Maviliklerin arasında kendi mavimi kaybettim, oysa şuraya bırakmıştım iki dakikalığına, her yer ve her şey o kadar mavi ki, dönüp bakınca geriye, göremiyor insan. Tüm maviler birbirine benziyor, ama hiçbiri aynı değil.
İçim burkuluyor, üzülüyorum tabii, insanın kaybettiği bir şeyi bulması kolay değil. Her yerde arıyorsunuz, hatta bir an bulduğunuzu sanıyorsunuz, heyecanla koşup bakıyorsunuz ama başka bir mavi çıkıyor. Gerisi bildiğiniz, sıradan, tanıdık, tatsız tuzsuz hayal kırıklığı işte.
Onun yerine şunu alıver diyorlar, bak bu da mavi diyorlar. Bakıyorum yüzlerine boş boş, cevap bile vermek gelmiyor içimden. Bazı insanlar nasıl olur da tüm mavileri aynı görürler, oysa yüzlerce binlerce çeşit mavi var aralarında. Ama bunu açıklamak beni yoruyor, artık anlatmak istemiyorum, mavisizler beni nasıl anlasın.
İnsanları artık ikiye ayırıyorum, mavililer ve mavisizler…
Bazı kişiler iyi niyetli aslında, anlamak istiyorlar, merak edenler de olmuyor değil… “Anlat madem” diyenler de oluyor ama dedim ya, anlatamam. Herkesin görmesi de şart değil, kendiliğinden gören olur bir gün elbet, bu konuda da sabırlıyım…
Zaten makbul olan da bazı şeylerin kendiliğinden olması değil mi? Her şeyin gerçekleşmesi için o kadar uğraşıyoruz ki, bazı şeylerin kendiliğinden gerçekleşmesinin tatlı hazzını unutmuş insanoğlu.
Kimsenin dediğini dinlemeden, kendi mavimi bulana kadar oturup beklerim onu kaybettiğim yerde.
O da beni kaybettiğinin farkında mıdır acaba?
Dolaşır sıkılır gelir işte eninde sonunda. Bir insanın mavisi insandan ne kadar uzağa gidebilir ki?
Etrafa bakıp oturacak bir yer aradı gözlerim. Köşesindeki bankın kenarına hayal kırıklığı, düşünce karışıklığı ve halen kayıp olmamış UMUT duygularımla birlikte iliştim. Hatta hepimiz birden oturulacak yere sığmadık, malum karmaşık duygularıyla insan kalabalık oluyor. Ben her günden çok daha kalabalıktım mavimi kaybettiğimde… UMUDA çok ihtiyacım olduğu için onu kucağıma alıp sıkı sıkı sarıldım, bir daha onu kaybetmek istemem. Diğer huzursuz eden karmaşık duygularımı serbest bıraktım, “buraya hepimiz sığmıyoruz, açık havada biraz dolaşın” dedim. Onlar da sıkılmışlar tabii kasvetten, çok sevindiler, çil yavrusu gibi dört bir yana dağıldılar… Belki mavim yerine onlar kaybolur diye içimden geçirdim.
Evet artık hazırım…
Şurada oturur biraz beklerim MAVİ’ mi sorun değil… Kucağımda UMUT var nasıl olsa, yalnız değilim. Zaten sonunda mutluluk varsa aramaya ve beklemeye razıyım her zaman.
Hem belli mi olur? Belki de ben onu bulmadan, o beni bulur…
Meltem ÇİMEN
instagram: @meltem_ozbek_cimen

Son Yorumlar