Elitliği Sahada Estetize Eden  İki Kıymetli: Metin Oktay ile Can Bartu

Galatasaray taraftarının Taçsız Kral  olarak her daim saygıyla andığı Metin Oktay, 2 Şubat 1936 tarihinde, Çağdaşlık ve İlericilik kavramlarının makyajı altında, dizginsiz mutaassıplık yutkunan, ötekileştirme mekanizmasını kendisine benzetemedikleri için sürekli işleten, sözü edilen kavramların içinden geçtiği cümleler kurarken, Burhan Özfatura ve ekibine yıllarca katlandığını unutan, imparatorluktan ulus-devletleşme sürecine geçişi, ana kaynaklarından değil de, Türkiye’ye özgü popüler ve popülist safsatalar yanında ithal marşlar aracılığıyla öğrenerek ve ukala dümbelekliğinden sıyrılamayarak cem’i cümleye tarih dersi veren, verirken de trajikomik duruma düşen, durumunu umursamadan küreği boşa sallamaya devam eden kahir ekseriyeti bir araya getiren İzmir’in, diğer yerlerinden nispeten daha derli toplu olan ilçesi Karşıyaka’da dünyaya gözlerini açmıştır.

İtalyanların ve Fenerbahçe başta olmak üzere, futbola fanatizm enjekte etmeyen taraftarların  Sinyor  Bartu diye seslenerek benimsedikleri ve Oktay gibi saygıyla yâd ettikleri Can Bartu ise Oktay’ın doğduğu senenin Ocak ayında, İstanbul’da, Çerkes kültürüyle beslenmiş bir ailede hayata Merhaba  demiştir.

23 Ağustos 1969 tarihinde gerçekleşen jübile maçında, Oktay ile Bartu’nun on dakikalık forma değişimi, ikisinin elitliği, futbol aracılığıyla estetize ettiklerini belgelemektedir.

Elitlik, maddi zenginliği karşılayan bir konum değildir. Oktay ile Bartu da söz konusu hakikatin bilincinde olan futbolculardır.

Onların nazarında, futbolcu, toptan önce hayatla; sağlıklı, samimi ve hakiki bağını kurabildiği için topun karşısında edilginleşme zaafına saplanmaz.

Oktay, Taçsız Kral, Bartu da Sinyor olarak anıldıklarını doğal olarak biliyorlardı ama söz konusu sıfatları almaları, taraftarlarıyla ast-üst ilişkisi kurmalarını beraberinde getirmemiştir.

Bartu, Çerkes bir ailenin çocuğu olarak İstanbul’un göbeğinde büyüse de, hayatından ayrı bir yerde durmayan futbolculuğunda; Abdülhâk Şinasi Hisar, Ahmet Hamdi Tanpınar, Kemal Tahir ve Sermet Muhtar Alus gibi edebiyatçıların eserlerinde portresini çizdikleri İstanbul Efendisi’ni ete kemiğe büründürmüştür.

İstanbul Efendisi, sanıldığı gibi, sadece İstanbul’un sınırları içinde değil,  kilometrelerce ötesinde hayat sürenleri de kapsayan bir kavramdır. Bartu da sözü edilen hakikatin  bilincinde olduğu için, sadece İstanbul’da ikâmet edenlerin futbolcusu olmadığının altını özellikle çizmiştir.

Sıfatını İtalyanların vermesi, Bartu’nun doğduğu topraklara oryantalistlerin gözleriyle bakmasını beraberinde getirmemiştir çünkü ayaklarını bastığı toprağın kıymetinden, Türkiye dışında kaleme alınan kitapları okuyarak haberdar olmamıştır.

Taçsız Kral, Oktay’ın ayaklarını yerden kesen bir sıfat değildir çünkü kralın bu topraklara ait bir unvan olmadığının farkındadır.

Karşıyaka özelinde İzmir, Oktay için; Tarık Dursun K., Necati Cumalı ve Samim Kocagöz ile özdeş olduğu için, yukarıda portresi çizilen kahir ekseriyete kendisini dâhil etmemiştir. İsimleri sıralanan edebiyatçılar da zaten, söz konusu kahir ekseriyetin varlığından rahatsız oldukları için ellerinden kalemlerini düşürmemişlerdir.

Oktay ile Bartu’nun forma değiştirmeleri, Max Weber’in vurguladığı anlamdaki bürokrasiden ayrı bir yerde konumlandırılamaz çünkü Weber de bürokrasinin hantallıkla yüzgöz olmaması için değişime açık olması gerektiğini hatırlatmıştır.

Metin Oktay ile Can Bartu’nun futbolu araç olarak kullanarak elitliği estetize etme girişimlerine bugün tesadüf edilemez çünkü bugünün futbolcusu, kavramları doğru yerde konumlandıracak bilince ve birikime sahip değildir.

Anadilini Türkilizceleştirerek kullanmaktan rahatsız olmayan, eline bir kitap alıp okumaktan âciz, kitap okumadığını söylemekten çekinmeyen, futbol özelinde hayatı sadece maddiyata bağlayan, travmatik ve trajik olayları umursamayan bugünün futbolcusunu besleyen lümpenliktir. Elitlik ise maddi getirisi olmadığı için, saf dışında kalmaya mahkûmdur.

Mehmet Akif ERTAŞ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir