Portreler Üzerinden Kültürel Bir Hafıza Denemesi: İnsan Okudum…

Edebiyat bazen bir hikâye anlatır, bazen bir fikri savunur; fakat bazı kitaplar vardır ki asıl olarak insanı okur. Mustafa Everdi’nin “İnsan Okudum” adlı eseri de tam bu noktada durur: İnsan üzerinden zamanı, fikirleri ve bir dönemin zihniyet dünyasını bizlere sunar.

Yazar, uzun yıllara yayılan gözlem ve tanıklıklarının içinden seçtiği portrelerle bize bir tür kültürel panorama kurar. Bu portreler yalnızca bireyleri anlatmak için yazılmış metinler değildir; her biri bir devrin ruhunu taşıyan küçük aynalar gibidir. O aynalarda bazen bir fikir adamının çilesi, bazen bir sanatçının iç dünyası, bazen de bir siyasetçinin idealleri görünür. Böylece okur, tek tek kişilerin hikâyesini okurken aslında Türkiye’nin kültürel ve düşünsel ikliminde dolaşmış olur.

Kitabın önsözü, eserin niyetini açık biçimde ortaya koymaktadır. Everdi, bütün dostlarını yazamadığını, yazdıklarının da eksik ve önyargılardan bütünüyle arınmış olmayabileceğini samimiyetle ifade eder. Kitaptaki portre yazıları, mutlak doğruların değil, tanıklıkların ve izlenimlerin alanıdır. Yazarın gördüğü, hissettiği ve anlamlandırdığı insan manzaraları bu sayfalarda bir araya gelmiştir.

Eserde yer alan portreler oldukça geniş bir yelpazeye yayılır. Şairler, düşünürler, siyasetçiler, akademisyenler ve sanatçılar aynı kitapta buluşur. Her biri farklı dünya görüşlerinden, farklı kültürel çevrelerden gelmelerine rağmen bir ülkenin ortak hafızasında iz bırakmış insanlardır. Yazarın bu isimleri bir araya getirmesi, Türkiye’nin fikir ve kültür dünyasının çeşitliliğini de gösterir. Böylece kitap yalnızca bireylerin biyografisine yaklaşmaz; aynı zamanda bir düşünce atlası da oluşturmaktadır.

Mustafa Everdi, portre yazısının kültür hayatımızda yeterince gelişmemiş olduğuna dikkat çeker. Ona göre birçok değerli insan, hayat hikâyeleri yazılmadığı için zamanın içinde kaybolup gitmiştir. Hâlbuki biyografi ve portre yazıları yalnızca bir kişiyi anlatmaz; o kişinin yaşadığı çağın siyasi, sosyal ve kültürel atmosferini de yansıtır. Bu bakımdan “İnsan Okudum”, unutulmaya yüz tutmuş bu geleneği hatırlatan bir çalışma niteliği taşımaktadır.

Sonuçta “İnsan Okudum” eseriyle Mustafa Everdi, yalnızca portre yazılarından oluşan bir kitap ortaya koymakla kalmaz; aynı zamanda Türkiye’nin yakın dönem kültür ve düşünce dünyasına dair bir hatırlama çabası da sergiler. Okur, bu sayfalarda yalnızca anlatılan insanları değil; aynı zamanda onları doğuran zamanı, tartışmaları ve fikir dünyasını da okumaya başlar. Çünkü her çağ, en doğru biçimde o çağın insanları üzerinden okunur ve yazar bu imkânı okura etkili bir biçimde sunmaktadır.

Metin KAZAN

One Comment

  1. Meverdi Reply

    Metin Kazan çok teşekkür ederim. Kitabı anlatmak, anlaşılması için yazmak teşekküre layık bir çaba. Müteşekkirim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir