Metin Kazan’ın Anlam Arayışı

Almanya’da doğan ve bildung terbiyesinden geçen Metin Kazan bir hukukçu. Savcı hâkim, hazine avukatı, avukat ve arabulucu mesleklerinde hizmet vermiş bugüne kadar. Bu nedenle özgürlükten yana. Şahsiyetli bir insan ve huzurlu bir toplum olmanın yollarını arıyor kitap boyunca. Bu nedenle kitabı özgürlükçü bir hukukçu olmasıyla dikkat çekiyor. Hukukçular genelde formel kafaya sahip meri kanunlarla düşünmekten kaçınamayan insanlar. Metin Kazan bu sınırlamayı aşabilmek için sosyoloji ve felsefe alanında lisans ve yüksek lisans yapmayı sürdürüyor.

Kitap Viktor E. Frankl‘in yazdığı kitapla aynı başlığı taşıyor. Ancak Türkiye’de aydın bir hukukçunun çığlığına zemin olmuş. İnsan nasıl öteki insanları anlar, insana güven nasıl doğar, insan onuru nasıl yüksekte tutulur sorularına cevap arayan felsefe yazıları ile başlıyor. Cemil Meriç’ten Decartes’e, İbn Sina’dan Kant’a aydınlığın ıstıraplı yollarında dolaşıyor yazar.

Kitabın ikinci bölümü sosyoloji yazıları. Kültür, iletişim ayrımcılıktan birey mi toplum mu sosyolojinin temel konularını Türkiye’den bakarak araştırıyor. Sosyal-kültürel sermayeye rağmen insanımızın birey olmasının önündeki gelenek ve siyasal sistem engelini aşabilmenin yollarını sunuyor okuyuculara.

Ve bir hukukçu olarak adalet yazıları olmazsa olmaz. Birkaç başlık, meramını ele veriyor: Darbeci düşünce anlayışı, yargıya güvenelim mi, yargı silah olarak kullanılır mı?

Ve nihayet hayatına dair öyküleri ve kişiliğini inşa eden serüvenlerini anlatarak tamamlıyor kitabı. İlkeleri herkese yol olacak temel değerler: Haksızlıklar karşısında şüphe etmeyi, eleştirel düşünceyi ve daha iyi hakça bir düzen kurmayı varlık sorunu görüyor. Anlam arayışı bireysel yükseliş ile toplumsal düzende kitleleri güvene ulaştıran devlet organizasyonu çabası her satırda dile geliyor. Meselesi olan bir aydın, hukukçu olarak umut veren bir arayışı sezdiriyor her sayfada.

Post-truth çağına girdiğimizin bilincinde. Bu nedenle bireysel macerası ile Türkiye’nin serüveni dikenli, ıstıraplı bir yolda yürüdüğümüzü gösteriyor. Türkiye böyle hukukçularla adalet ve güvene ulaşır. Belki aydınlık yarınlara. Ben kitabı öğrenerek, her bir bölümde insanlığın birikimine yeniden şahit olarak okudum.

Sizlere de tavsiye ederim. İnşallah okuyucusuna ulaşır. Tebrik ederim Metin Kazan’ı. Biz hukukçular adaletin çocuklarıyız. Misyonumuzu unutan zalim evlatlar, adaletin kayıp çocukları hanesine yazılmayız arayış sürdükçe. Yemin tazelemiş ve adil bir topluma ulaşmanın sözünü de vermiş oluruz, bu tür kitaplarla.

Mustafa EVERDİ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir