Üzülmeyelim Anlayalım

Eskisi kadar olmasa da hâlâ her bayram, o meşhur klişeyi tekrarlarız; nerde o eski bayramlar. Bir de “bayram tatil değildir” uyarısı var. Bayramlar, böyle giderse, anlamını yitirecek ve tümüyle tatile dönüşecek hayıflanması… Çok da yersiz değil bu şikâyetler ve hayıflanmalar.

Bayram dolayısıyla yola çıkanların en az yarısının tatil amaçlı yola çıktıkları, tatil yerlerindeki doluluk oranlarından anlaşılmaktadır. Bu eleştirilecek bir tutum mu? Hem evet, hem hayır.

Edirne‘de yaşayan bir Ağrılının (ya da tersi) yılda iki kez bayram ziyaretine gitmesinin azımsanmayacak bir maliyeti var. Otobüs yolculuğu bile olsa, bunun dört kişilik aileye maliyeti yarım maaş tutarıdır. Diğer masraflar da eklenince maaşın tamamı… Saatlerce süren otobüs yolculuğunun yaratacağı yorgunluk da cabası. Uçakla yapılacak bir yolculuğun maliyeti ise en az bunun iki katıdır. Bu durumda maaş da yetmez. Aynı aile yakın bir tatil yerine gittiğinde maliyeti dörtte bire indirir. Dışarıdan bakıldığında, ailesiyle bayramlaşma yerine, tatile çıkan bir aile vardır ama işin aslı yüzde doksan ekonomiktir.

İmkânı olduğu halde bunu yapmayanlar da var. Özellikle gurbette yaşayanlar için bayram bir soluklanma, bir dinlenme imkânıdır. Buna azalan bayram hassasiyetini de ekleyebilirsiniz.

Normal zamanlarda bir selamlaşmadan öteye gitmeyen komşulukların yaşandığı bir ortamda, bayram ziyaretleri ne eksikliği duyulan ne yapılmadığında kınanan bir tutumdur. Burada dikkat edilmesi gereken site yaşamı  ile mahalle hayatı arasındaki farkta aranmalıdır. Mahalle kalıcılık, sahiplenme, kimlik iken, siteler çoğunlukla doldur boşalt, geçici olarak ikâmet edilen kimliksiz mekânlardır. Mahallede evler sahiplidir, sitelerde ise satılık… Ev sahibi yerine mülk sahibi vardır. Dolayısıyla, eski alışkanlıkların, ki buna bayram da dâhildir, yerini yenileri alır. Mekân insan ilişkisinde yeni dönem çoktan başladı. Kimi zaman bundan memnun bazen de şikayetçiyiz ama artık yeni köye eski adet gitmiyor.

Yaşadığımız zamanın ve mekânın dayatmaları çoğu kez tercihlerimizi ya önemsizleştiriyor  ya da, en iyi ihtimalle, maddi ve manevi olarak oldukça maliyetli hale getiriyor.

Özellikle site hayatında karşılıklı bayram ziyaretleri yerine sitede belirlenen bir mekânda toplu bayramlaşmalar yapılmaktadır. Gayet mâkul bir uygulama. Öncesinde kapısını çalmadığın bir aile ziyaretinde konuşacak mevzu bulmak bile zordur.Adsız.pngBayramlaşmaların telefonlaşma ya da sosyal medya üzerinden yapılması giderek yaygınlaşmaktadır. Fiili ziyaretin yerini tutmayacağı aşikar ama ülkenin dört bir yanında ve yurtdışında yaşayan dost ve akrabalarınızla başka türlü nasıl bayramlaşılacağını durup düşünmek lazım. Hazır bayram mesajları veya aynı mesajı ilgili ilgisiz, uzak yakın bütün tanıdıklara, bir tuş marifetiyle göndermenin de tatsız ve anlamsız bir tarafı olduğunu belirtmek lazım.

Demem o ki yeni zaman, yeni mekân, yeni yaşam biçimleri dini ya da seküler tutum ve davranışlarımızı, alışkanlıklarımızı, ilişkilerimizi derinden etkilemiş ve etkilemeye devam etmektedir.

Sadece scoreboard’a bakarak karar vermek ayrıntılarda gizli açmazları ve zorlukları görmezlikten gelmek olur, haksızlık olur.

İyi Bayramlar!

Hasan BOYNUKARA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir