Müttefik Donanmasının 18 Mart 1915 tarihindeki
deniz harekâtının hezimetle sonuçlanması üzerine
İngiliz Kabinesi bu kez Çanakkale Boğazı’nın karadan geçilmesi için
bölgeye çıkarma yapılması ve ardından da
kara harekâtı yapılmasına karar vermiştir.
Giriş
Bu makalede Çanakkale Cephesinde 18 Mart 1915 tarihinde Müttefik Deniz Filosu tarafından yapılan ve hezimetle sonuçlanan deniz harekâtından 13 Temmuz 1915 tarihinde gerçekleşen II. Kerevizdere Muharebesi’ne kadar olan kanlı muharebeler ve gelişmeler ele alınmıştır.
Londra’da Hükûmet Değişikliği
Müttefik Deniz Filosunun 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale’yi denizden zorlayarak geçmeye yönelik deniz harekâtının hezimetle sonuçlanması İngiliz Hükûmetinde de değişikliğe sebep olmuş, bu çerçevede iktidardaki Herbert Asquith başkanlığındaki Liberal Parti hükûmeti 25 Mayıs’ta, kabineye Muhafazakâr Partiden de üyeler alarak tabanını genişletmiş ve bir koalisyon hükûmetine dönüşmüştür.
Karar Harekâtına Karar Verilmesi…
Müttefik Donanmasının deniz harekâtının hezimetle sonuçlanması üzerine İngiliz Kabinesi bu kez Çanakkale Boğazı’nın karadan geçilmesi için bölgeye çıkarma yapılması ve ardından da kara harekâtı yapılmasına karar vermiştir.
Gelibolu Yarımadası’nda yapılması planlanan çıkarma ve ardından da yapılacak olan kara harekâtına, Çanakkale’deki İngiliz deniz filosunu desteklemek için gönderilecek olan askerî kuvvetin komutanlığına Savaş Bakanı Mareşal Kitchener tarafından atanan (12.03.1915) General Ian Hamilton komuta edecekti.
Müttefik Kuvvetler…
Hamilton’un komuta edeceği birliklerden General William Birdwood komutasındaki Avustralya ve Yeni Zelanda’dan getirilen birliklerden oluşturulan 30.000 mevcutlu ANZAK Kolordusu (Australia and New Zealand Army Corps – Avustralya ve Yeni Zelanda Kolordusu) Kolordusu Mısır’da toplanarak eğitilmişti. Buna ilaveten General Hunter Weston komutasındaki 19.000 mevcutlu 29. Tümen, Çanakkale’deki Kraliyet Donanmasının 11.000 mevcutlu tümeni, General d’Amade komutasında bir tümenlik Fransız kuvveti olmak üzere toplam 80.000 kişilik bir kuvvet vardı. Bu kuvvetten yardımcı unsurlar çıkarıldığında geriye 50.000 kişilik bir muharip kuvvet kalıyordu.
Bu cephede yaşanan gelişmeler üzerine Harbiye Nâzırı Enver Paşa da Çanakkale Boğazı’nda arttırılan hazırlıklara ilaveten 26 Mart’ta Osmanlı Ordusunda Alman Askerî Islah Heyetinin Başkanı ve 1. Ordu Komutanı olarak bulunan Mareşal (Alman) Liman von Sanders’i 24 Mart’ta Gelibolu’yu savunmak üzere kurulan 5. Orduya komutan olarak atadı.
Cephedeki Türk Birliklerinin Konuş Durumu…
5. Ordu, Gelibolu kıyılarını Müttefik Kuvvetlere karşı savunacaktı.
1. Orduya bağlı 3. Kolordu da iki tümeniyle Saros kıyısında, bir tümeniyle de Yarımada’nın güneyinde bulunuyordu. Yarbay Mustafa Kemâl komutasında 5. Ordu ihtiyatı olarak bulunan 19. Tümen de (Çanakkale’nin ilçelerinden Bigadiç’in eski ismi olan) Maydos kuzeyindeydi. Anadolu kıyısında da Asya Grubu adıyla Alman General Weber komutasında 3. ve 11. Tümenler vardı.
1. Orduya bağlı 3. Kolordu da iki tümeniyle Saros kıyısında, bir tümeniyle de Yarımada’nın güneyinde bulunuyordu. Yarbay Mustafa Kemâl komutasında Ordu ihtiyatı olarak bulunan 19. Tümen de Maydos kuzeyindeydi. Anadolu kıyısında da “Asya Grubu” adıyla Alman General Weber komutasında 3. ve 11. Tümenler vardı.
Çıkarma Harekâtının Başlaması…
25 Nisan’da General Hamilton komutasında Gelibolu Yarımadası’na çıkarma harekâtı başladı. İngiliz çıkarma birlikleri denizden gelen topçu ateşiyle de destekleniyordu. Çıkarma harekâtının ardından da kara harekâtı başladı. Müttefikler çıkarma harekâtı sonucu Gelibolu Yarımadası’nda beş ayrı bölge ile Çanakkale Boğazı’nın Asya kıyısında bulunan Kumkale bölgesine toplam 75.000 kişilik bir kuvvet çıkardılar. Çıkarma harekâtı yapıldığı gün Türk birlikleri Müttefiklere ağır kayıplar verdirdiler.
Müttefik Kuvvetler, Gelibolu Yarımadası’nın en güney ucundaki beş kumsala 25 Nisan’da kuvvet çıkartmışlardı. Seddülbahir Cephesi’ndeki Müttefik Kuvvetlerin ilk günkü hedefi Kirte Köyü ve hemen gerisindeki Alçı Tepe yükseltisinin ele geçirilmesiydi. Ancak harekâtın ikinci günü sonunda sâhilde bir köprübaşı kurulabilmesine karşın bu hedefin çok gerisinde kalınmıştı.
Sınırlı İlerleme…
Bölgedeki 5. Osmanlı Ordusu Komutanı Mareşal Sanders, 25 Nisan akşamından itibaren diğer bölgelerdeki Türk birliklerini Arıburnu ve Seddülbahir Cephelerine kaydırmaya başlamıştı. 26 Nisan’dan itibaren de Yarımada’nın birçok yerinde kanlı muharebeler yapılmaya başlandı. Müttefik Kuvvetleri, Yarımada’yı ele geçirmeye kalkışmışlarsa da bölgedeki Türk birliklerinin çetin direnişi karşısında on binlerce kayıp vererek iki ay zarfında ancak birkaç kilometre ilerleyebildiler.
Kirte Muharebeleri
25 Nisan’ı takip eden günlerde General Hamilton’un emriyle Müttefik Kuvvetler tarafından Alçıtepe’yi ele geçirmek için peş peşe üç taarruza girişilmiştir. I. Kirte (28 Nisan 1915), II. Kirte (6-8 Mayıs 1915) ve III. Kirte Muharebesi (4-6 Haziran 1915) olarak bilinen bu taarruzlarda da tüm cephe hattından taarruz edilmiş, fakat sonuç alınamamış, çıkartmanın ilk günkü hedefi olan Alçıtepe’ye ulaşılamamıştı. Bundan sonra da bu bölgedeki muharebeler mevzi ve siper muharebeleri şeklinde devam etmişti.
Mayıs ayındaki Türk Taarruzları
İstanbul’dan gönderilen iki tümenden (7. ve 15. Tümenler) 7. Tümenin Seddülbahir Cephesi’ne katılmasıyla 1-2 Mayıs gecesi Gelibolu yarımadasını savunmakta olan 5. Osmanlı Ordusu Komutanı (Alman) Mareşal Liman von Sanders’in yâveri Alman Binbaşı Carl Mühlman komutasında yapılan taarruz başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
3 Mayıs’ta da 15. Tümenin takviye olarak gelmesinin ardından gün boyu 25 km yürüyüş yapıldıktan sonra gece cepheye ulaşmış 3-4 Mayıs gecesi Seddülbahir bölgesindeki Müttefik birliklerine Alman Yarbay Zodenstern komutasında koordinesiz ve düzensiz bir taarruz yapılmak istenmiş, sabah olunca her taraftan gemi toplarının ve makineli tüfeklerin ateşine mâruz kalınmış, 16.000 kişi zâyiat verilerek geri çekilinmiştir.
İki taraf da mevzilerini derinliğine tahkim etmişti. Ağır topçusu ve yeteri kadar mühimmâtı olmayan 5. Ordu birlikleri Müttefik mevzilerini yaramazdı. 11 Mayıs’ta Enver Paşa’nın, Mareşal Sanders ile görüşmesinin ardından Arıburnu Cephesi’nde taarruz yapılmasına karar verilmişti. 16 Mayıs’ta saat 03.30’da başlayan Türk taarruzunda başarılı olunamadığı gibi 2.000 şehit verilmiş ve 6.000 kişi yaralanmıştı.
Hamilton’un Takviye Birlikler Talebinin Londra’da Değerlendirilmesi
Kirte Muharebeleri’nde yaşanan başarısızlığın ardından General Hamilton, İngiltere’den dört tümen daha takviye talebinde bulunmuştur. Ancak İngiliz Savaş Konseyinde bu cephede savunmada kalmak ve Gelibolu Yarımadasını boşaltmak isteyenler olsa da Ancak İtalya’nın 20 Mayıs 1915 tarihinde Müttefikler safında harbe girmesi, Gelibolu’dan çekilme yanlılarını cesaretlendirmiş ve tereddütlerini de gidermiş, sonunda Gelibolu’ya takviye kuvvet gönderilmesi uygun görülmüştür. Bu arada İngiltere’de liberal hükûmet düşerek yine Asqith’in başbakanlığında liberal ve muhafazakârlardan oluşan millî kabine iktidara geldiği için bu sorun üç hafta sonra ele alınmıştır.
Yeni İngiliz Hükûmeti 7 Haziran’da “Çanakkale Komisyonu” adı altında Churchill’in de içinde bulunduğu dokuz Bakandan oluşan bir komisyon kurmuştur. Savaş Bakanı Mareşal Kitchener, bu komisyonda şu üç şıktan birini seçmek gerektiğini söylemişti;
– Çanakkale’den hemen çekilmek,
– Çanakkale’de hemen bir sonuç elde etmeye çalışmak,
– Çanakkale’de devam etmekte olan muharebelere devam etmek ve elden geldiği kadar ilerlemeye çalışmak.
Kitchener bu seçenekleri ortaya koyduktan sonra Çanakkale Seferi’nden vazgeçilecek olursa kendisinin de görevinden çekileceğini söyler. Bu durum, Kitchener’in yukarıdaki ilk seçeneği asla kabul edemeyeceği anlamına gelmektedir.
Komisyon, Müttefiklerin Batı Cephesi’nde bir çıkmazda olduklarını, Çanakkale’nin durumunun ise tehlikelerle ve fakat vaatlerle dolu olduğunu, bu seferin ne kadar uzatılırsa o denli tehlikeli olacağını, ne denli erken biterse Batı Cephesi’nde de o denli erken yığınak yapmanın mümkün olacağını, bu itibarla Çanakkale Cephesi’nde çabuk ve tatmin edici bir sonucun elde edilip bu seferi sonlandırmanın son derece önemli olduğunu belirtmiş, bu müzâkereler sonunda İngiliz Kabinesi tarafından Çanakkale’ye üç tümenlik daha kuvvet gönderilmesine karar verilmiştir.
Alçıtepe’yi Almaya Yönelik Başarısız İngiliz Taarruzları
Alçıtepe’yi almak isteyen General Hamilton’un emriyle 4 Haziran’da başlayan, 5 Haziran ve 5-6 Haziran gecesi de devam eden Müttefik birliklerin taarruzî harekâtında ancak Türk ileri siperlerinin büyük bir kısmı ele geçirilebilmiştir. Bu muharebede şehit/ölü ve yaralı olarak tarafların zâyiatı Türkler için 10.000 kişi, Müttefikler için de 7.500 kişi olmuştur.
İngilizlerin Sınırlı Hedefli Taarruzları…
4-6 Haziran’da gerçekleşen bu muharebeden sonra General Hamilton, Londra’dan talep ettiği yeni kuvvetler gelinceye kadar Seddülbahir’de cepheyi düzeltmek için sınırlı hedefli taarruzlar yaptı.
I. Kerevizdere Muharebesi…
Çanakkale Boğazı tarafındaki Fransız kuvvetlerinin 21-22 Haziran’da yaptıkları taarruzla başlayan I. Kerevizdere Muharebesi’nde Kerevizdere batısında bir siper parçası Fransızların elinde kalmış, Türklerin kaybı 6.000 kişi olmuş, Fransızların kaybı da 2.500 kişi olmuştur.
I. Kerevizdere Muharebesi’nden beş gün sonra 26 Haziran’da başlatılan Seddülbahir Cephesi’nin sol kanadındaki Zığındere’ye yönelik yoğun topçu ateşi iki gün boyunca sürdürülmüştür. 28 Haziran sabahı başlayan hazırlık ateşinin ardından Zığındere’nin doğu ve batı yakalarındaki sırtlardaki Türk mevzilerini ele geçirmeyi hedefleyen ilk dalga İngiliz taarruzları başlamıştır.
28 Haziran-5 Temmuz döneminde gerçekleşen ve Çanakkale Cephesi’nde yaşanan en kanlı muharebe olan Zığındere Muharebeleri sonucu Müttefik birlikleri tarafından batı kesiminde Türk mevzileri ele geçirilmiş ancak, doğu yakasındaki sırtlar ele geçirilememiştir. Bu muharebelerde Türklerin kaybı 16.000 kişi olmuştur.
II. Kerevizdere Muharebesi…
I. Kerevizdere Muharebesi’nin sonuçlanmasından bir hafta sonra 12 Temmuz’da Müttefik birliklerin üstün kuvvetlerle taarruzlarıyla başlayan ve iki gün devam eden II. Kerevizdere Muharebesi’nde Müttefik birlikleri ancak Türklerin birinci hat siperlerine girebilmiş, taraflar da ağır kayıp vermiştir.
Kanlı Zığındere Muharebeleri’nden kısa süre sonra başlayıp iki gün süren II. Kerevizdere Muharebeleri, Seddülbahir Cephesi’nde hatta Çanakkale’nin diğer muharebe bölgelerindeki tüm komuta kademelerinde bir rahatlık ve şaşkınlık yaratmıştır. İngiliz ve Fransız tarafında ise büyük bir endişe hâkimdi.
Başarılı ve enerjik yapısıyla tanınan 2. Ordu Komutanı Vehip Paşa’nın, Güney Grubu K.lığına gelmesi ve beraberinde iki değerli kolordu komutanı olan 5. Kolordu Komutanı Mirlivâ Fevzi (Çakmak) Paşa ve 14.Kolordu Komutanı Alman Mirlivâ (tümgeneral) Trommer’i getirmesi cephede büyük bir moral kaynağı olmuştu. Bu iki kolordunun yeni ve dinlenmiş tümenlerinin varlığı, Türklerin muharebe gücünü daha da arttırmış ve bu güce olan güveni iyice pekiştirmişti.
Her iki tarafın da büyük kayıplar vermesine neden olan bu muharebeler neticesinde Türk tarafından İngiliz ve Fransız taarruzlarını bertaraf etmenin verdiği bir rahatlık ve güven oluşmuş, komutanı ve askeriyle Türklerin direnme ve moral gücünün artmasına önemli bir etki yapmıştır. Türk savunma bölgelerinde (özellikle de Güney Gurubu sorumluluk bölgesinde) Müttefikler tarafından yapılma ihtimâli olan taarruzlara karşı tedbir alma ve soğukkanlılıkla düzenlenme alışkanlığı kazandırmıştır.
Sonrası
II. Kerevizdere Muharebesi’nden sonra 6 Ağustos’a kadar önemli bir harekât olmamış, taraflar eksikliklerini tamamlamış, dinlenmiş ve yeni taktikleri devreye sokmak üzere çalışmalar yapmıştır.
Sonuç
Gelibolu yarımadasında devam eden kanlı muharebelerin son safhası, Hamilton’un İngiltere’den istediği takviye kuvvetlerin gelmesinin ardından Ağustos ayında Seddülbahir, Conkbayırı ve Anafartalar’da gerçekleşen kanlı muharebelerde gerçekleşen muharebeler olup Müttefik Kuvvetler bu muharebelerde de başarılı olamayacaklardır.
İrfan PAKSOY
© 2025. Bu makalenin/yazının içeriğinin telif hakları yazarına ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereği kaynak gösterilerek yapılacak kısa alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve dağıtılamaz.
Kaynakça
-Bülent Özdemir ve Abdülecit Mutaf, Çanakkale Muharebâtı Cihan Harbinde Osmanlı Harekât-ı Tarihçesi, TTK Bsmv., Ankara 2012.
-C.F. Aspinal Oglander, Büyük Harbin Tarihi Çanakkale Gelibolu Askerî Harekâtı, (Yayına haz.: Metin Martı), C. 2, İkinci Baskı, İstanbul 2005.
-Çanakkale Boğaz Komutanlığı, Çanakkale Deniz Savaşları 1915, 2. Baskı, Dz.Bsmv.Md.lüğü, İstanbul 2008.
-Davut Sağır, “Çanakkale Cephesi’nde Kara Muharebeleri”, Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi, Gnkur. ATASE Bşk.lığı Yayını, S. 16, Ankara 2010.
-Erol Mütercimler, Korkak Abdül’den Coni Türk’e Gelibolu, 5. Baskı, Alfa Yay., İstanbul 2005.
-Fahri Belen, 20 nci Yüzyılda Osmanlı Devleti, Remzi Kitabevi, İstanbul 1973.
-Hamilton, Ian; Çanakkale Savaşı Raporu, (Yayına haz.: Ahmet Altıntaş), Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Atatürk ve Çanakkale Savaşlarını Araştırma Merkezi Yay., Çanakkale 1999.
-Ian Westwell, I. Dünya Savaşı, Türkiye İş Bankası Kültür Yay., Ankara 2012.
-İrfan Paksoy, İrfan, Cihan Harbi’nde Osmanlı Devleti, Boğaziçi Yayınları, İstanbul 2018.
-Kemâl Arı, I. Dünya Savaşı Kronolojisi, Gnkur.Bsmv., Ankara 1997.
-Mustafa Kara, Çanakkale Savaşları, Eceabat Kaymakamlığı Yayını, Çanakkale 2005.

Son Yorumlar