İlahların Ekonomik Değeri-XII

Arapçada din ilişkiler, deyn borç anlamlarına gelir. Din denince toplumun ilişkilerinin düzenlendiği sistem anlaşılır. Şu halde kapitalizm, sosyalizm, padişahlık, çarlık, krallık insanların kime, niye, ne kadar saygı göstereceklerini belirleyen birer rejim olduğu için aynı zamanda bir dindir. Çünkü insanlar ilişkilerini bu sistemlerde düzenlerler.

Putperestlik (paganlık) de bir dindir. Çok tanrılı dinlerin tamamında bir büyük tanrı vardır.26 Büyük tanrı “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” “Beni ufak tefek işlerle uğraştırmayın” diyerek kendi içine çekilmiş, büyük evrenle meşgul olmaktadır. Güneşi o doğurur, ayı o batırır, yıldızları parlatan odur. Göklerde olup biten onun akıl sır ermez işleridir. İnsanların işlerine gelince onları edip eyleyen onun yetkilendirdikleri gezegenler/tanrılar ve insanlardır. Krallar yetkilerini büyük tanrının iradesiyle kazanmışlardır. Kimse onları sorgulayamaz. Onlar yaşarken yarı tanrıdır, ölünce tapınılan tam tanrılara dönüşürler. Çünkü ölümleri sayesinde tam bir tanrı gibi bedenden azad olup ruhaniyet kazanmışlardır.

Çok tanrılı dinlerin simgeleri ve bunların organizasyonu toplumun erkini kontrol eden güçlerce organize edilir. Bunu sağlayan motivasyon, diğer bütün her şeyin itici gücü olan ekonomidir. Düşünelim. İbrahim’in Musa’nın, Peygamberimizin ve diğer bütün peygamberlere yapılan düşmanlıkların temel sebebi neydi? Para.

7.yy Mekke müşriklerini, peygamberimizin muhataplarını düşünelim. Allah’tan başka ilahlara tapmayın denilince müşriklerin bir anda en güvendikleri insana düşman kesilmelerinin mantığı nedir? Çok uzaklara gitmeyelim. Çok sevdiğiniz bir dostunuz, kardeşiniz var ve size bir anda düşman oldu. Sebebi ne olabilir. Tam tersini düşünelim. Hiç sevmediğiniz, sizi hiç sevmeyen biri günün birinde size sarılmaya, bir anda yanınızdan ayrılmamaya başladı. Bu hangi olayın akabinde gerçekleşir. Hangi olay sonrasında tanımadığınız akrabalarınız sizin telefonunuzu susturmamaya başlar? Hepsinin cevabı aynıdır. Parayı bulduğunuz duyulduğunda, zengin olmuş, han hamam sahibi olmuş diye etrafta bu cümle gezindiğinde. Neden bir anda toplumda yeni tanrılar icat edilir sorusunun cevabı da aynı. Para getirmeye başladığında.

Putperestlik ve diğer bütün dinlerin özünde toplumun nasıl organize edileceği düşüncesi yatar. Hint toplumunda kastlar vardır. -Aslında bütün toplumda kastlar vardır ama yeri burası değil söyleyip hemen asıl konuya döndük.- Bu kast sisteminin yürütülebilmesi, toplumun buna itiraz etmemesi için Hinduizmin içine “Kastının kurallarına riayet edersen bir sonraki yaşamında üst kastta dünyaya gelirsin” inancı yerleştirilmiştir. Hindistan’da yaşayıp Hindu dinine inanan biri huzurludur. Yaşamı ve inancı birbiriyle tutarlıdır.

Günün birinde bir Hindu şöyle diyebilir. “Abi bu hinduizme inanıyoruz ama… Ya öldükten sonra üst kasta çıkmazsak. Hani mesela diyorum, üst kasttakilere sorsak siz daha önce hangi alt kasttaydınız, ne derler? Biz mesela şimdi önceki hayatımızda hangi kastta olduğumuzu hatırlıyor muyuz, yok. E o zaman şimdi bilmiyorsak, başka zaman da bilmeyeceksek o zaman önceki hayatımızın olduğu ne belli? Yahu yoksa bu din adamları bizi kandırıyor olmasınlar. Bence kesin bizi kandırıyorlar.” Bu cümle hinduların arasında yayılır ve kabul görürse, o zaman Hint din adamlarının foyası dökülür ve kast sistemi darmadağın olur.

Bugün dinler ortadan kalksa kim kaybeder? Din adamları, dinden geçinenler, dini kullanarak iktidarda duranlar, iktidar kazanmayı planlayanlar. Peygamberimiz dinini tamamladığında ne oldu toplumda? Adalet sağlandı, putlar temizlendi, insanlara zulmeden kurumların tamamı ortadan kalktı. Doğru ve bireysel düşünme imkanı ortaya çıktı. Toplum nefes aldı. Müşriklerin dini zulüm üretiyordu, Allah’ın dini adalet getirdi. İnsanlar kız çocuklarını diri diri gömmek zorunda bırakılmaktan kurtuldular.

Ahmet BAYRAKTAR

Dipnot
26- Bunun ne demek olduğunu bir sonraki yazıda açıklayacağım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir