Hikâye yatağında huzursuzca dönüp dolanan zülüflü bir yahudinin gece Tanrısına yakarışlarıyla başlar. Yanki sabah kalktığında Wolfson elmas şirketine girer, korumalarının silahını gasbeder ve başına bir el ateş ederek hayatını sonlandırır. Wolfson hayali bir şirket ismi olsa da Belçika’da bir elmas endüstrisi olduğu gerçek. Senede 16 milyar dolarlık elmas ticareti 2 km²lik bir alanda dönüyor. 380 atölye, 1500 şirket, 3500 komisyoncu, simsar, elmas kesici hizmet veriyor. Antwerp elmas merkezinde diamanthel elmas borsası dizinin de ana merkezini oluşturuyor. Bölge Yahudi, hintli, maron, Hristiyan lübnanlı ve ermenilerin hâkimiyetinde. Antwerp bölgesinin Yahudilerinin yüzde sekseni elmas işinde çalışıyor ve genellikle yiddish denilen almanca konuşuluyor. Cumartesi günü bölgede ticaret yapılmıyor. https://en.wikipedia.org/wiki/Antwerp_diamond_district
Dizinin birinci bölümü karakter ve hikâyeye odaklanıyor. İkinci bölümle bölgedeki paranın o kadar da elmasa dayalı olmadığı işin içine Arnavut mafyasının, uyuşturucu parasının girdiğini ima eden bir akışla karşılaşıyoruz. Soruşturmayı yapan savcı babasına durumu anlatırken bir algı pazarlaması da yapılıyor.
S-savcı B-Baba.
S: Arnavut mafyası parasını aklamak için elmas bölgesini kullanıyor.
B: Bundan emin misin, onlarla yıllarca çalıştım. Asla öyle bir şey yapmazlar.
S: Baba arka bahçede elmas parlattığın zamanlar değişti
B: Yahudiler değişmez, vergi vermeyi sevmezler ama uyuşturucu diyorsan saçmalıyorsun, onlar ahlaklı ve iyi insanlar
S: Onlar sana kazık atmamışlar mıydı, başta çok az para veriyorlardı.
B Gayet iyi para alıyorduk. Bir aylık hasatla bir ayda alacağımızı iki günde alıyorduk
S: Her neyse Yahudiler mi bilmiyoruz bu ara tüccarlar Hintliler çünkü
B: Dua et de Yahudiler olmasın
S: Neden
B: Yahudiler birbirini ispiyonlamaz. Ahlak kuralları güçlüdür. Yetkililerle konuşmazlar kendi sistemleri var.
S: Olabilir bizim de sistemlerimiz var
B: Öyle mi,
S: evet
B: Ama onlarınki sizinkinden çok daha eski
İkinci bölümün en çarpıcı bölümlerinden biri 44. dk’da bize de tanıdık gelebilecek bir sahne. Noah’ın kaynanası Kerra Belçika’ya taziyeye gelir, bu ablamın kocası olarak tanıştırır, Kerra elini uzatır fakat kayın birader elini uzatmaz put gibi durur. “Ona kadınlara dokunmak yasak” der. Bir zamanların gurur vesikası ekranda yerin dibine sokulur.
B2 45d: Elmas bizim için sadece para değil o bizim kanımızda var. Bizi en zor zamanlarda bile bir arada tuttu.
48.dk’da şirketin parasal sıkıntıya düşmesinin nedenlerinden biri olan borcunu ödemeyen müşterilerden biri sahneye girer. Arnavut mafyasının elmas tedarikçisi olan bu şahıstan borcunu isteyen Noah, bu hareketinden dolayı dükkanı kundaklanmıştır. Arnavut mafyası da bu olaydan sonra hikâyeye girecektir.
Kerra, Arnavut mafyasından uyuşturucu tedarik etmek derdindedir. Bütün ailesi uyuşturucudan sabıkalıdır. Arnavut mafyası elmasçılarla paralarını temizlemektedir. Bölümün sonunda noah kerra ve arnavutlar el sıkışır. Şirketin borcu olan 1,5 milyon dolar ödenmesi için söz verilir.
3b Arnavut mafyası ile başlar. Noah 1,5 milyon doları mafyadan alır. Yank’nin eşi, eşinin intiharının ardından çöpçatana müracaat eder. “Kadınlar kocalarının ölümünün ardından 3 ay beklemelidir” cümlesi tam bizim fıkha uyan bir cümle.
20. dakikalarda Wolfson şirketinin sıkıntıları izleyiciye daha derinlikli aktarılır. Kimse şirkete elmas satmak istemez. Bunun için şirketin yeni sahipleri, kardeşler, elmas borsası için normalde asla oy vermeyecekleri bir hintli’ye oy vermeyi kabul eder. “Babamıza asla söylemeyiz” burada kilit bir cümledir. Bu demektir ki işler çığırından çıkmıştır. Bir önceki bölümde savcının babasının söylediği “Yahudiler ahlaklıdır” cümlesi burada bir Yahudi’ye yalanlattırılır. Evet Yahudi ahlaklıdır ama o ahlak zora gelemez. Borsanın başkanı olarak Chatur seçilir.
40. dakikada savcı Wolfson’un sahibi büyük kardeşle konuşur. Ona Arnavut mafyası ile ilişkisini gösteren kanıtlar sunar. Salman Karim mafya ile elmasçılar arasında aracıdır. Savcı Karim ile bay Wolfson’un oturduğu fotoğrafı gösterir. Şantaj yapar. “Yardım edersen kimse bilmez, etmezsen seni camiaya, ailene rezil ederim” der.
Borsa seçimlerinin galibi belli olduktan sonra Noah’ın babası Ezra, Yahudilerin desteklediği rakibi tarafından reddedilir ve bu onun ölümüne neden olur. İlkeler çiğnenir, babanın haberi olmaz ama sonucu babayı öldürür.
4. bölümde Eli (en büyük kardeş) yeğeninin şeytani teklifleriyle ayartılmaya çalışılır. Baba ölmüştür. Anne şirketi çocuklara eşit paylaştıracaktır. Fakat denklem dışı kalan yeğen bunu gururuna yediremez. Şirketi başka bir şirketle ortak edelim, bölünürse kimse sıfatına bakmaz mealinde iğvaları art arda sıralar. Eli bunun bir tuzak olduğunu sonra anlayacaktır. “Sen sadık oğlusun ben sadık yeğeniyim” tam bir şeytani cümledir. “Şirketi batıran mı olmak istersin canlandıran mı”.
Dizi 4. bölümden itibaren aksiyon ve hikâyeyi geliştirirken bölümün 25.dk’sı gerçek bir hakikat tiradına sahne olur.
Eli her zaman haksızlığa uğradığını düşündün ama yanılıyorsun. Herkes sana hep hak ettiğinden fazlasını verdi sırf acıdıkları için. Geri kalanını da çaldın. Ama çuvallayacaksın eli. Nedeni de becerememen değil hiç kimsenin sana saygı duymaması. Bu hep böyle kalacak.
Bu tiradı yiyen eli Yahudi, tiradı çeken Londralı modern çocuk Noah/Nuhtur. Sahne bittiğinde Wolfsonların çocuklarına Yanki’nin dul eşi “Sizinle gizli bir şey yapalım. Sinemaya gidelim” der. Patlamış mısır almazlar, çünkü koşer değildir. Eli kandırıldığının farkına varır. 40.dk’da kayın biraderin kartının iptal edildiği ortaya çıkar. Ölen baba Ezra’nın ardından Sara wolfson (anne) şirketin tamamını kızına devretmeyi ister. Kızı bunu kabul edemez.
Adina (kız kardeş) burada şirket ve ailenin bir ve özdeş kavramlar olduğunu söyler. Bu esasında Yahudiliğin iş ve aileye bakışını da açıklar. Bundan sonra yalan yok, sır saklamak yok der fakat Noah ve Eli kendi gündemlerindedir. Noah şirketin arabasıyla uyuşturucuları ulaştırır.
5. bölümde elmas borsası açılır. Borsaya uzaktan yakından pek çok kişi gelir. İçlerinde brezilyanın maden bakanı vardır. Noah borsa başkanına onunla iş toplantısına katılmak için rüşvet teklif eder. Bu bilgi Arnavut mafyasının kulağına gider. Wolfson’un bulunduğu binanın başka bir dairesindeki sarışın kız, Noah’la ilişkilidir. Gece kulübünde öpüşürler. Noah hem onunla hem de Yanki’nin karısı Gila ile ilişki halindedir. Gila Noah’ın onu on beş sene önce bırakıp gitmesini unutmamıştır fakat aşkı da bitmemiştir. Noah’ın sekiz yaşlarındaki küçük çocuğu tommy’yi sarışın kızın Gila’ya getirmesi Gila’yı sarsar. Savcı yeraltı bankasını Eli marifetiyle kovuşturmaya çalışır. Noah Adina ile şirket işlerini yoluna koymaya çalışır. Akşam Adina ile Gila’nın yanına Tomi’yi almaya geldiklerinde Gila tavır atar. Bu kısa sürtüşme ilişkiyi daha da samimileştirir. Sokaktan geçerken bir şişe şarap alıp bir evin çatısında içmeye başlarlar. Şarabın esritmesiyle dizinin tek yatak sahnesi görülür. Burada Gila’nın peruğu çıkartması gömleğini çıkartmasından daha dikkat çekicidir. Peruk bizdeki başörtü yerindedir. Hasidik bir kadın peruğunu kimseye açamaz, açmamalıdır.
Gila çöpçatanın vesilesiyle konuştuğu Yehuda isimli kızıl saçlı bir hasidik Yahudi ile özel konuşur. Gila hem Yehuda hem Noah’la arayı iyi tutar.Noah da hem Gila hem de sarışın kız (Marie) ile kırıştırmaktadır. Yehuda Gila ile evlenmeyi ister. Kerra’nın Noah’tan talepleri bitmek bilmez, Noah bu kirli ilişkilerden yıldığı için daha fazla uyuşturucu, elmas, mafya üçgeninde dönmek istememektedir. Kerra’yı usulca eler. Eli’ye savcının verdiği telefonu karısı fark eder. Eli hikayeyi karısına aktarır. Eli ucu alınmaz bir yola girmiştir. Savcı Eli vesilesiyle verileri güçlendirmektedir. Gizli kamera ile onu gizli banka kanıt toplamaya gönderir. Eli’nin gizli kamera işleri sonrasında savcının başını ağrıtacaktır. Hukuk dışı delil toplamıştır. Elmas şirketlerine potansiyel tehdit, 16,5 milyar doları tehdit edecektir.
Arnavut mafyasıyla ayarlanan görüşmede Noah bakanın gireceği muhtemel riskleri öğrendikten sonra işi bozar. Beşinci bölüm sonlanır.
6. bölümde Arnavut mafyasının wolfsonlara yüzde on daha az ödeme zorunluluğu dayatır. Noah kabul etmez, oğlu okulda tehdit edilir. Gila yehuda ile evlilik aşamasına yaklaşır. Eli’nin kızının düğün provasında Adina’nın söylediklerinden esas Gila etkilenir. Zeki, akıllı, doğru kişi olduğunu hissettiğin doğru kişidir deyince Gila “galiba o kişi Noah benim için bakışını takınır”. Tekrar yatarlar. Yehuda ile New York’a taşınmak mümkün seçenek olarak korunur. Mafya lideri Matthias’a evet demek zorunda kalırlar.
Eli kızının düğünündeyken savcı elmas bölgesine baskın yapar. Bu elmasçılar kadar savcıya da zarar verir. Adina ve Noah durumun farkına varır, Eli’ye itiraf ettirirler. Firmanın çöküşünün Yanki’nin kumarından çok Eli’nin dikkatsizliği ve boş vermişliği olduğu ortaya çıkar. Salman Karim ile Yanki’nin görüşmesinin suçlusu Eli’dir. Yanki toy bir delikanlıdır o zamanlarda. Bütün bu olup bitene en dindar, akıllı GÖRÜNEN Eli sebep olmuştur. Düğüne dönerler fakat hepsi üzgündür. Düğünde dikkat çeken bir ayrıntı aradaki perdedir. Müslüman düğünlerinden tanıdık bir durum fakat batı için bu dünyanın en saçma durumu. Bu kadar derin bir ayrım dizide neredeyse hiçbir odaklanma ile dikkat çekilmemiş, tamamen işin akışına oluruna bırakılmış izlenimi verilmiş. Noah Gila’yı düğünde bir kenara çeker ve “Londra’ya gidelim” der. Gila Yehuda ile evleneceğini söyler. Burada konuşmanın devamı ibretlik ayrıntılar içerir.
G-gila N-Noah
N- Hani benimle olmak istiyordun
G-Nasıl gizlice bulaşarak hayat mı geçer, Halimize bak
N-Gila benimle londraya gelirsen sır kalmaz özgür olursun
G- Bunun benimle ilgisi yok, işler zorlaşınca kaçıyorsun peşinden gelmemi istiyorsun
N- hayır seni hayatımda istiyorsun
G- ne kadarlığına, ailen dertlerle boğuşurken kaçıp gidiyorsun, aynını bana ve oğluna da yaptın, yine yapmayacağının garantisi ne
Bu konuşma Noah ve Gila arasında değil de sanki bütün bir erkekler ve kadınların birbirine konuşması gibidir. Erkeğin doğası ve kadının beklentilerinin tipik bir gösterisidir. Gila ve Noah bu yıkımın ardından halaya girerler. Halayda gözleri birbirine takılıdır, perdenin arasından izlerler, bölüm sonlanır.
7. bölüm Noah’ın Mafya temsilcisi Matthias ile görüşmesi ile başlar. İşler ciddileşir. Politikacıları ararlar. Politikacılar güvenlik birimini telefon yağmuruna tutarlar. Bu sefer savcı zor duruma düşer. Başsavcı savcıyı evlilik örneği üzerinden sorgular.
– Evli misin
– konumuzla ne ilgisi var
– kalıcı ve güvenli ilişki kurmanın zorluğundan haberin var mı. Biz elmas sektörüne güveni kapılarına dayanarak mı sağladık. Bir iki sersem kara para aklıyor diye bütün bir sektörü böyle bir duruma sokmak akıllıca mı
– bu çok ciddi bir operasyon
– işler daha kötüleşmeden ben müdahale ettim ekibim tüccarlarla uzlaşma peşinde.
Bu bize başka bir tabuyu yıktırır. Belçika hukukun ve adaletin merkezidir. Fakat daha da önemlisi elmas ticaretinin merkezi olmak zorundadır. Kara para aklama bir ayrıntıdır. Önemli olan ticaret, para, ilişkilerdir. Savcı bu operasyondan dolayı görevden alınma tehlikesiyle karşı karşıya gelir. Fakat burada savcı tek başına değildir. Savcının kozu medyadır. Beni kovarsanız bunu gazetecilere açıklamak zorunda kalacaksınız der. Batının neden batı olarak kalabildiğinin bir göstergesidir de bu benim açımdan. Haklının hakkını arayabileceği bir mecra her zaman vardır. Kimse mutlak güçlü ya da güçsüz değildir. Kerra Londra’dan dönmek zorunda kalır. Elmas tedarik etmeleri gerekir. Noah, şirket imkanlarıyla elmas elde edememektedir.
Türk dizi mantığı her bölüme bir heyecan, kovalamaca, atraksiyon koymak üzere kurgulanır. Yabancı dizilerde her şey yapımcı ve senaristin olmasını gerektiğini düşündüğü gibidir. Buraya kadar altı bölüm anlattım fakat son iki bölümü anlatmak için en az bir bu kadar daha yazmam gerekir. Çünkü bütün bu anlatılanlar bu son iki bölümde olan biteni anlamak içindi
Diziyi ikinci kez izlerken zihnimdeki olay örgüsünün neredeyse yarısının son iki bölüme ait olduğunu fark ettim. Diziyi bizdeki başka bir dengiyle mukayese etmek istesem hangisi olurdu diye kendime sorduğumda Maraşlı aklıma geldi. Maraşlı ile çok denk diziler değil biliyorum. Maraşlı’nın bir bölümü 2 saat sürüyor ve 26 bölümde bitmiş. Rough diamonds elli dakikalık 8 bölüm. Hangisini tercih ederim sorusunun cevabı her şekilde ikincisi.
Kurtlar Vadisi’ni bir kenara koyarsak en nitelikli dizilerimiz bile bu minik diyebileceğimiz dizinin yanına yanaşamıyor. En son “sıcak kafa”’da bu kısırlık aşılmıştı bir nebze. Fakat hikaye ve karaktere dayalı dizilerde bu kısırlık devam ediyor. Yapımcıların ve senaristin farklı dünyaları yaşaması, farklı insanlarla, farklı tepkilerle, mimiklerle, iklimlerle karşılaşması mecbur.
Bizdeki yapımların kısırlığının bir kısmı dünyada olup biteni kavrayamamaktan, diğer bir önemli kısmı da kişinin kendi dünyasına yabancılaşmaktan geliyor. Bebek, cihangir, moda üçlüsünü aşamayan, hep en lüks lokantalarda, yatlarda, arabalarda hayatı geçen biri hikaye üretemez. Çünkü hikaye aslında bir yerlerde yaşanmış ya da yaşanabilmesi muhtemel olaylardır. Ufak çıkıntılar, eklemeler, olmazlar eklemek mümkündür elbette. Bilim-kurgu değilse bir dizi, drama ise ortada bir dramın, herkesin göremeyeceği, insanın içine gömüldüğü bir trajedinin olması gerekir.
Ham elmasların hikaye başarısı ve beni ikinci kez çözümleme için izlemeye ikna etmesinin ardında bu derinden akan hikayesi, yaşanmışlığı, keşfedilmişliği, orijinalliği yatıyor. İzlerken hiçbir yerinde yok canım bu kadar olmaz demedim. Oyuncular, tiratlar, mimikler son derece doğaldı. Senaryonun akışı diğer güzelliklerin içinde en güzel olanıydı şüphesiz. Dingin bir zihin, yaşanmışlık ve tecrübe bu kadar sakinlikle bu kadar heyecanlı bir hikayeyi bu kadar güzel aktarabilir. Bunun da ardında Avrupa’nın zenginliği, birikimi, kurumsallaşması yatıyor. Hikaye dışında zihnimi çeldiren başka bir vasfı öne çıkmıyor. Müzik, görseller, efekt değil yalnızca bir hikaye var ortada. Bu gerçek bir başarı.
Ahmet BAYRAKTAR

Son Yorumlar