Küpe II-11: Doğru Düzgün Yapmayacaksan Yapma

Yazılacaklar ezberleri biraz sarsacak ama yapacak bir şey yok. Allah bu dini gönderirken dağ başında bir çalı aleviyle değil, toplumun içinde bir örnek, namzetle göndermiş. O neyin nasıl olacağını, olduğunu göstermiş. Lakin arada bayağı bir kopukluk olmuş sonra. Biz kafamıza göre dinin bazısını seçmiş bazısını bırakmışız.

Osmanlı’da namaz sadece bir ibadet değil aynı zamanda sosyalleşme aracı olarak da bilinmiş. Tıpkı peygamberimizin zamanındaki gibi. Camide karşılaşılır, öğrenilir, tartışılır, barışılırmış. Felaketler, ziyafetler, merasimler orada ilan edilirmiş. Tıpkı cuma ve bayram gibi.

Namaz bir araç değer iken zaman içinde amaç değere dönüşmüş. Allah “O namaz, çirkin ve boş işlerden alıkoyar” derken bunu kastetmiş muhtemelen.

O namaz, benim istediğim namaz, yapmanız gereken şey.

O namazın içinde huşu vardı, yani aşk, zevk, lezzet. Peygamberin (as) namazında da. Bir rekatta otuz sayfa Kuran okur mu bir insan. Gelen haberlere göre okumuş. yüzüklerin efendisini 3 saat oturup izleyen bizlerin o peygamberin 3 saat namazda durmasını anlaması çok mümkün değil ama buradan bir ilişki kurabiliriz. İnsan severse, mükemmel yaparsa gün boyu bile onunla olabilir.

Müslümanlar namazı amaç değer haline getirince, diğer amaç değerleri de bu sefer araç değer haline getirmişler. Esas amaç fahşa (çirkinlik) ve münkerden (değersiz) uzaklaşmaktı. Dikkat bu iki kavram da toplumun evrensel kabullerine atıf yapar. Fahiş, insanların görünce yüz çevirdiği, aboo bu ne dediği şeydir. Münker de insanların sıfatına bakmadığı, de get la, dediği şeydir.

Yani namaz sayesinde yeni nesil eskiye eski nesil yeniye karışır ve kaynaşır. Bütünleşir. Huşu da ruh ile bedeni bütünleştirir. Yani tam bir namaz eda edildiğinde kişi kendiyle ve yaşadığı dünya ile barışık tüy gibi bir varlık haline gelir. (İslam=huzur=barış)

Fakat bu incelik kaçırıldığı için “oğlum namaz kıl” tepeye inen çekiç olmuş. Bu oğlan/kız niye namaz kılacak babası/annesi. Bir defa olsun mantıklı, tutarlı bir izah yaptın mı? Yok. Zorla, göstererek. Netice.

Zorla başörtü takan kızların dine karşı olumsuz ya da umursamaz tavır takınmaları. X partisi, derneği gençlik kolunda hayat geçiren mücahid ruhlu gencin mesai sonrası parkta sev.. meye gitmesi. Rezaletin iki vakit arası işlenmesi.

Allah insanlara öyle yapmamıştı halbuki. Önce imanı öğretmişti. Teker teker, tane tane anlatmıştı. Neden varız, niye varız, nasıl daha iyi oluruz, neden iyiliği savunuruz? yir mi üç se ne. 1 sene mühlet vermiyoruz çocuklarımıza. Bırak ateist olsun, deist olsun, namaz kılmasın ne olur yani. Kötüyü, münkeri, fahşayı görecek bir şekilde. Kimsenin hakkına girmeden kendi içinde dalgalansın durulsun. Yanlışı yaparak görsün ki doğruyu yapacak enerjiyi kazanabilsin.

Hayır bir vakit bile kaçmayacak. Yahu sanane. Allah müminleri tanımlarken iyiliği emreden kötülükten nehyeden diye tanımlıyor. Biz kısa yoldan namazı emret karışma gerisine. Netice, namaz kılıp geri kalan her türlü herzeyi yiyebilen bir nesil. Alnı önce secdeye sonra her yere değiyor.

Ne söylediğinizi bilecek duruma gelene kadar namaza yaklaşmayın diyen Allah. Yani bi halt yedin madem, ayıl ondan sonra gel karşıma. Adam gibi yapacaksan yap yoksa yapma.

Ahmet BAYRAKTAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir