Miyav

Kadın öfkeyle oturdu ve “Misket,” dedi burnundan soluyarak. Bir süre nasıl söyleyeceğini tartar gibi sessiz kaldıktan sonra tamamladı cümlesini “Miyav dedi.”

Adam her zamanki gibi “Bir kediden daha fazlasını beklemek…” diyecekken durdu. Kadının gözünün içine bakar gibi görünse de karşısında herhangi bir şey olduğunun farkında değil gibiydi.

Bu sessizlik kadını ürküttü çünkü adam ona katılmadığını söyleyen bir cümleye başlamalıydı. Hiç katılmazdı zaten kazkafa. O da adamın lafını bölüp “Öyle değil işte, daha önce de yapmıştı bunu” diye giriş yapmalıydı. Sadece komuta ihtiyacı vardı, sonra gerekli açıklamaları da yapacaktı.

Açık havaya çıkamayan kelimeler boğazına dizilince nefesiyle ne yapacağını bilemedi. Burnundan eşeği andıran bir homurtu çıkması bu yüzdendi. Adamın duymadığını fark edip rahatladı. Duysa buna da kesin bir şey derdi. Kazkafa.

Adam bir süre daha sessiz kaldı. Artık çok oluyordu. Kadın öfkeyle “Bu sessizlik de ne demek şimdi?” demeye hazırlanırken adam nihayet konuştu: “Miyav”.

Kadın üst üste ikinci kez boğazına dizilen kelimeler yüzünden adamakıllı öksürürken adam kalktı ve gitti.

Hüseyin KILIÇ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir