Milattan önce altıncı yüzyılda dünyaya gelen Çinli ünlü düşünür Lau Tzu, binlerce kilometrelik yolculuğun tek bir adımla başladığını yazar. Benim de Nizami Gencevi ile yolculuğum bir tek söz ile başladı, diyebilirim.
Almanya’ya geldikten sonra sohbetlerde sık sık Shakespeare, Goethe, Schiller ile ilgili bir söz duyduğumda yüreğimde ince bir sızı oluşurdu. “Niye bizlerin de büyük şairlerinden sözler başka halkların dilinde gezmez”, diye düşünür, üzülürdüm. Özellikle ünlü oryantalist ve tercüman Hammer Purgstahl‘ın Türk şairleri Bâki ve Fuzuli hakkında yazdıklarını okuduğumda daha da üzülmüştüm. Hammer, bizim şairlerimizin Hafız gibi Fars şairlerinin etkisinde şiirler yazdığını iddia ediyordu. Doğrusu o güne kadar Nizami Gencevi hakkında da pek bilgim yoktu. Lisede edebiyat dersinde okuduğumuz kısa ve dağınık bilgilerle Nizami’nin sadece yaşadığı dönemi ve bir kaç eserinin ismini biliyordum.
Bir gün, Alman dilinde çok kullanılan ve hemen hemen her Almanın bildiği “Alles Glück dieser Erde, Liegt auf dem Rücken der Pferde” (Bu dünyada en büyük mutluluk, atın sırtındadır.) sözü hakkında bir yazı okudum. O yazıda bu atasözünün veya deyimin bir Arap atasözü olduğu yazılmıştı. Ama yazının dipnotunda ise Wiesbaden’da yaşayan Tunuslu Prof. Hatem Lahmer‘e göre böyle bir atasözünün Arapça’da olmadığı bilgisi de yer almıştı. Dil ve edebiyat alanında tartışma alevlenince Alman Dil Enstitüsü çalışanları bu atasözü konusunda araştırma yapıyor ve bu sözün 1909 yılında yayınlanan Franz Freien von Lipnerheidner‘in “Atasözleri ve Deyimler” kitabında buluyorlar. Sözün kaynağı ise Friedrich von Bodensted’in 1851 yılında yayınladığı “Mirza Şefi’nin Şarkıları” kitabıdır.
Böyle çok kullanılan bir atasözünün kaynağının bir Azerbaycan Türkünün şiirlerinden olması beni çok heyecanlandırdı. Vaktim oldukça, kütüphanelerde ve internetteki sözlüklerde başka Türk kökenli atasözleri veya aforizmalar aradım. On yedinci yüzyıldan itibaren Alman diline girmeye başlayan “dilmaç”, “tarif”, “Gazalle”, “kısmet”, “magazin”, “safran”, “şeker” gibi Doğu kökenli kelimelerin yanı sıra halkın diline şiirlerle, hikâyelerle Doğu’dan getirilen deyimler ve atasözleri de mutlaka girmiştir, diye düşünüyordum.
Aslında bir Rus sitesi olana ama Almanca da yayın yapan “Liveps.ru” sitesinde Franklin Rosevelt gibi ünlülerin sözlerinin yanı sıra Nizami Gencevi’den de sözler yayınlamasını okuduğumda Nizami ile yolculuğumun ilk adımını atmıştım. O sayfada Nizami’den şöyle bir aforizma yayınlanmıştı:
“Ein Wort aus dem Herzen dringt in das Herz ein.” (Kalpten gelen bir söz ancak kalbe tesir eder.)
Nizami ve diğer şairlerimizin eserlerinde sık sık atasözlerinden, deyimlerinden yararlandıklarını biliyordum. “Kimse kendi ayranına ekşi demez”, “Güneş balçıkla sıvanmaz”, “El için kuyu kazan önce kendisi düşer”, gibi hâlâ Azerbaycan ve diğer Türkçe konuşan ülkelerde kullanılan atasözleri sık sık Nizami’nin eserlerinde yer almaktadır. Bunları öğrenmem bana daha de cesaret verdi.
Peter Schumacher‘in 1997 yılında başladığı Alman dilinde şimdiye kadar toplanmış en fazla deyim ve aforizmanın olduğu ve 250 bin özel sözün toplandığı “Aphorismen.de” sitesinde Nizami’nin on bir tane sözünü buldum.
Bu ansiklopedinin dışında Nizami’nin sözlerini yayınlayan başka sözlükler de vardı. O sözlüklerdeki aforizmalarla birlikte 40 aforizma tamamlanınca bunları Almanca ve Türkçe yayınlamayı düşündüm. Nizami’den alınan sözler elbette Farsça’dan Almancaya tercüme edilirken farklı anlamlar da kazanmıştı. Bu nedenle bazı sözleri Nizami’nin eserlerinde bulmam çok zor oldu. Ama anlam olarak o sözlere yakın deyimler bol bol Nizami’nin eserlerinde mevcuttu.
Alman aforizmalar ansiklopedisinde yayınlanan ilk söz “Her karanlık gecenin aydınlık bir sabahı vardır,” sözüydü. (Jede dunkle Nacht hat ein helles Ende.)[1]
Ne yazık ki bu sözün altında Nizami’nin hayatı hakkında bilgi verilse de sözün hangi eserinden alındığı yazılmıyordu. Bu sözün Leyla ve Mecnun’da olduğunu tespit ettim:
“Umudsuz bir işdən, səbr etsən əgər,
Bir umud işığı parlaya bilər.
Hər umudsuz işdə bir çox umud var,
Qaranlıq gecədən ağ səhər doğar.”[2]
Bir başka aforizmada ise “Şarap dünyanın ilacıdır”[3] (Arztnei der Welt (ist) der Wein) diye yazmaktadır. Ne kadar Nizami,
“O büyük Tanrı’ya aydındır bu iş Ömrümde dilime şarap deymemiş.”[4] diye yazsa da İskendername’de “Nüsredettin Ebubekir Padişahın Tarifi” bölümünde şarabı cihanın ilacı olarak anlatmaktadır:
“Yakuta benzeyen suyu, saki, dur
Bu yakut yağdıran kadehe doldur
Bu saksı cama mey hayat akıtır
Onun reyhanın öz toprağıdır.”[5]
Tam 150 yıldan beridir Alman edebiyatında bilinen, okunan ve Goethe gibi şairler tarafından övülen Nizami’nin Alman diline, deyimlerine geçen sözleri kırk tane ile sınırlanamaz. Gelecekte Almanca bilen araştırmacıların Alman dilinde daha fazla Nizami aforizmaları tespit edeceklerinden eminim.
Bu konuda çalışırken hem Alman edebiyatının Doğu’ya yönelişini hem de Nizami bir Fars şairi olmadığını da çeşitli kaynaklardan vererek Almanca-Türke bir kitap hazırladım. Bu kitap Epubli yayınları arasında hem Almanya’da hem de Hollanda’da Hollanda Türk-Azerbaycan Kültür Derneği’nin yardımıyla yayınlandı. İkinci yazımda Nizami’nin Alman edebiyatı üzerindeki tesirini de yine Alman kaynaklarından yararlanarak değerli okuyucularıma aktarmaya çalışacağım.
Orhan ARAS
Not: Nizami’nin Alman dilindeki aforizmalarını Almanya digital kaynaklardan öğrenmek isteyenler aşağıdaki linklere başvurabilirler:
https://www.aphorismen.de/suche?f_autor=2803_Nizami
https://quotefancy.com/nizami-ganjavi-quotes
https://www.sprichworte-der-welt.de/orientalische_weisheiten/Orientalische_Weisheiten.ht
https://www.zitante.de/index.php
Kaynaklar
[1] https://www.aphorismen.de/suche?f_autor=2803_Nizami
[2] Nizami, “Leyla ve Mecnun, Lider Neşriyat Bakı, 2004, sayfa 90
[3] https://www.aphorismen.de/suche?f_autor=2803_Nizami
[4] Nizami, `Xəmsə” Turan nəşirlər evi, 2002 Bakı\ s.180
[5] Nizami, İskendername, Adiloğlu Neşriyat, Bakı 2011, sayfa 48

Var ol Orhan bəy, böyük işlər görürsən, uğurlar!
Azerbaycan edebiyat dünyasının büyük üstadı Nizami Gencevi’nin Batı da tanıtımı ve düşüncelerinin aktarılması çalışmanızdan dolayı tebrik ediyor, emeğinize sağlık diyorum.
Hiç kimsenin aklına gelmeyecek bir konunun aslında ne kadar da önemli olduğunu bizlere hatırlatmanızdan ötürü teşekkür ve tebriklerimizi sonuna kadar hakkediyorsunuz. Çalışmalarınızda başarılar…