Mirze Feteli Axundzade’nin 175. Doğumyılı şenlikleri için 1988 yılında Server Tanilli’yi, İlber Ortaylı’yı ve beni Azerbaycan’a davet etmişlerdi. Kimdi Mirze Feteli Axundzade, doğrusu bilmiyordum. Kısa sürede öğrenebileceğim kaynak da yoktu. Kardeş halklar birbirinden koparılmış, birbirimizin kültürüne uzak düşmüştük. Heyecanla gittim. Server Tanilli ile daha önceden tanışıyorduk. İlber Ortaylı ile orada tanıştık.
Önce Bakü’de görkemli toplantılar yapıldı. Sonra Mirze Feteli Axundzade’nin 30 Haziran 1812’de doğduğu Şeki kentinde (şehrinde) ve çevirmenlik yaptığı Tiflis’te toplantılar devam etti. Hep birlikte Şeki’ye gittik. Orada da konuşmaları ilgiyle izledim. Mirze Feteli şair, oyun yazarı, filozof, toplumcu ve Azerbaycan tiyatro eserleri yazınının kurucusuydu.
Mirze Feteli’nin dayısı Axund Hacı Aliasker onu 1832’de Gence’ye götürdü. Mirze Feteli’nin din adamı olmasını istiyordu. Burada genç Feteli, Azerbaycanlı şair ve filozof Mirze Şefi Vazeh ile tanışma şansını yakaladı. Mirze Şefi’den mantık, hukuk ve hat sanatı eğitimi aldı. Ancak Mirza Şefi’nin genç Feteli üzerindeki etkisi bununla sınırlı değildi. Bu buluşma, Feteli’nin hayatı ve eserleri üzerinde ciddi bir etki yarattı ve onun bir sanatçı ve düşünür olarak şekillenmesini sağladı.
Mirze Feteli, sanatsal yaratıcılığına şiirle başlamıştı. Azerbaycan edebiyatında özgür düşüncenin en büyük temsilcisi oldu. İslam dünyasında gülmece tiyatro eserlerini ilk yazan o oldu: “Kimyager Molla İbrahim Halil’in Hikâyesi”, “Ayı Hırsızının Hikâyesi”, “Vezir Hani Lengeren’in Macerası”, “Açgözlü Hacı Gara’nın Macerası”, “Mahkeme Avukatlarının Hikâyesi” gibi altı eseri 1859’da Tiflis’te yayımlandı. Puşkin’i Azerbaycan Türkçesine ilk kez o çevirdi. Namık Kemal onun çağdaşıydı, Hürriyet şairimizdi. Hür düşünceleri savundu, toplumu o da ileri bir yere getirdi, ama zindanda öldü.
Döneminin modern bilimlerine ilgi duyan Mirze Feteli, İslam dünyasında sosyal ve siyasi reformların yapılmasını savundu. Kadın hakları ve evrensel insan haklarıyla ilgilendi. Okuryazarlığı teşvik etmek için Arap alfabesinin Latin alfabesiyle değiştirilmesini ilk öneren yazar oldu. 1834’te Tiflis’e gitti, Kafkasya Genel Valiliği’nin sivil işler bölümüne Doğu dilleri tercümanı olarak atandı. Çünkü o Türkçe, Arapça, Farsça ve Rusça dillerine hâkimdi. 1851 yılında Axundzade, Coğrafya Derneği’nin Kafkas şubesine üye seçildi ve daha sonra Kafkas Arkeoloji Komisyonu’nda araştırma çalışmalarına katıldı. “Ekinçi” (Çiftçi) gazetesinin yayımlanmasına büyük önem verdi ve bu gazetede “Milletin Bilinmeyen Vekili” imzasıyla makaleler yayımladı. İsmail Gaspıralı gibi o da cahillikle mücadele etti. Ekinci gazetesi daha sonra 20.yy’da Kars’ta yayımlanmaya devam etti. Çocukluğumda babam her Kars’a gidişinde o gazeteyi getirirdi. Kendisi okuduktan sonra: “Hele sen de oku menim balam” dedi.
Yukarıda verdiğim bilgileri ben o toplantılarda öğrendim. İlber Ortaylı Rusça’dan Mirze Feteli Axundzade hakkında bilgi edinmiş, iyi bir konuşma yapmış, ilgimi çekmişti. Sadece toplantıda değil, her fırsatta İlber hoca konuşuyordu. Hatta öyle konuşuyordu ki, kimse araya giremiyordu. Bir ara şakaya getirerek “Ya hocam biraz başkalarını da dinleyelim,” demiştim. Otuz yıl sonra Ankara Yüksel Caddesinde karşılaştık, o sözümü hatırlayıp gülümsedi. Zeki bir insandı. Çok konuşmasının da bir anlamı vardı. Okuduğunu ve bildiğini devamlı aktaran insanın kendi zihninde de o bilgi yerleşiyor ve kökleşiyordu. Siz de bildiklerinizi, öğrendiklerinizi her fırsatta anlatın. Bilgi yerleşsin ve yayılsın. Mirza Feteli Axundzade de öyleydi. Onun hoş sohbetinden yararlanmak için çevresine yaşlı-genç insanlar birikirdi. Onu hayranlıkla dinlerlerdi. O, düşüncelerini yaymak için Türk ve İslam Dünyası’nda Tiyatroyu geliştiren, gülmeceler yazan ilk insan oldu. Bizim tiyatrolara bakıyorum da Batı’da 3.sırada sayılan tiyatro oyunlarını bile sahneye koyuyorlar, onların yerine Mirza Feteli Axundzade’nin oyunlarını sahnede görmeği özlüyorum.
Yücel FEYZİOĞLU

Son Yorumlar