Bir arkadaşın “Bundan sonra dergilere telifsiz yazı yollamayacağım” özlü yazısına denk geldim. “Son damla”yı taşıranı değil ama dolduran şeyi biliyorum. Bizimkiler, “içinde benim de mecburen bulunduğum bütün sağ cenah”, kültürde iktidar olamıyorsa bunun bir tek nedeni vardır, sırt sıvazlamacılığı. Ne demek sırt sıvazlama? “Hadi adamım sen yaparsın” ya da “idare ediver abi be yabancı değilsin” tavrı.
Bu mahallede beş kuruş etmeyecek eve bir milyon verilir ve herkese gösterilir. Arabaya milyon sayılır herkes imrenir. Fakat iş kültür, sanat olunca kitaba verilen yirmi lira dert olur. Çocuğu sigara içer, onu umursamaz ama beş tane kitaba yüz lira verecek olursa müdür aranır, hoca şikayet edilir. “Zaten durumumuz yok, bu öğretmen ne yapmak istiyor”.
Mesele taş, toprak, şamata olunca milyon milyon gönderen özel ve devlet, yazı ve kültür meselelerinde boğaza tıklatır. “Kardeş inan durumumuz yok.” Evet, yok. Durum olsa da fark yok. Yazmak bizde ama sadece bizde değersiz bir eylem.
Solcu bir yazar, yazarak geçimini sağlayabilir. Belediyesi, devlet, yayınevi, yeteneğini ispat edeni yazmaya ikna eder. Besler onu. Bizimkilerin tavrı bellidir. Yazmışsın diyelim, eleştirmez, kötüler ya da güzeller. Yapıyorsun bir iyilik, tam yap. Oku, eleştir, iyi, güzel, aferin, harika’nın üç adım ötesine geç, beni koşturacak bir kırbaç vur kaba etime. Bana hedef göstererek beni koştur. Hayır.
Bu mahalle hasettir. Biri yukarı çıktıysa yapacağı ilk iş merdiveni itmektir. Yayınevleri mesela. Telif vermiyor tamam anladık da bir de üstüne para alanları var. Benim gibi orta sınıfın işi düşmüşse bitti. Paşa paşa paranı verip kitabını bastırırsın, o da rica minnet. Kitabın yarısını sana verirler böylece o yayınevine bedavadan beş yüz kitap vermiş olursunuz. Bunun adı hırsızlık olmaz ama. O yayınevine teşekkür etmeniz lazım kitabınızı basma lütfunda bulunduğu için.
Kapital şirketler bizim İslamcılardan daha insaflı kesinlikle. En azından şu cümleyi kurarlar. “Eserinizi basamayacağız”. Bizde böyle bir nezaket bulamaz kimse. Yayınevine, dergiye yazı, eser gönderdiniz diyelim. Biraz derginin biti kanlandıysa “hayvan” yerine dahi koymaz sizi. Hiçbir şey yapamıyorsan “Yazı gönderip durmayın kardeşim” de en azından, yok.
Solun yazar kayırmacılığını sağ mahalle “adamını kayırmak” diye anlayıp, karın ağrısından hallice yazabilenlere bol sıfır çek yazmayı marifet bellemiştir. Efendim biz niye iktidar olamıyoruz kültürde. Çünkü kültür iktidarı yeteneğe yatırım ile olur. Tanıdıklara para yedirmekle değil.
Ahmet BAYRAKTAR

Son Yorumlar