Şahin: “Mehter Dergisi, Gaziantep’in Basın Hayatında Büyük Yankı Uyandırdı.”

Tarafınızdan hazırlanan “Mehter Dergisi” adlı kitabın “Unutulmaya Yüz Tutmuş Ağır Adımlı Bir Yürüyüş” alt başlığı çok manidar ve dikkat çekici… Kitaba yazdığınız önsözü okuduğumuzda da bu başlığın muhtevasını anlayabiliyoruz. Aynı zamanda kitabın bir yayınlanma hikâyesi de var. Öncelikle kitabın yayınlanma hikâyesi ve gayesinden bahseder misiniz?

2022 Ocak ayında Çelebi Dergisi’nin 2022 Nisan sayısında yayınlanmak üzere Azmin ve Mücadelenin Nişânesi: Necdet Sevinç dosyasını hazırlamaya karar vermiştik. Bu konuda Gaziantep’in sosyal ve siyasal hayatında mühim rol oynayan Halit Ziya Biçer’e müracaat ettik. Bu müracaatın sebeplerinin en başında Necdet Sevinç’e atfedilen “Benim hayatımda rol oynayan iki şahsiyet vardır: Halit Ziya Biçer ve Dündar Taşer.” sözüdür. Görüşmeleriz haftalar boyunca devam etti. Bu görüşmelerimiz çerçevesinde konumuz yalnızca Necdet Sevinç ile sınırlı kalmadı. Soğuk Savaş dönemi Gaziantep’in siyasi, sosyal ve kültürel hayatı gibi birçok konu ele alındı. Halit Ziya Biçer’e Gaziantep’te çıkan gazeteler ve dergiler hakkında sorular sormaya başladım. Kendisinin birçok dergi ve gazetede yer aldığını biliyordum. Şehrin hem kültürel hayatına dair kesitler hem de neşriyatçılık serüveni hakkında birinci ağızdan bilgi almak istiyordum. Halit Bey, gazete ve dergilerden bahsederken, kendisinin bizzat çıkardığı Mehter Dergisi’nden söz etti. Daha önceleri böyle bir derginin varlığından haberdar değildim. Derginin içeriği hakkında bilgi vermedi ancak ekonomik vb. sebeplerden dolayı devam ettiremediğini söylemekle yetindi. Dikkatlice dinliyor ve heyecanlanıyordum. Derginin sayılarını o gün göstermedi. Böylece bundan sonraki ziyaretlerimin gerekçesi o gün belli oldu. Tek gayem vardı: Mehter’i görmek.

Bir sonraki ziyaretimde dergiyi görme fırsatı yakaladım. Heyecanla ve merakla dergiyi inceledim. Âdeta değerli bir mücevher bulmuş gibi hissediyordum kendimi. O gün dergileri teslim aldım. Sabahlara kadar okudum, notlar aldım. Dergi hakkında bir çalışma yapmaya karar verdim. Gerekli izinleri aldıktan sonra elinizdeki eser meydana geldi.

Kitabı hazırlarken Mehter dergisine ilişkin geniş bir giriş yazısına yer verildiğini görüyoruz. Burada ne gibi hususlara değindiniz? Bu konuda neler söylersiniz?

Bu çalışmada öncelikle 27 Mayıs 1960 İhtilâli sonrası Gaziantep’te basın-yayın tarihine atıf yapılmak suretiyle milliyetçi-mukaddesatçı neşriyâtın seyrine dair kısa bir giriş yapılmış ve çalışmanın ana gövdesini teşkil eden 27 Mayıs sonrası milliyetçi dergi muhtevasında yaşanan gelişmeler irdelenmiştir. Ayrıca, Halit Ziya Biçer’in 60’lı yıllarda temaslarda bulunup, tesir ettiği dernek ve kişilere dair de kısa bilgiler verilmiş.

Çalışmanın ikinci bölümünde ise hâlâ hayatta olan Mehter Dergisi’nin sahibi ve neşriyât müdürü Halit Ziya Biçer ile söyleşi yer almaktadır. Bu söyleşi muhteva itibariyle derginin ortaya çıkışından, Gaziantep’in siyasî, ekonomik ve sosyokültürel iklimine ve yaşamına, cemiyetçiliğine ve neşriyât çalışmalarına, Türk fikir ve düşünce hayatına tesir etmiş birçok ünlü simaların “geçit törenine” dair ilginç ve mühim kesitler içermektedir.

60’lı yıllardaki fikir/siyâsî dönüşüm, Anti-Komünizm, Antep Savunması, Kıbrıs, Esir Türkler meselesi, Türk İşçisi, Atatürk, Türk Şiiri, Türk İktisat Hayatı ve Tekstil gibi temas ettiği alanlar bulunmaktadır.

Çalışmanın üçüncü bölümünde ise 1964-1965 yılları arasında 12 sayı çıkmış olan Millî Kütüphane’nin haricinde koleksiyonerlerin bile az rastladığı Mehter Dergisi’nin tıpkıbasımı yer almaktadır. Cumhuriyet sonrası milliyetçi neşriyât tarihimizin “mahallî mânâda” mühim bir döneminin teferruatlı incelenmesi bakımından, Mehter Dergisi’nin Gaziantep basın-yayın tarihindeki konumu irdelenmiş, derginin dönemin siyasî, sosyal, ekonomik ve kültürel atmosferi ile münasebeti incelenmiştir.

Çalışmada 1964-1965 yılları arasında yayınlanan Mehter Dergisi’nin yayın çizgisi, milliyetçi mecmualar içerisindeki konumunu ve Gaziantep minvalindeki siyasi-sosyal ilişkisi gibi birçok meseleyi mülâkat ve ana kaynaklara dayanarak açıklamayı amaçladık.

Kitabınızın sonunda Mehter dergisini yayınlayan Halit Ziya Biçer ile yaptığınız bir söyleşi yer alıyor. Dergiyi daha iyi anlamak açısından kısa bir Halit Ziya Biçer portresi çizebilir misiniz?

Halit Ziya Biçer Bey, Allah kendisine sağlık ve afiyet versin. Gaziantep kültür tarihinin mühim isimlerinden birisidir. Gaziantep için yaşayan insan hazinelerinden birisi olarak kabul edilmektedir. Uzun yıllar halıcılık ve Foto Mercek adıyla fotoğrafçılık gibi çeşitli sektörlerde bulunmuştur. Fotoğrafçılık mesleği âdeta Biçer’i tanımlayan bir sektör olarak görülebilir. Bireysel anlamda değil; aile tümüyle Mercek Tanıtım Fotoğrafçılık adıyla özveriyle çalıştığını görmekteyiz. Özellikle hayat arkadaşı olan Nezahat Hanım bu özverili çalışma hakkında genişçe bilgiler vermişti.

Yalnızca bu alanda değil; matbaacılık gibi alanlarda faaliyet göstermiştir. Çeşitli gazete ve dergilerde temsilcilik, başyazarlık ve muhabirlik yapmıştır. Hürriyet Gazetesi, Demokrat Ülkü, Yeni Gazete, Anadolu Gazetesi, Yeni Ülkü Gazetesi, Haber Gazetesi, Dahra Gazetesi, Gaziantep Kültür Dergisi ve Yöre Dergisi gibi çeşitli yerel ve ulusal basında bulunmuştur. Biçer’in çıkarmış olduğu ve kitabımızın ana meselesini oluşturan Mehter Dergisi’nde bu yayınların başlıca olanıdır. Yazar, genel itibariyle milliyetçi bir tavırla edebiyat, sanat, tarih, güncel vb. konularda yazılar kaleme almış. Bunun yanında faaliyet göstermiş olduğu halıcılık, fotoğrafçılık ve kilimcilik konusunda da tefrikalar yayınlamıştır.

Halit Ziya Biçer, Ahmet Şahin

Mehter Dergisi, milliyetçi tavırda çıkan ve dönemin sosyal ve siyasi tavrını bünyesinde barındıran bir dergi hüviyetindedir. Biçer’in Türk milliyetçiliği fikri içerisinde -özellikle de dergi bünyesinde- hemşehresi ve yakın dostu Dündar Taşer’in izlerini de görmek mümkündür. Özellikle Mehter Dergisi’nde yazılarında bulunan etkisi oldukça görülmektedir. Ahmet Kabaklı, Ümit Yaşaroğuzcan, Galip Erdem, Yavuz Bülent Bakiler, Fethi Tevetoğlu ve Mustafa Yazgan gibi dönemin ünlü isimleri ile de münasebetleri bulunmaktadır.

Her yapılan iş aslında bir boşluğu doldurmak, bir eksikliği gidermek adına yapılır. Bu bağlamda Türk milliyetçiliği fikri çizgisinde yayın yapan Mehter dergisinin yayınlanma amacı nedir? Nasıl bir gayeyle yola çıkmıştır?

Öncelikle dergi nedir? Neyi ifade eder belki de tam manasıyla -kendimce- mütefekkir Cemil Meriç, dergiyi konumlandırdığı ve tanımladığı şu veciz sözü zikrederek başlamak isterim: “Kitap fazla ciddi, gazete fazla sorumsuz. Dergi, hür tefekkürün kalesi. Belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. Kitap, çok defa tek insanın eseri, tek düşüncenin yankısı; dergi bir zekâlar topluluğunun. Bir neslin vasiyetnamesidir dergi; vasiyetnamesi, daha doğrusu mesajı. Kapanan her dergi, kaybedilen bir savaş, hezimet ve intihar.”

Tarih araştırmalarında süreli yayınlar mühim bir yeri teşkil eder. Çıkarıldığı dönemde toplumun zihniyetini ve temel dinamiklerini okuyucuya aktarmayı amaçlamaktadırlar. Bu açıdan araştırmacılar belli bir dönemi tetkik ve tahlil ettiği vakit o döneme ışık tutan süreli yayınlara başvurarak hem içerik bakımından hem de fikrî manada değerlendirmelerde bulunabilirler. Daha önce de ifade edilen üzere tarih araştırmalarında süreli yayınlar büyük öneme sahiptirler. Süreli yayınlar içerisinde dergiler, farklı konuları ve görüşleri ele alan, çeşitli düşünceleri ihtiva eden bir yayın organı olma hüviyetini taşımaktadır. Böylelikle bir fikrin taraftar bulmasındaki önemli unsurlardandır. Bununla birlikte, yayımlandığı dönemin siyasî, içtimai ve iktisadî konularına dair kuvvetli bilgilere ulaşmamızı da sağlarlar.

Mehter dergisi, Gaziantep’in basın-yayın hayatında büyük yankı uyandıran bir dergi olmuştur. 12 sayı çıkmasına rağmen zengin içerikli ve fikrî manada muhtevası geniştir. Ekonomik sebeplerden dolayı yayın hayatına devam edemeyen Mehter, Türk milliyetçiliği fikrinin yayın organı olarak ortaya çıkmıştır. Türk Dünyası’ndan haberlerin bulunduğu, mahallî anlamda Gaziantep’te ilim, sanat, tarih, edebiyat, ekonomi gibi geniş bir içeriği bünyesinde barındıran ve çeşitli münevverlerden yazar kadrosu bulunmaktadır.

Bu çalışmada derginin Mehter adını nasıl aldığı ve hangi siyasî ve kültürel atmosferde ortaya çıktığı konusunda bilgiler verilecektir. Derginin şekil bilgileri/özellikleri incelenecektir. İçeriği, konuları ve yazar kadrosu tetkik ve tahlil edilerek Gaziantep’in siyasî ve sosyal hayatına katkıları değerlendirilecektir. Mehter’in 1964- 1965’li yıllarda Gaziantep basın-yayın hayatındaki önemi ve rolü ortaya konmaya çalışılacaktır.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Öncelikle Mehter dergisinin sahibi ve başyazarı Halit Ziya Biçer’e sağlık ve afiyet diliyorum. Kitabın yayınlanması hususunda desteklerini esirgemeyen saygıdeğer Oğuzhan Saygılı Bey’e, Post Yayınları kurucu ve Genel Yayın Yönetmeni Hayri Ataş’a ve kitabın editörlüğünü üstlendiğiniz için size çok teşekkür ederim.

Gaziantep basın tarihinin önemli dergilerinden Mehter dergisi hakkında naçizane hazırlamış olduğumuz çalışma konusunda son derece bahtiyarlığımı ifade etmeliyim. Küçük Buhara olarak ifade edilen Gazi şehrimizin kültür varlığını ve zenginliğini birçok mecrada ifade etmeli ve tanıtmalıyız. Tekrardan teşekkür ederim.

Biz teşekkür ederiz.

Ali GEZGİNCİ

Ahmet ŞAHİN

    • 1998’de Osmaniye’nin Bahçe ilçesinde doğdu.
    • İlk ve orta öğrenimini Gaziantep’te tamamladı.
    • 2016’da Necip Fazıl Kısakürek Anadolu Lisesi’nden mezun oldu.
    • 2021’de Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldu.
    • Aynı tarihte Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türkiye Cumhuriyeti Anabilim Dalında başladığı yüksek lisansını devam ettirmektedir.
    • Türk Yurdu, Çelebi, Töre, Bozkır, Millî Mecmua, Millî Devlet, Edebice, Tarihi Kritik adlı gazete ve dergilerde; çeşitli makaleleri yayımlandı.
    • Kuruluşundan beri Çelebi dergisinin Genel Yayın Yönetmenliği görevini yürütmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir