Ateiste Laf Anlatmak

Klasik İslam kelamı, diğer dinlerle tartışmak  ve Müslümanlara dinlerini anlatmak konusunda sorumluluğunu bihakkın ifa eder. İnanan bir insanı inancına sabitleyebilir.

Günümüz inançsızlığı konusunda bunu tecrübe etmemiş İslam kelamcılarının (hiç inançsız olmamış) bugünün ateistlerine söyleyecek maalesef çok bir şeyi yok. Kelamın suçu yok bunda. Tarih bugünkü gibi bir ateizmi tecrübe etmedi. Her toplumun en az bir tane tanrısı vardı.

Akıl her tarafın aracıydı. Hristiyanlar aklı dine sokmayarak, Müslümanlar onu kullanarak kullandılar. Aklı tanrının olmadığının bir aracı olarak kullanmak bugünün tecrübesi. Klasik burada tıkanıyor.

Bilenler bilir, müzik aynı saz aynıdır ama herkesin bir çalma, söyleme tavrı vardır. Klasik kelamcıların ayetleri kullanma tavrı onu aklın desteği kılmak üzerine. Yani akıl asıl, ayet destek.

Bugünün kelamı en azından bunu denkleştirmeli. Ayetin kendisinin delil değeri olduğunu akılla paslaştırmalı.

Allah’ın varlığı konusunu irdeleyelim. Akıllı bir ateiste (cübbeli ayarında çok yobazı var biliyorum) Allah’ın varlığını ispat edemezsiniz çünkü yoktur. Allah’a inananlar önce bunun farkına varmalı. Ben onun varlığı ispatlanmış bir hakikat olduğu için değil, onun yokluğuna dayalı evren ve varlık tasavvurlarının varlığını kabul edenkilerden çok daha fazla tutarsız ve izaha muhtaç olduğunu gördüğüm için inanmayı kendi tutarlılığımı korumak için tercih ediyorum.

Kuran da Allah’ın varlığını ispat etmez. Ayetlerimizi görerek onun varlığına ikna olun der. Ayet, başkasını işaret etmek üzere orada olan demektir. Bütün varlık onun ayetidir, kalemidir, onunla insana öğretir (alak4). Kuran’ın muhatapları Allah’ın varlığından değil vasıflarından sınıfta kalmıştı. Esas ders konusu oydu. Allah vardır, demez. Tam aksine “batın”dır diyerek onu göremeyebilirsiniz der, her zaman herkes her yerde görecek diye bir şart yok, der.

Bunu idrak ettikten sonra “bugün cehenneme kimi atalım” yazımda belirttiğim ahiret tasavvuru yoksa bu delil yine işlemez. Yani mutlak Allah kabul edip sadece inananlarına torpil geçen bir kişilik isnat etmek onun Zeus vari bir ŞEY olduğunu da zımnen ispatlar.

Allah’ın varlığı da dini de kuralları da mutlaktır. İyilik kazanır. Onun iyisi ona benim iyim bana gibi bir anlayış, ondan başka bir Tanrı’ınn iradesini kabullenmek, yani şirki kabul etmek olur. Bu tarz değerlendirme kendine taraftar arayan, güce düşkün diktatörler için tutarlı, mutlak güç sahibi Allah için işlevsiz ve tutarsızdır.

Ahmet BAYRAKTAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir