Yaşadığımız zamanlarda her şeyin metalaştığını, alınır satılır hale geldiğini görüyoruz. Artık mekanik süreçler var ve insan da bu mekanik süreçlere eklemlenen bir aygıt. Sanat, edebiyat kültür endüstrisinin tezgâhlarında üretilerek kitlelerin tüketimine sunuluyor. Kitaplar devasa mağazaların raflarında bir süs eşyası, bir dekorasyon malzemesi olarak sergileniyor ve satışa sunuluyor. Şarkıcıdan yazar, mankenden düşünür, youtuberlerden filozof yaratıyor kültür endüstrisi. Zincir kitap mağazaları da her türlü ıvır zıvır malzemeyle birlikte kitap pazarlıyor. Kitabın ruhuna dokunmamış, bir tane kitabı bile okuyup bitirmemiş, kitabi tecessüsle irtibatı olmayan satış elemanları kitap satma mücadelesinde…
Günümüzdeki bu olumsuz tablonun dışında yer alan ama her geçen zamanla daha da azalan, kitabın ruhuna dokunan, kitap kokusundan mest olan sahaflar var. Sahaflık… Bir nevi kitap sarraflığı… Büyük zincir kitap mağazaları gibi sadece kitabın maddi değeriyle ilgilenmeyen, bir kitabın sahip olduğu manevi değerin farkında olan sahaflar. Bunlar kitabın yayım tarihini, yazarını, çevirmenini, kaç defa basıldığını, içeriğini bilirler. Zihinlerinde binlerce kitap ismi…
Bu girişten sonra, son dönemlerin en önemli sahaflarından rahmetli Etem Coşkun’dan bahsetmek isterim. “Bir Sahaf Öldü Diyeler” adıyla yayınlanan– Etem Coşkun Kitabı- dolayısıyla yeniden hatırladık rahmetliyi. Adı falan sahaf filan sahaf olan ama sahaflıkla alakası olmayan kitapçılara, test kitabı satan kırtasiyecilere, fotokopi ile kitap çoğaltan piyasaya rağmen gerçek bir sahafı okuyoruz bu kitapta. Maalesef ikinci el kitap satanlar, korsan baskı kitapları ucuza pazarlayanlar sahaf olarak tanınıyor.
“Bir Sahaf Öldü Diyeler” kitabı aynı zamanda gerçek sahaf ve sahaflık hakkında da okuru bilgilendiriyor, uyandırıyor.
Ufacık dükkânlarda, tozlu kitap raflarının arasında, düzensiz dizilmiş gibi görünen ama istediğiniz kitabın anında bulup size veren sahaflar… En derin, en samimi muhabbetler, kitabın tarihine dair anekdotlar, yazarların hatıraları her zaman sahaf sohbetlerinin rutinidir.

Sahaflara her türlü meslek grubundan, ekonomik skaladan insan gelir ama orada kitabın büyülü dünyasında verili bütün farklılıklar aynileşir. Kimse kimseyle ego yarıştırmaz. Fırın nasıl sıcacık, mis gibi ekmek kokarsa, çiçekçi dükkânları nasıl güzel çiçek kokarsa sahaflar da kitap kokar, tarih kokar, eski kokar… Sahaftan adım atıldığında şan, şöhret, zenginlik kapıda kalır.
Etem Coşkun 1955 yılında Erzurum’da doğmuş. Ziraat teknikeri. Çeşitli illerde görev yaptıktan sonra Ankara’da Tarım Bakanlığı’nda görev yaparken emekli olur. Kitaplarla ilgilisi çok erken dönemlerde başlıyor, Osmanlıcası çok iyi. Birçok kitapçıya, sahafa yardımcı oluyor. Tarih Vakfı, TBMM, Dil ve Edebiyat Derneği gibi yerlerde Osmanlıca dersler veriyor. Eski harfli kitapları yeni Türkçeye aktarıyor. Müzayedelerde münadilik yapıyor. Emekli olunca “Aşiyan Sahaf” adıyla dükkânını açıyor. Sahaflıktaki titizliğinde, başarısında ve sahafların duayeni olmasında Felsefeci Selahaddin Hilav’ın kardeşi Ankara sahaflarının piri, ömrünü kitaplara vakfetmiş Necmettin Hilav’ın payı büyük. Coşkun 14 yıllık sahaflıktan sonra 2017 yılında vefat ediyor.
“Bir Sahaf Öldü Diyeler” Etem Coşkun’la tanışmış, Onunla zaman geçirmiş, Aşiyan Sahaf’a sık sık uğramış, dostlarının, arkadaşlarının, yarenlerinin yazdığı yazılardan oluşuyor. Kimler yok ki… Ahmet Özcan, M. Sabri Koz, Selçuk Azmanoğlu, Ebubekir Kurban, Ali Birinci, Ali Sali, Erdal Çakır, Mehmet Aycı, Yusuf Turan Günaydın, Nihat Genç, İlhan Tekeli, Şaban Abak, Firdevs Kapusızoğlu, Zekiye Yaldız, Cantürk Coşkun, Aytül Tamer, Yahya Düzenli, Mehmet Kurtoğlu, Kutalmış Kaygusuz, Rukiye Aydın, Ömer Erdoğan, Davut Kaplan, Dursun Ayan, A. Merthan Dündar, A. Suat Emre, Gökhan Tuğ, Gülsüm Nazlı, Hayati İnanç, Mevlüt Çam, Muhsin Coşkun, Nebi Akgüngör, Önder Karakartal, Recai Özcan, Rukiye Aydın, Selçukkan Doğan, Zafer Şık, Zekiye Yıldız… Atmışın üzerinde şair, yazar, akademisyen… Yazıların toplamında Etem Bey’in gerçekten güzel bir insan olduğunu anlıyoruz. İşinin ehli, kitaplara âşık, yardım sever, mütevazı, güler yüzlü, sohbeti/muhabbeti keyifli, halden anlayan, gönül ehli, nüktedan…
Oğlu Cantürk Coşkun’a kulak verelim: “İlkokulda kullandığı alfabeyi arardı babam, bulup getirenden hatırı sayılır bir fiyata alacağını vaat ederdi. Sonra eline aldığı her kitapla bağ kurmasını bilirdi. Muhatabına okuduğu satırları teatral bir hava katarak açıklardı. Kitabı her haliyle severdi Babam. Hurufatını gösterir; cildine hayrandır; kağıdını koklar. Onlara şefkatle yaklaşır. Sayfalarını narin dokunuşlarla çevirir, hat yerlerini düzeltir. Bezle tozunu alır, yırtık sayfalarını onarırdı. Bir kitabın eksiğini fotokopi ile tamamlamaya kara verdiğinde, onun sayfa rengine yakın renklerde özel kağıtlar kullanmaya özen gösterirdi… Kitap müzayedeleri de bu teatral havadan nasibini alırdı. İlk münadiliğini 2006 yılında Gezgin Kitabevi’nin yaptığı kitap müzayedesinde üstlenmişti. Müzayede sabahları erkenden kalkar, geceden hazırladığı notlarını gözden geçirirdi. Bir kürsü profesörü gibi giyinip kuşanmış olduğu halde ayakta saatlerce kitap anlatırdı.”

“Bir Sahaf Öldü Diyeler” kitabı Etem Coşkun’u tanıyanların, arkadaşlarının vefa duygularının bir göstergesi olarak değerlendirebilir. İnsan öldükten sonra arkasında hoş bir sada bırakması ne kadar önemli. Kitaptaki yazıları okuyunca Coşkun’un ne hoş bir sada bıraktığını ve ne çok dost biriktirmiş olduğunu görüyoruz. Kitaptaki bazı yazıların başlıkları: “Bilge Sahaf, Gül Yüzlü Adam Etem Abi, Rengarenk Bilge Sahaf, Ak saçlı Yakışıklı Delikanlı, Sâhib-i Hayr Bir Âdem, Osmanlıcanın En Yakışıklı Hocası, Münevverin Yolculuğu, Hem “Edhem” Hem “Coşkun” Bir Şahsiyete Dair… Sahaflardan Bir Yıldız Kaydı”…
Etem Bey’in dostu, arkadaşı şair Mehmet Aycı şöyle yazmış: “Aşiyan Sahaf’ı Aşiyan Akademi yapmayı başarmış. Tekkeyi ve kitapları bekliyor. Güler yüzlü… Tiryaki… Nüktedanlığı tadında… Yüzü okunaklı bir bilgelikler kitabının açılmış sayfası…”
Kitabın hazırlanması için emek harcayan Ahmet Özcan, Mehmet Aycı, Metin Turhan, Selçuk Azmanoğlu’na, kitabı hazırlayan rahmetli Etem Bey’in oğulları Cantürk Coşkun ve Ceyhan Coşkun’a, ve ayrıca kitaba yazılarıyla destek olan isimlerin hepsine teşekkür ederiz.
Ruhu şad olsun Etem Coşkun’un…
Muaz ERGÜ

Son Yorumlar