Sayılı Fırtınalar Neslinden Bir Kıymetli: Nihat Kahveci

Gözlerini dünyaya, 1890 yılında Şam’da açan, 4 Kasım 1968 tarihinde vefat eden, klişenin izini takip eden biyografi yazarlarınca sadece gazeteciliğiyle ön plana  çıkarılan Refi’ Cevad Ulunay’ın, 1955 yılında yayımlanan Sayılı Fırtınalar üst ve Eski İstanbul Kabadayıları alt başlıklı eseri, aslında sadece kabadayılık ve kabadayılar hakkında malûmat paylaşmak için kaleme alınmamıştır. Yazarın amacı, İstanbul Efendiliği kavramını da yeniden konumlandırmaktır ve sözünü ettiği kabadayıların, merkezine mafyatik kurguyu oturtan yapımlarla yakınlık şöyle dursun, uzak akraba olduğu da söylenemez.

22 Kasım 1979 yılında İstanbul’da, Giresun’un Yağlıdere ilçesinden gelen bir ailenin ferdi olarak doğan Nihat Kahveci, futbol gibi, artık endüstrinin ve Metin Kurt’un meşhur vurgusundan hareketle borsanın met’ası olmuş bir alana, Refi’ Cevad’ın altını çizdiği kabadayılığı ve İstanbul Efendiliği’ni enjekte ettiği için Sayılı Fırtınalar Neslinden Bir Kıymetli olarak konumlandırılmalıdır.

Meşin yuvarlağın peşinde, terinin son damlasını da esirgemeden, can havliyle koşturduğu için Kahveci, düşünmenin can havliyle gerçekleşmesi gerektiğini hatırlatan Karl Polanyi ile de bir araya getirilmelidir.

Tek boyutlu düşünmekten taviz vermeyen biyografi yazarlarının antropolog olarak servis ettikleri Polanyi, John Maynard Keynes ile John Kenneth Galbraith arasına sıkıştırılan iktisada, ilhamını Claude Lévi-Strauss ile Marcel Mauss’tan alan antropolojiyi yedirdiği için iktisat, interdisipliner perspektiften istifade eden bir alan olma yolunda ilerlemiştir.

Polanyi, ilgilisini can havliyle düşünmeye, bağnazlığın her türlüsünden uzak durmak için davet ettiği için de özel bir yerde durmaktadır. Kahveci’nin futbolculuğu ve ondan ayrı bir yerde oyalanmayan yorumculuğu da içeriden eleştiri getirmeyi ihmal etmeme üzerinde yükseldiği için Kahveci, sözü edilen özellikleriyle meslektaşlarından ayrılmaktadır.

Futbol perdesini lise yıllarında Esenlerspor’da aralayan, liseden mezun olunca, Beşiktaş’ın tarama ekibinde görev üstlenen Rauf Başer tarafından siyah-beyazlı kulübün alt yapısına alınan Kahveci, Üç Büyüklerden birine adını yazdıracak olmanın heyecanıyla dolup taşmıştır ancak bu heyecan, onun, burnunu Kaf Dağı’na uzatmasını beraberinde getirmemiştir çünkü can havliyle ve terinin son damlasını akıtarak futbolda ilerlemek ilk sıradaki  ilkesi olmuştur.

1997-1998 sezonunda, Fuat Çapa’nın tavsiyesiyle, gençleştirme teşebbüsüne imza atan teknik direktör John Benjamin Toshak tarafından A takımına alınan, 9 Kasım 1997’de, Bursaspor’un Beşiktaş’ı 2-1’lik skorla mağlup ettiği maçta Yusuf Tokaç’ın yerine, son on sekiz dakikada oyuna dâhil edilerek ilk resmî maçına çıkan Kahveci, takımının yaşadığı salınımlardan etkilenmediği için savrulmamıştır çünkü futbolculuğunda, Samuel Beckett’ın, çaba sarf ederek yenilmeyi önemseyen fiilinin de  yeri vardır.

Real Sociedad ve Villarealli yılları, cem’i cümleye enternasyonal perspektif diskuru çeken işgüzarlara, taşı gediğine oturtan karşılıklar vermesi bağlamında önemlidir çünkü İspanyolca tedrisatından geçmeyen bir futbolcu, aradan aylar geçmeden, ilki, İspanya’nın kuzeyindeki Bask Bölgesi’nden, ikincisi, aynı ülkenin doğusundaki Valencia özerk bölgesindeki Castellón’a bağlı bir şehirden çıkan takımlarda adaptasyon sorunu yaşamadan oynayarak taraftarlarının vazgeçilmezi olmuştur.

Kervana uyarak reklamlarda arzıendam eylemesinden hareket edilerek endüstriyle canciğer kuzu sarması olduğu sonucuna ulaşılamayacak olan Kahveci’yi, içinde birden fazla insanı barındırarak kendi alanlarının amatör profesyoneli olmuş isimlerle aynı kümede ağırlamak mümkündür çünkü o da, profesyonelliğini her göze sokmadan; samimi, hakiki ve hakkaniyetli duruştan sapmadan, nalıncı keseri gibi kendisine yontmayı aklının ucundan geçirmeden ve nalını da mıhını da esirgemeden, sadece kendisinden sonra gelenlere değil, çağdaşlarına ve onlardan büyüklere örnek olarak  hayatını sürdürmektedir.  

Mehmet Akif ERTAŞ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir