Süreyya’nın dudaklarına yapışmama az kaldı. Bu kez olacak. Hissediyorum. Çekim gücüme karşı koyamayacak. Asrın buluşması yaşanacak az sonra. Önce kenardan usulca dokunacağım. Sonrası sen sağ ben selamet Allah ne verdiyse dudaklarına yapışıp, dağılacağım her zerresine. O ve ben olmayacak o dakikadan sonra, biz olacağız. Gittikçe derinleşen ekşi tuzlu bir tat yayılacak ağız mukozasına.
Rüzgârı arkama aldım son sürat ilerliyorum. Üç gündür yağan kar yerini kuru soğuğa bırakmış. Bu havada dışarı çıkmamız çok iyi oldu. Anlarsınız siz de soğuk yakınlaştırır. İyi ki Timuçin denen züppe bizi bir arada gördü. Bir gün karışılacağımız belliydi. Nasıl da tiksintiyle baktı bize.
Hayır sizin ilişkiniz size bizim ilişkimiz bize. Yıl olmuş 2026 hâlâ bazı tabular var inanılır gibi değil. Süreyya’nın dudaklarını ben de arzuluyorum ve bunda zerre kötülük görmüyorum. Şirketin yıl sonu yemeğinden beri beraberiz ama sevgilisi olacak züppe çocuk fark etmedi beni. Güya seviyor. Seven insan anlamaz mı sevgilisindeki değişimi. İnsanları anlamak zor. Sadece görmek istediklerini görüyorlar. Yüzleşmek zor geliyor gerçeklerle. Tabii herkesi aynı kefeye koyamam. Kimisi olduğu gibi kabul ediyor karşısındakini ama bu zamanda nerdeee…
Buz gibi biraları birbiri ardına devirdi. Sık sık sigara tellendirmek için terasa çıktı keskin ayazda. E ben de kaçırır mıyım fırsatı. Yapıştım mı bırakmam bir süre. Benim sevda dudaklarla buluşuncaya kadar gerçi. Gerisi mühim değil. Vallahi kötü bir niyetim yok. Tabiatım böyle. Şeffafım ben. İçim dışım bir.
Kızcağız doktora bile gitti benden kurtulabilmek için ama onun da elinde değil işte. Ayrılamadı benden. Her şeyin bir zamanı var. Doktor bir yere kadar. İlaçlara başladıktan sonra korkmadım değil sonum geldi diye ama Allahtan karşımda tıp çaresiz kaldı.
Sokakta çok az insan var. Süreyya yalnızken bile izin vermiyor hele sokak ortasında işim zor. Ben de az değilim ama her fırsatta taarruza geçiyorum. Israrıma fazla direnemiyor ama vuslata da izin vermiyor. Ah bıraksa kendini bana. Utanma belasına izin vermiyor biliyorum. Kimselerin görmediği bir yerde olsak bu kadar direnemez bence. Tenhada kıstırmam lazım gül dudaklarını.
Fincan gibi bir ağzı var Süreyya’nın. Fincan deyince öyle latte fincanları gelmesin aklınıza. Misal kenarı yaldızlı, kulpsuz bir mırra fincanı gibi. Siverekli bir demir ustasının yaptığı mangalda usul usul pişen bir mırra. Bir yudumluk ama gün boyu damaktan gitmeyecek bir tat. Duvarda ceylan desenli halının olduğu yer döşeğinin üstünde oturulan bir oda. Dudakları ve ben. Ay içim bir hoş oldu.
Bordo ruju var bugün. Şu çıkmayan cinslerden. İşin doğrusu pek hazzetmem. Rujsuz tercih ederim. Sadece bakacaksam ruj iyidir. Bizimkine de acayip yakışır.
İlerliyorum. Yaklaştım. Çok yaklaştım. İzin vermiyor yine. Bu kadar da olmaz ama benim de bir canım var. İstemiyorsa yaklaşmama izin vermesin, söküp atsın beni kendinden. Yoruldum. Gururumla oynuyor. Gönül oyuna girince gurur yedek kulübesine geçermiş benimki o hesap. Tekrar hedefe doğru ilerliyorum.
Nedenine sonucuna bakmadan yürüyorum bordo renkli doğa harikasına. Hızlı olmalıyım. Hareket etmesine fırsat bırakmamam lazım. Şu yol ne güzel bir yol Allahım. Menzile varamasam da bu yolda yürümek çok güzel. Sonunu düşünmeden, çılgınlar gibi koşuyorum dudaklarına.
İki dudağının arasından damağına yayılmayı beklerken iki parmağının arasına aldı beni. Artık çok geç her şey bitti. Bari son kez yüzüme baksa. Dudaklarına kavuşamadım gözlerinin elinden olsa ecelim.
Bakmadı bile. Hep böyleydi aslında ben ona anlam yükledim biliyorum ama kaderimin önüne geçemedim. İki parmağının arasındayım şimdi. Birazdan beni kaldırıma yapıştıracak. Olsun pişman değilim. Süreyya’nın dudaklarına giden yolu unutmayacağım. Burnundan dudaklarına giden ömrümün en uzun, ömrümün en kısa, ömrümün en ihtiyar yolunu yürüdüm. Önünde sonunda bedeninden atacağı bir burun ifrazatından başka bir şey değildim oysa. Fukara gibi yapışacağım şimdi yere. Olsun çift katlı yumuşak dokulu bir peçetede değil de yârin çıplak ellerinde yolun sonuna gelmek de güzel be.
Ayşe Turkay YİĞİT

Ayşee sen çıtası her seferinde yükseltiyorsun sanki 😍😍😍 çok güzeldi okumak 💕
Kübraaa güne Süreyya ile gülümseyerek başlaman o gülümsemeyi bana geçirmen de çok güzeldi ❤
Bazen direnmek çok zor olabiliyor,ama içindeki cesur kadına inanıp eskiyi eskide bırakma cesaretini göstermiş kadınlara ithafen minvalinde bir yazı olmuş Ayşem… Dimağına sağlık.
Hikayeyi yeniden üreten zihnine sağlık Canom …
Adam muradına eremeden gitti :))
:)))
Süreyya gibi bir hanımfendiye yerlere sümkürmek hiç yakışmadı. Fakat bundan sonra sümkürürüken iki defa düşüneceğim sapık bunlar resmen ya :p
Meseleyi ele alış biçiminize:))))
“şeffafım ben, içim dışım bir” 🙂
Karakter dürüst:)