Dostum İrfan Murat

“Dost dosttan ayrılmayınca
Dost kadrini bilmez imiş.”

Dosttan ayrıldık. Cuma günü (17.05.2024) İrfan Murat Yıldırım, bu vefasız dünyayı genç denecek bir yaşta terk etti. Uzun süredir hastaydı. Telefonda her konuştuğumuzda “Annemde de bu hastalıklar vardı,” derdi. Daha gencecik yaşında Ona musallat olmuş şeker, tansiyon gibi rahatsızlıklar Onun bedenini yaralıyor, tüketiyordu.

İrfan Murat Yıldırım hepimiz gibi ortaokul, lise yıllarından beri halkının derdiyle dertlenen, “o tay”, yani Azerbaycan ile gönül bağı kurmuş, bu uğurda sadece yazıları, çalışmalarıyla değil, fiili çabalarıyla da adını bu fikir destanına yazdırmış biriydi. Daha üniversite yıllarında Türkiye’de yayınlanan “Kardaş Edebiyatlar” dergisine omuz vermişti. Sovyetler Birliği ve İran’daki Türk edebiyatı ile ilgilenenler için 1982 yılında yayınlanan “Kardaş Edebiyatlar” dergisi aynen İsmail Gaspıralı merhumun çıkardığı Tercüman gazetesi gibi bir görev üstlenmiş ve akademik dünyada da büyük yankılar yapmıştı. İrfan Murat daha öğrenciyken, Prof. Yavuz Akpınar, İbrahim Bozyel, Zeynelabidin Makas gibi seksenli yıllarda Türk dünyası edebiyatını bilen bilim adamlarıyla yoldaşlık yapmış ve dergi için yazılar kaleme almıştı.

Kardaş Edebiyatlar dergisi üstat Yavuz Akpınar’ın deyimiyle demir perdenin ötesine kültürel bir gedik açmıştı. Artık 1970’li yıllardan itibaren başlayan politik yumuşama sayesinde Türkiye’nin diğer Türk yurtlarıyla yeniden yakınlaşması ve kültürel çalışmalar Yavuz Akpınar, İrfan Murat gibi akademisyenlerin öncelikli çalışma alanları olmuştu.

İrfan Murat Yıldırım’ın daha öğrenciyken 1983 yılında Kardaş Edebiyatlar dergisi için kaleme aldığı “Azerbaycan Edebiyatına Tarihine Bir Bakış” çalışması onun gelecekteki akademik çalışmasının yönünü de belirleyecekti.

Şehriyar, Ahmed Cevad, Memmed Aslan ve sonrasında modern Azerbaycan edebiyatı üzerine makaleler kaleme alan İrfan Murat Yıldırım belki de bir kaderin cilvesi olarak 20 Ocak 1990 Bakü’deki katliama da şahitlik edecek ve hemen akabinde şair Gabil’in “Gara Yanvar” mersiyesini Türkiye’de yayınlatacaktı.20 ocak katliamının Türkiye’de ve dünyada daha iyi anlaşılabilmesi için çeşitli mitingler, sempozyumlarda aktif yer alan İrfan Murat, üniversitedeki yüksek lisans ve doktora çalışmaları sırasında Azerbaycan edebiyatını odak noktası olarak alacaktır. Bu konuda peş peşe makaleler yayınlayan İrfan Murat, yine Yavuz Akpınar ve Sabahattin Çağan’la birlikte “Azerbaycan Cumhuriyeti,” “İran Türkleri,” Kafkasya Türkleri”, “Kafkasya’dan İstanbul’a Hatıralar,” “Selam Türkün Bayrağı”na gibi önemli kitap çalışmalarına katılacaktı.

Varşova Üniversite’sindeki görevi nedeniyle “Polonya’da Türkoloji Çalışmaları” konusunu ele alan ve yayınlayan İrfan Murat orada da Azerbaycan’la ilgili faaliyetleri aksatmıyor, Varşova’da arkadaşlarıyla birlikte “Hudaferin Köprüsü” dergisine yazılar yazıyor ve Azerbaycan edebiyatını, siyasi gidişini Avrupalılara anlatıyordu.

Azerbaycan bağımsızlık hareketi sırasında şiirleri, cesareti, mücadelesi ile hepimizin gönlünde taht kuran Halil Rıza ile ilgili de çalışmaları olan İrfan Murat, onun “Halil Senin Sağlığı”na şiirini tahlil ederek Türk okuyucusuna ulaştırıyordu. Yusuf Vezir Çemenzeminli’nin hikâyeleri üzerine Türkiye Araştırmalar Enstitüsü dergisinde on sayfalık bir makale yayınlayan İrfan Murat, Azerbaycan’daki basın çalışmalarını da iki makaleyle bilim alemine aktarıyordu.

Bakü’de, İzmir’de, İstanbul’da, Varşova’da, Den Haag’da Türkoloji ve özellikle Azerbaycan edebiyatı üzerine onlarca konferans ve sempozyuma katılan İrfan Murat Yıldırım öğrencilerini de bu çalışmalara yönlendiriyor ve yüz yıldan fazla birbirinden ayrı kalan bu iki ülke arasındaki kültürel bağlar daha çabuk tanışsın ve kaynaşsın diye çaba gösteriyordu. O, bir hoca olarak da Ümmühan Kayayurt, Asuman Gürman Şahin, Burak Akçay, Merve Çakırel gibi öğrencilerine tez konusu olarak Türkiye ve Azerbaycan’daki yazarların ve eserlerinin üzerinde çalışmaları için yönlendiriyordu.

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde uzun yıllar “Modern Türk edebiyatı” üzerine dersler veren İrfan Murat zaman zaman şiirler de yazan çok duygulu, güler yüzlü ve halkının sevgisini her şeyin üzerinde tutan vefalı bir insandı. Onun vefatı Türk dünyası, özellikle Türkiye’deki Azerbaycan edebiyatı için büyük bir kayıptır. Daha ilk haberi aldığında gözyaşlarına boğulan üstat Yavuz Akpınar, Türkiye’de onun çalışmalarının değerini en bilen insanlardan biriydi.

Yeri doldurulmayacak olan dost ve altın kalpli kardeşim irfan Murat Yıldırım’ın ruhu şad olsun.

Orhan ARAS

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir