi-bir-entelektuel-cemaatin-mensubu-veya-bir-hizbin-mutlak-uyrugu-olmadan-yazma-kaygisindayim/) - Geçtiğimiz günlerde “Kuzey Müslümanlığı ve Türk-İslâm Milliyetçiliğinin Eleştirisi” adıyla bir kitabınız yayımlandı. Hayırlı olsun, okuru bolsun. Adı geçen kitabınızı yayımlama nedenlerinizi öğrenebilir miyiz? Kitabınızda ele aldığınız hususlarla ilgili neleri eksik ya da yanlış gördünüz ki böyle bir kitap yayımlama ihtiyacı hissettiniz? Bahseder misiniz bizlere? Türkiye’nin içtimaî ve ekonomik yapısındaki dönüşümler sahip olduğumuz düşüncelere (aslında ideolojilere) - [Kur'an İncil'i Harfiyyen Tasdik Eder](https://www.dibace.net/kuran-incili-harfiyyen-tasdik-eder/) - Hıristiyan İsveç halkına İslam’ın güzelliğini kusursuzca temsil eden Muhammed’e… Bismillahirrahmanirrahim Kuran İslam aleminin mülkü değildir. Aksine Kuran yedinci asırdan kıyamete kadar insanlığa ve yeryüzüne çok kültürlü bir barış getirebilmek için nüzul etmiş çağlarüstü bir mucizedir. Şimdiye kadar etrafına ışık saçmış nice medeniyetlerin başucu olmuş olan Kuran, yirmi birinci asırda da bu barışı yaratmaya kadirdir. - [Ercihan Çakmak'la Yerel Basın Tarihini, Yerel Basının Kurumsal ve Kültürel Boyutlarını Konuştuk.](https://www.dibace.net/ercihan-cakmakla-yerel-basin-tarihini-yerel-basinin-kurumsal-ve-kulturel-boyutlarini-konustuk/) - Gürün basın tarihini Hitit yazıtlarına kadar uzatarak, yazılı iletişimin tarihsel sürekliliğine dikkat çekiyorsunuz. Bu bağlamda, basın tarihi kavramını sadece modern matbuatla sınırlamak mı yoksa daha geniş bir iletişim kültürü perspektifiyle mi ele almak gerekir? Siz bu konuda nasıl bir metodolojik duruş sergiliyorsunuz? 1969 yılında Sivas’ın Gürün ilçesinde dünyaya gelen Ercihan Çakmak, Fahri ve Nejla çiftinin - [Puşkin Yazıları-III: PUŞKİN’İN SÜRGÜN YOLLARINDA](https://www.dibace.net/puskin-yazilari-iii-puskinin-surgun-yollarinda/) - Okuyucularım izin verirlerse, 3.gün programını bir yana bırakıp hemen 4. güne atlayacağım. Eğer yazın artırdığı yazma tembelliğimi yenebilirsem, o gün sunulan Puşkin tebliğlerinin bir özetini ve belki Puşkin’de Byron Romantizminin Yansımaları konulu kendi tebliğimi (ilkin oturup Türkçe’ye çevirmeyi becermem gerek...) takdim etmeye çalışacağım. Tabii, o günün kapalı bir mekânda geçirilmesinin „biz Almanlar“ üzerinde ne kadar - [Jared Diamond ve Çöküş'ten Notlar: Kızıl Erik, Grönland’ın Arktik Halkları ve Çevresel Uyumun Toplumsal Çözümlenmesi](https://www.dibace.net/jared-diamond-ve-cokusten-notlar-kizil-erik-gronlandin-arktik-halklari-ve-cevresel-uyumun-toplumsal-cozumlenmesi/) - Kızıl Erik’in Öyküsü: Göç, Keşif ve Nors Toplumunun İzleri Kızıl Erik, ya da gerçek adıyla Erik Thorvaldsson, yaklaşık 950 yılında Norveç’in güneybatısındaki Jaeren bölgesinde doğdu. Lakabı olan Kızıl, muhtemelen dikkat çekici kızıl saçları ve sakallarından geliyordu. O, Viking çağının en tanınmış figürlerinden biri olarak, hem kendi yaşamı hem de soyundan gelenlerle birlikte İskandinav keşiflerinin yönünü - [Yapay Zekâya Sordum-II](https://www.dibace.net/yapay-zekaya-sordum-ii/) - Yapay zekâya sorduğumuz önceki yazımızdan devam edelim. Makinanın verdiği cevaplar üzerine benimde kısa yorumlarım olacak. 8- Öz güven eksikliğinin temel sebebi nedir? “Özgüven eksikliği, kişilerin kendilerine, yeteneklerine veya değerlerine dair olumsuz düşünceler beslemesi sonucu gelişen bir durumdur. Bunun temel sebepleri çeşitli psikolojik, çevresel ve biyolojik faktörlere dayanabilir: 1. Geçmiş Deneyimler: Çocukluk Dönemi: Aile içindeki eleştiriler, - [Var Olma İradesi](https://www.dibace.net/var-olma-iradesi/) - Her yazar, düşünür ve şair bir anlamda içsel bir yolculuğun maratoncusudur. Bu yolculukta İyi bir maratoncu olabilmek için ise sürekli idman gerekir. Zaman zaman da nefes almak, dinlenmek ve farklı uğraşlarla bedeni ve de zihni rahatlatmak... İşte bu nedenle her yazar, düşünür, şair zaman zaman yüreğinin ta içinde biriken acıları, ızdırapları, sevinçleri, hüzünleri açıkyüreklilikle okuyucularıyla - [“GAL, SENE GURBAN”- BİR SEVDANIN SESİ ](https://www.dibace.net/gal-sene-gurban-bir-sevdanin-sesi/) - O akşam şehir susuyordu. Sokak lambalarının altına yağan yağmur, ıslak kaldırımlarda yankılanan adımlar gibi hafifti. Gökyüzü ağlamakla ağlamamak arasında, gri ve suskundu. Bir kadın pencerenin önünde durmuş, elleriyle çerçeveye tutunmuştu. Gözleriyle uzakları değil, geride kalan zamanı izliyordu. Odada başka kimse yok gibiydi ama vardı… Onun sevdiği adam, arkasında durmuş, konuşamıyordu. Konuşmak istiyor, ama kelimeler onu - [Teopolitik Okumalar-II: SAHİH İNANÇ (ORTODOKS) VE BATIL İNANÇ (HETEREDOKS) İKİLEMİ](https://www.dibace.net/teopolitik-okumalar-ii-sahih-inanc-ortodoks-ve-batil-inanc-heteredoks-ikilemi/) - Giriş #Teopolitik Okumalar 1 yazısında İran-İsrail Çatışması üzerinden iç okumalarımızı klasik metinler üzerinden yapmaya çalıştık. İsrail’in “vekil güç/devlet” olduğu aşikâr, ama gerçekten denildiği gibi bu saldırı topyekûn İslam âlemine bir saldırı mıdır, gerçekten? Böyle kestirmeden ve kesin hüküm verici bir tespit ne derece tutarlıdır? İran’ın Şiî/Caferî öğreti üzerinden Osmanlı’nın Biladüşşam dediği bölgede (Irak, Suriye, Lübnan, - [Güzelsoy: "12 Yıl Önce Yazdığım Saf-Suya Anlat Romanını Yeniden Ele Aldığım İçin, 'Yeni' Değil, 'Yeniden' Dedim."](https://www.dibace.net/guzelsoy-12-yil-once-yazdigim-saf-suya-anlat-romanini-yeniden-ele-aldigim-icin-yeni-degil-yeniden-dedim/) - "Saf-Suya Anlat” romanınızın yazılma ve yayımlanma süreci hakkında neler söylersiniz? Bu romanınız için “‘yeni’ değil, ‘yeniden’ bir eser” diyorsunuz. Bu cümlenizle ne anlatmak istiyorsunuz? 12 yıl önce yazılmış bir romanı yeniden ele aldığım için, “yeni” değil, “yeniden” dedim. Önsözde de ayrıntılı olarak bunun nedenini anlattım zaten. Bir masalın kaldıramayacağı kadar ayrıntılı bazı fikirler üzerine kuruluydu - [Sosyal Roller ve Kişilik](https://www.dibace.net/sosyal-roller-ve-kisilik/) - Alfred Adler’in teorilerini Türk toplumuna özgü dinamiklerle ele almış ve sosyal rollerin birey üzerindeki etkisini incelemiş olan Dr. Turhan Yörükan’a göre, Türk toplumunda aile yapısı, gelenekler ve kolektif değerler, bireyin kişilik gelişiminde belirleyici rol oynamaktadır. Genel Makale yazdığım birkaç mecrâda Ocak 2025 ayında başlattığım zaman zaman bir yazar ve eserini tanıtma uygulaması kapsamında dibace.net sitesi - [Teopolitik Okumalar-I: EKONOMİ-POLİTİK ÇATIŞMALARIN MEŞRUİYETİNİ TEOLOJİ İLE SAĞLAMAK](https://www.dibace.net/teopolitik-okumalar-i-ekonomi-politik-catismalarin-mesruiyetini-teoloji-ile-saglamak/) - Son zamanlarda tekrar gündeme gelen “teo-politik” teriminden kastım tam olarak yazının başlığı. Arap Baharı adıyla İslam dünyasında başlatılan gelişmelere Yemen Sanaa Üniversitesi'ndeyken tanık olmuştum, Suriye, Irak, Filistin ve şimdi de İran üzerindeki operasyonların temelde enerji üretim ve arz merkezlerini (vekil güçleriyle) kontrol etmek isteyen küresel güçlerin Kuşak-Yol ve İmec Projesi çatışmalarından bağımsız olamayacağını düşündüğümü hep - [XƏLİL YUSİFLİNİN ŞEİRLƏRİNDƏ QADIN](https://www.dibace.net/xəlil-yusiflinin-seirlərində-qadin/) - Giriş Xəlil Həmid oğlu Yusifli 1935-ci ildə Qazax rayonunun Aslanbəyli kəndində dünyaya gəlib. Atası Həmid Ömər oğlu Yusifov 1943-cü ildə İkinci Dünya müharibəsində itkin düşmüş, o, qardaşı Ömər və bacısı Mələklə birlikdə anası Tükəzban Həsən qızının himayəsində böyümüşdür. Əslində, Xəlil Yusiflinin şeir yaradıcılığı, mən deyərdim ki, yaşantılarının poetik təzahürüdür. Bəlkə də yaşadıqları onun yaradıcılığında qadın - [Kalem Aşkına](https://www.dibace.net/kalem-askina/) - “Kaleme ve satır satır yazdıklarına...” Güneş, ay, yıldızlar… Aklın sınırlarını aşan bir evren… Her şeyde, adına yemin edilen kalem tarafından yazılmış bir kusursuzluk var. İnsan da bu kusursuzlukta erimiş. Böyle murat etmiş yaratan. Bilenlerin meclisinde; iyiyi, güzeli ve dahası adaleti yazabilmenin şevki! Aydın sancılanması… Sancı derinleştikçe derinleşti… Kalem kara çalmasın! Ak olsun kalemler… Hakk’ın yanında - [Şiirde Gönderme Sanatı ve Kimi Sorunsalları](https://www.dibace.net/siirde-gonderme-sanati-ve-kimi-sorunsallari/) - “Gönderme” (telmih); özellikle divan şiirinde bir şiire, hikâyeye, efsaneye, kutsal metinlere, bir hadise, kıssa ya da tarihî bir olaya gönderme yapma sanatıdır. Divan edebiyatından sonra, Tanzimat, Servet-i Fünun ve Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde de çok sık kullanılan sanatlardandır telmih sanatı. Yerine göre kullanıldığında hoş duran bu sanatı, şairim diyen hemen herkes en az bir kere - [Kahya: "Durup Soluklanmak Lazım. Durmak, Görmek, Bilmek, Duymak..."](https://www.dibace.net/kahya-durup-soluklanmak-lazim-durmak-gormek-bilmek-duymak/) - “Tepsideki Melek” adıyla geçtiğimiz günlerde bir romanınız yayımlandı. Hayırlı olsun, okuru bol olsun. Romanınız okuru hem adıyla hem kapağıyla bir masala, bir nostaljiye, bir ailenin kuşaklar boyu yaşamına çağırıyor. Evet, önümüze bir ailenin acılarla, inceliklerle, hüzünlerle ve sevinçlerle örülü bir tarihini getiriyor “Tepsideki Melek”. Bir çocuğun dilinden bir aile tarihini okuyoruz, dinliyoruz… Bize “Tepsideki Melek”ten - [Atam İbrahim'den Oğlum İbrahim Ata'ya 28 Sene Sonra Bakışım](https://www.dibace.net/atam-ibrahimden-oglum-ibrahim-ataya-28-sene-sonra-bakisim/) - Sevgili babam Şalgamcı İbrahim Kara(oğlu)’yı vefatının 28. sene-i devriyesinde rahmet ve minnetle anıyorum. Onu unutmadım aksine gün 24 saat dahilinde beş vakit her namazımın sonunda aziz ruhuna dualar ve aşrı şerifler okur, ahirette kendisiyle güzel bir biçimde buluşabilmeyi Allahu Teala’dan sürekli niyaz ederim. Hadis kaynaklarında arkadan dua eden evlat bırakabilmeyi Peygamber Efendimizin “en hayırlı miras” - [Binboğa: "Bir Romanın Entelektüel Düzeyinin Koruyucusu, Romancının Dili ve Üslubudur."](https://www.dibace.net/binboga-bir-romanin-entelektuel-duzeyinin-koruyucusu-romancinin-dili-ve-uslubudur/) - “Merhabalar Mehmet Bey. Geçtiğimiz günlerde, üçüncü romanınız, “Bir Uzun Ağlamak” yayımlandı. Hayırlı olsun, okuru bol olsun. Konu olarak bu romanınız diğer romanlarınızdan ayrılıyor. “Bir Uzun Ağlamak”ın konusu -en azından yarısı- Doğu’nun ıssız bir köyünde geçiyor. Günümüzde köylü romanı yazmak, daha da önemlisi, o romanı okutmak kolay olmasa gerek. Bu anlamda yaşadığınız zorluklar nelerdir? Merhabalar Değerli - [Attila İlhan'ın Eserlerinde Birey ve Toplum: Varoluşsal Yalnızlık, Modernleşme Süreci ve Doğu-Batı İkilemi](https://www.dibace.net/attila-ilhanin-eserlerinde-birey-ve-toplum-varolussal-yalnizlik-modernlesme-sureci-ve-dogu-bati-ikilemi/) - Giriş Attila İlhan, Türk edebiyatının önemli figürlerinden biri olmanın ötesinde, toplumsal ve bireysel meseleleri derinlemesine işleyen, varoluşsal sorgulamalara dair güçlü bir edebi dil geliştiren bir yazardır. Şiirlerinden romanlarına, denemelerinden makalelerine kadar geniş bir yelpazeye yayılan eserlerinde, bireyin toplumla olan ilişkisini, modernleşme sürecinin etkilerini, Batı ile Doğu arasında sıkışmış kimlik arayışlarını derinlemesine inceler. İlhan’ın metinlerinde varoluşsal - [Şiirle Kurulan Kolektif Bir Hafıza: “Unsilenced: Poems for Palestine” Rami Kütüphanesi’nde Tanıtılıyor](https://www.dibace.net/siirle-kurulan-kolektif-bir-hafiza-unsilenced-poems-for-palestine-rami-kutuphanesinde-tanitiliyor/) - Şiirin yalnızca estetik değil, aynı zamanda etik bir müdahale biçimi olduğuna inanan yazar ve şairler, Unsilenced: Poems for Palestine koleksiyonu kapsamında bir araya geliyor. Filistin’e şiirle tanıklık eden bu küresel edebiyat girişiminin Türkiye ayağı, 21 Haziran’da Rami Kütüphanesi’nde düzenlenecek buluşmayla kamuoyuyla paylaşılıyor. “Filistin biziz; bilincimiz, dirliğimiz, birliğimiz, erkilimizdir” sözüyle başlayan bir edebi ve vicdani yürüyüş, - [Hızırla Kırk Saat'te Kadın ve Çocuk: Sezai Karakoç'un Şiirsel Diriliş Mirası](https://www.dibace.net/hizirla-kirk-saatte-kadin-ve-cocuk-sezai-karakocun-siirsel-dirilis-mirasi/) - GİRİŞ Sezai Karakoç, modern Türk şiirinde metafizik ve toplumsal perspektifleri iç içe geçirerek benzersiz bir söylem geliştirmiştir. Onun şiirlerindeki “kadın ve çocuk imgeleri”, bireysel karakterler olmanın ötesinde, “kültürel devamlılığın ve ruhsal dönüşümün sembolleri” olarak öne çıkar. Kadın figürü, “manevi rehberlik ve koruyuculuk” misyonu taşırken, çocuk ise “yeniden doğuşun ve saflığın” temsilcisi olarak konumlandırılır. Bu imgelerin - [ZİYA OSMAN SABA: “Bütün Saadetler Mümkündür…”](https://www.dibace.net/ziya-osman-saba-butun-saadetler-mumkundur/) - Abdullah Özdemir Ağabey’e… Yıl 1941’dir, şair Ziya Osman Saba 31 yaşındadır… Sevgili arkadaşı Cahit Sıtkı’nın “Otuz Beş Yaş Şiiri”nde bahsettiği “yolun yarısına” dahi henüz ulaşmamıştır. Lakin geçip giden zamanı bir daha geri getiremeyeceğini, yaşadıklarını bir daha yaşayamayacağını gayet iyi bilmektedir. Bundan dolayıdır ki “Geçen Zaman” şiirinde âdeta yalvarırcasına “Yalnız bırakmayın beni hatıralar!” der… Sonra da - ["Meni Candan Usandırdı Cefadan Yâr Usanmaz mı?"](https://www.dibace.net/meni-candan-usandirdi-cefadan-yar-usanmaz-mi/) - Bazı şairler vardır ki yazdıkları şiirlerin etkisi yüzyıllar boyunca artarak devam eder. Bu şairler yazdıkları mısralarla, kültürleri etkiledikleri gibi bazen de dini inançların içerisinde görkemli bir yerde kendi varlıklarını sürdürürler. Hem Anadolu coğrafyasını hem de Azerbaycan coğrafyasını derinden etkileyen Muhammet Fuzuli, bu tanıma verilecek en iyi örneklerden biridir. Onun şiirleri kimi zaman Azerbaycan’da kurulan mugam - [Dağlar Kızı Reyhan](https://www.dibace.net/daglar-kizi-reyhan/) - Azerbaycan müziği, derin anlamlar ve güçlü duygular barındıran şarkılarla doludur. Bu şarkılardan biri de “Dağlar Kızı Reyhan” adlı eserdir. Azerbaycan’ın büyük bestecilerinden biri olan Fikret Amirov'un imzasını taşıyan bu şarkı, hem melodik yapısıyla hem de taşıdığı duygusal yükle dikkat çeker. Fikret Amirov, Azerbaycan müziğine kazandırdığı eserlerle dünya çapında tanınan bir besteci olarak, geleneksel Azerbaycan müziğini - [Mona Roza, Bir Masaldan Bir Banka Reklamına Düşmek](https://www.dibace.net/mona-roza-bir-masaldan-bir-banka-reklamina-dusmek/) - Sezai Karakoç 88 yaşında. Bu vesileyle Muaz Ergü'nün yıllar önce Mona Roza şiirinin kahramanı Muazzez Akkaya'nın bir banka reklamında rol alması dolayısıyla yazdığı yazısını yeniden okuyucuların dikkatine sunuyoruz. Bu aralar televizyon ekranlarında dönen bir banka reklamı birçoğumuzun dikkatini çekti. Bilinçli olarak mı yapıldı yoksa bir tesadüf mü bilemiyoruz ama banka reklamında rol alanlardan biri günümüzün - [Abdurrahim Karakoç: Yetim Kaldı Mihriban](https://www.dibace.net/abdurrahim-karakoc-yetim-kaldi-mihriban/) - Bazı insanlar vardır; Yüzlerini görmeseniz de muhabbet etmeseniz de varlıklarıyla, nefesleriyle, sözleriyle, cümleleriyle ta uzaklardan size seslenirler. Sesinizi seslerine katarsınız. Var olduklarını bilmek bir gurbet ikliminde, sıladan esen rüzgâr gibi ferahlatır yüreğinizi. Mekânsal uzaklıklara inat çok yakınınızda, yanınızda hissedersiniz. Bütün olumsuzluklara rağmen böyle insanlarla aynı dünyada yaşamaktan mesut olursunuz. Yalan dünyada, uzun bir yürüyüş olan - [Şiirin Zarif Oğlu Cahit Ya Da Zarifliği Acz Olan Bir Cahit...](https://www.dibace.net/siirin-zarif-oglu-cahit-ya-da-zarifligi-acz-olan-bir-cahit/) - Cahit Zarifoğlu’nun vefatından birkaç gün sonra İsmet Özel ‘Şair Öldüren Rejim’ adıyla bir yazı yazar. Genelde tanıdığı şairlerin ölümleri üzerine yazı yazmaktan kaçınan Özel, Cahit Zarifoğlu’yla ilgili bu istisnai durumu açıklarken şunları söyler: “Fakat Cahit Zarifoğlu’nun bu büyük göçü dolayısıyla yazmamayı kendime kabul ettiremedim. İki sebebi var böyle davranmış olmamın. Birincisi zihnimde bu ölüm karşısında - [Yurtçu: "Okuduğum Yazar ve Şairleri Yazdıklarıma Katmayı Seviyorum."](https://www.dibace.net/yurtcu-okudugum-yazar-ve-sairleri-yazdiklarima-katmayi-seviyorum/) - Öykü kitabınız “Aramızdaki Fikret”ten sonra “Vuslatlar Fasarya” adıyla romanınız yayımlandı. Hayırlı olsun, okuru bol olsun. Öykü yazmakla roman yazmak arasındaki benzerlikler, farklılıklar, zorluk ya da kolaylıklar çok tartışılıyor. Öykü yazmak mı daha kolay roman yazmak mı?.. Hem öykü yazan hem de roman yazan biri olarak bu tartışmanın neresindesiniz? İkisinin de zorlukları var. Hiçbirine kolay ya - [RUMİNİN FƏLSƏFƏSİNİN DƏRİN ANLAYIŞLARI](https://www.dibace.net/ruminin-fəlsəfəsinin-dərin-anlayislari/) - Xülasə XIII əsrdə yaşamış, tanınmış fars şairi və sufi mistiki Rumi dərin və valehedici fəlsəfəsi ilə dünyada silinməz iz qoyub. Onun təsəvvüf ənənəsindən qaynaqlanan təlimləri məhəbbətin təbiəti, mənəviyyat və insan təcrübəsi haqqında unikal perspektiv təklif edir. Ruminin fəlsəfəsi dərin qarşılıqlı əlaqə hissi, insanın içindəki ilahi şənlik və nəfsin sərhədlərini aşmağa çağırış ilə xarakterizə olunur. Ruminin - [Sevinc Səyyadqızının “Nərgizlər yalan deməz” şeirlər kitabı haqqında](https://www.dibace.net/sevinc-səyyadqizinin-nərgizlər-yalan-deməz-seirlər-kitabi-haqqinda/) - “Mən sənin eşqin üstə köklənmiş, dəliqanlı havayam, dilləndir eşq damaram...” Bəzi xanım şairələrin misralarından kimliyini müəyyən etmək olur. Hətta kitabın üz qabığından belə, bu kitaba sığışan misraların incə, zərif bir könüldən axıb süzüldüyünü görmək olur. Sevinc Səyyadqızının ”Nərgizlər yalan deməz” şeirlər toplusunda olduğu kimi. Kitaba daxil edilmiş ilk şeir “Uğur böcəyi...” adlanır. Uğur böcəyi ilə - [AKBAYIR: "NAZIM HİKMET VE NECİP FAZIL, HER İKİSİ DE BİRER DEHADIR."](https://www.dibace.net/akbayir-nazim-hikmet-ve-necip-fazil-her-ikisi-de-birer-dehadir/) - "Aynı Göğün Uzak Yıldızları" yakın dönem Türk edebiyatında, siyasetinde, düşünce dünyasında önemli bir yere sahip Nâzım Hikmet ve Necip Fazıl’ın anlatıldığı kitabınız. Bu iki isim adeta kendi kimlik ve kişiliklerinden uzaklaştırılmış, farklı kesimlerce ya inkâr edilen ya da göğe çıkarılan simgeler hâline getirilmiş. Aynı zamanda bu iki isim hakkında konuşmak ya da yazmak belli riskleri - [Robert Sabatier'in İsveç Kibritleri...](https://www.dibace.net/robert-sabatierin-isvec-kibritleri/) - Son dönemlerde ülkemizdeki en sıkıntılı, sorunlu, zor sektörlerden biri de yayıncılık... Kitap seçimi, basımı, dağıtımı; kitabın okuyucuya ulaştırılması başlı başına bir dert. Hayatın her alanında yaşadığımız pahalılık yayıncılık sektörünün ana ögesi kağıt piyasasını etkiliyor. Kağıt bulmak, bulunan kağıdı satın almak yayınevlerini oldukça zorluyor. Aynı zamanda dijital dünyadaki gelişmeler basılı kitaba olan ilgiyi azaltıyor. E-kitap yaygınlaşıyor. - [Trilye, Bir Vadide Asılı Zaman-II](https://www.dibace.net/trilye-bir-vadide-asili-zaman-ii/) - Taş Mektep: 1909 yılında yükselen bu yapı, taş bloklardan örülmüş duvarları ve geniş sınıf alanlarıyla bir kimlik inşası mekânıdır. Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan süreçte Taş Mektep, bir neslin şekillendiği kutsal bir alan olmuştur. Neo-klasik mimarisiyle dikkat çeker. Zamanında bölgenin en büyük Rum okuluymuş. Çocuk seslerinin yankılandığı sınıflar artık sessiz olsa da, bu - [Yapay Zekâya Sordum-I](https://www.dibace.net/yapay-zekaya-sordum-i/) - Yapay zekâ ateş, tekerlek, elektrik ve internetten sonra insanlığın ilerlemesinde önemli bir dönüm noktalarından biridir. Oda büyüklüğündeki bilgisayarların cebimize sığacak kadar küçülmesi yapay zekânın da gelecekte nereye kadar evirilebileceğini tahayyül etmemizi epey zorlaştırmaktadır. Alan Turing, “Bilgisayar Makineleri ve Zekâ” adlı makalesinde "Makineler düşünebilir mi?" sorusunu ortaya atması yapay zekânın teorik açıdan ilk konseptini oluşturur. Ancak - [Kat: 3 No: 14](https://www.dibace.net/kat-3-no-14/) - Kalp kırıklıklarım adrese teslim. Kapıdaki küçük kız Mendilinde gözyaşlarıma yer var mı dersin? Anneni çağır Göğsümde kurşun var Komşular uyanmasın Ben bu sessizliği taşırım sabaha kadar Babanı çağır Sırtımda dayak izleri Suskunluğun bedeli Sevilmemiş bir çocuğun başı kadar ağır Dedemden miras travmalarım Unutamayacak kadar derin Direnemeyecek kadar ihtiyarım Affedemeyecek kadar yokum belki Hüzünlerimin teşhisi psikiyatrik - [Kayboluşun ve Şeffaflığın Psiko-Draması](https://www.dibace.net/kaybolusun-ve-seffafligin-psiko-dramasi/) - Kim kaldırır bu göğsümüzdeki kılıçları, Tanrım? Kim taşır bu kadar şeffaf bir acıyı kanatlara dönüşmüş, biri korkudan, biri unutulmuş ışıktan? Süzülüyoruz yerle gök arasında değil artık, bir duanın unutulmuş kıvrımında, insanın içindeki sonsuz çöküşteyiz. Ve sen, ışığın elleriyle ördüğüm yabancı, neden fısıldıyorsun hep aynı heceyi? aşk… aşk… aşk… Bu titreyiş senin mi, benim mi? Yoksa - [Küllerinden Tekrar Doğan Uluğ Türkistan'ın Unutulan Büyük Evladı Mustafa Çokay](https://www.dibace.net/kullerinden-tekrar-dogan-ulug-turkistanin-unutulan-buyuk-evladi-mustafa-cokay/) - Endülüs'e ve Filistin'e yakılan ağıtlara asla karşı olmadığım gibi benim yüreğimde de kanar bu coğrafyaların yarası... Ama, nedense Rumeli'de bıraktığımız topraklara ve o topraklardan göç etmek zorunda kaldığında yollarda ölüme, açlığa, yoksulluğa mahkum olan ya da göç bile edemeden katledilen canlara ağıtı pek yakıştıramayız. Belki de bu acıları hatırlamak istemeyişimizdendir yok sayışımız. Hele Kazan'a, Kırım'a, - [Çiçekçi Alman](https://www.dibace.net/cicekci-alman/) - Ahmet Karataş’ın kaleme aldığı Akademisyen Kitabevi tarafından 2024 yılında yayımlanan “Çiçekçi Alman” kitabı üzerine birkaç kelam. Toroslar ve Çukurova “Birbirlerinin karşıtı huyla doğup büyümüş iki kardeş gibidir, Toroslarla Çukurova. Onlarla yolu kesişen her faninin hayatında mutlak kalıcı izler bırakmışlardır. Bereketli toprakları ve aman vermez geçitleriyle, her daim varlığını hissetmişlerdir. Ezelden ebede yol ve yurt olmuş - [Füzuli Yaradıcılığına Bir Baxış](https://www.dibace.net/fuzuli-yaradiciligina-bir-baxis/) - Böyük Azərbaycan şairi və mütəfəkkiri Məhəmməd Füzulinin (1494-1556) yaradıcılığı təkcə türk dünyasında deyil, bütövlükdə Yaxın və Orta Şərq çevrəsində, o cümlədən onun hüdudlarından kənarda da sevilən, özünün poetik fikir siqləti, bədii-fəlsəfi düşüncə orijinallığı və heyrətamizliyi ilə oxucu qəlbinə yol tapan bir sənət nümunəsidir. Məlum həqiqətdir ki, bədii yaradıcılığın (demək olar ki, bütün yaradıcılıq sahələrinin) inkişaf - [Azerbaycan Milli Basınımızın 150. Yılına Değerli Bilimsel Bir Katkı](https://www.dibace.net/azerbaycan-milli-basinimizin-150-yilina-degerli-bilimsel-bir-katki/) - Milli değerler sistemimizde eşsiz bir yere sahip olan ve kültürel ilerlemenin mihenk taşı olan milli basınımızın 150. yılını kutluyoruz. Azerbaycanın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in 25 Nisan 2024 tarihli Kararnamesinde de belirtildiği üzere, ulusal basınımız, ulusal hedeflerin gerçekleştirilmesinde önemli rol oynamıştır. Bu tür basınlarımızdan biri de Doğu'nun ilk hiciv basın kuruluşu, Azerbaycan'dan Doğu dünyasına yükselen aydınlanma ve - [Gezer: "Firuzan Edebi Bir Üretim Değil Sadece, İçsel Bir Yolculuktur Da..."](https://www.dibace.net/gezer-firuzan-edebi-bir-uretim-degil-sadece-icsel-bir-yolculuktur-da/) - Geçen aylarda “Firuzan” adlı romanınız yayımlandı. Hayırlı olsun, okuru bol olsun. Hem adıyla hem kurgusuyla ilgi çekici bir kitap. “Firuzan”ı yazma gayeniz ve kitabın yazılma süreci hakkında neler söylersiniz? Firuzan, aslında önceki romanımda birkaç sayfalık bir karakterdi. Sessizdi ama neşeli olduğunu düşündük hep; adına yazılmış satırlar azdı ama hem bende hem de okurda derin izler - [Kardeş Korolardan Altın Şarkılar...](https://www.dibace.net/kardes-korolardan-altin-sarkilar/) - Gün geçmiyor ki Çukurova'nın incisi Adana'mızda sanatsal bir etkinlik gerçekleşmemiş olsun. Hemen hemen tüm milli bayramlarda, şehrimiz ve bölgemiz için anlamlı günlerde, kentin yetkin koroları, nezih dinleyicileri için tadına doyulmayan konserler veriyor. Yine, Adana'mızın özgün kurumsallaşmalarından biri olan "kardeş korolar yapılanması", kâğıt üzerinde kalmayıp geçtiğimiz günlerde olanca canlılığıyla yaşama geçirildi. "19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik - [Poyrazlar: "En Özet Tanımıyla Gölgenin Eli Bir Suç Romanı."](https://www.dibace.net/poyrazlar-en-ozet-tanimiyla-golgenin-eli-bir-suc-romani/) - “Gölgenin Eli” adlı romanınız geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Hayırlı olsun, okuru bol olsun. Genelde polisiye romanlarda çok rastlamadığımız tasvir yoğun bir anlatım tarzınız var. Roman mekânları, kahramanlar, nesneler en ince ayrıntısına kadar tasvir ediliyor. Böyle bir anlatım tarzı seçmeniz hususunda neler söylersiniz? Diğer romanlarımdan çok daha farklı bir tercihim olmasa da Gölgenin Eli’nde karakterlerin kişisel derinliklerine - [Tiyatroda Kolektif Hafıza ve Tanıklık: M. Hayati Özkaya’nın Oğuz Amca Diye Biri Adlı Eseri Üzerine Edebi ve Tematik Bir İnceleme](https://www.dibace.net/tiyatroda-kolektif-hafiza-ve-taniklik-m-hayati-ozkayanin-oguz-amca-diye-biri-adli-eseri-uzerine-edebi-ve-tematik-bir-inceleme/) - Oğuz Amca Diye Biri adlı tiyatro metni, Çanakkale Savaşı’nı bir milletin vicdanında yankılanan derin bir hafıza alanı olarak ele alır. Karakterlerin iç dünyalarıyla şekillenen dramatik yapı, savaşın bireysel ve toplumsal düzeydeki etkilerini katmanlı biçimde yansıtır. Bu bağlamda oyun, ulusal kimliğin duygusal ve düşünsel temellerine dair güçlü bir edebi anlatım sunar. Tiyatro sanatı, sahne ile sınırlı - [NO SMOKİNG (Kelpsel Dönüşüme Hayır)](https://www.dibace.net/no-smoking-kelpsel-donusume-hayir/) - Aziz Valentina ile sevgililer gününü Aziz Nicolas ile Noel yortularını Aziz Selena ile Cadılar bayramını Kutsayan, mama lobisi “dog-peretsleri” Sokak köpeklerine yem olan çocukların Parçalanmış avlanma resimlerini Köpek tanrısı “Sarama’ya” sunup helallik almak Vicdanlara, orgazm spirali takmak için Hindistan’da Tihar festivaline HaÇ ediyorlardı…. Fantezi - [ Aşk-ı Memnu'nun Halit Ziya'sı](https://www.dibace.net/ask-i-memnunun-halit-ziyasi/) - Şu beğenmediğimiz Halit Ziya'ya bakar mısınız? Hani şu Aşk-ı Memnu'nun (yasak aşk) yazarı diye burun kıvırdığımız Halit Ziya'ya.... Hatta Sabatayist diye bühtan edip uzak durduğumuz Halit Ziya'ya.. "Kırk Yıl " Adlı Hatıratında Halit Ziya "Elimde mevcut olan kitaplara yeniden celbedilen eserler inzimam ederken (eklenirken) bir menba mebzuliyeti (kaynak bolluğu) arasında yegane müşkül olan cihet mütevazin - [Trilye, Bir Vadide Asılı Zaman-I](https://www.dibace.net/trilye-bir-vadide-asili-zaman-i/) - Efsanevi Trilye Bazı yerler, kendini anlatmaya gerek duymaz, onlar sessiz kalır, çünkü ne olduklarını anlatmak yerine neye dönüştüklerini gösterirler. Trilye böyle bir yerdir, ne tam bir başlangıç noktasıdır, ne de bir sona varış. Daha çok, kaçışla kalış arasında asılı kalmış bir yer gibidir. Bir kavşak, bir suskunluk çizgisidir Trilye. Trilye’nin kuruluşuyla ilgili bir söylentiye göre - [“TUTUNAMAYANLAR” Romanında Anlatıcı Sorunsalı…](https://www.dibace.net/tutunamayanlar-romaninda-anlatici-sorunsali/) - Oğuz Atay da Türk edebiyatında ölümünden sonra değeri anlaşılan yazarlardan biri... Son yıllarda Türk okuru, özellikle “Tutunamayanlar” romanıyla yeniden tanıdı ve sevdi onu. Henüz 43 yaşında hayata veda eden yazar; geride iki roman, bir öykü, iki tiyatro oyunu, bir günlük ve bir de deneme kitabı bıraktı. Post-modernizmin ülkemizdeki ilk temsilcilerinde sayılan Oğuz Atay’ın kahramanları, toplumla - [Kırım'dan Kalkan Sürgün Trenleri ve Cengiz Dağcı](https://www.dibace.net/kirimdan-kalkan-surgun-trenleri-ve-cengiz-dagci/) - Bundan tam 81 yıl önce, bir mayıs ayında, İkinci Dünya Savaşı sırasında 11 Mayıs 1944’te zalim Stalin’in almış olduğu bir kararla Kırım âdeta karanlığa gömülmüştü. “Vatan hainliği, Sovyet halkını imha etmeye yönelik girişim ve Nazi işgalcileriyle iş birliği” gibi asılsız gerekçeler öne sürülerek Kırım’daki Türkler yerinden yurdundan koparılmıştı. Bu olay insanlık tarihinin en acı olaylarından - [AYIN GÜMÜŞÜ ƏLLƏRİ VƏ YA SƏHƏRƏCƏN KÖLGƏSİNİ AXTARAN TUT AĞACI](https://www.dibace.net/ayin-gumusu-əlləri-və-ya-səhərəcən-kolgəsini-axtaran-tut-agaci/) - İnsanın, cəmiyyətin hisslərini, emosiyalarını, düşüncələrini, arzu və istəklərini obrazlı şəkildə əks etdirən söz sənəti olan ədəbiyyat, dahi argentinalı yazıçı, şair, esseist X.L.Borxese görə, “İdarəolunan yuxu”, eynilə Borxes kimi, yazıçı, şair və esseist Kənan Hacı üçün “ən böyük təsəllidir”. Əslində, “idarəolunan yuxu” olan ədəbiyyat yalnız Kənan Hacı üçün deyil, bəzi hallarda oxucu üçün də təsəllidir. Hətta - [“İshak Kuşunun Çağırdığı Çocuk” Kitabı İzleğinde Murathan Çarboğa Öykücülüğü](https://www.dibace.net/ishak-kusunun-cagirdigi-cocuk-kitabi-izleginde-murathan-carboga-oykuculugu/) - Son yıllarda gerek yazar gerekse okurların öyküye her zamankinden çok ilgi gösterip ona hak ettiği değeri vermesi, yazınımız adına sevindirici bir gelişmedir. Günümüzde yalnızca öykü yayımlayan dergilerin varlığı, genç öykücülerin yetişmesi için oldukça önemlidir. Yirmi otuz yılda bir yetişen iyi bir öykücüyle gündeme gelen bu türün bugün geldiği nokta küçümsenecek gibi değildir. Böylesi bereketli yıllarda - [Everdi: "Kültürel Kanonda Kayıp Bir Halkayım."](https://www.dibace.net/everdi-kulturel-kanonda-kayip-bir-halkayim/) - “Sözlükten Taşan Kelimeler” adıyla yeni bir kitabınız yayımlandı. Hayırlı olsun, okuru bol olsun. Sözlükten taşan kelimeler diye neyi kastediyorsunuz? Bu başlık altında ne tür düşünsel bir çerçeve çiziyorsunuz? Nasıl taşar kelimeler sözlüklerden? Kelime anlamı var sözcüklerin. Sözlüklerde bir kelimenin birkaç anlamı olabilir. Hatta cümle içinde kullanıma göre anlamları açıklığa kavuşturulur. Bazen vurgu bile kelimeyi farklı - [Selçuk Küpçük'ün “Türk Sinemasında Politik Milliyetçilik" Kitabı](https://www.dibace.net/selcuk-kupcukun-turk-sinemasinda-politik-milliyetcilik-kitabi/) - Türkiye’nin tarihsel, toplumsal, kültürel ve estetik zeminine yaslanarak yerli bir sinema arayışının sorgulanmaya başladığı 1960’lı yıllardan itibaren biçimlenen Ulusal, Devrimci ve Milli sinema arayışlarına dair literatür çalışmalarının varlığı biliniyor. Ancak özellikle 1970’li yıllarda Türk solu ve İslamcı hareketin sinema ile kurduğu politik ilişkiye karşın dönemin en etkin aktörlerinden ülkücü hareketin bu sanat dalına yönelik neler - [Sıra Gecelerinin Zenginliği...](https://www.dibace.net/sira-gecelerinin-zenginligi/) - Urfalı şairimiz Mehmet Kurtoğlu evinde yapılacak sıra gecesine davet etti beni. Onun adını ilk kez 2000'lerin başında, “Bana Kendini Anlat” adlı şiir kitabıyla duymuştum. O başlıktan esinlenerek, “Sana Kendimi Anlatayım,” başlığı ile çocuklarını dinlemeyen büyüklere bir masal düşünmüştüm. Sonra “Hafızasını Arayan Şehir” adlı kitabı basında ilgimi çekmişti. Şehirlerimizi beton ormanına boğan bilinçsiz, kültürsüz yapım şirketlerine - [Boynukara: "Türkiye’de Çoğu Üniversite Hâlâ Geçmişin Müfredatıyla Geleceğin Sorunlarına Çözüm Üretme Gayretinde."](https://www.dibace.net/boynukara-turkiyede-cogu-universite-hala-gecmisin-mufredatiyla-gelecegin-sorunlarina-cozum-uretme-gayretinde/) - Hem devlet üniversitelerinde hem özel üniversitelerde hocalık yaptınız, idari görevlerde bulundunuz. Aynı zamanda dünya üniversitelerini de tanıyorsunuz. Üniversite konusundaki tecrübeleriniz yadsınamaz. Bütün bu özelliklerinizi göz önünde bulundurarak sormak isterim: Türkiye’de gerçek anlamıyla üniversite var mı? Ya da üniversite kavramı nasıl anlaşılıyor bizde? Daha önce de bir söyleşi yapmıştık. O tarihten bu yana ne değişti dersen - [Sevimay: "Edebi Metinlerin Türünden Çok Ne Söylediği Daha Önemli."](https://www.dibace.net/sevimay-edebi-metinlerin-turunden-cok-ne-soyledigi-daha-onemli/) - Yeni kitabınız “Bata Çıka” geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Hayırlı olsun, okuru bol olsun. Kitabınız novella türüne dâhil edilebilir mi? Neler söylersiniz? Edebi metinlerin türünden çok ne söylediğinin önemli olduğunu düşünürüm. O nedenle dileyen dilediği türe dahil edebilir. Ama bence Bata Çıka roman bütünlüğü olan bir eser. O yönde görmek daha doğru olur. “Bata Çıka” önemli, üzerinde - [Bir Şehri Sevmek](https://www.dibace.net/bir-sehri-sevmek/) - “Edebiyatı seven, ilgi duyan, çocukluğunda şiir yazan bir sosyoloğun şehrini hikâye eden kitabı” diye tanımlar Ergün Yıldırım ‘Benim Elaziz’im’* adlı anı ve sosyolojik tahliller içeren Bir Sosyoloji Masalı alt başlıklı kitabını. Benim Elaziz’im bir anı derlemesi olmanın yanı sıra ‘bir şehrin sosyolojik masalıdır’ aynı zamanda. “Kendini arayan, mekânı ve zamanı arayan, geçmişi ve geleneği arayan bir - ["Gönül Arzuladı Aladeli'yi"](https://www.dibace.net/gonul-arzuladi-aladeliyi/) - "Rüya gibi hünkar yüzlü dedeler Kabına çekilmiş nazlar edalar Mezat kalmış meyler kırık badeler Yolcu halden düştü yol sarhoş oldu Örenli'den İsmail'im gelirdi Gelirdi de kadir kıymet bilirdi Mahzuni kör oldu Şerif delirdi Ala Deli'm ne acayip iş oldu" "Kimim ben hatırlat bana" diye bir türkü var. En güzel de Musa Eroğlu söyler. "Kendimle - [Gürültülü Mekânda Sessizce ve Toz Kaldırmadan Dolaşırken Yöntem Arayışım...](https://www.dibace.net/gurultulu-mekanda-sessizce-ve-toz-kaldirmadan-dolasirken-yontem-arayisim/) - -Filozof Arda Teo-Grunber Hoca’ma Saygıyla- Filozof Arda Teo-Grunber Hoca’m 14 Nisan 2025'de gölgeler âlemindeki yürüyüşünü tamamladı. Rahmet olsun. Felsefe ülküm/idealim üzerindeki sessiz sedasız etkisi 1987'den beri hiç azalmadı. Her yıl “Aklı Karışıklar için Kılavuz” alt başlığında Aygün Akyol kardeşimle çevirdiğimiz Gazzâlî’nin el-Munkız min’ed-Dalal (Ankara: Elis Yayınevi, 2020) adlı klasik eserini okutmaya başlamadan önce hocamdan mutlaka - [İslamcılık Nasıl Yok Edilir?](https://www.dibace.net/islamcilik-nasil-yok-edilir/) - ‘Sök at fazlalıkları, düzleştir eğrilikleri, arındırmaya çalış karanlıkları ve aydınlık yap onları. Kendi heykelini yontmayı hiç bırakma. Ta ki sende, erdemin tanrısal görkemi parıldayıp yayılsın’ Plotinos- [Enneades, I, 6: 9] 1204’de son haçlı seferi için yola çıkan ordu, İstanbul’a-Konstantinopolis’e gelir. Katolik Latinlerden oluşan ordu, dinlenmek için uğradığı Bizans'ın ihtişamı ve servetini görünce Kudüs’ten vazgeçip, - [Felaketler Karşısında Etik Duruş: Doğa, İnsan ve Sorumluluğun Sınavı](https://www.dibace.net/felaketler-karsisinda-etik-durus-doga-insan-ve-sorumlulugun-sinavi/) - İnsan, yalnızca başına gelenle değil, ona verdiği cevapla tanımlanır. Deprem, savaş, açlık gibi felaketler; insanın hem bedenini hem vicdanını sarsan aynalardır. Bu aynada yüzümüzü görmeye cesaretimiz var mı? Doğa ve İnsan Elinin Felaketleri Tarih boyunca insanlık, doğanın sarsıcı yüzüyle -depremlerle, fırtınalarla, sellerle- olduğu kadar kendi elleriyle yarattığı yıkımlarla da -savaşlarla, kıtlıkla, açlıkla- sınanmıştır. Bu olaylar - [Ahmed Arif, Dağlardan Gelen Şiir](https://www.dibace.net/ahmed-arif-daglardan-gelen-siir/) - "bir şair: ahmed arif/toplar dağların rüzgârlarını/dağıtır çocuklara erken" diyor Cemal Süreya Onun için. Bir şair bir şairi ne güzel anlatıyor birkaç mısrayla. Cemal Süreya hemşehrisi Ahmed Arif'i anlatıyor. Arif dağları söyler, dağlardan söyler; en sahici, en gerçek... Dağların şiirini… Asi, geçit vermez, karanlık, karlı dağların şiiridir bu. Bir şiirden ziyade dağlara ağan bir ağıttır aslında - [Hasan Boynukara'yla Üniversiteyi Konuştuk...](https://www.dibace.net/hasan-boynukarayla-universiteyi-konustuk/) - Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hasan Boynukara Hoca ile üniversiteler üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Boynukara 1955 Adıyaman doğumlu. İlk, orta ve lise eğitimini Adıyaman’da tamamladı. 1980 yılında Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. 1984’te Yüksek Lisans, 1988’de Doktora çalışmasını tamamladı. 1988’de Yardımcı Doçent, - [Azərbaycan poeziyasında qələbə mövzusu.](https://www.dibace.net/azərbaycan-poeziyasinda-qələbə-movzusu/) - Azərbaycan ədəbiyyatı, xüsusi ilə poeziyamız 30 illdən artıq bir zaman ərzində Qarabağ mövzusunda qiymətli poeziya nümunələri ılə Azərbaycan ədəbiyyatı tarixində dərin iz buraxmışdı. Bu mövzuların əsasını isə torpaq həsrəti, kədər motivli şeirlər təşkil edirdi. 2020-ci iilin aprel hadisələrindən etibarən poeziyamızda mübarizə, qəhraman döyüşçü obrazlı şeirlər yenidən yazılmağa başladı, və poeziyamız qələbə mövzusu ilə canlandı. Xalqımızın - [Said Nursi, Eğilmeyen İrade-II](https://www.dibace.net/said-nursi-egilmeyen-irade-ii/) - Birinci yazımızın devamı olan ikinci yazımızda Said Nursi’ye getirilen eleştiriler üzerinde duracağımızdan bahsetmiştik. Ancak önce eleştiri nedir ne değildir üzerinde biraz patinaj yapmak isterim. Özellikle Tanzimat döneminde edebiyatla başlayan ve bugün sporda, sanatta, siyasette, tarihte, felsefede, kültürde, ekonomide, dinde hâsılı her alanda dozunu artırarak devam ede gelen bir eleştiri yağmurunun altında hayat sürdürüyoruz. Umulurdu ki - [Mihrali (Mehrali) Bey...](https://www.dibace.net/mihrali-mehrali-bey/) - Mihrali Bey’i anlatmadan önce Yemen türkülerini anlatmam lazım… Peşin peşin Mihrali Bey ile Yemen türkülerinin ne ilgisi var demeyesiniz! Yemen Türküleri Yemen üzerine çok türkü, çok ağıt yakılmıştır… Bunlardan en çok ‘'Havada bulut yok’’ diye başlayan Yemen türküsünü biliriz. Muş yöresine ait bu Yemen türküsünün: ilk kıtası şöyleydi: ‘’Havada bulut yok bu ne dumandır Mahlede - [Qarabağ mövzusunda yazılmış hekayələrdə  əsgər anası](https://www.dibace.net/qarabag-movzusunda-yazilmis-hekayələrdə-əsgər-anasi/) - Qarabağ müharibəsi təkcə ön cəbhədə deyil, arxa cəbhədə də saysız-hesabsız izlər buraxıb. Qarabağ təkcə bir coğrafi ərazi deyil, Azərbaycan xalqının yaddaşında və ədəbiyyatında dərin iz buraxmış mənəvi bir məkan, milli kimliyimizin rəmzidir. Uzun illər davam edən münaqişə, işğal və sonda əldə edilən zəfər bu torpaqları xalq üçün daha da müqəddəsləşdirmişdir. Ədəbiyyat isə bu tarixi hadisələrin, - ["Aile, İnsan ve Toplum Arasındaki Köprüdür"](https://www.dibace.net/aile-insan-ve-toplum-arasindaki-koprudur/) - Prof. Dr. Beylü Dikeçligil Hocamızla 2020'de (5 yıl önce) aile merkezli yaptığımız söyleşiyi hem bu yılın aile yılı ilan edilmesi hem de televizyon ve sosyal medyadaki yayınlarda aileyi yıpratan, bu da olmaz dedirten olayların çokça yer alması dolayısıyla tekrar yayınlıyoruz. &&&&& Sosyolog Prof. Dr. Beylü Dikeçligil Hocamızla aile merkezli bir söyleşi gerçekleştirdik. Aile, modernizmle birlikte - [ӘRİYӘN ŞAM](https://www.dibace.net/әriyәn-sam/) - Qaçqın şәhәrciklәrindә vaxtsız hәyatını dәyişmiş Azәrbaycan uşaqlarının xatirәsinә hәsr olunu Artıq axşam düşürdü. Yunis kişi dünәndәn qalmış xörәyi qızdırmaq istәyirdi ki, çadır qonşusu, vaxtilә isә rәhbәrlik etdiyi mәktәbdә tarix müәllimi işlәmiş Rüstәm kişinin onu sәslәdiyini eşitdi. -Ay Yunis müәllim, Yunis müәllim. -Rüstәm müәllim, buyurun. -Hәr vaxtın xeyir, ay Yunis müәllim. -Xeyir içindә. -Nә tәhәrsәn? Eşitdim - [Olmayan Sen'e...](https://www.dibace.net/olmayan-sene/) - Vicdanı ölü, ruhu örselenmiş, gönlü yağmalanmış bir çağ imiş bu çağ. Her şeyi görüp de hiç bir şey yapamamanın derin gazabıyla yaşamakmış bu çağda yaşamak. Yaşıyor olmanın derin bir azap gibi yürekten geçtiği bir çağ imiş bu çağ. Olmakla ölmek arasında gidip gelen bir sarkaç gibi ruhum bu çağda. Yaşamın kıyısında kalmış metruk bir taşra - [Maden’de Göçük Ya Da “Dağ Arkadaşlarımın Üzerine Düştü, Onları Yuttu.”](https://www.dibace.net/madende-gocuk-ya-da-dag-arkadaslarimin-uzerine-dustu-onlari-yuttu/) - 17 Kasım 2016'da Siirt/Şirvan/Madenköy yakınlarındaki bakır madeninde meydana gelen ve 16 madencinin ölümüyle sonuçlanan maden kazası sonrası yazdığımız yazıyı Zonguldak'ta kaçak bir madende çalışırken kalp krizi geçiren ve sonrasında maden sahiplerince yakılarak öldürülen Afgan madenci Muhammed Nourtani dolayısıyla yeniden hatırladık ve okuyucularımızla paylaşmak istedik. “Dağ arkadaşlarımın üzerine düştü, onları yuttu.” Bazen tek bir cümle - [Nisandır!... Ölümdür!...](https://www.dibace.net/nisandir-olumdur/) - "Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta" Nisandır!... Sımsıcak sözlerin nar-ı azabı başlar şimdi dudaklarımızda; hiç söylenmemiş sözlerin... Nisandır!.... Ölümdür!.... Eteklerinde ağlarsın, avuçlarında ölürsün. Bir yağmur damlası gibi usulca akıp gidersin sevgilinin avuçlarından. Pervasız elleriyle dolanır Nisan sevgilinin saçlarında. Sen panjursuz, karanlık pencereden seyreylersin kadim bir yabancı gibi? - [Kur'an'ı Yirmi Birinci Asra Taşımada Bir Yöntem Önerisi](https://www.dibace.net/kurani-yirmi-birinci-asra-tasimada-bir-yontem-onerisi/) - GİRİŞ Kur'an bir yedinci asır bedevisinin kelamı değildir. O Allah’ın kelamıdır. Ki Allah bu kelamı insanlığa gönderirken bir gün on birinci asrı, yirmi birinci asrı ve yirmi beşinci asrı da yaratacağını ve her çağın kendine has hakikatleri keşfedeceğini de biliyordu. Bu sebeple Allah Kur'an’ın dilini tanzim ederken onu her çağın kendi hakikatleri zemininde yeniden yorumlayabileceği - [Aptallar Deli Olmaz Ya Da Ömer Seyfettin'den "Makul Bir Dönüş"](https://www.dibace.net/aptallar-deli-olmaz-ya-da-omer-seyfettinden-makul-bir-donus/) - Aklıma birdenbire bu delice fikir nereden geldiyse hiç düşünmeden klavyenin sihirli tuşlarına kendimi kaptırıverdim ve başladım yazmaya: “Deli deli tepeli, kulakları küpeli/Aramızda deli var, tepesinde gülü var.” Bu, Yozgat yöresine ait bir bilmeceymiş. Gerçi bilmecenin şuraya buraya ait olması çok önemli değil ama yine de dağarcığımıza bir bilgi notu düşsek hiç de fena olmaz diyerek - [Mareşal Henri Philippe Pétain ve Fârâbî](https://www.dibace.net/maresal-henri-philippe-petain-ve-farabi/) - Şimdi yazımın başlığına bakıp diyeceksiniz ki Fransızların I. ve II. Dünya Savaşındaki mareşali Henri Philippe Pétain ile 9. yüzyılda yaşamış olan Türk Filozof Fârâbî'nin ne ilgisi bulunuyor? İlgisi olmaz olur mu? Çünkü Farabî, “El Medinetü’l-Fâzıla’’ (Faziletli, Üstün Şehir) (Litera Yay. 2018) adlı kitabında tam tamına Fransız Mareşal Henri Philippe Pétain’i anlatıyor. Bu ikili arasındaki bağlantıyı - [‘Fırtına Çıktığında Uyuyabilirim’.](https://www.dibace.net/firtina-ciktiginda-uyuyabilirim/) - Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik satın almıştı. Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu. Ama ne yakındaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde çalışmak istemiyordu. Müracaatçıların hepsi çiftliğin yerini görünce çalışmaktan vazgeçiyor, burası fırtınalıdır, siz de vazgeçseniz iyi olur diyorlardı. Nihayet çelimsiz, orta yaşı geçkince bir adam - [Sibel Oral: "Ben Okurla Romanın Arasına Girmeyi Sevmiyorum."](https://www.dibace.net/sibel-oral-ben-okurla-romanin-arasina-girmeyi-sevmiyorum/) - Merhaba Sibel Hanım, öncelikle söyleşi teklifimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Kitabınız çok okunur umarım. Kitabın ilk sayfasında, “Zayi”yi 2004’te çıkmaz bir sokakta, büyük ve metruk bir binanın karşısındaki evde yazmaya başladım.” diyorsunuz. Yedi kişinin hikâyesinin anlatıldığı bu romanda, 8. kişinin de malum metruk binanın karşısındaki evde oturan siz olduğunuz geliyor akla, yanılıyor muyum? - [Savaş Meydanlarında Bir Şeyh: Ahmet Es Senusî…](https://www.dibace.net/savas-meydanlarinda-bir-seyh-ahmet-es-senusi/) - 10 Mart 1933 bir büyük yiğidin, bir büyük karizmatik önderin ölüm tarihi. Şeyh Ahmet Eş Şerif Es Senusî ya da Sunusî… Etkisi Kuzey Afrika’dan Arap Yarımadası’na kadar hissedilen Senusi Tarikatının şeyhi Ahmet Es Senusî. Sadelik ve hurafelerden arınmış bir İslami yaşam amaçlayan tarikat Muhammed İbn-i Ali Es Senusî tarafından kuruluyor. Senusilik ne geleneksel sufi anlayışa - [Mehmet Nuri Yardım'la Tarihimizde Ve Edebiyatımızda Mizahı Konuştuk](https://www.dibace.net/mehmet-nuri-yardimla-tarihimizde-ve-edebiyatimizda-mizahi-konustuk/) - Edebiyatımızın Güleryüzü, Tarihimizin Güleryüzü, Mizahin İzahı, Tebessüm Hakkımız kitaplarıyla tarihimizin, edebiyatımızın çok farklı bir yönünü ele alıyorsunuz. Ciddiyetleriyle, öfkeleriyle dünyayı titreten devlet adamlarımızın, tarihî şahsiyetlerimizin, asık suratlarıyla tanıdığımız edebiyatçılarımızın gülen, güldüren yönlerini okuyucuya gösteriyorsunuz. Siyasi ve edebî yönden kendini ispatlamış şahsiyetlerin şakalarını, latifelerini, esprilerini, büyük emekler sonucu biraraya getirmişsiniz. Nereden aklınıza geldi böyle bir fikir? - [Günümüz Şair ve Şiirlerine Dair](https://www.dibace.net/gunumuz-sair-ve-siirlerine-dair/) - İyi ki şairler var, iyi ki şiir var. Şiirin kokusu, tadı, coşkusu çekileli çok oldu evlerden, şehirlerden, en önemlisi de yüreklerden. Her şeye rağmen şiir yazmaya devam eden, hâlâ şiir okuyacak sabrı, inceliği, duyarlığı gösteren tüm dostları, bütün dostluk duygularımla selamlıyorum. Spor Loto kuponları doldurmak varken, yüksek ücretlerle transfer olabilecekleri işler ve alışkanlıklar edinmek varken, - [Kazım Koyuncu: Karadeniz Karakterli Güzel Adam...](https://www.dibace.net/kazim-koyuncu-karadeniz-karakterli-guzel-adam/) - Karadeniz bölge olarak hem coğrafyası hem de yaşadığı tarihi olaylar nedeniyle bir çok farklı topluluğa, medeniyete, insan gruplarına ev sahipliği yapmıştır. Bölge göç ve ticaret yolları üzerinde olmasının yanında limanları ve verimli maden yatakları dolayısıyla insanların ilgisine mazhar olmuş; birbirinden farklı topluluklar birbirlerine karışarak bir arada yaşamışlardır. Rumlar, Gürcüler, Lazlar, Türkler... Bu çeşitlilik kültürel zenginliği - [.](https://www.dibace.net/39082/) - [Bir Büyük Yiğit, Süleyman Askeri Bey...](https://www.dibace.net/bir-buyuk-yigit-suleyman-askeri-bey/) - Ne çok menkıbe saklı koynunda coğrafyamızın ve ne çok trajedi… Ne çok kahraman saklı tarihimizin siyah beyaz albümünde ve ne çok yiğit… Ne çok doğurgan toprağımız ve ne çok can alıcı… Ne çok isyankâr bir ruhu var yurdumuzun ve ne çok teslimiyetçi… Ne çok ölüm var talihimizde ve ne çok hüzün… Ne çok gözyaşı var - [Âşık Veysel Geçti Uzun İnce Bir Yoldan](https://www.dibace.net/asik-veysel-gecti-uzun-ince-bir-yoldan/) - 25 Ekim 1894'de doğmuş Veysel Baba... Doğmuş ama döneceği yeri de unutmamış "benim sadık yârim kara toprak" diyerek. 21 Mart 1973’de de göçüp gitmiş Veysel dünya denen gurbetten. Dünya gözüyle göremediklerini gönül gözüyle görmüş ve söylemiş biz görenlere. Gönül gözünün varlığını unutmuşlara söylemiş... Kırk altı yıl önce kanat vurmuş telli turnası ölümün ülkesine, sonsuzluğun ülkesine… - [Orta Park Sohbetleri-I](https://www.dibace.net/orta-park-sohbetleri-i/) - Orta Park derdik eskiden, halen de öyle deriz. Bu isimlendirme sadece Onu Belediye Parkından ayırmak için yapılmamıştı elbet. Belediye Parkı olmasa da, çok sonradan bambaşka isimlerde nice parkları olmasa da ilçenin herkes ona Orta Park diyecekti muhakkak. Anadolu’nun bütün kent ve kasabalarında var olan orta parklar gibi bir parktı O. Şehrin kimliği, alamet-i farikası gibi. - [Puşkin Yazıları-II: Puşkin'in (Veya Deli Petro'nun) St. Petersburg'u](https://www.dibace.net/puskin-yazilari-ii-puskinin-veya-deli-petronun-st-petersburgu/) - Sabah yeri ve göğü, suyu ve toprağıyla karlara gömülmüş bir dünyaya uyanıyorum. Bir gecede bu kadar çok kar yağabileceğini düşünemezdim. Arkadaşlarım da benimle aynı düşüncedeler; programda değişiklik yapılmalı ve 3. gün çalışmalarına geçilmeli. Kahvaltının bitimine doğru gelen tercümanlarımızdan birine bu düşüncemizi aktarıyoruz. "-Direktör gelsin," diyor. Programın o bölümünün direktörü, akşamki yemekte karşımda oturan sevimli ihtiyarmış; - [Benî Gıfâr'lı Ebû Zer...](https://www.dibace.net/beni-gifarli-ebu-zer/) - Muhammed’in kumandasında İslam Ordusu Tebük’te Bizans’a karşı harp düzeni almıştır. Gerilerden tek başına bir adam gelmekte. Sarı sıcakta, yayan yapıldak… Muhammed’in yanındaki Sahabeler: - “Ya Muhammed! Tek başına bir adam geliyor.” derler. Muhammed: - “Gelen Ebû Zer midir? Onun gelmesini çok arzu ediyorum.” der. Gelen gerçekten Ebû Zer… Yaşlı ve güçsüz devesi yarı yolda bırakmıştır - [Said Nursi, Eğilmeyen İrade-I...](https://www.dibace.net/said-nursi-egilmeyen-irade-i/) - Biz rahat döşeklerimizde uyurken O, Allah yolunda, Resulullah izinde bütün işkence ve hapislere rağmen İslam’ı savunuyordu. Ne yazık ki hiç birimiz onun gibi olamadık. Hasan Basri ÇANTAY Hangi alanda olursa olsun tarihe damgasını vurmuş değerlerimizin kıymetini bilmeli ve onları hatasıyla, sevabıyla kabul etmemiz gerektiğini ifade ederek başlamak isterim. Aksi takdirde geçmişimizden günümüze kadar medeniyet yolunu - [Özbay: "Edebiyata Hatta Başka Sanatlara Konu Olan Şey Daha Çok, Olamamışlık Ya Da Tamamlanamamışlık Hissi."](https://www.dibace.net/ozbay-edebiyata-hatta-baska-sanatlara-konu-olan-sey-daha-cok-olamamislik-ya-da-tamamlanamamislik-hissi/) - Geçtiğimiz yılın son günlerinde Metinlerarası Kitap’tan çıkan "Geçmiş Devam Ediyor" adlı öykü kitabınıza dair bir söyleşi yapmak istedik sizinle. Öncelikle kitabınız hayırlı olsun. Ve okuru bol olsun. Geçmiş, gerçekten devam ediyor mu? Bununla başlayalım isterseniz… Ya da nasıl devam eder geçmiş? Zamanın getirip kucağımıza bıraktığı, omzumuza yüklediği olumsuzluklar, toplum üzerindeki baskılar, ömrünü tamamlamış olması gereken - [Siyah İle Beyaz Gibi...](https://www.dibace.net/siyah-ile-beyaz-gibi/) - Sanat ve edebiyat insan beyninin zerresini bile harekete geçiren muhteşem bir araç. O nedenle Nurullah Ataç: “Roman okumayanlar insan psikolojisini öğrenemez,” der. Bu söze şu cümleyi ekleyebilirim: Küçüklüğünde masal dinlememiş ve okumamış çocuk büyüdüğünde zaten roman okumaz, bir sergiye gitmez, resimden anlamaz, bir tiyatrodan zevk almaz, sıkılır ve böylece olgun insana dönüşme şansını yitirir. Zeki - [Yazıcıoğlu: "Yaşamımızı Ancak Geriye Bakarak Anlayabiliriz"](https://www.dibace.net/yazicioglu-yasamimizi-ancak-geriye-bakarak-anlayabiliriz/) - Taçlı Hanım, Üniversitede bilgisayar mühendisliği, yan dal olarak da sanat tarihi okudunuz. Sosyal bilimler alanında akademisyen olup, doçentliğinizi de aldınız. Yurtiçinde ve yurtdışında önemli üniversitelerde dersler verdiniz. Bu kadar geniş ve parlak bir akademik geçmişiniz varken, edebiyata yönelerek, ilk romanınız Hep Sondan Başlar’ı yazdınız. Tüm bu süreçler de edebiyatla ilgili miydiniz? Kısa ve net söylemem - [Elçin Muradxanlının "Küsmüşəm" Şeirinə bir baxış](https://www.dibace.net/elcin-muradxanlinin-kusmusəm-seirinə-bir-baxis/) - Giriş Azərbaycan ədəbiyyatında sevgi, inciklik və insanın daxili hissləri hər zaman xüsusi yer tutub. Elçin Muradxanlının "Küsmüşəm" adlı şeiri də bu emosional ziddiyyətləri dərin bir poetik dillə ifadə edən əsərlərdən biridir. Bu şeir oxucuya sevgi və küskünlük arasında gedən incə psixoloji mübarizəni hiss etdirir. Burada küsmək təkcə bir emosional reaksiya deyil, eyni zamanda sevginin bir - [Kalender: “Yazarlık Tehlikeli Bir Oyun. Çünkü Yazar Her Metne Kendinden Bir Parça Katar.“](https://www.dibace.net/kalender-yazarlik-tehlikeli-bir-oyun-cunku-yazar-her-metne-kendinden-bir-parca-katar/) - Geçtiğimiz aylarda “Düş Berberi” adlı öykü kitabınız yayımlandı. Hayırlı olsun, okuru bol olsun. İlginç bir adı var kitabınızın. Kitabınızın adı ve yayımlanma süreci hakkında neler söylersiniz? Neden “Düş Berberi“? Neydi “Düş Berberi”ni ortaya çıkaran nedenler? Öncelikle teşekkür ederim. Genel yaklaşım öykülerden birinin ismini kitaba vermektir. Ancak bu biraz kolaycılık olurdu. İsim kitabın içeriğini yansıtmalıydı. Fantastik, - [Rachel Corrie, Bir Güzel Mağlup...](https://www.dibace.net/bir-guzel-maglup-rachel-corrie/) - Rachel Corrie, 16 Mart 2003’de Gazze’de İsrail askerlerinin buldozeri altında ezilmişti. Hatırasını yeniden yadetmek maksadıyla 20 yıl önceki yazımızı tekrar dikkatlerinize sunuyoruz. Rachel, 23 yaşındaydı o zaman!... Zaman baş döndürücü hızla akıp giden bir ırmak gibi. Önüne çıkan her şeyi tar u mar eden bir ırmak. Bu hızın, bu akışın içinden çıkıp düşünebilmeyi becerince - [Seray Şahiner, Zor Zamanların Coşkun ve İronik Anlatıcısı...](https://www.dibace.net/seray-sahiner-zor-zamanlarin-coskun-ve-ironik-anlaticisi/) - Yaşamanın savaşmakla eş değer olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. Hayatımızın her alanı bir cephe gibi. Adına ev denen cephede kadın erkek, çoluk çoluk geçinebilmek için, evdeki hesabı çarşıya uydurabilmek için mücadele ediyoruz. İş yerlerinde ayağımızı kaydırmaya çalışan, omuzlarımıza basıp yükselmek için çırpınan insanlarla bir arada kalma mücadelesi veriyoruz. Kadınlarımız evlerde, iş yerlerinde, sokaklarda ölmemek için çırpınıyor. - [Samet Behrengi...](https://www.dibace.net/samet-behrengi/) - Na'şı Araz kıyısından Tahran'a getirildiğinde, herkes korkmuştu. Kimse cesaret edemiyordu Samet’i defnetmeye; Şah ve cellatlarından korkuyorlardı. Samet'i mezara gençler, yani kendi öğrencileri koydular. Mollalar da gelmedi... Hiç kimse... Gençler toplandılar, geldiler, Samet’i kefen içinde alarak götürüp Tahran'ın İmamiyye mezarlığına gömdüler. 1968 yılının 1 Eylül tarihinde... Yeni ders yılı böyle başlamalıydı, işte gördüğünüz o küçük siyah - [Ercan Kesal'la Sinemayı, Edebiyatı ve Bozkırı Konuştuk](https://www.dibace.net/ercan-kesalla-sinemayi-edebiyati-ve-bozkiri-konustuk/) - Doktor, okuyucu, yazar, sinemacı, oyuncu, senarist… Sahi Ercan Kesal tam olarak kim? Ya da bu kadar çok unvan ya da kimlikten hangisi en çok Ercan Kesal? Japonya’nın eski dönemlerindeki sanatçılardan söz edeceğim biraz. Japonya’da 1185’ten 1333’e kadar süren bir dönemde, Şogunlar ülkenin gerçek hâkimi ve yöneticisi olmuşlar. İmparatorun sadece isimden ibaret kaldığı bu dönem aynı - [Babama Mektup](https://www.dibace.net/babama-mektup/) - Sana uzun zamandır bir mektup yazmayı düşünüyordum. Mektup yazmayı düşünüyordum ama her şey öyle değişti ki Baba! Artık mektup yazmak diye bir şey yok. Telefonlarda kısa mesajlaşma var, internet var, sosyal medya var, herkesin her dakika birbirinden haberdar olması için çeşit çeşit imkânlar var… Ama iletişim yok, samimiyet yok, sıcaklık yok, insanların birbirinden haberi yok… Hani atalar “çok - [Kimdir Nusayriler?](https://www.dibace.net/kimdir-nusayriler/) - Sacit Bey öncelikle söyleşiyi kabul ettiğinizden dolayı teşekkür ederim. “Tarihte Nusayriler” adıyla bir kitap yayınladınız. Neden Nusayriler? Bu alanla ilgili çalışmanızın nedenleri hakkında neler söylersiniz? Öncelikle bana yıllardır üzerine çalıştığım konu ile ilgili birkaç söz söyleme fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim. Nusayrilerle ilgili çalışmalarımın temeli aslında Tarsus’a dayanmaktadır. Tarsus’ta öğretmen olduğum ve aynı zamanda Tarsus - [Bu Toprağın Kadınları Bir Güne Sığar Mı?](https://www.dibace.net/bu-topragin-kadinlari-bir-gune-sigar-mi/) - Son yıllarda gerçek bağlamından koparılarak iyice resmi söylemin klişelerine hapsedilen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamaları en çok kadınların enerjisini tüketiyor… Bir zamanlar kadın tanrıların yurdu olan Anadolu’nun kadınları, giderek binlerce yılda biriktirdikleri özgül ağırlıklarından sıyrılarak daha geri ve belirsiz bir geleceğe doğru adım adım ilerliyor… Anadolu Neden Yeryüzünün Keşfedilmemiş Son Kıtasıdır? Ancak 8 Mart’ın - [Öykü Üzerine...](https://www.dibace.net/oyku-uzerine/) - Son yıllarda öyküye olan ilgi neredeyse şiirle yarışır oldu. Bu nicelikte, şiirde bir yerlere gelemeyeceğini anlayıp şansını bir de öyküde denemek isteyen edebiyat tutkunlarının payı oldukça büyük. Günümüzde düzenli olarak yayımlanan öykü dergilerinin çoğalması ne kadar sevindiriciyse; gençlerin, hatta orta yaşı geçmiş, özellikle çağdaş kentli kadınların, söz konusu türün alt yapısı hakkında yeterince donanım edinmeden - [Ezo'nun Kayıp Notaları](https://www.dibace.net/ezonun-kayip-notalari/) - -Tüm emekçi ve vicdanlı kadınlara sevgimle...- Yaşım yetmiş iki. İlk kez bir gitara dokundum bugün usulca. Kucağıma aldığım bir bebek oldu gitar. Tellerini okşadım parmak uçlarımla. Sizin parmak uçlarınız sızladı mı hiç? Size sızlayan parmak uçlarımın hikâyesini anlatacağım; kelebek gibi avucumun içine konup da hemencecik uçuveren notaların hikâyesini… İlk dokunduğum enstrüman kemandı. Yedi yaşındaydım. Okula - [Puşkin Yazıları-I: Bir Delinin Evinde Üç Gün](https://www.dibace.net/puskin-yazilari-i-bir-delinin-evinde-uc-gun/) - Uçağımız, havaalanı kulesiyle giriştiği iniş pazarlığını dünyanın en kuzeyindeki bu tek büyük şehrin üzerinde tur atarak sürdürüyor; ya da talih, Pulkova Havayolları’nın ucuzcu yolcularına sırf pergel ve cetvelden ibaret bir şehri 1000 metre yukarıdan iyice görebilmeleri için fırsat üstüne fırsat sunuyor. Üç saatlik uçuş boyunca kısmen kurduğumuz ahbaplık sırasında, Puşkin’in 200. doğum yılı şerefine ülkelerine - [ƏHMƏT ÜMİTİN “ƏLVIDA, GÖZƏL VƏTƏNİM”  ROMANlNIN İDEYA ESTETİK XÜSUSİYYƏTLƏRİ](https://www.dibace.net/əhmət-umitin-əlvida-gozəl-vətənim-romanlnin-ideya-estetik-xususiyyətləri/) - Xülasə Məqalədə məşhur müasir türk yazıçısı A.Ümitin “Əlvida, gözəl vətənim” (2015) tarixi romanı bütün əsərin strukturunu müəyyən edən bədii kod baxımından araşdırılır. Romanın üslubi-tarixi, aksioloji və detektiv qatlarının süjet-kompozisiya səviyyəsində aparılan təhlili əsərin hadisə xəttinin sənədli əsasından, müəllifin “mən”inin canlı ifadəsindən danışmağa imkan verir, təsvirlərin psixologizmi və mürəkkəb xronotop. Əsərdə türk iqtidaryönlü ədəbi tənqidin şiddətli - [Nietzche ve Hegel De "Eğitim Şart" Diyor. Ama Nasıl?..](https://www.dibace.net/nietzche-ve-hegel-de-egitim-sart-diyor-ama-nasil/) - İnsanoğlu, hayatın “gerçekler”i ile yaşam kalitesinin “en güzel”i arasında hep bir mükemmellik arayışı içerisinde olmuştur. Felsefi bir jargonla ifade etmek gerekirse, realizm ile idealizm arasındaki muazzam boşlukta hep bir ideal ölçüte, örnek forma veya eğitim modeline ihtiyaç duymuştur. Bundan böyle İlk Çağ filozoflarından Orta Çağ rasyonalistlerine, Sofistler’den 7’inci ve 12’inci yüzyıl arasında yaşamış Müslüman kelamcılara - [Yılmaz: "Anlatmak Gerçeğe Dair Bir Vurgu İçerir; Hikâye Etmekse Kurmacaya Dairdir."](https://www.dibace.net/yilmaz-anlatmak-gercege-dair-bir-vurgu-icerir-hikaye-etmekse-kurmacaya-dairdir/) - Sene başında “Şark Ekspresi” adlı kitabınız yayımlandı. Okuru bol olur umarız. İlginç bir adı var kitabınızın. Kitaba bu adı vermenizin nedenleri var mı? Niye “Şark Ekspresi”? Şark Ekspresi Paris-İstanbul treninin adı aslında bildiğiniz gibi. Bizde de Doğu Ekspresi var ve sanırım Gence’ye kadar gidiyor, Nizâmî’nin memleketine. İki yolculuğun vahdeti aslında bu kitap, iki yolcunun da. Ve - [Edip Akbayram Da Göçtü...](https://www.dibace.net/edip-akbayram-da-goctu/) - Sesleriyle, sözleriyle, müzikleriyle, kitaplarıyla, şiirleriyle hayatımızda derin izler bırakan isimler birer birer çekilip gidiyor... Göçüp gidiyorlar. Sesleriyle, melodileriyle bizi çocukluğumuza, ilk gençliğimize daha doğrusu seslerini işittiğimiz ilk ana götüren yıldızlar birer birer kayıp gidiyor gönül göğümüzden. Bir ölümle hatıralarımız ölüyor aslında. Çocukluğa, gençliğe dair hafıza yok oluyor. Ölüyoruz aslında ölürken hatıralarımızı süsleyenler. Dün de bir - [Arşiv Yazıları: Ramazan Geldi! (2012), Şimdiki Zamanlarda Ramazan-ı Şerif… (2014), Duralım, Tefekkür Edelim Ramazan-ı Şerifte... (2017)](https://www.dibace.net/arsiv-yazilari-ramazan-geldi-2012-simdiki-zamanlarda-ramazan-serif-2014-duralim-tefekkur-edelim-ramazan-i-serifte-2017/) - (26.07.2012) Ramazan Geldi! Aylardan Ramazan’dır. Bu gelen, bize dokunan, bizi sınayan, bizi tutan Ramazan. Mü’min gönüllerde kadife bir rüzgâr gibi esen, gönülleri yumuşatan, ruhlarda ışıldayan Oruçtur gelen. Ruhları ışıldatan… Ramazan’ın getirdiği, Ramazan’la gelen Oruç. İnsan olmaklığın yemeden içmeden, arzuları kıyasıya doyurmaktan ibaret olmadığını hatırlatan; yücelmenin, insanoğluna heva-ü hevesiyle arasına set çektiği oranda gerçekleşeceği hakikatini gösteren - [Hüseyin Safa Ak: "Bir Nevi Karikatür Çiziyorum Ama Çizgiyle Değil Bu Kelimelerle..."](https://www.dibace.net/huseyin-safa-ak-bir-nevi-karikatur-ciziyorum-ama-cizgiyle-degil-bu-kelimelerle/) - Geçtiğimiz aylarda “Papağan-ı Şerif Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı” adıyla bir kitap yayımladınız. Kitabınız hem ad olarak hem içerik ve kurgu olarak hem de anlatım tekniği açısından ilginç bir kitap. Yaşamakta olduğumuz dijital çağın interaktif iletişim araçları öykülerinizde yer buluyor. WhatsApp yazışmalarının kurguda yer alması, İnstagram paylaşımlarından bahsedilmesi, Facebook sayfası… gibi durumlar yeni bir edebiyat dilini - [Sovyetler Birliği'nde Atatürk ve Bahtiyar Vahapzade'den Bir Hatıra](https://www.dibace.net/sovyetler-birliginde-ataturk-ve-bahtiyar-vahapzadeden-bir-hatira/) - Azerbaycan aydınlarının ifadesiyle milletin "aksakalı ve bilim fedaisi" olan Prof. İmamverdi Ebilov, Azerbaycan edebiyatına iki önemli eser bırakmıştır. Bunlardan biri Etibar Ebilov öteki ise Azer Turan’dır. İkisi de halkına ölümüne vurgun ve kalemleri keskin olan bu iki kardeş, belki de babaları İmamverdi Ebilov’un da tesiriyle yazılarından gül kokusu gelen insanlardır. Sosyal medyadan tanıdığım ve kısa - [İran’da Değişim Rüzgârı mı?](https://www.dibace.net/iranda-degisim-ruzgari-mi/) - İran, Berlin'deki büyükelçisini değiştirdi. Yeni büyükelçi Mecid Nili, önce Tahran'da gerekli resmî belgeleri imzaladı. Ardından ani bir şekilde Tebriz'e giderek, Doğu Azerbaycan valisi Behram Sarmast ile görüşme yaptı. İran'ın resmi "Seda ve Sima" (IRIB) sitesinde görüşmenin fotoğrafları ve kısa metni yer almaktadır. Görüş çok kapsamlıydı. Almanya'daki Azerbaycanlılar konusu özellikle vurgulandı. Vali şunları belirtti: "Tarih boyunca - [50 Sene Geriye Düşen Bir İlim Adamı: Feroz Ahmad](https://www.dibace.net/50-sene-geriye-dusen-bir-ilim-adami-feroz-ahmad/) - İsmail Küçükkılınç tarafından 14.09.2020'de yayımlanan Feroz Ahmad'ın "Jön Türkler Osmanlı İmparatorluğu’nu Kurtarma Mücadelesi 1914-1918” kitabıyla ilgili yazısını geçtiğimiz hafta vefat eden Ahmad'ı hatırlamak gayesiyle yeniden okuyucuların dikkatine sunarız. Ruhu şad olsun Feroz Ahmad'ın... Feroz Ahmad’ın “Jön Türkler Osmanlı İmparatorluğu’nu Kurtarma Mücadelesi 1914-1918” unvanlı kitabını zannımca çıkar çıkmaz alan ve okuyan ilk insanlardan biriyim. Hemen - [Oğuz Atay/Tutunamayanlar](https://www.dibace.net/oguz-atay-tutunamayanlar/) - Niye yalan söyleyeyim uzun yıllar Oğuz Atay’ın “Tutanamayanlar” kitabını okumaktan çekindim. Sebebi yazarından dolayı değil elbet. Tuğla kalınlığındaki kitaplardan hep ürkmüşümdür. Bir sürü zaman ayır sonra elindeki her şey bir köpük gibi kayıp gitsin. İnsanın okuduğuna hayıflanır olması olacak iş değil. Fakat sosyal medyada bu kadar çok sitayişle bahsedilen bu kitaba daha fazla kayıtsız kalamazdım. - [‘Nerdesin Firuze’, Müslüm Gürses Ve Bülent Ortaçgil](https://www.dibace.net/nerdesin-firuze-muslum-gurses-ve-bulent-ortacgil/) - Türkiye’nin tarihsel öyküsünü çözümlemeye el veren “merkez-periferi” çatışması sadece siyasal, ekonomik ve kültürel akslar üzerinden biçimlenmemiştir. Müzik de bu çatışma alanının en temsili yanını çözümleyebileceğimiz bir fotoğraf sunar bize. Kanaatimce bunu -temsil güçleri bakımından- Müslüm Gürses ve Bülent Ortaçgil üzerinden açıklamak mümkün. Ortaçgil’in müziğe başladığı yıllar Anadolu Pop arayışının ortalığı kapladığı zaman dilimine denk düşüyor. - [Çıplak: "Metapoetika, Farklı Şiirleri Farklı Kuramsal Yaklaşımlara Dayalı Olarak Okuma Denemesidir."](https://www.dibace.net/ciplak-metapoetika-farkli-siirleri-farkli-kuramsal-yaklasimlara-dayali-olarak-okuma-denemesidir/) - Geçtiğimiz aylarda “Metapoetika” adlı kitabınız yayımlandı. Hayırlı olsun, okuru bol olsun. Nedir Metapoetika? Kitabınız hakkında bilgi verir misiniz? Öncelikle iyi dilekleriniz için teşekkür ederim ama çok okunacağına yönelik bir umut yok içimde. Metapoetika ağırlıklı olarak 2002’den bu yana yazdığım şiir çözümlemelerinden oluşuyor. Yazıları, şiirlerin yazılış tarihine göre kronolojik sıraladığım için okuyanlar yazıların üslubu açısından farklılıklar - [Kaylule](https://www.dibace.net/kaylule/) - İkindi vaktine yetişmeli bu şiir İmge imgeye ulanmalı Keskin ucuyla bir kılıç Hikayeyi ortasından bölmeli Günbatımına yetişmeli bu hüzün Bakmayın böyle var yok telaşıma Bir öfke böyle birikir bende Bir şiir böyle büyür Bir yanı parlarken öte yanı gece yarısı Yağmur değil ıslatan tenimi Dilimde bozulmuş tadı çetrefil öykülerin Böylece toplanmalı cümle eksik alfabeler İri - [Japonya'da Dinin ve Sekülerliğin Yeniden Kavramsallaştırılması ve Biz](https://www.dibace.net/japonyada-dinin-ve-sekulerligin-yeniden-kavramsallastirilmasi-ve-biz/) - Yetmişli yıllarda ortaya çıkan, 1980-2010 yılları arasında hızla gelişip boy atan Türkiye’deki İslamcı çevreler ve cemaatler, sık sık kendi dinî gelenekçiliklerini haklı göstermek için yoğunluklu bir biçimde Japonya örneğini verdiler. Diğer bir deyişle Japonya’nın ileri bir ülke olduğunu ve bu ilerlemenin altında da dine ve geleneklere sıkı sıkıya bağlı olmanın yattığını öne sürdüler. Dahası bu - [Dinle Küçük Adam!](https://www.dibace.net/dinle-kucuk-adam-2/) - “Ey yüksek insanlar, gördüm sizi sıvışırken yan tarafa” F. Nietzsche/Böyle Buyurdu Zerdüşt “Dinle Küçük Adam”ın hemen hemen her sözü bir vecize gibi. Bu kitap Erasmus’un “Deliliğe Övgü” ve Ferid Edgü’nün “Cahil” isimli eserleriyle çapraz okunmalı. Erasmus “Deliliğe Övgü” kitabında siyasetçiler, zenginler, papazlar, komutanlar ve şairlerle... kendini akıllı zanneden herkesle dalga geçmişti. Burjuva - [Muhammed İkbal: "Aşk, Dert, Amel"...](https://www.dibace.net/muhammed-ikbal-ask-dert-amel/) - “Benim yaşamım sade, inançlı bir yaşam. Kalbim, dilimle uyum içinde. İnsanlar riyakârlığa saygı gösteriyor ve övüyor. Ben, riyakârlıktan elde edilen ün, saygı ve bağlılıktansa, unutulmuşluk içinde ölmeyi ve kimsenin ardımdan ağlamamasını tercih ederim. Kamuoyu çılgınları, beğenilmiş ve saygınlıklarının kabalığını, dini ve ahlaki iktidarın arzusuna göre hareket ederek yaşamlarını sürdürenlere bağışlasınlar. Ben, insan zihninin doğal özgürlüğünü - [Ateşten Süreçler...](https://www.dibace.net/atesten-surecler/) - Bunca kıstırılmışlığın, ayrımcılığın, kırgınlığın yaşandığı günümüzde, hayatın zorlukları ve belirsizlikleri giderek artıyor. Sancılı ve sarsıntılı bir süreçten geçiyoruz. Canlıların diri diri yandığı, ateşlerden... Özellikle ekonomik sıkıntıların baş gösterdiği bu dönemde, insanlar kendilerini bir ateş çemberinin içinde hissediyor. Küresel sorunlar, açlık, yoksulluk, ailevi sorunlar, sosyal adaletsizlikler ve daha nice problemlerle karşı karşıyayız. Dolayısıyla bu durum insanların - [Müslüman Roma; Devlet-i Âliyye ve Senfonik Milletleşme](https://www.dibace.net/musluman-roma-devlet-i-aliyye-ve-senfonik-milletlesme/) - Mevcut ulus devletler kalabilir, yenisi de kurulabilir ama bunlar geleceğin inşasında gerekli temel taşlarıdır. Geleceği inşa edecek olan, senfonik milletin tekrar ihya edeceği bir insanlık ümranı olarak büyük çatı yani Devlet-i Âliyye- Müslüman Roma hedefidir. Bu ümran'ın özü ve iç kalesi, Türkiye Cumhuriyetidir. Büyük çatısının coğrafyası Mezopotamya-Akdeniz havzasıdır ama sınırları yoktur. Bayrağı çoktur ama ortak - [Süheyl Ünver “Bir Müze Adamı”](https://www.dibace.net/suheyl-unver-bir-muze-adami/) - "Süheyl Bey, Süheyl Bey! İstanbul'u sana emanet ediyorum." Ahmet Hamdi Tanpınar “Sanat hevesim hekimlik tahsilim esnasında inkişaf etti. Yani insanlığa karşı şefkat ve bağlılık hislerim arttı. Sanat beni mütevazi, sessiz, mücadelesiz, bambaşka bir adam yaptı. Ahlakımı düzeltmekte amil oldu. En büyük sanatkar ahlaklı insandan olur. Bir sanat eseri, ahlak tezahürüdür.” Süheyl Ünver M. Orhan Okay, - [Mustafa Aslan Ya Da Kahtalı Mıçe...](https://www.dibace.net/mustafa-aslan-ya-da-kahtali-mice/) - Mustafa Aslan... Hepimizin bildiği adıyla Kahtalı Mıçı ya da Kahtalı Mıçe de ömür yolculuğunu tamamladı. Doğmakla ölmek arasında bir yolculuk... Çırılçıplak başlanan ve beyaz bir kefene sarılarak bitirilen... Her doğan canlı ölüme doğru yürür; her adımıyla biraz daha yaklaşır ölüme. Modern zamanlarda bilimin, tekniğin, teknolojinin marifetiyle ölüm ortadan kaldırılmaya çalışılsa da hepimiz öleceğiz, ölmekteyiz... En - [Garip Bir Devrimci Tango](https://www.dibace.net/garip-bir-devrimci-tangoo/) - O eski devrimcilerdendi. Dediklerine göre, Sovyetler Birliği’ni yıkmak için planlar yapıyormuş. Hem de 1960’lı yılların en karanlık günlerinde. O, Sovyetler Birliği’ni devireceğine gerçekten de inanıyordu. Etrafında kendisi gibi Ona büyük ümit besleyen gençler de vardı. Akıllı öğrencilerdi. Dünya edebiyatını okumuşlardı ve ayrıca kendi dünya görüşleri de vardı. Onun adı Tanrıkulu’ydu ama ona kısaca Tango diyorlardı. - [Erol Göka, Kabına Sığmayan Bir Irmak](https://www.dibace.net/erol-goka-kabina-sigmayan-bir-irmak/) - Erol Göka, her daim aktif, kıpır kıpır, onca yaşına rağmen içindeki çocuğu öldürmemiş... Kabına, yatağına sığmayan bir ırmak... Debisi yüksek… Tebessümden mütevellit bir çehre. Sürekli hareket halinde. Bir bakıyoruz hastane koridorlarında, kliniklerde, üniversite amfilerinde, konferans salonlarında, uzmanlık alanı ile alakalı komisyonlarda bir bakıyoruz kitapların satırları arasında, bilimsel dergilerde, televizyon ekranlarında, gazetelerde… Uzmanlık alanı psikiyatri olmasına - [Türk Devletleri Teşkilatını “Lisanda, Fikirde, ve  İşte Birlik” Bağlamında Okumak](https://www.dibace.net/turk-devletleri-teskilatini-lisanda-fikirde-ve-iste-birlik-baglaminda-okumak/) - Türk Devletler Teşkilatı’nın Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan’ın katılımıyla oluşturulması, kadim medeniyet mihveri olan İpek yolunu güzergahlarının aktivite edilmesi açısından önemlidir. Bunun yanı sıra İç Asya/Türkistan- Ön-AsyaTürkiye kültürel sürekliliğinin bütün dünyaya ilan edilmesi, Türk dünyasının Turan idealinin/ülküsünün “Fikir, lisan, his ve iş alanında birlik” pratiğe geçirilmesi açısından büyük bir gelişmedir. Çünkü artık fikir ve duyguda - [Salidə Şəmmədqızının (Şərifova) Kiçik Nəsrində Bədii Refleksiya](https://www.dibace.net/salidə-səmmədqizinin-sərifova-kicik-nəsrində-bədii-refleksiya/) - Giriş Filologiya elmləri doktoru, yazıçı Salidə Şəmmədqızının (Şərifova) kiçik nəsrində özünü büruzə verən bədii refleksiya bədii və elmi baxımından maraq doğurur. Yazıçı Bayram İsgəndərlinin vurğuladığı kimi “O (Salidə Şəmmədqızı-M.N.) ədəbiyyatşünaslıqdan bədii yaradıcılığa gəlmişdir. Onun bədii əsərlərində elmi təfəkkürlə bədii təfəkkür bir-birinə qovuşmuşdur”. Elmi fəaliyyəti ilə yanaşı bədii yaradıcılıqla da ciddi şəkildə məşğul olan Salidə Şəmmədqızının - [Gazi Meclis Daha Açılmamıştı...](https://www.dibace.net/gazi-meclis-daha-acilmamisti/) - Giriş Bu makalenin konusu Şanlı Millî Mücadelenin ilk evresi denebilecek bir dönemde “Maraş bize mezar olmadan düşmana gül(i)zâr (gül bahçesi) olamaz” denilerek yapılan kıyam ve sergilenen kutlu bir direniş sonrasında Kahramanmaraş’ın Fransız işgâlinden kurtarılması ve bunun 12 Şubat 2025 tarihinde anılacak olan 105. yıldönümüne dair olacak. Mütareke 1918 yılının sonbaharı başlarken Osmanlı Devleti’nin de üyesi - [Yıldızların Altında Yaşayan Şair, Ömer Bedrettin Uşaklı](https://www.dibace.net/yildizlarin-altinda-yasayan-sair-omer-bedrettin-usakli/) - Zamanı günlere, aylara, yıllara; hatta saatin akrep ve yelkovanına teslim etsek de değişen pek bir şey olmuyor. Zaman bir kuş gibi kanatlanıp maziye doğru uçup gidiyor. Zavallı insanoğlu ne kendi icat ettiği takvim yapraklarına söz geçirebiliyor ne de zamana. İşte bir yılı daha geride bıraktık. Yeni yılı “hoş geldin” diyerek havai fişeklerle karşılasak da o - [Müzik, Örgüt İçi İnfaz, Yok Edilen Bir Aile Ve Mürüvvet Kekilli’nin Katledilişi...](https://www.dibace.net/muzik-orgut-ici-infaz-yok-edilen-bir-aile-ve-muruvvet-kekillinin-katledilisi/) - Yazar Aytekin Yılmaz, radikal solun kendi örgüt elemanlarına yönelik iç infazlarını konu edindiği muhtelif kitaplarında politik müzik tarihimiz açısından hepimizi dehşete düşürecek bir bilgi verir. Ancak bilginin dehşetengiz haline rağmen ne insan hakları örgütleri, ne müzik kuruluşları ne de sol entelektüel çevrelerden herhangi bir yorumun, eleştirinin ya da itirazın gelmediğini hatırlatalım. Buna göre 1990’lı yıllarda - [Nilgün Çelebi'nin Seyahatleri...](https://www.dibace.net/bir-sosyologun-gozunden-seyahat/) - Nilgün Hanım takip ettiğimiz kadarıyla, gezmeyi, seyahat etmeyi seven birisiniz. Seyahat sizce nedir? Bir sosyolog gözüyle bakınca neler söylersiniz? Seyahat kişinin ufkunu genişleten, algı sahasını zenginleştiren, en önemlisi de karşılaştıkları üzerinden kendini ve kendini kendi kılanları derinden kavramasını besleyen bir etkinlik türü. Biz kendimizi karşımızdaki dolayımıyla tanırız. Karşımızdakinden farkımızı ve onunla olan benzerliğimizi görebilmemiz için - [Deveci: "Bir Anlamda Dertleşmek Gibidir Yazmak..."](https://www.dibace.net/deveci-bir-anlamda-dertlesmek-gibidir-yazmak/) - Geçtiğimiz aylarda “Ateş Ten Gölge” adlı öykü kitabınız yayımlandı. Önceki kitabınız “Buzdan Top” romandı. Yeni kitabınızın bir öykü kitabı olmasının herhangi bir nedeni var mı? “Ateş Ten Gölge” adını ateşten gölge olarak da okuyabilir miyiz? Bir öykü derlemesi yapmak hem istediğim hem de biraz çekindiğim bir karardı. Bir yanım ödül almış, çeşitli mecralarda yayımlanmış öykülerim kaybolup - [Bir Turna Avazı: Sümeyra Çakır](https://www.dibace.net/bir-turna-avazi-sumeyra-cakir/) - "Gökteki yıldızı sayan olur mu?/Benim gibi yâre yanan olur mu?/Benim böyle arada kaldığım/Acep gider yâre ayan olur mu?/Gökteki yıldızın üçü piyade/Yaşım küçük ama derdim ziyade/Niye öyle üzgün üzgün durursun/Anan dahi sevmez benden ziyade." Hem zehir hem panzehir, hem yara hem ilaç, hem kanat olup ruhumuzu yücelerde uçuran hem kolumuzu kanadımızı kırıp bir köşeye fırlatan, hem - [Eğitim Ne İşe Yarar?/Öğretmen Ne İş Yapar?](https://www.dibace.net/egitim-ne-ise-yarar-ogretmen-ne-is-yapar/) - Bireyler, toplumlar sürekli bir değişim halini yaşar. Bununla birlikte çevresel koşullar ve de insanı ilgilendiren neredeyse her şey bir şekilde bu değişim/dönüşüm/başkalaşımdan nasibini alır. Çoğu kere bunun farkında bile olmayız. Bu durum biraz da eşyanın tabiatında vardır. O nedenle bu hali çok da sorgulamadan tabi olmakla yetiniriz. Mesela eğitim… Evet, bu yönüyle hammaddesi insan olan - [MICHEL FOUCAULT’NUN GÖZLÜKLERİYLE İSLAM MEDENİYETİNİ ANLAMAK MÜMKÜN MÜ? PEKİ YA BATI MEDENİYETİNİ…](https://www.dibace.net/michel-foucaultnun-gozlukleriyle-islam-medeniyetini-anlamak-mumkun-mu-peki-ya-bati-medeniyetini/) - Yeğenim Erdem’e… Bir sanat şaheseri gibi yaşaması dileğiyle… I. Michel Foucault’nun felsefesine mütevazı bir şerh düşmeye çalışan bu denemeyi iki grup okur için yazdım. Bu gruplardan birincisi Türkiye’de sosyal bilim yapmaya çalışan akademisyenler. Ne yazık ki fabrikalarımız nasıl teknoloji üretmiyor ve Batı’da üretilen teknolojiyi bu ülkeye transfer ederek üretim yapıyorsa, bir iki istisna hariç sosyal - [Dibace & dibace.net](https://www.dibace.net/dibace-dibace-net/) - Efendim, erbabı bilir; dibace kelimat-ı Farisi’den olup esasen ‘bir tür has ipek parçası’ demektir. Bu hakikate mebni, evvelen elyazması eserlerin tezhip ve yaldızlarla müzeyyen ilk sayfalarını tesmiye için; saniyen kitapların mukaddimesini tebeyyün için müsta’mel olunmuştur. Ahmet Mithat Efendi'ye ve Osmanlıca lügatlerin diline heves edip yaptığım bu girişten sonra sözcüğün hafızamda nasıl yer ettiğini ve dibace.net - [Keskinli Hacı Taşan, Hacı Emmi](https://www.dibace.net/keskinli-haci-tasan-haci-emmi/) - “Keskin çok özel, çok enteresan bir yerdir. Tüm Orta Anadolu kasabaları gibi zordur, sıkıntılı ve bazen baş edilmezdir. Lakin çok öğretici ve unutulmazdır da. Güçlü bir aura ve hafızası vardır. İnsanı delikanlı ve cömerttir. Sizi bir kez sevmişlerse hiçbir zaman bırakmazlar. Bozlak diyarıdır. Hacı Taşan’ın memleketidir. Muharrem Usta’nın, Neşet Ertaş’ın obasıdır. Hakikaten müziği itibariyle başka - [Fundamentalist (Kabir Talking-Adil Çıkış Kapısı)](https://www.dibace.net/fundamentalist-kabir-talking-adil-cikis-kapisi/) - Kamyonların kaldırdığı toz bulutlarında, eksik harflerle yazılmış Ve arka şeritten gelenlerin tamamladığı çamurluk yazılarıydı, “Son durak kara toprak” tabelalarında kurşunlanmış Şarampol fontlu kader… Kàbilizm DNA’sından çıkıp, oto yollarda can aldığı, Tene değmiş ceset torbalarının, göz kaçırtan hışırtısıyla fısıldadığı, Lezzet kesici, parçalanmış metal artıklarıydı Görenler - ["Kar Yağarken" Kaybolan Kuşak...](https://www.dibace.net/kar-yagarken-kaybolan-kusak/) - Nedendir bilmiyorum ama uzun bir zamandır roman okumadım. Oysa bir zamanlar bizim kuşak ne de çok roman okurdu. Halen okumalarını roman üzerinden devam ettirenleri biliyorum. Oysa şimdilerde bizim kuşağın büyük bir çoğunluğu değil roman okumayı, kitap okumayı bile ıskaladı. Başka başka mecralara kaydı ve farklı meşgalelerle hayatın çarkı içerisinde eriyip gitti. Eriyip gitti demek, bir - [Osmanlı'nın Türkçe İhmali ve Bergamalı Kadri](https://www.dibace.net/osmanlinin-turkce-ihmali-ve-bergamali-kadri/) - Medeniyetin; bilgi, kültür, etik ve estetik olmak üzere dört temel unsuru bulunmaktadır. Bu dört unsurun elde edilişi, iletisi ve alışverişi ise dille, dahası dile işlerlik kazandırılmasıyla mümkün olur. Dilin; medeniyet oluşumları ve üst kültür birikimleri ile olan bu yakın ilişkisi, bütün zamanları içerisine alan bir durumdur. Bu nedenle bir milletin, “En büyük kültür taşıyıcısı” konumunda - [Selda Bağcan... Biricik, Benzersiz Bir Ses...](https://www.dibace.net/selda-bagcan-biricik-benzersiz-bir-ses/) - İspanyalı müzik eleştirmeni-yazar Vicente Fabuel'in: "Türk vokalisti Selda, doğu kültüründen çıkmış sayılı efsanevi kadın seslerden biridir. O, büyük çöllerin ortasında az bulunan vahalar gibidir. Bir insan nasıl bu kadar çevik, bu kadar derin, bu kadar yaratıcı ve bu kadar hissederek şarkı söyleyebilir." diye bir yorumu var. Buradaki Selda, Selda Bağcan. Benzersiz, biricik sesiyle; yürekten, ta - [Müziğimizin Modern Ozanı Fikret Kızılok...](https://www.dibace.net/muzigimizin-modern-ozani-fikret-kizilok/) - Münir Fikret Kızılok yada daha bilinen adıyla Fikret Kızılok, müziğe daha Galatasaray Lisesi'nin ilkokul bölümündeyken kendisine hediye edilen kırmızı akordeonla başlar. Sınıfındaki bir arkadaşının klarnetçi babasından ilk müzik derslerini de alır. Sınıf arkadaşlarıyla küçük bir müzik grubu kurarlar ve merasimlerde türkü söylerler. Beğenilip alkışlanırlar, teşvik edilirler. İlkokul ve ortaokulu bitirip liseye geçen Kızılok akordeonu bırakarak - [Güle Güle Ferdi Baba!...](https://www.dibace.net/gule-gule-ferdi-baba/) - "Görgü ve asalet parayla satın alınmaz." Hüzün, ayrılık, acı, sevda, aşk, yokluk, dert... hangi zamanda, hangi dönemde, hangi çağda yaşarsak yaşayalım; ister gelenekçi, ister modernist ne olursak olalım bizi en çok sarıp sarmalayan, içine alan, içimize akan kelimelerden bazılarıdır bunlar. Türkülerin, şarkıların en damarını severiz, bizi darmadağın edenini... Ritmi en hızlı, en hareketli türkülerde bile - [Gökşen: "Daktilo Kız Tipi, Edebiyatımıza Erken Cumhuriyet Döneminde Girdi."](https://www.dibace.net/goksen-daktilo-kiz-tipi-edebiyatimiza-erken-cumhuriyet-doneminde-girdi/) - “Cumhuriyet Kadınlarının Mesleği Olarak Türk Hikâyesinde Daktilo Kızlar” adıyla bir kitabınız yayımlandı. İlk görüşte ilgi çeken ve günümüz edebiyat dünyasında pek de rastlanmayan böyle bir konuyu çalışma fikri nasıl doğdu sizde? Bu çalışmayı yapma ve yayımlama nedenleriniz hakkında neler söylersiniz? Bu çalışmanın temelinin atılması yüksek lisans yıllarıma kadar dayanıyor. Yüksek lisanstayken Millî Kütüphane arşivinde süreli - [Keçeli: "Öykünün Uzunluğundan Ziyade Derinliği, Etkileyiciliği ve Özgünlüğü İçin Çalışıyorum."](https://www.dibace.net/keceli-oykunun-uzunlugundan-ziyade-derinligi-etkileyiciligi-ve-ozgunlugu-icin-calisiyorum/) - “Deliler, Bavullar ve Tanışma Biçimleri” adlı öykü kitabınız 2024’ün ortalarında yayımlandı. Okuru bol olur umarız. Genel olarak kitabınızda kısa öyküler yer alıyor. Aynı zamanda kısa hatta tek sözcükten oluşan cümleler de var. Aslında bu, kolay bir teknik olarak değerlendirilse de az sözle yazmak, meram anlatmak hiç kolay değil. Neden kısa öyküler, kısa cümleler? Neler söylersiniz? - [Mustafa Çağrıcı: "Doğruyu Bulmak Yanlışı Görmekle Başlar"](https://www.dibace.net/mustafa-cagrici-dogruyu-bulmak-yanlisi-gormekle-baslar/) - Hocam bugün her yerde ve platformda Müslümanların yaşamlarında ahlakın olmadığı, insani erdemlerin içinin boşaltıldığı konuşuluyor. Öncelikle ahlak derken neyi anlamalıyız? Aynı zamanda Müslümanların ahlaki zaaflarının faturası da maalesef İslam'a kesiliyor. Bu hususta ne dersiniz? Ahlak donanım, duygu, düşünce ve eylem boyutlarıyla -bedenimizdeki kan gibi varlığını hissetmesek de- hayatımızın içinde her an etkin olan insani gerçekliğimizdir. - [Bir İsyanın Çöküşü ve Kamyon Karoserinde Biten Hayat](https://www.dibace.net/bir-isyanin-cokusu-ve-kamyon-karoserinde-biten-hayat/) - Yazık ki Mehmet Akif’in emanetine yeterince sahip çıkamadık! Aile fertlerinin hayat hikâyelerine baktığımızda, çeşitli sıkıntılar yaşadıklarını, sefalet içinde bir yaşam sürdüklerini görüyoruz. Büyük adamların işleri-uğraşıları da sınavları da büyük olur. Normal insanların en sıradan mevzusu onlar için içinden çıkılmaz kocaman bir probleme dönüşebilir. En çok da aile-gaile mevzuları… Oysa onların çocuklarının da kendileri gibi önemli - [Çoruk: "Türk Modernleşmesini En Net Takip Edeceğimiz Alanlardan Biri De Edebiyattır."](https://www.dibace.net/coruk-turk-modernlesmesini-en-net-takip-edecegimiz-alanlardan-biri-de-edebiyattir/) - "Siyasi ve Toplumsal Yönüyle İmparatorluk Yıkılırken Edebiyat" adlı kitabınız bir kaç ay önce yayımlandı. Hayırlı olsun, okuru bol olsun. Bu kitabı hazırlama ve yayımlama düşüncesi nasıl doğdu sizde? Kitabınızın içeriği hakkında neler söylersiniz? Kısa bir değerlendirme yapabilir misiniz? Öncelikle kitapla ilgili dilekleriniz için teşekkür ederim. Bu kitapta yer alan makaleler bir akademisyen olarak 25 yıldır - [Bayram Bilge Tokel, Neşet Ertaş'ı Anlattı](https://www.dibace.net/bayram-bilge-tokel-neset-ertasi-anlatti/) - Hocam, asıl ilgi ve ihtisas alanınız halk müziği olmakla birlikte, teorik/nazari anlamda sanat müziği ile de ilgileniyorsunuz. Daha doğrusu Türk Müziği ile hem teorik, hem pratik hem de akademik ve icra anlamında uğraşıyorsunuz. “Türk Müziği” hakkında kısaca ne düşünüyorsunuz? Genelde “Sanat Müziği” ve “Halk Müziği” birbirlerine karşıt olarak konumlandırılır. Bu konuda neler söylersiniz? Öncelikle “Türk - [Ah Anemonum!..](https://www.dibace.net/ah-anemonum/) - "Ah anemonum! Kışımı bahar eyleyen güzelim. Bütün zamanları kendinde toplayarak yaşamın içine dağıtan gönül çiçeğim. Teke yarımadasının koynunda, rüzgarlı bir kış günü, yaşamın olanca düzlüğüne karşı içinde tersine akıp duran suların çoğaldığı bir mevsimde çıkıp gelişin nedir biliyor musun? Ne durağanlığa isyan, ne de ‘zamane’ bir kaçış planı. Kendi okyanusunda çalkalanması insanın. Kendi meyvesiyle sarhoş - [20 Yanvar 1990](https://www.dibace.net/20-yanvar-1990/) - “Deyirem eşq olsun dünen ve bugün. / Azadlıq yolunda can verenlere.” (“Dün ve bugün istiklâl yolunda can verenlere aşk olsun” diyorum)” Bahtiyar Vâhapzâde GENEL Azerbaycan Türkçesinde Yanvar, Ocak ayını ifade eder. Azerbaycan tarihinde müstesnâ bir tarihi ifade eden 20 Yanvar 1990 ise Azerbaycan halkının kızıl tahakkümden kurtulmak, istiklâl ve âzadlık (özgürlük) için kendi kanlarıyla yazdığı - [Kestaneden Duduk Olur Mu?](https://www.dibace.net/kestaneden-duduk-olur-mu/) - Tüm dünyaya sevinç ve merakla baktığım günler. Yılmaz Güney film çekiyormuş, beyaz bir arabayla benzinliğe gelmiş. Top sahasından koşarak onu görmeye gidiyoruz. Arabanın şoförü, istasyonun yarım akıllı pompacısıyla dışarıda bir şeyler konuşuyor. Önde, şoför mahallinde şişman, tıknaz biri oturuyor. Kucağında James Bond çanta. Yılmaz sağ arka köşede, dalgın. Biraz da düşünceli ve üzgün galiba. Önümdekileri - [Aytekin Yılmaz: “Ölümlerden Sonra Özgürlük Değil, Mezarlık Gelir”](https://www.dibace.net/aytekin-yilmaz-olumlerden-sonra-ozgurluk-degil-mezarlik-gelir/) - Muaz Ergü, Labirentin Sonu, Yoldaşını Öldürmek, Doğu’nun Talanı ve İnkârı, Sığınamayanlar, Dağbozumu, Ernesto’nun Dağları ve Onlar Daha Çocuktu kitaplarının yazarı Aytekin Yılmaz ile son dönemlerde Türkiye’nin kanayan yarası olan radikal sol örgütler ve PKK tarafından çeşitli propagandalarla örgüt saflarına katılan, eline silah verilerek savaştırılan, hapishanelerde ve dağlarda infaz edilen çocukları konuştu. Özellikle Yılmaz’ın son kitabı - [Bu Eğitimle Nereye?..](https://www.dibace.net/bu-egitimle-nereye/) - Bugün ülkemizde yaklaşık 20 milyon öğrenci var. Bu devasa orduyu eğitmek için de bir milyondan fazla öğretmen var. Aileleri de bu döngünün içerisine aldığımızda neredeyse ülke nüfusunun yarısına yaklaşırız. Bir de işin içerisine eğitim binalarını ve ilgili sektörleri de dâhil edersek karşımızı bambaşka bir tablo çıkar. Peki, bu büyük fotoğrafta nasıl görünüyoruz? Durum ne kadar - [Devlet-i Nadiriye ve Nadir Şah](https://www.dibace.net/devlet-i-nadiriye-ve-nadir-sah/) - Ne zaman Topkapı Sarayı’nı ziyaret etsem ilk görmek istediğim kıymetli eşya Nadir Şah’ın tahtı olur. Nadir Şah’ın 1739 yılında Hindistan Seferi sırasında Babürlerin hazinesinden alarak Kabil’e götürdüğü sonra da Osmanlı Padişahı 1. Mahmud’a hediye olarak İstanbul’a gönderdiği taht, diğer adıyla “Taht-ı Tavus” Topkapı Müzesi’nin en nadide eserlerinden biridir. O taht yıllarca halk tarafından Şah İsmail’in - [Albert Camus'dan Hareketle İslam'ın Varoluş Şuurunu Düşünmek](https://www.dibace.net/albert-camusdan-hareketle-islamin-varolus-suurunu-dusunmek/) - I. Bu satırları Pamir için yazıyorum. Pamir bir dostumun on iki yaşındaki çocuğu. Çok zeki, sosyal ve neşeli bir çocuk. Yakın zamanda felsefeye merak salmış. Youtube’dan felsefe videoları izliyor, felsefe kitapları okuyormuş deli gibi. Ve en çok sevdiği filozofun Albert Camus olduğunu söylüyormuş En mantıklı filozofmuş Camus. Çünkü hayatta her şey çok saçma ve abes - ["Oğuz Amca Diye Biri"](https://www.dibace.net/oguz-amca-diye-biri/) - Çanakkale Savaşı tarihimizin askeri, siyasi, ekonomik, toplumsal en önemli hadiselerinden biri. Tarihimizdeki en büyük savaşlardan. Bu savaş Birinci Dünya Savaşı dönemindeki bölgesel mücadelelerden biri olmasına rağmen sonuçları yukarıda belirttiğimiz gibi birçok açıdan oldukça önemli. Özellikle sonuçları Osmanlı'yı derinden etkiliyor. Aslında buradaki mücadele Türkler için savunma amaçlıydı. İngiliz ve Fransızlar ise İstanbul'u alarak hem Osmanlı'yı savaş - [Muzaların Himayəsində Olan Poeziya](https://www.dibace.net/muzalarin-himayəsində-olan-poeziya/) - İllər öncə bir yazı yazmışdım, “Rəsm kimi şeir - Pitoreks sənəti”. “Ədəbiyyat qəzeti”ndə yayınlanan məqalədə Parnasizm cərəyanından, pitoreks şeirdən bəhs etmişdim. Rəsm altına şeir yazma və rəsm kimi şeir yazma ənənəsi olaraq bilinən pitoreks şeir, poeziyada realizm adlanan parnasizm cərəyanının təsiri altında yaranmışdır. 19-cu əsrin ikinci yarısında Fransada yaranmış bir cərəyan olan parnasizm poeziyada realizmlə - [Ebulfez Süleymanlı, Bir Gönül Adamı...](https://www.dibace.net/ebulfez-suleymanli-bir-gonul-adami/) - Çiçero Eflatun’dan esinlenerek diyalog biçiminde "Dostluk Üzerine" isimli kitabını kaleme almıştır. Kitapta Çiçero’nun kayınpederi Laelius, "hayatta en güzel şey nedir?" sorusuna şöyle cevap verir: “Kendinle konuşuyormuş gibi her şeyi teklifsizce konuşabildiğin birine sahip olmaktan daha güzel ne var?” Bizim dilimizde de dostlukta bir kutsallık vardır. Farsça “dost” sözü aslında Zerdüşt’ün Avesta’sındaki “zuşta” sözünden alınmıştır. Belki - [Birik: "Kelimeleri Çok Önemsiyorum; Kökenlerini, Nereden Geldiğini, Eşyaya Neden O İsmin Verildiğini..."](https://www.dibace.net/birik-kelimeleri-cok-onemsiyorum-kokenlerini-nereden-geldigini-esyaya-neden-o-ismin-verildigini/) - 2024 Mayıs’ta “Yedi Yılanlı Kavuk” adıyla bir öykü kitabı yayımladınız. Kitabınızın adı gerçekten ilgi çekici. Çocukluğumuzda dinlediğimiz, okuduğumuz masalları, meselleri anımsatıyor bu ad. Nerden aklınıza geldi böyle bir kitap adı? Yılan ilkçağlardan bu tarafa sanat, edebiyat, tarih, bilim gibi alanlarda ölümsüzlük, yeniden canlanma, korku, hile gibi sembolik anlamlar barındırmıştır. Tasavvufta yılan kötülüğün, nefsi emmarenin sembolü - [Akademyada Aydın Bir Yüz: Hasan Aydın...](https://www.dibace.net/akademyada-aydin-bir-yuz-hasan-aydin/) - Toplumsal hayatın her alanına kalitesizlik, basitlik, aleladelik, cıvıklık, ciddiyetsizlik... sirayet etmiş durumda. Bir yandan sinirlerin son derece gerildiği bir yandan vıcık vıcık ilişkilerin içinde yüzüldüğü bir cemiyet hayatı... Ne eğlencenin ne ciddiyetin ne cahilliğin ne okumuşluğun ne bilginin ne bilgisizliğin bir manasının kalmadığı zamanlar... İyiyle kötü, doğruyla yanlış, dostla düşman, kederle sevinç, mutlulukla üzüntü koyu - [Ferdi Tayfur](https://www.dibace.net/ferdi-tayfur/) - Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziğinden beslenen arabesk müziği içerisinde duygusallığın, karamsarlığın, umutsuz aşkların, günlük dertlerin bolca şırınga edildiği bir müzik tarzı. Bu yeni tarz, 1970 yıllarda tavanda olmasa da taban da epeyce yer buldu. Oysa devletin her türlü yayın propagandasıyla diğer müzik tarzlarını destekleyip, arabeski kötülemesine hatta televizyon ve radyolarda yasaklamasına rağmen boynu - [İslamoğulları: "Polisiye Uzun Yıllardır Okuyucusu Olduğum Bir Edebî Tür"](https://www.dibace.net/islamogullari-polisiye-uzun-yillardir-okuyucusu-oldugum-bir-edebi-tur/) - “Müntehir” adlı romanınız kısa sürede 3. baskıyı yaptı. Tebrik ederiz. “Müntehir” polisiye türünde bir roman. Kitabınıza “Müntehir” adı verme ve polisiye türünde bir roman yazma nedeniniz neydi? Neden “Müntehir” Neden polisiye? Çok teşekkür ederim. Soruları cevaplamaya başladığımda 4. baskıya girdi Müntehir. Bundan da çok memnunum, sizin aracılığınızla da okuyucuya teşekkürlerimi iletmek isterim. Romanın ismi Müntehir - [Zeynep Başkan, Karadeniz'in Sesi...](https://www.dibace.net/zeynep-baskan-karadenizin-sesi/) - Yol havası, yol havaları... Karadeniz bölgesinde söylenen bir uzun hava çeşidi. Genelde Trabzon ve Rize’de yaygındır bu havalar. Yayla havası olarak da bilinir. Nerede olursanız olun içinizi yaylaların iklimiyle doldurur. Kentin betona kesmiş, toprağa hasret bağrından bir isyan gibi yükselir ve alır götürür sizi çam kokulu serin rüzgârlara. Alır götürür sizi anasını arayan emlik kuzunun - [Çocukluğumun Yılbaşıları](https://www.dibace.net/cocuklugumun-yilbasilari/) - "her yeni gelen günü yeni bir ümitle beklemeli her yeni gün yeni havalarla gelir gece, yağan yağmurla uyursun sabah bir de bakarsın odan güneşli.." Ne güzel söylemiş Necati Cumali!... Biz de gelen yeni yılı ümitle karşılamak istiyoruz coronaya, iklim değişikliği öngörülerine inat... Biz de uyanmak istiyoruz yağmurun sesiyle daldığımız uykudan güneşin sımsıcak aydınlığına... Çocukluğumda, yılbaşı - [Bunu Unutma!](https://www.dibace.net/bunu-unutma/) - Abdulla kişi yolun kənarındakı nəhəng, sal boz daşın yanında dayanaraq nəfəsini dərdi, sonra isə fikirli-fikirli ətrafı süzdü. Lap əldən düşdüyündən daşın üzərində əyləşdi. Cibindən tütün qabını çıxardıb əvvəl içindəki tütünə baxdı, sonra da təkrar ətrafını süzdü. Nəvəsinin ona diqqətlə baxdığını görüb gülümsəyərək dedi: - Çiçək, sən niyə uzaqda durmusan? Yol səni də, nənəni də lap - [Dicle-Fırat Federasyonu](https://www.dibace.net/dicle-firat-federasyonu/) - ‘Sezai Karakoç, şüphesiz büyük şairliğinin yanı sıra büyük bir düşünce ve aksiyon adamı; bir “İslâm siyasî düşünürü”dür. Bütün dünya Müslümanların “bir millet” (İslâm Milleti) ve bütün İslâm topraklarının “bir ülke” (İslâm Ülkesi) olduğu gerçeği, Karakoç’un siyasî görüşlerinin temelini ve çıkış noktasını oluşturmaktadır. Bu temel kavramları ve buradan hareketle Müslümanların gerçek bir kardeşlik ruhu ile dayanışma - [Platon'dan Chomsky'e: Bilgi ve Farkındalık Arasındaki Uçurum](https://www.dibace.net/platondan-chomskye-bilgi-ve-farkindalik-arasindaki-ucurum/) - Noam Chomsky’nin şu çarpıcı tespiti, modern toplumun gerçeklik algısını gözler önüne seriyor: “Toplumun genelinin etrafta neler döndüğünden haberi yoktur, hatta haberi olmadığının dahi farkında değildir.” Bu ifade, bireylerin yalnızca yüzeysel bilgilerle tatmin olduğu, daha derin süreçlere ulaşma cesaretini ve becerisini göstermediği bir toplumu betimliyor. Chomsky, bireylerin yalnızca bilgi sahibi olmasının yeterli olmadığını, bilginin arkasındaki yapıları - [Diyarbakır'da Canlı Edebiyat Ortamı...](https://www.dibace.net/diyarbakirda-canli-edebiyat-ortami/) - Diyarbakır’ın kültürel dokusu, inanç ve dil çeşitliliği, zengin tarihi, insan ilişkileri, gelenek ve töresiyle edebiyatın oluşmasına, yazarların doğmasına güçlü bir zemin hazırlıyor. Geçmişe baktığımızda bu zeminde güneş gibi parlayan büyük yazar ve şairler görüyoruz. Bunlar bütün Türkiye’yi etkilemişler. “Otuz Beş Yaş” kimin dilinde değil ki: Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün. - [Prof. Mesud Efendiyev: "Azerbaycan’da Bilime Bakışın Kavramsal ve Sistematik Bir Karakteri Var.”](https://www.dibace.net/prof-mesud-efendiyev-azerbaycanda-bilime-bakisin-kavramsal-ve-sistematik-bir-karakteri-var/) - Bugünlerde, kadim tarihi, stratejik önemi, Azerbaycan'ın maddi ve kültürel mirasının merkezi, bilim ve geleneğin meskeni olmasıyla her zaman dünyanın ilgisini çeken misafirperver Nahcivan’ımızın önemli bir konuğu vardı: Prof. Mesud Efendiyev! Dünyaca ünlü hocamız Mesud Efendiyev. 21 Ekim 1953'te Zagatala şehrinde doğdu. Yoksul ve uzak bir köy okulunda başarı göstererek altın madalyayla mezun olması, olağanüstü doğuştan - [Şakacı: "Edebiyattan Anladığım Her Şeyden Önce Sahicilik, Samimiyet Ve Gerçeklik…"](https://www.dibace.net/sakaci-edebiyattan-anladigim-her-seyden-once-sahicilik-samimiyet-ve-gerceklik/) - Geçtiğimiz aylarda “HINÇAHINÇ” adlı romanınız yayımlandı. Hayırlı olsun, okuru bol olsun “HINÇAHINÇ” temposu yüksek, usta bir kalemden çıkmış roman. Size bu romanı yazdıran duygu, motivasyon ya da saik neydi? Neden ve nasıl yazıldı “HINÇAHINÇ”? İyi dilekleriniz için çok teşekkürler. Yazarken duygularımı işin içine karıştırmamayı ama yazdığım hikâyelerin kokusunu solumayı severim, yazdığım şeye dönüşürüm, bu kez - [Temürtürkan: "Yazılacak Öykü Çok, Hayat Kısa, Zaman Kıt..."](https://www.dibace.net/temurturkan-yazilacak-oyku-cok-hayat-kisa-zaman-kit/) - Öncelikle geçtiğimiz aylarda yayımlanan içinde birbirinden güzel 17 öykünüzün yer aldığı “Çoktandır Söylenmemiş” adlı kitabınız hayırlı olsun, okuru bol olsun. İnce bir işçilikle örülmüş; samimiyeti ve sıcaklığıyla okuru kuşatan bu kitabınız için teşekkür ederiz size. Hemen hemen bütün öyküleriniz büyülü-gerçekçi bir üslupla kaleme alınmış. Okuru şimdinin içinden alıp nostaljik zamanlara ve maceralara götürüyor. Örneğin "Düşlerin - [Bahtiyar Bey İle Konuşmalar](https://www.dibace.net/bahtiyar-bey-ile-konusmalar/) - Yargı aklasın Bahtiyar bey Ben anlattım olmadı Elimi kırmış da ayağıyla oynar gibi Zamanın behrinde Pek de sevmemiş sanki Yüreğimi kırıp da Durdukça kaynar gibi Yok sayıp harcardı da yine doymadı Yargı aklasın Bahtiyar bey Zarar verdi aymadı Yüzene değdi rüzgar, saçlarını dağıttı Mikail'e kafa tuttu, hırsını benden aldı Üstüne kan sıçradı Ezdiği gururumdan Mısır - [Evrim Sürecinin İpleri Allah'ın Elinde Olabilir Mi? Liseli Gençlerle Bir Sohbet](https://www.dibace.net/evrim-surecinin-ipleri-allahin-elinde-olabilir-mi-liseli-genclerle-bir-sohbet/) - I. Evrim-yaratılış tartışmalarına mütevazı bir katkı olmayı amaçlayan bu deneme en başta hayatın anlamını sorgulayan liseli gençlerle bir sohbettir. Bu yazıda bir liseli gencin anlayamayacağı hiçbir teknik terim kullanılmamıştır. Fakat sanıyorum bu tartışmada konum alan pek çok bilim adamı, filozof ve ilahiyatçıya da söyleyebileceği birkaç cümlesi vardır. Zihinsel yeteneklerimi yarıya indiren bir iğnenin etkisinde yazıldığı - [Kafiyeye Nazire](https://www.dibace.net/kafiyeye-nazire/) - Kafiye Nazire. Üstada Hediye. Dinlese Bir beni. Söylesem Her şeyi. Neyi? Ve kimi? Şimdiki Bu dünya Bir mayın Serseri. Bilenler, Bilmeli Bilmezi. Bilmezler, Bilmeli Bilmezi. Ne odu? Kolordu, Yol Buldu. Rap rap, Sonu Hap. Kim doydu? Şimdiki Şelekten. Ne çıkar Dönekten. Baş oldu, Ayaklar, Son buldu, Duvaklar. Analar, Ne işte Gelişte Gidişte Çocuklar, Kreşte. Gençler, - [Orta Asya'nın Büyülü Derinliklerine Yolculuk](https://www.dibace.net/orta-asyanin-buyulu-derinliklerine-yolculuk/) - Uçsuz bucaksız çayırlar, orman ve bozkırlar… İç Asya’nın göklerine bembeyaz çatı kurmuş dağ zirveleri, kristal göller ve upuzun ırmaklar… Kültürlerin buluşup kaynaştığı, harika renklerle dünyaya yayıldığı ata ana yurdundayız. Kimlerinin tahmin ettiği gibi verimsiz bozkırlar, renksiz toplumlar yok burada. İç Asya’nın en uzak bölgeleri bile yüz yıllarca insanları doyurmuş, Doğu ile Batı arasında kültürel alışverişin - [Osmanlı'nın, İran Sınırındaki Yeni Düzen Arayışları...](https://www.dibace.net/osmanlinin-iran-sinirindaki-yeni-duzen-arayislari/) - Bu yıl içinde “Osmanlı-İran Sınırında Devlet ve Toplum & Caf Aşireti ve Nasturî Cemaati 1839-1914” adını verdiğini kitabınız yayımlandı. Kitabınızın odağında, ana ekseninde ne var? Ne anlatıyor bu çalışmanız okura? Kitap, 2020'de Hacettepe Üniversitesi Tarih Anabilim Dalında savunduğum doktora tezime dayanıyor. Kitapta, 19. yüzyıldan 20. yüzyıla değin devlet aygıtı ve toplumuyla Osmanlı dünyasının geçirdiği değişimin - [Yücel Abi...](https://www.dibace.net/yucel-abi/) - Yücel Abi ile aynı yörede doğmuşuz. Doğduğumuz yerler arasında yüz kilometreden fazla bir mesafe olsa da konuşma tarzımız, alışkanlıklarımız, aile terbiyemiz birbirine çok benzer. Kalabalık bir aile, otoriter bir baba, şefkatli bir anne ve köy hayatı… Zorlu ama masalımsı anılar. Belki de o zorlu ve masalımsı anılar bizi biz yaptı. O renklerin içinde hep kendi - [Bu Dağlar Olmasaydı…](https://www.dibace.net/bu-daglar-olmasaydi/) - Dağlar yeryüzünü ayakta tutan direklerdir. Bu direkler yıkıldıkça hepimiz altında kalıyoruz… Bugün 11 Aralık Uluslararası Dağ Günü. İnsanlık dağları taklit ederek ayağa kalktı ve mimari eserler kondurdu yeryüzüne. Piramitlerden Zigguratlara, kulelerden gökdelenlere hemen hepsi yücelere öykünmenin, doğayla yarışın dışavurumuydu. Türkiye bir dağ coğrafyası. Üç kıtanın özeti olan Anadolu’nun dağlar binlerce yıldır yaşam kaynağı. Nehirler, dağların - [Azerbaycanlı Şair Nebi Hezri](https://www.dibace.net/azerbaycanli-sair-nebi-hezri/) - Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan bizim için bir ülkeden daha çok bir gönül coğrafyasıydı. Orası ile ilgili bilgiler ağızdan ağıza dolaşır, radyolarda dinlenen Bakı’nın Sesi ile hasret giderilmeye çalışılırdı. Iğdır’da daha ortaokuldayken arkadaşlarla bir yerlerde toplanır birbirimize elimize geçen Azerbaycan’la ilgili şiirleri okurduk. Bazen de İbrahim Bozyel, Zeynelabidin Makas, Turgut Öcal gibi hocalarla da Azerbaycan üzerine - ["Düğüm" Öyküsü İzleğinde Hatice Günday Şahman Öykücülüğü](https://www.dibace.net/dugum-oykusu-izleginde-hatice-gunday-sahman-oykuculugu/) - H. Günday Şahman'ın, "Yarım Kalmasın" adlı öykü kitabı, "H2O Kitap"tan Mart 2024'te çıkmış. Biz, onun bu kitabında yer alan ve "Kaos GL Derneği 17. Kadın Kadına Öykü Yarışması"nda birinciliğe değer görülen "Düğüm" adlı öyküsü üzerinde duracağız. H. G. Şahman, son dönem öykücüleri arasında her geçen gün biraz daha özgün ve sağlam bir yer edinmektedir. Onun - [Altundağ: "Öykülerim Genellikle Gerçek Hayatla Başlar, Hayal Dünyamla Şekillenir."](https://www.dibace.net/altundag-oykulerim-genellikle-gercek-hayatla-baslar-hayal-dunyamla-sekillenir/) - Öncelikle “Lo’nun Gereklilik Kipleri” adlı kitabınız hayırlı olsun, okuru bol olsun. Kitaba da adını veren öykünüz “Lo’nun Gereklilik Kipleri” toplumumuz için sıradan bir konunun etkili çağrışımlarla anlatımı ve sinematografik sahneleriyle kısa film tadında bir metin. Zaten öykü denen tür de hayatımızın minnacık bir enstantanesini dil işçiliğiyle ölümsüzleştirmek değil mi? Günümüzdeki öykü yazarları çocukluğa ait olumsuz - ["Eski Şiirin Rüzgarıyla" Yahya Kemal'de Adını Bulan Lale Devri](https://www.dibace.net/eski-siirin-ruzgariyla-yahya-kemalde-adini-bulan-lale-devri/) - "Nizâm-ı âlem'i bir fitne-î nigâhıyle Verir gibiydi o şûh ihtilâle devrinde Kadehde lâ'lini gâhî deriz ki Kemâl Gönül o âfete meftundu lâle devri'nde" Yahya Kemal’in "Eski Şiirin Rüzgârıyla" adlı kitabında Lale Devri'ni konu alan yukarıdaki iki beytin de yer aldığı "Mükerrer Gazel" ile birlikte "Mahurdan Gazel", "Bir Saki" ve "Şerefabad" adlı gazellerle "Sene 1140" adlı - [Namık Kemal'in Paltosu](https://www.dibace.net/namik-kemalin-paltosu/) - Beşir Ayvazoğlu ismini daha çok portre kitap çalışmalarından tanıdım. Zor bir yazarlık görevini icra ediyor. Zira portre çalışmaları diğer türlerde yazı yazmaya benzemiyor. Olay sadece malzeme toplamakla alakalı değil tabii. Asıl önemli olan işin işçilik, alın teri, emek,... boyutu. Sadece sanatını değil işin içine ruhunu da koymak gerekiyor. Tıpkı enva-i çeşit çiçekten topladığı özü bal - [Çelik: "Bazen Acı Bir Tebessüm, Bazen Neşe ve Hüzün... Bana Dokunan Şeyleri Yazmadan Duramam."](https://www.dibace.net/celik-bazen-aci-bir-tebessum-bazen-nese-ve-huzun-bana-dokunan-seyleri-yazmadan-duramam/) - Bu yılın başlarında “Uzak Bir Yerde” adıyla romanınız yayımlandı. Şu sıralar ikinci baskıyı da yaptı. Tebrikler öncelikle. “Uzak Bir Yerde” bir dönem romanı. 1980 Askeri Darbesi sonrasını anlatıyor. Özellikle Güneydoğu’daki insanları ve onların hayatlarını. Böyle bir roman yazma fikri nasıl doğdu? Neler söylersiniz? İnsanların ruhuna işleyen yurtsuzluk ve göçerlik, bir yerden kovulma veya göçe zorlanma… - [Gerçek Aşk...](https://www.dibace.net/gercek-ask/) - bahane dedikleri ah o altın kupada sunulan nefti zehirden ne çok içtim ömrümce ne çok kandırıldım ben sözün tek anlamı var sanırdım insanların bir yüzü... adımbaşı kırıldım ben kalbimin acıdığı yerinden kimi sevsem neron kimi özlesem firavun çıktı kimi öpsem kurbağa yaylılarım balkabağı payıma düşen yarın... neylersin her işin bir acemisi oluyor işte ben de - [Düşüncelerin Melodisi: İnsan Olmanın Derinliği ve Öteki İle Anlama Yolculuğu](https://www.dibace.net/dusuncelerin-melodisi-insan-olmanin-derinligi-ve-oteki-ile-anlama-yolculugu/) - İnsan olmak, yalnızca biyolojik bir varlık olmanın ötesinde, düşünce, duygu ve anlayışların oluşturduğu bir varoluş serüvenidir. Bertolt Brecht’in “İnsan olmak, başkalarını anlamaya çalışmaktır” sözü, insanın en temel varoluşsal arayışını dile getirirken, bu çabanın insanın içsel dünyasında yarattığı yankıyı da ortaya koyar. Başkalarını anlamak yalnızca bir yakınlaşma eylemi değil, aynı zamanda insanın kendi sınırlarını sorgulama ve - [Önderoğlu: "Ne Yazdığınız Değil, Nasıl Yazdığınız Önemli."](https://www.dibace.net/onderoglu-ne-yazdiginiz-degil-nasil-yazdiginiz-onemli/) - Birkaç ay önce “Cüret” adını verdiğiniz romanınız yayımlandı. Dileriz okuru bol olur. Daha çok öykülerinizle tanınıyorsunuz desek yanılmış olmayız sanırım. Öykü yazmak mı roman yazmak mı daha kolay ya da zor, öykü mü roman mı türü sorulara çokça rastlıyoruz. Hem öykü hem de roman yazan biri olarak bu hususta neler söylersiniz? Öykü mü roman mı? - [Dede Korkut’un İstanbul Seyahati](https://www.dibace.net/dede-korkutun-istanbul-seyahati/) - Alman edebiyatında Goethe’den sonra en önemli şairlerden sayılan Eduart Mörike “Altın Kasım” adlı Kasım ayı için yazdığı şiirde yaprakları sımsıcak akan sıvı altına benzetir: “Apaçık mavi gökyüzü, Bastırılmış dünyada dolu bir sonbahar Sıcak altın renginde akıyor.” Tabii ki sonbahar denince bizim şair Baki’nin “Hazan Gazeli” insan gönlüne ayrı bir tat, ayrı bir hüzün vermektedir: “Her - [Doğar: "Benim Edebiyatım Haksızlığın Olduğu Her Alanda…"](https://www.dibace.net/dogar-benim-edebiyatim-haksizligin-oldugu-her-alanda/) - “Renkli Çiçeklerim Var” adını verdiğiniz öykü kitabınız yakın zamanlarda yayımlandı. Hayırlı olsun, okuru bol olsun. Kitabınızdaki on üç öykünün merkezinde Pembe adında çiçekçi bir kadın yer alıyor. Olan biteni Pembe’nin gözünden görüyor okuyucu. Öykülerinizi neden böyle kurguladınız? Bir kadın ve bu kadın çiçek satıyor… Neler söylersiniz? Bizler birbirimizi görmüyor, duymuyor, önemsemiyoruz artık. Kimsenin kimsenin yüzüne - [Öğretmenler Gününe ve Benim Öğretmenime Dair...](https://www.dibace.net/ogretmenler-gunune-ve-benim-ogretmenime-dair/) - Çocukluğum… ilk gençliğim… Dağlardan inen sürülerin sesi, vadilere inen gölgeler gibiydi ömrüm… Asırlık bir sessizlik gibiydi düşlerim… Hiç kimsenin olmayan bir derdim vardı…Ruhumu ezip duran her gece, ömrümün suskun kelimeleri gibiydi. Bitkin bir zarafet yüklüydü bakışlarım… seni tanımadan önce başımı döndürmeyen tek bir kelime yoktu. Seninle tanıştığım o gün, artık yüz çevirmek için çok geçti. - [Tufantoz: "Kürt Harbuhti Oymağı, Mervanoğulları'nın Kurucu Kadrosudur"](https://www.dibace.net/tufantoz-kurt-harbuhti-oymagi-mervanogullarinin-kurucu-kadrosudur/) - Abdurrahim Bey, “Ortaçağ'da Diyarbekir Mervanoğulları/990-1085” adıyla değerli bir kitabınız yayınlandı. Mervanoğulları bölgede önemli bir unsur olmasına rağmen çok fazla tanınmıyor. Mervanoğulları’nı araştırma ve konu hakkında kitap yazma düşüncesi nasıl oluştu? Neler söylersiniz? Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi’nde Tarih eğitimi aldım (1979-1983). 1982 senesinde Marmara Üniversitesi'ni açılması ile idari yapıda görev almış olan merhum hocam Prof. Dr. - [Benim Hayatım](https://www.dibace.net/benim-hayatim/) - “Dur yapma!” dedi, yabancı olmadığım bir ses. Bu duyduğum son sesti. Ayağım kaymış binanın üçüncü katından aşağıya düşmüştüm. Hatırladığım tek şey, sağ gözümden ve burnumdan akan kanlara aldırmadan anneciğimin beni kucağına alıp “canımın içi” diyerek sarılıp ağlayışıydı. Nedense evlerine ilk geldiğimde beni istemeyen sadece oydu. Sebebi ise, tek kelime ile titizliğiydi. Oysa bizim titizliğimizin dillere - [Gustave Le Bon ve Kitleler Psikolojisi](https://www.dibace.net/gustave-le-bon-ve-kitleler-psikolojisi/) - Gustave Le Bon Aslen bir hekim olan Gustave Le Bon (1841-1931) tartışmalı bir Fransız sosyolog ve antropoloğu olarak biliniyor. Toplum ve kitle psikolojisi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınıyor. Kitle psikolojisinde ilk olarak onun adı geliyor. Le Bon, faşist liderlere esin kaynağı oluyor. Hatta ırkçı olduğunu öne sürenler bile bulunuyor. Le Bon, özellikle inançların toplumsal hayata olan - [Ebil, Genç Bir Yazar ve Tolstoy](https://www.dibace.net/ebil-genc-bir-yazar-ve-tolstoy/) - Oğuz Türkmenleri Batı’ya doğru akın akın gelirken büyük ve güçlü aileler Anadolu’nun çeşitli bölgelerine yerleşerek büyüdü, gelişti ve kendi bölgelerinde egemen oldular. Batı’da Osmanoğulları, Orta Anadolu'da Çaparzadeler, Karadeniz’de Caniklizadeler, Batı Anadolu'da Karaosmanoğullan, Güney Anadolu'da Küçük Ali oğulları bu tür ailelerdirler. Aile Türkler için devletin çekirdek yönetim şekliydi ve aile içinde başlayan gelenek, görenek, töre, disiplin - [Kimlikten Etik Değerlere: Dinlerin Yeniden Yapılanması ve Küresel Barış Arayışı](https://www.dibace.net/kimlikten-etik-degerlere-dinlerin-yeniden-yapilanmasi-ve-kuresel-baris-arayisi/) - Dinler, tarihin başlangıcından bu yana toplumların manevi dünyasını şekillendiren ve kolektif bir kimlik yaratan temel sosyal yapılar olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak modernleşme süreçleriyle birlikte, dinlerin bu işlevi dönüşüme uğramış ve toplumsal kimlikler ile siyasi çıkarların meşrulaştırıcı aracı haline gelmiştir. Bu makalede, dinlerin sosyolojik işlevini ve tarihsel olarak geçirdiği dönüşümleri ele alarak, ahlâkî temellere dönüşün küresel - [Gündüz: "Edebiyat Olmadan Tarih Olmaz."](https://www.dibace.net/gunduz-edebiyat-olmadan-tarih-olmaz/) - Hocam sizi genelde Türk tarihi, Türk devletleri ve beylikleri, Anadolu Türkmen Aşiretleri... ile ilgili yaptığınız önemli çalışmalarla tanıyoruz. Aynı zamanda birçok televizyon programında da yer aldınız. Tarih alanındaki akademik eserlerinizin dışında “Tac Mahal’in Mumları” adını verdiğiniz bir hikâye kitabı yayımladınız. Hikâye kitabı yazma ve yayımlama gayeniz neydi? Neden bir hikâye kitabı? Tarih alanında çalışıyorum ama - [Siyasette/Edebiyatta Necip Fazıl ve Akla Gelenler...](https://www.dibace.net/siyasette-edebiyatta-necip-fazil-ve-akla-gelenler/) - Türk sağı denilince akla tarih, edebiyat ve özellikle şiir gelir. Ve yine Türk sağı denilince en başta gelen isimlerden biri de Necip Fazıl'dır. Necip Fazıl ortaokulda tanıdığım bir isimdi. Lise yıllarında kitaplarını içercesine okumuş ve mısralarını birer kurşun gibi fikir cephaneliğimize yığıp durmuştuk. "Üstat" erişilmez bir zirve olarak, mısraları ve hükümleri ile her meselemizde imdadımıza - [Çıkış Yolu Diriliş....](https://www.dibace.net/cikis-yolu-dirilis/) - 2021 yılının 16 Kasım’ında aramızdan ayrılan Sezai Karakoç, yaşamı ve mücadelesi ile insanlığın yeniden dirilişine çıkış yolu bulmak ve yeniden hakikat arayışında isabetli olmak için geniş bir tablo analizi önümüze koyar. İnsanlığın gidişatına son üç-dört yüzyıldır ağırlıklı olarak yön veren batı medeniyeti analizine yer verir eserlerinde. Ölüme dikkat çekmekten başlayarak tapınak, kent, propaganda (reklam), politika, - [Şair Orhan Aras Ve Aşklar Daha Ölmedi Kitabı](https://www.dibace.net/sair-orhan-aras-ve-asklar-daha-olmedi-kitabi/) - “Şair” kelimesi Arapçadır. “Olağanüstü güçlere sahip, kâhin insan” demektir. Gerçekten de böyle midir? Acılarımızı, üzüntülerimizi, sevinçlerimizi, sevgimizi, kırgınlıklarımızı şairlerin dilinden okumuyor muyuz? İster nefes almayı bırakıp toprak altında kırk gün uyuyabilen bir derviş yogi, ister ışık efektlerinin büyüsüyle dünyanın gözlerini kamaştıran Copperfield olsun, hiçbiri duygularımıza tercüman olamıyor ve bizi ruhsal olarak rahatlatamıyor... Gerçek sihir, olağanüstü - [Kar Beyazı...](https://www.dibace.net/kar-beyazi/) - senin de günlerin gelecek kar beyazı o kuru dalların çiçek açacak bir gün gökçe yağmurlar yağacak boz tepelerine güneşle sevişecek yine yemyeşil bir ilkbahar, yemiş yüklü bir yaz yeter ki görünme kötücül feleklere unuttur kendini tanrıya biraz... senin de şarkıların çalacak kar beyazı baban gelecek rüyalarına bir kucak gülüşle annenin diz ağrıları geçecek örneğin kaybolacak - [GÖZƏLLİK VƏ VƏCDDƏN YARANAN POEZİYA: Rəşad Məcid-60](https://www.dibace.net/gozəllik-və-vəcddən-yaranan-poeziya-rəsad-məcid-60/) - Meksika şairi, diplomat, siyasi publisist Oktavia Pas poeziya haqqında yazır: “poeziya – həm ali nitq hadisəsidir, həm də ibtidai dildir. O – həm qaydalara tabe olmaqdır, həm də yeni qaydalar yaratmaqdır. O – əcdadları yamsılamaq, gerçəkliyin üzünü çıxartmaq, İdeyanın kopyasının kopyasıdır. Çılğınlıqdır, ekstazdır, Loqosdur. O – uşaqlıq dünyasına qayıdışdır, itirilmiş cənnət üçün xiffətdir, cənnətdə cəhənnəm - [Əlisəfa Azyevin Yaradıcılığında General Obrazı](https://www.dibace.net/əlisəfa-azyevin-yaradiciliginda-general-obrazi/) - Yaradıcılığa 70-illərdən başlamış Əlisəfa Azayev 40-a qədər iri həcimli əsərlərin müəllifidir. Onun yardıcılığının ən qiymətli xüsusiyyətlərindən biri müşahidə qabiliyyətinin daha geniş olması və yaşanan həyat həqiqətlərinə tez və obyektiv dəyər verməsidir, desək, heç də yanılmarıq. Mən bu fikrə təsadüfi gəlməmişəm. Birinci Qarabağ savaşı haqqında araşdırma aparırdım. Qarşıma bir povest çıxdı. Adından elə məzmunu da bəlli - [Atatürk'ün Mirası: Toplumun Yeniden İnşasında Bir Devrimci Vizyon](https://www.dibace.net/ataturkun-mirasi-toplumun-yeniden-insasinda-bir-devrimci-vizyon/) - Her yıl 10 Kasım’da, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü anarken, çoğu zaman onun tarihsel başarıları vurgulanır; ancak, Atatürk’ün toplumsal ve düşünsel mirasını derinlemesine incelemek, onun çağdaş Türkiye'ye ve dünya görüşüne olan katkısını anlamak açısından son derece değerlidir. Atatürk'ün devrimci vizyonu, yalnızca bir liderin ötesinde, toplumsal yapıyı köklü biçimde yeniden şekillendiren bir aydınlanma hareketidir. Bu - [Özdemir: "Kitaplarım Eğitim Sistemimize Akademiden ve Merkezden Değil İçeriden Bütüncül Bakışı Yansıtıyor."](https://www.dibace.net/ozdemir-kitaplarim-egitim-sistemimize-akademiden-ve-merkezden-degil-iceriden-butuncul-bakisi-yansitiyor/) - Eğitimle ilgili “Simurg’un Ders Notları & Hayat Üzerine Felsefi Konuşmalar” ve “Sorun Sistem mi? & Eğitime Zihniyet Temelli Bakış” adlarıyla iki kitabınız yayımlandı. Bu kitapları yayımlama amacınız neydi? Hangi saikler sizi kitap çalışmasına itti? Evet efendim. Kitaplarımı yazma gerekçelerimi okumak fiili ile birlikte ele alıp şöyle ifade etmeye çalışayım: Dertli olmak, duyarlı olmak, toplumun - [Adı Süveyda](https://www.dibace.net/adi-suveyda/) - “Aşk imiş her ne var ise âlemde/İlim bir kıyl u kâl imiş ancak” der Fuzûlî, yeryüzünde anlamlı tek hakikatin aşk olduğunu, onun dışındaki cümle uğraş ve malumatın bir “kıyl û kâl”dan (laf û güzaf) ibaret olduğunu belirtir bir gazelinde bu veciz beytiyle. Aşk; bütün zamanların en temel anlatı konusu olduğu gibi günümüzün de en çok - [Ercan Kesal, Bozkırın Sahici Anlatıcısı...](https://www.dibace.net/ercan-kesal-bozkirin-sahici-anlaticisi/) - "İki karpuz bir koltuğa sığmaz" demiş atalarımız. Atalarımızın bu sözüyle zaman zaman karşılaşırız. Kimileyin bir uyarı mahiyetinde söylenir bu söz kimileyin de bizzat yolumuzu tıkayan bir barikata dönüşür. Bir çok işle uğraşmak yerine tek bir işle uğraşın; o işe yoğunlaşın der bu söz bize. Genel anlamda baktığımızda haklılık payı olmasına rağmen kimi istisnalar da bu - [Hz. Osman’ı Farklı Okumak](https://www.dibace.net/hz-osmani-farkli-okumak/) - İnsanlar genel olarak kafa konforlarının bozulmasını istemezler. Aynı zamanda ezberlerinin bozulmasını da… Kafa konforunu bozacak, doğru bildikleri yanlışları düzeltecek bilgilerden, kitaplardan, sohbetlerden mümkün olduğunca uzak dururlar. Ezber bozacak her şeyden de… Gerçeklerden ziyâde efsaneler, abartılar daha çok ilgi çeker. Tarihin üzerini yoğun bir sis perdesiyle örtmek ve buradan gizemli anlatılar devşirmek, hakikati aramak yerine bu - [Uzatmalı Oyun](https://www.dibace.net/uzatmali-oyun/) - Notu: 9 Konya DT. Yazar: Barry Creyton. Oynayanlar: Begüm Baybaş Doğan ve Kemal Çatmaz. Yönetmen: Birkan Görgün. Genelde herhangi bir etkinliğe gitmeden önce, onunla ilgili elementer bilgi dışında ayrıntıya girebilecek hiçbir not okumamaya gayret ederim. Etkisinde kalmamak için. Bu oyunu da izlerken en başlarda New Yorklu Yahudi bir yazarın kaleminden çıkma diye düşündüm. Oyundan sonra - [Orhan Abi Bir Türküye Ağlayalım; Bir Türküyle Ağlayalım...](https://www.dibace.net/orhan-abi-bir-turkuye-aglayalim-bir-turkuyle-aglayalim/) - "Masallar çocukluk dünyamızın en temiz, en el değmemiş, en kirlenmemiş bölümleri… Bütün masumiyetiyle içimizin en masum yerlerine yerleşen ve bir daha oradan çıkmayan bir özelliğe sahiptir çocukluğumuzun masalları. Masallarda, mesellerde, cenklerde, cönklerde hep iyiler kazanır, hep iyi olanlar. Aslında o masallar; biz büyüdükçe, hayatın acımasız, kötü taraflarıyla karşılaştıkça bizi iyiliğin yanında tutar. İçimize merhameti, adaleti, - [Cengiz Özkan'a Muhabbetle...](https://www.dibace.net/cengiz-ozkana-muhabbetle/) - Çok hızlı, çok gürültülü, çok akışkan, çok kaygan, çok kaypak bir dünyada yaşıyoruz. Anlamlar, değerler, duygular karmakarışık... Yoğun bir enformasyon bombardımanına maruz kalan beynimiz, zihnimiz bulanıklaşıyor. Anlamıyoruz, anlamlandıramıyoruz... Bir duygudan bir duyguya atlıyoruz. Bir hali yaşamadan başka bir halin peşindeyiz... Derinlik yok, durgunluk yok... Hep koşuşturma daima koşuşturma... Ne aşk var bizi kuşatan, bizi kanatan - [Filistin'den Mütâreke'ye Uzanan Süreç...](https://www.dibace.net/filistinden-mutarekeye-uzanan-surec/) - ABD’li askerî tarihçi Edward Erickson, Nablus Muhârebesi’nin, General Allenby tarafından bir imhâ muhârebesi olarak tasarlanıp icra edilmiş olduğunu ve 20. Yüzyılın en kesin sonuçlu zaferlerinden biri olduğunu, bu zafer sonucu Filistin Cephesi’ndeki Osmanlı ordularının muharip gücünün General Allenby komutasındaki İngiliz kuvvetleri tarafından imhâ edildiğini, Yıldırım Orduları Grubunun bu savaşta aldığı yenilginin, Osmanlı kuvvetlerinin, I. Dünya - [ÇAĞDAŞ TÜRK ŞEİRİNİN NÜMAYƏNDƏSİ – BÜLƏND ECEVİTİN BƏDİİ YARADICILIĞINA BİR NƏZƏR](https://www.dibace.net/cagdas-turk-seirinin-numayəndəsi-bulənd-ecevitin-bədii-yaradiciligina-bir-nəzər/) - Əsasən partiya sədri, baş nazir və siyasi xadim kimi tanıdığımız Bülənd Ecevitin poetik yaradıcılığı özünün kamilliyi və mövzu rəngarəngliyi ilə “Şeirlər” (“Şiirler”, 1976), “İşığı daşdan oydum” (“Işığı Taştan Oydum”, 1978), “Əl-ələ böyütdük sevgini” (“El Ele Büyüttük Sevgiyi”, 1987), “Sabah bir şeylər olacaq” (“Bir Şeyler Olacak Yarın”, 2005) kimi şeir kitablarında əksini tapmışdır. Bülənd Ecevit şairlik - [Huzur Dolu Evler...](https://www.dibace.net/huzur-dolu-evler/) - Dün misafir olduğum evin hanımının anlattıkları çok güzel vakit geçirmeme sebep oldu, muhabbetin tadı damağımda kaldı. Yaşı 70'in üzerindeki ev sahibemiz, daha 13-14 yaşlarındayken, gittiğim eve gelin geldiğini anlattı. Ev tek basamakla içeri girilen tek katlı, düzayak, küçük ancak aydınlık, kutu gibi bir evdi. Evin içine asil bir huzur iklimi sinmiş, bu huzur koltuğundan, tülünden, - [Cumhuriyetin Değerlerini İçselleştirmekte Zorlanan Bazı Dinî Kesimlerin Tarihi ve Sosyolojik Nedenleri](https://www.dibace.net/cumhuriyetin-degerlerini-icsellestirmekte-zorlanan-bazi-dini-kesimlerin-tarihi-ve-sosyolojik-nedenleri/) - Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte Türkiye'de yeni bir siyasal ve toplumsal düzenin temelleri atılmış, laiklik, modernleşme ve birey hakları gibi değerler toplumun her kesimine yayılmak istenmiştir. Ancak, bazı dinî kesimlerin bu değerleri benimsemekte zorlandığı ve Cumhuriyetin sunduğu yeniliklere karşı mesafeli bir duruş sergilediği görülmektedir. Bu mesafenin, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden miras kalan tarihsel dinamikler ve Cumhuriyet’in ilanıyla - [Jeo-Felsefe ve Jeo-politik Okumalar: "Tarihin Coğrafi Kalbi"ni Türkiye Merkezli Okumak](https://www.dibace.net/jeo-felsefe-ve-jeo-politik-okumalar-tarihin-cografi-kalbini-turkiye-merkezli-okumak/) - Kut'lu Cumhuriyet Bugün Cumhuriyetimizin 101. kuruluş yılını kutluyoruz. Türklerin yeniden dirilişi anlamına gelen Milli Mücadele ya da "Ötüken Ergenekonu"nundan sonra “Anadolu Ergenekon”u olarak da adlandırabilecek süreçte kurulan yeni devletimiz kut’lu olsun. Jeo-politik olarak Ön Asya ile İç Asya arasında sürdürülen varoluş mücadelesinin mahiyetini (metafizik temellerini) anlayıp, farklı hüviyetlerle hayata geçirme süreçlerini Türk Aklının ürettiği felsefe - [Sabir Rüstemhanlı İle İstanbul'da...](https://www.dibace.net/sabir-rustemhanli-ile-istanbulda/) - Azerbaycan’ın sembol isimlerinden halk şairi, yazar ve milletvekili Sabir Rüstemhanlı’yı öğrencilik yıllarımda tanımıştım. Onun lirik şiirleri, Türklüğe dair coşkun hisleri kalbimde yer etmişti. Bundan birkaç ay evvel Bakü’ye yaptığım seyahatte de kendisiyle uzun uzun sohbet etme fırsatı yakalamıştım. Türklüğün yılmaz hadimi Sabir Bey; güleryüzü, mültefitliği ve samimiyetiyle de gönlümü fethetmişti. Geçtiğimiz hafta ise kendisini önce, - [Temmuz 2024 Gezi Notları: Balkanlar'da Osmanlı İzlerine Yolculuk...](https://www.dibace.net/temmuz-2024-gezi-notlari-balkanlarda-osmanli-izlerine-yolculuk/) - Türkiye’de bölgesel turlar ve gezi programları giderek popüler hale geliyor. Türkiye çıkışlı kara, hava ve deniz yolu kullanımlı bu tur ve gezi programları Balkan, Avrupa, Kafkasya ve Orta Asya gibi merkezleri içine alıyor. Bu gezilerde kimi turistler sosyal medya hesaplarında bireysel gözlem ve anılarını ya görüntü eşliğinde yada salt metin olarak paylaşıyorlar. Bu yazı 12-21 - [Arslan: "Dünyadaki ve Ülkemizdeki Sancılı Süreçler Zamana Yazgı Kitabımı Doğurdu."](https://www.dibace.net/arslan-dunyadaki-ve-ulkemizdeki-sancili-surecler-zamana-yazgi-kitabimi-dogurdu/) - Son dönemin başarılı öykücülerinden Baran Arslan'la yeni kitabı "Zamana Yazgı" üzerine yaptığımız söyleşi: Baran Bey merhaba, yeni çıkan “Zamana Yazgı” adlı öykü kitabınızla ilgili söyleşi teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Kitabınız hayırlı olsun, okuru bol olsun. “Zamana Yazgı”, doğal olarak zaman kavramını merkeze alan öykülerin biraraya gelmesinden oluşuyor. Öykülerinizde genel anlamda bir bütünsellik söz - [Hacı Bektaş Veli'den Balım Sultan'a Bektaşilik](https://www.dibace.net/haci-bektas-veliden-balim-sultana-bektasilik/) - Bektaşi tasavvuf yolunun başında şüphesiz Hacı Bektaş Veli bulunmaktadır. Ancak Hacı Bektaş Veli'nin gerek tarihsel hayatı gerekse dinî kişiliği henüz layıkıyla aydınlatılabilinmiş değil. Tarihi hamaset noktasındaki gayret ve heyecanımız ne yazık ki geçmişi araştırma, tanıma, anlamlandırma söz konusu olduğunda çok cılızlaşıyor. Olan biteni anlamak yerine olan bitene farklı anlamlar yüklüyoruz. Kafamızdaki kurgulara tarihten kanıtlar arıyoruz. - [Çatışmanın Anatomisi: Savaşın Çok Boyutlu Doğası](https://www.dibace.net/catismanin-anatomisi-savasin-cok-boyutlu-dogasi/) - Savaş, insanlık tarihinin en eski ve en karmaşık olgularından biridir. İnsanların birbirleriyle olan ilişkileri, sosyal yapıları ve güç dinamikleri, savaşların ortaya çıkmasında ve sürdürülmesinde belirleyici rol oynamaktadır. Bu makalede, savaşların felsefi, sosyolojik ve politik boyutları ele alınarak, bu karmaşık olgunun derinliklerine inilmeye çalışılacaktır. Felsefi perspektiften incelendiğinde, savaşların kökeni insan doğasının karmaşıklığına dayanır. Hobbes'un "doğa durumu" - [Ben Narinim Bir Cennet Kuşu](https://www.dibace.net/ben-narinim-bir-cennet-kusu/) - Türkiye’nin konuştuğu siyah saçlı, kara gözlü bir kızım. Ben narinim, bir cennet kuşu. Her yerde fotoğraflarım dolaşan, adıma şiirler yazılan, şarkılar söylenen benim. Bir coğrafyayı betimleyende benim. Bir coğrafyanın betimlediği de. Tanınışım böyle olmasaydı keşke. Uçurtma uçururken, şarkılar söylerken, doğum günümde bir pastayı keserken yahut da bir başarıya imza atarken çekselerdi kameralar beni. Ama olmadı, - [İzzetbegoviç'in Özgürlüğe Kaçısı](https://www.dibace.net/izzetbegovicin-ozgurluge-kacisi/) - "Putları reddet, idealleri koru!" Aliya İzzetbegoviç… Biz Onu her ne kadar doksanlı yıllarda, Bosna’nın özgürlük mücadelesinde tanımış olsak da o, hayatının her döneminde hem düşünsel hem de siyasi bütün gelişmelerin içinde yer aldı. Bir anda ortaya çıkmış biri değil. Lise yıllarında arkadaşlarıyla “Müslüman Gençler Kulübü”nü kurdu. Mücadelesini hem fikri alanda hem de eylem alanında göstererek - [“Vaxt Notları” Səslənir...](https://www.dibace.net/vaxt-notlari-səslənir/) - “Qobustan” sənət toplusu 55 illik ömür yolunu artıq geridə qoyur. 1969-cu ildə ilk sayı ilə işıq üzü görən toplu bəlli yol qət etmiş, bu günlərədək yaşaya bilmişdir. Bu yolda onu canladan, yaşadan, işıqlandıran, büdrəməyə qoymayan, inkişaf etdirən beş redaktoru olmuşdur. Hər biri özünəməxsus şəkildə toplunu zamanın keşməkeşindən arındıraraq parlaq bir sənət lövhəsi yaratmışlar. Həqiqətən də, - [Edebi Eserde Anlamın Gizlenmesi](https://www.dibace.net/edebi-eserde-anlamin-gizlenmesi/) - Bir kitap okudum ve feleğim şaştı. Hatta bu kitap üzerine bir arkadaş da öle gebere bir inceleme yazısı yazmış, onu da okumama rağmen (Hoş, o metin de beynin labirentlerinde kaybolmak bakımından romancıdan aşağı kalmamış ya...) yine de bu kitabın bildirisini çözemedim. Aslında kalem yetkin bir kalem, bence okurla köşe kapmaca oynamak istemiş olmalı ki bu - [Çelik: " Turuncunun Kıvamı Romanımda Canlılık Daha Önde. Canlılık ve Dirim..."](https://www.dibace.net/celik-turuncunun-kivami-romanimda-canlilik-daha-onde-canlilik-ve-dirim/) - Yakın zamanlarda “Turuncunun Kıvamı” adlı romanınız yayımlandı. Hayırlı olsun, okuru bol olsun. Romanınız gerek üslup gerekse de içerik açısından gayet dikkat çekici. Aynı zamanda son dönemlerdeki romanlara göre oldukça farklı, okunması zor ve dikkat gerektiren bir kitap. Kitabın herkesin aklında kalabilecek bir hikâyesi yok gibi görünüyor. Anladığım kadarıyla bu, bilinçli bir tercih. Neredeyse konusuz bir kitap yazmadaki amacınız neydi? Kitabınızın - [“EN SEVDİĞİM PASTAM” -İran Sinemasının Bitmeyen Cazibesi –](https://www.dibace.net/en-sevdigim-pastam-iran-sinemasinin-bitmeyen-cazibesi/) - Geçtiğimiz hafta, epeydir merak ettiğim En Sevdiğim Pastam adlı İran filmini İstiklal Caddesi’ndeki çok hoş bir sinema salonunda seyrettim. Başrolde, usta oyuncular Lili Farhadpour ve Esmaeel Mehrabi vardı. Onların doğal oyunculukları ve ayrıca filmin başarılı görüntü yönetmenliği özellikle hoşuma gitti. Daha ciddi eleştirileri ve gördüğüm bazı mantık hataları ile senaryoda eksik kalan noktaları sinema eleştirmenlerine - [Sevgi ve Hoşgörünün Yolunda Bir Düşünsel Uyanış](https://www.dibace.net/sevgi-ve-hosgorunun-yolunda-bir-dusunsel-uyanis/) - Kirlenmiş bir dünyada yaşamak, insanlığın en derin ve zor sorularından birini gündeme getirir: Bu dünyada gerçekten bir yaşam mümkün mü? Çeşitli dönemlerde, düşünürler ve sanatçılar, bu sorunun cevabını ararken bize insan olmanın anlamını ve yaşanabilir bir toplumu oluşturmanın yollarını sunmuşlardır. Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal ve diğerleri, insanın insana olan sevgisinin ve - [Felsefî Türkçülük -Bir Ziya Gökalp Eleştirisi-](https://www.dibace.net/felsefi-turkculuk-bir-ziya-gokalp-elestirisi/) - Giriş Ziya Gökalp, (1876-1924) Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesinin oluşumunda dolayısıyla da kurucu lider Mustafa Kemal Atatürk üzerinde oldukça etkili aydınlardan biridir. Gökalp, okulda düzenli ve yöntemli bir şekilde Batı kültürünü öğrenirken, döneminin âlimlerinden olan amcası vasıtasıyla da Doğu kültürü ve Türk-İslam âleminin seçkin eserlerini okumuş, Namık Kemal ve Ziya Paşa’nın yazı ve şiirleriyle oluşmaya başlayan - [Behçet Çelik'in, "Turuncunun Kıvamı" Adlı Romanı Üzerine Bir İnceleme](https://www.dibace.net/behcet-celikin-turuncunun-kivami-adli-romani-uzerine-bir-inceleme/) - Behçet Çelik'in, "Turuncunun Kıvamı" adlı romanı Eylül 2024'te İletişim Yayınlarından çıktı. Gerek üslup gerekse içerik açısından oldukça farklılık arz eden kitap yayımlanır yayımlanmaz edebiyat çevrelerinin dikkatini çekti. Bu kitap da Ulysess, Kara Kitap ve Tutunamayanlar gibi özeti yapılamayan kitaplardan... Zira ortada özetlenecek olaylar neredeyse yok... Romanda başkahraman; sıradan olmama çabasında, okumuş, kentli bir kadın, eski-yeni - [Şahin: "Mehter Dergisi, Gaziantep’in Basın Hayatında Büyük Yankı Uyandırdı."](https://www.dibace.net/sahin-mehter-dergisi-gaziantepin-basin-hayatinda-buyuk-yanki-uyandirdi/) - Tarafınızdan hazırlanan “Mehter Dergisi” adlı kitabın "Unutulmaya Yüz Tutmuş Ağır Adımlı Bir Yürüyüş" alt başlığı çok manidar ve dikkat çekici... Kitaba yazdığınız önsözü okuduğumuzda da bu başlığın muhtevasını anlayabiliyoruz. Aynı zamanda kitabın bir yayınlanma hikâyesi de var. Öncelikle kitabın yayınlanma hikâyesi ve gayesinden bahseder misiniz? 2022 Ocak ayında Çelebi Dergisi’nin 2022 Nisan sayısında yayınlanmak üzere - [Bir Siyasetname Örneği](https://www.dibace.net/bir-siyasetname-ornegi/) - İbn-i Haldun, her ne kadar bir tarih ve sosyoloji kitabı olarak çerçevelendirse de bir anlamda mufassal bir siyasetname olarak da değerlendirile bilinecek olan ünlü eseri Mukaddime’de çeşitli kaynakların Arapça yazılı ilk siyasetname örneği olarak gösterdikleri uzun bir mektuba yer verir. Bu mektup Tahir b. Hüseyin’in Cezire ve Şam bölgesi valiliğine atanan oğlu Abdullah’a yazdığı bir - [Cafer Cebe'nin Başka Bir Yönünü Tanımak...](https://www.dibace.net/cafer-cebenin-baska-bir-yonunu-tanimak/) - 1990 yılı başlarıydı Ömer Polat telefon etti: “Cafer Cebe’yi tehdit ediyorlar. Nihat da gelecek, bir buluşalım,” dedi. Ben o zaman Cafer Cebe’nin ismini duyuyor, ama kendisini tanımıyordum. Masallarla o kadar hemhal olmuştum ki, hayal âleminde yaşıyordum. Nihat Behram da geldi, buluştuk. Olayı öğrendim: Cafer Cebe’yi kurucu başkanı olduğu örgütte ideolojik sapkın olarak değerlendirmiş, örgütten atmışlar. - [Nerimanov Parkında Son Görüş](https://www.dibace.net/nerimanov-parkinda-son-gorus/) - Nerminov Park’ında buluşacaktık. Hava sıcak olmasına rağmen parka biraz erken gitmiştim. Şair Nazım Ahmedli ile birlikte geleceklerdi. Metronun parka çıkış yönünde bir ağacın gölgesinde durmuş yola bakıyordum. Ne yoldan geçen insanları ne de arabaları görüyordum. Aklım başka yerdeydi. Burada kimlerle görüşmüştüm? Yaşar, Ejder Ol, Rüstem Behrudi, Ekber Necef, İntiqam Yaşar, Qalib Toğrul… Burada her biri - [Kazım Karabekir Paşa-VI](https://www.dibace.net/kazim-karabekir-pasa-vi/) - Devlet olma yolunda önemli bir adım atılmak üzereydi. Anadolu, İstanbul Hükümetiyle gemileri yakmıştı. Karabekir’in öngörüsü sayesinde meclisin itilaf devletlerince işgal edilmesi Anadolu’da yeni meclisin açılmasına meşru bir sebep olmuştu. “18,19 Nisan 1920 tarihiyle yani daha Büyük Millet Meclisi açılmadan önce Heyeti Temsili’ye namına Mustafa Kemal Paşa 500-1000 mevcutlu güzide bir birlik veya gönüllü istedi. Sebep - [Müslüman Bir Yaşam Düşünürü Olarak Immanuel Kant](https://www.dibace.net/musluman-bir-yasam-dusunuru-olarak-immanuel-kant/) - 0. Bu denemeyi zihinsel yeteneklerimi yarıya indiren bir iğnenin etkisinde yazdım. Ve felsefeden uzak okuyucuyu uzaklaştırabilecek hiçbir teknik tartışmaya girmedim. Hiçbir teknik kelime de kullanmadım. Burada sadece temel eserlerini beş defa okuduğum Kant’ın felsefesinin özünü kendi havsalamca sundum. Yazı sadece genel okuyucuya hitap etmemektedir. Aksine Kant uzmanı olan okurlar da bu makalede Kant’ın daha önce - [Hanifi Kayan ve Kubbealtı Fotokopi](https://www.dibace.net/hanifi-kayan-ve-kubbealti-fotokopi/) - 1995-2000 yılları arası... İstanbul Üniversite'sinde öğrencilik yıllarım. O zamanlar kitaba gerçekten değer veriliyordu. İnsanlar okumayan yazar olmaya hevesli değillerdi. O zamanlar beş yıldızlı avm'ler yok denecek kadar azdı. Tabii ki zincir kitabevleri de... Kitaplar birer meta ya da nesne muamelesi görmüyordu. Kitaplar kitap okumaya zaman bırakmayan, teknolojik zımbırtılarla bir arada pazarlanmıyordu. Kitapçıların dek derdi kitap - [Sevgili Arsız Ölüm](https://www.dibace.net/sevgili-arsiz-olum/) - Yıl 1983 Sonbaharı… Elimde Latife Tekin’in yeni çıkmış kitabı: ‘’Sevgili Arsız Ölüm’’. Kitabın adı bana cazip gelmişti, sırf adı için almıştım kitabı… Ölüm Üzerine Ölüm bana yabancı değildi... Memleketimde ölümle, mezarlıkla iç içe yaşardık… Hastane nedir bilmezdik, insanlar evlerinde ölürdü. Mevta herkesin içinde yıkanırdı, mevta yıkandıktan sonra musalla taşında cenaze namazını bekler, namazdan sonra da - [Oğuz Aksaç, Halk Müziğimizin Bilge Sesi...](https://www.dibace.net/oguz-aksac-halk-muzigimizin-bilge-sesi/) - "Bugünün Türkiye'sine bakarak, Orta Çağı çok daha iyi anlayabiliyorum; çünkü şu anda, büyük bir put imalathanesinde yaşadığımı düşünüyorum, ülkemizde sesi olmayandan şarkıcı, yüzü olmayandan oyuncu, pelteklerden spiker yapılmasını, en cahillerin en büyük profesör sayılmasını görüyor ve şaşıyorum." diyor Yalçın Küçük. Çok yakıcı, üzerinde döne döne, dura dura düşünülmesi gereken sözler. Her daim geçerli, sahiliğini daima - [Abdullah Aren Çelik, Kendi Olmak Derdinde Bir Edebiyatçı](https://www.dibace.net/abdullah-aren-celik-kendi-olmak-derdinde-bir-edebiyatci/) - "Dünya kötülerin yaptığı kötülük yüzünden değil, iyi insanların sessizliği yüzünden bu haldeydi. başkasının malına göz dikenler, sevdiklerine ihanet edenler, hırsızlık yapanlar, cinayet işleyenler, insanları hor görenler iyilerin sessizliği nedeniyle bunca karanlığı yaşatabiliyorlar." İyiyle kötünün, güzelle çirkinin, haklıyla haksızın, zalimle mazlumun birbirine karıştığı, birbirinden ayırdedilemediği zamanlardayız. İnsanla insan arasındaki bağın kopmaya başladığı zamanlar... Millet olamamış, - [Durum Öykülerinin Kodları...](https://www.dibace.net/durum-oykulerinin-kodlari/) - Kurmaca metinlerin asıl unsurları olan: "şahıs kadrosu, olay, mekân ve zaman"ın metne serpiştirilme oranına göre "durum ya da olay öyküsü" adını alır öyküler. Adlarından da anlaşılacağı üzre daha çok eylem cümleleriyle yazılan hareketli öyküye "olay hikâyesi", ad cümleleri ağırlıklı durağan ve daha ziyade düşünsel yönü ağır basan öykülere de "durum hikâyesi" denir. Bizde durum öykücülüğünün - [Uluslararası Barışın Sosyolojik Temelleri: Küresel Huzurun İnşası İçin Yeni Yaklaşımlar](https://www.dibace.net/uluslararasi-barisin-sosyolojik-temelleri-kuresel-huzurun-insasi-icin-yeni-yaklasimlar/) - Uluslararası barış ve huzur, günümüz dünyasında en çok tartışılan konular arasında yer almaktadır. Küreselleşme, teknolojinin hızlı gelişimi ve dünya genelindeki ekonomik, siyasi, sosyal etkileşimler bu kavramların önemini daha da arttırmıştır. Sosyoloji disiplini, toplumsal ilişkiler ve insan davranışları bağlamında bu olguları inceleyerek, uluslararası barış ve huzurun nasıl sağlanabileceğine dair önemli iç görüler sunar. Barış ve Huzurun - [Anadolu Dağlarında Alıç Zamanı...](https://www.dibace.net/anadolu-daglarinda-alic-zamani/) - Eylül tüm Anadolu'da alıç zamanıdır. Özellikle Orta Anadolu'da, Ankara'dan Sivas'a doğa takviminin diliyle kışın gelmekte olduğunu ipe dizilip çarşı pazardaki tezgâhlarda sarı sarı gülümseyen alıçlar haber verir... Gülüşünden de anlaşılacağı gibi 'gülgiller' ailesinin bir üyesidir alıç. Tıpkı kuşburnu, yaban eriği, kiraz, vişne, şeftali, elma, armut, ahlat ve bir çok benzeri tür gibi Anadolu coğrafyasını - [501 Numaralı Hücre ve Genceli Mehmet Altunbay](https://www.dibace.net/501-numarali-hucre-ve-genceli-mehmet-altunbay/) - 1967 yapımı asker kökenli yönetmen Nusret Eraslan’ın 501 Numaralı Hücre filmini daha önce izlemediğime şaşırdım kaldım. 501 Numaralı Hücre, Albay Nusret Eraslan’ın Ordu Foto Film Merkezinin başına getirilmesiyle ortaya koyduğu filmlerden ikincisi. Diğer yapımları ise: Kocatepe’nin Beş Atlısı (1952), Onun Süvarisi (1959), Düşükler Yassıada’da (1960), Çanakkale Aslanları (1964). Ayrıca kendisi 1919 doğumlu, yani şimdilerde 105 - [Tahir Taisoğlu Şeirlərində Fəlsəfi Məqamlar.](https://www.dibace.net/tahir-taisoglu-seirlərində-fəlsəfi-məqamlar/) - Azərbaycanda və xarici ölkələrdə nəşr olunmuş bir neçə şeirlər kitabının, habelə elmi-nəzəri, publisistik əsərlərin müəlifi Tahir Taisoğlu şeirləri ən çox fəlsəfi məqamlarının genişliyi ilə diqqət çəkir. Şeirlərində poeziyanın ictimai-siyasəti və fəlsəfəsi, fəlsəfənin isə poetik çalarları daha çox yer alır. Həyatı mövzulara daha çox yer ayıran şair kiçik həcmdə yazdığı şeirlərində çox təsirli məqamları xatırladır. Üçbucaq - [Spinoza Bediüzzaman'ı Hakkıyla Anladı Mı?](https://www.dibace.net/spinoza-bediuzzamani-hakkiyla-anladi-mi/) - I. A Çağımız tanrıtanımaz, ölüm sonrası yaşama inanmayan ve materyalist bir çağ. Ve ne yazık ki Tanrı’ya ve ölüm sonrası yaşama inanmanın hayata ne kadar kalite kattığından bihaber bir biçimde, bu durumuyla da övünüyor. Pek çok insanda Tanrı’ya karşı bir nefret duygusu var. Sebebini bilmiyorum ama sadece kurumsal dinlerin yozlaşmışlığından doğmuyor bu duygu. Bu insanlar - [Ortak Türk Alfabesi Nedir, Ne Değildir?](https://www.dibace.net/ortak-turk-alfabesi-nedir-ne-degildir/) - Dün TV’de bir tarihçi akademisyenin konu ile ilgili konuşmasını dinledim. Yine Hürriyet gazetede İlber Ortaylı’nın konu ile ilgili yazısını okudum. Ne yazık ki konunun hiç anlaşılmadığını, hattâ halkın yanlış bilgilendirildiğini gördüm. Her iki akademisyen de konuyu tam bilmedikleri için Türkiye Türkleri dâhil, bütün Türk halkları 34 harfli ortak Türk alfabesine geçeceklermiş gibi bir algı yaratıyor. - [Prof. Dr. İsmail Arda Odabaşı ile Türk Matbuat Tarihinde Bir Yolculuk...](https://www.dibace.net/prof-dr-ismail-arda-odabasi-ile-turk-matbuat-tarihinde-bir-yolculuk/) - Sohbeti açmak ve bu alanlara nasıl merak saldığınızı öğrenmek maksadıyla biraz biyografinize değinelim istiyorum. Çünkü ideoloji, tarih, sinema, dergi-gazete koleksiyonculuğu gibi çok geniş alanların da sizin ilgi alanınıza girdiğini biliyorum. Matbuat tarihine ilginiz nasıl başladı? Doktora tezimle başladı diyebilirim. Çünkü doktora tezim iletişim tarihi, matbuat tarihiyle alakalıydı. Tarihe ilgim daha evvelden de vardı ama akademik - [Katharsis Kavramı Merkezinde Sinemada Felsefe](https://www.dibace.net/14084/) - Sinema ve Felsefe arasında bir bağ var mı yada sinemayla felsefe ortak bir paydada buluşturulabilir mi? Genç akademisyenlerimizden felsefeci Feyza Şule Güngör bu soruya cevap arayanlardan. Meslekten felsefeci ve bir sinemasever olarak bu ortak payda arayışını “Sinemada Felsefe” kitabında dile getiriyor. Sinema tarihi açısından da çok önemli 21 filmi temele alarak felsefeyi de ilgilendiren, felsefenin - [Aykurt: "Spor Her Zaman Siyaset Ve Toplumla İlişkili Oldu."](https://www.dibace.net/aykurt-spor-her-zaman-siyaset-ve-toplumla-iliskili-oldu/) - Sporu, “Sporun Alternatif Tarihi” kitabınız etrafında konuşacağımız söyleşimize spor kavramını açıklamanızla başlayalım isterseniz. Nedir spor? Spor kavramı neyi ifade ediyor? İlişkili olduğu siyasal, sosyal, bilimsel alanlar var mı? Spor neyi, neleri temsil ediyor? Bu soruyla başlamak oldukça yerinde oldu. Çünkü bu konuda bence bir kafa karışıklığı hâkim. Neden derseniz? Egemen ideolojinin dayattığı bazı kalıplar ve - [Ali Kızıltuğ, Gurbet Ozanı...](https://www.dibace.net/ali-kiziltug-gurbet-ozani/) - 1950'lilerde başlayan köyden kente göç Alevilik tarihi açısından büyük önem arzeder. Anadolu'da merkezden uzak, egemen otoritelerin baskısıyla kabuğuna çekilmiş halde; kapalı, kırsal bir çevrede yaşanan, yaşayan Alevilik ve Aleviler bu göç olgusuyla beraber daha görünür hale geldiler. Aynı zamanda Aleviler kendi korunaklı zeminlerinden koparak kentin ve modernliğin ağır etkisi altına girdiler. Kırsaldan kentlere göçün sosyo/kültürel, - [Yıldırım: "Yunus Emre, Okumuş, Ciddi Ve Derin Bir Düşünür..."](https://www.dibace.net/yildirim-yunus-emre-okumus-ciddi-ve-derin-bir-dusunur/) - Söyleşimize başlarken dinî, ahlaki, kültürel, edebi açıdan vazgeçilmez bir değer olan Yunus Emre ile ilgili çalışmalarınız dolayısıyla teşekkür ederiz. Yakın zamanlarda Yunus Emre’nin “Risâletü’n-Nushiyye” adlı kitabının çözümleme ve açıklamalarından oluşan “Sözüm Kendözüme & Risâletü’n-Nushiyye’nin Yorumu” adlı kitabınız yayımlandı. Elbette bu kitap bir anda ortaya çıkmadı. Arkasında bir birikim olması şart. Evet, Yunus Emre ile ilgili - [Narin](https://www.dibace.net/narin/) - Sekiz yaşında bir kuzu Yüreğinde yoktu sızı Anasının NARİN kızı Caniler sana kıydılar Kara toprağa koydular Kara gözlerinde pırıltı Söndü artık yok kırıntı Bulunmuyor hiç avuntu Caniler sana kıydılar Kara toprağa koydular Resmin asılı duvarda Umut söndü canlar darda Cesedin kalmış çuvalda Caniler sana kıydılar Kara toprağa koydular Uzun saçlarına kurban Soyuldu mu kuzum urban - [Narin De Gitti!...](https://www.dibace.net/narin-de-gitti/) - Ne çok ölüm var Tanrım bu topraklarda, ne kolay ölüyoruz, ne kolay... Ne çok kan var Tanrım bu topraklarda, ne çok kanla sınanıyoruz, ne çok... Ne çok ağıt var Tanrım bu topraklarda, ne çok ağlıyoruz, ne çok... Yüzümüzü hangi yöne dönsek çığlık çığlığa feryat bu topraklarda... Tarihimizin ve talihimizin hangi sayfasını okusak katledilmiş çocukluğumuz... Zamanın - [Mevlüt Uyanık: Maturidî, Yesevi İzinde Bir İlahiyatçı...](https://www.dibace.net/mevlut-uyanik-maturidi-yesevi-izinde-bir-ilahiyatci/) - Söylemle eylemin, teoriyle pratiğin, tasavvurla var olanın birbirine bu kadar zıt olduğu; elmayla armudun bu denli karıştırıldığı Türkiye gibi bir başka ülke, bizim gibi bir başka toplum var mıdır acep? Bizim kadar kendinin uzağına düşmüş başka bir insan topluluğu yoktur sanırım. Sürekli kendini yalanlayan, sürekli ayağını bastığı zemini kaybeden bir ülke, bir toplum. Olduğu yeri - [Âşık Gülabi: Çorum Ellerinin Bülbülü...](https://www.dibace.net/gulabi-corum-ellerinin-bulbulu/) - "Güneşe yıldızlara sorar seni ararım/Yağmura bulutlara sorar seni ararım/Yorgunum aramaktan, gördüğüme sormaktan/Dön gel bir tanem dön gel..." Radyoda, arabada, bilgisayarda bir türkü çalmaya başlar aniden. Bir türkü... Aniden... "Dön gel bir tanem" türküsü çalar. Bu türküyü çocukluğunuzda babanızdan ya da bir aile büyüğünüzden duymuşsunuzdur. Sabahın erken vaktinde kalkıp ekin biçmeye giden babanızdan... Kuşluk vakti babanızın - [Gamze Güller: Mimar Bir Öykücü...](https://www.dibace.net/gamze-guller-mimar-bir-oykucu/) - İmajın, görüntünün, görünür olmanın kutsandığı bir çağda yaşıyoruz. Sözün, söyleşmenin silikleştiği zamanlar... Sosyalleşmemiz artık sözle, sohbetle değil görünür olmakla, daha çok yerde görünmekle mümkün hale geliyor. Sözün olduğu yerde hayal gücü, duyu organlarının çoğunun faal olması, izlenim, zihinsel dönüştürme gibi bütün kavramlar hareket halinde olur. İmajın, görüntünün olduğu yerde görünenden başka bir şey algılanmaz. Beyin - [Bayat: "Şah İsmail, Türk Tarihinin Tartışmasız En Karizmatik Liderlerinden..."](https://www.dibace.net/bayat-sah-ismail-turk-tarihinin-tartismasiz-en-karizmatik-liderlerinden/) - Şah İsmail’le ilgili söyleşimize başlarken öncelikle Onun ailesi hakkında konuşalım isterim. Çünkü Şah'ın ailesi hem dinî hem siyasi açıdan tarihsel öneme sahip. Ailesini tanımadan Şah İsmail’i anlamak neredeyse imkânsız. Şah İsmail’in babasının dedesi Şeyh Safiyü’d-din İshak (1252-1334), Erdebil Dergâhı ve Safeviyye tarikatı hakkında neler söylersiniz? İlk dönem Şeyh Safiyü’d-din ve tarikatının yapısı nasıldı? Bir tarikat - ["Katmandu’ya Yol Arkadaşı Aranıyor"](https://www.dibace.net/katmanduya-yol-arkadasi-araniyor/) - Abdullah Kibritçi’nin "Katmandu’ya Yol Arkadaşı Aranıyor" adlı eseri, sadece bir seyahat kitabı değil, aynı zamanda okuyucuyu insanlığın derinliklerine dair bir keşif yolculuğuna davet ediyor. Kitap, çeşitli coğrafyalarda yaşanan zorlukları ve insani mücadeleleri detaylı bir şekilde aktarıyor; bu yönüyle okuyucularını hem dünya üzerindeki farklı yaşam biçimlerine tanık olmaya çağırıyor hem de bu yaşanmışlıklar karşısında kişisel ve - [Düşünce Dünyamızın Haysiyeti, Cemil Meriç ](https://www.dibace.net/dusunce-dunyamizin-haysiyeti-cemil-meric/) - Genellikle Türk aydınlarını tanımlamak kolaydır. Fakat birisi var ki sağa, sola, doğuya, batıya hasretmek, kategorize etmek ona yapılacak en büyük haksızlıktır. İlla tanımlama hevesinde isek onun şu cümlesi kâfi: "Hiçbir zaman sol da olmadım, sağ da. Böyle bir sınıflama sokaktaki adam için geçerli olabilir." Sağ ve sol, kör dövüşünün yarattığı çeteleşmenin aksine her türlü düşünceye - [Işığa Uzanmış Ophelia](https://www.dibace.net/isiga-uzanmis-ophelia/) - Küçük bir kıyı köyünde, eski bir evin penceresinden içeriye köhne bir radyonun melankolik sesi doluyordu. Ev her gün aynı türküyle yankılanıyordu. Adam, radyo frekansını hiç değiştirmemeyi bir alışkanlık haline getirmişti, onun bu tutumu, sanki hayatın sırrını çözdüğünü ve tüm evrenin gizlerini kavradığını anlatır gibiydi. Yüzündeki gururlu ifade, kısa kirpiklerinin ardında saklı olan bir bilgelikle karışıyordu. - [Bir Kalem Efesi Mesut Özünlü...](https://www.dibace.net/bir-kalem-efesi-mesut-ozunlu/) - Mesut Özünlü... Aydın/Nazillili. Efeler diyarından... Aydın ve civarındaki illerde cesur, mert, özü sözü bir yiğit insanlara efe denir. Efelerin Milli Mücadeledeki fedakârlık ve kahramanlıkları dillere destan. Hepimizin malumu olduğu üzere her şey değişiyor hem de hızla. Artık yiğitlik, kahramanlık kılıçla, silahla, yalınkat düşmanın üzerine yürümekle gerçekleşmiyor. Yöntemler ve araçlar değişti. Kılıcın ya da silahın yerini - [Behçet Abi, Adana'ya Kar Yağar Mı!?](https://www.dibace.net/behcet-abi-adanaya-kar-yagar-mi/) - Adana... Adana deyince insanı çıldırtan bir sıcak, portakal bahçeleri, kebap, şalgam, gergin adamlar, kabadayılar, pamuk akla gelir. Adanalıyım dediğinizde karşınızdaki insanın yüz ifadesi değişir. Manidar bir bakış yerleşir gözlerine. Adana sadece yukarıda bahsettiklerimizden müteşekkil değil. Yaşadığımız coğrafyanın bütün insan renklerini içinde barındırır. Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Arabı, Müslimi, Gayrimüslimi, Sünnisi, Şiisi, Alevisi, Dinlisi, Dinsizi Tekmili - [Belleğin Girdapları'nda Bir Söyleşi](https://www.dibace.net/bellegin-girdaplarinda-bir-soylesi/) - Behçet Bey üretken bir hikâyeci ve romancısınız. Çeşitli dergilerde editörlük yaptınız. İşin mutfağında da yer aldınız, alıyorsunuz. Yazmak sizin için ne anlama geliyor ya da neden yazıyorsunuz? Anlatabilir misiniz? Yazmaya ilk başladığımda sanırım kendimi ifade etmenin bir biçimiydi, bu tamamıyla ortadan kalkmış değil, ama yanı sıra başka anlamlar da taşımaya başladı. Bir anlama çabası mesela. - [Arlin Çiçekçi Anadolu'nun Güleç Anlatıcısı...](https://www.dibace.net/arlin-cicekci-anadolunun-gulec-anlaticisi/) - "Ben Sivaslı bir ailenin çocuğuyum her ne kadar babam da annem de iki yaşında İstanbul’a göçmüş olsa da anneannem de babaannem de köylü kadınlarıydı dolayısıyla şehirde doğmuş da olsam saf Anadolu kültürü içinde büyüdüm diyebilirim. Mesela romandaki Kayserili Çiçek Teyze, anneannemden ve yer yer babaannemden esinlenerek harmanladığım bir karakter. Çiçek Teyze, “Gadalarını alayım” yani “Senin günahların benim - [Çiçekçi: "Yazarken Seni Sıkan Her Şeyi Sil"](https://www.dibace.net/cicekci-yazarken-seni-sikan-her-seyi-sil/) - “Beşerbazın Mârifeti” ilk romanınız. İlk yayınlanan kitabınız olmasına rağmen çok cesur davranıp farklı bir üslupla fantastik bir hikâye kaleme almışsınız. Yalnızca fantastik demek eksik kalır aslında bilimkurgu, anı, psikoloji, büyülü gerçeklik gibi yazın türlerini de kullanıyorsunuz. Farklı zamanlarda, farklı coğrafyalarda yaşamış karakterleri kitabınız sayfalarında birarada görüyoruz. Yada zamansız karakterlerin bir araya getirilmesi de diyebiliriz. Nedir - [Fuat Sevimay: Çok Renkli, Çok Şenlikli, Tekmili Birden Bir Edebiyatçı...](https://www.dibace.net/fuat-sevimay-cok-renkli-cok-senlikli-tekmili-birden-bir-edebiyatci/) - Fuat Sevimay.... Edebiyatımızın gülen yüzlerinden. Yazınımızın dili tatlılarından... Candan, içten... Onun keyifli, ironik, esprili, sıcak, her daim sürprizlere gebe bir kalemi var. Aynı zamanda çok güçlü bir anlatımı... Samimi, komplekssiz... Vasata kafa tutan bir anlatım. Aynı anda bir çok duyguyu, değişik ruh durumlarını yaşatabiliyor okuyucuya. Gülebilirsiniz, düşünebilirsiniz, hayret edebilirsiniz ve öykü ya da romanı bitirdikten - [Sevimay: "Sanatın Bir Şeyleri Dert Edinmesiyle, Dertli Cümleler Yazılması Birbirine Çok Karıştırıldı"](https://www.dibace.net/sevimay-sanatin-bir-seyleri-dert-edinmesiyle-dertli-cumleler-yazilmasi-birbirine-cok-karistirildi/) - Fuat Bey hem yazarsınız hem çevirmen. Nereden bulaştınız edebiyata? Yazmaya başlama öykünüzü anlatır mısınız? Benimkisi can sıkıntısından başladı. Son zamanlarda sıkça duyduğumuz, “edebiyata sığınmak, hayatın hoyratlığından kitaplara kaçmak” gibi söylemlerin aksine, ben yazmayı bir eğlence ama hayata dair derdimi de dile getirebileceğim bir eğlence olarak gördüm. Bir gün bir öykü yazdım, ödül aldı ve sonrası - [Bir Kalem Ustası Abdullah Ataşçı...](https://www.dibace.net/bir-kalem-ustasi-abdullah-atasci/) - Abdullah Ataşçı... Elazığlı, Elazığ Palu... Harputlu yani... O, insan kalitesi yüksek bir memleketin çocuğu. Doğduğu kadim coğrafyanın erdemlerini, kazanımlarını, güzelliklerini, insan yanını, merhameti kişiliğinde bihakkın taşıyor. Yazdıklarıyla yaşantısı, düşüncesi, kişiliği birebir örtüşen çok az sanatçı vardır. Bunlardan biri de Ataşçı'dır kuşkusuz. Samimi, sıcak, empati kabiliyeti yüksek kişiliği yazdığı her satırda kendini gösterir. Yapay, suni, yapmacık - [Bankacı Ruhi Bey](https://www.dibace.net/bankaci-ruhi-bey/) - Not: Gerçek bir yaşamdan esinlenerek yazılan bu hikâyeyi özellikle ebeveynler ve eğitimci meslektaşlarımın sabırla ve dikkatle okuması dileği ile… Ilık bir pazar sabahıydı. Pencerenin pervazına bir serçe kuşu kondu. Kenan, bir süre onu seyretti. Yanına doğru yaklaşınca kuşcağız kanatlarını çırparak havalanıverdi. Evlerinin az ötesindeki tepenin sırtında iç içe geçmiş gelişigüzel dizilen apartmanlara baktı. Neredeyse damdan - [İnsanın Bilgiyle Yüzleşmesi](https://www.dibace.net/insanin-bilgiyle-yuzlesmesi/) - ÖĞRENCİ İsteğim bilgili olmak. Yer yüzünde ne varsa öğrenmek. Göktekileri yeterince kavramak, bilimi doğayı anlamak. MEPHISTOPHELES Doğru yoldasınız öyleyse dağıtmayın eğlencelerle kendinizi. GOETHE- FAUST İnsanlığın tüm tarihinde "bilgi" denilen şeyin ortaya çıkmasıyla beraber insanın rahatı da ortadan kalkmıştır. Eski bir söylenceye göre insanların rahatına düşman bir tanrı tarafından bilgi Mısır Tanrılarından çalınıp, Yunan Tanrılarına verilmiştir. - [Mehmet Âkif, Üç Beyinsiz Adam ve Arnavut Milliyetçiliği](https://www.dibace.net/mehmet-akif-uc-beyinsiz-adam-ve-arnavut-milliyetciligi/) - "Üç beyinsiz kafanın derdine, üç milyon halk Bak nasıl doğranıyor? kalk, baba, mezarından kalk" diye başlayan bir Mehmet Âkif şiiri... Üç beyinsiz kafa; Talat Paşa, Enver Paşa ve Cemal Paşa... Acaba gerçekten öyle mi? El insaf vel izan... ah! ah! Kendi heva ve heveslerine ya da kendi sığ zihin ve fikir dünyalarına göre tarihi çarpıtanlar, - [Ataşçı: "Ben İçimden Nasıl Geliyorsa Öyle Yazıyorum"](https://www.dibace.net/atasci-ben-icimden-nasil-geliyorsa-oyle-yaziyorum/) - Söyleşimize genel bir soruyla başlamak istiyorum. Abdullah Ataşçı’yı okumaya ve yazmaya iten saikler neydi ya da neden yazıyorsunuz? Yazmayı en çok neye benzetirsiniz? Yazmak için kesin bir şekilde şu saiklerden dolayı yazıyorum demek mümkün değil sanırım. Bir gün ortada hiçbir sebep yokken yazmaya karar veriyorsunuz, aslında karar dahi vermiyorsunuz; birden yazarken buluyorsunuz kendinizi. Yazmak için - [Öykümüzün Yerelden Evrensele Uzanan Kalemi: Ethem Baran](https://www.dibace.net/oykumuzun-yerelden-evrensele-uzanan-kalemi-ethem-baran/) - "Dersini almış da ediyor ezber/Sürmeli gözlerin sürmeyi neyler" türküsünü dinleyenlerin aklına mutlaka Yozgat şehri gelecektir. Bu ve bir kaç türküye Yozgat Sürmelisi denir. Eski adı Bozok olan Yozgat Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden. Hititler, Frigler, Lidyalılar, Persler, Romalılar, Selçuklular, Osmanlılar... bu bölgenin yataklık ettiği kültür ve medeniyetlerden. Yozgat yataklık ettiği medeniyetlerin çokluğu yanında sözlü kültürün - [Denizlerin Şairi](https://www.dibace.net/denizlerin-sairi/) - Şairler çoğunlukla şiirlerinde hayatın trajik döngüsünden kurtulmak, dillerine, gönüllerine vurulmak istenen zincirden kopmak ve kendilerine ait olan bir dünya kurmak isterler. Ama ne kadar bu “kaçış”ta ısrar ederlerse de onları kendi doğdukları toprağa ve topluma bağlayan bağlar vardır ve o bağların renkleri, üslubuyla şiirlerini bir halı dokuyucusu gibi dokurlar. Şair Faig Balabeyli de şiirlerinde kendi - [Hoşça Kal...](https://www.dibace.net/hosca-kal/) - gidersem ağlarsın bir akşamüstü bir yangın tutuşur kirpiklerinde anlarsın insanlar iyi gün dostu hüzünler boy verir kökü derinde ararsan ilk gençlik şarkılarında başka âlemlerde bir kavuşma kur bulamazsın artık dünde yarında çiseler kapında bir ince yağmur elleri kardelen beyazı çocuk aç da dalgalansın ipek saçların rüzgâr savurdukça gündöndü gibi belki yine çiçek açar baharın sevgilim - [Gönül Yorgunuyum](https://www.dibace.net/gonul-yorgunuyum/) - Evrilirken yaştan yaşa Neler gelir, neler başa Sabır taşı taşa taşa Irgın, gönül yorgunuyum Gam, gasavet vurgunuyum Mavi atlas hayallerim Keser, biçer, teyellerim Bomboş kalır şu ellerim Kırgın, gönül yorgunuyum Gam, kasavet vurgunuyum Karayel esti savruldum Gurbette yandım kavruldum Giz mayasıyla yoğruldum Argın, gönül yorgunuyum Gam,kasavet vurgunuyum Muştulanmış sanki çile Dört duvar gelir mi dile? - ["Buyrun, Ben Ahmet Erhan"](https://www.dibace.net/buyrun-ben-ahmet-erhan/) - Lisedeydim... Eski adı Ankara Merkez İmam Hatip Lisesi... Sınıf arkadaşım Ahmet çok güzel şiir okurdu. Bir gün "Buyrun, ben Ahmet Erhan/Bir kilo beşyüz gram gelmiş tartıda, doğduğu zaman" diye başlayan bir şiir okumuştu. O, şiiri okumaya devam ettikçe büyülendim ben. Kışkırtıcı bir merakla araştırmaya başladım şiirin şairini. Ahmet Erhan'mış şairi, şiirin adı da "Gsm". Uzun - [Şairlerin En Garibi ](https://www.dibace.net/sairlerin-en-garibi-2/) - Yok o şairimiz solcu diye dışladık, yok bu şairimiz de sağcı diye dışladık… O şairimizin özel hayatını beğenmedik, bu şairimizin de siyasi düşüncesini beğenmedik… İyi halt ettik!... Burada da kalmadık… Hece vezni diye takıldık… Aruz vezni diye takıldık… Şiirde biçime takıldık şiirdeki anlam ve duyguyu kaçırdık… Yok o şair Osmanlıca yazmış dedik, yok bu şair - [Sular Tarihin ve Coğrafyanın Hafızasıdır…](https://www.dibace.net/sular-tarihin-ve-cografyanin-hafizasidir/) - Suyolları, geçitler, köprüler, uçurumlar ve koca bir coğrafyanın ürettiği türküler, masallar, destanlar sırf konfor ve kolaylık iddiasıyla yok ediliyor. Eğer suyolları olmasaydı Akdeniz dünyasının öbür ucunda oynanan bir çocuk oyununun Torosları aşıp Anadolu içlerine ulaşması da mümkün olmayacaktı. Suyolları olmasaydı, bugün halen Akdeniz kentlerinin düğünlerinin olmazsa olmazı halinde varlığını sürdüren Cezayir türküsü kulaktan kulağa taşınmayacaktı. - [Dilaver Cebeci Bir Özge Şair](https://www.dibace.net/dilaver-cebeci-bir-ozge-sair/) - Hasret... Hasret adıyla bir şiir söyler Dilaver Cebeci. Hasreti söyler, geçip giden her ne varsa onu... Özlemi söyler, özleneni… Yitiklerimizi söyler kelamın gücüyle... Kor ateşten sözler düşürür yüreğimizin en tenhalarına. Kor bir ateşten... “Obam, yurdum talan oldu./Destanlarım yalan oldu./Yollar birer yılan oldu,/Kervanlarım geçmez gayrı.” der. Cebeci’nin mısralarını okurken çocukluğum geliyor aklıma; obamız, yurdumuz, yaylamız... İçim - [Azərbaycan Elmində Türk Dünyasının Birlik Və Bərabərliyi](https://www.dibace.net/azərbaycan-elmində-turk-dunyasinin-birlik-və-bərabərliyi/) - Son zamanlar Azərbaycanda çox sahədə olduğu kimi, elmdə, incəsənətdə və mədəniyyətdə Türk dünyasına maraq və qardaş Türk xalqının “İslam mədəniyyətinin Azərbaycandakı memarlıq abidələri ilə paralelliyi” mövzusu böyük bir maraq yaratmışdır. Xüsusi ilə humanitar sahədə birlik və bərabərliyimizi, oxşar və fərqli mədəni dəyərlərimizi qarşılaşdırmağa çalışan elm adamlarımız dəyərli ideyalar ortaya ataraq Türk dünyası birlik və bərabərliyinə - [Kazım Karabekir Paşa-V](https://www.dibace.net/kazim-karabekir-pasa-v/) - Mustafa Kemal Paşa, askerlikten istifa etmek zorunda kaldığında bir hayli üzgündü. Kurmay görevlisi Kazım Dirik Atatürk’ün yanına gelerek: Paşam siz askerlikten istifa ettiniz. Benim bundan sonra emrinizde vazifeme devam imkânım kalmadı. Evrakı kime teslim edeyim? Rauf Orbay'ın Kazım Karabekir Paşa'ya yazdığı mektupta bildirdiğine göre; Atatürk bu sözleri duyduktan hemen sonra adeta yıkılmış ve rengi sapsarı kesilmişti. - [Binboğa Duyuşlu Mehmet Hoca...](https://www.dibace.net/binboga-duyuslu-mehmet-hoca/) - "Kerpiç evin sıcacık kuzinesine, üzerinde mutlu bir kara tren gibi fokurdayan çaydanlığa, kuzinenin açık fırınından mis gibi kokusu gelen, yer yer yarılmış patateslere, duvardaki bağlamaya, babamın mavzerine, karabina tüfeğine son kez bakıp çıktım. Aşağıda, ahırda atları kişniyordu ağamın; ben daha evden çıkmadan acele onlara arpa vermeye inmişti. Anacığım eyvandan minibüse binene kadar bana el sallamış, - [Cinayeti Gördüm (Blow-Up)  ve Julio Cortazar](https://www.dibace.net/cinayeti-gordum-blow-up-ve-julio-cortazar/) - Arjantinli yazar, Julio Cortazar, büyülü gerçekçilik ve sürrealizm akımlarının etkisinde kalarak inşa ettiği öykülerinde, deyim yerindeyse, “gerçek ve fantezinin sınırları arasında bir oraya bir buraya savrulur, durur.” Cinayeti Gördüm eserinde, gayet sıradan bir yaşam kesitini okura sunuyor gibi gözükse de, aslında farklı anlatım tekniklerini ve farklı bir içeriği de kurguya serpiştirir. Meselâ, öyküye, 1. tekil - [Âşık Seyrani: Aşkın ve Öfkenin Dili...](https://www.dibace.net/asik-seyrani-askin-ve-ofkenin-dili/) - "Eski libas gibi" türküsü... "Eski libas gibi âşıkın gönlü/Söküldükten sonra dikilmez imiş/Güzel sever isen gerdanı benli/Her güzelin kahrı çekilmez imiş" diye devam eder. Devam eder de her mısraı gönül dilinden konuşur. Gönül diliyle... Her söz bir ayrı dokunur... Her söz ayrı bir mana denizinde yüzdürür yüreğinizi. Türküyü bir çok sesten dinleyebilirsiniz. Sabahat Akkiraz, Cengiz Özkan, - [Yengin: "Buhara Emirliği, Osmanlı’dan Sonra En Uzun Yaşayan Türk Devletlerinden Biri"](https://www.dibace.net/yengin-buhara-emirligi-osmanlidan-sonra-en-uzun-yasayan-turk-devletlerinden-biri/) - 2019'da Naci Yengin'le Türkistan’ı, Enver Paşa’yı ve Son Buhara Emirliği’ni konuştuğumuz söyleşiyi yeniden yayınlıyoruz. Yengin, "Buhara Emirliği Türkistan ve Enver Paşa" adını verdiği kitabı yazarken Türkiye’deki Hanedan mensuplarıyla da görüşerek bir ilki gerçekleştirmişti. Türkistan'la ilgili çalışma yapmak, bu çalışmanın merkezine de Buhara’yı almak fikri nasıl doğdu? Çalışma süreciyle ilgili neler söylemek istersiniz? Öncelikle “Buhara Emirliği - ["Bir Sahaf Öldü Diyeler"](https://www.dibace.net/23709/) - Yaşadığımız zamanlarda her şeyin metalaştığını, alınır satılır hale geldiğini görüyoruz. Artık mekanik süreçler var ve insan da bu mekanik süreçlere eklemlenen bir aygıt. Sanat, edebiyat kültür endüstrisinin tezgâhlarında üretilerek kitlelerin tüketimine sunuluyor. Kitaplar devasa mağazaların raflarında bir süs eşyası, bir dekorasyon malzemesi olarak sergileniyor ve satışa sunuluyor. Şarkıcıdan yazar, mankenden düşünür, youtuberlerden filozof yaratıyor kültür - [Hayri Ataş: Yalın Bir Adam...](https://www.dibace.net/hayri-atas-yalin-bir-adam/) - Hem bireysel hem toplumsal hem sivil hem de bürokratik alanda tembel bir toplumuz. En belirgin özelliklerimizden biri sürekli kaytarmak. Nasıl olsa benim yapacağım bu işi yapacak birisi mutlaka olur diyerek iş yapmak yerine vakit öldürürüz. Herkes kendi çapında bir konfor alanı yaratır ve orayı hiçbir zaman terk etmez. Özellikle kültürel ve düşünsel alanda bir şeyler - [İl Han Özay: Gizli Bir Şairin Ardından Gecikmiş Not](https://www.dibace.net/il-han-ozay-gizli-bir-sairin-ardindan-gecikmis-not/) - 22 Temmuz 2020 Çarşamba günü İl Han Özay’ın cenazesi vardı. Zincirlikuyu Mezarlığı Camisindeki cenaze namazına katılmak için evden çıktım. Topkapı civarında iken bir doktora yeterliği sınavı jürisinde bulunduğum hatırlatıldı. Bu sebeple, hocamıza karşı son vazifemi eda edemedim. 1982-83 öğretim yılında bir süre İdare Hukuku dersimize gelmişti. Genç, sakallı, parlak bir doçentti. Lütfi Duran ve Sait - [Balkanlarda Osmanlı Hayaleti Dolaşıyor](https://www.dibace.net/balkanlarda-osmanli-hayaleti-dolasiyor/) - Halen Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde Tarih Bölüm Başkanı olarak görev yapan Prof. Dr. Hasip Saygılı "Osmanlı'nın Son 40 Yılında Rumeli Türkleri ve Müslümanları" kitabını yayımladıktan sonra 2019'da Hasip Bey'le yaptığımız söyleşiyi yeniden yayınlıyoruz. Şu an profesör olan Saygılı söyleşi yaptığımız tarihlerde Doç. Dr. idi. Geçmişimizi hamaset edebiyatına malzeme etmenin dışında gerektiği gibi değerlendiremiyoruz. Doğrularımızın - [Zafer Doruk, Çukurova'nın Öykücüsü...](https://www.dibace.net/zafer-doruk-cukurovanin-oykucusu/) - “Çukurovam, Kundağımız, kefen bezimiz Kanı esmer, yüzü ak. Sıcağında sabır taşları çatlar, Çatlamaz ırgadın yüreği. Dilerse buluttan ak, Köpükten yumuşak verir pamuğu. Külhan, kavgacıdır delikanlısı, Ünlü mahpusanelerinde Anadolumun En çok Çukurovalılar mahpustur, Dostuna yarasını gösterir gibi, Bir salkım söğüde su verir gibi, Öyle içten Öyle derin, Türkü söylemek, küfretmek, Çukurova yiğidine mahsustur...” Çukurova’yı anlatır - [Türk Felsefesini Temalaştırmak](https://www.dibace.net/turk-felsefesini-temalastirmak/) - Giriş Türkiye (Batı) Türklerinin ata yurtlarıyla (Türkistan) olan kültürel sürekliliğinin felsefe diliyle temalaştırılması şarttır. “Türk Dünyası” derken Altay-Ural Dağları arasındaki ana yurtlarından, Moğolistan yaylasına (Orhun civarı-Gök Türkler), oradan İç/Orta Asya’ya geçtiler. İç Asya’da kurulan Uygur Devleti ve Batı Tanrı Dağları Dağlarının kuzey kısımlarında yaşayan Karluk Türkleriyle birleşen İlhanlılar (Karahanlı) ile İç Asya Türkleşmeye ve İslâmlaşmaya - [Şahin: "Galip Erdem Zorlu Yaşam Öyküsü Olan, İnanmış Bir Adam..."](https://www.dibace.net/sahin-galip-erdem-zorlu-yasam-oykusu-olan-inanmis-bir-adam/) - Tarafınızdan hazırlanan “Galip Erdem – Adanmış Bir Ruh” adlı kitap geçtiğimiz aylarda yayımlandı. Umarız okuru bol olur. Böyle bir kitabı hazırlama gayeniz neydi? Böyle bir kitap hazırlama isteği ya da ihtiyacı nasıl doğdu? Neler söylersiniz? Teşekkür ederim… Mizacım itibariyle dervişmeşrep, inanmış ve kendini bilen insanları çok severim. Özellikle kitap okumalarında biyografi/portre eserlerine sıkça başvururum. Oradaki - [Kur'an Çözümlemeleri](https://www.dibace.net/kuran-cozumlemeleri/) - AHKAM AYETLERİNİN ÇAĞLARÜSTÜLÜĞÜ HAKKINDA Kur'an evrensel ve çağlarüstü bir sanat klasiğidir. Ve her edebiyat eleştirmeninin bildiği üzere, klasik bir şaheser, yerel ve tekil bir örneği malzeme olarak alır, onu sanatkarane işler ve bu yerel ve tekil örneği evrensel bir mesajın çekirdeği ve arketipi haline getirir. Bu durum Kuran için de böyledir. Ünlü İslam düşünürü Roger - [Somerset Maugham'un Boyalı Peçe Kitabı](https://www.dibace.net/somerset-maughamun-boyali-pece-kitabi/) - Kitty Londra’da ailesiyle birlikte yaşıyor. Annesi Kitty’i umut vaat eden bir genç kız olduğu için özenle yetiştiriyor. Tüm umutlar Kitty’in iyi bir evlilik yapmasına bağlıdır. Bayan Garstin hırslı bir kadın ve gücü elinde tutmayı seviyor. Kitty ile ilgili düşüncelerini; kızının Londra’da mevkii sahibi biriyle evlenmesini sağlamak, bu sayede ailesinin olanaklarını iyileştirmek olarak özetleyebiliriz. Kitty diğer - [Orman: "Bir Şeyle Çatışmanın Yolu, Onunla Bağ Kurmaktan Geçiyor."](https://www.dibace.net/orman-bir-seyle-catismanin-yolu-onunla-bag-kurmaktan-geciyor/) - “Ev Öldü Ben Ağaçları Seyrettim” son çıkan öykü kitabınızın adı. Kitap adından ziyade bir şiirin bir mısraı gibi bu. Etkileyici, düşündürücü… Dileriz okuru bol olur. Kitabınızdaki üçüncü öykü kitapla aynı adı taşıyor. Burada “ev öldü” derken bir kişileştirme yapıyorsunuz. Bu kişileştirme ile neyi kastediyorsunuz? Teşekkür ederim Muaz Bey. Ev, anne rahmi, sığındığınız bir ağaç kovuğu, dağ - [Üç Nesimi'den Âşık Nesimi Çimen](https://www.dibace.net/uc-nesimiden-asik-nesimi-cimen/) - Adı Cura olan bağlama ailesinin en küçük üyesi bir saz var. Genellikle iki, üç tellidir. O küçük sazdan öyle acayip öyle insanı darmadağın eden bir ses çıkar ki şaşırıp kalıverirsiniz. Cura Anadolu âşık ve ozanlarının kullandığı bir Yörük çalgısı olarak nitelendiriliyor. Ozanlar bu sazı heybelerinde taşıyorlar ve gittikleri her yere kolayca götürebiliyorlar. Bağlamaya göre ince - [Ayrılık'tan Döngel Dünya'ya Ethem Baran Öykücülüğü](https://www.dibace.net/ayriliktan-dongel-dunyaya-ethem-baran-oykuculugu/) - "Döngel Dünya" kitabıyla Sait Faik Hikâye Armağanı'nın 66. kazanan Ethem Baran'la öyküleri üzerine konuştuk. Söyleşi dolayısıyla kendisine çok teşekkür ediyoruz. Ethem Bey sizi öykü, roman yazmaya yönelten neydi? Kurgunun atına binip kalemi, klavyeyi satırlar boyu koşturmak sizce nasıl açıklanabilir? Nedir bu efsun, iksir? Sanat, verili dünyayı, içinde bulunulan dünyayı yeterli bulmamayla başlar. Bir başka söyleyişle - [Namık Nas'ın Şiirlerinde Aşk...](https://www.dibace.net/namik-nasin-siirlerinde-ask/) - Namık Nas uzun yıllardır TÜRKAY DERGİSİ'nin sahibi ve Yazı İşleri Müdürlüğü’nü yapıyor. 2017 yılından beri her ay düzenli bir şekilde internet ortamında yayınlanan, Türk dilli halklar ailesinin yaratıcılığını, tarihini, kültürünü, edebiyatını vs. bir arada tüm Türk Dünyası’na ulaştıran ve yayan Türkay Dergisi yıllardır çok mukaddes ve kıymetli bir işi kendi üzerine götürmüş, Türk Dünyası birliğini, - [Jacob Abbot’un Jül Sezar Adlı kitabından Yola Çıkarak Arkadaşlık Olgusuna Bakmak](https://www.dibace.net/jacob-abbotun-jul-sezar-adli-kitabindan-yola-cikarak-arkadaslik-olgusuna-bakmak/) - İnsanlar sosyal varlıklardır ve sağlıklı bir duygu gelişimi için iyi arkadaşlıklar, dostluklar kurmak gerekir diye söylenir. Bazen de arkadaşlığın ayrı bir anlamı, dostluğun ayrı bir anlamı olduğu herkesle arkadaş olunabileceği ama çok az insanla dostluk ilişkisi kurulabileceğiyle ilgili cümleler duyarız. Nedir arkadaşlık, nedir dostluk o hâlde? Bir insanın arkadaşlık ya da dostluk sözcüklerinden ne anlıyor - [Hangi Doğu, Hangi Batı?](https://www.dibace.net/hangi-dogu-hangi-bati/) - Kendine özgü tarzıyla, tevazusuyla, derin birikimiyle öne çıkan Hasan Boynukara Bey’le muhtelif konularda söyleştik. Doğu-Batı, Ne olacak hâllerimiz? Batı batacak mı? Hasan Bey’e çok teşekkür ediyoruz. Hocam gerçi bu mevzu temcit pilavına döndü. Yıllardır da tartışılıyor ama bir türlü netice alınamıyor ya da alınmak istenmiyor. Çünkü bütün paradigma Batı uygarlığını eleştirme, bütün kötülükleri bu uygarlık - [ÇOXLUQDAN VƏHDƏTƏ DOĞRU VƏYA QAPI İÇİNDƏ QAPI (Xəyal Rza yaradıcılığında qapının fəlsəfəsi)](https://www.dibace.net/coxluqdan-vəhdətə-dogru-vəya-qapi-icində-qapi-xəyal-rza-yaradiciliginda-qapinin-fəlsəfəsi/) - Uşaqlıqdan bizə öyrədilən bəzi şeylər var ki, şüuraltımızda hələ də yaşadırıq, məsələn, salam vermə adəti. Suya salam vermək, açılan sabaha salam vermək, boş evə salam vermək, Günəşə gülümsəmək, Aya baxıb gözəl üzünə salavat çevirmək və s. Bunlara hələ də əməl edən biri kimi deyə bilərəm ki, xeyri varmı, yoxmu bilməsəm də, bildiyim heç bir ziyanı - [Çelebi: "Oyuncu Olmamın Asıl Sebebi; Keşfetme Arzusu..."](https://www.dibace.net/celebi-oyuncu-olmamin-asil-sebebi-kesfetme-arzusu/) - Yiğit Bey merhaba. Öncelikle söyleşi talebimize olumlu yanıt verdiğiniz için teşekkür ederiz. Kısaca Yiğit Çelebi’den bahseder misiniz? Merhaba. Asıl ben teşekkür ederim beni konuk ettiğiniz için. Herhalde bu soru bazı insanlar için en zor sorulardan biri. Yiğit Çelebi kimdir diye merak edenlerden biriyim ben de. Yaklaşık 40 senedir beraber olmamıza rağmen… Şaka bir yana işin - [İrfan Gürdal: "Müzikle İç İçe Olmak Bence Müzisyenin Tercihi Değildir"](https://www.dibace.net/irfan-gurdal-muzikle-ic-ice-olmak-bence-muzisyenin-tercihi-degildir/) - İrfan Bey müzik çalışmalarınız hem akademik hem de icra anlamında devam ediyor ama üniversite eğitiminiz müzik üzerine değil. Yalnız Anadolu coğrafyasındaki müzikle değil Anadolu dışında yaşayan Türklerin müziği de ilgi alanınızda. Müzikle her anlamda bu kadar iç içe olmanızın sebebi nedir? Müzikle iç içe olmak bence müzisyenin tercihi değildir. Ona biz “müziğin içine düşmek” diyelim. - [Bir Büyük Gazelhan, Tenekeci Mahmut](https://www.dibace.net/bir-buyuk-gazelhan-tenekeci-mahmut/) - “Yanıp bir lâle- ruhsâra Çırağan olduğun var mı / Senin pervane ve şem’a şebistan olduğun var mı” diye başlayan bir gazel var. Fehîm-i Kadîm olarak da bilinen Fehîm’in gazeli… İnsanı kuru bir yaprak gibi varlığın göğünde dolaştırıp toprağın bağrına düşüren bir gazel. Aşktan ve acıdan dem vuran… Sevdanın karanlığında gönlü bir mum gibi tutuşturan ve - [Coğrafyanın İnsanda Dile Gelen Sesleri..](https://www.dibace.net/cografyanin-insanda-dile-gelen-sesleri-2/) - Sırtını yasladığı coğrafyada türkü söyler gibi tohum eken, zeybek oynar gibi ekin biçen, semah döner gibi harman süren bu koca yürekli insanların, dünü yarına ulayarak yarattığı kültür, hepimizin ortak kimlik kartı. Anadolu kültürünün ve yaşama biçiminin vazgeçilmezi olan geleneksel çalgılarla icra edilen halk müziği, kimi zaman da bir tencere ya da leğenle dile geliyor. Teke - [Portreler/Kazım Karabekir Paşa-IV](https://www.dibace.net/portreler-kazim-karabekir-pasa-iv/) - Mütareke ile birlikte meclisin uzun süre kapalı kalması, saray erkânının yahut hükümetin bilerek ya da bilmeyerek İngilizlerle işbirliği içerisine girmeleri, İstanbul’da kurtuluşa inananların azlığı gibi bazı sebepler vatan sevgisiyle dolu genç subayların birçoğunu yeni bir arayışa sevk etmek durumunda bırakmıştır. Bu arayışlardan birisi de mevcut hükümeti devirmek ya da kabineye istidatlı subayları/bürokratları getirmekti. “… Bu - [Şahman: "Prizmadan Yansıyan Işığın Okurda Çoğalmasından Yanayım."](https://www.dibace.net/sahman-prizmadan-yansiyan-isigin-okurda-cogalmasindan-yanayim/) - Geçtiğimiz aylarda “Yarım Kalmasın” adlı ikinci öykü kitabınız yayımlandı. Okuru bol olur umarız. Kitabın ilk öyküsü “Yarım Kalmasın Hiçbir Öykü” adını taşıyor. Öykünün ana karakteri bir terzi, “Terzi Mediha”… Becerikli, titiz, yetenekli bir terzi olmasına rağmen ne yazık ki çoğunlukla giysi tadilatı yapıyor. Buradan hareketle toplumun giyim kuşam zevkinin değiştiği, hazır giyimin daha çok rağbet - [Sarsıcı Bir Roman: “Rastlantının Böylesi”](https://www.dibace.net/sarsici-bir-roman-rastlantinin-boylesi/) - Elimde hikâyelerle anlatılmış çok ilginç belgesel bir kitap vardı: “İstanbul – Bir Dünya Kentinin Biyografisi”. Tarihçi Prof. Bettany Hughes, 732 sayfada 8 bin yıllık İstanbul tarihini araştırmış ve yazmış. 208 sayfada da dipnotlar ile kaynakça eklemiş. Laf kalabalığı yok, dolu dolu bir kitap. Kitabı bitirmeden başka iş yapmayacağım diye kendime söz verdim. Derken bir paket - [Babama Mektup-II](https://www.dibace.net/babama-mektup-ii/) - Yüzünün suyu dökülmüşlerle dolu arz diye bitirmiştim önceki mektubumu. Evet, yüzünde nur kalmayan, öfkenin gölgesi yüzünü karartan, kalbindeki kötülük yüzünden okunan, şefkat ve merhametten uzaklaşmış insanlar için kullanırdınız bu tabiri. Şimdi bu tabirle niteleyebileceğimiz insan bile kalmadı, kalmıyor. Her ne olursa olsun insan bir imkândır. İyilik de kötülük de onun mayasına kodlanmış. Yani o sizin yüzünün - [Selvi: “Öykünün Tabiatı Kalabalığa Pek Müsaade Etmez.”](https://www.dibace.net/36744/) - Ahmarubi adını verdiğiniz ikinci kitabınız geçtiğimiz aylarda yayımlandı. Okuru bol olur umarız. Ahmarubi aynı zamanda kitaptaki öykülerinizin birinin adı da. İlginç bir ad Ahmarubi. Neden kitabınıza böyle bir ad verdiniz? Neler söylersiniz Ahmarubi ile ilgili? Ahmarubi, ‘’kızıl yakut’’ anlamına geldiğine inandığım bir kelime. Arapça Ahmer (yakut) ve rubi (kırmızı, kızıl) kelimeleri birleştirilerek elde edilmiştir. Kitabın - [Cemil Meriç, Tefekkür Göğünde Münzevi Bir Yıldız...](https://www.dibace.net/cemil-meric-tefekkur-gogunde-munzevi-bir-yildiz/) - “Haziranda Ölmek Zor” diyordu bir şiirinde Hasan Hüseyin. Haziranda ölenleri hatırlamak, onları yâd etmek daha da zor. Haziran sanki bir ölüm ayı gibi geliyor. En güzel adamlar en güzel atlara binip gidiyor. Cemil Meriç de Haziranda ölenlerden, 13 Haziran 1987’de… “Yazar ve hocayım. Başlıca işim düşünmek ve düşündüklerimi cemiyete sunmaktır.” diyerek tanımlıyordu kendini. Kelamı, kelimeyi, düşünmeyi - [Bir Türk Ocaklının Hikâyesi: HAMDULLAH SUBHÎ TANRIÖVER](https://www.dibace.net/bir-turk-ocaklinin-hikayesi-hamdullah-subhi-tanriover/) - Halit Fahri Ozansoy’un büyük bir içtenlikle “Edebiyatçılar Geçiyor”da [1] “Diyebilirim ki özgürlüğe karşı ilk heyecanım bu romanı okuduktan sonra başlamıştı. Küçük Dilber’in esirlik hikayesini gözlerim yaşlanarak gecelerce okumuştum. (…) İşte ilk özgürlük düşüncesini ve esirlikten ilk nefret ve dehşet duygusunu bu romandan almıştım…” dediği Sergüzeşt, şöyle başlıyordu: “Rusya Kumpanyası’nın Batum’dan gelen bir vapuru Tophane’nin önüne - [Nıetzche'nin Tırnaklarını Sökmek](https://www.dibace.net/nietzchenin-tirnaklarini-sokmek/) - I. İnsanın yaşam yolunda kendine rehberlik yapmış bir dehayı eleştirmesi çok güç bir iştir. Ama yine de bu işe kalkışacağım. On üç yaşımdan beri ömrüm Nietzsche’yi düşünerek geçti. Çok zor zamanlarımda Nietzsche’den öğrendiklerim beni ayakta tuttu ve hayata sımsıkı bağladı. Nietzsche’nin tüm külliyatını okudum ve onun üzerine çok güzel bir kitap yazdım ve bir dönem - [AKİF HÜSEYNLİNİN ELMİ, ƏDƏBİ TƏNQİDİ VƏ İCTİMAİ- PEDAQOJİ FƏALİY](https://www.dibace.net/akif-huseynlinin-elmi-ədəbi-tənqidi-və-ictimai-pedaqoji-fəaliy/) - Akif Hüseynli (Hüseynov) 26 may 1941-ci il tarixində Gürcüstanın Tbilisi şəhərində anadan olmuşdur. Tbilisi şəhərindəki 31 saylı şəhər məktəbinə getmiş, Bakıda isə 132 saylı orta məktəbi (1948-1958) bitirmişdir. Azərbaycan Dövlət Universitetinin filologiya fakültəsini (1964) bitirmiş Akif Hüseynli Azərbaycan EA Nizami adına Ədəbiyyat İnstitutunun aspiranturasında (1965-1968) təhsilini davam etdirmişdir. Akif Hüseynli “Azərbaycan” jurnalı redaksiyasında tənqid ədəbiyyatşünaslıq - [Lavanta Kokan Şehir: Burdur](https://www.dibace.net/lavanta-kokan-sehir-burdur/) - Lavanta kokan şehre, Burdur’a, ikinci gelişimdi… Sakin, sessiz, hâlâ tamamıyla şehirleşmeyen, küçük memleket… Ancak bu küçük memleket sayısız şahsiyetleri ile üç günlük bir sempozyuma sığmıyor… Yıllar önce bir Burdur sempozyumunda tanışmıştım, Burdurlu aydınlarla. Aslında ilk tanışlığım on yıl kadar önce Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretim üyesi, Burdur’da doğan, Burdur sevdalısı Prof. - [Hayaller Gerçek Olunca](https://www.dibace.net/hayaller-gercek-olunca/) - Azerbaycan’ın büyük şairi Hüseyin Cavid yıllar önce "Kadın gülerse şu ıssız muhitimiz gülecek, Sürüklenen beşeriyet kadınla yükselecek!" demiş. Gerçekten de kadın emeği toplumların iç dinamiğini harekete geçirmede en önemli unsurlardan biridir. Aynen Türkiye‘deki Seda Gökmen öğretmen ile Azerbaycan’daki Günel Ekber hanımın hareketi de özünde toplumu harekete geçiren dinamiklerin bir çeşididir. Yenilikçilik (ceditçilik) hareketi on dokuzuncu - [Güzelsoy: "Rölanti Çıkmazı'nı, Yaşadığımız Kentin Bilinçdışı Olarak Hayal Ettim."](https://www.dibace.net/guzelsoy-rolanti-cikmazini-yasadigimiz-kentin-bilincdisi-olarak-hayal-ettim/) - Geçtiğimiz aylarda Rölanti Çıkmazı adlı romanınız yayımlandı. Umarız okuru bol olur. Böyle bir roman yazmaya nasıl karar verdiniz? Romanı yazma nedeniniz ve yazarken ki motivasyon kaynaklarınız hakkında neler söylersiniz? Yan sokakta, tadilat terzisi madam, kaldırım boyunca küçük bir bahçe yapmıştı. Beş yıl önce oradan geçerken bu küçük bahçeden çok etkilendim ve kentin karmaşası içinde, saksılardaki bitkilerin - [Karakaş: "Yaklaşık Otuz Beş Yıldır Düzenli Olarak Yazıyorum."](https://www.dibace.net/karakas-yaklasik-otuz-bes-yildir-duzenli-olarak-yaziyorum/) - “Kim Bu İnsanlar” adlı öykü kitabınız geçtiğimiz aylarda yayımlandı. Okuru bol olur umarız. Kitabınızdaki öyküler birbirinin devamı gibi. Arman Arı adlı kahraman her öyküde var. Bu yönüyle öykülerini nehir romanlar gibi. Biz de sizin öykülerinize “Nehir Öykü” diyebilir miyiz? Neler söylersiniz? Ben artık yaşlanıyorum… Yaklaşık otuz beş yıldır düzenli olarak yazıyorum. Öykülerim 1997 yılından itibaren - [Çukurova Türkmenleri Ve Dadaloğlu](https://www.dibace.net/cukurova-turkmenleri-ve-dadaloglu/) - “Çukurova, bereketli topraklarının yanında, aynı zamanda Orta Asya'dan kopup gelen Türkmen oymaklarının yarattığı kültürün de gelişip boy attığı yerdir. Bu yörede yaşayan Ceritler, Avşarlar, Tecirliler, Bozdoğanlar, Gökvelioğulları, Menemencioğulları, Mürseloğulları, Sarıkeçililer, Karakoyunlar, Horzumlular ve Farsaklar gibi çok sayıdaki (26 altı kadar) Türkmen toplulukları ortak bir kültürün yaratıcılarıdır.” 19. yüzyıldan itibaren Osmanlı göçebe ve dağınık bir halde - [Doğu'nun Büyük Aydınlatmacısı, Mirza Ali Ekber Sabir](https://www.dibace.net/dogunun-buyuk-aydinlatmacisi-mirza-ali-ekber-sabir/) - “Ses etme, yatanlar uyanır, koy hele yatsın! Uyuyanları razı değilim kimse uyandırsın!” Ortaokula yeni başlamıştım. Edebiyata hevesliydim. Kendimce şiirler de karalıyordum. Karaladığım şiirleri de hafta sonları köye gittiğimde arkadaşım Beyler’e okuyordum. O, beni övdükçe daha şevkle yazıyordum. Köyümüzde tahsili olmasa da edebiyata en yakın insan Sultanali Amca’ydı. O kış geceleri köylülere “Muhtarname"den okur ve okuduklarını - [Ucuz Hayatlar](https://www.dibace.net/ucuz-hayatlar/) - İntizar Teyze, saat gecenin on ikisinde arıyor, diyor ki yarın bana çaya gel. Öyle bir ısrar ediyor ki çay bahane. Dertle demlediği çayı içireceğini bilmez miyim! İntizar Teyze’nin, ısrarına dayanamayıp güneşin doğuşuyla beraber verdiği adrese doğru yola koyuldum. Mart’ın sonlarıydı. Dışarıda buz gibi soğuk, bıçak gibi keskin bir ayaz vardı. Varoş mahallelerin arka yüzünde hep - [Salı Günleri Kör Kızı Görmeye Gitmek](https://www.dibace.net/sali-gunleri-kor-kizi-gormeye-gitmek/) - - Kim o? - Öhö - Kapıyı sormadan neden açtın. Baksaydın ya dürbünden kimdir diye. Beklediğin ben miyim, bunu nereden çıkardın? - Sesinin bir benzeri yok iken görüntüne ne gerek var. Görmeyen birinin kapıdan bakması neyi değiştirecek. - Âmâ kelimesini sevmiyorum, körüm evet gördüğüm zamanlarda görüntünün yanıltığına şahittim. Gözler çoğu yerde beni yarı yolda bıraktı. - [“Dıngala” Sözcüğü Ve Ahlakta Dıngala Bir Mizahçı](https://www.dibace.net/dingala-sozcugu-ve-ahlakta-dingala-bir-mizahci/) - Geçen gün eski bir gazeteyi karıştırıyordum. Kanto şarkılarının en tanınmış icracısı Nurhan Damcıoğlu’nun (1 Mayıs 1941, Adana - 5 Haziran 2023, İzmir) 1976 yılında, Dingala adını verdiği bir albüm çıkardığını öğrendim. İlk anda yabancı bir dilden geldiği izlenimi uyandıran Dingala sözcüğü ilgimi çekti. Baktım. Derleme Sözlüğünde iki anlamda geçiyor: 1. En geri. 2. En geriden - [Sönmez: "Öykülerimde İnsanlar Üzerindeki Sahte Pulları Kazıyorum."](https://www.dibace.net/36805/) - Geçtiğimiz günlerde “Öteki Hayvanlar” adlı öykü kitabınız yayımlandı. Okuru bol olsun. Sizin kitabınız da dâhil olmak üzere son zamanlarda içinde hayvan kahramanların yer aldığı roman ve öykü kitapları fazla yayımlanmaya başladı. Hatta kitap adları bile hayvanlara verilen adlardan oluşuyor… Ve bu kitaplar çocuk kitapları da değil. Bu hususla ilgili düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? İnsandan umudu mu - [Yazmak Üzerine 12 Tavsiye](https://www.dibace.net/yazmak-uzerine-12-tavsiye/) - 1. Çok okuyun ve kalbinize, aklınıza en çok hitap eden kitapları üçer beşer kez okuyun. Bu kural filmler için de geçerli. Özellikle başlangıç aşamasında kitaplar ve filmlerle ‘one night stand’ takılanların gri hücreleri yeterince idman yapamaz. Kitapları sadece bir kez okuyup geçen kimselerden iyi yazar çıkmaz. 2. Televizyon izlemeden duramayan, Nomofob (cep telefonu keşi) olanlar - [Kılıç: "Çekmece Metaforunu İnsanın İç Dünyasını Ve Çeşitli Deneyimlerini Göstermek İçin Kullandım."](https://www.dibace.net/kilic-cekmece-metaforunu-insanin-ic-dunyasini-ve-cesitli-deneyimlerini-gostermek-icin-kullandim/) - Çekmece kitabınızın adı. Aynı zamanda kitabınızdaki ilk öykü “Paradoks”un içinde de yer alıyor. Çekmece metaforu neyi anlatıyor? Hangi anlamları içeriyor çekmece? Çekmece metaforu, insanın iç dünyasını ve yaşamındaki çeşitli deneyimleri temsil ediyor. Bir çekmece, içinde farklı eşyaların bulunduğu, bazen karmaşık, bazen düzenli bir yapıya sahiptir. Benzer şekilde, her insanın iç dünyası da bir çekmece gibidir; - [Bir Varlının Dənizi                   ](https://www.dibace.net/bir-varlinin-dənizi/) - Öz içində çabalayır, sanki əl-qol atır dəniz. Eheyy, çaylar, eheyy, sular, Haya çatın, batır dəniz?.. Ə.Salahzadə “Əslində, sizin ağlamağınıza səbəb yoxdu. İlk baxışda hər şeyiniz var: var-dövlət, saysız evlər, dünya səyahətləriniz, bircə yox yoxdu...” Bunu ürəyimdə düşündüm. Yenə də ürəyimdə az qala boğulurdum demək istədiklərimlə: “Ancaq ağlayanda, həqiqətən, ağlanılacaq durumda olan - [Anadolu Coğrafyası Bizi Çağırıyor](https://www.dibace.net/anadolu-cografyasi-bizi-cagiriyor-2/) - Kırsal mimari sadece geçmişe özlem değil, aynı zamanda geleceği yeniden inşa etmenin en sağlıklı ve ucuz yöntemlerinden biri olarak binlerce yıllık zaman aralığından bugüne göz kırpıyor. Bugün içi boş ve gerçek dışı bir hayalmiş gibi görülebilir belki. Ancak hiç de öyle olmadığını anlamak için illa ki zamana bırakmak gerekmiyor. Çünkü bütün dünyada insanlık yüzünü bu - [Xiffət](https://www.dibace.net/xiffət/) - “Kiçik uşaqların dərdini kiçik görməməli”. Əbülqasım Firdovsi Elə bir öləm ki, Elə bir öləm ki, uşaqlar Sizə heç ölüm qalmaya... Əziz Nesin Qəbiristan yoluna çatanda hələ günorta olmamışdı. Yol boyu “qəbiristan mollaları" sıra ilə düzülüb iş gözləyirdilər. Ovçu şikarını gözləyən kimi, onlar da ölü sahiblərini dörd gözlə gözləyər, adətən, yoldan keçən maşının içindəkiləri süzərdilər. - [Dostum İrfan Murat](https://www.dibace.net/dostum-irfan-murat/) - “Dost dosttan ayrılmayınca Dost kadrini bilmez imiş.” Dosttan ayrıldık. Cuma günü (17.05.2024) İrfan Murat Yıldırım, bu vefasız dünyayı genç denecek bir yaşta terk etti. Uzun süredir hastaydı. Telefonda her konuştuğumuzda “Annemde de bu hastalıklar vardı,” derdi. Daha gencecik yaşında Ona musallat olmuş şeker, tansiyon gibi rahatsızlıklar Onun bedenini yaralıyor, tüketiyordu. İrfan Murat Yıldırım hepimiz gibi - [Mahzuni Şerif: Soylu Bir Hüzün...](https://www.dibace.net/mahzuni-serif-soylu-bir-huzun/) - 2002'de kısa dönem askerliğimi Ankara'da yaptım. Çarşı iznim dolayısıyla kışladan ayrılmıştım. Toplu taşıma aracı Ulus'taki Kültür Bakanlığı binasının önünden geçerken bir kalabalık gördüm. Kalabalığa dikkat edince insanların yakalarında Mahzuni babanın resmini gördüm. Meğer Mahzuni Şerif 17 Mayıs'ta tedavi görmek için gittiği Almanya'da Hakka yürümüş ve oradaki cenaze merasiminden sonra ülkemizde de cenaze merasimi yapmak için - [Kıvılcım: "Edebiyat Umuttan Yana Olmalıdır."](https://www.dibace.net/kivilcim-edebiyat-umuttan-yana-olmalidir/) - “Küçük Umutlar” adını verdiğiniz romanınız bu sene başında yayımlandı. Umarız okuru bol olur. İki bölümden oluşan roman Tophaneli Bakkal Hasan’ın ekonomik sorunları dolayısıyla yaşadığı çıkmazları, içine düştüğü girdapları anlatarak başlıyor. Hasan ekonomik durum dolayısıyla intihar etmeyi düşünüyor ama bunu bir türlü gerçekleştiremiyor. Aynı zamanda neden intihar edeceğini, kendini intihara götüren sebepleri karısı ve çocuğuna anlatacak - [Adaların Masalcısı Sait Fâik...](https://www.dibace.net/adalarin-masalcisi-sait-faik/) - “Her memlekette kaç tane Konstantin Efendi var kim bilir? Kuşlardan sonra şimdi de milletin yeşilliğine musallat oldular.” S.F. Abasıyanık-Son Kuşlar Ölümünün hemen ardından 15 Mayıs 1954’te Dünya gazetesinde yayımlanan Melih Cevdet Anday imzalı bir yazıda onun için “Adalı idi. Hem Adapazarlı hem Burgazadalı.” denmiş. Bence bu söz Sait Fâik’i anlatmak için seçilmiş sade, basit tam - [Bir Cumhuriyet Âşığı Veysel Şatıroğlu](https://www.dibace.net/bir-cumhuriyet-asigi-veysel-satiroglu/) - “Çiğdem der ki ben elayım/Yiğit başına belayım/Hepisinden ben alâyım/Benden alâ çiçek var mı” Bu türküyü dinlerken hızla çocukluğuma dönerim. Çocukluk; insan hayatının kara kutusu… Uzun süren kışın ardından güneş utangaç bir çocuk gibi yüzünü göstermeye başlardı. Gâh gri bulutların arkasına saklanır gâh görünürdü... Karların erimesiyle ve güneşin dünyamızı ısıtmasıyla toprak canlanmaya başlardı. Alatav toprakta tatlı - [Jeo-Politik Tartışmalar Işığında İslamcılık](https://www.dibace.net/teo-politik-tartismalar-isiginda-islamcilik/) - Soru/n: “Eğer Osmanlı'da, İtilaf Devletleri'nin (İngiltere, Fransa, Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri) ittifak teklifi kabul edilseydi, İslamcılık diye bir politika üretilir miydi?” cevabını aradığım sorulardan birisi de bu. Üç tarz-ı siyaset diye kategorize edilen ve Osmanlı’nın yenidünya düzenine uyum sağlama ve devlete aidiyetin temel argümanları olarak sunabileceğimiz bir süreçten bahsedelim öncelikle. Bu malum süreç Osmanlılık - [Yaşanan Tarix Azərbaycan Nəsrində](https://www.dibace.net/yasanan-tarix-azərbaycan-nəsrində/) - Qəlibləşmiş bir fikir var: “keçmişi olmayan millətшn gələcəyi yoxdur” və ya “keçmiş–tuşlanmış tapança kimidir, istənilən vaxt atıla bilər.” Bu nümunələrin sayını istənilən qədər artırmaq olar. Bu günə (keçmişi unutmamaq şərti ilə) “simmetrik baxımla gələcəyin qəribə görümünü duymağı” bacarmaq lazımdır” (Teyyar de Şarden). Çünki, “hazırkı–keçmişin nəticəsidir.” “Nəzərini keçmişdən ayırmadan, özünü böyük səhvlərdən qoruya bilərsən” (Kozma Prutov). - [Poyrazlar: "Benim Tüm Romanlarım Güncele ve Kadına Eğilir."](https://www.dibace.net/poyrazlar-benim-tum-romanlarim-guncele-ve-kadina-egilir/) - Polisiye roman denince ülkemiz ve dünya genelinde erkek yazarlar geliyor akla. Edebiyatta, sinemada polisiye sanki erkeklere ait bir alanmış gibi görülüyor. Aynı zamanda polisiye romanlarındaki karakterlerin çoğu da erkek. Bir kadın yazar ya da romancı olarak neden polisiye? Polisiye roman yazmayı seçmenizin nedenleri neydi? Tam da bu nedenlerden polisiyeyi seçtim. Çünkü erkek yazarların, erkek karakterlerinden - [Marxist Materyalizmin İdealist Dayanakları](https://www.dibace.net/marxist-materyalizmin-idealist-dayanaklari/) - I. Marx insanlığı komünist cennete taşımak arzusunu harekete geçirmek için adalet duygusunun ve yüksek ideallere hizmetin cezbediciliğinin tarih şekillendirici gücünü harekete geçirmeye çalışan Robert Owen gibi sosyalistleri ütopik olmakla suçladı. Marx’a göre komünist cennet böylesi manevi duyguların harekete geçmesiyle değil, bireysel ya da sınıfsal çıkarını koruyan insanların yarattığı sistemin kendi iç çelişkileriyle ve kendi iç - [Portreler/Kazım Karabekir Paşa-III](https://www.dibace.net/portreler-kazim-karabekir-pasa-iii/) - Paşa’nın Kurtuluş Savaşı’nda yaptıklarını anlattığı kitaplarının yasaklanması hatta kireç odalarında yakılması izahta zorlanacağımız bir hadise. Cumhuriyetin ilanı üzerinden on yıl geçmiş olmasına rağmen maruz kaldığı muamele anlaşılır gibi değil. O dönemde yeni bir devletin kurulmasında emeği geçen Rauf Orbay’ın, Refet Bele’nin, Ali Fuat Cebesoy’un ve daha başkalarının da benzer uygulamalara tabi olduklarını biliyoruz. Anlaşılan “Boliva - [Sevgili Gazze](https://www.dibace.net/sevgili-gazze/) - Anı türü edebiyatın nispeten az tercih edilen türlerinden biridir. Az tercih edilmesinin temel nedeni ise yaşanmışlığın gerçeklik süzgecinden damıtılmasının insanın omuzuna yüklediği ağırlık ve mesuliyettir kuşkusuz. Yaşamın öznel yanı ile nesnelliğin çakıştığı gerçeklikte çoğunlukla kurguyu tercih eder yazar. Kurgu serazat bir koşudur. Hayal gücünün edebi yetkinlikle kanatlandığı bir maraton. Anı türü, bu serazat koşuyla ilgilenmez. - [Yılmaz: "Yoksulluğun, Eşitsizliğin Bozmayacağı Bir Şey Var Mı?"](https://www.dibace.net/yilmaz-yoksullugun-esitsizligin-bozmayacagi-bir-sey-var-mi/) - “Valeria Bunu Anlayamaz” adını verdiğiniz öykü kitabınız geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Okuru bol olur umarız. Öykülerinizin geneline baktığımızda diyalog ağırlıklı bir kurgu görüyoruz. Kahramanlarınızı bol bol konuşturuyorsunuz. Neden diyalog? Diyaloğa metinlerinizde çokça yer verme konusunda neler söylersiniz? Hikâye zihnime diyalogla geliyor, aslında birinci nedeni bu. Konuşma tümcelerinin yazımında rahat hissediyorum kendimi. Uzun yıllardır konuşarak konuşturarak yapılan - [Refik Başaran, Ürgüp'ten Yükselen Ses...](https://www.dibace.net/refik-basaran-urgupten-yukselen-ses/) - Nazım Hikmet'in "Memleketimden İnsan Manzaraları" adlı zirve bir şiir kitabı var. Osmanlı'nın yıkılması ve Milli Mücadele döneminde her türlü zorluğu, yoksulluğu, garibanlığı, naçarlığı, yitmişliği yaşayan Anadolu'nun sıradan insanlarını anlatır. İşçiler, askerler, çiftçiler, esnaflar, yolcular, yolda kalmışlar, köylüler, kadınlar... Kitap yalnızca Anadolu anlatmaz aslında. Rusya ve Fransa'da yaşanan siyasi ve toplumsal olaylara da yer verir. Şiir, - [Bedirhan Ahmedov: Yorulmaz Bir Bilim Adamı...](https://www.dibace.net/bedirhan-ahmedov-yorulmaz-bir-bilim-adami/) - Frankfurt’ta yaşayan yayıncı dostum Hans Jürgen ile edebiyat aşkına çeşitli yolculuklar yaptık. O yolculukların bir kısmını okuyucularımla da paylaştım. Ali ve Nino romanın ilk Türkçe tercümesini yapan Semih Yazıcıoğlu için İstanbul Kınalıada’ya yaptığımız renkli yolculuk hâlâ hatırımdadır. O ada yolculuğunda sık sık iki kişinin ismini anmıştık. Birisi Prof. Yavuz Akpınar, ikincisi ise Prof. Bedirhan Ahmedov’du. - [“Masal Avcısı” Türkoloji’ye Neler Söylüyor?](https://www.dibace.net/masal-avcisi-turkolojiye-neler-soyluyor/) - Ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa aktarılan; cin, peri, dev gibi olağanüstü şahıslarla olağanüstü olayları içinde barındıran halk anlatılarıdır masallar… “Bir varmış, bir yokmuş…” diye başlayan bu anlatıları kah dedelerimizin, nenelerimizin ağzından duymuşuzdur kah ders kitaplarından... Bu düş ürünü anlatılar bizi bir “masallar diyarına sürükler”. Aynı zamanda masallar, bilimsel bir araştırma konusudur. Daha doğru bir deyişle, Türkoloji - [Ruh ve Beden Ortasında İnsan, Batılı Sosyal Teorinin Mütevazi Bir Eleştirisi](https://www.dibace.net/ruh-ve-beden-ortasinda-insan-batili-sosyal-teorinin-mutevazi-bir-elestirisi/) - I. Üniversite birinci sınıftan itibaren sistematik olarak materyalist bir eğitime maruz bırakıldım. On dört-yirmi iki yaşlarım arasında yüksek idealler uğruna nice fedakarlıklar yaptığımız bir cemaatin içerisinde bulundum. Daha sonrasında, 27 Nisan sürecinde yine yüksek idealler namına Genç Siviller Rahatsız grubuna katıldım. Yirmi iki yaşımdan itibaren, bir psikolojik rahatsızlık yaşamamamın sonucunda, psikoloji ve psikoterapi klasikleri okumak - [Özdemir: "Ruhi Su’nun Neredeyse Tüm Çalışmaları Tematiktir."](https://www.dibace.net/ozdemir-ruhi-sunun-neredeyse-tum-calismalari-tematiktir/) - Yakın zamanlarda hem yayına hazırlayanlar arasında olduğunuz hem de bir makalenizin yer aldığı “Ruhi Su ve Türkiye’de Müzik Kültürleri” adıyla önemli bir kitap yayımlandı. Okuru bol olur umarız. Ülkemizde ne yazık ki müzikle ilgili araştırmalar, teorik çalışmalar, tarihî kaynaklar fazla yok. Musikî insanlarıyla ilgili biyografik ve akademik çalışmalar da istenilen düzeyde değil. Neler söylersiniz bu - [FƏRQLİ SƏNƏT HADİSƏSİ - HEYRƏTAMİZ MƏQAMLAR](https://www.dibace.net/fərqli-sənət-hadisəsi-heyrətamiz-məqamlar/) - Rəng və fantaziya calarlarının bədii təfəkkürünün təkrarsızlığından qaynaqlananan fərdilik yeni cərəyanların yaranmasına səbəb olur. Pablo Pikasso kubizm, Pol Sezann postimpressionizm cərəyanını yaratdığı kimi. Və ya Mikelancelo Merizi da Karavaconun əsərlərində öz ifadəsini tapan Borokko üslubu. Qoyyanın əsərlərində izlədiyimiz Pikasso üslubu. Özünəməxsusluğu ilə seçilən Rembrandt, Rubens və s. Hər bir rəssamın öz hiss və düşüncələrini ifadə etməsi özünəməxsusdur, fərdidir. sənətkar - [Ulu Cami'nin Gölgesinde...](https://www.dibace.net/ulu-caminin-golgesinde/) - Yaşadığımız bu çağı adlandırmak için en uygun kelimelerden biri sanırım hız. Zaman hızla akıyor, insanlar hızla bir yerlere gidip geliyor. Yaşamımız âdeta bilmediğimiz bir yerlere yetişmenin telaşı içinde geçip gidiyor. Yaşamımızı sürdürdüğümüz her yer de bu hızın ritmine uygun olarak tasarlanmış ve dizayn edilmiş. Evlerimiz bir evden, meskenden ziyâde otel gibi. Herkesin işi gücü var, - [Zor Zamanlarda Diplomat Olmak](https://www.dibace.net/zor-zamanlarda-diplomat-olmak/) - Maarif Mektepleri bağımsız, sırtını bir yerlere dayamadan kültür hayatımıza katkı sunmayı kendine şiar edinmiş bir yayınevi. Birbirinden önemli, değerli bir çok kitabın okurla buluşmasını sağladı. Bağımsız olmak, popülizme yaslanmamak ne yazık ki çeşitli sıkıntıları da beraberinde getiriyor. Yaşadığımız ekonomik kriz, kağıt bulmadaki sorunlar, artan maliyetler bu yayınevinin kitap yayımlamasını yavaşlatmıştı. Bütün bu olumsuzluklara rağmen Maarif - [GAP Gezimizden Notlar](https://www.dibace.net/gap-gezimizden-notlar/) - Gaziantep GAP gezimizin birinci gününde ziyaret ettiğimiz ilk yer Gaziantep Zeugma Müzesi’ydi. Yağmurlu bir günde geldiğimiz Gaziantep şehri, gezi rotamızın sonunda uğradığımızda da yağmurlu bir havaya teslim olmuştu. Fırtınalı ve yağmurlu hava bizi bu güzel şehri gezmekten alıkoyamadı. Gaziantep şehrine giderken bir yandan rehberimizi dinliyor bir yandan da tabletimden şehir ile ilgili yazıları okuyordum. - [Halkının Mücadele Nağmelerini Yazan Bir Şair: Ali Tude](https://www.dibace.net/halkinin-mucadele-nagmelerini-yazan-bir-sair-ali-tude/) - Ali Tude Güney Azerbaycan demokratik edebiyatının, aynı zamanda siyasî şiirlerinin yaratıcılarından biridir. Azerbaycan edebiyatının fedakâr bir mücahidi olan Ali Tude’nin bütün eserlerinde mücadele, bağımsızlık ve kavga ruhu hâkim olmuştur. Giriş Bu makalenin konusu Çağdaş Güney Azerbaycan Edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olan şair ve yazar olan Ali Tude konusunda okuyucu ile bilgi paylaşımında bulunmaktır. - [Terzi: "Evet, Bir Terkip Peşinde Olduğum Doğrudur..."](https://www.dibace.net/36527/) - Yakın zamanlarda “Pencereden Kuş Uçtu” adlı ikinci öykü kitabınız yayımlandı. Okuru bol olur umarız. Har, Zar, Nar adını verdiğiniz üç bölümden oluşuyor kitabınız. İlgi çekici, düşündürücü adlar. Neden kitabınızın bölümlerine böyle adlar seçtiniz? Herhangi bir sebep var mı? Çok teşekkür ederim güzel dilekleriniz ve dibace.net sayfalarını bir kere daha bana açtığınız için. Evet, ikinci kitap - [Nefes Nefese](https://www.dibace.net/nefes-nefese/) - “Bir silâhın alevi yırttı bu karanlığı, Görüldü bir vücudun yerinde sallandığı... Uzakta kaybolurken hızlı koşan adımlar, Kucakladı kanlı bir vücudu kaldırımlar...” Sabahattin ALİ Akşamın karanlığı tek katlı, kırmızı saçlı hanelerin omuzlarına henüz çökmüştü. Daracık sokaklarda oyun oynayan çocuklar evlerine yol aldılar birer birer. Portakal çiçeği, püsküllü, turuncu nostaljik perdeler çekildi çekilecek kıvamdayken - [Günel Natık, Azerbaycan'da Hassas Bir Ruh...](https://www.dibace.net/gunel-natik-azerbaycanda-hassas-bir-ruh/) - Yirminci yüzyıl resim sanatına damgasını vuran Rus ressamı Wasily Kandinsky’nin “Hassas Ruh” isimli bir çalışması vardır. Rapalli’ye göre bu resim insan ruhunun değişkenliğini ve renkliliğini ortaya koymaktadır. Bazı insanları kelimelerle anlatmak, onun ruh halini, hayat üzerindeki çizgilerini, düşünce yapısını, eylemlerini tarif etmek aynen bu “Hassas Ruh” tablosundaki gibi zordur. Azerbaycanlı gazeteci Günel Natıq da bunlardan - [Azerbaycan Derneği ve Şakir Öner Günhan](https://www.dibace.net/azerbaycan-dernegi-ve-sakir-oner-gunhan/) - Dün, değerli bir sanatçımızı kaybettik. Ormancı türküsüyle hafızalarımıza kazınmış merhum Şakir Öner Günhan ile Hollanda’da tanıştık. Onun vefat haberini duyunca günlüğüme baktım. Onunla ilgili hatıraları sizinle de paylaşmak istedim. 18 Haziran 2003 tarihinde Hollanda’nın Den Haag şehrinde Azerbaycan-Türk Kültür Derneği beni bir toplantı ve konsere davet etti. O sırada bir kitabım yayınlanmıştı. Kitaplarımdan da alarak - [Sonsuz Hayat Karşısında Yaklaşmakta Olan Küresel Felaketlerin Anlamı](https://www.dibace.net/sonsuz-hayat-karsisinda-yaklasmakta-olan-kuresel-felaketlerin-anlami/) - I. Bu satırları yıllar önce defalarca şevkle izlediğim Titanic filmini bundan birkaç güç önce tesadüfen parça parça izledikten ve üç gün boyunca ağır mesane ve prostat iltihabıyla boğuştuktan sonra yazıyorum. Bir yandan da etkisi yirmi gün süren iğnemin on üçüncü günündeyim. Yani zihinsel yeteneklerimin ve yazma heyecanımın normal kapasitesinin yarısıyla yazıyorum. Normalde bu yazıyı bir - [Çelik: "Revan’ı Yazmak Yaklaşık İki Yılımı Aldı."](https://www.dibace.net/celik-revani-yazmak-yaklasik-iki-yilimi-aldi/) - Revan zor bir dönemi konu ediniyor. Nasıl hazırlandınız yazmaya? Romana hazırlık evresinden bahseder misiniz? Yazmanın bir reçetesi yoktur, yazmak yazarak öğrenilen bir şeydir. Hazırlığımın büyük bir kısmını çalıştığım metnin zamanını, mekânını, dönemini olgunlaştırırken yapıyorum. Revan’a dair çok okuma yaptım, Çukurova’yı bitki örtüsünden insanına, sıcağından soğuğuna, gündelik yaşamından tarihsel gelişimine kadar öğrendim. Bugün bir Avşar Türkmeni - [Tabiatnâme ve Gül ü Husrev Mesnevisi Şairi Tutmacı’nın Adı Nereden Geliyor?](https://www.dibace.net/tabiatname-ve-gul-u-husrev-mesnevisi-sairi-tutmacinin-adi-nereden-geliyor/) - Yazımız on dördüncü yüzyıl şairi Tutmacı’nın adının (veya mahlasının) ne anlama geldiğini açıklamaya dönük bir denemedir. Görüşümüz, bu yazının ilham kaynağı olan Kütahya yöresindeki tutma inanç ve uygulamalarına dair Kütahyanın yerlisi Sıdıka KALIPÇI’yla, isteğim üzerine oğlu Mahmud Esad KALIPÇI’nın yaptığı mülakata dayanmaktadır. Bu sebeple, onu da yazımız ekinde bulacaksınız. Böylece, belli bir yörede yaşayan kelimelerin - [Sonra](https://www.dibace.net/sonra/) - “Ben senin gözlerine dönmek istiyorum. Sonra da… Sonra diye bir şey yoktur. Tarih dışıdır sonra.”* Oysa hep sonrasını merak eder, arar insanoğlu. Âdem’den sonra, Nuh’tan sonra, yaradılıştan sonra, ölümden sonra, bu günden sonra, yarından sonra, şundan sonra, bundan sonra. Sonra şekillendirir bütün zamanlarımızı. Sonra başlatır ve sonra bitirir yaşam serüvenimizi. Öykülerimiz sonrayı anlatır, şiirlerimiz - [...](https://www.dibace.net/36493/) - [Arayış](https://www.dibace.net/arayis-2/) - Soğuktu, kadın onu bulmak istiyordu. Gidip gitmemek arasında bocaladı bir an. Otobüse binmeyi istememişti, arabasını çalıştırdı. Benzini kontrol etti. Benzin azdı belki eve kadar götürürdü. Gitmek; çok uzun mesafe, eve dönmeliydi. Cüzdanını kontrol etti elli lirası vardı. Güldü. Gitmek istiyordu. Kartlarına baktı, biri ödenmemiş diğerinin ödeme günü de yaklaşıyor. Yine de limiti olabilirdi. Denemek istedi. - [Hasret Damlaları-Mensûreler](https://www.dibace.net/hasret-damlalari-mensureler/) - Yunus Emre: “Ben dost yüzün görmez isem bu gözlerim nemdir benim.” der. Farsça menşeli olan dost’a dilimiz ve gönlümüz öylesine dost olmuştur ki yüz yıllardır, onsuz yaşamanın yaşamak olmadığına karar vermişiz. Bazen “dost ararsan Allah yeter” diyerek tasavvuf erbabınca yüce yaratıcıya ulaşmanın gayretiyle yola çıkmışız; bazen Âşık Veysel misali “Dost dost diye nicesine sarıldım - [Gökşen: "Edebiyat Matineleri Bir Anda Ortaya Çıkan, Vücut Bulan Etkinlikler Değildi."](https://www.dibace.net/goksen-edebiyat-matineleri-bir-anda-ortaya-cikan-vucut-bulan-etkinlikler-degildi/) - “Türkiye’de Edebiyat Matineleri” adıyla yakın zamanlarda önemli bir kitap yayımladınız. Kitabınız çok bakir bir alanı kapsıyor. Edebiyat matinelerini çalışma fikri nasıl doğdu? Hangi saikler sizi böyle bir alanda çalışmaya itti? 2011 yılından beri Millî Kütüphane’nin süreli yayınlar koleksiyonunda çalışıyorum. Bu çalışmalar neticesinde süreç içerisinde Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin, Halit Ziya Uşaklıgil, Nabizade Nazım, Ahmet Hamdi - [Wıllıam Beckford'ın Vathek Adlı Romanı](https://www.dibace.net/william-beckfordin-vathek-adli-romani/) - Abbasi soyunun dokuzuncu halifesi Vathek, Mutasım’ın oğlu ve Harun Reşid’in torunudur. Hayatının en güzel döneminde tahta çıkmıştır. William Beckford romanına bu sözlerle başlayarak tarihin zaman tünellerinde bir vakitler yaşamış olan Abbasi halifesi el-Mu’tasim’in oğlu el-Wathiq’ten ilham aldığını ortaya koymaktadır. Gerçekte yaşamış olan el-Wathiq sanatçıların ve bilim adamlarının en büyük hamisi olmuştur. El-Wathiq zamanında çıkan bir - [Kuvvetli Bir Alkış](https://www.dibace.net/kuvvetli-bir-alkis/) - Oğlum, geçenlerde Türk yapımı bir diziyi izleyip yorumlamamı istemişti. Doğrusu dizi izleme alışkanlığım pek yok. Filmleri daha çok tercih ederim. Maksadınıza birkaç saat içinde erişebiliyorsunuz. Oysa diziler öylemi? Gençlik yıllarında izlemeye başladığınız bir dizi size ihtiyarlığınızda da refakat edebiliyor. Uzun sürmesi ezbere düşürebiliyor bir süre sonra. Bazen aynı bölümü izlediğiniz vehmine bile kapıldığınız oluyor. Hele - [Güller: "Benim İçin Öykü, Bir Dil Dünyası Yaratmaktır."](https://www.dibace.net/guller-benim-icin-oyku-bir-dil-dunyasi-yaratmaktir/) - “Zürafanın Bildiği” son öykü kitabınız. Şubat ayında yayımlandı. Okuru bol olur umarız. “Zürafanın Bildiği” ilginç bir kitap adı. Neden böyle bir ad seçtiniz? Ne biliyor Zürafa? Öncelikle çok teşekkür ederim. Aslında mesele zürafanın bildiklerinde değil yapamadıklarında. Zürafa da biliyor, biz de biliyoruz ama zürafanın yapamadığını biz de yapamıyoruz nedense. Neler bildiğini ise kitabı okuyanlar görecekler. - [Batı Romanı, Mutluluk ve İslam](https://www.dibace.net/bati-romani-mutluluk-ve-islam/) - I. Bu makale altı aydan fazladır kafamı meşgul ediyor. Allah’a, ahirete, dünyanın bir imtihan ve eğitim yeri olduğuna, yaşadığımız her musibetin Allah katında bir değeri olduğuna inanan bir Müslümanım. Bir yandan da hayatım ciddi musibetlerle boğuşarak geçti. Ve hayatımın oldukça zor bir döneminde 150’den fazla Batılı romanı okudum. Yaşadığım acıları atlatmamda İslami değerlerimin yanı sıra - [Hamit Aytaç, “Harflerin Bestekârı”](https://www.dibace.net/hamit-aytac-harflerin-bestekari/) - Yaşadığımız zamanlarda nezaketi, inceliği, estetiği, kibarlığı, safiyeti, saflığı yitirmiş bir kalabalığa dönüşmüş durumdayız. Sağlı sollu yığınlar... Üstüste istiflenmiş bir kalabalık... Ruhunu, derinliğini yitirmiş nazarlar... Görmeyen gözler... Hissetmeyen gönüller... Aşka ve acıya çarpmayan yürekler... Aşkla ve acıyla çarpmayan... Bütün günlerimiz gecelerimiz birbirinin kopyası... Sohbetler laf kalabalığı... Müzik kulakları sağır eden bir gürültü... Emeksiz, alın tersiz fotokopi - [Biz Artık Büyüdük](https://www.dibace.net/biz-artik-buyuduk/) - 1989 - 2017 Biz artık büyüdük Aynı hizada bulunan üç okulu diyorum: 58, 36, 47 nolu. Okul binaları arasında futbol sahası vardı. Şuralar çocukluğumun geçtiği yerler. Özellikle yaz ayları –gün uzadığı zaman. Akşam oldu mu bizden büyük olanlar bizi sahadan kovuyorlardı. Bu yüzden sıcak öğlen güneşi altında oynamaya mecburduk. Akşama kalınca oyuna doyamazdık. Oyunun en - [Çakan: “Yerini Yadırgayanlar Her Şeyden Önce Bu Coğrafyadaki İnsanların Öyküleri."](https://www.dibace.net/cakan-yerini-yadirgayanlar-her-seyden-once-bu-cografyadaki-insanlarin-oykuleri/) - Yakın zamanlarda “Yerini Yadırgayanlar” adlı öykü kitabınız yayımlandı. İlginç bir isim... Hepimiz dünyadaki yerimizi sorgular, yadırgarız zaman zaman. Kitabınıza neden böyle bir ad verdiniz? Hangi yerini yadırgayanlar anlatılıyor kitabınızda? Aslında kitaptaki öyküleri yazmaya başlamadan önce “Yerini Yadırgayanlar” ismiyle tanışmıştım. Kitap bana ismini öncesinden göndermiş oldu, diyebilirim. Daha sonra öyküleri yazıp derledikçe onları bir arada tutan - [RAFAİL TAGİZADE YARATICILIĞINDA ŞUŞA İZLENİMLERİ](https://www.dibace.net/rafail-tagizade-yaraticiliginda-susa-izlenimleri/) - Aristoteles "Poetika" eserinde şöyle yazar: "Şiir (edebiyat) tarihten daha felsefi ve ciddidir. Tarih özelden, edebiyat ise genelden söz eder." Azerbaycan halkının içinden keskin bir kılıç gibi geçen ve zaferle sonuçlanan 30 yıllık acı, hasret ve üzüntü, genelden söz eden edebiyatımıza da taşındı. Galibiyetimizin sevinci acımızı hafifletse de yaşananlar unutulmadı. Yaratıcı insanların yazılarında geçmiş hatırlandı. Aslında - [Ali İpek'in, "Kimsenin Ölmediği Bir Cinayet Öyküsü" Adlı Romanı Üzerine Bir İnceleme](https://www.dibace.net/ali-ipekin-kimsenin-olmedigi-bir-cinayet-oykusu-adli-romani-uzerine-bir-inceleme/) - Ali İpek'in, İletişim Yayınlarından çıkan “Kimsenin Ölmediği Bir Cinayet Öyküsü” adlı romanı 125 sayfadan oluşuyor. Roman, boyut olarak novella olmasına rağmen, gerek kahramanların çokluğu, gerekse metinde geçen olayların karmaşıklığı ve kurgusunun ardışıklığı, kitabı novella havasından kurtarıp roman katına yükseltiyor. Dolayısıyla, kitabın adında “öykü” sözcüğü geçmesine ve metnin öyküyle roman arası boyutlarda olmasına rağmen, yukarıda bahsettiğimiz - [Kar, Tarhana ve Hele Çemen Şakası](https://www.dibace.net/kar-tarhana-ve-hele-cemen-sakasi/) - İlk yılımızda birçok yeni arkadaşımız olmuştu. Bir kısmıyla sınıfımız bir kısmıyla da yatakhanemiz aynıydı. Yatakhanede uyku saatine kadar ranzalara uzanıp sohbet etmek hoşumuza giden şeylerdendi. Sabah erken kalkacağımızı bildiğimiz halde konuşmamız sürsür isterdik; ama her yerde ayrık otu gibi biten aykırı birinin “Yav yeter artık! Uyuyamıyoruz!” demesine kadar sürerdi. Hatta eğer sözün hazzı ruhumuzu iyice - [Erdem: "Bu Kitapta Üç Yoldan Tek Merkeze Ulaşma Çabası Var."](https://www.dibace.net/erdem-bu-kitapta-uc-yoldan-tek-merkeze-ulasma-cabasi-var/) - “Sezai Karakoç‘a Doğru” alt başlığını taşıyan “Günler Çözüldükçe” adlı kitabınız geçtiğimiz aylarda yayımlandı. Okuru bol umarız. Böyle bir kitabı hangi amaçla, neyi düşünerek yazdınız? “Günler Çözüldükçe” bir biyografi, bir hatıra kitabı mı? Nasıl değerlendirmeliyiz bu kitabınızı? Bu kitapta üç yoldan tek merkeze ulaşma çabası var. Sezai Karakoç’un şiiri, benim şiir maceram ve Türkiye. Her üçü - ["Hiçbir Ses Savaşın Sesini Bastırmamalı!"](https://www.dibace.net/hicbir-ses-savasin-sesini-bastirmamali/) - "Gitmeyin savaşın içinde kalırsınız," diyorlar. Aldırmıyorsun! Bir Alman grubu ile Kahire'ye iniyorsun. Havaalanı şaşırtıyor seni. Bu alana Kars’ı yerleştirseniz yarısı yine boş kalır. Enver Sedat’ın büyük eserlerinden biri. Sadece kargo alanı 49 dönüm. Rehberimiz Valid karşılıyor bizi. Almancası iyi ama telaffuzu iyi anlaşılmıyor, “eyvah,” diyorsun kendi kendine. “Gerekli derlemeleri yapabilecek misin?” Otele yerleşiyoruz. Ertesi gün - [Aziz Şehir, Mihriban Diyar: Bakü](https://www.dibace.net/aziz-sehir-mihriban-diyar-baku/) - Türk’e sevgi, Türklük sevgisi, zihnimde ve gönlümde daima var olmuştur. Fakat bu sevginin adeta bir iş ve sistemli bir yaşayış tarzına dönüşmesi, sanırım, 19 yaşıma, Kazakistan seyahatine rastlar. Daha o yaşta Türkistan coğrafyasına zorlu bir yolculuk yapmak, 1 ay boyunca Ahmet Yesevi Üniversitesi’nin konuk Türkoloji öğrencisi olmak ve Özbekistan’ı da görebilmek bahtiyarlığına erişmiştim. Bu bende - [Fərhad Əzizbəylinin  “Yadigarlar” Poemasında Şəhidliyin Bədii Təcəssümü](https://www.dibace.net/fərhad-əzizbəylinin-yadigarlar-poemasinda-səhidliyin-bədii-təcəssumu/) - Fərhad Əzizbəyli Ədəbiyyat tariximizdə Qarabağ, xüsusilə şəhidlik mövzusunda yazan şairlərdən biri olaraq diqqət çəkir. 30-illik bu illər ərzində poeziyamızın aparıcı mövzusu olan şəhidlik mövzusundan yazmaq qürur verici olmaqla yanaşı həm də çox çətindir. İllər əvvəl Fərhad Əzizbəylinin Neftçalanın milli qəhrəmanları şəhid- Camal və Samid, Azərbaycan bayrağı ordenli Xəyyam Əzizov haqqında yazdığı poema hər üç şəhid - [Şarman: "Yazmakla Geçmişi Çağırır, Onarır Ya Da Oraya Döner Dururuz Daha Çok."](https://www.dibace.net/sarman-yazmakla-gecmisi-cagirir-onarir-ya-da-oraya-doner-dururuz-daha-cok/) - “Ölür Çünkü Babalar” adıyla geçtiğimiz aylarda bir anlatı kitabınız yayımlandı. Umarız okuru bol olur. Son zamanlarda edebiyat dünyamızda mektup türünde pek eser yazılmıyor ya da yayımlanmıyor. Neden bir öykü kitabı ya da roman değil de mektup? Hatta kitabınıza mektup-roman diyebilir miyiz? Sınırların aşındığı, flulaştığı her şeyin fazlasıyla iç içe girdiği, yahut girmeye meyyal olduğu, zarfın - [Ömer Seyfettin'in Ruznamesinden Bir Gün 7 Ocak1918](https://www.dibace.net/omer-seyfettinin-ruznamesinden-bir-gun-7-ocak1918/) - 11 Mart 1884’te bu hayata merhaba diyen Ömer Seyfettin, 6 Mart 1920’de pek genç sayılabilecek bir yaşta elvedâ dedi. Acaba diyorum, Ömer Seyfettin bu âlemden çekip giderken, “Genç Kalemler” dergisinin mimarlarından biri olarak bizlere, her zaman genç kalacağını mı hatırlatmak istedi? Çünkü onu tanıyanlar bilirlerdi ki Ömer Seyfettin “gerçekçi, mizahçı, nükteci, şakacı…” biriydi. Ama…“Neylersin ölüm - [Can: "Öyküde Ritim Ve Dil Daha Önemli Benim İçin."](https://www.dibace.net/can-oykude-ritim-ve-dil-daha-onemli-benim-icin/) - Şengül Hanım iki öykü kitabınız ve bir tiyatro oyununuz var. Yazmak aslında çok kolay bir süreç değil. Yoruyor, hırpalıyor... Sizi yazmaya, edebiyata yönelten etken ya da etkenler neydi? Neden edebiyat? Tam bir cevap var mı, bilmiyorum. Bir yandan tutkuyla bağ kurduğum bir yandan da zorlandığım bir ilişki yazıyla olan ilişkim. Bu ilişki önce kitap okumayla - [Ortadoğu’da Jeopolitik Kargaşa](https://www.dibace.net/ortadoguda-jeopolitik-kargasa/) - Immanuel Wallerstein’in 10 Temmuz 2004 tarihli yazısının başlığı bu. Gazze’de yaşanan çatışmaları temelde enerji üretim ve arz merkezlerinin kadim İpek Yolunun “Kuşak-Yol İnisiyatifi” ile buna alternatif yol arayışı “Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) Projesi” bağlamında okunması gerekir. Aslında Orta Doğu’daki gerilimlerin Doğu Akdeniz ticaret havzasıyla doğrudan ilintili olduğunu, bunun Safevî-Osmanlı; Osmanlı-Memluk Mücadelelerine kadar tarihsel temeli - [Görülmek İstenmeyen Soykırım: Doğu Türkistan...](https://www.dibace.net/gorulmek-istenmeyen-soykirim-dogu-turkistan/) - "Ip-Man" filminde propagandası yapılan "hoşgörülü Çin medeniyeti" Türkiye’de popüler anlamda Çin algısı muhtemelen iki kanal üzerinden yürüdü uzun yıllar. Bunlardan ilki, resmi ideolojinin Osmanlı/Selçuklu/İslam tarihi yerine, Orta Asya Türk tarihinden hareketle inşa etmeye yöneldiği yeni Türk kimliği sürecini takiben Atsız başta olmak üzere birçok ismin kaleme aldığı tarihi romanlar, ikincisi ise 1970’li yıllarda yaygınlaşan Uzak - [Bulanık Mantık İle Dede Korkut Destanı Okuması](https://www.dibace.net/bulanik-mantik-ile-dede-korkut-destani-okumasi/) - Ünlü Alman fizikçi Hans Jürgen Zimmermann, 1993 yılında “Spektrum der Wissenschaft” dergisine yazdığı makalede, o dönemlerde Avrupa'da yeni bilinmeye başlayan “bulanık mantık” tezinin ilkelerini sıralamış ve Avrupa'nın bu konuda ne yapması gerektiğini açıklamıştı. Avrupa’nın bu konuda Japonya'nın gerisinde kaldığını belirterek şunları yazmıştır: "Avrupalıların veri analizi ve uzman sistemler alanlarında mevcut liderliğini sürdürmeyi ve bulanık kontrol - [Vahid Əzizin “Heyrət səcdəsi” Poemasında Torpaq Azadlığı, Zəfər Sevincləri.](https://www.dibace.net/vahid-əzizin-heyrət-səcdəsi-poemasinda-torpaq-azadligi-zəfər-sevincləri/) - Özet: Makalemde Azerbaycanın ünlü şairi Vahid Ezizin son dönem çeirlerinden bahs edecem. Vahid Eziz 90-cı yıllar Qarabağ savaşını şeirinde mükümmel şekilde anlatan ünlü şairlerimizdendir. O önce Karabağ topraklarının işğal olmasınıdan, topraklarda verdiyimiz şehidlerden bahs edirdise şimdi 2020-ci yılın eylül ayından Karabağ topraklarının kahramanlıkla alınmasından, Vatan savaşının zaferinden yazmış. Makalede “Heyrat secdesi” poemasından bahs edilir. Poemada - [Kazım Karabekir-II](https://www.dibace.net/kazim-karabekir-ii/) - "Yanlış bilgi felaket kaynağıdır her işin evvela hakikatini ara ve öğren. Sonra münakaşasını istediğin gibi yap. Birincisi vicdanına, ikincisi seciye ve irfanına dayanır." Kazım Karabekir Tarihte olağanüstü hadiseler ya da ezber bozan kişilikler bulunduğu topraklarda yeni liderlerin yeşermesine zemin hazırlar. Truvalılarla yapılan savaşta ahşap bir at inşa ederek şehre sızma fikriyle ünü parlayan kral Odysseus’tu. - [Değerler Denizi Kuruyor](https://www.dibace.net/degerler-denizi-kuruyor/) - Bir röportajında Perran Kutman, "Bizim zamanımızda toplumun dolaylı kültürlenerek eğitilmesi için aile değerlerini yücelten diziler yapılırdı. Günümüzde ise bilinçli bir toplumsal çürüme operasyonunun parçası olarak aile değerlerinin yok edildiği filmler, diziler yapılıyor." demiş. Ne kadar isabetli bir saptama... Sürekli bir tv izleyicisi değilim ama evde ses olsun diye ya da haberleri dinlemek için televizyonu açık - [Ülen, Kızı Kaçırıyor Musun Yoksa?](https://www.dibace.net/ulen-kizi-kaciriyor-musun-yoksa/) - Okulu bitirme sınavlarına giriyorduk; 1972’nin Haziran ayı. Okulumuzun idare ve dershaneler bölümü, bugün Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü olan binaydı. Sınavlar hafta sonu tatilleri hariç, bir gün sınav bir gün boş olarak yerleştirilmişti. Aradaki boş günlerde sonraki sınava çalışacağımızı düşünmüş olmalılar. Oysa biz yatılı öğrenciler, bırakın o boş günleri, hemen her gün 6-7 km yürüyerek - [BALAŞ AZƏROĞLUNUN UŞAQ ƏDƏBİYYATI XƏZİNƏSİNƏ BƏXŞ ETDİYİ “SAVALAN ƏFSANƏSİ” POEMASI HAQQINDA](https://www.dibace.net/balas-azəroglunun-usaq-ədəbiyyati-xəzinəsinə-bəxs-etdiyi-savalan-əfsanəsi-poemasi-haqqinda/) - Balaş Azəroğlununn uşaq ədəbiyyatı xəzinəsinə bəxş etdiyi “Savalan əfsanəsi” poeması öz dəyəri və tarixiliyi ilə seçilən bir əsərdir. Tarixi mövzuda yazılmış əfsanəyə cevrilmiş Savalan dağı haqqında olan düşüncələri poetik yaddaşa hopan bu poema yeni nəslin vətəndaş kimi tərbiyələnməsində, böyüməsində bir örnəkdir. Göründüyü kimi şair uşaqların diqqətini Savalan dağı və onun hansı ərazidə yerləşməsi necə bir - [Dere: "Bu Kitap Bir Bakıma Benim Bestem."](https://www.dibace.net/dere-bu-kitap-bir-bakima-benim-bestem/) - “Uzaklara Giden Hükümdar” hem adıyla hem kapağıyla ilgi çekici bir kitap. Kitabınız Birinci Hane, Teslim ve İkinci Hane adlarını verdiğiniz üç bölümden oluşuyor. Kitabınız neden bu adlar altında üç bölümden oluşuyor? Birinci Hane sekiz, İkinci Hane dört öyküden oluşurken Teslim bölümünde diğer bölümlerdeki öykülere nazaran iki kısa öykü bulunuyor. Bunun herhangi bir sebebi var mı? - [RUHUMUZ, DÜŞÜNCƏMIZ VƏ ƏDƏBİYYATIMIZDA ŞUŞA MÖCÜZƏSİ](https://www.dibace.net/ruhumuz-dusuncəmiz-və-ədəbiyyatimizda-susa-mocuzəsi/) - “Külli Qarabağın abi-həyatı; Nərmü nazik bayatıdır, bayatı.” İllərdir analarımızın dilində dualar, əsgərlərimiz əlləri tətikdə səngərdə, ədəbiyyat adamları əlində qələm, hamı bir müqəddəs ada – Qarabağa köklənib. Kədərləndiyimiz, üzüldüyümüz, itirdiklərimiz olub. Qələm əhli əlindəki qələmi “süngü”yə çevirib. Qarabağdan, qaçqın və köçkünlərimizdən, onlara qarşı olunan erməni vəhşiliklərindən də yazıb, Qarabağda gedən haqq davamızdan, ordumuzun şücaətindən də. Vətən - [Hanif Türk Paradigması -IV- (Kureyşli Olmak)](https://www.dibace.net/hanif-turk-paradigmasi-4-kureysli-olmak/) - “Hanif Türk” paradigması bir tarih tasavvuru olarak “İslâm Öncesi Tarih” paradigmasına karşı cevap olarak yazılmıştır. “Tarih Hz. Âdem ile başlar, Hz. Nuh’tan gelen nübüvvet silsilesi Hz. Muhammed ile sona erer.” Veda Hutbesi’nin bize ilham ettiği “tarih tasavvuru” böyledir. Veda Hutbesi’nde “Benim bu sözlerimi burada bulunanlar bulunmayanlara bildirsin. Olabilir ki bildirilen kimse burada bulunandan daha iyi - [Baran: "Kendi Hapishanelerini Gittikleri Her Yere Götüren İnsanları Anlatıyorum."](https://www.dibace.net/baran-kendi-hapishanelerini-gittikleri-her-yere-goturen-insanlari-anlatiyorum/) - “Köhne” son romanınız. Okuru bol olur umarız. Öncelikle kitabınızın adından başlamak isteriz. Neden “Köhne”? Bu ad neyi karşılıyor? Bu adın romanın genel atmosferine uygun olduğunu okuyanlar göreceklerdir. Romanın bir bölümünde anılan bir kasaba var, onun da adı Köhne. Ama bu köhnelik romanın diğer mekânları ve anlatıya konu olan tüm yaşantılar için de geçerli. Romanda bol - [KIZIL GONCALAR VE DÜNE BAK, BUGÜNÜ GÖR…](https://www.dibace.net/kizil-goncalar-ve-dune-bak-bugunu-gor/) - Bir kızıl goncadır gurbet akşamı, Dalında bülbülün bağrı yanıktır. Türküsü hasret mi yoksa sevda mı? Bilmem nice zaman böyle dayanır. diyerek bir zamanlar dilime pelesenk ettiğim bu dörtlüğü öğretmenliğimin ilk yıllarında Adapazarı’nda yazmıştım, yıllar, yıllar önce… Çukurova’ya, Toroslara gönülden selamlarımızı kim bilir belki de bir şiir diliyle göndermek arzusuyla yazmıştım… Ne de çabuk geçiyor zaman. - [Saybaşılı: "Çam Pürleriyle Namrun Doğrudan Bellekle, Tarihle ve Zamanla İlgili."](https://www.dibace.net/saybasili-cam-purleriyle-namrun-dogrudan-bellekle-tarihle-ve-zamanla-ilgili/) - “Çam Pürleriyle Namrun” adını verdiğiniz kitabınız geçen aylarda yayımlandı. Okuru bol olsun diyelim. Şimdiki adı Çamlıyayla olan Adana, Mersin, Tarsus’un yaylası Namrun’da geçen çocukluğunuzu anlatıyorsunuz. Daha doğrusu yayla zamanı Namrun’da geçen çocukluğunuzu ve çocukluğunuzun Namrun’unu… Böyle bir kitap yazma düşünceniz neden ve nasıl oluştu? Kentteki pandemi koşullarından Namrun’a kaçışla birlikte çıktı kitap, plansızca, kendiliğinden… Karantina - ["Âkif, Büyük Şair, İnanmış Adam"*](https://www.dibace.net/akif-buyuk-sair-inanmis-adam/) - Mehmet Âkif... Arifliğimiz, azmimiz, aczimiz… Saflığımız, safiyetimiz, inceliğimiz, nezaketimiz… Mazlumiyetimiz, mahzunluğumuz, mağdurluğumuz, mahcupluğumuz… Bir gönüllü sürgünlüğümüz, bir derin çekip gitmemiz, terk etmemiz, terk edilmemiz… Bir sonsuz inanmışlığımız, sonsuzca adanmışlığımız, sonrasızca mağlupluğumuz, sonrasız… Sessiz öfkemiz, belki de hiç olmaması gereken kahredici suskunluğumuz, kahreden… Âkif'i yazmak, Onu anlatmak, Onun menkıbesini sözcüklerin sırtına yüklemek gerçekten zor. Onda, onun - [Kutlu Bir Direniş ve Görklü Bir Zafer: Maraş Destanı](https://www.dibace.net/kutlu-bir-direnis-ve-gorklu-bir-zafer-maras-destani/) - MÜTÂREKE… 1918 yılının sonbaharı başlarken Osmanlı Devleti’nin de üyesi olduğu İttifak Devletleri yenilgiyi kabul ederek peş peşe savaştan çekilmeye başlamışlar, bu süreçte Osmanlı Devleti de Trakya, İstanbul ve Anadolu’nun işgâl edilme tehlikesi üzerine 30 Ekim’de İtilaf Devletleri adına İngiltere ile imzaladığı Mondros Mütârekesi (ateşkes anlaşması) ile savaştan çekilmiştir. Mütâreke, savaşan taraflar arasında her ne kadar - [Doruk: "Öykülerimde Sahne Kurmayı, Karakterleri Konuşturmayı Seviyorum."](https://www.dibace.net/doruk-oykulerimde-sahne-kurmayi-karakterleri-konusturmayi-seviyorum/) - Öncelikle yeni kitabınız "Âlemciler" hayırlı olsun. Umalım okuru bol olsun. Kahramanlarınızı (Kör Ethem, Uzatmalı İşsiz İsmail, Ebleh Hasan, Şaşı Ömer vb.) özellikle zihinsel ve bedensel engelli tiplerden mi seçiyorsunuz? Bu durumun, öykünün mesajının anlaşılması bakımından herhangi bir işlevi var mı? Teşekkür ederim. Adında lakap taşıyan karakterlere bazı öykülerimde rastlanır, evet. Zihinsel, bedensel engelli olsunlar diye - [TARİX HƏMİŞƏ TƏKRARLANIR](https://www.dibace.net/tarix-həmisə-təkrarlanir/) - Yayın axşam sərinliyinin öz ləzzəti vardı. Xəzər dənizinin dalğalarının yaratdığı səs insanın ruhunu oxşayırdı. Qurban kişi altında əyləşdiyi ağacın yarpaqlarının xışıltısını dalğaların səsi ilə dinləməklə ruhunu sakitləşdirirdi. Arxada qalan ömür səhifələrini yada salaraq, yenidən yaşayırdı. Yenə keçmişə səyahət etmişdi. Ata-anasını, ömrünün ən xoş anları hesab etdiyi atalı-analı illərinin ən yaddaqalan məqamlarını yada salmağa cəhd edirdi - [Kazım Karabekir Paşa-I](https://www.dibace.net/kazim-karabekir-pasa-i/) - "Çocukların terbiyesini bana tevdi ediniz. Dünyayı değiştireyim." Leipniz Bir süre “portreler” başlığı adı altında tarihe mal olmuş yerli ya da yabancı önemli şahsiyetlerin görüşlerini, kişiliklerini sahip oldukları dünya görüşlerinden bağımsız olarak anlatmayı böylece hakikat nereden ve kimden gelirse gelsin alarak, aktararak başta kendim olmak üzere okuyucularımın da istifade etmesini amaçlamaktayım. İlkin uzun zamandır okumak - [Umut](https://www.dibace.net/umut/) - dinlendir kervanı çöz keder denklerini kör atı bağla tevekkül et gül güzeli Allah'a kalbinin sesini dinle keşfedilecek nice obalar var daha... sen ki unutulmuş ormanların yalnız ceylanı zehrini göktaşından akıtan çocuk hiç kimseyle uyuşamayan aykırı kimya gelenlerin gidenlerden daha çok kanattığı kabuk bağlamış yara ey kendinden başka dostu olmayan maral yine de aldırma hiçbir karanlık - [Durmaz: "Öykü Dilim Masalların Bana Bıraktığı Mirastır."](https://www.dibace.net/durmaz-oyku-dilim-masallarin-bana-biraktigi-mirastir/) - Berna Hanım söyleşiler genelde yazmaya nasıl başladınız sorusuyla başlar. Biz de adet olduğu üzere bu soruyla başlayalım. Yazmaya nasıl başladınız? Sizi yazmaya yönelten içsel nedenleriniz nelerdi? Bahseder misiniz? Bazen rüyanızda çığlık atmak istersiniz de bağıramazsınız, ya da bağırdığınızı zannedersiniz sesiniz çıkmaz, kimse sesinizi duymaz. Bu halleri uyanıkken yaşadığınız olmadı mı hiç? Böyle zamanlarımda imdadıma yazma - [ƏDƏBİYYAT, ŞAİR, ŞEİR VƏ QULU AĞSƏS](https://www.dibace.net/ədəbiyyat-sair-seir-və-qulu-agsəs/) - Tarixlə ədəbiyyat qoşa qanad kimidir. Tarixdə yaşanmış hadisələr ədəbiyyatda da inikas edir. Hətta daha təsirli. Tarixdə bir dəfə yaşanan hadisə ədəbiyyatda dəfələrlə əsərlərə mövzu olur. Tarixdə baş verən hadisələri, cəmiyyətimizin keçmişini bizlərə öyrədir. Tarixlə ancaq tarixçilər məşqul olur, ədəbiyyatı isə hər kəs oxuyur. Hətta bəzən oxucu ədəbiyyatdan tanış olduğu tarixi hadisələri dəqiqliklə öyrənmək üçün tarixə - [Öğretmenler Odası](https://www.dibace.net/ogretmenler-odasi-2/) - Not: 7. Yönetmen İlker Çıtak. İstanbul doğumlu imiş ama sanırım okullar dâhil hayatı Almanya'da geçmiş. Alman okul sistemi her karede "ben buradayım" diyor. Filmi herkesler (elbette buradaki çoğul eki yanlış, biliyoruz ama söylenişin yerindeliğini ve hoşluğunu da dikkate alalım lütfen) pek bir beğenmiş. Almanya'nın Oscar adayı. Berlin Film Festivalinin de bir alt dalında bol ödüller - [12 Eylül'ün Şiddeti Karşısında Bir Nesle Adalet Arayanların Toplanma Mekânı: "Merkez Büro"nun Yazılmayan Öyküsü](https://www.dibace.net/12-eylulun-siddeti-karsisinda-bir-nesle-adalet-arayanlarin-toplanma-mekani-merkez-buronun-yazilmayan-oykusu/) - 12 Eylül askeri darbesinin gerçekleştiği ilk günlerde şiddet olayları bir anda durduğu için toplumun genelinde olumlu algılandığını söylemek pekala mümkün. Ancak zaman sonra gözaltındaki gençlere devletin resmi görevlileri tarafından sorguevleri ve hapishanelerde çok ağır işkencelerin yapıldığı anlaşıldı. Dolayısı ile 1980 öncesi sokağa kontrolsüz biçimde taşan siyasal bir şiddetten bahsedilirken, darbe sonrası bizatihi devletin kendisinin şiddetin - ["Duasız Ve Törensiz"; Ölümün, Yasın, Unutuşun ve Hatırlayışın Romanı.](https://www.dibace.net/duasiz-ve-torensiz-olumun-yasin-unutusun-ve-hatirlayisin-romani/) - “Duasız ve Törensiz” yoğun duygusallık içeren, hatırlayışın ve unutuşun kıyılarında dolaşan; bir büyük yitirişi, hüznü, sonsuz arayışı ilmek ilmek işleyen bir roman. Neval’in derin, sızılı aşkının metinleşmiş hali. Neden böylesi bir kurguyu tercih ettiniz? Neler söylersiniz “Duasız ve Törensiz”le alakalı? İnsanın kaybından sonra yaşadıkları beni çok etkiliyordu. Ölüm bir gerçekti ama ölümü geride kalanın kabul - [Yılmaz: "Yazmak, Benim Adıma Bir Çözüm Yolu; Çare Yani."](https://www.dibace.net/yilmaz-yazmak-benim-adima-bir-cozum-yolu-care-yani/) - 2021’de yayımlanan “Beni Hatırla” romanınızdan sonra geçtiğimiz aylarda “Kara Kışın Gün Işığı” adlı öykü kitabınız raflarda yerini aldı. Hem roman hem öykü yazarı Başar Yılmaz için yazmak ne ifade ediyor? Yazmaya nasıl başladınız ve neden yazıyorsunuz? Yazmak, benim adıma bir çözüm yolu; çare yani. Bu tanımın “kaçış” olarak hissedilmesinden korkarım; bilakis bazı şeylerin üstüne gitmek - [Doğu Akdeniz Ticaret Yolu Kızıldeniz'den Aksayınca Neler Olur?](https://www.dibace.net/dogu-akdeniz-ticaret-yolu-kizildenizden-aksayinca-neler-olur/) - - Ticaret Yolları Üzerinde Hâkimiyet Kurma Mücadelesinin Tarihsel Boyutu- Yemen’de önemli etkinlik gösteren Zeydi-Şii Husi grupların Kızıl Deniz ile Hint Okyanusu’nun birleştiği noktada bulunan Bab’ül Mendeb Boğazındaki etkinlikleri Doğu Akdeniz’in ticaret merkezi olarak tarihsel boyutunu hatırlatmayı gerekli kılmaktadır. Yemen’de Selefi zihniyete sahip Suudi Arabistan’ın desteklediği grup önemli oranda etkili, ayrıca Türkçesi hüzün boğazı olan yerde Husi - [Genç Şair ve İlk Dans](https://www.dibace.net/genc-sair-ve-ilk-dans/) - Türkiye Cumhuriyetinin yüzüncü yılını idrak ettiğimiz bugünlerde arzumuz ve hedefimiz sahip olduğumuz devletimizi ve cumhuriyetimizi nice yüz yıllara taşımaktır. Bu amaç ve heyecanla “Türk’ü bilir dünya, tanır asuman Köküne sevdalı dalımız bizim. Atamdan armağan bu kutlu vatan Sonsuza uzanır kolumuz bizim Tarihe kök salmış şanlı devletim Nice yüz yıllara Cumhuriyetim…” [1] diyerek dünden bugüne doğru - ["Kimsenin Ölmediği Bir Cinayet Öyküsü"](https://www.dibace.net/kimsenin-olmedigi-bir-cinayet-oykusu/) - “Kimsenin Ölmediği Bir Cinayet Öyküsü” adlı ikinci romanınız yakın zamanlarda yayımlandı. Okuru bol olur umarız. Romanınızın adı ilginç. İroni çağrıştırıyor. Neler söylersiniz romanınızın adıyla alakalı? Başlığında öykü olup roman denilmesinde elbette ki ironi var. İki yönden baktığım için öyle yazdım. İlkin "kimse ölmüyorsa nasıl olur da cinayet olur" sorusunun bir sorunsala dönüşme kısmıdır. Bu döngü - [Nefes: Yer Eksi İki](https://www.dibace.net/nefes-yer-eksi-iki/) - Notu: 8. TRT desteğiyle çekilen, izlenesi bir film. İlk Nefes'i izlemiş ve çok beğenmiştim. Burada senaryo zayıf geldi. Yazan Hakan Evrensel. Genç, heyecanlı ama sanırım deneyimi az. Yönetmen mi senaryo yazarı mı bilemedim ama birinin film anlayışında kısırlık var. Konu çok iyi. Görüntüler çok çok iyi. Oyuncular mükemmel. Tayfun yüzbaşı Murat Yıldırım. Ufuk İlker Aksum Ali - [Tohumcu'nun Romanı Dünyeviyle Uhreviyi, Kederle Neşeyi Buluşturuyor.](https://www.dibace.net/tohumcunun-romani-dunyeviyle-uhreviyi-kederle-neseyi-bulusturuyor/) - “Aç Koynunu Ben Geldim” adlı romanınız geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Okuru bol olur umarız. Kitabınız bir aşk romanı ama bildiğimiz klasik bir aşk hikâyesi anlatmıyorsunuz burada. Hançerlerin başlattığı bir aşk… Nasıl ortaya çıktı bu kitap? Hançerler neyin nesi? Bahseder misiniz “Aç Koynunu Ben Geldim”den? Editörüm Duygu Çayırcıoğlu sayesinde diyebilirim. Bir aşk romanı yazmam fikri ondan çıktı. - [Dörtlükler](https://www.dibace.net/dortlukler/) - Gül ve Diken İyiler ve kötüler toprağa dolacaktır Ya şöyle ya da böyle bir bedel alacaktır Yok olacaklar amma haşre kadar dünyada Kötü dallarda diken, iyi gül olacaktır Belki Bir Güzel Bak yemyeşil dünyada bırakmışlar hediye Yosunda göz çimende kaş dalda bir el vardır Mahzun olma bu kadar bir sevdiğim yok diye Kokladığın çiçekte belki - [Gazze'de Yaşananlar Devlet Terörü mü? ](https://www.dibace.net/gazzede-yasananlar-devlet-teroru-mu/) - Terör, 'bir devletin veya devlet olmayan farklı bir aktörün, şiddet teknikleri kullanarak siyasi amaçlar elde etmesini sağlayan faaliyetler' şeklinde tanımlanabilir. Terörizm ise geçmişten günümüze birçok farklı biçimde ortaya çıkmış olsa da, 'siyasi amaçlarını gerçekleştirmek için savaşmayan hedeflere yönelik önceden planlanmış, şiddetin her türlüsünün kullanımı' olarak ifade edilebilir. Terör terimi de tarihte ilk defa Terör Saltanatı - [“Facebook”da kitab təqdimatı ](https://www.dibace.net/facebookda-kitab-təqdimati/) - Kimə qayğı göstərsəm, qayğı dönüb dərd olur, Düyünün açdığım ip, boynuma kəmənd olur. S.Təbrizi Şölə kompüterini açan kimi ilk işi öz “facebook” səhifəsini nəzərdən keçirmək oldu. Bütün yeni xəbərləri nəzərdən keçirdikdən sonra səhifəsində paylaşma etməyi qərara aldı. Çapdan yeni çıxmış kitabının istədiyi kimi səs-küy yarada bilməməsi onu məyus edirdi. Kitab haqqında rəylərin yazılması heç, - [Koçak: "Yazarken Kendinizi Tanıyorsunuz. Yazarken Çevrenizi..."](https://www.dibace.net/kocak-yazarken-kendinizi-taniyorsunuz-yazarken-cevrenizi/) - 1993’te ilk basımı yapılan “Çifte Kapıların Ötesi” adlı romanınız geçtiğimiz ay yeniden yayımlandı. İlk yayımlandığı dönem açısından baktığımızda çok cesur bir roman “Çifte Kapıların Ötesi”. Bir kadın karakterin terapi süreci anlatılıyor. O dönemlerde psikoloğa gitmek, terapi almak söylemeye utanılan herkesten saklanan bir husustu. Romanı yazma ve yayımlama cesareti nasıl oluştu sizde? Bize kitabınızdan bahseder misiniz? - [ƏDƏBIYYATIMIZDA AZADLIĞINA QOVUŞAN ŞUŞA OBRAZI: YUNUS OĞUZUN “CIĞIR” TARIXI ROMANI](https://www.dibace.net/ədəbiyyatimizda-azadligina-qovusan-susa-obrazi-yunus-oguzun-cigir-tarixi-romani/) - 44 günlük Vətən müharibəsinin nəticəsində qazandığımız zəfərimizin simvolu olan və gələcəkdə qələbəmizin arxetipik obrazına çevriləcək olan Şuşa şəhərinin 270 illik yubileyi ilə bağlı olaraq Ali Baş Komandan, prezident İlham Əliyev tərəfindən 2022-ci ilin “Şuşa ili” elan edilməsi ədəbiyyatın qarşısında yeni kontekstdə, yeni reallıqda, yeni mövzu ilə bağlı məsuliyyətli vəzifələr qoymuşdu. Tarixi romanlar müəllifi Yunus Oğuzun - [Zamanın Sınavında Yada Acı Ovasının Küçük Çobanı](https://www.dibace.net/zamanin-sinavinda-yada-aci-ovasinin-kucuk-cobani/) - “Zülfeli Amca çok kızmıştı. Tilki bir boşluktan yararlanmış, onun bütün tavuklarını çalmıştı. Zülfeli Amca tilkiye kızsa da başkaları gibi omuzuna tüfeğini alıp tilki avına çıkmadı. Ahıra civcivleri doldurdu ve kapısına tuzak kurdu. Tilki da tuzağa düşünce ahırda bir sandalyede oturdu ve eşi Dünya hanımdan meyini istedi. Dünya Hanım meyi getirince de sabaha kadar durmadan mey - [İki Film İzleğinde Domlar ve Mıtrıblık](https://www.dibace.net/iki-film-izleginde-domlar-ve-mitriblik/) - Günümüz bilimsel ilerleme ve teknolojisinin önümüze serdiği bilgiye kolay ulaşma imkân ve seçenekleri elbette insanlık için büyük bir merhale ancak tek tek bireyler için bir kazanım mı bir handikap mı zaman zaman sorgulamalı insan. Bilgiye ulaşma diye tabir ettiğimiz çaba çoğu zaman bizleri daldan dala atlatmakla oyalayan bir halüsinasyon süreci. Bu noktada ulaştığımız bilgilerin güvenirliliğini - [Selçuk Küpçük'ün Aşk ve Teselli'si...](https://www.dibace.net/selcuk-kupcukun-ask-ve-tesellisi/) - Müziğe temkinli yaklaşan muhitin çocukları olarak güzel sanatlar ile hemhal olanların etrafta olup bitenleri algılayışlarının daha farklı olduğunu öğrenmemiz zaman alacaktı. Mesafeli duruşumuzda kötü müziğin iyi müziği yerinden, yurdundan kovmasının etkisi var mıdır bilemiyorum. Fakat estetik yanı gelişen toplumların zaman ve mekânı aşan üretimlerle dönemlerindeki mühürlerini gördükçe medeniyet dediğimiz kavramın kıvrımlarına kadar ne mana ifade - [Çember: "Okuyucu Her Öyküde Farklı Bir Evrene Girsin İstedim."](https://www.dibace.net/cember-okuyucu-her-oykude-farkli-bir-evrene-girsin-istedim/) - “Tenirşek Adem” adıyla bir öykü kitabınız yayımlandı. Dileriz okuru bol olur. Kitabınızın ilginç bir adı var. Neden “Tenirşek Adem” adını verdiniz kitabınıza? İyi dilekleriniz için teşekkür ederim. Tenirşek Adem “Ayarsız” öyküsünde, sadece ismi geçen bir karakter. Öyküye hiçbir etkisi yok. Bu ismi seçmemin tabi ki özel bir sebebi var. Acısıyla tatlısıyla bütün insanların bir hikâyesi - ["Varsa Bir Durum Yapalım Açık Oturum: "Durum" Kelimesinin Serencamı](https://www.dibace.net/varsa-bir-durum-yapalim-acikoturum-durum-kelimesinin-serencami/) - Geçen pazar kitaplığımın raflarının birinde bulunan bir tomar perişan evrakı alıp karıştırmaya başladım. Bunlardan biri, eski yazı kitaptan kopmuş bir forma idi. Sonradan Hüseyin Rahmi’nin Hakka Sığındık kitabının son kısmı olduğunu anladığım yerde 239-240. sayfada şu cümleyle karşılaştım: “Bugün hasbelvazife, iffetsiz, hırsız, serseri bir kızı tevkife mecbur kaldığım zaman bu zavallının bu DURUMDA, açlıktan hâlet-i - [Sevimay: "Romanlarda, Öykülerde, Yapıya Dair Farklı Şeyler Denemeyi Seviyorum."](https://www.dibace.net/sevimay-romanlarda-oykulerde-yapiya-dair-farkli-seyler-denemeyi-seviyorum/) - “Aziz İle Nikola” adını verdiğiniz romanınız birkaç ay önce yayımlandı. Okuru bol olur umarız. Roman “Gayriciddi tarihimtırak yol anlatısı” diyerek başlıyor. Genelde tarih hem tarihçiler hem de tarih okuyucuları tarafından ciddi bir alan olarak görülür. Gayriciddi tarihimtırak sözü ile ne anlatmak istiyorsunuz? Tarih, kendi disiplini içinde elbette çok önemli ve ciddiye alınması gereken bir akademik - [Elmalar ve Oğullar](https://www.dibace.net/elmalar-ve-ogullar/) - 3. katta, Asuman Teyze’de idi heyecan OĞLU, askerden gelecek, göz aydınlığına Kocası; “Hakem golümüzü vermedi” adlı mukabeleden çıkıp Eltisine madik atan görümcenin, kaynından aldığı intikamlı Gündüz kuşağındaki, toplu taciz halkasında, zikir ediyordu. Kapı önü dedikodularıyla, Nebahat Abla’nın Kadınlar gününde, açma börek, üzümlü keklerin Ayak üstü arkasından çekiştirdi, magazin imanlı ELMA turtalı hayatı… 4. - [Mehmet Âkif’in Süleymaniye Kürsüsünde Bir Japonya Seyyahı Abdürreşit İbrahim…](https://www.dibace.net/mehmet-akifin-suleymaniye-kursusunde-bir-japonya-seyyahi-abdurresit-ibrahim/) - “ İşte dert, işte devâ; bende ne var? Bir tebliğ…” 1873’ün Aralık ayında doğan, 1936 yılının Aralık ayında da bu fani dünyadan ayrılan Mehmet Âkif Ersoy, kutsal değerlere saygı gösteren, geleneği seven, aynı zamanda yeniliğe açık bir insandır. Mithat Cemal Kutay’ın belirttiğine göre, “Hem gelenekçi hem de yenilikçi nasıl olunur?” diyenlere bir hisse çıkarsınlar - ["Felek Fukarası, Dağlar Çobanı" Perişan Ali...](https://www.dibace.net/felek-fukarasi-daglar-cobani-perisan-ali/) - Mahzuni Şerif: "Felek fukarası dağlar çobanı/Bir kaya dibinde yandı perişan/Üzerinde kara kuşlar dönüyor/Belki ekmek atar sandı perişan" diye bir türkü söyler. Bir coğrafyanın kaderini söyler aslında. Anadolu coğrafyasının.. Bir coğrafyanın, yitik, yoksul, perişan insanlarının ahvalini... Fukaralığı, yokluğu, yoksunluğu... Güneşin göz kapaklarına bir kahır gibi düştüğü, uzun yağmurlarda sırılsıklam ıslanan, dert okyanuslarında kulaç atan mazlum, mahzun - [Kaçar: "Oysa Her İnsan Kendi Hayatının Öznesidir."](https://www.dibace.net/35654/) - “Yalnız” ve “Kabuk” romanlarınızdan sonra “Tanrı ve Memeli Hayvanlar” adlı öykü kitabınız birkaç ay önce yayımlandı. Neden romanlardan sonra bir öykü kitabı yayımladınız? Son zamanlarda öykü mü roman mı tartışmaları sık yapılıyor. Öykü yazmak mı daha kolay yoksa roman mı, öykü ve roman ayrı birer tür ya da bunlar birbirini tamamlıyor gibi tartışmalar… Siz bu - [Yapay Zeka](https://www.dibace.net/yapay-zeka/) - Karışık bir manzara bu üst yanı daha da karışık Sağdan sola mı yukarıdan aşağıya mı ilerliyor acı bilmem Evvela bu denklem kaç bilinmeyenli Bu kahkahanın neden kırık ucu Ya bu sorular ne zamandan böyle cafcaflı Bizim de var birkaç sözümüz Mevzu uzayınca fark ettik ki deniz Kocaman bir şiirdir düpedüz Kıyıya vurduğunda düşlerimiz Biraz hırçın - [Gol](https://www.dibace.net/gol/) - Topu gerilerden getiren Ökkeş’ten, Lami’ye… Sağ kanattan hızlıca ilerleyen Lami’den bir orta, Himmet’ten bir kafa ve gol… Goooool! Dakika doksan, seyirciler ayakta. Muhteşem bir maç sayın seyirciler. Duman Spor şampiyon…” Futbolun birleştirici gücü daha stada girer girmez başlamıştı! Duman ve Ateş Sporun taraftarları maçı izlemeye gelmekten çok, kılıç kuşanmış yeniçeriler gibi ayrı ayrı yerlerde mevzilenmişlerdi. - [Yak Bi Cigara (!)](https://www.dibace.net/yak-bi-cigara/) - Birçok resmi kurum (bir anlamda devlet) bu milleti, sigaraya, 25-30 yıl öncesine kadar isteyerek ve hatta çeşitli yöntemlerle ısrar eder gibi teşvik etmiştir. İçmeyenleri de cezbedecek şekilde devlet, er ve erbaşlara bedava ”Asker” sigarası dağıtırdı. Fazla pahalı olmadan subaylara daha kaliteli “Subay” ve sonra “Silahlı Kuvvetler” sigarası; Milletvekillerine “Meclis” sigarası Laiklik anlayışının farklı yorumundan mıdır - [Başarır: "Roman Bir Seyahat. Bu Yolculukta Bir Sürü Olağanüstü Hadise Ve İnsanla Karşılaşırız."](https://www.dibace.net/basarir-roman-bir-seyahat-bu-yolculukta-bir-suru-olaganustu-hadise-ve-insanla-karsilasiriz/) - Birkaç ay önce “Dünyanın Bütün Fıstıkları” adıyla bir romanınız yayımlandı. Okuru bol olur umarız. Roman iki kardeşin hesaplaşması, aile kurumu, köylüler, köylülerin psikoloji ve yaşamları, insanın doğaya karşı savaşı, doğayı tahribatı, doğanın intikamı gibi konuları işliyor. Neden kitabınıza “Dünyanın Bütün Fıstıkları” adını verdiniz? Neler söylersiniz “Dünyanın Bütün Fıstıkları” hakkında? Kardeş kavgası yazmaya oturmuşken roman kanatlanıp - [Yapay Gerçeklik](https://www.dibace.net/yapay-gerceklik/) - İnsanların gerçeğe ve bilgiye ulaşma döngüsü evrenin oluşumundan beri hep tabiat endeksli olmuş, bu döngü nice olgu ve fikirsel doktrinlerden, farklı felsefi yaklaşımları oluşturmuştur. İnsanın doğayı ve kendisini anlamlandırma çabası hiçbir zaman dinmemiştir. Bu insanın gerçeği, doğruyu ister nicel ister nitel bağlamda ortaya çıkarma arzusundan gelmekteydi ve bu insanın yaratılış mayasında ki özeliğiyle anlaşılabilir bir - [Kurutma Kâğıdı Kitabı İzleğinde Sezai Sarıoğlu Şiirinin Kodları](https://www.dibace.net/kurutma-kagidi-kitabi-izleginde-sezai-sarioglu-siirinin-kodlari/) - Çağdaş Türk şiirinin kilometre taşlarından biri olan Sezai Sarıoğlu’nun şiiri; tarih, mitoloji, folklor ve siyasetle yoğrulmuş çok katmanlı bir şiirdir. Zengin ve köklü bir şiir dili kurmuş olan şairin şiirlerinde kullandığı imge, metafor, mazmunlar ve şiir biçimleri; onu bir anlamda, klasik şiirimize akraba kılar. Dilin alışıldık anlamlarını, yapısını tersyüz ederek onu yeni bir şiir diline - [Dünyanın Yarısı](https://www.dibace.net/dunyanin-yarisi/) - “Aşkı var idi Şehriyar’ın, güllü çiçekli/ Yazık kara yel esti, hazan oldu baharı.” Dünyanın mihrini peşin fiyatına taksitle ödeyip açtım duvağını, yarısındaydım cihanın. Buharı üstündeydi kurban bayramının, kapağından belliydi tencere, çok hasarlı az kullanılmış bir balinanın karnında yüzüyordu saltanat. Satılıktı sahipsizlerden masal planı, döşeme ve dua aldım bedestenden. Hep böyle olurmuş. Yeryüzünde kıyılamayan nikâhları - [Ünlü: "Kurmacanın Amacı Yaratmaktır Zaten!"](https://www.dibace.net/unlu-kurmacanin-amaci-yaratmak-zaten/) - Geçtiğimiz aylarda “Ben Yokmuşum Gibi” adını verdiğiniz öykü kitabınız yayımlandı. Okuru bol olsun diyelim öncelikle. Genelde insanların birbirlerini tanımalarına, aynı ortamları paylaşmalarına rağmen birbirlerine yokmuş gibi davrandıklarını görüyoruz. Kitabınıza isim vermede var olan bu olgunun etkisi var mı? Neden “Ben Yokmuşum Gibi”? Teşekkür ederim. Hayatımız sona erdiğinde hiç yokmuş, var olmamış gibi olacağız aslında hepimiz. - [](https://www.dibace.net/kolonizator-emlakci-bir-ideoloji-olarak-yahudilik/) - Kolonizatör Emlakçı Bir İdeoloji Olarak Yahudilik Gilad Atzmon “Yahudi olmak, herhangi bir yasal ya da ahlaki kural tanımayan derin bir bağlılıktır.” der (Göçebe Kimlik, s. 29). Bu bağlılığa yemin edenler sadece Yahudiler değildir. Dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir kişinin Yahudi olması, bu zihniyet biçiminin “emlakçı-tefeci” bir dünya görüşüne sahip olmasıyla alakalıdır. Teolojik düzlemde ise - [Gizli Bahçe,Sırlı Bohça-IV: Bir Garip Mahalledeyiz!](https://www.dibace.net/gizli-bahcesirli-bohca-iv-bir-garip-mahalledeyiz/) - Bu mahalleye ilk defa geliyorum, sanki sokaklar bir filmin içinden atılmış ve bütün sokaklar birbirine çıkıyor gibi, oh diyorum o zaman kaybolmayız asla. Bir Rum mahallesini çağrıştırıyor manzara, başka bir sokaktan koşturan, gülüşen çocukların seslerini duyuyorum. Bir çocuğun gülüşünü işaretliyorum kafamda hemen bunu hep yaparım. Bilmediğim bir yere geldiğimde bazı şeyleri tık tık işaretlerim, çünkü - [Yalgın: "Öykülerimin Çoğu Zihnimde Sahne Sahne Kuruluyor."](https://www.dibace.net/35587/) - “Siyah Alfabe” adını verdiğiniz öykü kitabınız Ekim ayında yayımlandı. Okuru bol olur umarız. “Siyah Alfabe” ilginç bir ad. Neden kitabınıza böyle bir ad verdiniz? Bir ironi mi var acaba burada? Alfabe bir şeyin temelini oluşturuyor sanki, bir işin abecesi. Niçin siyah olduğu da bu ülkenin, iklimin karanlığından kaynaklı. Öykülerin böyle bir ortak ruhu olduğunu, kitapta - [Yahudilik Nedir?](https://www.dibace.net/yahudilik-nedir/) - İsrail’in Gazze saldırısı, İsrail, Siyonizm, Filistin, Kudüs, ABD, Avrupa, İngiltere, Batı medeniyeti gibi 20. yüzyılın klasik başlıkları eşliğinde bitmeyen tartışmalar yanında İslam dünyası, Ümmet, İslam ülkeleri, Müslümanlar gibi klasik kavramların da sorgulandığı tartışmaları yeniden alevlendirdi. Konunun jeopolitik, ekonomi-politik, küresel düzen vb. yanları bir arka fon olarak alınsa da, teolojik-dinsel boyutlar, meselenin özüymüş gibi daima ön - [Eriş: "Acaip Bir Aşk Ve Aile Hikâyesi, Evet."](https://www.dibace.net/eris-acaip-bir-ask-ve-aile-hikayesi-evet/) - “Acaip” yeni romanınız. Okurunun bol olmasını dileriz. “Acaip” Kelimesinin TDK’ya göre doğru yazılışı “Acayip”. Romanınızın adı neden “Acayip” değil de “Acaip” oldu? Türk Dil Kurumu’nun Türkçenin biricik ve en güvenilir koruyucusu olduğuna inancımı kaybedeli çok oldu açıkçası. Ama Acaip’in adının y’siz yazılmasının sebebi elbette bu kuruma tepki değil. Yalnızca Gaip’le olan kafiyesini korumak. Öte yandan - [Bir Kültür Ve Edebiyat Çınarıdır İrfan Ünver Nasrattınoğlu](https://www.dibace.net/bir-kultur-ve-edebiyat-cinaridir-irfan-unver-nasrattinoglu/) - Dr. İrfan Ünver Nasrattınoğlu… Doksanlı yılların ortalarında bazen dergilerde rastlardım bu isme. Daha çok kültürel, folklorik, gezi türü yazılar kaleme alırdı. Hatta bu yazılarla ilk karşılaştığım zamanlarda soy ismini “Nasrettinoğlu” yazacakları yerde “Nasrattınoğlu” şeklinde yanlış yazıyorlar bu yazarımızın diye düşünürdüm. Zamanla hep bu şekilde yazıldığını görünce bunda bir yanlışlık yokmuş, Nasrattınoğlu soy isminin orijinali böyleymiş - [Buzluk: "Hikâye Anlatılır, Öykü Yazılır, Gibi Temel Bir Ayrımdan Başlıyorum."](https://www.dibace.net/35519/) - "Yer Değiştiren Sular” adıyla yeni öykü kitabınız yayımlandı. Çok ilginç ve düşündürücü bir kitap adı. Özellikle günümüzde her şey değişiyor hem de hızla... Aynı kalmıyor hiçbir şey. Bu adı seçmenizde yaşanılan hızlı değişimlerin bir payı var mı? Nasıl yer değiştiriyor sular? Sıklıkla görünen artık görünmez oluyor. Bir akarsu örneğin, hep oradadır ancak her seferinde başka - [Muhammed Çerkeşî'ye Rıza'nın Yazdığı Mersiye](https://www.dibace.net/muhammed-cerkesiye-rizanin-yazdigi-mersiye/) - 24 Ekimde 2023 günü Suriyeli İyad Bey'in getirdiği evrak arasında bulunan küçük bir kâğıttaki dizeleri okumaya çalıştım. “Muhammes” yani beşleme adını taşıyan bu dizeler, adına rağmen “müseddes” yani altılama biçiminde olduğundan ben de onun adını “Müseddes” koydum. Kâğıdın alt kısmı yırtık olduğundan metnin tamamı bu mudur şeklinde bir soru hatıra gelmektedir. Bu haliyle dört bent - [Unesco'nun "Dünyanın Barajı" Olarak Adlandırdığı Göl...](https://www.dibace.net/unesconun-dunyanin-baraji-olarak-adlandirdigi-gol/) - Urmiye Gölü'nün kuruması sadece bir devletin değil, dünyanın problemidir. Batılılar, küçük yeşil bir dal kırıldığında, küçük bir göl ya da çay kuruduğunda bunu büyük bir çevre felaketi addetmekte olup ekopolitik sorunlara çok çok duyarlılık göstermektedirler. Diğer yandan etrafındaki yüzlerce yerleşmiş sâkine faydası olan, sualtı ve suüstü kaynakları, suyu, havası ile çevreleyip yaşatan ve dünyanın ikinci - [Birgün Doğacaktır Güneş Mescid-i Aksa](https://www.dibace.net/birgun-dogacaktir-gunes-mescid-i-aksa/) - Gözler oyuldu, parçalandı surat Baş düştü yere kırıldı kol kanat Kahpe soysuzların hırsına inat Birgün doğacaktır güneş Mescid-i Aksa Yetmedi mi yaptığın bunca senedir Nefret bana değil benden ötedir Elbet bu karanlık aydınlığa gebedir. Bir gün doğacaktır güneş Mescid-i Aksa Büyük şeytanı alınca yanına Ulaşmaz oldu evlere su, ışık ve gıda Derdiyle baş başa kalsa - [Halit Refiğ'e Mektuplar](https://www.dibace.net/halit-refige-mektuplar/) - 2023’ün Mart’ında yayın dünyamıza merhaba diyen “Halit Refiğ’e Mektuplar” Doğu Kütüphanesi Yayınları tarafından kitapseverlere sunulurken kitabı yayına hazırlayan Erol Cihangir, takdim yazısının girişinde, mektubun ve mektuplaşmanın çok eski bir geçmişe dayandığını aynı zamanda edebiyatın bir türü olduğunu vurgular.[1] Mektup kimden ve nereden gelirse gelsin oldum olası bir ilgi odağıdır. Çünkü kelimeler ve cümleler onda yapmacıktan - [Madak: “Anlamsızlık Saati, Anlamı Kendinde Arayan Herkese Selam Niteliğinde."](https://www.dibace.net/madak-anlamsizlik-saati-anlami-kendinde-arayan-herkese-selam-niteliginde/) - “Anlamsızlık Saati” yayımlanan ilk kitabınız. Neler hissediyorsunuz? Öykülerinizin kitaplaşma serüveni hakkında neler söylersiniz? “Anlamsızlık Saati”yle buluşmak çok heyecan verici. Öykülerimin evi dedim ona, aslında benim ve kahramanlarımın sığınağı olduğunu da bildirmiş oldum. Edebiyat sığınma ve sığışma hali bende. Böylelikle içsel yolculuğumun da tanıklığını yapmış oluyorum. Önce birçok dergide yayımlandı öykülerim. Okurlar sormaya başlayıncaya dek kitabın - [](https://www.dibace.net/35479/) - Borç ve Minnetin Lanetli Diyalektiği: Batı ve Siyonizim 1. Büyük olaylar, tarihsel hafızadan ve bu hafızanın kendisini üzerine bina ettiği referanslardan bağımsız ortaya çıkmaz. Tarih boyunca bütün büyük savaşların dayandırılarak meşrulaştırıldıĝı dayanaklar çok güçlü iki temele referansa dayanır: Etnik ve dini referanslar. Aslında başkasının yokluğu üzerine kendi varlığını ortaya koyan bu lanetli diyalektiĝin başlangıcı Kabil'in, - [Sunay: "Yeni Bir Dili “Öykü Ölçeği”nde Kurma Derdindeyim."](https://www.dibace.net/sunay-yeni-bir-dili-oyku-olceginde-kurma-derdindeyim/) - Öncelikle söyleşi teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Öykü kitabınızın adı “Yalancı İçin Bir Boşluk” İlginç ve derin anlamlar barındıran bir kitap adı. Neden böyle bir ad verdiniz kitabınıza? Neler söylersiniz? “Bir boşluğuma geldi yalan söyleyiverdim” demez miyiz hiç? Yalanın mekânlarında gezinirken boşluklarına (konforlu alanlarına/imkânlarına/sitemine) bakmak istedim. Yalan bir tema gibi algılansa da bir “başlık”tı - [Ah O Mahalleler...](https://www.dibace.net/ah-o-mahalleler/) - “Bizim Mahalle” diyerek sahiplendiğimiz, büyük küçük herkesin birbirini tanıdığı, evini bildiği acı ve tatlı günlerde ortak olduğu bir yaşam alanı vardı. İllet gibi mahalle anlayışımız da hem modernleşme ve batılılaşma hastalığına yakalandı; hem de yanlış kentleşme ve yapılaşmaya! Belki de her yol ve şekille dayatılan karma ve bozuk kültür, kendi öz kültürümüze tercih edildi! Öyle - [Orman: "Yaşam Kıpırtısının Olduğu Her Yer Aynı Zamanda Çatışma Alanıdır."](https://www.dibace.net/35451/) - “Annem Gittiğinden Beri Çiçek Ekmiyoruz Bahçeye” hem adı, hem kurgusu ile dikkat çeken bir roman yayımladınız. Romanın adı ve yazım süreci hakkında neler söylersiniz? Yazım süreci bir yıkımla eşdeğer, yaratımın kendisine yönelik bu belirgin tespitin altında yatan ögelerin tamamında yazar, temsiliyyet duygusunun eksikliğini ya da fazlalığını yazı yoluyla yok eder, yıkar. Yok etmenin, yıkmanın güdüsel - [1923’ten 2023’e Yüz Yıl Yazıları-X: Kurtuluştan Kuruluşa, Yaşasın Cumhuriyet...](https://www.dibace.net/1923ten-2023e-yuz-yil-yazilari-x-kurtulustan-kurulusa-yasasin-cumhuriyet/) - 1900’lü yılların henüz başıdır. Mustafa Kemal, Harp Okulunun son sınıfındayken arkadaşlarıyla el yazısı bir dergi çıkarırlar. Derginin sorumlusu da kendisidir. Kurmay sınıflarında da dergiye devam ederler. Gizlice elden ele servis edilen bu derginin ömrü, bir gün sarayın hafiyelerinden birinin jurnaliyle sona erer. Okul müdürünün, gerçi Falih Rıfkı Atay “okul nazırı”nın diyor,[1] vicdanlı, merhametli olması sayesinde - [Nəimi Yaradıcılığında Sufizm İdeyaları](https://www.dibace.net/nəimi-yaradiciliginda-sufizm-ideyalari/) - Nəiminin çox sayda əsəri var. Bunların demək olar ki tamamı mövcud olub və dünyanın müxtəlif kitabxanalarında qorunur. F.Nəiminin yaradıcılığı çox zəngindir.O,həm nəzm həm də nəsrlə yazmışdır.Nəiminin əsərləri mövzu,mahiyyət və xarakterinə görə müxtəlifdir:dini fəlsəfi,bədii fəlsəfi,sırf bədii əsərlər və.Lirik şeirlər divanı, “Məhəbbətnamə”, “Ərşnamə”, “Nnövnamə”, “Cavidannamə”, “Vəsiyyatnamə” “Arşnamə-i ilahi” Uzun illər bu əsərin Nəiminin tələbəsi Əliyül-Əlaya aid olduğu - [Musikimizde Öncü Kadınlardan: Seha Okuş...](https://www.dibace.net/musikimizde-oncu-kadinlardan-seha-okus/) - -Cumhuriyetin 100. yılı Özel- 2022 Mayıs’ın son haftasında Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ni arayarak Seha Okuş Hanım’a telefon ile ulaştım. Kendimi tanıttım. “Adınız ne güzel” dedi. “Benim adım gibi pek duyulmamış” diye devam etti. Birlikte gün belirledik. Eşim Ersin ve oğlum Utku 28 Mayıs 2022 Cumartesi, saat 15.15 gibi Koşuyolu’nda, güzide bir sitedeki Seha Hanım’ın evine - [Dağ Duygulu Bir Şairdir Bahri Sabancılar](https://www.dibace.net/dag-duygulu-bir-sairdir-bahri-sabancilar/) - Yaklaşık on dört yıl boyunca aynı kurumda beraber çalışmış, aynı servisle beraber gelip gitmiştik onunla. Sessiz olduğu kadar dalgın duruşlu, içine kapanık, kaşları yıkık, kafası bozuk gibi duran bir görüntüsü vardı hep onun. Derin ve dertli olduğu belliydi. Deyim yerinde ise bir hüzün küpü gibiydi o. Ne var ki bu görüntüsünün altında apayrı bir kişilik; - [Emlakçı Yahve+Çarmıha Gerilen İsa=Siyonizim](https://www.dibace.net/emlakci-yahvecarmiha-gerilen-isasiyonizim/) - I. "Emlakçı Yahve" terkibi Yahudi düşünür Karl Marx'a aittir. Marx gibi ve evrensele yürüyen daha bir çok ehl-i vicdan Yahudi düşünürün bu Tanrı'nın yeryüzünü metalaştırmasını, parsellemesini görmemesi elbetteki düşünülemez. Öyle olacak ki Yahve, Kutsal Topraklar'da tutunamayınca, daha doğrusu emlak işlerini bitiremeyince bu durumu Nil'den Fırat'a kadar olan alanı yine Marx'ın tabiriyle "alçak bir bilinçle" benim - [Çallı: "Bu Roman Bir Distopya Aynı Zamanda."](https://www.dibace.net/calli-bu-roman-bir-distopya-ayni-zamanda/) - Geçtiğimiz aylarda “İstanbul Posta Treni” adlı distopik romanınız yayımlandı. Umarız okuru bol olur. Romanda küresel bir salgının etkisinde, İstanbul’u anlatıyorsunuz. Dünyadan kopuk, gerçekliğini yitirmiş, koca bir hapishaneye dönmüş İstanbul’u ve bu durumdan sonuna kadar etkilenmiş insanları... Coronavirüs salgını nedeniyle dünya ve biz bir kapanma yaşadık. Endişe, yalnızlık… Romanınızın bu salgınla bir bağlantısı var mı? Romanı - [Turan Engin, Türkülerin Davudî Sesi...](https://www.dibace.net/turan-engin-turkulerin-davudi-sesi/) - Turan Engin TRT’de bir müzik programında, “kendi yöremdem, Erzican’dan bir türkümüz var. Bunu rahmetli annemden derledim. Vardım Hindeline kumaş getirdim/Açtım bedestanı sattım oturdum/Sen benim başıma neler getirdin/Ben senin kahrını çekemem gönül” diyerek bir türkü söylemeye başlıyor: “Vardım Hindeline kumaş getirdim.” türküsü. Bir türkü söylemiyor aslında rahmetli Engin. Gözlerdeki yaşa, gözyaşına eşlik eden bir yağmuru çağırıyor. - [Biz Tanırız Sizi Ayak Parmaklarınızdan](https://www.dibace.net/biz-taniriz-sizi-ayak-parmaklarinizdan/) - Çekilince huzur yedi iklim, üç kıtadanKan fışkırdı hep Ortadoğu toprağındanDemokrasi kuşları kurşunladı kuşlarıBiz tanırız sizi ayak parmaklarınızdanKan taşırsınız konuşlanmış yelelerinizdeŞarkılarınız gül açtırmıyor yüzlerimizdeBilirim hiçbir tarih yazmayacak renginiziBilirim serseri mayınların kim tutuyor eliniKibrin kitabını yazıyor bomba taşıyan kollarKör şiddet vuruyor her kapı tokmağınıYükselirken sokaktan kül rengi dumanlarGülümsüyor mitralyözlere sapan taşlı çocuklar Kanlı bir bebek bölecek gecenin yarısınıHayaletler - [Gezer: "Ruhunu Satanlar Derneği, Okurun Durup Düşünmesini Sağlamak Amacında."](https://www.dibace.net/gezer-ruhunu-satanlar-dernegi-okurun-durup-dusunmesini-saglamak-amacinda/) - “Ruhunu Satanlar Derneği” adıyla Ağustos ayında üçüncü romanınız yayımlandı. Çok ilginç bir adı var kitabınızın. Nereden geldi aklınıza böyle bir kitap adı? Nedir “Ruhunu Satanlar Derneği”? Kimisi hayatının bir evresini kimisiyse hayatının tamamını bir tanıma ayak uydurmak, tanımın kendisi gibi olmakla geçirdiğini fark ettiğimde bu fikre doğru hızlıca yöneldim. Gerek yaptığı işin gerekse ideolojisinin kendisine - [Yılmaz: "Ağaçların Rüyası Zaman Üzerine Çok Düşünen Bir Roman." ](https://www.dibace.net/yilmaz-agaclarin-ruyasi-zaman-uzerine-cok-dusunen-bir-roman/) - Yakın zamanlarda “Ağaçların Rüyası” adlı romanınız yayımlandı. Öncelikle okuru bol olsun diyelim. Romanda sembolik anlatım dikkat çekiyor. Gerçekle hayal, hakikatle rüya iç içe geçiyor. Fantastik, büyülü gerçeklik… Gerçek nerede bitiyor, hayal nerede başlıyor kestirmek zor. Neden böyle bir anlatım tarzı tercih ettiniz? Romanınızın üslubu hakkında neler söylersiniz? İlk romanım Cadı’dan itibaren gerçekle gerçeküstünün kesişim noktasında, - [Muaz Ergü Kitabından](https://www.dibace.net/muaz-ergu-kitabindan/) - Muaz Ergü, Anadolu’nun zinde çocuklarından. Her an yeni bir hareket başlatmak için yerinde duramayan. Atılım için yerinde saymaktansa ileri, yukarı, yükseğe, bakışlarını sonsuzluğa dikenlerden. Cennet ve cehennemi içinde taşıyan direniş ruhu ondaki. Tarsus gibi. Tarsuslu. Cennet ve cehennem çukura açılır ama yükseliş yaşatır sürekli. Ashab-ı Kehf sükuneti ve sabrı da ondadır, Makam-ı Danyal da muktesabatında. - [Okuntu, Okuntucu, Okuntu Oğlağı, Düğün ve Oynama Parası](https://www.dibace.net/okuntu-okuntucu-okuntu-oglagi-dugun-ve-duguncu-parasi/) - Eski düğünlerimiz de düğündü… Üç gün üç gece süreni de olurdu yedi gün yedi gece süreni de… Düğünden önce ne kadar akraba hısım, komşu ve tanıdık varsa düğün davetiyesi olarak okuntu salınırdı. Okuntucu kadınlar vardı; Ümmühani bacı, Emine bacı, Arzu bacı, Fadime Bacı, Hüsne Bacı gibi. Bunlar Elbistan halkını ve oturdukları mahalleyi ve evlerini iyi - [Doğan: "Her Şeyden Önce Ben De Bir Okurum Ve Okumanın Açtığı Yollardan Biri De Yazmak."](https://www.dibace.net/dogan-her-seyden-once-ben-de-bir-okurum-ve-okumanin-actigi-yollardan-biri-de-yazmak/) - “dünya sakin bir yermiş gibi” adlı ilk öykü kitabınız yayımlandı. Okuru bol olur umarız. Neden yazmak? Yazmak sizin için ne ifade ediyor? Sizi yazmaya yönelten etkenler hakkında neler söylersiniz? Ben her şeyden önce bir okurum ve okumanın açtığı yollardan biri yazmak. Kendi kendime biraz da el yordamıyla bulduğum bir anlatma biçimi. Ellerim uzun zamandır kalem - [Kuru Otlar Üstüne](https://www.dibace.net/kuru-otlar-ustune/) - ‘Gidememek…’ “Benim doğduğum köyleri Akşamları eşkıyalar basardı. Ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem Konuş biraz!” (Cahit Külebi /Hikâye) Kuru Otlar Üstüne çok şey söylene bilir ve söylenecektir de. Nuri Bilge Ceylan’ın uzun zamandır beklenen filmi nihayet vizyonda. Filmin adı Kuru Otlar Üstüne olsa da film ‘gidemeyenler’ ve ‘gidenler’ üstünedir bir bakıma. Araya öznesi muğlak - [Mesut Özünlü'nün "Nil'in Dili, Kahire 1992, Mısır Anıları" Kitabı İncelemesi](https://www.dibace.net/mesut-ozunlunun-nilin-dili-kahire-1992-misir-anilari-kitabi-incelemesi/) - İlk basımı 2000 yılında “Mısır Rüyası, Gördüklerim Düşündüklerim” başlığı ile yayımlanmış olan bu kitap, “Nil'in Dili, Kahire 1992, Mısır Anıları” adıyla Yade Yayıncılıktan Temmuz 2023’te ikinci basım olarak yeniden okurlarının karşısına çıkmış. Görece küçük (iki yüz on altı sayfa) ama içerik bakımından zengin olan bu kitabın gerek kapak dizaynı gerekse basım kalitesi oldukça yüksek. Özünlü, - [](https://www.dibace.net/k-marxtan-g-atzmona-ve-hamas-armut-toplasin-gazzeliler-ceviz-kirsin/) - K Marx'tan G. Atzmon'a ve Hamas Armut Toplasın! Gazzeliler Ceviz Kırsın! 1. İsrail işgal rejimi sistematik bir şekilde uluslararası çeteleri de arkasına alarak yüz yıldır Filistin halkına kan kusturmaktadır. İsrail terör devleti bu işgali sürdürülebilir savaş/çatışma konseptiyle yapmakta; bu konseptinde medya, sermaye ve küresel hegemonik imkanların tamamını kullanmaktadır. Dünya medyasını yönlendirecek her tür imkâna sahip - [](https://www.dibace.net/35303/) - Protest Pasajlar-I Erenlerin sohbeti arttırır marifeti, Bî dertleri sohbetten, her dem süresim gelir. Derdi olmayanı sohbetten/muhabbetten sürmüş müdür Yunus? Sürmeseydi söylemezdi yukarıdaki dizeleri değil mi? Çünkü muhabbet, Muhammed’le kemale eren bir hazinedir/gülistandır. Ve gülistana dadanan baykuşları, leş kargalarını bu bahçeden sürgün etmek de Yunusça bir tavır alışla olmalıdır. 1. Bugün için var oluşun ontolojik, teolojik, - [Kuru Otlar Üstüne Filmi](https://www.dibace.net/kuru-otlar-ustune-filmi/) - Notu: 10 Nuri Bilge Ceylan filmi. Cannes'da Merve Dizdar'a en iyi kadın oyuncu ödülünü verdiren film. Planım Kar ve Ayı idi. Ama site misenformasyon yapmış. Üç buçuk saat yarım saat gibi geçti. Merve kısa ama yoğun ve etkileyici Nuray rolünde gerçekten çok iyi idi. Ama Samet rolünde Deniz Celiloğlu, Sevim, Kenan, Tolga, müdür, İlçe müdürü, - [Akkoyunlu: "Osmanlı'nın Çöküşü, Bazı Şeyhülislamların Bilime Karşı Çıkmasıyla Başladı."](https://www.dibace.net/akkoyunlu-osmanlinin-cokusu-bazi-seyhulislamlarin-bilime-karsi-cikmasiyla-basladi/) - Murat Bahadır Akkoyunlu: İktisatçı, gazeteci, yazar, siyaset adamı, televizyon yayıncısı, düşünür. 1958 yılında Trabzon’da doğdu. Kendisi aslen Bayburt ili Pulur (Gökçedere) beldesinde 540 yıldan beri mukim olan Akkoyunlu ailesine mensuptur. İlk ve ortaokulu Bayburt’ta, lise ve üniversiteyi Ankara’da okudu. Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi (Gazi Üniversitesi Ekonomi Bölümü)’ni bitirdi. 1977 yılında Milli Selamet Partisi’ne - [Ayyıldız: "Sanırım Eski Kelimeleri Seviyorum"](https://www.dibace.net/ayyildiz-sanirim-eski-kelimeleri-seviyorum/) - Şiir ve öykü kitaplarınızdan sonra “Sin” adıyla bir roman yayımladınız. Mezar, gömüt gibi anlamlara gelen “Sin” kelimesini neden kitabınıza ad olarak seçtiniz? Bir önceki öykü kitabımın adı Şikeste’ydi. Sanırım eski kelimeleri seviyorum. Birkaç farklı duyguya da tesir edebiliyorlar. Ama sorunun tam karşılığını anlatmak kitabı okuyacaklar için haksızlık olacaktır. Yazmak zor bir süreç aslında. Sizi yazmaya - [Bir Muhlis Akarsu Geçti Bu Dünyadan](https://www.dibace.net/bir-muhlis-akarsu-gecti-bu-dunyadan/) - Kıymetli okurlarımız, Türk halk müziği ve halk edebiyatımızda önemli bir yere sahip olan, birbirinden güzel türküleri ve sazıyla bizleri derinden etkileyen Ozan Muhlis Akarsu'yu, kendisi gibi ozan olan, değerli insan yeğeni Selahattin Akarsu'yla konuştuk. Merhabalar Selahattin Bey, öncelikle söyleşi teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Hepimizin malumu olduğu üzere kıymetli ozan Muhlis Akarsu hakkında gerek - [Feyzullah Çınar, "Bin Yıldır Saz Çalan Bir Ozan"](https://www.dibace.net/feyzullah-cinar-bin-yildir-saz-calan-bir-ozan/) - “Feyzullah Çınar Paris’te ismini yazdıran bir adamken, Çankaya Belediyesi’nin çöpçüsü olarak çalışıyordu, onu bilerek aşağılıyorlardı. O tarihten bu tarihe dede geleneği bilinçli olarak aşağılanıyor, eziliyor. Özellikle derneklerin kurulmasının sebebi de dedelerimizin üzerine bir elbise giydirmek. Onları emrinde bulunduran birileri olmalı. Feyzullah Çınar ölmedi, Feyzullah Çınar gerginliğinden öldü. Siz Paris’te kürsüsü olan bir müzisyeni alıyorsunuz, burada - [Genire Hanım](https://www.dibace.net/genire-hanim/) - Bir toplantı için Almanya’ya gelmişti. Her gittiği yerde heyecan yarattığı gibi orada da özelikle kadınlar arasında bir uğultunun ve heyecanın ortaya çıkmasına sebep oldu. Çoğunlukla muhafazakâr hanımların olduğu salonda heyecanlı bir konuşma yaptı. Türklerin cesaretinden, tarih boyu kazandığı zaferlerden söz etti. Sonra bütün bu başarıların arkasında Türk kadınının olduğunu üstüne basa basa izah etti. Onun - [Emlek Yöresi'nden Âşık Kemteri](https://www.dibace.net/emlek-yoresinden-asik-kemteri/) - "İzzetli hürmetli bilirim seni" diye başlayan bir türkü... Ali Ekber Çiçek söyler. Tek başına bir orkestra gibi çalıp söyler. Ali Ekber sazı eline aldığında başka dünyaların kapısı aralanmaya başlar. Türküyü söylemeye başladığında da rüzgâr sızılar, bir kendinden geçmişlik haliyle sonsuzluğun eşiğine savurur rüzgâr sizi. Bu türkünün sözleri Âşık Kemteri'ye ait. Sözleri ufak tefek değiştirilmiş şiir - [Klassik İrsimizin Xanım Yazarları](https://www.dibace.net/klassik-irsimizin-xanim-yazarlari/) - Azərbaycan ədəbiyyatı tarixi öz qədimliyi ilə bəşəriyyətin mədəniyyət tarixində ön yerlərdən birini tutur. Dahi Nizaminin dünya irsinə daxil olması bunun bariz nümunəsidir. Bu siyahıya dünyaşöhrətli Məhsəti Gəncəvini da daxil etsək və sonrakı dövrlərdə yazıb-yaradan nəsillərin də ədəbiyyatımızda qoyduqları izlərin Azərbaycan mədəniyyəti üçün nə qədər önəmli daşıdığını görmək olar. Klassik ədəbiyyatımızda onlarla qadın şairlərin adlarına rast - [EĞİTİM SİSTEMİMİZİN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ-IV](https://www.dibace.net/egitim-sistemimizin-sorunlari-ve-cozum-onerileri-iv/) - Önceki yazılarımızda eğitimde öncü olarak kabul edilen ülkelerden Finlandiya’daki öğrencilerin elde ettiği başarının arkasındaki öne çıkan dört ana faktörden üçüne kısaca değinmiştik. Bunlar geleneksel okul yaşamı, kültürel olarak öğretmenlik mesleğine bakış ve hizmet içi öğretmen eğitimiydi. Şimdi projeksiyonumuzu başarının arkasındaki dördüncü faktör olan öğretmen yetiştirme programına çevireceğiz. Eğitim sistemimizdeki sorunların ve çözüm önerilerindeki madde sayısı - [Özyıldız: "Yazarın İşi İnsan, İnsanı Yazıyoruz."](https://www.dibace.net/ozyildiz-yazarin-isi-insan-insani-yaziyoruz/) - “Eski Zaman Türküsü” ilk kitabınız ancak öyküler adeta mahir, usta bir kalemden çıkmış, acemiliğe dair izler taşımayan nitelikte. Metinleriniz güçlü, çarpıcı... Öncelikle mekân tasvirlerini sorarak başlamak istiyorum. Anlatım dilinizle sokaktaki her görüntü, her varlık zihinlerde can buluyor. Mekânın, sizce öyküdeki önemi nedir? Mekânın, iyi bir başlangıç yapmak ya da okurun hikâyeye dâhil olmasını sağlamak gibi - [Deliktaşlı Ruhsatî Baba...](https://www.dibace.net/deliktasli-ruhsati-baba/) - Arthur Schopenhauer: "Aldığımız her nefes bizi sürekli etkisi altında olduğumuz ölüme doğru çeker... Nihai olarak zafer ölümün olacaktır, çünkü doğumla birlikte ölüm zaten bizim kaderimiz olmuştur ve avını yutmadan önce onunla yalnızca kısa bir süre için oynar. Bununla birlikte, hayatımıza olabildiğince uzun bir süre için büyük bir ilgi ve özenle devam ederiz, tıpkı sonunda patlayacağından - [Tanrısını Yitiren Nehirler...](https://www.dibace.net/tanrisini-yitiren-nehirler/) - Ana kaynağını Davraz dağı ve Akdağ'dan alan Aksu ırmağı antik çağda Kestros olarak anılıyordu ve dar vadilerden, kanyonlardan geçerek Karacaören'den itibaren açıldığı ovaya da adını veriyordu. O dönemin inancında nehirler olağanüstü saygı görüyordu ve neredeyse her nehrin kendi adıyla anılan bir tanrısı vardı. Aksu nehrinin tanrısının adı Kestros'tu ve nehir tanrısının heykeli antik çağın en - [Dertli Bir Ana: Fatma Oflaz...](https://www.dibace.net/dertli-bir-ana-fatma-oflaz/) - Asıl adı Fatma Oflaz... Derdiment mahlasıyla yazıyor şiirlerini... Sivaslı... Sivas Kangal'dan... "Emanet etmişsin geldi selamın" diye bir türkü var. Musa Eroğlu çok güzel söyler. Severek de dinlerim. "Boynuma geçmeden aşkın kemendi/Neden ağlatırsın bu Derdimend'i/Dosta selam salmış efendim kendi/Ey Şah-ı Cihanım aleyküm selam" Türkünün sonlarındaki Derdiment kelimesini duyarım ama bunun bir mahlas olduğu aklıma gelmedi hiç - [“Türkülerin Öz Begi” Mehmet Özbek...](https://www.dibace.net/turkulerin-oz-begi-mehmet-ozbek/) - Urfa... Şanlıurfa... Tarihi insanlık tarihi kadar eski, kadim bir kent. Tarih, bilim, hukuk, edebiyat, sanat, inanç... gibi insanlığın kültürel oluşumlarına büyük katkıları olmuş büyülü bir belde. Medeniyetler ve kültürler beşiği... İnsanlık kavşağı... Mistik, otantik... Taşına, toprağına efsaneler sinmiş... Esen rüzgârlar binlerce yılın kokusunu getirir... Şiir, destan, mit, mitoloji yatağı... İlkel, animist, çok tanrılı, tek tanrılı - [Dünyanın Bütün Sabahları](https://www.dibace.net/dunyanin-butun-sabahlari/) - Dünya bir yanaydı bir zamanlar. Sen diğer yarımda. Dengesiydin cana sunulan merhabanın. Tur dağını yaşıyordu güneş, pencere önünde birbirine eşit iki günü bileyen, bir gül için berdel bekleyenlerle beraber. Çöl, yol vermiyordu uykusuzluğa, saçlarım düşmüyordu omuzlarına. Omuzlarında uyusun şiirler diye dünyanın bütün şiirlerini sana yolluyordum toz toprak içinde, elma kabuklarıyla. Yanında değildim. Kaptan köşkünde, pilot - [Ya İstiklâl Ya Ölüm...](https://www.dibace.net/ya-istiklal-ya-olum/) - Şanlı Millî Mücâdele’ye ışık tutan önemli kararların alındığı Sivas Kongresi’nin104. yıldönümünde başta bu kutlu mücâdelenin dirayetli lideri Gazi Mustafa Kemâl Paşa olmak üzere cümle kahramanları ve hissedarlarına saygı, minnet ve şükranla... Sivas’ta millî bir kongre yapılması kararı… 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemâl Paşa’nın öncülüğünde hazırlanan ve yayımlanan Amasya Genelgesi (22.06.1919), Millî Mücadele adına bir - [1923'ten 2023'e Yüz Yıl Yazıları-IX: Kurtuluş Parolamız: Mustafa Kemal](https://www.dibace.net/1923ten-2023e-yuz-yil-yazilari-ix-kurtulus-parolamiz-mustafa-kemal/) - “İnsan esirliği, memleketlere sığmaz. Millet esirliği, yeryüzüne.” Fazıl Hüsnü Dağlarca Oğuz Kağan, “Gün tuğ olsun gök kurikan!” diyerek asırlar öncesinden Türk milletinin kulağına şöyle fısıldayıvermiş: “Güneş bayrağınız, gökyüzü çadırınız olsun…” İşte o günden bugüne nice devletler kuran Türk, dur durak bilmeden atasının bu kutlu vasiyetini yerine getirmek için doğudan batıya, güneyden kuzeye “Kızılelma’ya hey, - [Deveci: "Önce insanları Anlattım. Hayat Gibi Olsun İstedim."](https://www.dibace.net/deveci-once-insanlari-anlattim-hayat-gibi-olsun-istedim/) - Hem konusu hem adı çok ilgi çekici bir romanınız yayımlandı: “Buzdan Top.” Nedir “Buzdan Top”? Nasıl ortaya çıktı bu hacimli kitap? Aslında kısacık bir öyküydü. O öyküyü dostum Fuat Sevimay okudu, bundan çok güzel roman olur dedi ve ben de hemen ikna olup çalışmaya başladım. Üç buçuk yıl sonunda da bitti. Kitapları avucumuzda eriyen Buzdan - [Sen Gidince...](https://www.dibace.net/sen-gidince/) - sen gidince mavisi çekildi denizin bildiğimiz suymuş meğer kuşlar iki dirhem et balıklar teselli verin dağlar merhamet... sen gidince güneşin gülüşünü de çaldı bu haramiler şiirlerin nakaratını şarkıların meyanını seni hatırlatan ne varsa kayboldu birer birer... sen gidince bir rıhtımda kalakaldım öylece bulutlar görünmedi kuşlar henüz dönmedi... sen gidince bir öksüz kız çocuğu doğurdum onu - [Kahya: "Yazmak Benim İçin Tüm Eylemlerin Ötesinde..."](https://www.dibace.net/kahya-yazmak-benim-icin-tum-eylemlerin-otesinde/) - “Benim Rüyalarım Hep Çıkar” destan, masal, rüya tadında bir öykü kitabı. Kitabınız kurgusuyla, anlatımıyla kadim imgeler, metaforlar barındırıyor. Bir an kendimizi yüzlerce, binlerce yıllık geçmişte hissediyoruz. Çok başarılı bir kurgu ve öykü diliniz var. Modern zamanlarda yaşıyor olmamıza rağmen kadim zamanları hatırlatan bir dil kullanmanız riskli değil mi? Hem dil olarak hem de zihin olarak - [Mitra: Halime Erva Kılıç'ın Şiir Kitabı](https://www.dibace.net/mitrahalime-erva-kilicin-siir-kitabi/) - Genç şairin kim, nerede ve nasıl olduğunu tartışmaya gerek yok artık değil mi? Genç şair yok, genç şiir var. Demiştik yeri geldikçe. Şiirin gençliği acemilikten midir yoksa tazelikten; deli dolu olmasından mı? Ben şairden çok şiire bakarak anlıyorum genç mi, değil mi? Bu yüzden, kimlik kartındaki yaşına bakarak kendinden önce doğmuş olanlara yaşlı gözüyle bakan - [Esaret...](https://www.dibace.net/esaret/) - “…Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!" Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi Başkumandan M. Kemâl Yunan kuvvetlerini Anadolu’dan söküp atmak üzere Başkumandan Mustafa Kemâl Paşa’nın komutasında 26 Ağustos 19222 tarihinde Afyon güneyinden başlatılan Büyük Taarruz başarılı bir şekilde gelişmiş, ikinci gün Yunan savunma hatları yarılmış ve Afyon zaptedilmiş üçüncü ve dördüncü günlerde Yunan Afyon grubu Dumlupınar’da - [Hüseyin Atay Hocam; Rahmetle...](https://www.dibace.net/huseyin-atay-hocam-rahmetle/) - - Bir Çınarın Gölgesinde Sekilenme Sürecim- Atay Hocam da rahmeti Rahman’a gitti, 60 yaşını aştığım şu günlerde hâlâ O ve Onun gibi kendisinden ilim tahsil ettiğim için şanslı hissettiğim, gölgesinde sekilendiğimi her daim söylediğim bir güzel insan daha göçtü buralardan. Akademik bilginin popülerleştirilmesi bağlamında kaleme aldığım köşe yazılarında hocalarımdan bahsederim, onlara dair anekdotlar söylerim, bunları - [Eylül: Siyah Beyaz Bir Fotoğraf…](https://www.dibace.net/eylul-siyah-beyaz-bir-fotograf/) - Bir eylül daha geldi... Sen gelmedin yine. Hüzünle örülmüş saçlarını mevsimlerin bahçesinden esen rüzgârlara çözdü eylül. Eylül geldi. yurtsuz acılarımızın, sahipsiz özlemlerimizin yüreğine Bak nasıl da ayrılığa akıyor bütün nehirler. Bak nasıl da râm oluyor semavat eylülün aşkına. Nasıl da dönüp duruyor... Bir eylül daha geldi... Dilinde tekniğin şarkısı. Duymuyorsun sana yönelmiş duaları. Bir bedevi - [Dumlupınar](https://www.dibace.net/dumlupinar/) - “Bu zaferi kazanan ben değilim. Bunu, asıl, tel örgüleri hiçe sayarak atlayan, savaş meydanında can veren, yaralanan, kendini esirgemeden düşmanın üzerine atılarak Akdeniz yolunu Türk süngülerine açan kahraman askerler kazanmıştır. Kahraman Türk ordularının kazandıkları büyük zaferlerde şahsıma düşmüş olan vazifeleri yapabilmişsem çok bahtiyarım. Yalnız bu noktada bir gerçeği açıklamak için söyleyeyim ki; benim, ordularımızı yönelttiğim - [Atatürk'ün Türk Dünyasına Dair Stratejik Öngörüsü Olarak "Uzak Türk Kuşağı"](https://www.dibace.net/ataturkun-turk-dunyasina-dair-stratejik-ongorusu-olarak-uzak-turk-kusagi/) - Türkistan-Türkiye irtibatının felsefi temellerini inceleyip, Felsefeyi Anadolu’da Yeniden Yurtlandırma imkânı üzerine çalışırken 2013'de Oş Devlet Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde görev yaparken “Küreselleşme Olgusu ve İpek Yolu Medeniyetinin Yeniden Dirilişi”, (Teologiya Fakültetinin İlmi Curnalı, sayı 18-19, 2013, 104- 131) bir yazı yayımlamıştım. O zaman burada özgün ne var ki, didaktik ve herkesin bildiği hususlar şeklinde eleştiri yapılmıştı. - [Kocatepe'de Şahlanış](https://www.dibace.net/kocatepede-sahlanis/) - 26 Ağustos Cumartesi gecesi… Gazi ve Müşir (mareşal) Başkumandan, Fevzi Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ve karargâhlarının savaş kademeleri saat 03.30’da atlara bindiler. Sisli, serin ve karanlık bir geceydi. Fenerli iki süvari yol göstermek için öne geçti. Ardından yola koyuldular. Gazi ve Müşir Başkumandan, intikâl hâlindeki kutlu savaşçıların önünde ve tek başında gidiyordu. Arkasından - [Abdurrahman Kızılay: Mum Kimin Yanan Kerküklü...](https://www.dibace.net/abdurrahman-kizilay-mum-kimin-yanan-kerkuklu/) - Mûsiki ya da müzik sadece sesin, sözün ve çeşitli enstrümanların ahenkle bir araya gelmesi anlamı taşımaz. Birbiriyle alakası olmayan seslerin kulağımıza hoş gelecek şekilde terkibi de değildir. Bütün bunların toplamından daha aşkındır. Büyük filozoflardan Pisagor mûsikiyi kozmik düzenin matematiksel bir ifadesi olarak ifade eder. Mûsiki insanın elinden, dilinden sadır olan ama Onu görebildiği ve göremediği - [Ergan: "Fındıkoğlu Entelektüel Düzeyi Çok Yüksek Bir Filozof ve Sosyologtur."](https://www.dibace.net/ergan-findikoglu-entelektuel-duzeyi-cok-yuksek-bir-filozof-ve-sosyologdur/) - Söyleşimize başlarken öncelikle teşekkür ederiz size. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu’nun hayatı ve yetiştiği muhit hakkında neler söylersiniz? Ziyaeddin Fahri [Fındıkoğlu] 1901’de Erzurum’un Tortum ilçesinin Çamlıyamaç köyünde doğmuş. Babası Halil Fahri 1860’da Tortum’da doğmuş, çeşitli illerde kadılık yapmış. Annesi Zehra Hanım 1865’te Tortum’da doğmuş, dindar bir insan olarak yaşamış, İkinci Dünya Savaşı sırasında Arnavutluk ve Mısır üzerinden - [Edebiyat Şirketleri](https://www.dibace.net/edebiyat-sirketleri/) - Türkiye’de yaşıyor olmak ve bırakın entelektüel, edebi faaliyetlerde bulunmak, günlük hayatta olup biteni bile gözlemlemeye, yorumlamaya çalışmak yorucu bir o kadar da tehlikeli bir uğraş. Siyasi ve kültürel alandaki meseleleri, olup bitenleri kavrama, çözümleme uğraşı ise daha da yorucu ve imkânsız gibi bir şey. Türk düşünce, edebiyat ve siyaset dünyası çözülmesi zor bir bilmece gibi - [Bir Müzik İnsanı: Bayram Bilge Tokel](https://www.dibace.net/bir-muzik-insani-bayram-bilge-tokel/) - Bayram Bilge Tokel... Ülkemizde özellikle halk müziği ile uğraşan, bu müziği icra eden, dinleyen herkesin aşina olduğu bir isim. Aslında ilgi ve ihtisas alanı halk müziği olmasına rağmen Tokel sanat müziği ile teori ve nazari anlamda da ilgileniyor, emek sarfediyor. Daha doğrusu genel anlamda O Türk Müziğiyle hem akademik hem pratik hem de icra anlamda - [SAKARYA MELHAME-İ KÜBRÂSI…](https://www.dibace.net/sakarya-melhame-i-kubrasi/) - “Hatt-ı müdafaa yoktur; sath-ı müdafaa vardır; o satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça terk olunamaz.” Başkumandan Mustafa Kemâl Paşa Giriş… Nice sıkıntı, yokluk ve imkânsızlıkla sürdürülmesine rağmen görklü bir zaferle taçlandırılan Şanlı Millî Mücadele’de 23 Ağustos 1921 tarihinde başlayan Sakarya Meydan Muharebesi’nin çok önemli bir yeri vardır. Bu muharebe, Batı - [Keçivan Kalesinde...](https://www.dibace.net/kecivan-kalesinde/) - Keçivan Kalesinin önemi nedir bilir misiniz? Bayramdan itibaren 15 gün Kars’ta kaldık. Dostlarımızı, akrabalarımızı gördük, köye gittik, kirvelerimize konuk olduk. Yine köyümüzün en yaşlısı Esmer Mamayı ziyaret ettik, elinden öptük. “Bizde kalın,” dedi. Başka kentlerde çalışan çok arkadaş gelmişti. Dostluk, yakınlık, içtenlik, hürmet, sohbet... Kendimize geldik. Doğduğumuz topraklarda canımız ısındı. Uzaklarda olduğumuz için bir daha - [Kurutmak Özgürlüktür, Toroslar’da Kurutma Zamanı…](https://www.dibace.net/kurutmak-ozgurluktur-toroslarda-kurutma-zamani-2/) - Anadolu insanı kurutarak korkmamayı öğrendi. Zalime biat etmemeyi, haksıza boyun eğmemeyi, Sultana minnet etmemeyi kurutarak öğrendi. Torosların yaylalarında mevsim güze dönüyor… Yeryüzünün en zengin topraklarını barındıran Anadolu coğrafyası, buğdayın, üzümün, incirin, zeytinin, cevizin ve başka pek çok meyvenin gen merkeziydi. Dünyada üç iklim tipinin yaşandığı nadir coğrafyaların başında gelen Anadolu’nun zengin biyolojik çeşitliliği, üzerinde yaşayan - [“AYIRTSAN” KELİMESİNİN PEŞİNDE: KADINLARIN SAYLAV (MİLLETVEKİLİ) SEÇMESİ VE SEÇİLMESİ](https://www.dibace.net/ayirtsan-kelimesinin-pesinde-kadinlarin-saylav-secmesi-ve-secilmesi-meselesi/) - Afet İnan’ın, Atatürk ve Türk Kadın Haklarının Kazanılması-Tarih Boyunca Türk Kadının Hak ve Görevleri (MEB, İstanbul 1964, 142) kitabında denk geldiğim “ayırtsan” kelimesinin peşine düşünce Türkiye’de kadınlara siyasi hakların verilmesi hazırlıklarıyla karşılaştım. Gerçekten kadınlara 1930’da belediye seçimlerine, 1933’te muhtarlık seçimlerine ve 1934’te genel seçimlere katılma hakkı tanınmıştır. Bunlar bilinegelen ve çeşitli kaynaklarda ele alınan hususlardır. - [Bir Zülfü Livaneli Romanı: Balıkçı ve Oğlu](https://www.dibace.net/bir-zulfu-livaneli-romani-balikci-ve-oglu/) - Mustafa bir deniz kasabasında yaşamaktadır. Sessiz, sakindir; fazla konuşmaz. Fiziki yapısıyla rahat yaşamdan hatları yuvarlaklaşmış bazı şehirli adamlara benzemez. Mustafa gibi adamların konforlu yaşamaları mümkün olmaz. O, her gün balığa çıkar, öğleye kadar Allah ne verdiyse yakalar ve daha sonra karaya çıkarak teknesini bağlar. Mustafa uzun boylu, zayıf ve yakışıklı bir adamdır, üstelik Tanrı tarafından - [Ebulfez Elçibey...](https://www.dibace.net/ebulfez-elcibey/) - ''Meni sevenlere hoşbehtlig arzulayıram... Sevmeyenler de milletimizin övladı olduğu üçün onlara da hoşbehtlik arzulayıram. Milletimin övlatlarına balalarım kimi bahıram. Bu istek menim içimden gelen istekdir. His edirem ki, insanların hamısını sevmek menim milli borcumdur. Türk dünyasını, Türk milletini daha çok istediyime göre belke de hamını sevdiyime göre güc tapıram. Bir ifade var, bezen soruşurlar; seven - [Barbie Filmi Üzerine Değiniler](https://www.dibace.net/barbie-filmi-uzerine-deginiler/) - Kızımın ve yeğenimin ısrarları sonucu Barbie adlı filmi izlemek için bilet almaya razı oluyorum; gişedeki görevli kızdan biletlerimizi alarak beklemeye başlıyoruz. Bir çocuk filmi olduğu için sinema salonunun boş olacağını, bizden başka kimsenin olmayacağını düşünüyorum ama bu tahminimde yanıldığımı biraz sonra anlayacağım. Kızların istediği patlamış mısır ve içecekleri de aldıktan sonra sinema salonuna giriyoruz ve - [TANIDIĞIM GERÇEK BİR AYDIN: GUBAD İBADOĞLU](https://www.dibace.net/tanidigim-gercek-bir-aydin-gubad-ibadoglu/) - Bu yazıyı aslında birkaç hafta önce yazmalıydım ama Azerbaycan’da beni hem sıcaklar hem de peşimi bırakmayan hastalık yakaladı. Üç hafta ateşler içinde yandım. İlk önce gazeteci Galip Toğrul'la tanışmıştım. Rahmetli gazeteci ve şair Tofig Abdin bana hep ondan söz ediyordu. “Genç, tecrübeli ve çok iyi bir redaktördür," diyordu. 2014 yılında Bakü’ye gidince de kendisiyle tanıştım. - [Homo İslamicus: Ene'l Hak Davası](https://www.dibace.net/homo-islamicus-enel-hak-davasi/) - İnsanı konuşmak, insanı tanımak/tanımlamak, insanı kurtarmak ve yazmak... Tüm çağların değişmeyen "farzı kifayesi"dir. İnsanın mekanik bir yapıya evrildiği, insani duyguların aşındığı modern zamanlarda ciddi ciddi insandan konuşmak zorundayız. Tabi insan isek insan diye bir davamız varsa. Nitekim tüm vahiylerin, peygamberlerin hedefi insandır, ve dahi yaratıcının tüm zamanlara vahiy göndermiş olması, tabiri caiz ise, Allah insandan - [Sarsıcı Bir Hikâye: Mehrali Bey](https://www.dibace.net/sarsici-bir-hikaye-mehrali-bey/) - Çocukluğundan beri merak ettiğin bir konu var. Ruslar Kafkasya’yı işgal ederken karşı direniş gösteren Tiflis vilâyeti Borçalı sancağı Terekeme beylerinden Memili Beyi öldürürler. Memili beyin mezarı türbe olur, ziyaretgâha döner korkusuyla Ruslar onu Rus mezarlığına gömer ve önüne de iki nöbetçi dikerler. Oğlu Mehrali Bey on yedi yaşındadır, Bahar adında güzel bir kıza daha yeni - [Ayrılık](https://www.dibace.net/ayrilik-2/) - Yine bu şehirde yüz yüze geldik Ne'tmeli başka bir şehirimiz yok Belki de biz mutlu olabilirdik Belki de mutluyuz, haberimiz yok. Aradan ne kadar yıl geçti acep Tanıyabilmedim beni bağışla Sanırdım ben sensiz ölebilirim Sensiz ölemedim beni bağışla Ölmedim diyorum ne bileyim ben Belki de ben sensiz ölmüşüm bile Kabirsiz, kefensiz ölmüşüm bile. Belki de - [Başkumandanlık Kanunu](https://www.dibace.net/baskumandanlik-kanunu/) - Giriş… 5 Ağustos 2023. 102 yıl öncesinde TBMM’de Büyük Taarruz öncesindeki önemli olaylardan biri de Millî Mücadele’de Sakarya Muharebesi ve sonrasındaki zaferleri mümkün kılan TBMM tarafından 5 Ağustos 1921 tarihinde “Başkumandanlık Kanunu” ile Mustafa Kemâl Paşa’ya Başkomutanlık unvanı ve Meclis’in yetkilerini kullanma yetkisi verilmesiydi. Konu öncesi, esnası ve sonrası ile birlikte aşağıda ele alınmıştır. Mütâreke - [Gize'den Piramitlere](https://www.dibace.net/gizeden-piramitlere/) - Bir tatil sabahı, Kahire Üniversitesi’ne ait öğrenci yurdunun yemekhanesinde Hamit adında Mısırlı bir öğrenci ile tanışıyoruz. Muhabbeti biraz ilerletince piramitlere gidip gitmediğimi soruyor. Ben de “Henüz görmek kısmet olmadı” deyince, kendisinin birçok kez piramitlere gittiğini ve bu konuda bana rehberlik yapabileceğini söylüyor. Hemen fırsat bu fırsat deyip küçük bir hazırlıktan sonra beraberce yola çıkıyoruz. Önce - [1923’TEN 2023’E YÜZ YIL YAZILARI-VIII: VAR OL KOCA TÜRK!](https://www.dibace.net/1923ten-2023e-yuz-yil-yazilari-viii-var-ol-koca-turk/) - Mustafa Kemal Paşa, Sakarya Meydan Savaşı’ndan sonra 20 Eylül 1921’de yayımladığı “Orduya Beyanname”de, komutanlara, subaylara ve erlere tek tek teşekkür eder ve der ki: “Kurtuluş için yaptığımız bu savaştan çok daha önce sizi başka muharebe meydanlarında da tanımıştım. Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz, daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir. Her zaferin mayası sendedir. - [Sarı: "Bir Dilin Kaybolması, İnsanlığın Düşünme Yetisinin Günden Güne Eksilmesi Demektir."](https://www.dibace.net/34768/) - Hocam kitabınızın önsözünde ‘Babaannemden Yörük Sözleri’nin mersiye mi yoksa methiye mi olduğu sorusunun yanıtını okura bıraktığınızı söylüyorsunuz. Müsaadenizle ben size sormak istiyorum: Kitabınız bir mersiye mi yoksa bir methiye mi? Kitabın birçok yerinde özellikle kalıp sözlere ilişkin bölümlerde methiye ön plana çıkıyor olsa da esasında bir mersiye yani ağıt sayılır, yazdıklarım… Kaybolup giden sözcükler ve - [Qulu Ağsəs nəsri: təzadların harmoniyası](https://www.dibace.net/qulu-agsəs-nəsri-təzadlarin-harmoniyasi/) - Çağdaş Azərbaycan ədəbi prosesi Qulu Ağsəsi şair kimi tanıyır, fərqli poetik nümunələrin yaradıcısı kimi təqdim edir. Qulu Ağsəsin poetik yaradıcılığı dekadentizm, realizm və modernizmin sintezi olaraq ədəbiyyatımızda özünə mövqe qazanmağa nail olub. Yazıçının poetik kimliyi ədəbiyyatşünaslığımızın araşdırma predmetinə çevrilsə də, nəsr yaradıcılığı nisbətən kölgədə qalıb. Qulu Ağsəsin poetik yaradıcılığını sinkretik elementlərin, cərəyanların çulğalaşma nöqtəsi - ["Pencere" Öyküsü İzleğinde Zeynep Kasap Öykücülüğü ve Yeni kitabı "Kedi ve Adam" Öykü Kitabı Üzerine Düşünceler](https://www.dibace.net/pencere-oykusu-izleginde-zeynep-kasap-oykuculugu-ve-yeni-kitabi-kedi-ve-adam-oyku-kitabi-uzerine-dusunceler/) - Yazar Zeynep Kasap'ın "Kedi ve Adam" adlı 12 öyküden oluşan kitabı Ocak 2023'te Mühür Yayınlarından çıktı. Zeynep Kasap; son dönem öykücüleri içinde kendini yazıya vermeden önce oldukça yoğun okumalar yapmış, bu konuda kendini yıllarca yazmaya hazırlamış, donanımlı bir kalem olarak göze çarpıyor. Zira, incelemeye çalıştığımız "Kedi ve Adam" adlı ikinci öykü kitabı, amatör heveslerin ötesinde, - [Güle Güle Erkin Baba...](https://www.dibace.net/gule-gule-erkin-baba/) - Bazı ölümler… Bazı ölümlerin duyulması bile insanı derinden etkiler, en derinden… Apansız yakalar bazı ölüm haberleri, ansızın… Hiçbir kan bağınız, arkadaşlığınız, dostluğunuz ya da bir mekânda oturmuşluğunuz olmasa bile en yakınınızdan birini, en sevdiklerinizden birini yitirmiş gibi sarsar sizi bazı ölümler. Sarsılırsınız, üzülürsünüz, eksildiğinizi hissederseniz. Yaşıyorken eksilmek, eksildiğini hissetmek insanın en zor katlandığı duyguların başında - [Sudaki Yüz](https://www.dibace.net/sudaki-yuz-2/) - “Sonra Akdağ’ın eteklerinden, bir gözeden, gecenin serinliğinde uzanan bir çam gölgesiyle yıldızları selamladı yüzün. Sonra aktın, aktın... Ta ki Eşen Irmağının deli sularına karışıncaya kadar… O zamansız günde, güneşin altında, Eşen Irmağının kıyısında bulduğum ay çarpmış yüz, senin yüzündü…” Nereden estiğini bilemediğin bir eski zaman rüzgârı savuruyorken benliğini, cevabını bilemediğin sorular soracaksın kendine. Önce duymayacak, - [Şablon İçinde “Akademik Oyun”](https://www.dibace.net/sablon-icinde-akademik-oyun/) - Edward De Bono’nun “Düşün! Çok geç Olmadan” isimli kitabını okurken “Oyun” başlığı altında şöyle yazıyordu: “Zaman içerisinde iyi bir nedenle, akademik bir ‘oyun’ gelişti. Ve bizim bu oyunu oynamamız bekleniyor. Ünlü bir bilim adamı, bir keresinde bana neden kitaplarımda listeler ve referanslar olmadığını sormuştu. Ben de ona, fikirlerin bana ait olduğunu ve başka insanların çalışmalarına - [Garip Bir Taziye ve Tuhaf Bir Ağıt](https://www.dibace.net/garip-bir-taziye-ve-tuhaf-bir-agit/) - ‘Mesai başlamadan beni bekleyen belgeleri imzalasam iyi olacak; kaç gündür unutuyorum.’ diyerek bölüme geçmeden dekanlığa uğradım. Bütün memurlar telaş içinde, fakülte sekreteri telefonda... Dışarda feryat figan bir ambulans sesi… ‘Allah vere de ölüm olmasa’ demeye kalmadan sekreterin sesi çalındı, kulağıma; dekan beye bilgi veriyor: ‘Tekin Bey kalp krizi geçirmiş, hocam. Evet, hocam… Şimdi çıktı, ambulans; - [Büyük Taarruz Destanı](https://www.dibace.net/buyuk-taarruz-destani/) - Bugünkü yazım, hâlen ALKA Yayınevinde baskı sürecinde olan (Mustafa Kemâl Paşa’nın dirâyetli siyasî ve askerî liderliğinde yürütülen ve zaferle taçlandırılan Şanlı Millî Mücâdele’nin son safhasında işgâlci Yunan kuvvetlerinin Anadolu’dan atılmasıyla sonuçlanan görklü harekâtı anlatan) “Büyük Taarruz Destanı” isimli şiir kitabımdan derlenmiştir. Bugünkü çalışmamın devamı mâhiyetinde olmak üzere ön ve arka kapak sayfası da yukarıda görülen - [Düşle Gerçek Arasında](https://www.dibace.net/dusle-gercek-arasinda/) - Salon camından dışarıyı izlemek için tül perdeyi araladı. Sokağın başındaki aydınlatma direğinin dibini mesken tutan seyyarın tezgâhını gördü. Bu gün sokakta her telden insan bulmak olanaklı: “Telaşla işe yetişmeye çalışanlar, kafası güzel adamlar, tere banmış hamallar, nöbetçi olduğu halde derse geç kalmış apartman topuklu Ayşe Öğretmenler, halk ekmek büfesinden ucuz ekmek kapmak için sırada bekleyenler, - [Kavurucu Sıcak Altında...](https://www.dibace.net/kavurucu-sicak-altinda/) - Kavurucu sıcak altında ülkenin güzel bir bölgesinde gezindik durduk; sıcaktan kavrularak, umutsuzluktan kırılarak. Sabahın ilk saatlerinde uyanmış, evdekileri “rahatsız etmeyeyim” diye koltuğumun altına bir kitap alarak kendimi dışarı atmıştım. Benim gibi sabahın bir kaç erkencisi ile selamlaştıktan sonra siteden çıkıp deniz tarafına yürüdüm. Bir gün önce akşam saatlerinde nükleer santralin Rus işçileriyle dolu masalarından birinde - [Ferhat’ın Çağrısı](https://www.dibace.net/ferhanin-cagrisi/) - Batı’da Ferhat ile Şirin destanı bir Fars hikâyesi olarak bilinir. 1800’lü yıllarda Nizami’nin ve Firdevsi'nin eserleri Batı dillerine çevirilince edebiyatçılar Ferhat ile Şirin’in aşkından haberdar oldular. Türk yurtlarında da Türkçe olarak ilk kez Ali Şir Nevai bu eşsiz aşk hikâyesini Türkçe kaleme aldı. Ardından Kafkaslardan Balkanlara kadar dönemin aşıkları tarafından çeşit çeşit Ferhat ve Şirin - [Ingeborg Bachmann](https://www.dibace.net/ingeborg-bachmann/) - Ingeborg Bachmann (1926-1973), 20. yüzyılın en önemli Avusturyalı kadın şair ve yazarlarından sayılıyor. 1945 - 1950 yılları arasında Innsbruck, Graz ve Viyana Üniversitelerinde felsefe, hukuk, psikoloji ve Alman filolojisi okuyor. Prof. Leo Gabriel’den felsefe ve Freud’un öğrencisi Prof. Viktor E. Frankl’dan psikoterapi dersleri alıyor… Heidegger ve Wittgenstein üzerinde yoğunlaşıyor. Heidegger’in varoluşçuluk felsefesi üzerine ‘’Martin Heidegger'in - [Everdi: “Mısır Halkı Daha Hoşgörülü Ve Eğlenmeyi Bilen Bir Toplum.”](https://www.dibace.net/everdi-misir-halki-daha-hosgorulu-ve-eglenmeyi-bilen-bir-toplum/) - Sayın Everdi, geçtiğimiz haftalarda bir grup gezginle birlikte bir Mısır seyahati gerçekleştirdiniz. “Niçin Mısır?” desem, bu soruya nasıl bir yanıtınız olur? Seyahat, insanın dünyaya açılmasının penceresidir. Zaman ve imkân bulunca arada bir bakmak gerekir. Böylece ülkeni de sevmeye zaman bulursun. Biz eski İslamcıyız biliyorsunuz. Mısır’ın bizim İslamcılığımızda önemli bir yeri var. Seyyid Kutup'un kalın ciltlerle - [1923’ten 2023’e Yüz Yıl Yazıları-VII: Dört Davul – Bir Süvari ve Yeni Türk Devleti…](https://www.dibace.net/1923ten-2023e-yuz-yil-yazilari-vii-dort-davul-bir-suvari-ve-yeni-turk-devleti/) - “Kutlu şehirlerden, kutlu ovadan Neydi yabanların alacakları... Ki bir zaman hoyrat ayaklarıyla Gelip çiğnediler bu toprakları...” Arif Nihat Asya 26 Ocak 1699 Karlofça antlaşmasıyla başlayan Osmanlı Devleti’nin gerileme süreci ağır adımlarla da olsa bizi sonunda Mondros ve Sevr Antlaşmalarıyla tanıştırır. Bu isimleri ve bu isimleri hatırlatan o kapkara tarihleri yani 30 Ekim 1918’i ve 10 - [Babaannemden Yörük Sözleri](https://www.dibace.net/babaannemden-yoruk-sozleri/) - Yaşadığımız şehirde bizler kapalı bir kutunun içinde büyümüştük sanki. Sadece kendi köyümüzü bilir ve belki de tüm dünyayı bu köyden ibaret zannederdik. Okuyor olmanın faydası işte bu noktada oldukça önemli. Milletleri, insanları ve farklı coğrafyaları kitaplardan öğrenerek hayata başladık diyebilirim. Daha sonra da merak duygusu, okuduklarımızı görmek de istememiz gibi sebeplerle memleketimizi tanımak adına kendi - [100. YILINDA LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI](https://www.dibace.net/100-yilinda-lozan-baris-antlasmasi/) - “Daha başta, akıtılacak kan ve istihsal edilecek (üretilecek) netice mutlaka mukayese olunmak lazımdır (karşılaştırılmalıdır) … Harekât-ı Milliye’nin (Millî Mücâdele’nin) hiçbir safhasında hesapsız bir karar ve hesapsız bir cüret yoktur…'" İsmet Paşa (TBMM’deki Lozan müzâkereleri konuşmasından) Mustafa Kemâl Paşa’nın dirâyetli siyasî ve askerî liderliğinde yürütülen Şanlı Millî Mücâdele’nin askerî sonucu Büyük Zafer, siyasî sonucu - [BÖLGESEL GÖRÜNÜMLÜ MİLLÎ BİR KONGRE](https://www.dibace.net/bolgesel-gorunumlu-milli-bir-kongre/) - Tam bir Millî Mücâdele hareketi ve onun başlangıç noktası olan Erzurum Kongresi'nde, millî birliği sağlama, milletçe teşkilatlanma ve silahlanma, iç düşmanlara karşı koyma ve gerektiğinde çatışma, ülke savunmasını gerçekleştiremeyen hükûmete karşı başkaldırma, ayaklanma, vatanın ve milletin tümü uğrunda savaşı göze alma, Mustafa Kemâl Paşa’nın da ülkenin geleceği hakkında neleri planladığı açıkça ortaya konulmuştur. Osmanlı Devleti’nin - [Türklerin Anadolu’da Kurduğu İlk Pazarlardan Biri Hâlâ Yaşıyor!](https://www.dibace.net/turklerin-anadoluda-kurdugu-ilk-pazarlardan-biri-hala-yasiyor/) - 13. yüzyıldan bu yana varlığını sürdüren Isparta’nın Eğirdir ilçesindeki tarihi Pınar Pazarı, 800 yılı aşkın zamandır Yörük-Türkmen coğrafyasının buluşma noktası. Bu yıl 23 Temmuz’da açılacak olan tarihi Pınar Pazarı, 29 Ekim tarihine kadar her hafta Pazar günleri ziyaretçilerini ağırlayacak… Açık hava pazarları Türk kültüründe çok önemli bir yer tutuyor. Geçmişte Türkistan olarak anılan ancak 1940’lı - [Oppenheimer](https://www.dibace.net/oppenheimer/) - Biraz önce Oppenheimer filminden çıktım; ama çıkamadım, hâlâ oradayım. Başlarda film bir "science for what"-"science for whom" meselesi idi. Ne zaman Hiroşima'da takvim 6.8'e döndü tüm kontrolümü kaybettim. Şelalenin nedeni duygular değildi akıl idi. Hiroşima'yı görmesem de böyle mi olurdum sorusunu sorar mıydım? Ama kendimi sorgulayınca, "insansam olurdum" diyorum yine de. Bilimle uğraşsın uğraşmasın herkesin - [Bir Bayram, İki Bayrak Ve Bir Şiir](https://www.dibace.net/bir-bayram-iki-bayrak-ve-bir-siir/) - “Ey Türk oğlu! Bu beldede senin için her şey var, Bu toprağın her adımı senden bir parça saklar.” Rauf Raif Denktaş 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı, 20 Temmuz 1974 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı anısına izâfeten Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)'nde her yıl resmî törenlerle kutlanan ulusal bir - [Sidre](https://www.dibace.net/sidre/) - yedi kat gök yedi aşk kalbim kat be kat sidre öteye geçmez kelimelerim elime dilime bukağı sidre denizler aştım gün boyu dudağımda besmele her daim ben bu sevdanın acemisiyim gücüm tükendikçe sidre arşı ala düşümde isra olur kapılar bu dağlar ovalar bana bir yanılgı cennetten bir parıltı sidre bir yangını daha geride bıraktım birkaç duaya - [Annemin Yarası Adlı Filme Bir Bakış](https://www.dibace.net/annemin-yarasi-adli-filme-bir-bakis/) - Bosna Savaşı’nın olduğu yıllarda gazetelerde gördüğüm ve çocuk hafızama kazınan birkaç fotoğraf karesi var ki onları hayatımın sonuna kadar unutabilmem mümkün değil. O yıllarda (1994-1995) bazı duyarlı öğretmenlerimiz Bosna’da büyük bir katliam yaşandığını anlatıyordu. Haberlerde çıkan savaş manzaraları, öğretmenlerimin anlattıkları çocuk dünyamı hüzne boğuyordu. Hepimiz henüz küçüktük, yalnız savaşın ne demek olduğunu çok iyi biliyor - [“Tık-Tık Hanım” ve “Süllü Bey’in Değirmeni veya Setten ile Betten”: Abdullah Şaik ve Nazım Sökmen’den Benzer Bir Masal](https://www.dibace.net/tik-tik-hanim-ve-sullu-beyin-degirmeni-veya-setten-ile-betten-abdullah-saik-ve-nazim-sokmenden-benzer-bir-masal/) - Nazım Sökmen’in (doğumu 1934) “Hayalonya” (İstanbul 1991, s. 58-98) kitabındaki “Süllü Bey’in değirmeni veya Setten ile Betten”ini okuyunca, aklıma Azerbaycandan bildiğimiz Tık-tık Hanım masalı geldi! Tabii iki metin bire bir aynı değil! Nazım Sökmen masalı süsleyip püslemiş, genişletmiş, Tık-tık Hanım tek iken, Sökmen’in masalında onun yerini alan hanımın bir de bacısı var. Ama ana çatı - [Âşık Veysel](https://www.dibace.net/asik-veysel-2/) - Veysel Şatıroğlu veya mahlası ile Âşık Veysel (d. 25 Ekim 1894, Şarkışla, Sivas - ö. 21 Mart 1973, Sivrialan, Sivas), Türk halk ozanı. “Avşar boyunun Şatırlı obasına mensuptur." (Özgür Ansiklopedi) 21 Mart 1973 günü, doğduğu köy olan Sivrialan’da, şimdi adına müze olarak düzenlenen evde yaşama gözlerini yumdu. En güzel şiirlerinden bazılarını ölümünden hemen önce yazdı. - [Düştükleri Düşündürdükleri](https://www.dibace.net/dustukleri-dusundurdukleri/) - Türkçemizde “Düşmek” kelimesi birçok manayı ihtiva etmekte. “Dadanmak, alışmak, müptela olmak, zayıflamak, şehit olmak, inmek, yağmak, sukut etmek, ayrılmak, sefil olmak, aciz kalmak” bunlardan bazıları. Dil üstatlarından Nihat Sami Banarlı, “Türkçenin Sırları” adlı kitabında “düşme” kelimesi için sayfalarca bölüm ayırır. “Düşmenin mevkiden, milletin gözünden, iktidardan düşmek olduğunu belirttikten sonra daha korkunçlarından da bahseder. Banarlı, [1]“düşmenin - [Türk dünyasını anladan  beş dəyərli kitab](https://www.dibace.net/turk-dunyasini-anladan-bes-dəyərli-kitab/) - Cavanşir Feyziyevin”Türk dünyası” əsərləri haqqında Cavanşir Əyyub oğlu Feyziyevin beş ciliddən ibarət “Türk dünyası” adlanan əsərlərndə tariximizdə və günümüzdə türk dünyasının böyüklüyünü və bütövlüyünü özündə əks etdirən, məsələlər üzərində dayanmışdır. Müəllif türk dünyası haqqında, onun sivilizasiyasının təməl dəyərlərini, türk sivilizasiya anlayışının bütün tamlığı ilə açılması və təqdim edilməsi üzərində profiosional şəkildə izləmişdir. Müəllif hər bir - [Şiire Kısa Övgü Üzerine](https://www.dibace.net/siire-kisa-ovgu-uzerine/) - Şiir, Türk-İslam geleneğinin en vazgeçilmez sanatlarından biri. Buna rağmen modern dönemde ya hak ettiği ilgiyi görmüyor ya da burun kıvrılarak hak ettiği değeri alıyor. Bunun birçok sebebi olabilir, şairlere yüklenen büyük anlamlar ya da duygularımızı istediğimiz gibi kullanamadığımız bir çağa sıkışmış olmak. Her şeye rağmen bir gün hayallerimizdeki dünyaya uyanacaksak; bunun içinde şiir olacak diye - [Amerikan Bayraklı Bisiklet](https://www.dibace.net/amerikan-bayrakli-bisiklet/) - Mısır’ın başkenti Kahire’de öğrenci olarak bulunduğum günlerdi. Havaların biraz serin olduğu bir hafta sonuydu. Kaldığım yurdun karşı tarafındaki duraktan otobüse atladım, Tahrir Meydanı’na gitmek üzere yola çıktım. Amacım, arada bir yaptığım gibi bu geniş meydana varmak, Türkiye’den iki üç gün gecikmeli gelen ve sadece buradaki bir bayide satılan Türkçe birkaç gazeteyi alıp tekrar yurda dönmekti. - [Kerkük Katliamı (14 Temmuz 1959)](https://www.dibace.net/kerkuk-katliami-14-temmuz-1959/) - Öncesi… 1. Dünya Savaşında Irak’ın İngilizler tarafından işgâli ve ardından Türkiye’den ayrılmasından sonra Irak Türkmenleri, İngiliz mandası olarak kurulan Irak’ın vatandaşları statüsünde kaldılar. Bin yıldan beri kendi topraklarında varlık gösteren Türkmen toplumu, böylece yeni kurulan düzene alışmaya çalıştılar. Irak vatandaşı Türkmenler günümüze dek ülke içinde zaman zaman katliam, sürgün, tutuklama ve işkencelere muhatap olmuşlardır. Özellikle - [Tokel: "Veysel’in Sanatı Yapılan Bir Şey Değil, Yaşanılan Bir Hâldir."](https://www.dibace.net/tokel-veyselin-sanati-yapilan-bir-sey-degil-yasanilan-bir-haldir/) - Bayram Bilge Tokel kısaca Âşık Veysel’i nasıl tarif eder? Ya da Veysel’in sizdeki iz düşümü hakkında neler söylersiniz? Âşık Veysel tek cümleyle, Türk dilinin, Türk kültürünün ve Türk müziğinin ana damarını oluşturan binlerce yıllık ozanlık/âşıklık geleneğinin çağımızdaki som altından halkasıdır. Buram buram insan, toprak ve tabiat kokan sazı, sesi ve türküleri ile hem âşık musikisi - [Aydil Erol'un (25 Mayıs 1938-8 Mayıs 2023) Ardından](https://www.dibace.net/aydil-erolun-25-mayis-1938-8-mayis-2023-ardindan/) - Beylikdüzü’nden koltukaltı çantasıyla her gün Cağaloğlu’na iner. Önceleri rahmetli Kemal Çapraz’ın Ufuk Ötesinde, sonraları Hanifi Kayan’ın Kubbealtı Fotokopi adlı “dostları buluşturma yeri”nde karşılaşırız onunla. Devamlı hızlı hızlı bir şeyler anlatır. Yerinde duramaz, oradan oraya koşar! Bu Aydil Abidir, Aydil Erol. Onu nasıl anlatabilirim diye düşünürken en iyisi işi çağrışımlara bırakmak deyip öyle de eyledim… Aydil - [Cengiz Aytmatov'un Gün Olur Asra Bedel Kitabına Bir Bakış](https://www.dibace.net/cengiz-aytmatovun-gun-olur-asra-bedel-kitabina-bir-bakis/) - ‘‘Bir yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğaya gider gelir… gider gelirdi. Bu yerlerde demiryolunun her iki yanında ıssız, engin, sarı kumlu bozkırların özeği Sarı-Özek, uzar giderdi. Coğrafyada uzaklıklar nasıl Greenwich meridyeninden başlıyorsa, bu yerlerde de mesafeler demiryoluna göre hesaplanırdı. Trenler ise doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir… gider gelirdi.’’ Bir tilki uçsuz bucaksız bozkırda karnını - [Könül Yanğılarını Sözlə Söndürənlər](https://www.dibace.net/konul-yangilarini-sozlə-sondurənlər/) - İlham Məmmədli yenicə işıq üzü görmüş şeirlər kitabına “Ömrü sözə verdim” adını seçib. Bu nə təsadüfü bir başlıq, nə də ki, təsadüfi bir ömür yolu deyil desək, heç də yanılmarıq. Kəlbəcərin Bəzirxana kəndində dünyaya göz açan, təbiətin ecazkar gözəliklərindən ilhamlanan, söz-sənət diyarından şirə çəkərək sözü ilmə-ilmə, naxış -naxış hörən, sözün qüdrətinə təşnə olan şair elə - [Sine-i Millet](https://www.dibace.net/sine-i-millet/) - Giriş… Bugünkü yazımın konusu, Mustafa Kemâl Paşa’nın 8-9 Temmuz 1919 gecesi askerlikten istifası sürecinin sebep-sonuç ilişkileri bağlamında bu makale sayfasının sınırlılıkları kapsamında ele alınmasıdır. Bu sürecin bilinmesi nice zorluklara rağmen Mustafa Kemâl Paşa’nın dirayetli siyasî ve askeri liderliğinde zaferle taçlandırılan Millî Mücâdele’nin layıkıyla anlaşılmasına katkı sağlayacağı gibi kendini millete adamışlığın somut ve müstesnâ bir örneği - [Özkaya: "Kitapta Bahsettiğimiz İdealist Nesil Bence Türkiye’nin Ümidiydi"](https://www.dibace.net/ozkaya-kitapta-bahsettigimiz-idealist-nesil-bence-turkiyenin-umidiydi/) - “İdealist Bir Neslin Hikâyesi” alt başlığı ile yayınlanan kitabınızın ilginç bir adı var: “P.K. 546” Kitabınızı okudukça 546 numaralı posta kutusunun adeta bir karaktere büründüğünü görüyoruz. Bahseder misiniz P.K. 546’dan? İnsanın kullandığı bazı eşyalar zamanla onunla özdeşleşir, âdeta onun bir parçası olur. Kaleminiz, kravatınız, fularınız veya çay içtiğiniz bardak sanki hep sizden başka birine yakışmayacak - [Özlüoğlu: "Öykülerimi Rahatsız Olalım, Huzursuz Hissedelim, Biraz Kırılıp Dökülelim Diye Yazıyorum"](https://www.dibace.net/ozloglu-oykulerimi-rahatsiz-olalim-huzursuz-hissedelim-biraz-kirilip-dokulelim-diye-yaziyorum/) - “Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar” kitabınız çok dokunaklı, okuyanın sinirlerini geren ve de çok cesur olan öykülerden oluşuyor. Bizim kültürde aile kutsal bir kurum olarak değerlendirilir. Öykülerinizde aile kurumunun hiç te kutsal olmadığını anlatıyorsunuz. Çok karmaşık, hüzünlü, acı dolu aile içi öyküler kaleme alıyorsunuz. Biraz bahseder misiniz bunlardan? Aile kavramı muktedirler, iktidarlar ve din tacirleri - [Nazim Ahmedli'nin Şiirinde Aşk ve Mistisizm](https://www.dibace.net/nazim-ahmedlinin-siirinde-ask-ve-mistisizm/) - Belki de insanlar konuşmaya başladıktan sonra şiirsel anlatımlar da ortaya çıkmıştır. Ahenkli, etkileyici, insanların dikkatini çeken sözler ilk şiir denemeleri olarak görülebilir. Sümerlerin Gılgamış destanı, Sanskritçe "Vedalar", Zerdüşlükteki "Gatalar" hep şiirsel bir dille yazılmıştır. Halkların acılarını, sevinçlerini bildiren olaylar, bunların şarkılara, şiirlere dökülmesi çok eski tarihlere dayanır. Türk dilinde yazılan destanlar, kopuz melodisi eşliğinde okunan - [Bir Büyük Mağlup: Enver Paşa...](https://www.dibace.net/bir-buyuk-maglup-enver-pasa/) - Bilge Kral Aliya: “Mağluplara, kaybedenlere karşı duyduğumuz sempati asla aklımızdan kaynaklanmamaktadır. Bu, sadece öldükten sonra anlayabileceğimiz yani bu dünyaya ait olmayan bir duygudur.” diyerek mağlupların, yenilmişlerin, kaybedenlerin öykülerinin neden galiplerin, yenenlerin, kazananların öykülerinden daha çok ilgi çektiğini, akılda ve gönülde kaldığını sanırım açıklıyor. Evet, hep yenilmişlerin hayat hikâyeleri sarıp sarmalar bizi. Kendimizi daha çok onlara - [Bir Kutup Yıldızı Peyami Safa](https://www.dibace.net/bir-kutup-yildizi-peyami-safa/) - “Bu ayrılık bana yaman geldi pek, Ruhum hasta, kırık kolum kanadım. Ya gel bana, ya oraya beni çek Gözüm nuru, oğulcuğum, Nejad’ım!” Bu mısralara imza atan şairi elbette tanıdınız. Gerçi o, sadece şair değil aynı zamanda yazar, öğretmen, Danıştay üyesi gibi birçok unvanı üzerinde taşıyan Üstad Recaizâde Ekrem’dir. Edebiyatımızın bu ünlü kaleminin, çok kısa sürmesine - [.](https://www.dibace.net/34426/) - [Resim Gibi Şiirler: Mahire Nağıgizi Şiirinin Sırrı](https://www.dibace.net/resim-gibi-siirler-mahire-nagigizi-siirinin-sirri/) - Bazılarına göre şiir, "duyguların dilidir" (Benedetto Croce), "çığlıkları, gözyaşlarını, okşamaları anlatma çabası, konuşma dili aracılığıyla sonsuzca tarif etme ve ifade etme çabası" (Paul Valery), “Yürekden geçen bir hadisenin söz halında tezahürü; duygunun birdenbire söze dönüşmesi ve dilde kalması" (Namık Kemal), "Şairin Milli sazda çalınan türküsü" (Külebi), "Bir an, insanın inisiyatifi, mutluluğun çelişkisi", "Her şeyi söyleme, - [Kurak Bozkır](https://www.dibace.net/kurak-bozkir/) - Bozkırdaki Çekirdek, Kemal Tahir’in okuduğum ilk romanıdır. Lise yıllarında bir yerlerden elime geçmişti. O zamanlar öyle kolay değildi kitaba ulaşmak. Birinde var olan bir kitap elden ele geçer, yıprandıkça yıpranır ve okundukça okunurdu. Bir kitap ne kadar çok yıpranmışsa o kadar çok okunmuş, o kadar çok faydalanılmış, o kadar çok insanın duygu veya düşünce dünyasına - [Çağdaş Güney Azerbaycan Edebiyatından Örnekler: Suzan Nevâdeyi Razî'nin Halkbilimi Çalışmları ve Poetik Fikirleri](https://www.dibace.net/cagdas-guney-azerbaycan-edebiyatindan-ornekler-suzan-nevadeyi-razinin-halkbilimi-calismlari-ve-poetik-fikirleri/) - 1962 yılında Tebriz’in Şehriyar mahâllesinde dünyaya gelen Suzan Nevâdeyi Râzi uzun yıllar (Güney Azerbaycan’da yayın hayatını sürdüren) “Mehdi Azadî” gazetesinin Türkçe bölümünde çalışmıştır. Suzan Hanım edebiyata 1980’li yıllarda şiirle başlamış, ilk yazıları tanınmış yayıncı Yahya Şeydâ’nın çıkardığı “Azerî Sayfası”nda yayımlanmış ve otuz beş yıl sürekli edebî faaliyetle meşgul olmuştur. Suzan hanımın ilk şiir kitabı “Şelaleler - [Hilmi Yavuz Şiirinin Kodları](https://www.dibace.net/hilmi-yavuz-siirinin-kodlari/) - “hayatta ben en çok babamı sevdimkara çalılar gibi yardan bitme bir çocukçırpı bacaklarıyla ha düştü ha düşeceknasıl koşarsa ardından bir devino çapkın babamı ben öyle sevdim…” Can YücelDaha ben doğmadan kaybettiğim, hiç tanımadığım babama olan hasretimden - [Müldür: “İyi Şiir Evreni Kapsayabilen Bir Şiirdir”](https://www.dibace.net/muldur-iyi-siir-evreni-kapsayabilen-bir-siirdir/) - Şiir sizce nedir ya da ne değildir? Bence iyi bir şiir tüm evreni kapsayabilen bir şiirdir. Kötü şiir ise her gün elimize geçen bir şiirdir. Kötü şiir kötü olmakla kalmaz, yayılır, ezberlenir. Okunur, maalesef böyle bir şiir anlayışı da var. Genç şairleri okuyor musunuz, nasıl buluyorsunuz ve tavsiyeleriniz? Genç şairleri okuyorum sayılır. Üç dört tane - [Eve Gelen Tanrı Misafirleri](https://www.dibace.net/eve-gelen-tanri-misafirleri/) - Yetmişli yılların başlarında, köyümüzdeki evlere misafirler randevusuz gelirdi. Deyim yerinde ise tam bir Tanrı misafiri olarak ağırlanırlardı. Şimdi randevusuz eve misafir alınmıyor, randevulu olunca da bir sürü hazırlık yapmak gerekiyor; bu da ev sahiplerini külfete sokuyor, dolayısıyla kimse evine misafir kabul etmek istemiyor. Oysa o yıllarda insanlar hayatı daha doğal yaşar, “misafir umduğunu değil bulduğunu - [Aşkın Sıhhatinde Muttasılı Gerektiren El](https://www.dibace.net/askin-sihhatinde-muttasili-gerektiren-el/) - Öleceğiz bu ayrılık niyeSon nemine kadar kuruyacak yağmurGözyaşlarını üzerimden esirgeme...!Acırız beraber gitme…Gitme kırkikindiler üşür mevsimindeDikende güle sökmeyen bir naz başlarAcışırız, sen alo dersin ben nefesimi tutarımAcıklı şarkılar çalar ve zehri şifa gibi işler hafife alınmış incinmişliğimize…Gitme unuturum sonra aklıma küserimGitme, gidersen tarih gibi kalırsın üstelik rafları sarı, afları tozluHiç olmaktan iyi değildir buTarih gibi kalırsın - [KURAN’DA BİYOİKTİDAR ELEŞTİRİSİ](https://www.dibace.net/kuranda-biyoiktidar-elestirisi/) - Kuran’ı doğru okumanın bir yolu, onu, indiği çağda ne anlama geldiğini merkeze alarak, tarihselci bir metotla ele almaktır. Bu okuyuş Kuran’ı indiren evrensel ve çağlar üstü ıstıraplarla hemhal olmayı sağlar. Fakat bu okuyuş Kuran’ın mucizeliğinin ve lafzının çağlar üstülüğünün hakkını veremez. Ve bu perspektifle sınırlı bir Kuran okuması, kişiyi eninde sonunda “Kuran Allah’ın değil, Hazret-i - ["Gülü Tersinden Dokuyan Kadın"](https://www.dibace.net/gulu-tersinden-dokuyan-kadin/) - Bu başlığı, Hilmi Yavuz’un 'Doğu’nun Kadınları’ isimli şiirinde geçen bir dizeden aldım. Hilmi Yavuz tercih etmese de bir şiire başlık olmayı ne kadar çok hak ediyor değil mi, bu ifade? Eskilerin berceste mısra dediği türden… Gerçi, Hilmi Yavuz’un seçtiği başlığa diyecek bir sözüm olamaz zira şiirin yer aldığı kitap, Doğu Şiirleri adını taşımaktadır ve kitabın - [Tut Elimden](https://www.dibace.net/tut-elimden/) - Elimi açtım sana tutar mısın bilmem? Bir fecir vakti huzurundayım. Karşındayım, rükûdayım, secdedeyim. Haykırmak, yalvarmak istiyorum sana. Yalnız öyle süslü cümleler kurmayı beceremem. Kelimelerim kırık dökük olsa da içimden geldiği gibi davranmak istiyorum. İstiyorum ki bir çocuğun annesine yakarışı, bir babanın evladına duası gibi içten olsun. En zor şartlar altında dua edenlerin dualarını, ateşle başa - [1923’TEN 2023’E YÜZ YIL YAZILARI-VI: GALATALI MİRALAY ŞEVKET BEY VE KARAKOL CEMİYETİ](https://www.dibace.net/1923ten-2023e-yuz-yil-yazilari-vi-galatali-miralay-sevket-bey-ve-karakol-cemiyeti/) - İlhami Soysal, Ankara Merkez Komutanlığı Tutukevi’nden Attilâ İlhan’a gönderdiği 20. 12. 1981 tarihli mektubunun bir yerinde şöyle der: “Bilirsin, benim, yazmaktan okumaktan başka yapabileceğim pek bir şeyim yoktur. Dolayısıyla okuyorum. Ne var ki okuma olanaklarım da oldukça sınırlı. Çünkü tutukevi yönetmeliği gereğince içeriye gazete ve dergiler dışında Atatürk ve Kurtuluş Savaşı'yla ilgili kitaplardan başka bir - [Şiir, Izdırap ve Aşk Yüklü Yaşam: Hölderlin](https://www.dibace.net/siir-izdirap-ve-ask-yuklu-yasam-holderlin/) - Alman lirik şair Friedrich Hölderlin’i yazmak için klavyenin başına oturdum. Bugün onun 189. ölüm yıldönümü… Neraden, nasıl başlayacağıma bir süre karar veremedim. Böylesine şiir, acı, ızdırap ve aşk yüklü bir yaşamı anlatmak kolay değil sanırım. Okuyunca dinleyeni müzik dinlercesine saran bir lirizme sahip şiirlerinden mi başlasam… Yoksa hiç evden çıkmadan ömrünün 41 yılını geçirdiği Tübingen’deki - ["Senin Adın Dünya" Kitabı İzleğinde Harun Tutuş Şiiri](https://www.dibace.net/senin-adin-dunya-kitabi-izleginde-harun-tutus-siiri/) - Şair Harun Tutuş'un "Senin Adın Dünya" adlı şiir kitabı Mart 2023'te Tekin Yayınlarından çıktı. Kitap, kapak dizaynı olarak oldukça albenili görünüyor. Arka kapakta şair Şükrü Erbaş'ın, kitap hakkında isabetli değerlendirmeler içeren etkili bir yazısı var. Tutuş şiirlerinde genellikle “anne, kar, özgürlük, özlem, aşk, hayat, adalet arayışı...” gibi konuları işliyor. Tutuş, genç yaşına rağmen dile hâkim. - [Annesiz Bir Mevsim: 93 Yazı](https://www.dibace.net/annesiz-bir-mevsim-93-yazi/) - Annenin hayattaki kutsiyeti. Din, dil, ırk gözetmeden her anne çocuk ayrı bir dünya ve ayrı bir bağ. Anneyi bir tür ontolojik varlığımızın oluşma süreci olarak düşünmüşümdür hep; bu süreçte olan aksaklığın kişide yarattığı trajediler de hepimizin malumu olan şeyler. Anne bir tür kutsalımız. Özellikle çocukluk günlerimizde, onun geçirilen zaman paha biçilmez her zaman için. Annenin - [Bir Kartal Gibi Saldırdı](https://www.dibace.net/34243/) - Her gün güneş doğarken başladılar, karanlık çökene kadar devam ettiler. Gak gak gak sesleri günlerce hiç eksik olmadı. Çevrede yaşayanlarla birlikte "Ufff bu ne yaa! Bunlar neden böyle ve burada örtüp duruyor?" demeye başladık.Aralarında ancak elli metre olan iki ayrı yerin etrafında uçtular, bir şu dala kondular bir bu dala, balkona, ağaca, çatıya, çite kondular. - [O Karasevdalının İzini Arayacaksın, Yüreğin Acıyacak...](https://www.dibace.net/o-karasevdalinin-izini-arayacaksin-yuregin-aciyacak/) - Aklın fikrin acı bir sonla noktalanan o aşkın yaşandığı muhteşem sarayda ve o barok bahçelerde kalmış... Uyuyamıyorsun... Kalk diyorsun. Kalk oraya git. Daha önce gelişinde de ilk gittiğin yer orası olmuştu, otelden erken çıkıp gidiyorsun... Oysa ‘Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Yazarları Kongresi’ başlayacak. Ama yüreğini acıtan hikayenin yaşandığı o mekanlar daha çok ilgini çekiyor. İşte - [Uygarlık Kulesinin Suskun Mimarları](https://www.dibace.net/uygarlik-kulesinin-suskun-mimarlari/) - Öteden beri Sokrat'la Farabi'nin, Hegel'le Hayyam'ın, Ali Kuşçu'yla Aynştayn'ın, Garsiya Lorka’yla Aliye Hanım’ın "duruş akrabası" olduklarını düşünürüm. Onların her biri, farklı diyarların veya coğrafyaların çocuğudur. Irkları, dinleri, dilleri ve ülkeleri de ayrıdır onların. Ancak birbirinden tamamen farklı ve farkındalıklı olan bütün bu şahsiyetleri aynı platformda buluşturan “bir” özellik vardır; o da, gözlerinden dökülen “derin bakışlar”dır. - ["Yorgun Yabancı"yı Sevdik](https://www.dibace.net/yorgun-yabanciyi-sevdik/) - Mesut Özünlü'nün "Yorgun Yabancı" kitabının ilk öyküsünün ilk cümlesi, hikâye edinilen öykülerin bir kodu, kitabın fihristi, kitaptaki öyküler sanki bu sözü şerh eden şöyle bir cümleyle başlıyor: "Yaşamak gül gibi hoş, ancak gül dalındaki dikenler kadar acımasızdı." Evet "yaşamak gül gibi hoş" lakin bazen gözyaşı, bazen kan, bazen firak, bazen ölüm düşer, yaşamak denilen gülün - [Qua Wadis?](https://www.dibace.net/qua-wadis/) - Hristiyanlık Teolojisine göre Romalı putperestlerin ağır takibat, baskı ve zulümleri karşısında iyice bunalıp şehirden kaçan Aziz Petrus Appian yolunda dirilmiş İsa ile karşılaşır, telaş ve panik içerisinde Ona böyle seslenir: “Quo Wadis?” (Nereye gidiyorsun Hazret?) İsa: “Roma’ya, yeniden çarmıha gerilmeye gidiyorum.” diye cevap verir. Cevap bir sitemi, bir suçlamayı bağrında taşır. ‘Sen pes ettin, kolaya - [Açık Toplum İçin Her Daim Felsefe](https://www.dibace.net/acik-toplum-icin-her-daim-felsefe/) - “Bir Nefes Felsefe” serisinin “Son Söz”ü bu. Kitaplaşınca da “Ön Söz”ü olacak, nasipse. Aslında akademik çalışmaların “Ön Söz”ü hep son söz olarak yazılır ve bir açıdan da entelektüel itiraflardan ibarettir, kitabın temel kaygısı üzerine. Aşağıdaki satırları da bir “teşekkür” yazısı olarak görmenizi istirham ediyorum. Şubat ayının karlı bir hafta sonunda Hayri Ataş Hoca’m aradı, kitaplar - [Tutuş: "Kendimi Ne zaman Eksik Hissetsem Şiir İle Tamamlandım"](https://www.dibace.net/tutus-kendimi-ne-zaman-eksik-hissetsem-siir-ile-tamamlandim/) - Şiir deyince Harun Tutuş neler söyler? Şiire yönelişiniz hakkında bilgi verir misiniz? Şiir denince bir şey demektense susmayı tercih ederim. Çünkü ne söylesem eksik kalacakmış gibime geliyor. Beni şiir okumaya ve hatta yazmaya yönlendiren de bu oldu. Yani eksiklik ve tamamlanma ihtiyacı. Kendimi ne zaman eksik hissetsem şiir ile tamamlandım. Bu okurken de böyleydi. Ama - [Hâlâ Ömer Dizisindeyim](https://www.dibace.net/hala-omer-dizisindeyim/) - Soralım: Aşk modern bir duygu mudur? (Bunu bilerek yazıyorum zira literatürde aşk modern bir duygudur diyenler de var). Değil, zira aşk, aşık olmak sevgi kökenli duygulardan. Sanki genlere işleyen kadim duygulardan biri. İyi. Peki Ömer'le Gamze'nin başlarındaki alevlenme aşk mı? Hadi öyle diyelim. Mesele o değil, mesele bu duygunun geleneksel geniş aile içinde yaşanması. (Buradaki - [Âşık Sümmânî](https://www.dibace.net/asik-summani/) - Hasan kendini iyi hissetmiyordu, evine geldi. Yavaşça kapıyı açtı, içeriye girdi. Odanın dört bir yanına döşeli olan sedirin birine uzandı. Uyumuş olmalıydı, kalktığında vücudunun ateşler içinde yandığını hissetti, üstelik ayağa da kalkamıyordu. Karısı telaşlı yanında oturuyordu. Bakır tasın içindeki çorbayı gösterdi Hasan’a. İçiver hele iyi olursun, dedi. Hasan’ın çorbayı görecek hâli yoktu, titriyordu. Battaniyeye sarındı. - [HAN-I HALİLİ'DE ZAMAN](https://www.dibace.net/han-i-halilide-zaman/) - Han-ı Halili, Kahire’nin en eski alışveriş merkezlerinden biridir. Geçmişle bugünün buluştuğu bu çarşı, Firavun ve İslam kültürünün harmanlaştığı, göz nurlarının, sanat eserlerinin küçücük dükkânlardan dışarılara taştığı ve labirenti andıran daracık sokakların, kâh birbiriyle buluştuğu kâh bir çıkmaz sokakla düğümlendiği tarihî bir yumak gibidir. Ezher Camii’nin batıya bakan kapısının önündeki yaya tünelinden kırk elli metre kuzeye - [Fas Gezi Notları 6: Ali b. Yusuf Medresesi ve Suveyra](https://www.dibace.net/fas-gezi-notlari-6-ali-b-yusuf-medresesi-ve-suveyra/) - 04 Şubat 2023; Cumartesi, Türkiye kar kış, rahmetiyle gelsin inşallah. Fas gündüz güneşlik, gece biraz ayaza çekiyor. Sabah kahvaltı sonrası Urika denilen küçük şehre yola çıktık, dağlık ve Berberi bölgesi. Küçük bir dere kenarında durduk, yol boyu ufacık tandırlarında ekmek satan hanımlar var, mis gibi kokuyor, yaklaşık 75 km ama yol gidiş geliş olduğu için - ["Haydülen De Haydülen, Karadağların Sandalı Da Sandalı"](https://www.dibace.net/haydulen-de-haydulen-karadaglarin-sandali-da-sandali/) - Sonbahar güneşinin altında, yeşil yapraklar arasında rüzgarla sevişip duran sandal çilekleri kızarıp ballandı. Toroslar’ın Akdeniz’e bakan yamaçları soyulmuş sandal kabuğu kokuyor şimdi. Bu coğrafyanın insanına bu coğrafyanın gerçek kokusunu anlatıp yaşatamaz isek sandalı odun, kuşu kebap, balığı ızgara, ormanı piknik yeri olarak bilen kuşakların sonu gelmez iştahının kurbanı olacağız… Sonbahar her zaman hüzünle gelmez. - [Modernlə Postmodern Arasında: "Sərgərdan"](https://www.dibace.net/modernlə-postmodern-arasinda-sərgərdan/) - Yusuf Atılqanın "Sərgərdan" (Aylak Adam) romanı modern türk ədəbiyyatında önəmli bir mövqeyə malikdir. 1959-cu ildə "Varlıq" nəşriyyatında dərc olunan və türk ədəbiyyatında moderndən postmodernə keçidin ən maraqlı nümunələrindən biri olan bu əsər müəllifinə böyük şöhrət gətirib. Qeyd etmək lazımdır ki, bu gün də türk ədəbiyyatında Yusuf Atılqanın "Yunus Nadi kitab mükafatı"nın laureatlarından olan bu - [On Kişiydiler](https://www.dibace.net/on-kisiydiler/) - Notu: 8 Agatha Christie'nin yıllar önce On Küçük Zenci adıyla yayımlanan kitabından uyarlama. Politically correct akımı ile kitabın adındaki zenci kelimesi kaldırılmıştı. İngilizler bu konuda örnek tavırlar sergiliyor. Kişi ya da grupların öz saygılarını zedeleme olasılığı olan kelimeleri içeren tüm yayınları, ne denli ünlü olursa olsun, değiştirmeye başladılar. Ki bu tavırlarının zirve örneklerinden biri British - ["Derin Portreler", Renkler Tayfı Bir Portre Kitabı](https://www.dibace.net/derin-portreler-renkler-tayfi-bir-portre-kitabi/) - "Derin Portreler" derinden yaralı bir yüreğin, gönül coğrafyamıza vurgun bir yiğidin kitabı. Vatanın sadece belirli bir toprak parçası olarak anlaşıldığı zamanda yeni nesillere Rebeze çölündeki baldırı çıplak Ebuzer'den, Sudanlı garip Zenci Musa'dan "Anadolu'nun Mağrur ve Mağlup Hüznü Muhsin Yazıcıoğlu"ndan dem vurur. "Derin Portreler"e göre vatan sadece üzerinde yaşadığımız toprak parçası değildir. Şimdiler de yitirilip giden - [Zeynep Karaca'nın Gövdesi Hakkında Konuşan Kelebek'i](https://www.dibace.net/zeynep-karacanin-govdesi-hakkinda-konusan-kelebeki/) - Genç şair Zeynep Karaca'nın ilk şiir kitabı "Gövdesi Hakkında Konuşan Kelebek" Ketebe Yayınevi tarafından 2022 Ağustos ayında yayımlandı. Kitap 32 şiirden müteşekkil. Kitaptaki şiirlere genel olarak baktığımızda yazarın tema sınırlaması yapmadığını; yaşam, mutluluk, hüzün, geçmiş, bugün, gelecek, modern ve geleneksel olandan bahsedildiğini farkedebiliriz. En çok ta dijitalleşmeyle birlikte hayatımıza giren kavramlar ustalıkla kullanılmış. Söylediğimiz bu - [Aslında](https://www.dibace.net/aslinda/) - Ercan Kesal’in kitabı. Söyleşilerinin toplandığı. Edebiyatımızda ekoller, bazen yazar-sanatçıların doğum yeriyle de anılır. Güzel coğrafyalarda naturel şairler çıkar, tabiatı anlatır. Doğadaki insanı. Ercan Kesal ise insan doğasını anlatıyor. Bozkırda yaşayanlar, içe yönelir, güzellikleri gönlünde çoğaltır ve hikâyeler anlatır insanlara. Ercan Kesal de İç Anadolu erenlerinden Nevşehir Avanos’lu. Bölgemizden güzel şair ve yazarlar da çıkıyor tabii. Mesela; Mustafa Çiftçi Yozgatlı, Ercüment Özkan Kırşehir Mucurdan, Yaşar Kaplan, Arif - [Hayat Güzeldir](https://www.dibace.net/hayat-guzeldir/) - Bir külah dondurmayla mutlu olmuyorsunuz; kredi kartlarınızla da mutlu değilsiniz gerçi… Bir sokak kedisi görseniz, “ne şirin şeysin sen” demeniz, merhametli olduğunuzun kanıtı size göre; bir parça kuru ekmeği, bir kap suyu esirgemenizse, merhametsiz olduğunuzun kanıtı bana göre… Bir işadamının ya da bir politikacının, akranım olan çocuğuna hitabınız sevecense, fakat, babası amele, annesi gündelikçi olan - [Bir Nefes Felsefe: Türk Felsefesi İfadesi “Ayrıksı” mı?](https://www.dibace.net/bir-nefes-felsefe-turk-felsefesi-ifadesi-ayriksi-mi/) - Seyrettiğim dizilerde, bölüm başında önceki süreç hakkında kısa bir tanıtım olur ya, ben de öyle yapayım müsaadenizle. Bir Nefes Felsefe yazı dizisinin bitimini 19 Mayıs günü yaparak, Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’mızın “kut”lu olmasına vesile olması dileğimizi ileteyim. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran iradenin niçin Anadolu’ya çekilerek bir devlet kurmayı tercih ettiğini, bu toprakların jeo felsefi - [NӘ OLDUĞU YERDӘ VAR, NӘ OLMADIĞI YERDӘ…/Ne Olduğu Yerde Var, Ne Olmadığı Yerde...](https://www.dibace.net/nә-oldugu-yerdә-var-nә-olmadigi-yerdә-ne-oldugu-yerde-var-ne-olmadigi-yerde/) - O kimdi vә sairә Atәşi tükәnәn muğ: Çәkdiyin bir dairә, Vә... içindәki boşluq. Dәnizә çatmayan çay, Heykәlә dönmәyәn gil. Buluddan doğmayan Ay, Vә... Neqativdәki şәkil . Ağrılı bir millәtin Yanlış çәkilәn dişi. Yurd dәrdini qürbәtin, Canına çәkәn kişi. Ya inkar et, ya bәyәn, O hәdәr, bu da hәdәr. Özü gedә bilmәyәn Yerlәrә sözü gedәr. Günә - [Âşık Mahzuni Şerif](https://www.dibace.net/asik-mahzuni-serif/) - Bizim bildiğimiz Âşık Mahzuni Şerif mahlasıdır ozanın... Bu mahlasın da anlamını kısaca açıklamak istiyorum: Hz. Peygamber’in (asm) torunlarından Hz. Hüseyin’den gelen nesle, ’’efendi, bey, beyefendi’’ anlamına gelen ‘’Seyyid’’, Hz. Hasan’dan gelen nesle de ‘’şerefli, şanlı, şanı yüce’’ anlamına gelen ‘’Şerif’’ unvanı verilirdi. (‘’Seyyid’’ ve ‘’Şerif’’ unvanları için böyle bir ayırım olmasına rağmen ancak günümüzde ne - [Ölümüne Vakur Bir Duruş...](https://www.dibace.net/olumune-vakur-bir-durus/) - Paris Barış Konferansı’nda İngiltere, Fransa ve ABD tarafından sağlanan uzlaşının bir sonucu olarak 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir, Yunanlar tarafından işgâl edilir. 1. Dünya Savaşı devam ederken 1915 yılının ilk aylarında Müttefik (İltilaf Devletleri) Ordularının kazandıkları başarılar, İtalya’yı, İtilaf Devletleri’ne yaklaştırmıştır. İtalya’nın bir kısım Avusturya toprakları ile Anadolu’nun güneyindeki (Antalya ve havalisindeki) isteklerinin, İngiltere, Fransa - [Annem Annem...](https://www.dibace.net/annem-annem/) - haydi anne tut yine ellerimden ilmek ilmek doku beni yaz yine tanrı gibi kaderimi yaprak yaprak oku beni haydi bir daha götür o loş ışıklı sinemaya bir gazozla avut beni haydi tara saçlarımı unuttum çocukluk çağımı haydi anne götür beni babama koklayayım toprağını Samle ÇAĞLA - [1923'ten 2023' e Yüzyıl Yazıları-V: Milli Mücadelenin Kartal Müfrezesi](https://www.dibace.net/1923ten-2023-e-yuzyil-yazilari-v-milli-mucadelenin-kartal-mufrezesi/) - "Adımın biri Oğuz, biri Mustafa Kemal Irkımın istediği ya ölüm ya istiklâl" Samih Rıfat Çanakkale savaşı devam ederken 1915 senesinin Haziranında İstanbul’da Savaş Bakanlığı İstihbarat Şubesi tarafından bir grup yazar-çizere bir davet yapılır. Bu davetle onlardan, Çanakkale savaş alanlarını ziyaret etmeleri ve elde edecekleri izlenimleri halka, tarihe ve gelecek kuşaklara aktarmaları istenir. 15 Temmuz 1915’te - [Herkes İşini Dürüstçe Yapsa...](https://www.dibace.net/herkes-isini-durustce-yapsa/) - Kimi konuştursan, ehliyet ve liyakatin çok önemli olduğunu söyler. Geri kalmamızın en önemli sebepleri arasında ehliyetsizlik ve liyakatsizliği sayar. Ama büyük oranda bunu söyleyen kişilerin mesleklerini nasıl yaptıklarını mercek altına alabilsek, karnelerinin pek iyi olmadığını görürüz. Hulusi Armağan Yıldırım’ın "Zor Çiçekler, Bir Sosyal Hizmet Uzmanının Anıları" isimli kitabını okuyorum. Yazar Sosyal Hizmet yurtlarında tanık olduğu - [Elçinin Yaradıcılığı: Arxetipik Plastlar](https://www.dibace.net/elcinin-yaradiciligi-arxetipik-plastlar/) - Azərbaycan ədəbiyyatının "60-cıları"nın əsas təmsilçilərindən olan və bu gün də bədii yaradıcılığını davam etdirən Elçinin əsərləri hər zaman ədəbi tənqidin diqqətində olub. Lakin Elçinin yaradıcılığı haqqında aparılan müxtəlif araşdırmalarda yazıçının əsərlərində əks olunan arxetipik məqamlardan az bəhs edilmişdir. Fikrimizcə, yazıçının yaradıcılığında arxetipik məqamlar aşağıdakı plastlarda meydana çıxır: Birbaşa arxetipik süjet və obrazın əksi; Arxetip element - [Öğretmenler Odası](https://www.dibace.net/ogretmenler-odasi/) - İlgilenenler bilir… Sinema bir anlatı sanatıdır… Kendine göre bir gerçekliği vardır. Hayatın gerçeğine bakar ve onu kendi yöntemleriyle -senaryo, mizansen, sinematografi, kurgu vs.- yeniden biçimlendirerek seyirciye sunar. Almanya bugünlerde okullardaki gerçekliği seyirciye sunan bir filmi konuşuyor. ‘Das Lehrerzimmer‘ (Öğretmenler Odası)… Tv’lerde, dergilerde, gazetelerde, velhasıl her yerde bu film… Eleştirmenler tam not veriyor, ‘olağanüstü bir film‘ - [Hiçliğin Zirvesinde Bir Neyzen, Tevfik Kolaylı](https://www.dibace.net/hicligin-zirvesinde-bir-neyzen-tevfik-kolayli/) - Neyzen Tevfik Bodrum’da 1879 tarihinde doğar. Babası Hasan Fehmi Efendi Bodrum Rüştiye’sinde başöğretmen olarak görev yapmaktadır. Tevfik, küçük yaşlardan itibaren saz şairlerinin yaptıkları müziği dinlemekten hoşlanır, onların anlattıkları hikâyeler ve söyledikleri türküler ile coşar. Tevfik’in müziğe ve özellikle Ney’e duyduğu ilginin artmasında saz şairlerinin anlattığı âşık hikâyelerinin de payı büyüktür. Tevfik, babası Hasan Fehmi Efendi’yle - [Doğru Olan Kendi Erdemlerimizle Yükselmektir](https://www.dibace.net/dogru-olan-kendi-erdemlerimizle-yukselmektir/) - Hâkimlikten emekli bir arkadaşımı siyasetçilere konuşma metni yazan bir arkadaşımla tanıştırdım. Konu Hâkim arkadaşımın çok ilgisini çekti. Merak içinde çeşitli sorular sordu. Bir ara beni kastederek, “Durdu Beyin yazılarını çok beğeniyorum. Peki Durdu Bey de siyasiler için iyi konuşma metinleri yazabilir mi?” dedi. Metin yazarı arkadaşım, “Durdu Bey çok güzel konuşma metinleri yazabilir ama başarılı - [Sapanca’da New York Usulü Kahvaltı](https://www.dibace.net/sapancada-new-york-usulu-kahvalti/) - New York’ta 9 sene yaşadım. 2007 yılında Profesörlük nedeniyle Augusta, Georgia’ya taşındığımızda, ilk günler marketlerde iki şeyi bulamadık. Birincisi New York usulü Bagel, ikincisi de Poland Spring markalı su. Meğerse 9 yıl boyunca New York’da ikisine de fazlaca alışmışız da farkında olmamışız. Eşim ve ben günlerce market market dolaşıp aradık onları. En son bir toptancı - [Geçmişten Günümüze Savunma Sanayimiz](https://www.dibace.net/gecmisten-gunumuze-savunma-sanayimiz/) - Epey zamandan beridir kılıç-kalkan savaşları yerini gelişmiş mitralyözlere bırakmış görünüyor. Kemiyetin keyfiyet kadar önemli olmadığı bir çağda yaşıyoruz. Savaşlarda yüz bin askerin yapamadığını nitelikli bir kişinin geliştirmiş olduğu silah pekâlâ yapılabilmektedir. Devletlerin varlıklarını devam ettirebilmeleri için askerî açıdan güçlü olmaları gerekir. Bu nedenle her devlet AR-GE (Araştırma ve geliştirme) birimlerine gelirlerinden yüksek meblağ ayırmıştır. Abraham - [Kaşgarlı Mahmud Kibar ve Saygılı Biri Miydi?](https://www.dibace.net/kasgarli-mahmud-kibar-ve-saygili-biri-miydi/) - Tarihi veriler, insanoğlunun milattan önce 10. yüzyıldan beri dil üzerine kafa yorduğunu göstermektedir. Dille ilgili ilk tecrübelerimiz, öncelikli olarak kutsal metinlerin daha doğru anlaşılmasına yönelikti. Milattan önce 5. yüz yılda Hint bilgini Panini’nin kaleme aldığı dilbilgisi kitabı, alanın ilk eserleri arasında zikredilir. Eski Yunan ve Antik Mısır’da da dille ilgili çalışmalar, yaklaşık olarak aynı yüz - [Çıkla](https://www.dibace.net/cikla/) - Bir dükkânın tabelasında ÇIKLA adını/kelimesini görür görmez karşı kaldırıma geçtim ve dükkana girerek sordum: - Esselamualeyküm - Aleykümselam; buyrun.. - Çıkla ne demek? - Saf, katışıksız demek. Niye sordun ağabey? - Bu kelime Elbistan ve çevresinde de kullanılırdı. Bugün bir kısım orta yaş ve üzerindekilerden elbette bilen vardır; ama son yıllarda pek duymamıştım... Burada görünce - [Eleştirel Bir Din Sosyoloğu Olarak Hazret-i Muhammed](https://www.dibace.net/elestirel-bir-din-sosyologu-olarak-hazret-i-muhammed/) - Kuran, ufku yedinci asırla sınırlı bir insanın, Hazret-i Muhammed’in yazdığı bir kitap değildir. Aksine Kuran, gökleri ve yeri yaratan, yedinci asırla yirmi birinci asrı beraberce gözleri önüne getiren bir Allah’ın kitabıdır. Kuran, kendi deyimiyle her şeyden bir misal vermiştir. Ve yine kendi deyimiyle, bu misalleri alabildiğine kolaylaştırılmış bir surette indirmiştir. O halde müfessire düşen görev, - [Karanlık Gece](https://www.dibace.net/karanlik-gece/) - 'Kurak Günler' den aylar sonra gittiğim film: Karanlık Gece. Notu: 10. "Gece aydınlık mı olurmuş" demeyin. Bazı geceler karanlıktır, bazı gündüzler gibi. Yönetmen Özcan Alper çok iyi. O karanlık Torosların kayalık dağlarında, uçurumlarında, mağaralarında, obruklarında, buğulu doğasında geçen erkek filmi. Oyuncular 10 numara 5 yıldız. Berkay Ateş ve kısacık rolleriyle Pınar Deniz, Sibel Kekilli, Taner Birsel - [Abdullah Ataşçı'nın Toplu Öyküleri Üzerine](https://www.dibace.net/34019/) - Son dönemin başarılı öykücülerinden Abdullah Ataşçı'nın toplu öykülerinin bir araya getirildiği "Kimse Bilmesin" adlı kitap, Şubat 2017'de Everest Yayınlarından çıkmış. Kitabın ilk öyküsü olan, "Seni Sevdiğimi Kimse Bilmesin." adlı metinde yazar, ölüm temasından yola çıkıp bir kentsel dönüşüm hikâyesiyle birlikte bu dönüşümün yarattığı kişisel ve toplumsal hüznü, artık uzak hatıralarda kalan büyülü nostaljik görüntülerle harmanlayarak - [Kutü'l-Amâre Zaferi](https://www.dibace.net/kutul-amare-zaferi/) - İngiliz tarihçisi James Morris Kutü’l-Amâre’de İngiliz-Hint Tümeninin teslim olmasını "Britanya askerî tarihindeki en aşağılık şartlı teslimi" olarak tanımlamıştır. KONUNUN ÖNCESİ Birinci Dünya Savaşı başında İngilizler, Osmanlı Devleti ile savaşa girme ihtimaline karşılık Eylül 1914 ayından itibaren hem Hindistan yolunu hem de İran petrollerini emniyet altına almak üzere Irak’ı işgal hazırlıklarına başlamıştı. Gerek Irak’ta mevcudiyeti - [Sınav: "ben amarikaydaykene Kitaplarıyla Yaşadığım İki Kültür Arasındaki Farkları Ortaya Koymak İstedim"](https://www.dibace.net/sinav-ben-amarikaydaykene-kitaplariyla-yasadigim-iki-kultur-arasindaki-farklari-ortaya-koymak-istedim/) - “ben amarikadaykene…” üst başlığıyla “Sürgünde Doğmak” ve “Profesör Olmak” adlı iki kitabınız yayınlandı. Bu kitaplarda akıcı bir dille anılarınızı anlatıyorsunuz. Neden böyle bir kitap yazmayı düşündünüz? Sizi anılarınızı yazmaya iten saikler hakkında neler söylersiniz? Süreç ilk önce 2010 yılında, ABD’den 12 yıl sonra vatana geri döndüğüm zaman, öğrencilerimin benden istedikleri “hocam, bize Amerika’yı anlat” taleplerine - [Rought Diamonds (Ham Elmaslar) Dizisinin Çözümlemesi](https://www.dibace.net/rought-diamonds-ham-elmaslar-dizisinin-cozumlemesi/) - Hikâye yatağında huzursuzca dönüp dolanan zülüflü bir yahudinin gece Tanrısına yakarışlarıyla başlar. Yanki sabah kalktığında Wolfson elmas şirketine girer, korumalarının silahını gasbeder ve başına bir el ateş ederek hayatını sonlandırır. Wolfson hayali bir şirket ismi olsa da Belçika’da bir elmas endüstrisi olduğu gerçek. Senede 16 milyar dolarlık elmas ticareti 2 km²lik bir alanda dönüyor. 380 - [Gizli Bahçe, Sırlı Bohça – III: Ruhlar Ölmez-Vatan Bölünmez- Müteahhit İstifa-!](https://www.dibace.net/gizli-bahce-sirli-bohca-iii-ruhlar-olmez-vatan-bolunmez-muteahhit-istifa/) - Nur olanın anısına… … Bir sabah uyandık ve bir anne sözü gibi: ‘Her yer her yerdeydi.’ Anadolu uyurdu uyurdu da; gördüğü düşün etkisiyle sanki sağından soluna dönmüş, ırgalanmış gibiydi. … Gecesinden belliymiş bu iş, öyle derlerken duydum. Kuşlar, köpekler, çocuklar hep önceden sezermiş, hele hele eski kulağı kesikler birkaç gün öncesinde; ‘Biz o uğultuları duyduk.’ - [Dinler Arası Çoğulculuğun Manifestosu Olarak Kur'an](https://www.dibace.net/dinler-arasi-cogulculugun-manifestosu-olarak-kuran/) - Yedinci Asırda nüzul etmiş Kuran tazeliğini yirmi birinci asırda bile hissettirebilen mucizevi bir kitaptır. Ve Kuran dinler arası ilişkiler konusunda küresel bir barışın tüm ilkelerini bizlere vermeye yeteneklidir. Yeter ki onu hakkıyla okumayı bilelim. I. Aşağıdaki ayetler Allah’ın tek Allah’a inanan her dinin merkezi mabedini ve o dinin ritüelini kutsadığını beyan etmek için nazil olmuştur. - [Makiler Akdeniz'in Yamaçlara Yazdığı Şiirdir…](https://www.dibace.net/makiler-akdenizin-yamaclara-yazdigi-siirdir/) - Makiler Anadolu insanının binlerce yıllık can yoldaşı, kader ortağıdır. Ege'de Zeybek, Akdeniz'de Yörüktür. Kalenderi bir derviştir uzak yamaçlarda. Bir çoban türküsüdür Mersin dağlarında, içli bir bozlaktır Torosların yayla yollarında. Adalarda sakızlı muhallebi, Antalya'da menengiç kahvesi, Siirtte bıttım, Hatay'da defne sabunu. Keçinin kılı, koyunun yünüdür; Karapınar'da bir ala kilimdir maki, Bozkır'da saçaklı bir çul. Maraş dağlarında - [Rough Diamonds](https://www.dibace.net/rough-diamonds/) - Yahudiler hem tarih kurmada ve hem de tarihin unsuru olmada diğer bütün unsurlarla yarışabilirler. Bildiğimiz ilk sistematik dinin sahipleri onlar. En büyük savaşların failleri ve mefulleri de onlar. En büyük soykırıma maruz kalan ve soykırımı yapan yine onlar. Tarihin en büyük zalimleri ve mazlumları yine onlar. En büyük zekalar ve aptallar onların arasından çıkıyor, çıkmış. - [Son Bilet](https://www.dibace.net/son-bilet/) - Geldiler… Zihnimizin en ücra yerinden çıkıp geldiler ve bizi bitirdiler. Tek kelimeyle yokettiler. Stüdyolarımızın yüz yıllık emeğini birkaç haftada sıfıra indirgediler. Tanrım! Bu bir düş olsa da, tepetaklak yere yuvarlansam ve eski gerçekliğimize uyansam. Bir dakikalığına olsa bile. - [Uzunhasanoğlu: "Uzak Bir Masal'da Okur İki Farklı Yolculuk Okusun İstedim"](https://www.dibace.net/uzunhasanoglu-uzak-bir-masalda-okur-iki-farkli-yolculuk-okusun-istedim/) - “Uzak Bir Masal” adlı romanınız bu sene başında yayımlandı. Öncelikle hayırlı olsun. Okuru bol olsun. Rüya adını verdiğiniz ilk bölüm çok karamsar başlıyor. “Umut etmenin dünya üzerindeki en büyük musibetlerden, kayıplardan ve acılardan daha habis bir şey olduğunu anlamıştım. Başım dönüyordu, dengemi bulabilmek için apartmanın duvarına tutundum.” Ana karakter Neylan bunları söylüyor. Oysa umut etmenin - [Gazi Meclis'in Açılışı](https://www.dibace.net/gazi-meclisin-acilisi/) - Millî irâdenin tecellîgâhı olan TBMM’nin ilelebet kâim olması dileği ile Gazi Meclisimizin kuruluşunun yıldönümü kutlu olsun. MÜTÂREKE SONRASI İtilaf Devletleri adına İngilizlerin Akdeniz Donanmasının Komutanı Amiral Arthur Gaugh Calthorpe ile Bahriye Nâzırı Miralay (Albay) Hüseyin Rauf (Orbay) Bey başkanlığındaki Osmanlı heyeti (Reşat Hikmet ve Sadullah Beyler) arasında 30 Ekim 1918 tarihinde Limni Adası’nın Mondros - [](https://www.dibace.net/33963/) - . - [Bosna Günlüğü-VI: Dönüş](https://www.dibace.net/bosna-gunlugu-vi-donus/) - Sayılı günler çabuk geçer. Bu hızlı tempoda ve sınırlı zamanda bir şeyler eksik kalır hep. Yapmak istediğiniz şeyler, gitmek istediğiniz yerler hep vardır ve bu eksik kalma ve eksik bırakma hissi hiçbir zaman yakanızı bırakmaz. Aslında bitmeyen, yakanızı bırakmayan şey içinizdeki yeni şeyler öğrenme, farklı yerler görme arzusudur. Bu arzuyu sonlandırmak mümkün de değildir. Sadece - [Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuruluş Felsefesini Anlama Çabası: Anadolu’yu Jeo-Felsefi Açıdan Okumak](https://www.dibace.net/turkiye-cumhuriyetinin-kurulus-felsefesini-anlama-cabasi-anadoluyu-jeo-felsefi-acidan-okumak/) - Ramazan Bayramımız kutlu; birlikteliğimizi devam ettirmeye vesile olsun. Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını korumanın bir yolu da, teorik temellerini anlamaktan geçer. Bu nedenle Bayram gününün yazısını ve sonraki iki yazıyı bu konuya tahsis edeceğiz. Tarihte sürekli bir devlet geleneğine sahip kadim milletlerden biri olan Türkler, Doğu ile Batı âlemini birbirine bağlayan ve yüzyıllarca medeniyet mihveri olan - [Bir Garip Âlim, Musa Carullah](https://www.dibace.net/bir-garip-alim-musa-carullah/) - "Dün dünle gitti cancağızım, Artık yeni şeyler söylemek lâzım" Mevlânâ "Baba, canım babam, Berlin’deyim. Bir Rus uçağını kaçırıp buraya indim. Yanına gelmek istiyorum ama param yok, çok özledim seni, çok…" Mektubu okuduktan sonra kâğıdı gözlerine sürdü, göğsüne bastırdı, inildedi. "Ahmet’im" dedi dudakları titreyerek… O, ülkesini terk ettiğinde oğlu Ahmet on sekiz yaşındaydı. Ülkesinde takip - [Sultan Galiyev](https://www.dibace.net/sultan-galiyev/) - Cengiz Han’ın torunlarından Batu Han tarafından 1242 tarihinde kurulan Altın Orda Devleti dini inançlar konusunda yüksek bir hoşgörüye sahiptir. Altın Orda Devleti’nin sınırları Kazakistan’dan Avrupa’ya Kafkaslardan Azerbaycan’a kadar uzanmaktaydı. Altın Orda Devleti Bulgar Devleti’ni yok etmiş ve Polonya ile Litvanya’yı da vergiye bağlamıştır. Bu dönemlerde bölgede yaşayan Rusların imparatorlukları ya da çarlıkları yoktur. Ruslar bölgede - [Gönüle İhtar](https://www.dibace.net/gonule-ihtar/) - Bazen kapanıyor bazen açıyor Sanki Karadeniz havası gönül Alçakta işi yok yüksek uçuyor Sarp kayada kartal yuvası gönül Ne akıl belledi ne deliye vardı İsteğin arzunun gelmiyor ardı Vefasız güzele meylini verdi Körümüş gözleri çıkası gönül Yolu yokuş çıkar inmiyor düze Nasihat dinlemez yatmıyor söze Saracaklar seni üç arşın beze Bir araya gelmez yakası gönül - [Cioran’ın Sözcükleriyle Dövülmek](https://www.dibace.net/cioranin-sozcukleriyle-dovulmek/) - Yazmak Üzerine Konuşan, derdini anlatan tip özgürleşir. Kendini tahrip eden, çöken tip ise sessiz kalan tiptir, suskun olandır; belki de bir cinayet işler. Ama konuşma olgusu sizi özgürleştirir. Benim için de yazma olgusu tam olarak budur; bir tür iç baskıyı hafifletmek, yatıştırmaktır bu. Dolayısıyla bir tedavi usulüdür. Bir yazar için kayıtsızlık ve kurtuluşa doğru ilerlemek - [Fas Gezi Notları-V: Kaosa Kosmozun Simgesi, Marakeş](https://www.dibace.net/fas-gezi-notlari-kaosa-kosmozun-simgesi-marakes/) - Gezimizde Marakeş’e iki gün ayırdık, (2-3 Şubat). Zaten 6 gün olmuş, epey yorulma alametleri belirdi. Önceden de söylemiştim Batıda Morocco denilmesinin sebebi Marrakech bozulmuş şekli. Yerel dilde Kech de deniliyor. Eski ve yeni şehir, iki zıttın bir arada olması, olur mu olmuş işte. Burada şehirler renkleriyle anılıyor, mavi Şafsavan, burası ise kızıl renkli binalarla donanmış. - [Perge Artemisi’nin Ruhu Hâlâ Yaşıyor…](https://www.dibace.net/perge-artemisinin-ruhu-hala-yasiyor/) - Doğa-tanrıcı inançların etkin olduğu Antik çağ Anadolu’sunun en önemli tapımlarından biri de Artemis kültüydü. Ay ile özdeşleştirilen tanrıça Artemis, kırların, vahşi hayvanların, su kaynaklarının ve doğanın koruyucusu olduğuna inanılıyordu. Efes başta olmak üzere bir çok Anadolu kentinde Artemis tapınakları bulunuyordu. Bu tapınaklardan biri de Pamfilya’nın başkenti Perge’deydi. Kentin tanrıçası olan Perge Artemisi’nin hem bölgedeki diğer - [Tanrı Sevdiklerine İnanılmaz Acılar Çektirir. İyi De Neden?](https://www.dibace.net/tanri-sevdiklerine-inanilmaz-acilar-cektirir-iyi-de-neden/) - I. Bu satırları, yaşadığı son on yılın çok ağır travmalarından sonra imanını, umudunu, yaşama sevincini ve yurttaşlık duygusunu yitirmiş bir ülkenin yurttaşlarına yazıyorum. En son Şubat ayında yaşadığımız acı deprem bizlerde var olan son umut kırıntısını da yok etti. Her birimiz ayrı ayrı savrulmuş vaziyette Allah’tan ve ülkeden ümidini tamamen yitirmiş bir halde tam bir - [Jekyll ve Hyde](https://www.dibace.net/jekyll-ve-hyde/) - Notu: 7. Jekyll ve Hyde'I Hayko Cepkin, Lucyi'yi Elçin Sangu'nun oynadığını bilmesem bilmem gider miydim? 794 TL. Ankara Congressium. 7 Nisan'da da aynı yerde Amadeus'a gitmiştim. O 497 TL idi, ama bileti sanırım Ocakta almıştım; tabii enflasyon gündelik vaka. Amadeus'u yazmadımdı zira yarıda çıktım. Çıkma nedenim sağlığıma güvenemediğim içindi ama oyun sarsaydı bir saat daha - [Pürselim: "Metinlerim Hüzünle İroni Arasında Sallanan Bir Salıncağa Benzetilebilir."](https://www.dibace.net/purselim-metinlerim-huzunle-ironi-arasinda-sallanan-bir-salincaga-benzetilebilir/) - Roman ve öykü yazarısınız. Edebiyatın kurmaca, hayal etme ve hayal edilenleri yazıya dökme tarafındasınız. Kurgu, hayal sizin için ne anlam ifade ediyor? Yazar, tamamen hayallerden ya da gerçeklerden yola çıkabilir. Ama her hayalin içinde gerçekler, her gerçeğin içinde de hayaller bulunur. Çünkü kurmacanın mantığı bunu gerektirir. Yazar olarak bir dünya kurarsınız ve bu artık ne - [Mehmet Özgül](https://www.dibace.net/mehmet-ozgul/) - Hemşehrim, Abim, Şekure Aba'mın oğlu Mehmet Özgül'ü kaybettik. Çehov, Aytmatov, Dostoyevski, Tolstoy ve Soljenitsin'i onun çevirilerinden okumak şansına sahip olduk... Hakkını ödeyemeyiz. Cemile Annem bahçedeki kümesten yakaladığı tavuğu kestirecek birini arıyor. Babamın hiç o taraklarda bezi yok. İki büyük abim gazozhanede. Bana bakıyor; kitap okuyorum, benden de ümit yok. Yan komşumuz Memiş amca’yı bulmak için - [ƏLƏVİ ŞAİRİ SƏYAT NƏVA (SAYAT NOVA)](https://www.dibace.net/ələvi-sairi-səyat-nəva-sayat-nova/) - Giriş Digər xalqların ədiblərimizin irsinə sahib çıxılmasının və özününküləşdirilməsinin qarşısı alınmalı, həmin ədiblərin irsi ümumtürk və ümumazərbaycan ədəbi irsi baxımından tədqiq edilərək dünyaya tanıdılmalıdır. Belə şairlərdən biri də Səyat Nəvadır (Sayat Nova). Türk əsilli aşıq Səyat Nəva ətrafında mübahisələrə son qoyulmasının zamanı artıq çoxdan çatmış və keçmişdir. Səyat Nəvanın milli mənsubiyyəti haqqında müxtəlif fikirlər mövcuddur, - [Sıradan Yaşam Out, İlgi Manyağı İn](https://www.dibace.net/siradan-yasam-out-ilgi-manyagi-in/) - Yaşadığımız çağın algoritması bizi görünür olmak ve sürekli bu etkiyi üzerimizde taşımak; bu etkinin yarattığı alanda varlık gösterme noktasında epeyce destekliyor. Ve biz neredeyse normal hayatımızın görünür alan dışında kalan yerine tahammül edemez ve değersiz görür hale geldik. Sosyal medyanın son 15 yıl içinde hayatımızda aktif yer bulması; bu tarz belki de ileride hastalık olarak - [Varoluş Sarsılmaktır](https://www.dibace.net/varolus-sarsilmaktir/) - Kalbimiz vurur sarsılırız. Ayağa kalkarız, duramayız, düşeriz sarsılırız. Canlılığın bütün safhaları bir sarsıntıyla başlar. Yer sarsılır, lav fışkırır ateş soğur, kayaya dönüşür. Kayalar sarsılır, toprak olur, tohum çatlar sarsılır. Her oluşun Rabbine sığınırız (Felak). Hayat sarsıntılarla başlar, bitişi sarsar. Hareket varsa oluş vardır. Ben Amarikadaykene kitabı en temelde bir insanın sarsılarak yıkılan hayatının silkinerek toparlanışını - [1923’ten 2023’e Yüz Yıl Yazıları-IV: "Bugün Yirmi Üç Nisan/ Hep Neşeyle Doluyor İnsan"](https://www.dibace.net/1923ten-2023e-yuz-yil-yazilari-iv-bugun-yirmi-uc-nisan-hep-neseyle-doluyor-insan/) - Bu bir Nisan yazısıdır. Bu yazıyı çisil çisil yağan bahar yağmurlarının altında ıslanırcasına ağır ağır okuyun; ancak okurken Nisanın kaçında olursanız olun hiç fark etmez lütfen şu sözleri tekrar edin: “Bugün yirmi üç Nisan/ Hep neşeyle doluyor insan” Çünkü bu takvim yaprağı her yıl Türk milletine, müthiş bir heyecan ve mutluluk verirken aynı zamanda ona - [İstanbul’u Yaşamak Farklı Bir Şey](https://www.dibace.net/33841/) - Bir kaç gündür İstanbul’dayız… Nisan ayındayız… Değişik bir hava yaşıyoruz… Kimi zaman çisil çisil minik damlalar halinde, kimi zaman bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor. Ama varsın yağsın yağmurlar… ‘Nisan yağmurları ekinlerin boy atmasına, mayıs yağmurları başakların dolgunlaşmasına yarar’ der çiftçiler… Şair Orhan Veli Kanık da ‘Ben ki her Nisan bir yaş daha genç / her bahar - [Gözesindeyim](https://www.dibace.net/gozesindeyim/) - Ayrılık acısı çekiyor yüreğim; Böyle yarım kalmak değildi ereğim, Yoksunluğun zehir oyuyor canımı, Sızlayan pınarın tam gözesindeyim! Bilinen yanmanın çok ötesindeyim Sızlayan pınarın tam gözesindeyim Açılan yarayı her merhem ondurmaz; Kimse başkasının yerini doldurmaz, Yokluğun yâdımda karartır ânımı Sızlayan pınarın tam gözesindeyim Bilinen yanmanın çok ötesindeyim Sızlayan pınarın tam gözesindeyim Çileyle yoğurulmuş hayatın adı; Düğümlenir - [Din, Bilim ve Deprem](https://www.dibace.net/din-bilim-ve-deprem/) - I Hemen her doğal afet karşısında, bunların tanrısal bir uyarı, tanrısal bir ceza, kaderin bir planı, tanrısal bir imtihan olarak gören ve bu şekilde takdim eden insanlarla karşılaşılıyor. Hatta bu tarz söylemler, en üst düzeyde politik alanda bile karşılık buluyor. Aynı şeyi, yaşadığımız son depremde de gözlemledik. Deprem gibi doğal felaketleri, Tanrı ile ilişkilendiren, insanî - [Hayal Bu Ya...](https://www.dibace.net/hayal-bu-ya/) - Uyansam bir sabah pırıl pırıl bir ilkyaza Şebnemler billur küpe dal uçlarında Sokaklar portakal çiçeği Cennetten bir köşe Çukurova'm Kıpır kıpır içim, bir yaşama sevinci... Uyansam bir sabah altın güneşle Ev bulunmuş evsizlere, yoksula ekmek Gamzelerinde mutluluk çiçekleri çocukların Her köşe başında bir düğün dernek... Uyansam bir sabah gülen gözlerle Kirpiğimde bir dudak izi sevdiceğimden - [Ateşi Yeniden Yakmak Ya Da Ömer Seyfettin'i Anlamak](https://www.dibace.net/atesi-yeniden-yakmak-ya-da-omer-seyfettini-anlamak/) - "Ateşi Yeniden Yakmak" adlı eser lisede arkadaşlık etmiş daha sonra yolları ayrılmış iki değerli insanın Münferit Kitabevi’nde buluşmasıyla başlar. Arkadaşlar ilk buluştuklarında yılların hasret duygusu ile birbirlerini kucaklarlar. Yusuf, Münferit Kitabevi’nin sahibidir; İlhan ise doktor olmuştur. İki eski arkadaş saatlerce, ayrı kaldıkları yıllarda başlarından geçenleri birbirlerine anlatacaklardır. Muhabbetleri o kadar vazgeçilmezdir ki tüm gece boyunca - [Melankoli](https://www.dibace.net/melankoli/) - Sabahattin Ali'nin şiiri, Ali Kocatepe bestesi ve Nükhet Duru'nun unutulmaz yorumuydu: Melankoli. Nükhet Duru’dan başka kimse ruhumuza üflercesine böyle söyleyemezdi zaten bu şarkıyı. Sabahattin Ali 1932'de Konya Hapishanesi’nde yazar bu şiiri ve deli gibi âşık olduğu Ayşe Sıtkı isimli kadına ithaf eder: ‘’Beni en güzel günümde, Sebepsiz bir keder alır, Bütün ömrümün beynimde, Acı bir - [Fas Gezi Notları-IV: Mavili Şehir Şafşavan, Tetuan ve Tanca](https://www.dibace.net/fas-gezi-notlari-iv-mavili-sehir-safsavan-tetuan-ve-tanca/) - Gezimizin 4. günü, 31 Ocak 2023 sabah, kahvaltı sonrasında kadim şehrin kalesine çıktık. Aygün Akyol kardeşimin dediği üzere kısa bir video çekimi yaptık, buranın Osmanlı tarihi açısından da önemini vurgulayan. Zaten bu bilgileri size girişte vermiştim. Ver elini Şafşavan (Chefchaouen) diğer bir adıyla Mavi Şehir. Yol boyu yeşillik, zeytin ağaçları, ekili tarlalar geçerek Fas’ın kuzeybatısında - [Küresel Cahiliye Çağında Bir İslam Modernizmi Savunusu-IV](https://www.dibace.net/kuresel-cahiliye-caginda-bir-islam-modernizmi-savunusu-iv/) - 3. Küresel ekonomideki fesat Dünyaya yön veren zengin ve güçlü kesimin ahlaksızlığı uluslararası ilişkileri felakete götürmekle kalmıyor. Dünya ekonomisini de hayli sarsıyor. Zira dünya ekonomisinde serbest piyasa hükmediyor denirken, aslında dünya ekonomisine hükmeden topu topu teknolojiyi kontrol eden bin firmadır. Ve bu bin firma dünya ekonomisini fakirler namına değil, kendi menfaatleri istikametinde dizayn ediyor. 2008 - [Bosna Günlüğü-V: Sarajevo-II](https://www.dibace.net/bosna-gunlugu-v-sarajevo-ii/) - Bosna’da geçireceğimiz bu son günü de Sarajevo’ya ayırdık. Daha gezilecek çok yeri var Sarajevo’nun. Hepsini gezmek mümkün olmasa da uğramak istediğimiz bir kaç yer daha var ve şansa Mostar ve Travnik güzergâhlarında geçirdiğimiz iki yağışlı günün aksine güneşli ve mevsime göre sıcak bir güne uyanıyoruz. Hava güzel olunca gezip dolaşma daha bir güzel, daha bir - [Ayrılığın Rengi Hüzün](https://www.dibace.net/ayriligin-rengi-huzun/) - "hüzün ki en çok yakışandır bize belki de en çok anladığımız" Orhan Aras... Kelimelerini, cümlelerini yüreğinden damıtarak sayfalara düşüren bir yazardır. Ayrılıktan, ayrılıklardan, özlemden, hasretten konuşur. Onun kitaplarını ve yazılarını okuduğumda satır aralarında en çok ta bir burukluk, boğum boğum bir hıçkırık hissederim. Bu içli, samimi, duygulu aydının “Ayrılığın Rengi Hüzün” kitabını okuyorum. Kitapta - [Mevsim Bahar Olunca](https://www.dibace.net/mevsim-bahar-olunca/) - Karaçalı yeşil bezer yaprağı Güller açar mevsim bahar olunca Yağmur öper vuslat ile toprağı Taşa geçer mevsim bahar olunca Keklik öter sarp kayadan seslenir Duman çöker mor ufuklar puslanır Yazı yaban gelin gibi süslenir Kuşlar uçar mevsim bahar olunca Anadolum cennet irem bucağı Cemre düşer müjde verir sıcağı Yaylalardan tüter Yörük ocağı Kervan göçer mevsim - [Uzun Yaşayan Fotoğraf](https://www.dibace.net/uzun-yasayan-fotograf/) - annemin fotoğrafı ondan daha uzun yaşıyor baktığı gökyüzü, dağ ve dere de büyüttüğü çocuklar da bir hayli yaş aldı var mıymış, yaşamış mı böyle hayatın ortasında uzunca dolanmış mı gören olmuş mu onunla konuşan dertleri nelermiş nasıl söylemiş sevinmiş mi doğururken yemek yaparken kullandığı tereyağ kışları giydiği yeşil hırka adını koyan annesi herkes ve her - [Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok](https://www.dibace.net/bati-cephesinde-yeni-bir-sey-yok/) - Alman yapımı “Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok” adlı film dört Oscar birden kazandı. Filme temel oluşturan aynı adlı roman 1929'da yayınlandığında, bir neslin kalbinden geçenleri dile getiriyordu ve Ernst Jünger'in ‘Çelik Fırtınalar’ romanına karşı bir tez olarak yazılmıştı. Eleştirmen emindi, Propagandacı ve o sırada NSDAP'nin Berlin teşkilatı yöneticisi olan Joseph Goebbels, 21 Temmuz 1929'da - [Türkçenin Büyük Sözlüğü Tebdiz'in Bende Uyandırdığı Heyecan](https://www.dibace.net/turkcenin-buyuk-sozlugu-tebdizin-bende-uyandirdigi-heyecan/) - Küresel salgının en dehşetli vaktinde, Türk Dili ve Edebiyatı profesörlerinden İsmail Hakkı Aksoyak’tan bir ileti aldım. 3 Nisan 2020 günü saat 14.23’de yazılan bu iletide; "Bir metin konusunda yardım eder misin?" sorusuyla karşılaştım. Aynı soru hem bana, hem de tanımadığım Ferenc Csirkes'e yöneltilmişti. Aynı gün 14.42’de "Hocam elimden gelen bir şeyse memnuniyetle..." diye mukabele ettim. - [Guguk Kuşu: Dışarıdaki Herhangi Bir İnsandan Daha Deli Değilsiniz](https://www.dibace.net/guguk-kusu-disaridaki-herhangi-bir-insandan-daha-deli-degilsiniz/) - 'One Flew Over the Cuckoo's Nest', Ken Kesey'in 1962 tarihli aynı adlı romanından uyarlanan, yönetmenliğini Miloš Forman'ın yaptığı 1975 Amerikan psikolojik komedi-drama filmidir. Filmde Jack Nicholson, bir akıl hastanesinde yeni bir hasta olan Randle McMurphy olarak rol alıyor ve ilk filmlerinde Louise Fletcher, Will Sampson, Danny DeVito, Sydney Lassick, William Redfield ve ayrıca Christopher Lloyd - [Babamın Tesbihi](https://www.dibace.net/babamin-tesbihi/) - Ankara'ya her gidişimde içimi tarif edilmez bir hüzün sarar. Babamla geçirdiğim acı günler, sonra hastane, babamın ölümü, yalnızlığım ve çaresizliğim aklıma gelir. Özellikle Ankara'nın Yenimahalle isimli semtinden geçmemek için gayret ederim. Oradaki hastane, yakınındaki otel, o dönemde bana çok karmaşık ve boğucu gelen yollar bir türlü hatıralarımdan silinmez. Ankara Havalimanı'ndaki o son buluşmada babam yerine - [Mor Hap - Matrix Filmi Üzerine Alengirli Düşünceler](https://www.dibace.net/mor-hap-matrix-filmi-uzerine-alengirli-dusunceler/) - Matrix filmi için alternatif bir çözümleme "Hapı yutma" diye argo bir deyim vardır. Olumsuz anlamda kullanılır. İnsan hastalanınca iyileşmek için hapı yutmaz mı? O halde hapı yuttuk denince neden bir şeylerin ters gittiğini düşünürüz? Bizi hap yutacak hale getirecek bir rahatsızlıktır sözü edilen mecaz olarak. Ya da yıllar öncesinden ünlü Matrix filmindeki kırmızı ve mavi - [Bugün Size Bir Nehrin Öyküsünü Anlatacağım…](https://www.dibace.net/bugun-size-bir-nehrin-oykusunu-anlatacagim/) - Torosların Akdeniz’e gelin verdiği soylu güzellerden birinin öyküsüdür bu…Dünyanın dört bir yanında, suyun kıyısında soluklanan tüm canlara… Bugün size bir nehrin öyküsünü anlatacağım… Torosların Akdeniz’e gelin verdiği soylu güzellerden birinin öyküsüdür bu…Aslında bizim öykümüz…Aksu…Isparta’nın sırtını yasladığı Akdağ ile eteklerine ayağını uzattığı Davraz Dağı’nın koynundan doğan derelerin birleşmesiyle oluşan Aksu, 160 kilometrelik bir yolculuğun ardından Antalya - [Fas Gezi Notu-III: Fas Marakeş’de Bir Şehir, Fes](https://www.dibace.net/fas-gezi-notu-iii-fas-marakesde-bir-sehir-fes/) - Araplar Mağrip, Batılılar Marakeş’ten bozma Morocco, biz de işte bu şehirden dolayı Fas demişiz, bunları ilk yazıda belirtmiştim hatırlarsanız. Batı dillerinde Marrakesh veya Marrakech, Berberi dilinde mur(n)kush Tanrı’nın ülkesi anlamında. Arapça مراكش Murrākush. Buranın rengi de kızıl, hatırlarsanız her şehrin bir rengi var buralarda. Artık Türklerin alanına geldik dedim arkadaşlara. Çünkü Cezayir beylerbeyi 300 yüzyıla yakın Osmanlıya bağlı kaldı - [Küresel Cahiliye Çağında Bir İslam Modernizmi Savunusu-III](https://www.dibace.net/kuresel-cahiliye-caginda-bir-islam-modernizmi-savunusu-iii/) - III. BÖLÜM: KENDİSİNE KARŞI SAVAŞ VERİLMESİ GEREKEN KÜRESEL CAHİLİYE ÇAĞI Giriş Şimdiye kadar, küresel çağın bozukluklarıyla birer Müslüman olarak mücadele etmek istiyorsak, modernist bir şuurla İslam’ı kavramamız gerektiğini ve Kuran’ın çağlar üstü bir hitap olarak bu modernizmi bünyesinde taşıdığını söyledim. İkinci olarak Küresel Cahiliye Çağının bozukluklarıyla mücadele etmeden önce, İslam’ın bünyesine, küresel çağda tesis edilmiş - [Taş: "Eğer Ben Kâbil İsem: Postmodern Bir Metin veya Sınıflandırılmamış Bir Mesel"](https://www.dibace.net/tas-eger-ben-kabil-isem-postmodern-bir-metin-veya-siniflandirilmamis-bir-mesel/) - “Eğer Ben Kâbil İsem” adıyla ilk romanınız yayımlandı. Hem isim olarak, hem içerik olarak oldukça ilginç bir kitap. Öncelikle kitabın atmosferinden, yazılış hikâyesinden bahseder misiniz? Hikâye esas olarak 16. yüzyılın ilk yarısında, Tuna nehri civarında başlayan bir yanıt arama yolculuğu ile ilgili. Ancak başkarakter Zülfü’nün aslı, nesli, Osmanlı hudutlarının ve buradaki toplulukların hikâyesi 13. yüzyıldaki - [Aliye Çınar Köysüren'le "Kadınlığın İnşası" Üzerine](https://www.dibace.net/aliye-cinar-koysurenle-kadinligin-insasi-uzerine/) - Muaz Ergü yeni yayınlanan "Kadınlığın İnşası" kitabını, kitabın yazarı Prof. Dr. Aliye Çınar Köysüren'le konuştu. "Kadınlığın İnşası"çok yeni, tabiri caizse dumanı üstünde bir kitap. İsterseniz, ilkin kitabın ismiyle başlayalım… Çalışmanız neden "Kadınlığın İnşası" adını aldı? "Kadınlığın İnşası"… Çünkü kitabın asıl problematiği temele ulaşmak, kültürel ve toplumsal dip dalgayı tespit etmek… Bunu söylerken de, şöyle - [1923’ten 2023’e Yüz Yıl Yazıları-III: En Büyük Savaş Cahilliğe Karşı Yapılan Savaştır!](https://www.dibace.net/1923ten-2023e-yuz-yil-yazilari-iii-en-buyuk-savas-cahillige-karsi-yapilan-savastir/) - Takvimler 1920’yi gösterdiğinde Osmanlı devletine başkentlik eden üç büyük şehir Bursa, Edirne, İstanbul ne yazık ki düşman ayaklarının altında çiğnenmekten kurtulamamıştı. Altı asırlık bir ömür hiç de kabul edilemeyecek bir şekilde tarih sahnesinden çekilirken şanla, ihtişamla dolu hatıralar yerini boynu bükük bir perişanlığa bırakmıştı. Hele Osmanlının doğuşuna şahitlik eden Bursa’nın 8 Temmuz 1920’de işgal edilmesi - [Günümüz Şiir ve Şairlerine Dair](https://www.dibace.net/gunumuz-siir-ve-sairlerine-dair/) - İyi ki şairler var, iyi ki şiir var. Şiirin kokusu, tadı, coşkusu çekileli çok oldu evlerden, şehirlerden, en önemlisi de yüreklerden. Her şeye rağmen şiir yazmaya devam eden, hâlâ şiir okuyacak sabrı, inceliği, duyarlığı gösteren tüm dostları, bütün dostluk duygularımla selamlıyorum. Spor Loto kuponları doldurmak varken, yüksek ücretlerle transfer olabilecekleri işler ve alışkanlıklar edinmek varken, - [Türkiye'nin Deprem Anakronizmi ve Japonya Olamama Problemi](https://www.dibace.net/turkiyenin-deprem-anakronizmi-ve-japonya-olamama-problemi/) - Bu ülkenin anlayış sistematiği, büyük oranda din kaynaklı algı veya telakkilerden beslenmektedir. Yüzde doksan dokuzunun Müslüman olduğu söylenen bir ülkede, zaten bu algı ağırlığının dışında, sosyolojik açıdan daha değişik bir anlayış beklenemezdi. Ancak deprem denilen yıkıcı etkilere sahip bir olay söz konusu olduğunda, bu algı ağırlığındaki niteliğin sorgulanması, yeniden masaya yatırılması ve çok daha farklı - [Neriman Altındağ Tüfekçi](https://www.dibace.net/neriman-altindag-tufekci/) - “…Bakın görüyorsunuz, heyecanlanıyorum halk müziğinden bahsederken, sesim titriyor adeta. Bu müzik bizim çok değerli bir varlığımız. Bu ülkenin halk müziği çok, çok zengin bir müzik. Bunu muhafaza etmeli, yaşatmalıyız. Milli kültürümüzün çok güzel bir kolu bu.” Neriman Altındağ TÜFEKÇİ Perihan Altındağ Sözeri ve Neriman Altındağ Tüfekçi, biri Türk Sanat Müziğinin diğeri Türk Halk müziğinin - [Balkan Acısı ve "İntikam Şarkısı"](https://www.dibace.net/balkan-acisi-ve-intikam-sarkisi/) - Evrakım arasında bulunan bir kâğıtta biraz değişik bir imlayla yazılmış aşağıdaki dizelerle karşılaştım: Numara 1 Çekelim gılıçları âh açalım sancakları Dini millet uğruna dökelim al kanları Dini millet uğruna dökelim al kanları Numara 2 Çekelim çarıkları âh aşalım Balkanları Çekelim çarıkları âh aşalım Balkanları Keselim kelleleri dökelim [al kanları] Keselim kelleleri dökelim al kanları Numara - [Fransa-İtalya Özlenimleri-I](https://www.dibace.net/fransa-italya-ozlenimleri-i/) - Fransa gezisi Paris’ten başlayıp Monaco’ya kadar uzanınca İtalya’ya da geçelim talepleri dile geldi. Nasıl olsa gümrük yok, pasaport kontrolü, kapıda saatler süren işkence... Alışveriş için de uygun bir ülke... Bilgilendirmesi de eklendi bütün bu anlatılanlara. Zaten San Remo’nun Monaco’ya uzaklığı 40 km. Herkes kabul edince doluştuğumuz otobüs yönünü İtalya’ya çevirdi. Sabahın mahmur saatlerinde San Remo’ya - [Millî Veli Yaratmak: Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar Üzerine Farklı Bir Okuma Denemesi](https://www.dibace.net/milli-veli-yaratmak-turk-edebiyatinda-ilk-mutasavviflar-uzerine-farkli-bir-okuma-denemesi/) - Biz Urum Abdallarıyız Maksudumuz yârdır bizim Geçtik ziynet kabâsından Gencînemiz erdir bizim Balım Sultan Milliyetçilik ideolojik, sosyopolitik ve sembolik yönleri bulunan ve bu üç unsura göre farklı biçimlerde tanımlanan bir olgudur. O, her şeyden önce insanlığın tarihî açıdan milletlere bölündüğünü ileri süren ve bu milletlerin nasıl tanımlanması gerektiğini ele alan soyut bir ideolojidir. İlgi - [Din, Laiklik ve Eğitim Üzerine Kimi Düşünceler](https://www.dibace.net/din-laiklik-ve-egitim-uzerine-kimi-dusunceler/) - Ülkemizde, genelde laiklik siyasal bağlamda ele alınır ve din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak tanımlanır. Bu anlamda sadece teokrasinin (din devletinin) almaşığı olarak düşünülür. Bu, laikliğin dar bir konumlandırılışıdır. Felsefi temelde bakıldığında laiklik, aslında, insanın, varlık, bilgi ve değere beşeri olanaklarla baktığını anımsamasından ibarettir. İnsan Tanrı olmadığına göre, tanrısal olarak bakamaz. Bu, doğal olarak, - [Görme Körleşmeye Dönüşebilir Mi?](https://www.dibace.net/gorme-korlesmeye-donusebilir-mi/) - John Berger 'Görme Biçimleri'nde önümüze bir görsel koyar. Bu, kitaba hakim olan pek çok görsel yanında hem daha az erotik hem de daha sanatsaldır. ‘Gösterdiği’ imge, bütün görme biçimlerinin olağan yorumlarını alt-üst etmiş gibidir. Berger, üzerinde kuşlar uçuşan bir mısır tarlasının yağlıboya versiyonunu gösterir okuyucuya. ‘Resme bir süre bakın’ der. Sanırsınız ki helezonik bir sihir - [Göç Hasrettir, Göç Zordur, Göç Yeni Dildir, Yeni Kültürdür...](https://www.dibace.net/goc-hasrettir-goc-zordur-goc-yeni-dildir-yeni-kulturdur/) - Dünyada ilk kitabı yazan dört bin yıl önce bir göçmen yazardı. Sinehu... Sinehu, Firavun 1. Amenemhet’in sarayında önemli bir danışmandı (belki de vezir). Heyecanlı, girişken, yetenekli ve becerikli bir insandı. Onu kıskananlar Firavunu öldürerek suçu onun üstüne attılar. O da canını zor kurtarıp kendisini Mezopotamya’ya attı. 1.Amenemhet’in yerine geçen oğlu Sesostris bu işin arkasını bırakmadı, - [Bosna Günlüğü-IV: Travnik'e Doğru](https://www.dibace.net/bosna-gunlugu-iv-travnike-dogru/) - Yağışı bol olan bir coğrafyada Bosna Hersek. Ve tam mevsimi yağmurun. Bereket şiddetli bir yağış yok. Gün boyu yağsa da insanı gezmekten, yapmak istediklerini yapmaktan alıkoyacak bir yağmur değil. Usul usul yağmakta. Bu açıdan şanslı sayıyoruz kendimizi. Bu günkü rotamız Saraybosna’nın kuzeybatısına doğru. Önce Travnik’e oradan da muhteşem Pliva Şelalesi’nin olduğu Jajce’ye uğrayacağız. Saraybosna Travnik - [Şehir-Kent; Ev-Konut; Medeniyet-Uygarlık Ayrımlarının Teorisi Üzerine](https://www.dibace.net/sehir-kent-ev-konut-medeniyet-uygarlik-ayrimlarinin-teorisi-uzerine/) - “Uygarlık Medeniyet değildir; Kent ve Şehir birbirinden farklıdır; Konut ve Ev de birbirinden ayrı düşünülmek zorundadır” fikrini yazı hayatımda farklı dönemlerde üç teorik temele dayandırarak savundum: 2008-2015 arasında kaleme aldığım makale ve kitaplarımda Fârâbî’nin Fazıl Toplum-Batıl Toplum ayrımından hareket ettim; 2015-2020 arasındaki metinlerimde eski Türklerdeki “Yürüyen Şehir-Göçer Evli Toplum” tasavvurunu Kent (Konut) & Şehir (Ev) - [Deprem Travması ve Küresel İttifaklar Sarmalında Türkiye](https://www.dibace.net/deprem-travmasi-ve-kuresel-ittifaklar-sarmalinda-turkiye/) - Kadim dünyanın enerji üretim ve arz merkezlerine baktığımız zaman nesep/ırk ve din/İslam bağıyla kardeş olduğumuz ülkelerin çatışma bölgeleri olduğunu görüyoruz. Körfez ülkeleri hariç önemli kısmı yoksul ve daha fakirleşmeye devam ediyor, bunun sebebi de bölgelerdeki fiili ve/ya vekalet savaşları... Hatay, bu açıdan oldukça stratejik önemi haiz bir yer ve ne yazık ki depremden dolayı fiziki - [Yememek Serbest, Ama Denemek Mecburi…](https://www.dibace.net/yememek-serbest-ama-denemek-mecburi/) - Yeni evlenmiştik ve Patricia hanım ile mütevazı yuvamızda mutluyduk. Annesinin üşenmeden yazıp gönderdiği yemek tarifleri defterinin de yardımıyla, mutfak becerisini sebzeli makarnadan daha ileriye taşımaya başlamıştı ama her sabah kahvaltı işi güneş doğduktan sonra uyuyamayan benim işimdi. Zaten Brezilya kahvaltısı tereyağı sürülmüş ekmek, kızartılmış yabani muz ve kahveden ibaret olduğundan, Patricia da benim hazırladığım, Türk - [Enkaz Altında Kalan Düşüncelerimiz](https://www.dibace.net/enkaz-altinda-kalan-dusuncelerimiz/) - 6 Şubat 2023, saat 04.17 hafızaların kolay kolay unutamayacağı bir gün. Mersin’de o gece büyük bir sarsıntıyla uyandım. Kaldığımız otel 1968 yapımı bir bina. Her ne kadar sağlam olduğu söylense de uzmanlar belirli bir yıldan sonra binadaki çimentonun kuma dönüştüğünü söylüyorlar. Doğrusu hayatımda bu kadar şiddetli bir depreme hiç şahit olmamıştım. Binanın yıkılacağını zannettim. Bir - [Fas Gezi Notları-II:  Rabat; Modern ve Temiz Bir Başkent](https://www.dibace.net/fas-gezi-notlari-ii-rabat-modern-ve-temiz-bir-baskent/) - 30 Ocak pazartesi günü Mağrib krallığının Bağımsızlığının kazanılmasında önemli rol oynadığı için başkent yapılan Rabat'a doğru yola çıktık. Ben Ribat diye okudum, böyle olunca ister şehri savunan kale; ister Horasan civarında ticaret şehri demek olan yer isminin benzerliği aklıma geldi. Kadim zamanlardan beri ticaretin merkezi olmuş burası, eski ve yeni şehir diye ikiye ayrılıyor, tramvaylar, - [Küresel Cahiliye Çağında Bir İslam Modernizmi Savunusu-II](https://www.dibace.net/kuresel-cahiliye-caginda-bir-islam-modernizmi-savunusu-ii/) - VI. Seyyid Kutup projesini yaşatmak için Kuran’ı okumada yöntem Ben Seyyid Kutup’un Kuran söylemini çağa taşıma, bu yöntemden hareketle bir kurtuluş teolojisi oluşturma ve bu kurtuluş projesinden hareketle çağımızda fesat çıkaran ve çağımızı bir küresel cahiliye çağına çeviren büyük güç odaklarına karşı savaşım verme çabasının, kısaca bir İslam modernizmi yaratma çabasının oldukça önemli ve olgunlaştırılması - ["Bilge Mimar" Turgut Cansever](https://www.dibace.net/bilge-mimar-turgut-cansever/) - Topyekûn bir millet olarak (gerçi millet olmayı ne kadar başardığımız tartışılır!) siyasette, sanatta, edebiyatta ve mimaride estetik duyarlılığı, kaliteyi yitirmiş gibi görünüyoruz. Siyasetimiz dedikodudan, sanatımız yozluktan, edebiyatımız kasıntıdan, mimarimiz toprağın bağrına hançer gibi saplanmış betondan ibaret. Niceliğin egemenliğinde niteliğin yitişine şahidiz. Her şey çok, varlık içinde yüzüyoruz ama hayatımızda, yaşantımızda yüksek bir kültürün ve medeniyetin - [Fas Gezi Notları-I: Kasablanca ve Okyanus Eşiğinde Hasan II Camii](https://www.dibace.net/fas-gezi-notlari-i-kasablanca-ve-okyanus-esiginde-hasan-ii-camii/) - ‘İnsanoğlu kuş misali, dün Gebze, bugün Atlas Okyanusu kenarı, Fas’ın en büyük şehri Kuzey Afrika’nın 2. büyük liman kenti olan Casablanka yani Portekizceden dönüştürülmüş şekli, Türkçesi ise beyaz şehir, Arapların deyimiyle Darü’l-l-Beyda’ya ulaştığımızı Türkiye’deki yakınlarımıza ilettik 28 Ocak 2023 Cumartesi günü. Serde ihtiyarlık var, gezi ön notlarını günlük olarak Türkiye’deki dostlarla paylaşayım ki, sonra yazarken - [Neslihan Dağlı'nın "Baharın Yazı Öptüğü Yerde" Adlı Şiir Kitabının Tahlili](https://www.dibace.net/neslihan-daglinin-baharin-yazi-optugu-yerde-adli-siir-kitabinin-tahlili/) - Şair Neslihan Dağlı'nın "Baharın Yazı Öptüğü Yerde" adlı şiir kitabı, Ocak 2022'de Artshop Yayınlarından çıktı. Çukurova gibi sıcak, samimi, içten ve lirik bir şair Dağlı. O, şiirle sesleniyor aşka, bireye, topluma, dünyaya, Tanrı'ya... Aşkla sesleniyor, aşkı sesliyor... Sadece duygusal şiirler yazan biri değil O; toplumsal bilincin ışığında yaşadığı dönemi yorumlamayı görev edinmiş bir sanatçı da - [Ömer Lekesiz’in “Bir Ev Yapmak” Başlıklı Yazısına Bir Şerh](https://www.dibace.net/omer-lekesizin-bir-ev-yapmak-baslikli-yazisina-bir-serh/) - Ömer Lekesiz, “Bir Ev Yapmak” başlıklı yazısında, Müslümanların “Hz. Âdem’in bina yapmada ilk el olduğuna inandığını, ilk insanların ilkellik’lerinin bize değil Batılılara mahsus bir romantik fantazma olduğunu, dolayısıyla yapı yapmanın, yani içinde yaşamak üzere bir bina yapma anlamındaki ev fikrinin Hz. Âdem ile başladığını” belirtir. Lekesiz’e göre, “Batı’da ev, ilkellikten kurtulma yollarından biri olarak görülürken, Müslüman toplumlar - [Derin Portreler](https://www.dibace.net/derin-portreler/) - Muaz Ergü yıllardır büyük bir azim ve kararlılıkla, kendi imkânları ölçüsünde sanat ve edebiyat dünyasına katkı sunmaya çalışan bir arkadaşımızdır. Digital ortamda sürdürdüğü dibace.net dijital platformuyla bir marka niteliğindedir. Her görüşten insanın yayınlanmaya değer denemelerine kapı açmakta, söyleşilere ve kitap eleştirilerine yer vermektedir. Bu bir olgunluk ve vizyon göstergesidir. Kimseye yaranma ya da belirli görüşlerin - [Əkbər Qoşalı poeziyasında Vətən mövzusunun poetik dərki](https://www.dibace.net/əkbər-qosali-poeziyasinda-vətən-movzusunun-poetik-dərki/) - Ədəbiyyat, söz sənəti yaşadığı dövrün cəmiyyətdə baş verən siyasi-ictimai-sosial olayların, önəmli tarixi proseslərin portretidir. Bütün hisslər, duyğular, ovqatlar keçici və dəyişəndir bəlkə. Lakin onlar sənətə çevriləndə əbədilik, ölməzlik statusu qazanır, toplumun, xalqın, millətin qan yaddaşı olur. Həm də, bu tarix daha etibarlı, daha səmimi təsir bağışlayır. Zamanın bütün mənfi və müsbət tərəfləri, əlamətdar hadisələr, baş - [Bir Paradigma İktibası Örneği](https://www.dibace.net/bir-paradigma-iktibasi-ornegi/) - Yazı hayatıma 1995’te Dergâh ve Ülke dergilerinde Nurettin Topçu ile İsmet Özel’in anti-teknolojist görüşlerini geliştirme kaygısıyla başladım. Bu dergilerde kaleme aldığım metinler Azgelişmişlik Üstünlüktür başlığı ile 1996’da yayımlandı. Aynı dönemde Haluk Burhan müstearı ile kaleme aldığım ahlâk felsefesi eksenli metinler ise milletimizin kamusal alanda dindar kimliklerle dahi olsa kazanımlarının, “ahlâksız dindarlık”lara dönüşeceğini ve sekülerliğe yol - [Ərafda bir yazıçı -  Etimad Başkeçid: dünya ilə vətən arasında](https://www.dibace.net/ərafda-bir-yazici-etimad-baskecid-dunya-ilə-vətən-arasinda/) - Qədim Borçalı torpağının Azərbaycan ədəbiyyatına bəxş etdiyi istedad sahiblərindən biri olan Etimad Başkeçid ədəbi mühitə şair kimi gəlib. Onun 2006-cı ildə çap olunmuş „Broy & panoptikum” kitabında toplanmış şeirləri müasir oxucuya yeni və fərqli bir şairin ədəbi mühitimizə qədəm basdığının müjdəsini verdi. Etimad Başkeçidin bütün yaradıcılığında olduğu kimi peziyasında da əsas, aparıcı xətt milli-etnoqrafik yaddaşın - [Sekülerizm Enkaz Altından Nasıl Çıktı? Etyen Mahçupyan'a Kısa Bir Cevap](https://www.dibace.net/sekulerizm-enkaz-altindan-nasil-cikti-etyen-mahcupyana-kisa-bir-cevap/) - Sekülerizm, giderek artan baskı ve şiddetiyle her yerden çıkmaya başladı. İnsanlar onu aynı artan hızla benimsemeye, içselleştirmeye yöneldi ve yöneltildi. Sekülerizmin olup biten her şeyi betimleme, açıklama ve yorumlama gücü olması gerektiği de insanlara ayrıca telkin edildi. Nihayetinde Sekülerizm, Sistemin ideolojik bir Din’i olarak bütünsel değerlendirildiğinde; bu durumun bir hakikat doktirini olarak karşılık bulması da - [Maraş’a Ağıt](https://www.dibace.net/marasa-agit/) - Maraş böyle Maraş m’olur Ağlamayan gardaş m’olur Kolay kolay yıkılmazdın Afetinen güreş m’olur N’oldu edelerim n’oldu Bu sefer Allah’tan geldi Bin düşmanı yıkan Maraş Bir depreme esir oldu Okunuyor ezanların Sustu şiir yazanların Bu acıyı söyler m’mola Kor yürekli ozanların Yekin Ökkeş edem yekin Gün ağardı sabah yakın Yastığın taş,yorgan demir Seherde uyuma sakın Pazarcık’a - [Küresel Cahiliye Çağında Bir İslam Modernizmi Savunusu-I](https://www.dibace.net/kuresel-cahiliye-caginda-bir-islam-modernizmi-savunusu-i/) - Giriş Bu makaleyle birbiriyle çelişik üç cümle söylemek istiyorum. Her şeyden önce Batı’da teşekkül etmiş modernist ruh İslam’ın yaratmaya çalıştığı birey ile oldukça uyumludur. İkinci olarak Batı medeniyetinin yaratmış olduğu çağımız küresel bir cahiliye çağıdır ve onunla mücadele etmezsek insanlık yok oluşa doğru gidecektir. Ve üçüncü olarak çağımız küresel bir cahiliye olsa bile bu çağdan - [Mimar Mehmet Öğünle Turgut Cansever’i Konuştuk…](https://www.dibace.net/mimar-mehmet-ogunle-turgut-canseveri-konusmak/) - Muaz Ergü “Bilge Mimar” Turgut Cansever’i mimar Mehmet Öğün Bey’le konuştu. Aynı zamanda Turgut Cansever‘in damadı Mehmet Öğün‘e teşekkür ediyoruz. Mehmet Bey, öncelikle belirtelim ki siz hem merhum Cansever’in damadı hem de öğrencisisiniz. Bize hem bir baba, kayınpeder olan Cansever’i hem de mimar ve hoca olan Cansever’i anlatabilir misiniz? Kimdi Turgut Cansever? Başta ailesinin tüm fertlerine olmak üzere, genelde insanlara ve - [Gazzâlî: Mantık Zındıklık İlmi Mi, Düşüncenin Ölçütü Mü?](https://www.dibace.net/gazzali-mantik-zindiklik-ilmi-mi-dusuncenin-olcutu-mu/) - “Bir Nefes Felsefe” başlıklı yazı serisiyle akademik bilgiyi kamusal alana kısa ve daha anlaşılır bir üslupla taşımayı hedeflediğimizi biliyorsunuz. Konuları teknik açıdan anlaşılır bir şekilde aktarmaya çalışıyorum, umarım kısmen de olsa başarıyorumdum. Düşünce tarihimizde oynadığı rolün önemine binaen Gazzâlî yazmaya devam edelim: Felsefe, Meşşâî âlimlere göre mutluluğun elde edilmesi (tahsilu’s-saade), mantık ise mutluluğun anahtarı (miftahu’s-saade). - [1923'ten 2023'e Yüz Yıl Yazıları-II: İstiklâl Yolu](https://www.dibace.net/1923ten-2023e-yuz-yil-yazilari-ii-istiklal-yolu/) - "Tanrım şahit, duracağım sözümde; Milletimin sevgileri özümde" Mehmet Emin Yurdakul Türkiye Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk 1926 Haziranında “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır!” demiş. Neden böyle demiş, niçin böyle demiş demeden, yani İzmir suikastından, suikastçılarından falan bahsetmeden, sözün birinci cümlesini geride bırakıp hemen ikinci kısmına - [Bosna Günleri-III: Neretva Günleri](https://www.dibace.net/bosna-gunleri-iii-neretva-gunleri/) - Yine yağmurlu bir güne uyanıyoruz. Kahvaltıyı Konjic’te yapalım diyor İmran. Konjic yolumuzun üzeri. Bol dolambaçlı yollardan Mostar’a doğru ilerliyoruz. Saraybosna Mostar arası yüz yirmi, yüz otuz kilometre ancak üç saatten önce varmanız mümkün değil. Bir yanda bir yılan gibi kıvrılan yol başınızı döndürmekte, bir yandan da pastoral bir tablonun mücessem şekli olan tabiat güzelliği. Serapa - [Adımdan Geçtim Raylarca](https://www.dibace.net/adimdan-gectim-raylarca/) - Sevdiğim kimselere sadece adı ile hitap ederim, ne kadar yaş aldığının saçlarının rengi yahut el kırışığının önemi yoktur. Yüzyüze görüşmeminde, yıllar önce ölmesinin dahi bir önemi yoktur benim için. İçimden geçen cümleleri Tanpınar'ın elinde fotoğraf makinesi olan görüntüsü ile kestim. Anons: "Sırt çantalarınızı lütfen elinizde taşıyınız." Bir saatim var kırk sayfa okursam dönüşte kırk eder - [Acın Acımızdır Türkiye!](https://www.dibace.net/acin-acimizdir-turkiye/) - Acın acımız, canın canımızdır, Türkiye!.. Sinene saplanan bu acı, koynunda açılan kanlı yareler, binlerce kardeşi, evlatları, yavruları yutan yarıklar Azerbaycan’ın ve tüm Türk Dünyası’nın kalbini yaraladı, ruhunda derin, dipsiz uçurumlar açtı... Ne olduğunu anlayamayan yaralı yavrular... Kendisi enkaz altında olduğu halde, soydaşlarının, çocukların, kadın ve yaşlıların kurtulmasına çaba harcayan yiğit gençlerin... Yavrusuna sarılarak, canını tehlikeye - [Kenti Durduran Şehir](https://www.dibace.net/kenti-durduran-sehir/) - Önümüzdeki yıllarda üzerine basabilecek toprak bulmakta zorlanacağız herhalde. Gittikçe toprakla bağımız, ünsiyetimiz zayıflıyor, yok oluyor. Her yanımız asfalt, beton, plastik, sentetik… Yaşadığımız şehirler hızla şehir kimliğinden arınarak içinde hırsın, kazanmanın, aç gözlülüğün, yabancılaşmanın, yalnızlaşmanın cirit attığı arenalar haline geliyor. Doğayla insanın, insanla insanın engin hoş görüsünün cem edildiği bir anlayıştan hızla uzaklaşıyoruz. Toprağın bağrına diktiğimiz - [Deprem Ne Zamanı?](https://www.dibace.net/deprem-ne-zamani/) - Deprem, kıyametin prova zamanı Deprem, ulu haşmetin görünme zamanı Deprem, kudretin bilinme zamanı Deprem, hiçliğimizin itiraf zamanı Deprem, dua zamanı Deprem, kuruyan gözyaşı çeşmelerimizin akma zamanı Deprem, acıları paylaşma zamanı Deprem, yardımlaşma zamanı Deprem, zekâtı vermenin tam da zamanı Deprem, yanlışlarımızı düzeltme zamanı Deprem, idrak zamanı Deprem, muhasebe ve murakabe zamanı Deprem, imanların imar zamanı - [Abdulkadir Neredesin?](https://www.dibace.net/abdulkadir-neredesin/) - İstanbul’dayım. Koca şehirde müthiş bir tedirginlik var. Deprem çok uzakta ama bütün kederi ve acısı buradaki insanların yüreklerine çökmüş. Şoförler arabalarını bile eskiden olduğu gibi delice kullanmıyorlar. Okullar, devlet daireleri harıl harıl yardım için organize olmuş. Alışveriş merkezlerinde insanlar pirinç, bulgur, makarna, mercimek, çikolata alıyor, paketliyor en yakın yardım merkezine taşıyorlar. Tatil edilmiş okullarda çocukların - [Geçmiş Olsun Güzel Ülkem!.. Başımız Sağ Olsun!..](https://www.dibace.net/gecmis-olsun-guzel-ulkem-basimiz-sag-olsun/) - [Gülerken Hayat](https://www.dibace.net/gulerken-hayat/) - “Oysa hayat gülmek kadar acı, Susmak kadar fırtınalıymış. Yaşarken anladım. Belki de gülerken…” Mirza Nöbetim vardı. Boğaziçi Köprüsü’ndeki gece devriyesini bize yazmışlardı. Kaderimize belki de. Yanımda ekipten iki arkadaş daha vardı. Telefonum çaldı. Arayan ilçe emniyet müdür yardımcısıydı. Normalde acil bir durum olmazsa ilçeden aramazlar. Açtım. Bir ihbar aldıklarını, takviye ekip için en geç - [Devlet Ağa](https://www.dibace.net/devlet-aga/) - İki ay kadar önceydi. Ben yokken eve bir mahkeme tebligatı gelmiş. Hanım telefon etti. Anlayamamış, telaşlanmış haliyle; - Ahmet hayırdır? Neden mahkemeye çağırıyorlar seni? - Ne bileyim hanım? İçini açıp bana okuyabilir misin? - Elbette. İçini açtıktan sonra ağır hukuk dilini anlayamadı elbette. - Ben bir şey anlamadım. En iyisi fotoğrafını çekip atayım sana. Kendin - [Karaca: "İsyan Eden Arapların Temel Motivasyonu İslam’ı Türklerden Korumaktır"](https://www.dibace.net/karaca-isyan-eden-araplarin-temel-motivasyonu-islami-turklerden-korumaktir/) - Türk/Arap ilişkileri ve Arapların Osmanlı’ya isyanlarına dair bir çalışma yapma fikri nasıl ve neden ortaya çıktı? "Sınırları Çizen Kadın: İngiliz Casus Gertrude Bell" (http://www.dibace.net/soylesiyorum) başlıklı eseri kaleme alırken İngiltere’nin Osmanlı İmparatorluğu’nu ve Orta Doğu’yu şekillendirme politikalarını incelemiştim. Bu süreçte yerli ve yabancı yazarların Türk-Arap ilişkilerine yönelik taraflı ve bilimsel gerçeklikten uzak bilgiler verdiğini tespit etmiştim. Bu - [Gizli Bahçe, Sırlı Bohça-II: Alice Harikalar Diyarında Mı?](https://www.dibace.net/gizli-bahce-sirli-bohca-ii-alice-harikalar-diyarinda-mi/) - Bu sabah Martin Eden gibi uyandım. Uzun zamandır hep böyle bir cümle kurmak istiyordum ve nihayet oldu işte. Uyandım da ne oldu peki? Şimdi etrafım başı ve sonu olmayan irili ufaklı hikâyelerle dolu ve hiçbirinin kuyruğu da birbirine değmiyor. İçlerinden en tuhafını yine önce kendim için seçip her şey yolundaymış gibi yapıyorum. Anlaşılmak için - [İletişim Kapımız Ne Kadar Aralıktır?](https://www.dibace.net/iletisim-kapimiz-ne-kadar-araliktir/) - Duygu, düşünce ve bilgilerin bilinçli veya bilinçsiz her türlü araçla başkalarına bildirilmesine iletişim diyoruz. Eğer ileti tek taraflı olursa buna iletim diyoruz. İleti iki tarafta da anlamlı bir bütünlük oluşturursa buna iletişim diyoruz. Günümüzde sürekli etkili iletişim kurmaktan bahsedilir. Bu konuda kitaplar yayımlanır. Kurslar verilir. Konuşmalar yapılır. İletişim konusunda kapımızın ne kadar aralık olduğunu aşağıdaki - [Bosna Günlüğü-II](https://www.dibace.net/bosna-gunlugu-ii/) - Sarajevo-I Hafif yağışlı ve sisli bir Saraybosna sabahına uyanıyoruz. Sis mi hava kirliliği mi dışarı çıkınca anlayacağız. Saraybosna maalesef dünyada hava kirliliği en fazla olan şehirler sıralamasında üst sıralarda bir yerde. Güne sisli bir havada başlıyoruz ama öğleye doğru yavaş yavaş dağılıyor sis. Elektronik cihazlar otomatik güncelleme yapsa da kolunuzdaki mekanik saat Türkiye saatini göstermekte - [Gazzâlî: Devlet Görevlisi Mi; Bir Sistem Düşünürü Mü?](https://www.dibace.net/gazzali-devlet-gorevlisi-mi-bir-sistem-dusunuru-mu/) - Gazzâlî okumalarının sonuncusu bu, bir seri yazı hazırlamamızın nedeni, İslam felsefesinin toplumsal açıdan ötekileştirme çabalarında hâlâ etkisinin görülmesi. Muhafazakâr Düşünce Dergisi’nin 17 Ekim 2015 tarihinde Konya’da düzenlediği "İslam Medeniyetini Kuran Düşünürler" Sempozyumu’nda İslam medeniyetinin kurucu düşünürleri: Gazzâlî başlıklı sunumda “Bir Nefes Felsefe 12 ve 13” sizlerle paylaştığım hususlara benzer şeyler söyleyince, iri kıyım bir genç kalkıp - [Sahaf Adanalı Ahmet Remzi Pijli'ye Veda](https://www.dibace.net/sahaf-adanali-ahmet-remzi-pijliye-veda/) - İstanbul'da yirmi yıldır eski kitap alıp satan Adanalı Ahmet Abi de bu dünyadan göçtü! Onunla 16 Ocak 2023 pazartesi günü saat 16.44'de bir, ertesi salı günü saat 16.54'te üç dakika görüşme yapmışız. Meğer bunlar rahmetli Ahmet abiyle veda görüşmelerimizmiş. Muhtemelen 2009 tarihinden itibaren tanıdığım ve ölümü yakıştıramadığım Ahmet abi artık fani dünyayı bırakıp ebedi âleme - [Ben Amarikadaykene-I: Maaşa Zam İstemek](https://www.dibace.net/ben-amarikadaykene-i-maasa-zam-istemek/) - Artık düğün hazırlıklarına başlayabilirdik. Başladık da. Cerrahilerin Tekkesinde yapacaktık düğünü. Kıdemli dervişlerden Safiye Anne daha önce evlenirsem benim düğün yemeğimi yapmak istediğini söylemişti. Allah razı olsun. Şu gurbetin gariban yalnızlığında insanın böyle yakınlık, kardeşlik, hatta annelik bulması ne büyük nimet. Düğün kolaydı da, 2600 dolar maaş ile nasıl geçinebilirdik ki? Çalışmakta olduğum New York’taki meşhur - [Özyaşar: "Mutlu Harf Yoktur"](https://www.dibace.net/ozyasar-mutlu-harf-yoktur/) - "Ayna Çarpması" ve "Sarı Kahkaha" öykü kitaplarınızın isimleri. Ve bu iki isim metaforik bir anlam taşıyor diye düşünüyorum. Kitaplarınızın isimleri hakkında neler söylersiniz? Kitapların isimlerini belirlerken özel bir çaba harcadığımı itiraf etmeliyim, bunun fark edilmesi, buna dikkat çekmeniz de ayrıca sevindirdi beni. “Ayna Çarpması” kimi berberlerin kullandığı bir ifade, kimi insanlar aynaya bakamazmış, aynaya bakınca - [Azerbaycan'ın Özgürlük Yolunda 20 Yanvar](https://www.dibace.net/azerbaycanin-ozgurluk-yolunda-20-yanvar/) - “Deyirem eşq olsun dünen ve bugün. / Azadlıq yolunda can verenlere.” (“Dün ve bugün istiklâl yolunda can verenlere aşk olsun” diyorum.) Bahtiyar Vahapzâde Genel Azerbaycan Türkçesinde Yanvar, Ocak ayını ifade eder. Azerbaycan tarihinde müstesnâ bir tarihi ifade eden 20 Yanvar 1990 ise Azerbaycan halkının kızıl tahakkümden kurtulmak, istiklâl ve âzadlık (özgürlük) için kendi kanlarıyla yazdığı - [Çiçekçi: "Anadolu’nun Taşı Toprağı Hikâye"](https://www.dibace.net/cicekci-anadolunun-tasi-topragi-hikaye/) - “Beşerbazın Mârifeti”nden sonra ikinci romanınız “Servi Nine Ve Üç Güzeller” Kasım 2022'de yayımlandı. “Hayat anlardan ibaret derler ama yanılırlar, hayat aslında sonlardan ibarettir” mottosu ya da aforizmasıyla başlıyor romanınız. Yine bizleri şaşırtıyorsunuz. Hayat anlardan ibaret diye bilinir ama siz neden sonlardan ibarettir diyorsunuz? Gerçekten öyle mi? Hikâye anlatıcılığında vurucu bir başlangıç ve vurucu bir sonun - [Bosna Günlüğü-I](https://www.dibace.net/bosna-gunlugu-i/) - Yol Gitmek güzeldir kimi zaman. Yeni ve yeniden gelişlere yol aralar. Her gidiş, gelişi güzelleştirir, anlamlandırır. Gidişin ve gelişin gönlümüze yaydığı ferahlık, ruhumuza serdiği güzellik birikir de kocaman bir yürek aydınlığı olup bilgi ve tecrübe dağarcığımızda müstesna mevkiine kurulur. Yol, hayatın bizatihi kendisidir. Ya bir yolda yürüyüşte ve arayıştayız, ya bir menzilde daha uzun bir - [“İnanç Bir Deli Çay Ki, Yeşertir Bir Gün Çölü…”](https://www.dibace.net/inanc-bir-deli-cay-ki-yesertir-bir-gun-colu/) - “…….Sana bir şey söyleyeceğim, bu meseleyi iki gün içinde tahkik edip bana derhal bildir: İki metre eninde, iki buçuk metre boyunda ve ortadan dikişli bir yorgan çarşafı Malatya’da kaç para eder? Ve orda bizden bu boyda ve ende toptan yorgan çarşafı almak isteyen tüccar var mı? Malımız çözgü 20 numara, atkı 12 numara ipliktendir. Ve - [Ve Anlatabilseydim!...](https://www.dibace.net/33350/) - Bir köprü kurabilseydim sana sözcüklerden!.. Dünyanın bütün, ince, güzel, hazin, hüzün dolu sözlerini serebilseydim ayaklarına. Bir sitem gönderebilseydim sana dilin dünyasından ve konuşabilseydim seninle... Zamanın üzerine kasvetli bir akşam gibi inen senin yokluğunu anlatabilseydim. Çekip gitmiş olan ruhunu. Ruhunun yokluğunu... Yitirişin ıstırabıyla dokunabilseydim yüreğine. Yitirişin ıstırabıyla avuçlarına... Kirpiklerine yitirişin... Ve anlatabilseydim!.. Ömrüm senin bakışlarının alevinde - [Bak Postacı Geliyor](https://www.dibace.net/bak-postaci-geliyor/) - "Bak Postacı Geliyor" mümtaz bir kalemin bizlere kazandırdığı mükemmel bir eser olma özelliği taşıyor. Günümüz dünyasında unutulan hatta neredeyse hatıralardan silinmek üzere olan bazı değerlerimiz vardı bizim. Mektuplaşmak da bunlardan biriydi. Şimdilerde mektuplaşmanın yerine sosyal medya hesaplarını kullanıyoruz. Ve o eski günleri ise sadece tatlı, buruk bir tebessümle hatırlayabiliyoruz. Mektuplar yazarın kaleminden âdeta su gibi - [Berceste-III](https://www.dibace.net/berceste-iii/) - Cihân ârâ cihân içredir ârâyı bilmezler O mâhiler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler. Hayâli Kıymet bilmeyişimiz, kıymetli oluşumuzu anlamayışımız yeni değil. Mezarlıklar, “eyvahlarla, keşkelerle” dolup taşar. İnsan soyu elde edemediklerine yanar dururda elde ettiklerinin neler olduğunun farkına bile varamaz. Farkına varmaya başladığında ise güneş batmak üzeredir. Ne yazık ki zaman kumbaramızı biriktirerek gidemiyoruz. Her geçen - [Azerbaycan'da Birkaç Gün!](https://www.dibace.net/azerbaycanda-birkac-gun/) - 6 Aralık 2022, Salı günü: Gidiş Bir yıl aradan sonra yeniden Azerbaycan yolundayım. Aklıma çeşitli düşünceler geliyor. Biri de şu: Türkiye olarak, Türkler olarak Doğuya ne denli çok gidersek arkamızı o denli sağlama alırız. Türkiye salt Azerbaycanla değil, İranla da, Türkmenistanla da, Kazakistanla da Kırgızistanla da münasebetlerini kavileştirmeli. Aynı zamanda aydınların, bilim insanlarının, sanatçıların Doğuya - [Post Yayınevi...](https://www.dibace.net/post-yayinlari/) - Son zamanlarda toplumun bütün kesimleri hayat pahalılığından mustarip. Gıdadan giyime, barınmadan eğitime, kültürel faaliyetlerden okuyup yazmaya her şey pahalılıktan payını alıyor. En lüzumlu araç gereçlerin alınması bile çok zor hale geldi. İnsanımızın çoğu boğaz tokluğuna çalışıyor; hatta karnını doğru dürüst doyuramayanların sayısı çok fazla. Zaten okuma yazma ve kültürel faaliyetlerde eksi bir karneye sahip memleketimizde - [Akrabasına Gitmeyen Mücerret I-II](https://www.dibace.net/akrabasina-gitmeyen-mucerret-i-ii/) - I yaşamak bizim içün dokunaklı bir şarkı demi şükrü sevgilimiz olmayan hayat bize neyi sevgili yaptıysa onunla... Herkes gibi huzursuz bir ruh seçtik biz de Hor kullandıkça zevk aldı yırtıldı varlıktan Her gün aynı neftilikle dirildi Çünkü tohumu aşktan Çünkü aşktan Çünkü aşk... ki onu da beceremedi Nakışsız cibinliklerle Kendini uykuda sanmaktan Hayat yoğun bakımlarda - [Hançer ve Gül](https://www.dibace.net/hancer-ve-gul/) - Ben bir Endülüs, O bir İspanyol. Sonra dansöz Saçlarında kırmızı gül, Parmağında zil. Gözleri gül dokuyor, Parmağı aşk okuyor, İnsanı günaha sokuyor! Omzuna aldığı ipek mi sündüs müdür Ya kanına girdiği yalnız Endülüs müdür Dönerek raks ediyor, Kıvrılıp mest ediyor. Sanırsın, Canıma kastediyor! O İspanyol dansözü, Ben bir Endülüs. Yani yarım kalmış cülus. Belimde hançer, - [1923'ten 2023'e Yüz Yıl Yazıları-I](https://www.dibace.net/1923ten-2023e-yuz-yil-yazilari-i/) - Alemdar Şair Enis Behiç Koryürek 1916’da Budapeşte Başşehbender Vekili olarak görevlendirildiğinde bu şehirdeki Başşehbenderimiz(Konsolos) “Çağlayanlar”ın yazarı Ahmet Hikmet Müftüoğlu’dur. Bu iki edebiyatçının buluştuğu diyar, 150’yıldan fazla bir süre Osmanlı devletinin hâkimiyetinde yaşamış bir beldedir ki bugün hâlâ bu topraklarda izimiz, sesimiz, sözümüz yankılanmaktadır… Öyle ki biri ne zaman bize Tuna’dan, Budin’den söz etse kulaklarımızda o - [Satranç](https://www.dibace.net/satranc/) - İki yıl sonra yeniden düşündüğümde Satranç'ın işaret ettiği noktanın yani kişinin açık değil de kapalı sistem içinde kalması halinin, kendini dış dünyaya kapatması sadece kendi gibi olanlarla yaşamaya kendini mahkum etmesi halinin intihar eylemcisi ve veya terorist (intihar içe dönük cinayettir, başkalarını öldüren terörist dışa dönük canidir) olmasının ilk adımı olduğu kanısına vardım. Bu kanımın - [İmdat Avşar Hikâyesinde Abdal ve Efendi](https://www.dibace.net/imdat-avsar-hikayesinde-abdal-ve-efendi/) - Eleştiri Eserden Uzun Yaşamaz Enis Batur, ‘Kurmaca metin "klasikleşme" yolunu tutmak için çoğu kez elli yıl bekler; eleştirel metin ise bu süre içinde geçerliliğini yitirir’, diyor. Ben bunun bilincinde olarak yaklaşıyorum, İmdat Avşar hikâyesine. Hayatın neler getireceği bilinmez. Hangi eserin çok satacağı ve kalıcı olacağı. Kitaptan okuyup malumat edindiğin insanla konuşmak bir başkadır. Huyunu, suyunu, - [Güldü Gül İle](https://www.dibace.net/guldu-gul-ile/) - Kerem etmiş Aslı gelmiş meclise;Kar yağsa da gönlüm güldü gül ile.Nazlı bir dilberdir selam herkeseEsenlik bir bayram oldu gül ile.Ferhat deldi dağı getirdi suyu,Kıskancın her zaman karadır huyu,Kendi düşer kendi kazarsa kuyuŞirin’im saçıyla soldu gül ile.Mecnun'um desem de inanmaz kimse,Kulak vermez kulak Leyla'da sese,Dilerim huzurla barış herkeseGönlüme bir ışık doldu gül ile.Karacaoğlan der kar yağar - [İslam Felsefesini "Analitik" Okumak da Nereden Çıktı?](https://www.dibace.net/islam-felsefesini-analitik-okumak-da-nereden-cikti/) - İslam felsefesinde “filozof”, Meşşâîlik; “müteellih”, İşrakilik; “Muhakkik sûfî” ise Ekberi (Vahdet-i vücud) öğretileri bağlamında fikir üreten alimlere verilen nitemeler. İslam felsefesini tek bir akıma indirgeyip, Farabî ve İbn Sînâ’ya yöneltilen eleştirileri bütün felsefeye yaygınlaştıranların tutarlı olup olmadıklarını daha net anlayabilmek için bu üç terim arasındaki farklar ve geçişleri ana hatlarıyla da olsa bilmek de fayda - [Köye Ev Yaptırmak](https://www.dibace.net/koye-ev-yaptirmak/) - Amerikan İngilizcesi’nde eve dönüş için bir tabir kullanılır; I am going back home. Savaştan dönen askerler söylerler bunu. Macerasını yaşamış kovboylar, altın aramaya çıkmış maceraperestler... Demek isterler ki; artık yaşayacağımı yaşadım, göreceğimi gördüm, eve dönüp huzura kavuşmak istiyorum. “Home” kelimesi yaşadığımız evden ziyade yuva, vatan, sıla demektir. Kendini oraya ait hissettiğin, sevdiklerinin seni beklediği, daima - [Güller: "Her Şeyin Anlatılabilir Olduğunu Düşünürüm"](https://www.dibace.net/guller-her-seyin-anlatilabilir-oldugunu-dusunurum/) - Söyleşimize güncel bir tartışmayla başlamak istiyorum. Öykü yazmak mı roman yazmak mı? Öykü ile roman yazma arasındaki zorluk ya da kolaylıklar çokça tartışılıyor. Hem öykü yazan hem de roman yazan biri olarak bu tartışmanın neresinde duruyorsunuz? Öykü yazmak mı kolay roman yazmak mı? Her ikisinin de kendine özgü zorlukları var. Aslında hakkını vererek yazmak başlı - [Bir Aygıt Olarak Konut](https://www.dibace.net/bir-aygit-olarak-konut/) - Kentin zindanlaşmasının temelinde konut sorunu bulunmaktadır. Bu sorun sadece konuta sahip olmayanlar bakımından ele alınması gereken bir husus olmayıp, konuta sahip olanları da kuşatan çok katmanlı problem olarak ortaya çıkmaktadır. Konut sorununun, “konut”un siyasal, toplumsal, ekonomik, kültürel aygıt niteliği dikkate alınmadan çözülmesi mümkün görünmemektedir. Politik aygıt olarak konut: Fârâbî’nin toplum inşasına “aile-tedbirü’l menzil”den başladığı hatırlanırsa, - [İzafiyet](https://www.dibace.net/izafiyet/) - İzafiyet. Ankara DT. Notu:8. Biliyorum notum kıt oldu. Ama bir sor, neden kıstın? Yazar Mark Germain. Tanımıyorum ama sıkı bir metin. Daha da önemlisi çeviri mükemmel. Genelde DT oyunlarında çevirmen çevirdiğine nüfuz etmemiş oluyor, yönetmen de... Eh oyuncular ne yapsın. Ama bu öyle değildi. İlginç olan, çevirmen, yönetmen ve Einstein'ı oynayan da aynı kişi: Buğra - [Eğitim Ortamlarından Öğrendiklerim](https://www.dibace.net/egitim-ortamlarindan-ogrendiklerim/) - I. Ne aradığını bilmeyen ne bulduğunu bilemez. Bu nedenle bir eğitimde ne aradığını bilemeyen karşılaştığı yeni durumları algılayamaz. Dinlemek zihinsel bir çaba gerektirir. Sizi duyanlar ve görenlerin sizi dinledikleri anlamına gelmez. Kişide dinleme yeteneği gelişmemişse anlatılanlar bir kulaktan girer öbüründen çıkar. Anlatmak ve dinlemek bir pinpon topu oyunu gibidir. Karşılıklı ustalık gerektirir. Karşınızda bir acemi - [Kızım, Beni Bağışla!](https://www.dibace.net/kizim-beni-bagisla/) - Zöhre Vefâyî Güney Azerbaycan [1] Edebiyatında kendine özgü bir yeri ve hizmeti olan Güney Azerbaycan’ın tanınmış bir gazeteci, şair ve yazarıdır. Tebriz doğumlu olan Zöhre Vefâyî, Güney Azerbaycan’da edebiyat ve kültürün değişik sahalarında çalışmış ve eserler vermiştir. İlk yazarlık denemesine 1973 yılında başlamış ve aynı yıl “Azerbaycan Masalları” adlı ilk eseri yayımlanmıştır. Güney Azerbaycan'ın çok değerli - [Kapanınca Bütün Kapıların](https://www.dibace.net/kapaninca-butun-kapilarin/) - Bazen hiç açılmamacasına kapanır bütün kapıların, hiç açmamacasına kapatırsın bütün kapıları... Dokunulamazsın, dokunamazsın hiç. Dokunsalar kor bir keder, dokunsan alevden bir boşluk... Yaşayamadan öldürdüğün zamanın iskeletleriyle doldurursun bir ömrü. Dolarsın bir ömür... Dolarsın... Metruk bir taşra istasyonunda unutulmuş bir tahta bavul gibidir ömrün. Unutulmuş... Metruk... Bir tahta bavul... Bir tahta bavula doldurursun ömrünü. Hapsedersin... Bir - [Kurak Günler...](https://www.dibace.net/kurak-gunler/) - Notu: 6.5 Yönetmen Emin Alper. Kız Kardeşler ve Abluka için de "klişelerden kurtulamayan yönetmen" duygusu uyandırmıştı. Hani öyleleri vardır; büyük sözler etmektedirler kallavi ses tonu ve olmuş pişmiş tavırlarla... Dinlersiniz, ilginçtir sözleri ama o kadar. Zira o sözlerin birbirine gönderme yapmaktan gerçek hayatta olan bitenlere temas etmeye mecalleri kalmamış haldedir. Yönetmenimiz her biri ayrı bir - [108. Yıldönümünde Sarıkamış Harekâtı](https://www.dibace.net/108-yildonumunde-sarikamis-harekati/) - Tarih, ibret alanlar için çok önemlidir. Tıpkı ok atacak bir yay gibi ne kadar geriye çekerseniz okun o denli ileriye gitmesi misâli, tarihte de ne denli geriye gidilir ve ibret alınırsa, mevcut duruma ilişkin değerlendirme ve geleceğe ilişkin öngörüler de o denli isâbetli olur. Genel Savaşa Evrilen Avrupa Avrupa’da 19. Yüzyılın sonlarından itibaren büyük - [Yurttan ve Dünyadan Haberler](https://www.dibace.net/yurttan-ve-dunyadan-haberler/) - Bütüncül görüntülerden evrile evrile önce şekil oradan da işarete dönüşen yazı serüvenimiz, teknolojik gelişmelerle yeniden görüntünün etkisi altına girmiştir. Önce sesi daha sonra da görüntü ve sesi aynı anda kaydetmeyi başaran insanoğlu, kitle iletişim araçları sayesinde bu kayıtları uzaklara göndermeye başlamıştır. Hele artık sosyal medyada anlık gerçekleştirilen canlı yayınlar ve kayıtlar, dünyanın en ücra yerlerinden - [Peygamberlerin Mucizeye İhtiyacı Yoktur! Bir Kur'an ve Hadis Çözümlemesi](https://www.dibace.net/peygamberlerin-mucizeye-ihtiyaci-yoktur-bir-kuran-ve-hadis-cozumlemesi/) - I. Doğaüstü mucizeleri kendi doğruluğuna kanıt olarak getiren bir dini geleneğimiz var. Ve ne yazık ki bizler ömrümüz boyunca herhangi bir mucizeye şahit olmadık. Ve peygamberlik kurumu sona erdiğine göre mucizeye şahit olma şansımız da yok. Çağımız doğaüstü mucizeleri reddeden bir bilimsel söylemi temel alıyor. Ve ne yazık ki bilimin açıklayıcı gücünü gören gözler giderek - [Bir Tarsuslu: Kaplan Tarsuslu...](https://www.dibace.net/bir-tarsuslu-kaplan-tarsuslu/) - “Yeşil kurbağalar öter göllerde/Kırıldı kanadım kaldım çöllerde” diye başlayan bir türkü, bir uzun hava… Duyduğunuzda paramparça olur içiniz, darmadağın… Duyduğunuzda durup derinlere dalarsınız… Geçmişin, geleceğin, dünün, bugünün, sonsuzun, varlığın, yokluğun, hiçliğin kıyılarında dolaşırsınız. Hüznün derin sularına dalarsınız, hüznün en koyusuna… Ansızın yağmura yakalanmış gibi, bilmediğiniz sokaklarda yitip gitmiş gibi, uzaklardan sevdiğiniz gelmiş gibi, en sevdiğiniz - [Sosyal Medyanın Sosyal Dramları](https://www.dibace.net/sosyal-medyanin-sosyal-dramlari/) - Geçen İzmit’ten bir hâkim dostumuz gelmişti. Meslekten ve mektepten dolayı birçok hâkim ve savcı tanırım ama bu arkadaşımız farklı. Hukukun insan yönüne çok dikkat eder. Hukuku sadece teknik bir mesele olarak görmez. Hukukun insani cephesini ihmal etmez. Bu nedenle hukuktaki dramları, trajedileri içinde hisseder. Haksızlığa uğramış insanlarla ilgili bir yandan hukukçu olarak adaleti tesis etmeye - [Dışarıda Yağmur Var, İçeride Kurak Günler...](https://www.dibace.net/disarida-yagmur-var-iceride-kurak-gunler/) - Emin Alper’in Kurak Günleri’ni izlemek için yola çıktığımda, yağmur yağıyordu. Teşvikiye Caddesi boyunca yürürken böyle bir günde daha iç açıcı bir filme gidilebilirdi diye düşünmeye başladım. Sonra yol boyunca aklıma düşenlerden biri de şu oldu: Bela Tarr yağmur için şu minvalde bir cümle kuruyor; yağmur benim filmlerimde çamurdur, Tarkovski filmlerinde rahmet olur. Bir de aklımda - [Ayrılık](https://www.dibace.net/ayrilik/) - Işığa çıkar mı bilmem bu yollar?Karanlık artarak çöküyor, Sude’m.İçine düştüğüm soğuk dört duvar,Umudun boynunu büküyor, Sude’mAteşe verdiler masum yuvamıTarifsiz yaşadım kederi, gamıİncecik ellerin puslu bir camı,Geçerek kalbimi söküyor, Sude’m.Bazen üzüntüyle bazen elemleKarışmış bir parça hüzün sitemleSinemi kor gibi yakan özlemleGözlerin gecemi dokuyor, Sude’m.Bitmiyor, firkatin çekmek suçunuYetmiyor, mektupla dökmek içiniİyi ki geceler amber saçını,Uykuda rüyama döküyor, - [Deniz](https://www.dibace.net/deniz/) - Denize kavuştuğunda susmalı insan suya düşmüş son saman çöpünde sözünü yitirmeli Tuzlu köpükleri ve de rüzgarın ıslığını içine çekmeli sonra bırakıp tekrar içine çekmeli Kumların sesini ve ufak taşların uzun dalgaların altında yuvarlanırken mırıldanışını duyunca insan bir şey olmaktan vazgeçip yalnız deniz olmayı istemeli sade deniz Erich Fried* Çeviri ve fotoğraf: Mevlüt Âsar *Erich Fried - [Biraz Estetikten Biraz Şairden Biraz Şiirden...](https://www.dibace.net/biraz-estetikten-biraz-sairden-biraz-siirden/) - “Ey şair, sen hiçbir şeyi açıklamıyorsun ama her şey seninle açıklanıveriyor.” Paul Claudel Benimki kitabın ortasından konuşmak değil olsa olsa kitabın ortasından okumak gibi bir şey diyerek Suut Kemal Yetkin’in “Estetik Doktrinler” kitabının 131. sayfasını açıyorum. Karşıma bir melodi gibi akıp giden bir isim çıkıyor: Georg Wilhelm Friedrich Hegel. 1770-1831 tarihleri arasında yaşayan - [Karaağaç: "Yaşamak Gerçekten Yaralayıcı Bir Şey"](https://www.dibace.net/karaagac-yasamak-gercekten-yaralayici-bir-sey/) - Ece Hanım Kökler ve Dallar ismini verdiğiniz romanınız yayınlandı. Çok ilginç bir roman ismi. Kökler ve Dallar derken neyi kastediyorsunuz. Neden böyle bir isim? Bu ismin romanın anlattıklarını iyi özetlediğini düşünüyorum. Köklerinden koparılanlar ve onlara kanat olanların hikâyesi bu. Kökler ve Kanatlar’da romanın ana karakterleri Ayfer ve Afra üzerinden mülteciliği, yurtsuzluğu; aileyi ve anneliği anlatıyorsunuz. - [Nazir Akalın, Bedel Ödemiş Bir Şair](https://www.dibace.net/nazir-akalin-bedel-odemis-bir-sair/) - “Şairsem bedelini ödedim” diye yazmıştı Nazir Akalın, “Yürekte Büyüyen Eylem” şiirinin ilk mısraında. Gerçekten bedel ödeyenlerdendi o… Gamdan ve kederden müteşekkil bir yaşamdı onun bahtına düşen. Gerçekten acıyla vuran, acıyı vuran bir yürek vardı göğsünde. İçli bir şarkıya dönüşen zamandan hüzün nağmeleri damıtıyordu. Ah eden mısralarla gönüldeki yaraları dağlıyordu. Dağlıyordu en mahrem yaraları şiirden ak korlarla… - [Fenomenolojinin ve Materyalizmin Ötesinde Evreni Ve İnsanı Anlamak](https://www.dibace.net/fenomenolojinin-ve-materyalizmin-otesinde-evreni-ve-insani-anlamak/) - I Günümüzde din felsefesine ayrılan bir alan var. Ve düşüncenin ve bilimin alabildiğine uzmanlaştırılmış bir hale geldiği bugün din felsefecileri neredeyse kimsenin onlara bakmadığı bir halde tartışmalar yürütüyorlar. Din felsefesinin kendine has bazı meseleleri var. Esas mesele “bir Tanrı var mıdır? Ve Varsa kanıtları nelerdir?” sorusudur. Din filozofları bu soruya yanıt vermek üzere ontolojik kanıt, - [Lâmiyetü't-Türk Özelinde Üç Lâmiye Şairi ve Üç Şiiri](https://www.dibace.net/lamiyetut-turk-ozelinde-uc-lamiye-sairi-ve-uc-siiri/) - Böylesi bir başlıkla beni bu makaleyi yazdıran temel sebep, Prof. Dr. Nurettin Ceviz Hocanın tarafıma lütfederek göndermiş olduğu iki kitap. Birincisi, Rüstem Paşazade Hüseyin’in kaleme aldığı, nihayet Prof. Dr. M. Sadi Çögenli ile Prof. Dr. Nurettin Ceviz’in tahkik ederek 2022 yılında yeniden Arapça olarak yayınladığı 114 beyitlik “Lâmiyetü’t-Türk” adlı çalışmadır. İkincisi ise, bahsi geçen bu - [Enfokrasi ve Demokrasi Krizi](https://www.dibace.net/enfokrasi-ve-demokrasi-krizi/) - Yarım yüzyıl önce, sosyal bilimler alanında yayınlanan “Kamusal Alanda Yapısal Dönüşüm” isimli kitap bir dönüm noktası oldu. Bu baş eserinde Jürgen Habermas, kitle iletişim araçlarının kamuoyu üzerindeki etkisini ayrıntılı biçimde anlatır. Ona göre; gazete ve televizyonlar vatandaşı yalnızlaştırarak gerekli sosyal alışverişi -büsbütün engellemese de- kısıtlamaktadır, çünkü insanların sosyal veya edebi cemiyetlerde birbirleriyle anlaşma devri kapanmıştır. - [Gizli Bahçe, Sırlı Bohça-I](https://www.dibace.net/gizli-bahce-sirli-bohca-i/) - ‘Uyan da balığa gidelim.’ Bu sabah bir haber aldım. Ama ne haber?! Az kaldı bir ağaç, kendini göklere bırakacaktı hem de vakitsizce. Kökleri göklere uzanacaktı, kaybolacaktı; çünkü anlaşmayı az kaldı bozacaktı. “Hayır ya!” dedim içimden. “Kendini bulmadan mı? Hikmeti görmeden mi?” Gözlerimden denizleri çok da etkilemeyecek damlalar süzüldü. Gencecik bir ağaç, tam da ilkbaharda, çiçekler - [ Bir Nefes Felsefe-V](https://www.dibace.net/bir-nefes-felsefe-v/) - FELSEFE “ İYİ YAŞAMA SANATI” İSE “İNSAN YEDİSİNDE NEYSE YETMİŞİNDE ODUR” SÖZÜNÜN “AHLAK FELSEFESİNDEKİ KARŞILIĞI NEDİR? Peygamberimizin “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” ve “Ahlakınızı güzelleştiriniz” şeklindeki sözleri ile “insan yedisinde neyse yetmişinde odur” sözünü birarada düşündüğümüz zaman “Ahlak ve Felsefesi Ne İçindir ve Neye Yarar?” diye sormak gerekmez mi? Bu etik ve ahlak kavramlarının - [Sokak Sanatçıları](https://www.dibace.net/sokak-sanatcilari/) - Geçenlerde Ukrayna’da ünlü sokak sanatçısı Bensky’nin eseri duvardan sökülerek çalınınca dünyanın graffiti, yani sokak sanatçıları gündeme geldi. İngiliz vatandaşı olduğu söylenen ve gerçek kimliği bilinmeyen sokak sanatçısı Bensky’nin duvarları süsleyen eserleri içinde çiçek fırlatan eylemci resmi İngiltere’de posta kartı olarak da hazırlanmıştı. Almanya’nın Köln şehrindeki duvar resimleri şehre gelen ziyaretçilerin de dikkatini çekmektedir. Özellikle Ehrenfeld - [Bahoz](https://www.dibace.net/bahoz/) - Ne zaman kar yağsa memleket bir hallere bürünürdü. Köyümüzde karla beraber çok şey değişirdi. Kıyafetler, halılar, yollar, ayakkabılar ve sohbetler… O gece masallar da renk değiştirirdi. Kar, aylardır yağmayı özlemiş de zor zapt edilmiş gibi yağardı. Sabırsızca düşerdi alaşağı. Sağanak sağanak dokurdu dünyayı. Gece vakti, elektrikler kesik olurdu kar yağdığı ilk gün. Yün yataklarda annemin - [Sosyal Medyada Antisosyal Davranışlar](https://www.dibace.net/sosyal-medyada-antisosyal-davranislar/) - Atalarımız “Usûl olmadan vusûl olmaz” demişler. Yani usûl olmazsa sonuca gidemezsiniz. Mecellede de “Usûl esasa mukaddemdir” ilkesi yer almıştır. Yani usûl esastan önce gelir. Usûl edeb ilimden de önce gelir. Günlük hayattaki usulsüzlüğümüz sosyal medyaya da yansımıştır. İnsanların birbiriyle tanışması ve bilgi paylaşmasını amaçlayan sosyal medya ortamları yalan haberlerin, dedikoduların, ucuz siyasi propagandanın, din tüccarlığının, - [İsa Həbibbəyli "Xəmsə-XXI əsr (İthaflar, İqtibaslar ve Poetik Dəğərləndirmələr)"](https://www.dibace.net/isa-həbibbəyli-xəmsə-xxi-əsr-ithaflar-iqtibaslar-ve-poetik-dəgərləndirmələr/) - Akademik İsa Həbibbəylinin “Xəmsə - XXI əsr (ithaflar, iqtibaslar və poetik dəyərləndirmələr)” intellektual poeması Azərbaycan akademizm cərəyanının manifesti kimi Dahi Nizami Gəncəvinin "Xəmsə"si özündən sonra Azərbaycan və Şərq ədəbiyyatında yeni və özümlü bir ənənə yaratmışdır. Nizami Gəncəvinin xələfləri olan şairlər, nəzmi-ustadlar böyük mütəfəkkirin Xəmsə ənənəsini davam etdirməklə yanaşı, onun əsərlərindən gələn mövzu və süjetləri, arxetipləri - ["Han Duvarları" Şiirinin Arka Planı](https://www.dibace.net/han-duvarlari-siirinin-arka-plani/) - GİRİŞ Faruk Nafiz Çamlıbel’in meşhur “Han Duvarları” başlıklı şiirinin arka planının ele alınacağı bu makalede bahse konu şairin kısa öz ve edebî yaşamı, söz konusu şiiri, şiirden kısa tahliller ve şiirin arka planı ele alınacaktır. ŞAİRİN KISA ÖZ VE EDEBÎ YAŞAMI İstanbul'da doğmuş olan Faruk Nafiz Çamlıbel (1898-1973), Türk şiirinde "Hecenin Beş Şairi” diye bilinen - [AZƏRBAYCAN UŞAQ ƏDƏBİYYATI NÜMUNƏLƏRİNİN TÜRKİYƏ TÜRKCƏSİNDƏ NƏŞRİ - GƏLƏCƏK UĞURLARA HƏDƏFLƏNMİŞ ƏDƏBİ ƏLAQƏLƏR](https://www.dibace.net/azərbaycan-usaq-ədəbiyyati-numunələrinin-turkiyə-turkcəsində-nəsri-gələcək-ugurlara-hədəflənmis-ədəbi-əlaq/) - Hər işin ilki gözəldir, məsuliyyətli və önəmlidir. Belə ilklərdən birini akademik İsa Həbibbəyli 2018-ci ildə Azərbaycan Milli Elmlər Akademiyasının Nizami Gəncəvi adına Ədəbiyyat İnstitutunda ilk dəfə “Azərbaycan Uşaq ədəbiyyatı” şöbəsinin yaradılmasına imza atmaqla gerçəkləşdirdi. Çıxışlarında daim belə bir şöbənin yaradılmasının nə qədər önəmli olmasını vurğuladı, uşaq ədəbiyyatına dair məsələlərin vahid mərkəzdən idarə olunmasının vacibliyini bildirdi. - [Annemi Melekler Kıskanıyordur](https://www.dibace.net/annemi-melekler-kiskaniyordur/) - Henüz sekiz yaşındayken babamızı kaybettik. Annem yirmi sekiz yaşındayken dul kaldı. Babam (Davut Bilgin) terziydi; vefatından sonra hiçbir sosyal güvencemiz, gelir getirecek malımız mülkümüz yoktu; sadece dedemizden kalma 30 metre kare gelmeyen 2, 5 odalı bir evimiz vardı. Yetim oldum bir gecede 'BABA'dan yana bomboş dudaklarım 'ANA' derken her hecede Bir o kadar 'BABA' saklarım - [Ya Nezaketimiz Kötüye Kullanılırsa...](https://www.dibace.net/ya-nezaketimiz-kotuye-kullanilirsa/) - Çevre sağlığı teknisyenliği yaptığım dönemlerde işyeri denetimi yaparken değişik insan davranışlarını gözlemleme imkânım oldu. Denetime gittiğinizde gayet kibar davranırsınız. Nezaket cümleleri kullanırsınız. Büyük bir çoğunluk sizdeki nezaketi bir otorite zaafı olarak algılar. Sizden bir zarar gelmeyeceğini düşünür bu nedenle bir dahaki sefer denetime geldiğinizde tabiri caizse sizi sallamaz, müşterileriyle ilgilenir. Nazik davranışınız anında kötüye kullanılır. - [Madde Ve Hareket: Descartes-Galıleo Sonrası Bir Fizik Bilimi İçin Başlangıçlar](https://www.dibace.net/madde-ve-hareket-descartes-galileo-sonrai-bir-fizik-bilimi-icin-baslangiclar/) - I Bugün gençlerimiz İslam’ın dünya görüşünü içinde yaşadıkları evreni açıklamakta giderek daha fazla yetersiz görüyor. Ve hızla İslam’dan uzaklaşıyor. Bu gidişata bir çözüm bulması gereken ilahiyatçılarımız ise müfredatları itibariyle bin dört yüz yıllık bir geleneğin ve o geleneğin kahramanlarının ve düşüncelerinin içine boğulmuş durumda. İlahiyatçılarımız Rönesans sonrası Batı medeniyetinin dünyaya enjekte ettiği düşüncelere yanıt veremeyecek - [Kültür Dünyasında Yaşanan Kriz Mi Rönesans Mı?](https://www.dibace.net/kultur-dunyasinda-yasanan-kriz-mi-ronesans-mi/) - Yeni iletişim araçları ve internet teknolojilerinde yaşanan ilerlemeler, yeni medya dönemini başlattı. Bu yeni dönem, iletişim kurma pratiklerimizden, bilgiye erişim süreçlerimize kadar çok yönlü bir değişime yol açtı. Özellikle teknolojik ilerlemelerde önemli bir sıçrama yaratan internet, bireysel ve toplumsal anlamda iletişim sürecimizi değiştirip dönüştürerek yeni bir iletişim dönemini başlattı. İnsanların ağlarda etkin olmaya başladığı bu - [Güya Sen Gelmişsin...](https://www.dibace.net/guya-sen-gelmissin/) - Bir ulak senin gelişini muştulamış dörtnal koşan alnı akıtmalı atıyla. Alnı akıtmalı... Dörtnal koşan... Bir muştu... Dört bir yanda çınlayan... Hummalı bir telaşla bekliyormuşum her köşe başında seni. Hummalı bir telaş... Her köşe başı... Âteşîn bir özlemeyle bekliyormuşum... Âteşîn... Ruhsuz, katı bir dünyanın susuzluğundan senin pınarlarına koşuyormuşum sonra. Senin pınarlarına... Gece en şen şarkısını söylüyormuş. - [Malas'ın Kenti Antakya](https://www.dibace.net/malasin-kenti-antakya/) - Otuz iki yıl önce Duisburg kentinde bir kitapçıya gidiyordum. Bir cadde adı dikkatimi çekti: “Johannes (İonnes) Malalas Strasse.” Alman ismine benzemiyordu bu isim. Araştırdım. MS. 490 yılında Antakya’da doğmuş, 578 yılında ölmüş ünlü bir yazardı İonnes Malalas. İlk “Dünya Kroniği”ni o yazmıştı. Kendi yaşadığı dönemle ilgili yazdıkları ise daha çok ilgi görmüş ve çok yaygınlaşmıştı. - ["Değişerek Devam Etmek"](https://www.dibace.net/degiserek-devam-etmek/) - "Benzerlerinizle ve kendinizle çatışma içinde yaşayın!" Nietzsche, Şen Bilim İnsan görüştüğü beş-on arkadaşının ortalamasıdır. Çevremize mahkûmuz yani. Hele aynı düşünce ve inanç ortamında karşılaşıyorsanız “ortak kanaatleriniz” birbirini besler. Bu ortak paydalar okuduğunuz üstat ve kanaat önderleri tarafından inşa edilir. Başlangıçta kendinize ait özgün bakışınızın olması ne mümkündür? Taşradan gelmişsiniz ve aileniz bir meslek sahibi, okumuş - [Yılmaz: "Altı Üstü İstanbul Aslında Ekolojik Bir Roman"](https://www.dibace.net/yilmaz-alti-ustu-istanbul-aslinda-ekolojik-bir-roman/) - Altı Üstü İstanbul alışılmış romanlara çok benzemiyor. Gerçekle masal, şiirle deneme birçok edebi tür bir arada… Zamanla zamansızlık iç içe. Coşkun bir anlatım söz konusu. Nasıl doğdu kitap? Hangi saikler size böyle bir kitap yazdırdı? Neler söylersiniz? Suni ve atanmış rollerimizden sıyrıldığımızda doğanın çelimsiz bir üyesi olduğumuzun farkına varırız. Roman, bunun farkına varmış olan küçük - [Nezakete Ne Kadar Dikkat Ediyoruz?](https://www.dibace.net/nezakete-ne-kadar-dikkat-ediyoruz/) - Gün içinde, söz ve davranışlarımızla, hayatı güzelleştirebileceğimiz gibi zehir de edebiliriz. Toplumda nazik davranmak alışkanlık haline gelse mutluluğumuz artacak ve hayatımız kolaylaşacaktır. Henry James: “İnsan hayatında üç şey önemlidir: Birincisi nazik olmaktır; ikincisi nazik olmaktır ve üçüncüsü nazik olmaktır” diyerek nezaketin önemi vurgulamıştır. İletişimde kelimeleri seçerek konuşmak, kırıcı olmamak, suçlamamak, yaftalamamak, kişiye kendini kötü hissettirmemek önemlidir. Bilakis - [Hüseyin Remzi'nin Sözlüğü, Naci Akverdi, Erzurumlu Mazhar, Mazharzade Cemaleddin...](https://www.dibace.net/huseyin-remzinin-sozlugu-naci-akverdi-erzurumlu-mazhar-mazharzade-cemaleddin/) - 20 Temmuz [1] 339 2 ağustos 1923 gününe denk gelir. Trabzonda o gün Mazharzade İhsan Cemaleddin “lügat”ine bu tarihi düşmüştür. Lügat, Trabzon'da ne kadar yaşadı belki de hiç bilemeyeceğiz. Sonra nasılsa birçok taşralı gibi İstanbul'a düştü yolu... İstanbul'da da bir gün sahibi İhsan Cemaleddin göçünü topluyor. Belki başka kitapları gibi bu sözlüğü de, Azerbaycanlıların deyişiyle, - ["Amik'in Karac'oğlan'ı" Asım Kuzuluk](https://www.dibace.net/amikin-karacoglani-asim-kuzuluk/) - “Kırıkhan Barağı” adlı bir barak havası var. “Gaftan gafa hükmederdi bir zaman/Davutoğlu Sultan Süleyman öldü” diye başlar. Ve coşkun bir ırmak gibi, bulanık bir sel gibi, yatağına sığmayan deli deli akan bir su gibi içinize akmaya başlar, içinizde... Önüne çıkan, önünde olan bütün bentleri yıkarak kederi coşturur, hüznü… Bu barağı Asım Kuzuluk'tan dinlemek gerekir. “Omuzuyla - [Romana Dair](https://www.dibace.net/romana-dair/) - Romanın zihnimizde çok boyutlu bir görsele sahip oluşu onu diğer edebi türlerden farklı kılan en önemli özelliklerden birisi. Edebi türlerin televizyonudur roman. Okuduğumuz bir metin zihnimizde hemencecik canlanıverir. Böylesi durumda herhangi bir roman karakterine bürünmeniz hiç de zor olmaz. Örneğin pişmanlıkla dolu bir hayattan ders çıkarmaya çalışan Jan Valjean olursunuz. Yahut onu bu bataklıktan kurtarmaya - [Sohbet Etmeyi Biliyor Muyuz?](https://www.dibace.net/sohbet-etmeyi-biliyor-muyuz/) - Sohbet, sağlıklı iletişim kurmanın en önemli yollarından biridir. Sohbet etmesini öğrendiğimiz zaman, birbirimize güvenmenin, iş birliği yapmanın, bilgi ve duygu bakımından daha da zenginleşmenin yollarını da öğrenmiş oluruz. Bu anlamda sohbeti sosyal bir sanat olarak niteleyebiliriz. Sohbetin üç unsuru vardır: Birincisi sohbet erbabı olmak, ikincisi muhabbet ehli olmak, üçüncüsü de sohbete uygun mekân. Sohbet erbabı - [Elmasoğlu: "Aşk Eninde Sonunda İnsanı Kendisiyle Karşılaştırır"](https://www.dibace.net/elmasoglu-ask-eninde-sonunda-insani-kendisiyle-karsilastirir/) - “Yarım Kalan Hikâyeler Kütüphanesi” romanı ilk kitabınız olmasına rağmen hepimizin yaşadığı ve neredeyse kendimize bile anlatmaktan korktuğumuz derin meseleleri ele alıyor. Çocukluk, çocuklukta anne ve babayla kurulan ilişki, ileriki yıllarda tamamlanamamışlık… Hepimizin bir hikâyesi var ve yaşam boyu bu hikâyeyi dinleyecek, bizim hikâyemizi dinlemeye değer bulacak birilerinin arayışı içindeyiz. Bizi dinleyen birini bulamazsak, hikâyemizi paylaşamazsak - [İçinden Sokak Geçen Şiirler](https://www.dibace.net/icinden-sokak-gecen-siirler/) - Şehirler dikeyleşerek genişlediği için artık bizim çocukluğumuzun ve gençliğimizin geçtiği sokakları ve o sokakları meydana getiren sırt sırta vermiş, yan yana durmuş, sırdaş mekânları, konu komşu evlerini bir arada bulmak epeyce zorlaştı. Hâlbuki sokak bir zamanlar hayatın tâ kendisiydi. Her evin kapısından hayatın eşiğine atılan adımlar, tekilden çoğula, benden bize dönüşerek sokağın ortasında buluşurken sevinçler - [Sığır, Çocuk ve “Soolcen Çiçea”](https://www.dibace.net/sigir-cocuk-ve-soolcen-cicea/) - “Aaşam aaşam” dam sefası farklı olurdu Elbistan’ın... Güneş, Şardağı’nı aşmaya başlarken kısa da olsa bir dam sefası sürülürdü. Evde hanımlar akşam yemeği hazırlarını tamamlamakla meşgulken çocuklarla işini bitirip eve gelen baba ve ağabeylerden de dama çıkan olurdu. Onların kimi -damdan dama- komşularla konuşur, kimi dama çıkmışken, kesea/keseği düşmüş Süvüu/süvüğü veya hefaa/hefeği/ahşap baca kapağı kaymış bacayı - [Müstəqillik dövrü Azərbaycan nəsrində magik realizm xətti - Əflatun Amaşov](https://www.dibace.net/mustəqillik-dovru-azərbaycan-nəsrində-magik-realizm-xətti-əflatun-amasov/) - Saz-söz yurdu Borçalının Azərbaycan jurnalistikasına və ədəbiyyatına bəxş etdiyi sayılan imzalardan bir olan Əflatun Amaşov 26 aprel 1957-ci ildə Gürcüstan Respublikasının Bolnisi rayonunun Faxralı kəndində anadan olub.1979-cu ildə Bakı Dövlət Universitetinin filologiya fakültəsinə daxil olan Əflatun Amaşov təhsili Moskva Dövlət Universitetinin jurnalistika fakültəsini davam etdirmiş və 1984-cü ildə bu ali məktəbi bitirmişdir. 1985–1994-cü illərdə "AzərTAC" - [Elazığ Uzun Çarşı](https://www.dibace.net/elazig-uzun-carsi/) - “Elazığ uzun çarşı Dükkanlar karşı karşı Sevmişim alacağım Dosta düşmana karşı.” Elazığ Türküsü Biz ‘mecburiyet caddesi’ derdik aramızda Gazi Caddesi’ne. Dükkanların karşı karşıya olduğu ‘uzun çarşıdan’ kasıt bu cadde üzerindeki çarşı olsa gerek. Gazi Caddesi hem cadde hem çarşının kendisidir çünkü. Bütün taşra şehirlerinde bir ‘mecburiyet caddesi’ vardır mutlaka. Bu tanımlama kimi zaman bir bıkkınlığın, - [“Qaçaq Nəbi” Dastanının Toplanması, Nəşri Və Tədqiqi](https://www.dibace.net/qacaq-nəbi-dastaninin-toplanmasi-nəsri-və-tədqiqi/) - Dastan yaradıcılığında ən mühüm problemlərdən biri xalqın müxtəlif tarixi dönəmlərdə yaratdığı nümunələrin toplanması, nəşri və tədqiqi məsələsidir. Düzdür, günümüzə qədər bu istiqamətdə kifayət qədər gərəkli işlər görülmüş və dastanlarımız haqqında fundamental təsəvvür formalaşmışdır. XIX əsrin əvvəllərindən başlayan bu müqəddəs iş bütünlükdə XX əsr boyu uğurla davam etmişdir. Sovetlər dövrü və Azərbaycanın müstəqilliyi toplama, tərtib, nəşr - [Yazma Konusunda Tavsiyeler](https://www.dibace.net/yazma-konusunda-tavsiyeler/) - Ben ne ölçüde bir yazarım bilmiyorum. Bazen var olduğumu hissetmek, bazen de insanlara söyleyecek bir sözüm olduğu için yazıyorum. Yazarlığın herkesçe kabul edilmiş bir standardı da yok. İnternetin hayatımıza girmesi ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla artık herkes kendi çapında bir yazar gibi görünüyor. Zaman zaman yazıya meraklı öğrencilerim benden tavsiye istiyorlar. Dilim döndüğünce kendi deneyimlerimi aktarıyorum. - [Riya ve Gösteriş Ya Da Cemiyetin Yok Oluşu…](https://www.dibace.net/riya-ve-gosteris-ya-da-cemiyetin-yok-olusu-2/) - Gazâli El Munkiz Mine’d Dalâl kitabında: “Göç’e hazırlan göç’e! Geride ömrünün pek azı kalmıştır. Önünde uzun bir ahiret yolculuğu var. Bugüne kadar elde ettiğin bütün ilim ve amel hep riya ve gösteriştir. Şimdi ahiret için hazırlık yapmazsan ne zaman hazırlanacaksın? Dünya ile alâkanı şimdi kesmezsen ne zaman keseceksin?” Göç, yolculuk, dünya, ahiret, riya, hazırlık… Bütün - [Güney Azerbaycan'da Çağdaş Hikâye Öncülerinden Biri: Ali Rıza Akçaylı](https://www.dibace.net/guney-azerbaycanda-cagdas-hikaye-onculerinden-biri-ali-riza-akcayli/) - Ali Rıza Akçaylı 1959 yılında İran siyasî coğrafyasında yer alan Güney Azerbaycan’ın Hoy şehrinde doğmuştur. Eserlerini Azerbaycan ve Fars dillerinde “Akçaylı” mahlası ile yazmaktadır. Tebriz’de yayımlanan “Dede Korkut” dergisinin, Hoy’da yayımlanan “Evrin” dergisinin kurucularındandır. O, “Azerbaycan Gülüşü”, “Kaşkay Bölgesi Edebiyatı”, “Gulamhaydar Destanı” ve “Kayıp Yıldız” adlı kitaplarının yazarıdır. “Kayıp Yıldız” kitabındaki hikâyelerin birçoğu 1979-1980 döneminde - [Araf](https://www.dibace.net/araf/) - Kimi vakit ummadık umut doğuruyorsun Kimi an bakışınla sevda yoğuruyorsun Ebedî sükutunda beni çağırıyorsun Vuslat hicran arası sıratlar örüyorum Kan tutan gecelerde karanfil deriyorum Gece güne dönüyor sen düşte kalıyorsun Hayalinle aklımı başımdan alıyorsun Sensiz geçen her günü ömrümden çalıyorsun Bir serabın içinde sonumu görüyorum Kan tutan gecelerde karanfil deriyorum Bazen kanlı bir hançer bazen - [Cumhuriyetimizin 100. Yılında Habermas Bize Ne Söylüyor?](https://www.dibace.net/cumhuriyetimizin-100-yilinda-habermas-bize-ne-soyluyor/) - 93 yaşına giren Alman düşünür Jürgen Habermas, 1962 tarihinde yazdığı “Kamusallığın Yapısal Dönüşümü” isimli eserini dijitalleşme sürecinin ardından güncelledi. Habermas, “Kamusallığın Yeni Yapısal Dönüşümü” adlı en son kitabında günümüz modern toplumlarında demokratik müzakere anlayışının bozulduğunu, siyasi ve toplumsal anlamda bir gerilemenin söz konusu olduğunu savunuyor. 60 yıl boyunca sayısız kez basılan ve dünyanın tüm dillerine - [Bir Devletin Yıkılışına Atılan İmza: Mondros Mütârekesi](https://www.dibace.net/bir-devletin-yikilisina-atilan-imza-mondros-mutarekesi/) - Alman yazar Fritz Rössler’e göre bu mütâreke ile Osmanlı Devleti’nin yıkılışı imzalanmış olunuyordu. Mustafa Kemâl Paşa, Mütâreke şartlarını öğrenince, Osmanlı Devleti’nin sadece kayıtsız şartsız kendini düşmana teslim etmekle kalmadığını, hatta memleketin istilâsında düşmana yardım ettiğini ileri sürdü. Nitekim Mütârekeyi takiben yaşanan talihsiz gelişmeler de Mustafa Kemâl Paşa’yı haklı çıkaracaktır. Bulgaristan ile İtilaf Devletleri arasında - [Aygün Həsənoğlunun “Ceyhunun Zaman Maşını” Romanında Uşaq Tərbiyəsi Vəilə](https://www.dibace.net/aygun-həsənoglunun-ceyhunun-zaman-masiniromaninda-usaq-tərbiyəsi-vəilə/) - Aygün Həsənoğlu imzası ilə 1990-cı illərdən tanışam. Azərbaycanda Qarabağ iğtişaşları başlayaraq 20 yanvar qətliamı, Xocalı soyqırımı, torpaqlarımızın işğalı ilə nəticələnmişdi Aygün xanım çox məşhur yazıçılardan fərqli olaraq müharibənin içində müharibədən yazmış, əsl Azərbaycan ziyalısı, yazarı kimi qələmini süngüyə çevirmişdi. Onun yaradıcılığı hansı janırda və kimlər üçün yazılmasından asılı olmayaraq bir missiyanı yerinə yetirirdi- Sözün həqiqi - [Bir Nefes Felsefe-IV](https://www.dibace.net/bir-nefes-felsefe-iv/) - İSLAM FELSEFESİ KARŞITLIĞININ TEMELİNDE YATAN MEŞŞAİ FİLOZOFLARI TEKFİR ETMEK NE DERECE TUTARLI? Biz, Kindi’yi İlk Müslüman filozof olarak nitelendirdikten sonra İslam felsefesinin kurucu filozofunun Fârâbî olduğunu belirtiyoruz. Onun felsefeyi asli yurduna geri getirdiğini ve Hz. Muhammed’in vazettiği yeni sistem bağlamında kadim kültürleri okuyup yeni bir bakış açısı getirdiğini ve bunun felsefi temellerini kurguladığını ve buna - [Aşkın Yarattığı Şato](https://www.dibace.net/askin-yarattigi-sato/) - Stephan Sarter ergenlik yaşında iken sırılsıklam âşık oldu. Gelecekte Ejderha tepesinde o büyük aşkı için çok etkili bir şato yaptıracaktı, ama o şatoya taşınabilecek miydi? İnsanı hüzünlendiren ilginç bir hikâyedir. Konuklarımız gelince -Köln’de isem- o şatoya götürür, Ren nehri üzerinde yükselen o muhteşem yapıyı gösterir hem hikâyeyi ve orada yaşananları hem de ilgisi ve sabrı - [Deniz Garipcan'ın "Firûze" Adlı Şiir Kitabı Üzerine Bir İnceleme](https://www.dibace.net/deniz-garipcanin-firuze-adli-siir-kitabi-uzerine-bir-inceleme/) - Deniz Garipcan'ın “Firûze” adlı şiir kitabı, Şubat 2019'da Yenisey Yayınları tarafından yayımlandı. Kitap 3 bölümden oluşuyor: Hayata Dair Şiirler Nazire Şiirler Şehirlere Yazdığım Şiirler (Şehrengizler) Kitabın birinci bölümü; aşk, mutluluk, hüzün, özlem, kadın ve memleket temalı 47 şiirden oluşuyor. Son derece zarif bir üslupla şiirlerini göz nuru dökerek oya işler gibi işleyen Garipcan, kitabın ilk - [Unutma Beni Çiçeği](https://www.dibace.net/unutma-beni-cicegi/) - ah benim yaralı yalnızlığım hangi çocuğun gülüşüyle avutayım seni hangi annenin özlemine sarayım hangi heybeye sığdırayım hangi kelebek öpüşüyle kutsayayım tenini... yaz biterken solgun dallarda kuşlar göç ederken başka diyarlara mevsim yavaş yavaş bürünürken hazana söyle, hangi iklimden dereyim çiçeklenen ellerini... gülüşünle güller açar dağlarda inerken ovaya nazlı ceylanlar kirpiğinden uyku damlar şiire hangi kitaba - [Ceviz Ağacı, Ölüm ve Saklambaç](https://www.dibace.net/ceviz-agaci-olum-ve-saklambac/) - “Ben bir ceviz ağacıyım, Gülhane Parkı’nda; Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.” Nazım HİKMET Uzun saçlı, top sakallı herifin tekiydi onu ilk gördüğümde. Başında Che Guevara şapkası, parmaklarının - [Müziğin Prensi Selami Şahin](https://www.dibace.net/muzigin-prensi-selami-sahin/) - Genelde insanlar her daim ya şakacı, ya asık suratlı, ya matrak ya da sıkıcı olurlar… Bu karakterler o kişilerin üzerine yapışır. İnsanlar diğer insanları baskın olan karakteri neyse onunla tanırlar. İnsanlar da kendilerine çizilmiş olan bu karakter sınırlarını muhafaza etmeyi bir başarı olarak görürler. Bizde baskın karakter ciddi, asık suratlı ağır abi olmak üzerine inşa - [ Kadın Olmanın Acısı Üzerine](https://www.dibace.net/kadin-olmanin-acisi-uzerine/) - Kadın olarak var olmanın temel içgüdüsü nedir? Tarih buna cevap aramakta çok mahir olmamış zira; ikincil varlıklar olarak oradaki konumunu devam ettirmeye devam etmiş etmiş kadınlar. Bugünün toplumunda durumun daha iyi olduğunu varsayıyoruz, kadınlar adına toplumsal hareketler ortaya çıkabiliyor. Kadınlar toplumsal hayatta daha fazla varlık gösterebiliyor. Ama sonuç değişmiyor; tüm bunları yaşamının onulmaz yükünü omzuna - [Hüseyin Cavid 140 Yaşnda](https://www.dibace.net/huseyin-cavid-140-yasnda/) - 1930’lu yıllarda Mustafa Kemal Atatürk büyük bir öngörü ile şöyle demiştir; “Bugün Sovyetler Rusya dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Devlet olarak bu dostluğa ihtiyacımız var! Fakat yarın ne olacağını kimse kestiremez. Tıpkı Osmanlı İmparatorluğu gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan İmparatorluğu gibi parçalanabilir! Bugün elinde sımsıkı tuttuğu Milletler, avucçarından sıyrılabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir!... İşte o zaman Türkiye, ne - [Deniz Kum Güneş/Mavi Yolculuk ve Anadoluculuk](https://www.dibace.net/deniz-kum-gunes-mavi-yolculuk-ve-anadoluculuk/) - Huzurlu bir emekliliğe hazırlanmıştım. Cennete düşmüştüm. Ardından cehennemin geleceğini hesaba katmadan. Düşünmekten güzellikleri yaşayamaz oldum. Derdimi size aktarmaktan başka yol bulamadım daha. Belki sizler yol gösterir, ilgili yerlere ulaştırırsınız sorunumu. Cumhuriyet köycülükle “Orda Bir Köy” arıyordu. Eflatun Cem’le halk kültürü, folklorik araştırmalar sökün edip duruyordu. Halkçılık köycülüğe de açılıp imam yerini aydın öğretmenlere bırakacaktı. Köy - [Parçalar, Maskeler, Yüzler...](https://www.dibace.net/parcalar-maskeler-yuzler/) - Hayata kısa molalar verebilmek için bize iyi geldiğini düşündüğümüz uğraşlar buluruz zaman zaman. Yapılmamışı denemek, keşfetmek, icat etmek, üretmek isteriz. İnsana iyi gelen, ruhu doyuran ve dinlendiren zaman dilimleridir bu molalar. Koşturmaktan yorulduğumuz hengamesi eksik olmayan günlerde kısa bir soluklanma hepimize iyi geliyor. Bu uğraşlarla ilgilendiğimizde aslında kendimize kısa yolculuklar yapıyoruz. Kendimizde var olanı keşfetme, - [Şakik-i Belhi: “Bulursak Dağıtırız, Bulamazsak Şükrederiz.”](https://www.dibace.net/sakik-i-belhi-bulursak-dagitiriz-bulamazsak-sukrederiz/) - Şakik-i Belhi ve İbrahim Ethem arasında geçen bir olay anlatılır. Bir gün Şakik-i Belhi İbrahim Ethem’e sorar: “Geçinme, yeme içme hususunda ne yaparsın? Nedir ilken?” İbrahim Ethem: “Bulursak yeriz, bulmazsak şükrederiz.” der. Şakik-i Belhi: “Belh’in köpekleri de öyle yapar.” deyince İbrahim Ethem: “Ya siz ne yaparsınız?” diye sorar. Şakik-i Belhi: “Bulursak dağıtırız, bulamazsak şükrederiz.” deyiverir. - [Ankara'nın Bayram Aracı'sı...](https://www.dibace.net/ankaranin-bayram-aracisi/) - "Bizim kuşağın sanatseverleri Bayram Aracı'yı büyük bir sevgi ile anarlar. Coşkulu tavrı, Özellikle Ankara dolaylarının tavrıyla çaldığı eserlerdeki başarısıyla hâlâ canlı olarak yaşayan bir sanatçıdır." Nida Tüfekçi "Bayram Aracı bağlamada benim en çok etkilendiğim sanatçılardan biridir. Özellikle "Re" perdesinden tutarak (Re karar sesi) ile çalması beni de Çekiç Ali' yi de etkilemiştir. Sazı çok canlı - [Mustafa Everdi'nin "Kılçıklı Hikâyeler" Kitabı Hakkında...](https://www.dibace.net/mustafa-everdinin-kilcikli-hikayeler-kitabi-hakkinda/) - Mustafa Everdi'nin "Kılçıklı Hikâyeler" adlı öykü kitabı, Şubat 2019’da Bilge Kültür - Sanat Yayıncılıktan çıkmış. Everdi, kitabındaki öyküleri; yaşayan hikâyeler, interaktif hikâyeler, gümüş hikâyeler olmak üzere üç bölüme ayırmış. Yazar, öykülerini felsefi bir yaklaşım ve ince bir kara mizahla kuruyor. Onun öykülerinde sıradan bir olay ya da durum, metnin sonuna doğru felsefi bir aforizmaya dönüşebiliyor. - [İlkokul Mezunu Annem Aristotales'ten Daha İyi Bir Metafizikçi ve Doğa Filozofudur!](https://www.dibace.net/ilkokul-mezunu-annem-aristotalesten-daha-iyi-bir-metafizikci-ve-doga-filozofudur/) - 1. A İslam toplumu on dört asırlık tarihinde bugünkünden çok daha ağır travmalar yaşadı. Fakat onun bugün yaşadığı zihniyet travması sanıyorum şimdiye kadar yaşamış olduğu en ağır zihniyet travmasıdır. İslam bizzat kendi samimi müntesiplerinin çocuklarının gözünde hakikatini ve değerini yitiriyor. Gençler ve gençlerle beraber onları yetiştiren ebeveynleri akın akın ama sessizce İslam’dan çıkıyor. Ve İslam - [Bir Nefes Felsefe-III](https://www.dibace.net/bir-nefes-felsefe-iii/) - İSLAM FELSEFESİNİN OLUŞUM SÜRECİNDE YERLİ VE YABANCI KAYNAKLAR TASNİFİ TUTARLI MI? Sistemler ilk öncüllerden kurulur ve her felsefi/hukuki/dini öğretiye yönelik eleştiriler genelde 2. önerme ve onlardan çıkarsanan yargılara yöneliktir. Bu açıdan biz mantık dersinde Fârâbî’nin dil ve düşünce arasındaki irtibatını, tasavvur ve tasdik çeşitlerini, Hakikat’e dair sunum tarzlarını (burhan-cedel/diyalektik, hitabet/belagat/retorik, şiir ve safsata) inceleyerek felsefeye - [Kim Olduğum Bilinmez İken Ben Kim İdim](https://www.dibace.net/kim-oldugum-bilinmez-iken-ben-kim-idim/) - Soruların Rabbine hamdolsun. Sorusuz cevaplar, cevapsız sorular yaratan, pıhtıya elbise giydiren, gölgeyi sahibine sadık kılan, yola eğrilik, yola doğruluk, yola istikamet veren, aşkı Hakka ve hakikate hürmetkâr kılan, ölüme hayat, hayata ölüm veren, ‘ol’ emrine de ol diyen Cenab-ı Mutlak hazretlerine selam olsun. O Şah-ı Rusûl’e mümkün’ün mührünü vurup, bilinmezi bilinene çevirerek lutfeyleyen Hâkim-i Mutlak - [Ev Çimmeleri](https://www.dibace.net/ev-cimmeleri/) - Bizim oralarda Çimilecek kapalı yeri (hamamı) olan evler çok azdı. 1950’ler, 1960’lar, 1970’ler ve tabii daha önceleri... Genellikle aşgana/mutfak olarak kullanılan alanın bir köşesine veya evin kiler, alt kat girişi gibi uygun bir yerine, kara betondan, kenarları süvük gibi yükseltilmiş, pis su gideri olan caada yıkanılırdı. Caayı veya havuza benzer bir yapıyı evin alt kat - [Şiirin  Abdurrahmanı  Arayışıdır](https://www.dibace.net/siirin-abdurrahmani-arayisidir/) - Allahım günahımdı yaramdı da lutfet kanadığı yerde verd bitsin uğradığı metanette yâr kaybolan öz'lemeyi hâr etsin dokunduğu hırçınlık fıtratın denizi beynimin bozuğa çalan saati yıkık bir zaman olmaktansa ölümsüzlük ile yunsun aşk bir ayıbın mahcubiyetini nepalden mi, evsizlikten mi nerden gelirse gelsin o salyangoz onu seven salyangoz ona sanat, ona Allahı gördüren salyangoz aklım benim - [Bir Erkan Oğur Güzellemesi](https://www.dibace.net/bir-erkan-ogur-guzellemesi/) - Sanırım 1998’di Onu dinlemeye başladığım zamanlar. Üniversite yılları… “Gülün Kokusu Vardı” albümü çıkmıştı. Anadolu dağlarından bir rüzgâr esiyordu sanki. Başı dumanlı dağlardan… Kerpiç damlar dile geliyordu. Damların kurnasına yuva yapmış serçeler… Upuzun çayırlarda anasını arayan kuzuların meleyişleri… Kuzusunu bulamayan koyunların ağıtları… Yeri, göğü kaplayan toprağın olduran, onduran iksiri… Kırkikindi yağmurlarına yakalanmış çocukluğumuzda yıkanıyordu yaşamanın kirleri. - [Gecenin Çığlıkları](https://www.dibace.net/gecenin-cigliklari/) - Boş gemiler geçiyor ömrümün kıyısındanYaktığım resimlerin savruluyor külleriSağalmayan yaralar sınarken yüreğimiBir mucize bekledim bu hiçlik kuyusundanBoş gemiler geçiyor ömrümün kıyısındanGecenin çığlıkları çınlıyorken duvardaYarım kalan kim varsa bitirdim yangınımlaBitirdikçe tükendim bir avuç karanlıktaTükendikçe büyüdüm kendi acılarımlaGecenin çığlıkları çınlıyorken duvardaİçimde bir elveda bir hoşça kal şarkısıEzberimden çıkmayan o nakarat dilimdeSükutun ağırlığı gezinirken tenimdeYaşanan pişmanlıklar nedense hep aynısıİçimde - [Monica Ertl](https://www.dibace.net/monica-ertl/) - Önce Che ile Monica Ertl arasındaki bağı söyleyeyim: Monica Ertl, Che’nin intikamını alan kadındır. Monica Ertl’i tanımak için önce babasından ve ailesinden başlamamız gerekiyor. Monica Ertl’in babası Monica Ertl’in babası Hans Ertl (Almanya, 1908 – Bolivya, 2000) Alman bir kâşif, antropolog, yazar ve film yapımcısıdır. Hans Ertl, Sosyalist Alman İşçi Partisi liderlerini filmini çekerek şöhret - [-sendeki kafası güzel yaraya kandım zehra-](https://www.dibace.net/sendeki-kafasi-guzel-yaraya-kandim-zehra/) - seninle bir aynanın sırrı gibi bakışmaktayızkırıldığımız yerden bir keskinlik uzuyoryılgın tabiatlı nehirlerin aktığı beyaz bileklerimizeseninle belediye otobüsüne binmek gibi bir tedirginlikiçimizde terimizi çekmeyecek atletsizlikleyani zehra, bu ten ne allasenbabanın malı gibi bizi hor kullanman veher nefes alışındayüzüme ölü serçeler çarpman...sendeki bu kafası güzel yaraonunla daha bir deli duruyor duvardaki yasagöğsünde büyüdükçe büyüyen o muhteşem kırmızı - [Fars Aklının Şiî Müslümanlık Tasavvuruyla Özdeşleşmesi](https://www.dibace.net/fars-aklinin-sii-muslumanlik-tasavvuruyla-ozdeslesmesi/) - Hz. Ebu Bekir'in Şüpheli Ölümü “Beni Saide gölgeliği” diye bilinen mekândaki ilk kırgınlığın Hz. Ebu Bekir’in şüpheli (zehirlenme riski) vefatı, sonraki üç devlet başkanının şehadetiyle ve yaşanılan iç savaşlarla kırılmaya dönüşmesi ve Emevî Karşı Devrimine karşı Hz. Ali ve taraftarlarının (Şîa) direnişleriyle eş zamanlı Fars Aklı devreye girer. Burada temel sorun şudur: Arap Aklı’nın Şiî - [Bir Yönetici Düşlüyorum](https://www.dibace.net/bir-yonetici-dusluyorum/) - Bir yönetici düşlüyorum, okul bahçesinde öğrencilerle hemhâl olan, onlarla ip atlayan, sek sek oynayan, bahçeyi spor tesisleriyle kuşatan, ağaç diken, kamelyalar yapan ve onun gölgesinde öğretmenleriyle, öğrencileriyle çay yudumlayan insan bir yönetici. Okulun kütüphanesinden, laboratuvarına, spor odalarına, rehberlik servisi odasına ve çok amaçlı salonuna kadar her birimin yapılmasında emeği geçen ve onları öğretmenlerinin hizmetine sunan - [Kuş Sesleri... Sabah... Güneş...](https://www.dibace.net/kus-sesleri-sabah-gunes/) - Uyandım. Saatin kaç olduğuna bakmak için telefona uzandım. Saat üçü gösteriyordu. Biraz daha uyumak istedim. Sağa döndüm olmadı. Sola döndüm olmadı. Bir şey, adlandıramadığım bir şey uyumama engel oluyordu. Bu Ekim ayında buralarda gündüzler sıcak oluyordu olmasına ya, geceler sıcak olmuyordu. Olsa da en azından klima çalışmıyordu artık. Aklımdan tam da bunlar geçerken aniden dışarıdan - [Çelik: "Hatırlamak İçin Yazıyor, Unutmak İçin Okuyorum"](https://www.dibace.net/celik-hatirlamak-icin-yaziyor-unutmak-icin-okuyorum/) - “İlerde Hep Yalnız”, “Kandan Adam”dan sonra “Yediler Teknesi” adlı üçüncü romanınız yayınlandı. “Kandan Adam” ve “Yediler Teknesi” içinde polisiyeden politikaya, uzak tarihten yakın tarihe, psikolojiden sosyolojiye geniş bir alana uzanan iki sağlam metin. Romanlarınız neden bu kadar çok unsuru bir arada taşıyor? Bana kalırsa roman inşasında muradedilen şey ile insan ve dünyası arasında bir fark - [Yunus Emre'm Hazretleriyle Birlikte Yaşamak](https://www.dibace.net/yunus-emrem-hazretleriyle-birlikte-yasamak/) - Hazreti Hak melûl etmeye. Hazreti Hak mes’ûd ve mesrûr eyleye. Dil, şirazesinden çıkmaya. Vakit yapraklarını koparmaya, edebiyle kala. İnsan kalbinden fethola. İnsan başını kalbinden dışarı çıkarmaya. İnsan vaktiyle birlikte mirac eyleye. İnsan Hazreti Hak’tan kendine tenezzül eyleye. İnsan kendinden Hazreti Hak’ka mirac eyleye. Toprağı teyemmüm toprağı ola, suyu abdest suyu. İnsan hazreti Âdem hırkasından hazreti - [Mantı Hikâyeleri](https://www.dibace.net/manti-hikayeleri/) - Evde tatlı bir telaş var. Annemin keyfi yerinde. Babam, birazdan hayatın tüm sırlarına vakıf olacakmış gibi okuduğu gazetesini katlayıp sedirin köşesine koydu. Gözlüğünü nerden duyduysam "gözlük camı mendillerini kedi derisinden yapıyorlar" dedikodusunun da etkisiyle her zaman korkarak dokunduğum yumuşak bir kumaşla yavaş yavaş sildi. Müstehzi bir gülüşle ve yan gözle anneme bakarak, üstelik onun duyabileceği - ["Kestim Kara Saçlarımı"](https://www.dibace.net/kestim-kara-saclarimi/) - İran'da ve dünya üzerinde direnen bütün kadınlara ithafen... Avucumdaki bir tutam saçı, -kendi saçım-, öperken usulca, dudaklarım kanıyor. Her kadının dudakları kanar oysa. Kiminin bir sözcükle, kiminin bir bakışla, benimki de bir tutam saçla işte. Dudaklarımda kan izi; sağ bir annenin tokadında ve ölü bir annenin bambaşka bir boyutta kızının saçını okşayışında… Doğru bildiniz, - [Tordemir Yazıları/Dövüş İkiziniz](https://www.dibace.net/tordemir-yazilari-dovus-ikiziniz/) - Kavga etmezsen kendini tanıyamazsın. Biz kadınlar tarafından büyütülmüş erkek nesliyiz. Tüketicilik sistemde yan üründür. Özneler komformist olmuş ve sisteme rızasını vermiştir. İnsanlara ölüm korkusu vermeden onları düzeltmenin, uyandırmanın imkânı yoktur. Biz tarihin ortasında doğmuş çocuklarız. Ne bir amacımız var ne de bir aidiyetimiz. Medeniyeti ve özellikle mal mülk edinmeyi reddediyoruz. Tyler Durden Chuck Palanhiuk'un aynı - [Deli Herifin Heybesi](https://www.dibace.net/deli-herifin-heybesi/) - Bir zamanlar Anadolu’nun bir yerinde deli bir adam ile huysuz bir eşi varmış. Deli dediğimize bakmayın Anadolu’da deli sözcüğü sadece aklıyla sorunu olan insanlar için kullanılmazdı. Toplumun genel kabullerinin dışında hareket eden, yanlışa evet demeyen ve bu nedenle toplumdan dışlanan kimseler vardır ya işte onlardan. Bazen deli demişler toplumdan sürmek istemişler. Kimi zaman da kendileri - [Çağdaş Özbek Şiirinde Yiğit ve Mazlum Bir Ses: Çolpan](https://www.dibace.net/cagdas-ozbek-siirinde-yigit-ve-mazlum-bir-ses-colpan/) - Öz ve Edebî Yaşamı Yeni Özbek şiirinin kurucusu ve en büyük şairi, tiyatro yazarı, tiyatro eleştirmeni, çevirmen, hikâye ve roman yazarı. Türkistan’ın Fergana vilayetine bağlı Andican kentinde doğdu. Babası Süleymankul Molla Muhammed Yunusoğlu (1874-1929), yaşadığı devrin tanınmış bilim adamı ve eğitimcisi olup, birçok şiiri ve divanları vardır. Çolpan ilk öğrenimini eski mekteplerde tamamladıktan sonra, medreselerde - [Pozitivist Türkçülük, Ateist Türkçülük, Tengrici Türkçülük ve Güney Müslümanlığı Hakkında](https://www.dibace.net/pozitivist-turkculuk-ateist-turkculuk-tengrici-turkculuk-ve-guney-muslumanligi-hakkinda/) - İnsanlar inançlarında hürdür. Pozitivist Türkçüler inanç hürriyetini esas almayan siyasi kararlar vererek toplumsal yapıyı değiştirmeyi hedeflediler. Halkın dini inançlarını ve kurumlarını değiştirmeyi hedeflediler; kırsal toplum yapısının dönüşmesini amaçladılar ve bu tarım toplumunun “hadârî” toplum yapısına doğru değişiminin katalizatörleri olmayı denediler. Bu anlamda “başarılı” oldukları söylenemeyecektir. Günümüzde de Ateist Türkçülerin İslâm’ı “Arap dini” olarak görmek ve - [Bahaeddin Özkişi... Edebiyatımızın Gizemli İsmi](https://www.dibace.net/bahaeddin-ozkisi-edebiyatimizin-gizemli-ismi/) - Bahaeddin Özkişi… Türk Edebiyatının az ve öz yazmış kalemlerinden biri. Ona, Tanpınar: “Sen on tane Said Faik edersin” demiş ama kendisi pek tanınan, bilinen bir yazar olmamış. Edebiyat tarihimizin karanlık sayfalarında kalmış… Tâki “Sokakta” adlı romanı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 100 Temel Eser listesinde değerlendirilinceye kadar. Tanınıp, ünlenmesi bu liste sonrasında. Evet, az eser vermesinde - [Bir Nefes Felsefe](https://www.dibace.net/bir-nefes-felsefe/) - Bu satırların yazarını takip eden dostlar, “felsefe dediğin ne işe yarar?” sorusu bağlamında kısa yazılarla sohbet ettiğimizi bilir. Artık “Bir Nefes Felsefe” başlığı altında genelde felsefe tarihi özelde İslam Felsefesi tarihini merkeze alarak, kronolojik okumaların birikimini bir konu/soru/n bağlamında “okur” ve “yazar” yoldaşların müzakeresine açalım dedik. Bu serinin ilk yazısını da 28 Eylül’de vefat haberi - [XXI əsrin Konan Doylu - Çingiz Abdullayev](https://www.dibace.net/xxi-əsrin-konan-doylu-cingiz-abdullayev/) - Müstəqillik dövrü Azərbaycan ədəbiyyatından bəhs etdikdə ilk qeyd edəcəyimiz məqam bu dövr ədəbiyyatının daha öncəki mərhələlərdən əsaslı şəkildə fərqlənməsidir. Azadlığın, müstəqilliyin qazanılması, bu yolda verilən qurbanlar, 20 Yanvar və Xocalı faciələri, I Qarabağ müharibəsinin ağrıları, keçid dövrünün keşməkeşləri, iqtisadi və mədəni quruculuq, öz gücümüzlə suveren dövlət kimi dünya miqyasına çıxmaq yolunda addımlar, 44 günlük Vətən - [Anadolu Mayası Paradigmasına İtirazlar-I](https://www.dibace.net/anadolu-mayasi-paradigmasina-itirazlar-i/) - Sadık Yalsızuçanlar’ın “Anadolu Mayası” paradigmasında bir paradoks bulunmaktadır. Bu perspektif Yalçın Koç’un 1000 yıllık Türk Tarih Tezi’ne bağlanmakta, 8/9/10. yüzyıllarda Anadolu’yu Horasan Erenleri’nin Türkçe kelâmla mayaladığı fikrini savunmaktadır. Mesele “Türkçe kelâm” ile bağdaştırıldığı için öncelikle şu söylenmelidir. Türkçe, Türklerin 8/9/10. asırlarda Müslüman olma süreçlerinde doğmuş ve tekâmül etmiş bir dil değildir. Türkçenin vahiy temelli bir - [Yirmi Birinci Asır Bir Nakşibendi-Halidi Türkiye'si Yaratabilir Mi?](https://www.dibace.net/yirmi-birinci-asir-bir-naksibendi-halidi-turkiyesi-yaratabilir-mi/) - I Tarikatler ve cemaatler günümüz dünyasında oldukça olumsuz suretlerde tezahür ediyor. Yobazlık, cehalet, cinsel istismar, devlette kadrolaşma çabaları, çağın dünyasından alabildiğine kopuk bir itikat, vs… Oysa Osmanlı’nn kuruluş sürecinde tarikatler adil ve huzurlu bir medeniyeti inşa etmek için gerekli tüm yaşam felsefesine sahiplerdi. Selçuklu sarayının tefessühü ve Moğol ve Bizans zulmüne karşı mücadele eden sufiler, - [İki Gözümün Çiçeği](https://www.dibace.net/iki-gozumun-cicegi/) - Kars’ta sevdalandım ben. Güneşli bir demde, metal rengi bulutlar ayaza çalarken bir güzele vuruldum. Akça pirinç beyaz bir karın içinde yeşeren; kara sevda üstelik. Hiç unutmam güneşli bir gündü. Kars için karlı, fırtınalı, tipili günler sıradandı. Asıl farklı olan güneşli günlerdi. Faikbey Caddesi’nden yukarı çıktım. Sevgililerin buluşma adresi olan ‘Aslan Heykeli’nin dibinde bir güzel gördüm. - [Türk'çe Düşünüş, Türkçe Felsefe, Türk Düşüncesi ve Türk Felsefesi](https://www.dibace.net/turkce-dusunus-turkce-felsefe-turk-dusuncesi-ve-turk-felsefesi/) - Ömer Özden hocam/ağabeyim Ihlamur Dergisi'nin Kasım sayısı için Türk Düşüncesi üzerine çok teknik detaya girilmeden bir metin hazırlama önerisinde bulundu. Bende bir taslak metin oluşturdum, dergiye göndermeden bir hususu sizlerle müzakere etmek istiyorum. “Türk Düşüncesi” mi?, Türk Felsefesi mi?” sorusu üzerinde “tefekkür” etmeye çalışacağız. Felsefe tarihi içinde Türklerin varlık, bilgi ve değer üzerine ürettiklerini “Türk - [Merhaba Ben JONATHAN](https://www.dibace.net/merhaba-ben-jonathan/) - Karanlık bir sabahtı. Ayaklanma henüz göklere ulaşmamıştı. Bekliyor ve izliyorduk olacakları. Gökyüzü; yurdumuz olma anlamını hâlâ korumaya çalışıyordu. Yurdumuz; onların omuzlarınızda bir yük iken, bizim içinse ayak basıp kanat savurduğumuz yegâne sığınaktı. Biz martıydık özgürdük yani... Adım Jonathan. Adımla birlikte varlığım dünyadaki tek delilim ve yine bu sadece sizin için böyle. Anlamlarımız anlamlarınıza ne olursa - [Bu Toprakların Kovulmuş Asaleti: Neşet Ertaş](https://www.dibace.net/bu-topraklarin-kovulmus-asaleti-neset-ertas/) - Neşet Ertaş. Horasan Ellerinden sökün eyleyen, Anadolu toprağında gonup göçen Ulu Türkmen/Abdalı… Anadolu’nun garip garip öten bülbülü… Hüzne ses veren, hüznü sesleyen, gurbeti çığıran yanık ses… Anadolunun mülksüzü, mülkiyetsizi… Uzun ince ömür yolculuğunun garip gonüllü durağı… Bir bozkır garanlığında havalanan bozlak… Pürüzsüz göğde kanat vurup gonümüzün en tenha yerine konan telli durna… Neşet Ertaş. “Bozkırın - [İsmail Gaspıralı, Cedidcilik Ve Sonrasına Etkileri...](https://www.dibace.net/ismail-gaspirali-cedidcilik-ve-sonrasina-etkileri/) - “Cahil bir insana, dünyadaki bütün güzellikleri verseniz bile bunlardan faydalanamaz. Öncelikle, insanları eğitmek gerekir. Bir kez eğitildiler mi, kendi yollarını kendileri bulurlar.” Gaspıralı İsmail Gaspıralı İsmail Bey’in Öz Yaşam Öyküsü Gaspıralı İsmail Bey 20 Mart 1851 tarihinde Kırım’ın Bahçesaray şehri yakınlarındaki Avcıköy’de doğmuştur. Gaspıra ise İsmail Bey’in babasının doğduğu yerin adıdır. İsmail Bey’in babası, Çarlık ordusundan emekli - [Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün’le Söyleşimiz](https://www.dibace.net/prof-dr-saban-ali-duzgunle-soylesimiz/) - Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kelam Ana Bilim Dalı Başkanı ve Fakülte Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün Bey’le Zamanın İzinde söyleştik. Dünün ve bugünün kavramsal duraklarına uğradık. Düşüncenin çoraklaştığı, akademyanın sessizliğe gömüldüğü bu günlerde Şaban Ali Bey birikimiyle, tartışma kültürüyle, sakinliğiyle, Doğu ve Batı kültürüne hâkimiyetin verdiği özgüvenle ve üslubuyla bizi umutlandırıyor. Kendisine teşekkür ediyoruz. Zor - [Fatih'ten Başakşehir'e Muhafazakârlığın Değişimi...](https://www.dibace.net/fatihten-basaksehire-muhafazakarligin-degisimi/) - Muaz Ergü yakın zamanlarda yayınlanan Fatih-Başakşehir Muhafazakâr Mahallede İktidar ve Dönüşen Habitus” kitabının yazarı İrfan Özet'le dindar/muhafazakâr kesimin değişim ve dönüşüm serüvenini konuştu. Türkiye'de kentler değişiyor, bütün yerleşim bölgeleri birer şantiye gibi... Değişim aynı zamanda zihinlerde de... Düşünceler değişiyor, yaşam biçimleri de... İrfan Özet değişime salt teorik açıdan bakmıyor. Sahaya da inmiş. Bahsedilen kitap zaten - [Yalaza Yalnızlık](https://www.dibace.net/yalaza-yalnizlik/) - Varoluşun ilkeleri üzerine söylenmiş beylik sözlere bulaşmadan sadeliğin estetiğine ulaşmak... Yegâne arzum budur benim. Yalnızca yalınlaşmak ve yalaza yalnızlığın izinde kendime kavuşmak... Sızlayan kemiklerim değil zira, bedenimin her zerresi, aklımın savruluşlarından muzdarip. Çürüyen eklemlerim, çöken antika bir konak misali aile ağacının dallarından köklerine değin uzanan sırlarını aşikar eder. Sallanan basamaklarını tırmanırken verandanın, çırpınan anılar ölgün - [Güləmail Muradın “Nuru Paşa Dastanı” Poemasının Obrazlar Sistemi](https://www.dibace.net/guləmail-muradin-nuru-pasa-dastani-poemasinin-obrazlar-sistemi/) - Giriş Güləmail Muradın “Nuru Paşa dastanı” poeması türk dünyasının birliyini əks etdirən poema nümunəsi kimi dəyər kəsb edir. XX əsrin əvvəllərində xalqımıza qarşı törədilmiş soyqırımın qarşını almaqda misilsiz rol oynamış və adlarını tarixə qızıl hərflərlə yazdırmağı bacarmış Osmanlı əsgərlərindən ibarət olan Qafqaz İslam ordusunu tərənnüm edən poema obrazlar zənginliyi ilə diqqəti cəlb edir. Güləmail Murad - [Kaba Kuvvete Karşı Asaletli Güç](https://www.dibace.net/kaba-kuvvete-karsi-asaletli-guc/) - İnsan davranışını belirleyen gizli etkenleri tespit eden Dr. David R. Hawkins, “Güce Karşı Kuvvet” adlı kitabında belirli davranış prensiplerine atıflar yapar: “Sevgi, nefretten daha güçlüdür; gerçek, bizi özgürleştirir; bağışlayıcılık, her iki tarafı da serbest bırakır; koşulsuz sevgi, iyileştirir; cesaret, güçlendirir ve Tanrısal vasfın/gerçekliğin özü, huzurdur.” Dr. Hawkins "Kendin dahil her şeye ve herkese karşı istisnasız - [İçinde Anne Geçen Şarkılar Ne Der?](https://www.dibace.net/icinde-anne-gecen-sarkilar-ne-der/) - “Saati kurmama gerek yok annem beni uyandırır.” “Bana annemin öleceğini söyleseler dünyaya gelmek istemezdim.” Bazı cümleler insanı susturur, mahzunlaştırır. Bu cümleler, Şadi Oğuzhan’ın 2021 yılında Az Yayıncılıktan okurla buluşan “İçinde Anne Geçen Şarkılar” kitabından. “Kuş Günlükleri” şiir kitabıyla şiirdeki hâkimiyeti kabul gören Şadi Oğuzhan; hikâyelerini, şiirsel bekleyenleri ters köşe yapmış olabilir. Cümlelerini, şiirselleştirmeden olanca sadeliğiyle - [Kuzey Müslümanlığı’nın Hakan Teorisi ve Sufîlik Tasavvuru](https://www.dibace.net/kuzey-muslumanliginin-hakan-teorisi-ve-sufilik-tasavvuru/) - Güney Müslümanlığı-Kuzey Müslümanlığı kavramını kullanmak bazı yazarları rahatsız etmektedir. Bu yazarlar böyle bir ayrımın “afaki, ne idüğü belirsiz, muğlak, mugalata” olduğunu belirttiler. Oysa, İslâm dünyasının fıkıh ekolleri bakımından Kuzey Müslümanlığı ile Güney Müslümanlığı ayrışması temeli olmayan bir ayrım değildir. Nitekim İslâm dünyası, fıkıh mezhepleri haritası nazarından ele alındığında böyle bir ayrışmanın yapılabileceği görülmektedir: Yukarıdaki haritada - [Bakü'de Kutlu Sabah: 15 Eylül 1918](https://www.dibace.net/bakude-kutlu-sabah-15-eylul-1918/) - “Allah'ın yardımı ile Bakü şehri otuz saatlik şiddetli (bir) muharebeden sonra, 15 Eylül 1334 (1918)’de saat dokuz sularında zabt edilmiştir." Enver Paşa Öncesi (22 Nisan 1918 tarihinde Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan Cumhuriyetlerinin katılımıyla kurulan) Maverâ-yı Kafkas (Transkafkasya) Federal Cumhuriyetinin başkenti olan Tiflis’te 26 Mayıs 1918 tarihinde çok önemli gelişmeler olur. Kafkas Cephesinde Mayıs 1918 - [Kemanın Ustası Seyit Çevik...](https://www.dibace.net/kemanin-ustasi-seyit-cevik/) - “İp attım ucu kaldı” diye bir türkü var. Hüzünlü mü hüzünlü, kederli mi kederli… Bu türküyü ne yazık ki hepimiz “Ankara’nın bağları” diye biliyoruz. Angara’nın pavyon kültürü türkünün sözlerini bozarak bir oyun havasına dönüştürmüş. Ölçeğini, ölçütünü, mihengini yitirmiş milletimiz düğünlerde ritmin ırzına geçen orgun kulak tırmalayan sesinde bu türküyle hopluyor, zıplıyor. Oysa Ozan çığlık çığlığa; - [Savaş Kışkırtıcıları](https://www.dibace.net/savas-kiskirticilari/) - Gencecik çocukların toprağa düşüşleri, anaların göklere yükselen feryatları, babaların yüzlerinde donan hayat hangimizi deli divane etmiyor ki? Yüreğinde birazcık merhamet olan bir insan bu manasız savaşlara nasıl duyarsız kalabilir ki? Ama bu tür savaşlardan, ölümlerden çıkar sağlayan, hatta adeta savaş kışkırtıcılığı yapan zihniyetler hâlâ çalışmaya, yeni ölümlere zemin hazırlamaya devam etmektedirler. Amerika ve Avrupa medyası - [Ekinci: "Gelecek Kürt Kuşaklarının Daha Seküler Olacağını Söylemek Mümkün"](https://www.dibace.net/ekinci-gelecek-kurt-kusaklarin-daha-sekuler-olacagini-soylemek-mumkun/) - “Kürt Sekülerleşmesi” adıyla yakın zamanlarda bir kitabınız yayınlandı. Söyleşiye başlarken sekülerleşme kavramı hakkındaki düşüncelerinizi öğrenmek isteriz. Nedir sekülerleşme? Ülkemizde sekülerleşme genelde dinden uzaklaşma ile ortaya çıkan bir durum olarak algılanıyor. Neler söylemek istersiniz bu hususlarda? Sekülerleşme çok genel olarak dinin ve diğer doğaüstü öğretilerin güç ve popülaritesini kaybetmesi süreci olarak tanımlanabilir. Elbette din de bu - [Nazilli'nin Perşembe Pazarları](https://www.dibace.net/nazillinin-persembe-pazarlari/) - Öteden beri perşembe deyince aklıma hep Nazilli gelir. Bilmiyorum, belki de bu bana, o çocukluk günlerimden, yetmişli yılların başlarından kalan bir bilinçaltı mirasıdır. Hani sıcak soğuk demeden, toz tomur içerisinde yürüyerek gittiğimiz o beş kilometrelik çarşı pazar yolculuğu günlerinden kalma bir miras... Zira apayrı bir heyecandı bizim için, köyümüz Dereağzı’ndan Nazilli pazarına gitmek. Bulabildiğimiz kadarıyla - [Irak: Arap ve Fars Şiiliğinin Çatışma Merkezi](https://www.dibace.net/irak-arap-ve-fars-siiliginin-catisma-merkezi/) - Yazılarımızı takip edenler, İslam dünyasındaki ekonomi/politik çatışmaları anlamaya çalışırken mezhep çatışmaları üzerinden meşruiyet aranmasına dikkat çektiğimizi bilir. Bu bağlamda Arap ve Fars Akılları ve Müslümanlık tasavvurları Şiî-Selefilik üzerinden okurken, bu sefer Irak’taki Şiî-Şiî iç çatışmaları artmaya başladı. Bu çatışmaları Pers ve Arap Şiîliği taraftarlarının çatışmaları olarak okuma, Irak’ın bu çatışmayı kaldırıp kaldıramayacağını düşünme ve ülkemizin ## Sayfalar - [Ana Sayfa](https://www.dibace.net/) - Kültür, Edebiyat, Tarih, Felsefe, Düşünce, Mesel, Masal… - [Yazarlarımız](https://www.dibace.net/yazarlarimiz/) - [Giriş yap](https://www.dibace.net/giris-yap/) - [profilepress-login id="1"] - [Kayıt ol](https://www.dibace.net/kayit-ol/) - [profilepress-registration id="1"] - [Şifreyi sıfırla](https://www.dibace.net/sifreyi-sifirla/) - [profilepress-password-reset id="1"] - [Hesabım](https://www.dibace.net/account/) - [profilepress-my-account] - [Profilim](https://www.dibace.net/profilim/) - [profilepress-user-profile id="1"] - [Üye dizini](https://www.dibace.net/uye-dizini/) - [profilepress-member-directory id="1"] - [hds](https://www.dibace.net/hds/) - [Künye](https://www.dibace.net/kunye/) - Genel Yayın Yönetmeni : Muaz ERGÜ Yayın Danışmanları : Alaattin DİKER, Orhan ARAS Tashih/Redakte : Fatma TÜRKYILMAZ - [Hakkımızda](https://www.dibace.net/hakkimizda/) - “Ne ararsan bulursun derde devadan gayrı.” dibace’yi yayınlama aşamasında Mustafa Everdi‘ye: Abi! Site kuruyorum senden de yazı bekliyorum dedim. O da: “Ne sitesi dostum” dedi. Ben de kültür, sanat, edebiyat… dedim. “La biz akıllanmayız!” dedi. “Millet arsa alıp site kuruyor, bina dikiyor, zengin oluyor” dedi gülerek. Evet, biz akıllanmayız, akıllanmayacağız. Hayatın her alanında maksimum kârın gözetildiği, elimizin altındaki her - [Site Kuralları](https://www.dibace.net/site-kurallari/) - Blog'da paylaşılan içerikler sitenin sahibi ve kurucusu Muaz Ergü tarafından ve misafir yazarların katkısıyla oluşturulmakta ve paylaşılmaktadır. İçeriklerin her hakkı yazarlara ait olup, kaynak gösterilerek istenilen platformda kullanılabilir. Sitemizde yayınlanan yazılar yazarlarının bilgisi ve izni ile yayınlanmaktadır. Sitemizde paylaşılan yazıların daha önce veya eş zamanlı olarak veya daha sonra başka web site/sitelerde yayınlanmış olması yazıların - [Gizlilik Politikası](https://www.dibace.net/gizlilik-politikasi/) - Gizlilik Politikası Rutin Bilgi Toplama Bütün web siteleri, ziyaretçileri hakkında basit bilgileri kaydederler. Bu bilgiler, referans sayfalar, tarayıcı bilgileri, zaman bilgileri ve IP adresleri içerir, ancak bunlarla sınırlı değildir. Bu bilgiler, kişisel olarak hiçbir ziyaretçiyi belirli kişiler konumuna sokmaz. Bu bilgiler, rutin yönetim ve bakım işlemlerini gerçekleştirmek amacıyla kaydedilirler. Çerezler ve Web İşaretçileri dibace.net, gerekli - [İletişim](https://www.dibace.net/iletisim/) - dibace.net İletişim Bilgileri bilgi@dibace.net muazergu@dibace.net BİZE ULAŞIN ## Kategoriler - [Uncategorized](https://www.dibace.net/kategori/uncategorized/) - [SÖYLEŞİ/YORUM](https://www.dibace.net/kategori/soylesiyorum/) - [SİNE/YORUM](https://www.dibace.net/kategori/sineyorum/) - [GEZİ/YORUM](https://www.dibace.net/kategori/geziyorum/) - [HEPSİ HİKÂYE](https://www.dibace.net/kategori/hepsi-hikaye/) - [PORTRELER](https://www.dibace.net/kategori/portreler/) - [KİTAPLIK](https://www.dibace.net/kategori/kitaplik/) - [MUAZ ERGÜ](https://www.dibace.net/kategori/muaz-ergu/) - [Orhan BAŞ](https://www.dibace.net/kategori/orhan-bas/) - [ALAATTİN DİKER](https://www.dibace.net/kategori/alaattin-diker/) - [Emre BOZKUŞ](https://www.dibace.net/kategori/emre-bozkus/) - [Mustafa EVERDİ](https://www.dibace.net/kategori/mustafa-everdi/) - [Aytekin YILMAZ](https://www.dibace.net/kategori/aytekin-yilmaz/) - [Ahmet ÖZCAN](https://www.dibace.net/kategori/ahmet-ozcan/) - [Hasan BOYNUKARA](https://www.dibace.net/kategori/hasan-boynukara/) - [Yücel Feyzioğlu](https://www.dibace.net/kategori/yucel-feyzioglu/) - [Sabriye CEMBOLUK](https://www.dibace.net/kategori/sabriye-cemboluk/) - [Ergür ALTAN](https://www.dibace.net/kategori/ergur-altan/) - [Cemil KANCA](https://www.dibace.net/kategori/cemil-kanca/) - [Nilgün ÇELEBİ](https://www.dibace.net/kategori/nilgun-celebi/) - [Arif BİLGİN](https://www.dibace.net/kategori/arif-bilgin/) - [Gürgün KARAMAN](https://www.dibace.net/kategori/gurgun-karaman/) - [Mehmet BİNBOĞA](https://www.dibace.net/kategori/mehmet-binboga/) - [Mehdi GENCELİ](https://www.dibace.net/kategori/mehdi-genceli/) - [Sadık YEMNİ](https://www.dibace.net/kategori/sadik-yemni/) - [Aliye Çınar KÖYSÜREN](https://www.dibace.net/kategori/aliye-cinar-koysuran/) - [Rahmi KIZILTOPRAK](https://www.dibace.net/kategori/rahmi-kiziltoprak/) - [Güngör GÖKDAĞ](https://www.dibace.net/kategori/gungor-gokdag/) - [Orhan ARAS](https://www.dibace.net/kategori/orhan-aras/) - [Özer BİLGİÇ](https://www.dibace.net/kategori/ozer-bilgic/) - [Emel AKBAŞ](https://www.dibace.net/kategori/emel-akbas/) - [Erdal ÇAKIR](https://www.dibace.net/kategori/erdal-cakir/) - [Güven AKINCI](https://www.dibace.net/kategori/guven-akinci/) - [Lütfi BERGEN](https://www.dibace.net/kategori/lutfi-bergen/) - [Peren Birsaygılı MUT](https://www.dibace.net/kategori/peren-birsaygili-mut/) - [Sacit TÜRKER](https://www.dibace.net/kategori/sacit-turker/) - [Servet KIZILAY](https://www.dibace.net/kategori/servet-kizilay/) - [Rahmi ŞEYHOĞLU](https://www.dibace.net/kategori/rahmi-seyhoglu/) - [Abdulvahap KARA](https://www.dibace.net/kategori/abdulvahap-kara/) - [Adnan İSLAMOĞULLARI](https://www.dibace.net/kategori/adnan-ogullari/) - [Ahmet BAYRAKTAR](https://www.dibace.net/kategori/ahmet-bayraktar/) - [Aysel ÖZDEMİR](https://www.dibace.net/kategori/aysel-ozdemir/) - [Ayşe DOĞU](https://www.dibace.net/kategori/ayse-dogu/) - [Halit ÇELİKBUDAK](https://www.dibace.net/kategori/halit-celikbudak/) - [Hasan AYDIN](https://www.dibace.net/kategori/hasan-aydin/) - [Hasan KAYIHAN](https://www.dibace.net/kategori/hasan-kayihan/) - [İrfan PAKSOY](https://www.dibace.net/kategori/irfan-paksoy/) - [İsa KOCAKAPLAN](https://www.dibace.net/kategori/isa-kocakaplan/) - [İsmail KÜÇÜKKILINÇ](https://www.dibace.net/kategori/ismail-kucukkilinc/) - [Mesut ŞEN](https://www.dibace.net/kategori/mesut-sen/) - [Münevver SARAL](https://www.dibace.net/kategori/munevver-saral/) - [Süheyla Karaca HANÖNÜ](https://www.dibace.net/kategori/suheyla-karaca-hanonu/) - [Yasemin KULOĞLU](https://www.dibace.net/kategori/yasemin-kuloglu/) - [Kaan BAHADIR](https://www.dibace.net/kategori/kaan-bahadir/) - [DİN/FELSEFE](https://www.dibace.net/kategori/din-felsefe/) - [Gönül KESKİN](https://www.dibace.net/kategori/gonul-keskin/) - [Metin KAZAN](https://www.dibace.net/kategori/metin-kazan/) - [Yasemen KAPLAN](https://www.dibace.net/kategori/yasemen-kaplan/) - [Gülşen ÜNÜVAR](https://www.dibace.net/kategori/gulsen-unuvar/) - [Süheyla Karaca Hanönü](https://www.dibace.net/kategori/suheyla-karaca-hanonu-2/) - [YENİ KİTAP... YİNE KİTAP...](https://www.dibace.net/kategori/yeni-kitap-yine-kitap-2/) - [Mesut ÖZÜNLÜ](https://www.dibace.net/kategori/mesut-ozunlu/) - [Tarık TORUN](https://www.dibace.net/kategori/tarik-torun/) - [Fikir/Yorum](https://www.dibace.net/kategori/fikir-yorum/) - [Fadıl KARLIDAĞ](https://www.dibace.net/kategori/fadil-karadag/) - [Halil GÜLEL](https://www.dibace.net/kategori/halil-gulel/) - [Cemil ŞAHİNÖZ](https://www.dibace.net/kategori/cemil-sahinoz/) - [Mustafa SARI](https://www.dibace.net/kategori/mustafa-sari/) - [Beyhan ÖZER](https://www.dibace.net/kategori/beyhan-ozer/) - [Gönül YONAR](https://www.dibace.net/kategori/gonul-yonar/) - [Celal AYDEMİR](https://www.dibace.net/kategori/celal-aydemir/) - [Rengigül URAL](https://www.dibace.net/kategori/rengigul-ural/) - [Aqşin YENİSEY](https://www.dibace.net/kategori/aqsin-yenisey/) - [Sebuhi HESENOV](https://www.dibace.net/kategori/sebuhi-hesenov/) - [Ercan KESAL](https://www.dibace.net/kategori/ercan-kesal/) - [İsmail KUN](https://www.dibace.net/kategori/ismail-kun/) - [Azer TURAN](https://www.dibace.net/kategori/azer-turan/) - [Cihan KARA](https://www.dibace.net/kategori/cihan-kara/) - [Zeynep KARACA](https://www.dibace.net/kategori/zeynep-karaca/) - [Osman AYDOĞAN](https://www.dibace.net/kategori/osman-aydogan/) - [Unıversus](https://www.dibace.net/kategori/universus/) - [Esat ARSLAN](https://www.dibace.net/kategori/esat-arslan/) - [Zeynep Sati YALÇIN](https://www.dibace.net/kategori/zeynep-sati-yalcin/) - [Zafer ÇARBOĞA](https://www.dibace.net/kategori/zafer-carboga/) - [Necati İLMEN](https://www.dibace.net/kategori/necati-ilmen/) - [Ehmed MİRZADE](https://www.dibace.net/kategori/ehmet-mirza/) - [Zeki ÖZCAN](https://www.dibace.net/kategori/zeki-ozcan/) - [Pembe OKUYUCU](https://www.dibace.net/kategori/pembe-okuyucu/) - [Barış AYGENER](https://www.dibace.net/kategori/baris-aygener/) - [Yahya Kemal TAŞTAN](https://www.dibace.net/kategori/yahya-kemal-tastan/) - [Cengiz ABDULLAYEV](https://www.dibace.net/kategori/cengiz-abdullayev/) - [İbrahim CAN](https://www.dibace.net/kategori/ibrahim-can/) - [Merziyye Necefova](https://www.dibace.net/kategori/merziyye-necefova/) - [Tuğşad Ata TÜRKMEN](https://www.dibace.net/kategori/tugsad-ata-turkmen/) - [Mevlüt ÂSAR](https://www.dibace.net/kategori/mevlut-asar/) - [Veyis GÜNGÖR](https://www.dibace.net/kategori/veyis-gungor/) - [İsâ ACAT](https://www.dibace.net/kategori/isa-acat/) - [Seçil Sayın KUTLUCA](https://www.dibace.net/kategori/secil-sayin-kutluca/) - [Yusuf YAVUZ](https://www.dibace.net/kategori/yusuf-yavuz/) - [Meltem ÇİMEN](https://www.dibace.net/kategori/meltem-cimen/) - [DÜNYADAN](https://www.dibace.net/kategori/dunyadan/) - [Selda ŞAHİN](https://www.dibace.net/kategori/selda-sahin/) - [Azer ABDULLA](https://www.dibace.net/kategori/azer-abdulla/) - [Ruşen ALİZADE](https://www.dibace.net/kategori/rusen-alizade/) - [Mevlüt UYANIK](https://www.dibace.net/kategori/mevlut-uyanik/) - [Abdulvahap SERT](https://www.dibace.net/kategori/abdulvahap-sert/) - [Kerim ALPTEKİN](https://www.dibace.net/kategori/kerim-alptekin/) - [Melek MAKSUDOĞLU](https://www.dibace.net/kategori/melek-maksudoglu/) - [Aygün AKYOL](https://www.dibace.net/kategori/aygun-akyol/) - [Adnan ŞUR](https://www.dibace.net/kategori/adnan-sur/) - [Şahika Can AKIN](https://www.dibace.net/kategori/sahika-can-akin/) - [Aliyə DADAŞOVA](https://www.dibace.net/kategori/aliyə-dadasova/) - [Reşat CENGiL](https://www.dibace.net/kategori/resat-cengil/) - [Ülkü OLCAY](https://www.dibace.net/kategori/ulku-olcay/) - [Lutviyye ASGERZADE](https://www.dibace.net/kategori/lutviyye-asgerzade/) - [İsmail H. YAVUZCAN](https://www.dibace.net/kategori/ismail-h-yavuzcan/) - [Deniz KÖKER](https://www.dibace.net/kategori/deniz-koker/) - [İsmail MERİÇ](https://www.dibace.net/kategori/ismail-meric/) - [Shurubu KAYHAN](https://www.dibace.net/kategori/shurubu-kayhan/) - [Henife Selifova](https://www.dibace.net/kategori/henife-selifova/) - [Mehmet Hayati ÖZKAYA](https://www.dibace.net/kategori/mehmet-hayati-ozkaya/) - [Tofik MELİKLİ](https://www.dibace.net/kategori/tofik-melikli/) - [Fethi GEDİKLİ](https://www.dibace.net/kategori/fethi-gedikli/) - [Remzi ERGÜ](https://www.dibace.net/kategori/remzi-ergu/) - [ŞAİRANE](https://www.dibace.net/kategori/sairane/) - [Nezaket ISMAYİLOVA](https://www.dibace.net/kategori/nezaket-ismayilova/) - [İbrahim YILDIRIM](https://www.dibace.net/kategori/ibrahim-yildirim/) - [Hanifus](https://www.dibace.net/kategori/hanifus/) - [Durmuş GÜNAY](https://www.dibace.net/kategori/durmus-gunay/) - [Kudret İSMAİLZADE](https://www.dibace.net/kategori/kudret-ismailzade/) - [Mehmet İSMAİL](https://www.dibace.net/kategori/mehmet-ismail/) - [Hüseyin Cavid](https://www.dibace.net/kategori/huseyin-cavid/) - [Pervane MEMMEDLİ](https://www.dibace.net/kategori/pervane-memmedli/) - [Bahtiyar Burak ARSLAN](https://www.dibace.net/kategori/bahtiyar-burak-arslan/) - [Batu AKYOL](https://www.dibace.net/kategori/batu-akyol/) - [Kemale ELEKBEROVA](https://www.dibace.net/kategori/kemale-elekberova/) - [Feyz KARİHA](https://www.dibace.net/kategori/feyz-kariha/) - [Gülay SORMAGEÇ](https://www.dibace.net/kategori/gulay-sormagec/) - [Halil İbrahim SERT](https://www.dibace.net/kategori/halil-ibrahim/) - [Hilal ARSLAN](https://www.dibace.net/kategori/hilal-arslan/) - [Mətanət VAHİD](https://www.dibace.net/kategori/mətanət-vahid/) - [Recep TURAN](https://www.dibace.net/kategori/recep-turan/) - [İtimat BAŞGEÇİT](https://www.dibace.net/kategori/itimat-basgecit/) - [Salidə ŞƏRİFOVA](https://www.dibace.net/kategori/salide-serifova/) - [Cezmi DOĞANER](https://www.dibace.net/kategori/cezmi-doganer/) - [Afak MESUT](https://www.dibace.net/kategori/afak-mesut/) - [Erkan BOZKURT](https://www.dibace.net/kategori/erkan-bozkurt/) - [Hüseynbala Mirələmov](https://www.dibace.net/kategori/huseynbala-mirələmov/) - [Musa ÖZTÜRK](https://www.dibace.net/kategori/musa-ozturk/) - [İbrahim YUSUFOGLİ](https://www.dibace.net/kategori/ibrahim-yusufogli/) - [Hüseyin ARİF](https://www.dibace.net/kategori/huseyin-arif/) - [Bayram TAMTÜRK](https://www.dibace.net/kategori/bayram-tamturk/) - [Elnarə QARAGÖZOVA](https://www.dibace.net/kategori/elnarə-qaragozova/) - [Nalan EMEKTAR](https://www.dibace.net/kategori/nalan-emektar/) - [Elmas LÜYE](https://www.dibace.net/kategori/elmas-luye/) - [Cavit MARANCI](https://www.dibace.net/kategori/cavit-maranci/) - [Durdu GÜNEŞ](https://www.dibace.net/kategori/durdu-gunes/) - [Kəhrəmanova Əntiqə Aslan](https://www.dibace.net/kategori/kəhrəmanova-əntiqə-aslan/) - [Samle ÇAĞLA](https://www.dibace.net/kategori/samle-cagla/) - [Ahmet SINAV](https://www.dibace.net/kategori/ahmet-sinav/) - [Burcu BOLAKAN](https://www.dibace.net/kategori/burcu-bolakan/) - [Etibar EBİLOV](https://www.dibace.net/kategori/etibar-ebilov/) - [Ramazan PAMUK](https://www.dibace.net/kategori/ramazan-pamuk/) - [Şadi OĞUZHAN](https://www.dibace.net/kategori/sadi-oguzhan/) - [Selçuk KÜPÇÜK](https://www.dibace.net/kategori/selcuk-kupcuk/) - [Aleyna MALKOÇ](https://www.dibace.net/kategori/aleyna-malkoc/) - [Mevlud Mevlud](https://www.dibace.net/kategori/mevlud-mevlud/) - [Xatirə SALAHZADƏ](https://www.dibace.net/kategori/xatirə-salahzadə/) - [Ufuk DORUK](https://www.dibace.net/kategori/ufuk-doruk/) - [Ekim Betül UÇAR](https://www.dibace.net/kategori/ekim-betul-ucar/) - [Siyamettin ŞENTÜRK](https://www.dibace.net/kategori/siyamettin-senturk/) - [Ali GEZGİNCİ](https://www.dibace.net/kategori/ali-gezginci/) - [Mustafa GENCER](https://www.dibace.net/kategori/mustafa-gencer/) - [Afag ARAS](https://www.dibace.net/kategori/afag-aras/) - [Yusuf TOSUN](https://www.dibace.net/kategori/yusuf-tosun/) - [Ebil Etibaroğlu EBİLOV](https://www.dibace.net/kategori/ebil-etibaroglu-elibov/) - [Fatma Zeynep KIRLANGIÇ](https://www.dibace.net/kategori/fatma-zeynep-kirlangic/) - [Mehriban SULTAN](https://www.dibace.net/kategori/mehriban-sultan/) - [Mənzər NİYARLI](https://www.dibace.net/kategori/mənzər-niyarli/) - [Günel Natıq](https://www.dibace.net/kategori/gunel-natiq/) - [Hemid Herisçi](https://www.dibace.net/kategori/hemid-herisci/) - [Əntiqə Qəhrəmanova](https://www.dibace.net/kategori/əntiqə-qəhrəmanova/) - [Məleykə Allahverdiyeva](https://www.dibace.net/kategori/məleykə-allahverdiyeva/) - [Fidan Qəhrəmanova](https://www.dibace.net/kategori/fidan-qəhrəmanova/) - [Quliyeva Aysel](https://www.dibace.net/kategori/quliyeva-aysel/) - [Ruhəngiz Əliyeva](https://www.dibace.net/kategori/ruhengiz-aliyeva/) - [Gunay MAMMADOVA](https://www.dibace.net/kategori/gunay-mammadova/) - [Hilal TECİM](https://www.dibace.net/kategori/hilal-tecim/) - [Ahmet ŞAHİN](https://www.dibace.net/kategori/ahmet-sahin/) - [YEGANƏ HÜSEYNOVA SABİR qızı](https://www.dibace.net/kategori/yeganə-huseynova-sabir-qizi/) - [Necip TOPUZ](https://www.dibace.net/kategori/necip-topuz/) - [Hüseyin KARACA](https://www.dibace.net/kategori/huseyin-karaca/) - [Hatice Kılıç ÇETİN](https://www.dibace.net/kategori/hatice-kilic-cetin/) - [Mustafa Orhan ERTUĞRULOĞLU](https://www.dibace.net/kategori/mustafa-orhan-ertugruloglu/) - [Kâmil ŞAHVERDİ](https://www.dibace.net/kategori/kamil-sahverdi/) - [Hüseyin AVANDAĞ](https://www.dibace.net/kategori/huseyin-avandag/) - [Pakizə ƏLİYEVA](https://www.dibace.net/kategori/pakizə-əliyeva/) - [Cahangir NAMAZOV](https://www.dibace.net/kategori/cahangir-namazov/) - [Erol GÖKA](https://www.dibace.net/kategori/erol-goka/) - [DİNİ-MİLLİ GÜNLER](https://www.dibace.net/kategori/dini-milli-gunler/) - [Abuzer AKBIYIK](https://www.dibace.net/kategori/abuzer-akbiyik/) ## Etiketler - [eleştiri](https://www.dibace.net/tag/elestiri/) - [frankfurt](https://www.dibace.net/tag/frankfurt/) - [fuar](https://www.dibace.net/tag/fuar/) - [norveç](https://www.dibace.net/tag/norvec/) - [almanya](https://www.dibace.net/tag/almanya/) - [nazım hikmet](https://www.dibace.net/tag/nazim-hikmet/) - [oğuz atay](https://www.dibace.net/tag/oguz-atay/) - [tutunamayanlar](https://www.dibace.net/tag/tutunamayanlar/) - [nesimi](https://www.dibace.net/tag/nesimi/) - [hamsun](https://www.dibace.net/tag/hamsun/) - [türkiye](https://www.dibace.net/tag/turkiye/) - [azerbaycan](https://www.dibace.net/tag/azerbaycan/) - [everdi mustafa](https://www.dibace.net/tag/everdi-mustafa/) - [osmanlı](https://www.dibace.net/tag/osmanli/) - [belgrad](https://www.dibace.net/tag/belgrad/) - [karacoğlan](https://www.dibace.net/tag/karacoglan/) - [yayla](https://www.dibace.net/tag/yayla/) - [otlukbeli](https://www.dibace.net/tag/otlukbeli/) - [varoluş](https://www.dibace.net/tag/varolus/) - [metronorm](https://www.dibace.net/tag/metronorm/) - [öfke](https://www.dibace.net/tag/ofke/) - [delişmen](https://www.dibace.net/tag/delismen/) - [mağrur](https://www.dibace.net/tag/magrur/) - [çetin altan](https://www.dibace.net/tag/cetin-altan/) - [TKP](https://www.dibace.net/tag/tkp/) - [Adalet Partisi](https://www.dibace.net/tag/adalet-partisi/) - [homo deuss](https://www.dibace.net/tag/homo-deuss/) - [harari](https://www.dibace.net/tag/harari/) - [ibrani](https://www.dibace.net/tag/ibrani/) - [darwin](https://www.dibace.net/tag/darwin/) - [el cahız](https://www.dibace.net/tag/el-cahiz/) - [mikado](https://www.dibace.net/tag/mikado/) - [çöp](https://www.dibace.net/tag/cop/) - [melih cevdet anday](https://www.dibace.net/tag/melih-cevdet-anday/) - [çağrı turan](https://www.dibace.net/tag/cagri-turan/) - [Çin](https://www.dibace.net/tag/cin/) - [Gezisi](https://www.dibace.net/tag/gezisi/) - [Çin Tarihi](https://www.dibace.net/tag/cin-tarihi/) - [Çin Balesi](https://www.dibace.net/tag/cin-balesi/) - [Gezi Yorumları](https://www.dibace.net/tag/gezi-yorumlari/) - [Seyahat](https://www.dibace.net/tag/seyahat/) - [Türk Dili Tarihi](https://www.dibace.net/tag/turk-dili-tarihi/) - [Yazarlar](https://www.dibace.net/tag/yazarlar/) - [Tarih](https://www.dibace.net/tag/tarih/) - [Ahmet Caferoğlu](https://www.dibace.net/tag/ahmet-caferoglu/) - [Söyleşi](https://www.dibace.net/tag/soylesi/) - [Sezen aksu firuze](https://www.dibace.net/tag/sezen-aksu-firuze/) - [aysel gürel](https://www.dibace.net/tag/aysel-gurel/) - [Sezen aksu](https://www.dibace.net/tag/sezen-aksu/) - [Sezen aksu sen ağlama](https://www.dibace.net/tag/sezen-aksu-sen-aglama/) - [Sezen aksu zor yıllar](https://www.dibace.net/tag/sezen-aksu-zor-yillar/) - [islam tarihi](https://www.dibace.net/tag/islam-tarihi/) - [arabesk kültür](https://www.dibace.net/tag/arabesk-kultur/) - [aşk ve arabesk](https://www.dibace.net/tag/ask-ve-arabesk/) - [cemal süreya](https://www.dibace.net/tag/cemal-sureya/) - [ahmet özcan yazıları](https://www.dibace.net/tag/ahmet-ozcan-yazilari/) - [Türkçenin doğası](https://www.dibace.net/tag/turkcenin-dogasi/) - [türkçe ve türkler](https://www.dibace.net/tag/turkce-ve-turkler/) - [dil ve toplum](https://www.dibace.net/tag/dil-ve-toplum/) - [lütfi bergen yazıları](https://www.dibace.net/tag/lutfi-bergen-yazilari/) - [film eleştirileri](https://www.dibace.net/tag/film-elestirileri/) - [parazit film eleştiri](https://www.dibace.net/tag/parazit-film-elestiri/) - [parazit film yorum](https://www.dibace.net/tag/parazit-film-yorum/) - [alaattin diker yazıları](https://www.dibace.net/tag/alaattin-diker-yazilari/) - [sine yorum](https://www.dibace.net/tag/sine-yorum/) - [sinema eleştiri](https://www.dibace.net/tag/sinema-elestiri/) - [Çaykovski biyografi](https://www.dibace.net/tag/caykovski-biyografi/) - [biyografi yazıları](https://www.dibace.net/tag/biyografi-yazilari/) - [halil çelikbudak yazıları](https://www.dibace.net/tag/halil-celikbudak-yazilari/) - [çaykovski istanbulda](https://www.dibace.net/tag/caykovski-istanbulda/) - [türk edebiyatı](https://www.dibace.net/tag/turk-edebiyati/) - [Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün](https://www.dibace.net/tag/prof-dr-saban-ali-duzgun/) - [isid](https://www.dibace.net/tag/isid/) - [cihat](https://www.dibace.net/tag/cihat/) - [islam dünyası](https://www.dibace.net/tag/islam-dunyasi/) - [islam'da cihad](https://www.dibace.net/tag/islamda-cihad/) - [islam ve intihar](https://www.dibace.net/tag/islam-ve-intihar/) - [imam maturidi](https://www.dibace.net/tag/imam-maturidi/) - [çin kültürü](https://www.dibace.net/tag/cin-kulturu/) - [çin gezisi](https://www.dibace.net/tag/cin-gezisi/) - [Sinan Terzi'yle söyleşi](https://www.dibace.net/tag/sinan-terziyle-soylesi/) - [söyleşi yazıları](https://www.dibace.net/tag/soylesi-yazilari/) - [öykü yazıları](https://www.dibace.net/tag/oyku-yazilari/) - [Münevver SARAL yazıları](https://www.dibace.net/tag/munevver-saral-yazilari/) - [kitap eleştirileri](https://www.dibace.net/tag/kitap-elestirileri/) - [modern şehir](https://www.dibace.net/tag/modern-sehir/) - [şehirleşme](https://www.dibace.net/tag/sehirlesme/) - [şehir ve toplum](https://www.dibace.net/tag/sehir-ve-toplum/) - [Gürgün KARAMAN yazıları](https://www.dibace.net/tag/gurgun-karaman-yazilari/) - [öykü](https://www.dibace.net/tag/oyku/) - [ulucanlar cezaevi](https://www.dibace.net/tag/ulucanlar-cezaevi/) - [cezaevleri](https://www.dibace.net/tag/cezaevleri/) - [ulucanlar cezaevi tarihçesi](https://www.dibace.net/tag/ulucanlar-cezaevi-tarihcesi/) - [Emel AKBAŞ yazıları](https://www.dibace.net/tag/emel-akbas-yazilari/) - [ulucanlar cezaevi müzesi](https://www.dibace.net/tag/ulucanlar-cezaevi-muzesi/) - [Aşık Reyhani](https://www.dibace.net/tag/asik-reyhani/) - [Derdimize Çare Belki Bir Çiçek](https://www.dibace.net/tag/derdimize-care-belki-bir-cicek/) - [rusya tarihi](https://www.dibace.net/tag/rusya-tarihi/) - [sibirya](https://www.dibace.net/tag/sibirya/) - [ruslar ve batı](https://www.dibace.net/tag/ruslar-ve-bati/) - [Selim Çilingirov](https://www.dibace.net/tag/selim-cilingirov/) - [sovyetler birliği](https://www.dibace.net/tag/sovyetler-birligi/) - [anksiyete](https://www.dibace.net/tag/anksiyete/) - [türk sazı](https://www.dibace.net/tag/turk-sazi/) - [sazın tarihi](https://www.dibace.net/tag/sazin-tarihi/) - [Abdulvahap KARA yazıları](https://www.dibace.net/tag/abdulvahap-kara-yazilari/) - [Jagda Babalık](https://www.dibace.net/tag/jagda-babalik/) - [sanat ve estetik](https://www.dibace.net/tag/sanat-ve-estetik/) - [şiirde sanat](https://www.dibace.net/tag/siirde-sanat/) - [Ali suavi](https://www.dibace.net/tag/ali-suavi/) - [Mesut ŞEN yazıları](https://www.dibace.net/tag/mesut-sen-yazilari/) - [ercan kesal](https://www.dibace.net/tag/ercan-kesal/) - [Frankfurt Kitap Fuarı](https://www.dibace.net/tag/frankfurt-kitap-fuari/) - [gezi gözlem](https://www.dibace.net/tag/gezi-gozlem/) - [Thomas Mann](https://www.dibace.net/tag/thomas-mann/) - [Hölderlin](https://www.dibace.net/tag/holderlin/) - [Halit ÇELİKBUDAK yazıları](https://www.dibace.net/tag/halit-celikbudak-yazilari/) - [korku ve varlık](https://www.dibace.net/tag/korku-ve-varlik/) - [korku ve arayış](https://www.dibace.net/tag/korku-ve-arayis/) - [felsefe yazıları](https://www.dibace.net/tag/felsefe-yazilari/) - [Emre BOZKUŞ yazıları](https://www.dibace.net/tag/emre-bozkus-yazilari/) - [Hasan BOYNUKARA yazıları](https://www.dibace.net/tag/hasan-boynukara-yazilari/) - [hakaye yazıları](https://www.dibace.net/tag/hakaye-yazilari/) - [deneme yazıları](https://www.dibace.net/tag/deneme-yazilari/) - [Rahmi KIZILTOPRAK yazıları](https://www.dibace.net/tag/rahmi-kiziltoprak-yazilari/) - [karanlık](https://www.dibace.net/tag/karanlik/) - [insanlık](https://www.dibace.net/tag/insanlik/) - [Viyana yazıları](https://www.dibace.net/tag/viyana-yazilari/) - [Wien yazıları](https://www.dibace.net/tag/wien-yazilari/) - [şangay gezi yazı](https://www.dibace.net/tag/sangay-gezi-yazi/) - [Mustafa EVERDİ yazıları](https://www.dibace.net/tag/mustafa-everdi-yazilari/) - [Deizm nedir?](https://www.dibace.net/tag/deizm-nedir/) - [Ateizm nedir?](https://www.dibace.net/tag/ateizm-nedir/) - [Müslüman ve deizm](https://www.dibace.net/tag/musluman-ve-deizm/) - [müslüman ve ateizm](https://www.dibace.net/tag/musluman-ve-ateizm/) - [Türkler ve deizm ateizm](https://www.dibace.net/tag/turkler-ve-deizm-ateizm/) - [Aliye Çınar KÖYSÜREN   yazıları](https://www.dibace.net/tag/aliye-cinar-koysuren-yazilari/) - [Müslümanlık ve deizm](https://www.dibace.net/tag/muslumanlik-ve-deizm/) - [müslümanlık ve ateizm](https://www.dibace.net/tag/muslumanlik-ve-ateizm/) - [islam kültürü](https://www.dibace.net/tag/islam-kulturu/) - [Ercan kesal velhasıl](https://www.dibace.net/tag/ercan-kesal-velhasil/) - [Muaz ergü yazıları](https://www.dibace.net/tag/muaz-ergu-yazilari/) - [kıbrıs tarihi](https://www.dibace.net/tag/kibris-tarihi/) - [araplar ve kıbrıs](https://www.dibace.net/tag/araplar-ve-kibris/) - [Serdar M. Değirmencioğlu yazıları](https://www.dibace.net/tag/serdar-m-degirmencioglu-yazilari/) - [arif bilgin yazıları](https://www.dibace.net/tag/arif-bilgin-yazilari/) - [çocuk oyuncak ve şaka](https://www.dibace.net/tag/cocuk-oyuncak-ve-saka/) - [Babur şah](https://www.dibace.net/tag/babur-sah/) - [hindstan](https://www.dibace.net/tag/hindstan/) - [Yücel FEYZİOĞLU yazıları](https://www.dibace.net/tag/yucel-feyzioglu-yazilari/) - [kitap ve insan](https://www.dibace.net/tag/kitap-ve-insan/) - [1. dünya savaşı](https://www.dibace.net/tag/1-dunya-savasi/) - [adolph hitler](https://www.dibace.net/tag/adolph-hitler/) - [Joseph Goebbels](https://www.dibace.net/tag/joseph-goebbels/) - [kitap yakmak](https://www.dibace.net/tag/kitap-yakmak/) - [Batı müziği](https://www.dibace.net/tag/bati-muzigi/) - [Türkler ve Türkü](https://www.dibace.net/tag/turkler-ve-turku/) - [popüler müzik](https://www.dibace.net/tag/populer-muzik/) - [Blues ve country müziği](https://www.dibace.net/tag/blues-ve-country-muzigi/) - [Nilgün ÇELEBİ yazıları](https://www.dibace.net/tag/nilgun-celebi-yazilari/) - [7. Koğuştaki Mucize](https://www.dibace.net/tag/7-kogustaki-mucize/) - [karagöz ve hacivat](https://www.dibace.net/tag/karagoz-ve-hacivat/) - [Sabriye CEMBOLUK yazıları](https://www.dibace.net/tag/sabriye-cemboluk-yazilari/) - [gölge oyunu](https://www.dibace.net/tag/golge-oyunu/) - [İslamcılık](https://www.dibace.net/tag/islamcilik/) - [din ve ahlak](https://www.dibace.net/tag/din-ve-ahlak/) - [din ve toplum](https://www.dibace.net/tag/din-ve-toplum/) - [dil ve insan](https://www.dibace.net/tag/dil-ve-insan/) - [Erdal ÇAKIR yazıları](https://www.dibace.net/tag/erdal-cakir-yazilari/) - [oyun eleştiri](https://www.dibace.net/tag/oyun-elestiri/) - [tiyatro küçük burjuva](https://www.dibace.net/tag/tiyatro-kucuk-burjuva/) - [söz ve anlam](https://www.dibace.net/tag/soz-ve-anlam/) - [adnan islamoğulları yazıları](https://www.dibace.net/tag/adnan-islamogullari-yazilari/) - [soktar](https://www.dibace.net/tag/soktar/) - [platon](https://www.dibace.net/tag/platon/) - [sokrates](https://www.dibace.net/tag/sokrates/) - [erdem ve erdemli olmak](https://www.dibace.net/tag/erdem-ve-erdemli-olmak/) - [iyi ve kötü](https://www.dibace.net/tag/iyi-ve-kotu/) - [kastamonu gezi yazı](https://www.dibace.net/tag/kastamonu-gezi-yazi/) - [ılgaz dağları gezi](https://www.dibace.net/tag/ilgaz-daglari-gezi/) - [Kastamonu ve şeyh şaban veli](https://www.dibace.net/tag/kastamonu-ve-seyh-saban-veli/) - [Gülşen ÜNÜVAR yazıları](https://www.dibace.net/tag/gulsen-unuvar-yazilari/) - [Enteloid aydın tipi](https://www.dibace.net/tag/enteloid-aydin-tipi/) - [Sadık YEMNİ yazıları](https://www.dibace.net/tag/sadik-yemni-yazilari/) - [çocukluk arkadaşı](https://www.dibace.net/tag/cocukluk-arkadasi/) - [tez](https://www.dibace.net/tag/tez/) - [telefon](https://www.dibace.net/tag/telefon/) - [hegel sartre lacan](https://www.dibace.net/tag/hegel-sartre-lacan/) - [felsefedeki özne](https://www.dibace.net/tag/felsefedeki-ozne/) - [Orhan ARAS yazıları](https://www.dibace.net/tag/orhan-aras-yazilari/) - [Varlık kültür gelenek](https://www.dibace.net/tag/varlik-kultur-gelenek/) - [max weber ve kapitalizm](https://www.dibace.net/tag/max-weber-ve-kapitalizm/) - [varoluş felsefesi](https://www.dibace.net/tag/varolus-felsefesi/) - [Cebeli tarık](https://www.dibace.net/tag/cebeli-tarik/) - [tarık biz ziyad](https://www.dibace.net/tag/tarik-biz-ziyad/) - [endülüs emevi](https://www.dibace.net/tag/endulus-emevi/) - [İspanya'da emevi dönemi](https://www.dibace.net/tag/ispanyada-emevi-donemi/) - [İspanya'da islam](https://www.dibace.net/tag/ispanyada-islam/) - [İspanya Hristiyan müslüman](https://www.dibace.net/tag/ispanya-hristiyan-musluman/) - [Varlık ve kültür](https://www.dibace.net/tag/varlik-ve-kultur/) - [karl marx](https://www.dibace.net/tag/karl-marx/) - [yabancılaşma](https://www.dibace.net/tag/yabancilasma/) - [Varlık varoluş](https://www.dibace.net/tag/varlik-varolus/) - [insan düşünce](https://www.dibace.net/tag/insan-dusunce/) - [düşünce ve eleştiri](https://www.dibace.net/tag/dusunce-ve-elestiri/) - [soru sormak](https://www.dibace.net/tag/soru-sormak/) - [Metin KAZAN yazıları](https://www.dibace.net/tag/metin-kazan-yazilari/) - [atatürk ve devrim](https://www.dibace.net/tag/ataturk-ve-devrim/) - [Türk devrimi](https://www.dibace.net/tag/turk-devrimi/) - [Atatürk ve batı](https://www.dibace.net/tag/ataturk-ve-bati/) - [ulusçuluk](https://www.dibace.net/tag/ulusculuk/) - [kültür ve özgürlük](https://www.dibace.net/tag/kultur-ve-ozgurluk/) - [kültür](https://www.dibace.net/tag/kultur/) - [Aysel ÖZDEMİR yazıları](https://www.dibace.net/tag/aysel-ozdemir-yazilari/) - [insan ve kültür](https://www.dibace.net/tag/insan-ve-kultur/) - [gönüllü kulluk](https://www.dibace.net/tag/gonullu-kulluk/) - [ekim devrimi](https://www.dibace.net/tag/ekim-devrimi/) - [lenin](https://www.dibace.net/tag/lenin/) - [stalin](https://www.dibace.net/tag/stalin/) - [reel sosyalizm](https://www.dibace.net/tag/reel-sosyalizm/) - [rusya](https://www.dibace.net/tag/rusya/) - [sscb](https://www.dibace.net/tag/sscb/) - [marksizm](https://www.dibace.net/tag/marksizm/) - [hazreti muhammet](https://www.dibace.net/tag/hazreti-muhammet/) - [mevlit kandili](https://www.dibace.net/tag/mevlit-kandili/) - [islam anlayışı](https://www.dibace.net/tag/islam-anlayisi/) - [Avrupa](https://www.dibace.net/tag/avrupa/) - [göç](https://www.dibace.net/tag/goc/) - [self-islam](https://www.dibace.net/tag/self-islam/) - [Teslimiyet/Submissio](https://www.dibace.net/tag/teslimiyet-submissio/) - [Charlie Hebdo](https://www.dibace.net/tag/charlie-hebdo/) - [siyasal histeri](https://www.dibace.net/tag/siyasal-histeri/) - [Greta Thunberg](https://www.dibace.net/tag/greta-thunberg/) - [orhan aras](https://www.dibace.net/tag/orhan-aras/) - [almancılar](https://www.dibace.net/tag/almancilar/) - [avrupaya göç](https://www.dibace.net/tag/avrupaya-goc/) - [almanyaya göç](https://www.dibace.net/tag/almanyaya-goc/) - [beyin göçü](https://www.dibace.net/tag/beyin-gocu/) - [avrupalı türkler](https://www.dibace.net/tag/avrupali-turkler/) - [kölelik düzeni](https://www.dibace.net/tag/kolelik-duzeni/) - [köleleştirme](https://www.dibace.net/tag/kolelestirme/) - [kültür ve kölelik](https://www.dibace.net/tag/kultur-ve-kolelik/) - [baba](https://www.dibace.net/tag/baba/) - [hastane](https://www.dibace.net/tag/hastane/) - [doktor](https://www.dibace.net/tag/doktor/) - [baba sevgisi](https://www.dibace.net/tag/baba-sevgisi/) - [duygusal insan](https://www.dibace.net/tag/duygusal-insan/) - [fabrika kentler](https://www.dibace.net/tag/fabrika-kentler/) - [toplumsal fabrika](https://www.dibace.net/tag/toplumsal-fabrika/) - [toplumsal merkez](https://www.dibace.net/tag/toplumsal-merkez/) - [cumhuriyet](https://www.dibace.net/tag/cumhuriyet/) - [siyasi](https://www.dibace.net/tag/siyasi/) - [meclis](https://www.dibace.net/tag/meclis/) - [sinema filmi](https://www.dibace.net/tag/sinema-filmi/) - [joker film](https://www.dibace.net/tag/joker-film/) - [foto](https://www.dibace.net/tag/foto/) - [fotoğraf](https://www.dibace.net/tag/fotograf/) - [sanat](https://www.dibace.net/tag/sanat/) - [eser](https://www.dibace.net/tag/eser/) - [ölüm](https://www.dibace.net/tag/olum/) - [felaket](https://www.dibace.net/tag/felaket/) - [hurafe](https://www.dibace.net/tag/hurafe/) - [bilim](https://www.dibace.net/tag/bilim/) - [Osman Yüksel Serdengeçti](https://www.dibace.net/tag/osman-yuksel-serdengecti/) - [Toros Yüzlü Adam](https://www.dibace.net/tag/toros-yuzlu-adam/) - [hikaye](https://www.dibace.net/tag/hikaye/) - [hanif türk](https://www.dibace.net/tag/hanif-turk/) - [lütfi bergen](https://www.dibace.net/tag/lutfi-bergen/) - [İbrahim Onay](https://www.dibace.net/tag/ibrahim-onay/) - [Kül Tigin Anıtı](https://www.dibace.net/tag/kul-tigin-aniti/) - [Serdengeçti dergisi](https://www.dibace.net/tag/serdengecti-dergisi/) - [Din](https://www.dibace.net/tag/din/) - [felsefe](https://www.dibace.net/tag/felsefe/) - [inanç](https://www.dibace.net/tag/inanc/) - [islam](https://www.dibace.net/tag/islam/) - [inanmak ve inanmamak](https://www.dibace.net/tag/inanmak-ve-inanmamak/) - [makale](https://www.dibace.net/tag/makale/) - [deneme](https://www.dibace.net/tag/deneme/) - [Borodino Meydan Muharebesi](https://www.dibace.net/tag/borodino-meydan-muharebesi/) - [Napolyon](https://www.dibace.net/tag/napolyon/) - [Austerlitz Meydan Muharebesi](https://www.dibace.net/tag/austerlitz-meydan-muharebesi/) - [Ankara](https://www.dibace.net/tag/ankara/) - [Sakarya Caddesi](https://www.dibace.net/tag/sakarya-caddesi/) - [Çukurambar](https://www.dibace.net/tag/cukurambar/) - [Tunalı Hilmi](https://www.dibace.net/tag/tunali-hilmi/) - [Rasathanenin Yıkımından İHA SİHA'ların Yapımına](https://www.dibace.net/tag/rasathanenin-yikimindan-iha-sihalarin-yapimina/) - [Leachman](https://www.dibace.net/tag/leachman/) - [Gerard Evelyn Leachman](https://www.dibace.net/tag/gerard-evelyn-leachman/) - [İngiliz casusları](https://www.dibace.net/tag/ingiliz-casuslari/) - [Arap isyanı](https://www.dibace.net/tag/arap-isyani/) - [Osmanlı tarihi](https://www.dibace.net/tag/osmanli-tarihi/) - [İbn-i Suud](https://www.dibace.net/tag/ibn-i-suud/) - [Arap yarımadası](https://www.dibace.net/tag/arap-yarimadasi/) - [Ortadoğu tarihi](https://www.dibace.net/tag/ortadogu-tarihi/) - [Kut Savaşı](https://www.dibace.net/tag/kut-savasi/) - [İngiliz istihbaratı](https://www.dibace.net/tag/ingiliz-istihbarati/) - [Fahriye Kayahan](https://www.dibace.net/tag/fahriye-kayahan/) - [Malatyalı sanatçılar](https://www.dibace.net/tag/malatyali-sanatcilar/) - [Erzurum türküleri](https://www.dibace.net/tag/erzurum-turkuleri/) - [Sivas yöresi türküleri](https://www.dibace.net/tag/sivas-yoresi-turkuleri/) - [Hüseyni makamı](https://www.dibace.net/tag/huseyni-makami/) - [Aşk türküsü](https://www.dibace.net/tag/ask-turkusu/) - [Hüzünlü türküler](https://www.dibace.net/tag/huzunlu-turkuler/) - [Türk sanat müziği](https://www.dibace.net/tag/turk-sanat-muzigi/) - [Cümbüş enstrümanı](https://www.dibace.net/tag/cumbus-enstrumani/) - [eğitim sistemi eleştirisi](https://www.dibace.net/tag/egitim-sistemi-elestirisi/) - [modern eğitim sorunları](https://www.dibace.net/tag/modern-egitim-sorunlari/) - [sınav odaklı eğitim](https://www.dibace.net/tag/sinav-odakli-egitim/) - [öğretmen gözlemleri](https://www.dibace.net/tag/ogretmen-gozlemleri/) - [öğrenme alışkanlıkları](https://www.dibace.net/tag/ogrenme-aliskanliklari/) - [gençlik ve eğitim](https://www.dibace.net/tag/genclik-ve-egitim/) - [eğitimde değerler](https://www.dibace.net/tag/egitimde-degerler/) - [Durdu Güneş](https://www.dibace.net/tag/durdu-gunes/) - [eğitim ve ahlak ilişkisi](https://www.dibace.net/tag/egitim-ve-ahlak-iliskisi/) - [merak ve öğrenme](https://www.dibace.net/tag/merak-ve-ogrenme/) - [otogar hikayesi](https://www.dibace.net/tag/otogar-hikayesi/) - [otogar insan manzaraları](https://www.dibace.net/tag/otogar-insan-manzaralari/) - [Aysel Özdemir](https://www.dibace.net/tag/aysel-ozdemir/) - [kısa öykü](https://www.dibace.net/tag/kisa-oyku/) - [deneme yazısı](https://www.dibace.net/tag/deneme-yazisi/) - [şehir hayatı](https://www.dibace.net/tag/sehir-hayati/) - [yoksulluk ve empati](https://www.dibace.net/tag/yoksulluk-ve-empati/) - [dilenci kadın](https://www.dibace.net/tag/dilenci-kadin/) - [otobüs terminali](https://www.dibace.net/tag/otobus-terminali/) - [insan hikayeleri](https://www.dibace.net/tag/insan-hikayeleri/) - [Çerkes sürgünü](https://www.dibace.net/tag/cerkes-surgunu/) - [Büyük Çerkes Sürgünü](https://www.dibace.net/tag/buyuk-cerkes-surgunu/) - [Çerkes soykırımı](https://www.dibace.net/tag/cerkes-soykirimi/) - [Çerkes tarihi](https://www.dibace.net/tag/cerkes-tarihi/) - [Rengigül Ural](https://www.dibace.net/tag/rengigul-ural/) - [Çerkes kültürü](https://www.dibace.net/tag/cerkes-kulturu/) - [Çerkes kadınları](https://www.dibace.net/tag/cerkes-kadinlari/) - [Çerkes kimliği](https://www.dibace.net/tag/cerkes-kimligi/) - [Çerkes diasporası](https://www.dibace.net/tag/cerkes-diasporasi/) - [Çerkes dili](https://www.dibace.net/tag/cerkes-dili/) - [Ziryab kimdir](https://www.dibace.net/tag/ziryab-kimdir/) - [Ziryab romanı](https://www.dibace.net/tag/ziryab-romani/) - [Yücel Feyzioğlu kitapları](https://www.dibace.net/tag/yucel-feyzioglu-kitaplari/) - [Endülüs Emevileri](https://www.dibace.net/tag/endulus-emevileri/) - [Kurtuba müzik okulu](https://www.dibace.net/tag/kurtuba-muzik-okulu/) - [İslam sanat tarihi](https://www.dibace.net/tag/islam-sanat-tarihi/) - [Ziryab’ın buluşları](https://www.dibace.net/tag/ziryabin-buluslari/) - [udun beşinci teli](https://www.dibace.net/tag/udun-besinci-teli/) - [gitarın kökeni](https://www.dibace.net/tag/gitarin-kokeni/) - [Harran kültürü](https://www.dibace.net/tag/harran-kulturu/) - [Şanlıurfa edebiyat](https://www.dibace.net/tag/sanliurfa-edebiyat/) - [Doğu-Batı Yayınları](https://www.dibace.net/tag/dogu-bati-yayinlari/) - [10 Kasım](https://www.dibace.net/tag/10-kasim/) - [Atatürk](https://www.dibace.net/tag/ataturk/) - [Atatürk’ü anma](https://www.dibace.net/tag/ataturku-anma/) - [Atatürk mirası](https://www.dibace.net/tag/ataturk-mirasi/) - [Atatürk sözleri](https://www.dibace.net/tag/ataturk-sozleri/) - [10 Kasım mesajı](https://www.dibace.net/tag/10-kasim-mesaji/) - [direniş ve umut](https://www.dibace.net/tag/direnis-ve-umut/) - [milletin vicdanı](https://www.dibace.net/tag/milletin-vicdani/) - [Atatürk’e özlem](https://www.dibace.net/tag/ataturke-ozlem/) - [kitaplara övgü](https://www.dibace.net/tag/kitaplara-ovgu/) - [okumanın anlamı](https://www.dibace.net/tag/okumanin-anlami/) - [kitap okuma alışkanlığı](https://www.dibace.net/tag/kitap-okuma-aliskanligi/) - [edebi önsöz](https://www.dibace.net/tag/edebi-onsoz/) - [kitap tanıtımı](https://www.dibace.net/tag/kitap-tanitimi/) - [okuma sevdası](https://www.dibace.net/tag/okuma-sevdasi/) - [kitap eleştirmenliği](https://www.dibace.net/tag/kitap-elestirmenligi/) - [okuma ve yaşam](https://www.dibace.net/tag/okuma-ve-yasam/) - [edebiyat sevgisi](https://www.dibace.net/tag/edebiyat-sevgisi/) - [kitap önerileri](https://www.dibace.net/tag/kitap-onerileri/) - [Dr. Hüseyin Avandağ](https://www.dibace.net/tag/dr-huseyin-avandag/) - [kendin olmak](https://www.dibace.net/tag/kendin-olmak/) - [sahicilik](https://www.dibace.net/tag/sahicilik/) - [sosyal medya kültürü](https://www.dibace.net/tag/sosyal-medya-kulturu/) - [beğenilme arzusu](https://www.dibace.net/tag/begenilme-arzusu/) - [benlik algısı](https://www.dibace.net/tag/benlik-algisi/) - [dijital maskeler](https://www.dibace.net/tag/dijital-maskeler/) - [öz saygı](https://www.dibace.net/tag/oz-saygi/) - [samimiyet](https://www.dibace.net/tag/samimiyet/) - [kimlik](https://www.dibace.net/tag/kimlik/) - [Yasemin Kuloğlu](https://www.dibace.net/tag/yasemin-kuloglu/) - [portakallı öykü](https://www.dibace.net/tag/portakalli-oyku/) - [Fadime babaanne](https://www.dibace.net/tag/fadime-babaanne/) - [toplumcu öykü](https://www.dibace.net/tag/toplumcu-oyku/) - [kadın emeği](https://www.dibace.net/tag/kadin-emegi/) - [yoksulluk temalı hikaye](https://www.dibace.net/tag/yoksulluk-temali-hikaye/) - [küçük öykü](https://www.dibace.net/tag/kucuk-oyku/) - [Anadolu kadını](https://www.dibace.net/tag/anadolu-kadini/) - [portakal metaforu](https://www.dibace.net/tag/portakal-metaforu/) - [aile hikayesi](https://www.dibace.net/tag/aile-hikayesi/) - [Modern İslam düşüncesi](https://www.dibace.net/tag/modern-islam-dusuncesi/) - [Sebilürreşad Dergisi](https://www.dibace.net/tag/sebilurresad-dergisi/) - [İslam devrimciliği](https://www.dibace.net/tag/islam-devrimciligi/) - [Mevdudi](https://www.dibace.net/tag/mevdudi/) - [Seyyid Kutub](https://www.dibace.net/tag/seyyid-kutub/) - [Ali Şeriati](https://www.dibace.net/tag/ali-seriati/) - [küreselleşme ve İslam](https://www.dibace.net/tag/kuresellesme-ve-islam/) - [küresel çağ](https://www.dibace.net/tag/kuresel-cag/) - [ümmet dayanışması](https://www.dibace.net/tag/ummet-dayanismasi/) - [İslam ve Batı](https://www.dibace.net/tag/islam-ve-bati/) - [devletin ekonomideki rolü](https://www.dibace.net/tag/devletin-ekonomideki-rolu/) - [kapitalizmin ahlaki temelleri](https://www.dibace.net/tag/kapitalizmin-ahlaki-temelleri/) - [liberalizm eleştirisi](https://www.dibace.net/tag/liberalizm-elestirisi/) - [sosyal adalet](https://www.dibace.net/tag/sosyal-adalet/) - [etik kapitalizm](https://www.dibace.net/tag/etik-kapitalizm/) - [üretim ilişkileri](https://www.dibace.net/tag/uretim-iliskileri/) - [piyasa ahlakı](https://www.dibace.net/tag/piyasa-ahlaki/) - [devlet-sermaye dengesi](https://www.dibace.net/tag/devlet-sermaye-dengesi/) - [modern iktisat düşüncesi](https://www.dibace.net/tag/modern-iktisat-dusuncesi/) - [psikoloji ve ekonomi](https://www.dibace.net/tag/psikoloji-ve-ekonomi/) - [İran safran tarlaları](https://www.dibace.net/tag/iran-safran-tarlalari/) - [Horasan Eyaleti](https://www.dibace.net/tag/horasan-eyaleti/) - [Meşhed](https://www.dibace.net/tag/meshed/) - [Anadolu tarımı](https://www.dibace.net/tag/anadolu-tarimi/) - [safran fiyatı](https://www.dibace.net/tag/safran-fiyati/) - [safran ekimi](https://www.dibace.net/tag/safran-ekimi/) - [tarımsal üretim](https://www.dibace.net/tag/tarimsal-uretim/) - [kırsal ekonomi](https://www.dibace.net/tag/kirsal-ekonomi/) - [yerel üretim](https://www.dibace.net/tag/yerel-uretim/) - [sürdürülebilir tarım](https://www.dibace.net/tag/surdurulebilir-tarim/) - [Ethem Baran](https://www.dibace.net/tag/ethem-baran/) - [Köhne romanı](https://www.dibace.net/tag/kohne-romani/) - [Samle Çağla](https://www.dibace.net/tag/samle-cagla/) - [roman incelemesi](https://www.dibace.net/tag/roman-incelemesi/) - [çağdaş Türk romanı](https://www.dibace.net/tag/cagdas-turk-romani/) - [edebî eleştiri](https://www.dibace.net/tag/edebi-elestiri/) - [Anadolu romanı](https://www.dibace.net/tag/anadolu-romani/) - [Kafkaesk roman](https://www.dibace.net/tag/kafkaesk-roman/) - [Ethem Baran üslubu](https://www.dibace.net/tag/ethem-baran-uslubu/) - [Tao Te Ching](https://www.dibace.net/tag/tao-te-ching/) - [Konfüçyanizm](https://www.dibace.net/tag/konfucyanizm/) - [Lièzĭ](https://www.dibace.net/tag/liezi/) - [Lao Tzu](https://www.dibace.net/tag/lao-tzu/) - [Çin düşüncesi](https://www.dibace.net/tag/cin-dusuncesi/) - [Avrasya politikaları](https://www.dibace.net/tag/avrasya-politikalari/) - [jeopolitik analiz](https://www.dibace.net/tag/jeopolitik-analiz/) - [Türk düşüncesi](https://www.dibace.net/tag/turk-dusuncesi/) - [bilgelik](https://www.dibace.net/tag/bilgelik/) - [Doğu felsefesi](https://www.dibace.net/tag/dogu-felsefesi/) - [Arthur Balfour](https://www.dibace.net/tag/arthur-balfour/) - [Baron Rothschild](https://www.dibace.net/tag/baron-rothschild/) - [Filistin tarihi](https://www.dibace.net/tag/filistin-tarihi/) - [Nakba](https://www.dibace.net/tag/nakba/) - [İngiliz mandası](https://www.dibace.net/tag/ingiliz-mandasi/) - [Sykes-Picot](https://www.dibace.net/tag/sykes-picot/) - [McMahon Mektupları](https://www.dibace.net/tag/mcmahon-mektuplari/) - [Birinci Dünya Savaşı](https://www.dibace.net/tag/birinci-dunya-savasi/) - [insanlık vicdanı](https://www.dibace.net/tag/insanlik-vicdani/) - [modern sömürgecilik](https://www.dibace.net/tag/modern-somurgecilik/)