Hayaller ve Gerçekler

Arkadaşım çok lüks bir siteden çok da pahalıya  bahçeli, modern, akıllı sistemli, müstakil, spor salonu, yüzme havuzu olan, güvenliği üst seviyede bir ev aldı. Sevinerek taşındı yeni evine.

Öyle bir site ki adeta bir  kasaba… Etrafı yüksek beton duvarlarla örülü, girişler şifreli. Yok öyle hemen girmek; bilgi sahibi olmak lazım. Çiçeklerle ilgilenmeyi seven  arkadaşım yerleşir yerleşmez bahçeye de el atıyor. Her gün evinin önündeki bahçesinde, temizlik bakım ekim dikim budama vb. ne gerekiyorsa  yapıyor bir heves bir heves.

Kendisinden başka bahçeyle ilgilenen de göremiyor ama olsun herkesin kendi tercihi ne de olsa diye düşünerek aldırmıyor.

Sağlığına da iyi geliyor bahçeyle uğraşmak hem ruhu hem bedeni gençleşiyor.

Yine  bir gün elinde makas  çiçekleriyle ilgilenirken,  bir ses;

-Siz bahçıvan mısınız?

-Hayır değilim bahçeyle ilgilenmeyi seviyorum, bana iyi geliyor diyor.

-Sizden başka kimse görüyor musunuz böyle yapan diye devam ediyor yeni komşusu.

-Spor yapmak için yerimiz var, sporunuzu orada yapın diyor küçümser bir edayla, manidar bakışlarıyla.

Gel zaman git zaman arkadaşım, bahçe bakımını oradaki herkes gibi bahçıvana bırakmak zorunda kalıyor, her bahçeye çıktığında komşusunun rahatsız edici bakışlarına  tahammül edemiyor.

Spor salonu ne güne duruyor değil mi ya?

İşte hiç de öyle değil oysa. Hiç insan bahçeden aldığı tadı, çiçeklerle konuşmanın zevkini spor salonunda alabilir mi?

“Tatsız tuzsuz yemek gibi” diyor arkadaşım “karnına bir şeyler giriyor ama doymuyorsun spor yaparken, bahçe gibi olmuyor” diyor.

Oysa bahçeyle ilgilenirken, eğilip kalkarken hem  sporunu  yapmış oluyordu hem de zamanın nasıl su gibi aktığını farketmiyordu.

İşte böyle.

Şimdi eski  evini, küçük bahçesini  arar oldu. “Gel bir yorgunluk kahvesi yapayım” diyen komşuya hasret.

Eh bu günlerde bir de pandemi süreci eklendi, tuzu biberi oldu bu soğukluğun, arada bul komşuluk insanlık nereye saklandı?

Ev alma komşu al, komşu komşunun külüne muhtaçtır, insanın ölüsü de dirisi de insanla derlerdi eskiler. Şimdi  görüşmek bir yana selam vermekten kaçınılır oldu.

Hepimizin komşuluğa dair ne çok anımız vardır komşu annelerimiz, yardımlaşmalar vb.

Yeni nesle masal gelecek neler yaşadık bizler, komşu komşudan sorumlu hissederdi kendini.

Perdesi camı açılmadı mı endişelenme, sormak farz olurdu. Şimdi de sormak ayıp oldu.

İnsanların evinde ölüp de kimsenin ruhunun duymadığı yaban zamanlara denk geldik, acınası haller.

Modern ilişkiler bitiriyor bizi.

Komşuluk ilişkilerini sürdürebilen, yaşatabilenlere ne mutlu insan insana.

Gönül KESKİN

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir