Şehir, İnsan ve Mehmet Ali Abakay

Hepsi değilse de bir kısmı hedefi on ikiden vuran atasözlerimiz ve deyimlerimiz var. Bunlardan biri de “aslan yatağından belli olur” sözüdür. Tanrı kırları, insan da kentleri yarattı der, William Cowper. Mekân, her dönemde, içinde yaşayanların ve onu planlayanların, en önemli ilgi alanlarından biri olmuştur. Hem maddi hem de manevi gelişmişliğin sembolüdür kentler. Uygarlık ile kentler arasında çok yakın bir ilişki vardır. Bir ziyaret sırasında kişiyi en çok etkileyen şeylerin başında kentin planlaması ve mimarisi gelir.

Mimari, sessiz müziktir. Az çok hepimiz bir müzik sesi duyarız dolaşırken bir şehrin caddelerinde, sokaklarında. Kentin ruhu denilen şeydir bu, estetiktir, ruhu okşayan, yüreğe dokunan. Tekrar tekrar görmek istediğimiz şehirler, şehirlerde belirli semtler, semtlerde anıtsal ve tarihi yapılar vardır. Keşmekeşliğin, zevksizliğin, plansızlığın hakim olduğu mekânlar ve kentler bir kabus gibidir. Bir an önce uyanmak/terketmek isteriz.

Mimarinin iki ayağı vardır; estetik ve fonksiyon. Sadece estetik kaygı, insanların bir kısmının daha kötü koşullarda yaşaması demektir. Aynı şekilde sadece fonksiyona dayanan bir anlayış, ruhsuz, monoton mekânların ortaya çıkmasına neden olur. Bu tür yapıların birer barınak, hatta sığınak olmaktan öte bir değerleri yoktur. Kentin kanserli hücreleri gibidirler. Okursa şehirlerin selasını, işte bu yapılar okur.

kentler

Kent uzmanı değilim, çoğumuz gibi, ama mekanla teması kaçınılmaz olan herkes gibi, bir estetik duygumuz var. Güzeli çirkinden ayırt edebilecek, ruhumuza iyi gelebilecek mekânları ilk görüşte tanırız. 

Son yıllarda kentlerimiz birer toplu konut alanına döndü. Malî değeri dışında, hiç bir önemi ve değeri olmayan yapılar, şehir diye bir şey bırakmadı ne yazık ki. Kimsenin de pek umurunda değil gibi.

Bunu umursayan bir dostu tanımaktan mutluyum. Sesini duyurmakta büyük sıkıntılar yaşamasına rağmen, ısrarla ve azimle her şeyiyle kentleri kendine dert edinen bir dost.

Kısıtlı imkânları olan bir öğretmen olan Abakay, kentlere ilişkin kitaplardan, resimlerden, objelerden oluşan bir arşiv oluşturmaya çalışmaktadır. Ne yazık ki bir kaç dost dışında hiç kimseden bir tepki/cevap/yardım hatta ilgi görmemektedir. Herşeye rağmen bu çabalarını sürdüren Mehmet Ali Abakay hocayı yürekten tebrik ediyorum. Bir gün kıymetinin bilineceğini umut ediyorum.

mehmet ali abakay

Mehmet Ali ABAKAY

Hasan BOYNUKARA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir