2025 Benim İçin Yüzleşme ve Derinleşme Yılıydı…
2025 yılı edebi anlamda sizin için nasıl geçti?
2025 benim için daha çok derinleşme yılıydı. Yazmaktan çok düşünmeye, gözlemlemeye ve metinlerimle arama mesafe koyup yeniden bakmaya çalıştım. Çocuk edebiyatı, pedagoji ve felsefe ekseninde yazdıklarımı sorguladığım; “neyi, neden yazıyorum?” sorusunu sıkça kendime sorduğum bir yıl oldu. Gürültüden uzak, daha içe dönük ama öğretici bir yıldı diyebilirim.
Bu yıl okuduğunuz ve sizde iz bırakan üç kitap adı söyler misiniz?
Çocuk edebiyatı ve düşünce metinleri ağırlıktaydı.
– Ursula K. Le Guin – Mülksüzler (yeniden okuma ama her seferinde başka bir yerden yakalıyor)
– John Berger – Görme Biçimleri
– Feyza Hepçilingirler – Türkçe “Off”
Bu üçü de bana dilin, bakışın ve anlatının ne kadar politik ve dönüştürücü olduğunu yeniden hatırlattı.
Edebiyatımızda bugün karşılaştığımız en büyük sorun yazmak mı, yayımlanmak mı, okunmak mı?
Bence asıl mesele okunmak. Yazmak hâlâ güçlü bir ihtiyaç, yayımlanmak ise artık görece daha mümkün. Ama metnin gerçekten okunması, sindirilmesi, üzerine düşünülmesi zorlaştı. Hız çağında edebiyatın yavaşlığı okurla temasını kaybedebiliyor.
Günümüzde bir metnin yayınevince kabul edilmesi daha çok edebi değerle mi, yoksa piyasa sezgisiyle mi belirleniyor?
Ne yazık ki piyasa sezgisi çoğu zaman önde. Ama edebi değeri önceleyen, sabırlı yayınevleri hâlâ var. Sorun şu: Edebi değer kısa vadede değil, zamanla kendini gösteriyor; piyasa ise hemen sonuç istiyor.
Güncel anlamda okuruyla yazar arasındaki ilişkiyi nasıl görüyorsunuz?
Daha doğrudan ama daha yüzeysel. Sosyal medya sayesinde temas arttı; fakat metnin kendisiyle kurulan ilişki zayıfladı. Okur yazarı tanıyor ama bazen metni tanımıyor. Bu dengeyi yeniden kurmak gerekiyor.
Bugün bir yazarın görünür olabilmesi için iyi yazması mı, doğru çevrede olması mı daha önemli?
Görünürlük için doğru çevre hâlâ çok etkili. Ama kalıcılık için iyi yazmak şart. İyi yazmayan görünür olur ama çabuk silinir; iyi yazan geç görünür olur ama iz bırakır.
Okunma, anlaşılma ya da takdir edilme ihtiyacı yazma motivasyonunuzun neresinde duruyor? Ve sizin için yazmak bir özgürlük müdür, yoksa bir bağımlılık mı?
Yazarken değil, yazdıktan sonra devreye giriyor. Yazma anı benim için özgürlük. Yazmamak ise huzursuzluk. O yüzden yazmak benim için tatlı bir bağımlılık; ama başkasının onayına bağlı olmayan bir bağımlılık.
2026’ya girerken edebiyattan beklentiniz nedir?
Daha sahici metinler. Daha az “parlamak” isteyen, daha çok “kalmak” isteyen yazılar. Çocuk edebiyatında ise çocuğu küçümsemeyen, onu gerçekten muhatap alan metinlerin çoğalmasını diliyorum.
Teşekkür ederiz.
Muaz ERGÜ
Özge DOĞAR
(EğitimciYazar/Editör)
- İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Mersin’de, üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesinde tamamladı.
- Eğitim alanında Psikolojik Danışman olarak 20 yıl çalıştı, bu süreçte gelecek kuşaklara karşı sorumluluk alması gerektiğini fark etti. Çocuklara ve ailelere ulaşmanın bir yolu olarak yazmayı ve edebiyatı seçti. “Kadın ve Çocuk Sorunları” üzerine eğitimler verdi. “Minik Parmaklarda Bol Yüzükler” adındaki eğitim seminerlerinde çocuk ve gelin kavramını irdeledi. P4C ile tanışarak çocuklara farklı düşünmenin yollarını gösterdi.
- 2013’de çıkarmış olduğu “Meraklı Pandora” kitabı köşe yazılarının derlemesidir. Aynı yılın aralık ayında çıkardığı “Aşkzede” romanı; kız çocuklarının küçük yaşta evlendirilmesinin, onların okutulmamasının doğuracağı sonuçları, töre adı altında sıkışmış hayatları konu alan ilk romanıdır.
- Yazarın; 2014’de yazmış olduğu “Kâğıttan Mutluluklar” romanı, yaşadığımız toplumun bir bütün olduğunu, iki farklı kadın ve iki farklı aileyi işleyerek anlatan, toplumsal ayrışmaların bizleri ilerletmediğini gösteren ikinci romanı ve üçüncü kitabıdır.
- 2015’de yazdığı “Evlilik Anonim Şirketi” evliliklerde süregelen sorunları anlatmaktadır. 2015 yaz döneminde Uçankuş TV Kültür- Sanat Programında haftalık çocuk kitabı tanıtmış olan yazar,
- 2016’dayazdığı ‘Sevimli Köpek Maya & Tohumlu Kitap’ adlı çocuk kitabı Türkiye’de kitapla birlikte tohum veren ilk 7 yaş üzeri çocuk kitabı olma özelliği taşımaktadır.
- Aynadaki Sır (2017, Mart), sosyo-psişik bir roman olup medyanın insanlar üzerindeki etkisini ve kitleleri nasıl yönlendirdiğini anlatmaktadır.
- 2020 Pandemi Dönemi Umut Öykü yarışmasında 2. Derecesi,
- 2021 Berlin Kitabevi’nin düzenlediği öykü yarışmasında Kitap Seçkisinde yer aldı.
- Minnina Işıkları Kapama (2021,Ekim) Çukurova topraklarından İstanbul’a uzanan kadın, çocuk ve kültür sorununu irdelemektedir.
- İlk öykü kitabı “Renkli Çiçeklerim Var” Kadın ve yabancılaşma kavramını gün yüzüne çıkardı.
- Yazarın halen sürdürmekte olduğu Ataşehir Belediyesi Çocuk Kitap Kulübü ve Hoonever Belediyesiyle düzenlediği anne ve babalara yönelik “Eyvah Çocuğum Kitap Okumuyor” devam etmektedir.
- Kırmızı Kedi Çocuk ve Çınar Yayınları’nda editör olarak çalışmaktadır.
- Yazıları ve öyküleri; Bavul, Virüs, Aksi Sanat, Gazete Red, Birgün Kitap ve Birgün Pazar eki’nde yayınlanmaktadır. Birgüntv Kitap ve Kırmızı Kedi Tv’de çocuk kitabı programlarını hazırlayıp sunmaktadır.
Son Yorumlar