2025 Yıl Sonu Edebiyat Değerlendirmeleri-XXII: Recep YILDIRIM

2025 yılı edebi anlamda sizin için nasıl geçti?

2025 yılı başkanı olduğum Ayna İskenderun Kültür Sanat Derneği’nde değerli konuklarla etkinlik yaparak, okuyarak, Ses gazetesine çarşamba yazıları yazarak, Antakya, Arsuz, Samandağ, İstanbul’da düzenlenen panellerde konuşarak, okuyucularımla buluşarak geçti.

Bu yıl okuduğunuz ve sizde iz bırakan üç kitap adı söyler misiniz?

Cabir Özyıldız’ın “Eski Zaman Türküsü” (öykü) beni çok etkiledi. Serdar Korucu’nun “Sancak Düştü” (tarih) içinde yaşadığım şehrin, İskenderun’un, tarihini İngiltere, Fransa, Suriye, Lübnan, Türkiye gazetelerinin karşılaştırması ile gözler önüne serdiği için; Levent Duman’ın “Keşke Kalsaydı” (canlı tarih anlatıları) Hatay’ın ana vatana katılışı esnasında yaşananlar hakkında çok şey öğrettiği için çok etkilendim.

Türk edebiyatında bugün karşılaştığımız en büyük sorun yazmak mı, yayımlanmak mı, okunmak mı?

Yazmak sorun değil, insan her koşulda yazar. Yazdığını yayımlatmak da zor değil. Parayı bastıran kitabını yayımlatıyor. Kitabın tanıtımı, eleştirisi ehil kalemlerce yapılmıyor. Kimi eleştirmenler maaş aldığı yayınevinin yapıtlarına angaje etmiş kendisini. Onların radarına girmek çok zor, neredeyse imkânsız. Yazara yollara düşmek ve eş dosttan yardım istemek kalıyor.

Günümüzde bir metnin yayınevince kabul edilmesi daha çok edebi değerle mi, yoksa piyasa sezgisiyle mi belirleniyor

Bu konu kime ulaşmak istediğinizle de ilgili. Her yayınevinin bir ölçüsü, ilkesi ve okur grubu var. Ama tüm parametreler piyasa sezgisine dayanıyor. “Elde kalma” olasılığı yayınevlerinin çok ürktüğü bir durum.

Güncel anlamda okuruyla yazar arasındaki ilişkiyi nasıl görüyorsunuz?

Okur ile yazar buluştukça aradaki buzlar eriyor. Mesafe kısalıyor. Bu buluşmaları sağlayan kurumlar çok değerli bir şey yapmış oluyor.

Bugün bir yazarın görünür olabilmesi için iyi yazması mı, doğru çevrede olması mı daha önemli?

İyi yazmayan bir yazar doğru bir çevrede olsa da kalıcı bir etki yaratamıyor. Önce iyi yazmak gerekli. Gerisini zaman hallediyor.

Bugün bir yazarın görünür olabilmesi için iyi yazması mı, doğru çevrede olması mı daha önemli?

Okunmasam, anlaşılmasam, takdir edilmesem de yazardım. Okundukça, anlaşıldıkça, takdir edildikçe daha çok yazasım geliyor. Bunlar çok değerli şeyler.

Yazmak bir varoluş biçimi. Yazınca özgür olduğumu hissediyorum.

Bugün bir yazarın görünür olabilmesi için iyi yazması mı, doğru çevrede olması mı daha önemli?

2026’da taslaklarımı öyküye dönüştürmek istiyorum. Bütün edebiyatçıların yaratıcılık ırmakları gürül gürül aksın istiyorum.

Yeni yılınız kutlu olsun.

Teşekkür ederiz. 

Muaz ERGÜ

Recep YILDIRIM

  • 1965 İskenderun’da doğumlu.
  • Hacettepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezunu.
  • 2015’de Tammura İskenderun Zeybek Sokak Hikâyeleri,
  • 2023 yılında Geyik Böceği adlı öykü kitaplarını çıkardı.
  • Ses gazetesinde köşe yazarlığı yapıyor.
  • Ayna İskenderun Kültür ve Sanat Derneğinin başkanı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir