“Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez”
Mehmet Emin Resulzâde [1]

Azerbaycan’da 28 Mayıs günü 28 Mayıs 1918 tarihinde ilan edilen Demokratik Azerbaycan Cumhuriyetine izâfeten Respublika Günü (Cumhuriyet Günü) olarak kutlanmaktadır.
Birinci Cihan Harbi’nin ilk iki yılında Kafkas Cephesindeki Türk kuvvetleri üstün Rus kuvvetleri karşısında hayli gerilemiş, 1916 yılı sonu itibarıyla da Fırat nehrinin doğusuna (Mamahatun (Tercan)-Erzincan) kadar geri çekilmişti. 1917 yılında 13 Mart’ta Çarlık Monarşisini sona erdiren Menşevik[2] Devrimi ve bundan yedi ay sonra da 7 Kasım’da meydana gelen Ekim Devrimi 1917 yılında Kafkas Cephesinde adeta çatışmasızlık hâline sebebiyet verdiği gibi, Ekim Devrimi’nin ardından Kafkas Rus Ordusunun çözülmesine, Kafkasya’ya çekilmesine ve dağılmasına neden olmuş, bu durum da gerek Kafkas Cephesinde Rus işgâli altında olan Osmanlı topraklarınının kurtarılması için elverişli bir ortam oluşturduğu gibi, büyük bir çalkantı yaşayan Kafkasya coğrafyasında da bir jeopolitik boşluk meydana getirmiştir.

Çarlık Monarşisi döneminde Kafkasya Özel Valiliği adlı idarî birim tarafından yönetilen Kafkasya’da, Menşevik Devrimi sonrasında Petrograd’da[3] işbaşına gelen geçici hükûmet tarafından Kafkasya’nın idaresi için bahse konu idarî birim yerine 22 Mart 1917 tarihinde Kafkasya’nın, özellikle de Transkafkasya’nın (Güney Kafkasya/Maverâ-yı Kafkasya)’nın yönetimi için kısa ve Rusça adıyla OZAKOM[4] (Özel Maverâ-yı Kafkasya Komitesi) adında geçici bir idarî organ oluşturulmuştur. Ancak OZAKOM, Ekim Devrimi’ne kadar geçen süre zarfında pek bir varlık gösteremediği ve bölgenin sorunlarını da yeterince çözüm getiremediği için halk nezdinde de beklediği desteği bulamamıştı. Ekim Devrimi[5] ile birlikte Bolşevikler Rusya’da merkezî yönetimi ele geçirmiş olmakla birlikte Menşevik unsurların ağırlıkta olduğu Tiflis’te Gürcü, Ermeni ve Azerbaycanlı delegeler tarafından 24-27 Kasım 1917 tarihlerinde yapılan toplantı sonucu Bolşevik hâkimiyetini tanımayan ve Rusya Kurucu Meclisi toplanana kadar da geçici bir hükûmetin kurulması kararı alınır, Rusya’da Kurucu Meclis oluşturuluncaya kadar, OZAKOM’un yerini alacak olan (bölgenin geçici hükûmeti olarak) Tiflis’te bir tür federasyon olan ZAKAVKOM[6] (Maverâ-yı Kafkas Komiserliği/Hükûmeti) teşkil edilerek hükûmet üyeleri belirlenmiştir.
Tiflis’te bu gelişmeler yaşanırken Bakü Guberniyasının (idarî yönetim biriminin) arazisinde 2 Kasım’da Ermeni asıllı Bolşevik Stepan Şaumyan[7] liderliğinde üyelerinin çoğunluğu Bolşevik olan Bakü Sovyeti[8] Hükûmeti (2.7.1917-26.7.1918) kurulmuştu. Şaumyan Mart 1918 ayında Bolşevik lider Lenin tarafından Kafkaslarda Bolşevik iktidarın etkin hâle getirilmesiyle görevlendirilmiştir. 30 Mart- 3 Nisan 1918 döneminde yaşanan ve Mart Olayları olarak bilinen hâdiselerde Bakü şehri ve civarında Bakü Sovyeti ve Ermeni Devrimci Federasyonu[9] (TAŞNAKSUTYUN) kuvvetlerinin Müsâvât Partisi ve Kafkas Süvari Tümeni arasında meydana gelen çatışmalar sırasında Azerî sivillere yönelik katliam yaşanmış olup, Azerbaycan Türkü ve diğer Müslümanlardan 3.000-12.000 arasında insan öldürülmüştür. 1918 Mart Olayları sonucunda Bakü’de iktidar tamamen Bolşeviklerin eline geçtikten sonra, Bakü’deki mevcut yönetimin 13 Nisan’dan sona erdiği 31 Temmuz’a kadar “Bakü Komünü” olarak tanınmıştır. Bu yönetim 31 Temmuz 1918 tarihinde sona ermiştir.
Gerek Mart 1918 olayları esnasında Bakü’nün Türk ve Ermeni sakinleri arasında çıkan çatışmalarda, gerekse de Bakü Komünü olarak adlandırılan dönemde Azerbaycan Türkleri sayısız sıkıntılarla karşı karşıya kalmıştır.
3 Mart 1918 tarihinde Rusya ile Merkezî Devletler arasında imzalanan Brest Litovsk Barış Antlaşması gereği 1877-1878 Osmanlı–Rus Harbi sonucu imzalanan Berlin Antlaşması gereği Ruslara bırakılan Elviye-i Selâse’nin[10] (her ne kadar ne şekilde olacağı belli olmamakla birlikte) Osmanlı Devleti’ne verileceği kararlaştırılmış olmasına rağmen gerek bu konuda Rusya’nın ayak sürümesi, gerekse de işgâl altındaki yerleşim merkezlerinde Rusya himâyesindeki Ermeni milislerin Müslüman Türk ahaliye zulüm ve katliamda bulunması üzerine ve bu konuda yapılan resmî girişimlerin sonuçsuz kalması üzerine 3. Osmanlı Ordusu tarafından 12 Şubat 1918 tarihiinde başlatılan ileri harekât sonucu 23 Mart itibâriyle 1914 yılındaki savaş öncesi Osmanlı-Rus sınırına ulaşılmış, Nisan 1918 ayı sonunda tüm cephede, Elviye-i Selâse tamamen işgâlden kurtarılmış, 1877-1878 Savaşı’ndan önceki Türk-Rus sınırına ulaşılmış, Brest-Litovsk’ta diplomatik olarak elde edilen bir hak[11] askerî harekâtla da fiilen elde edilmiş oldu. Ancak bahse konu tarihten sonra da askerî harekât 4 Haziran 1918 tarihinde Batum Antlaşmaları[12] imzalanana dek devam etmiştir.

Kafkas Cephesi (1914-1918)
22 Nisan 1918 tarihinde Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan Cumhuriyetlerinin katılımıyla kurulan Maverâ-yı Kafkas (Transkafkas) Federal Cumhuriyetinin başkenti olan Tiflis’te 26 Mayıs 1918 tarihinde çok önemli gelişmeler olur. Kafkas Cephesinde Mayıs ayının sonuna dek devam eden 3. Ordu’nun ileri harekâtı sırasında gerek Trabzon Konferansı (14.03-14.04.1918) ve gerekse de Batum Konferansı’nda (11.05-04.06.1918) istediği sonucu elde edemeyen Maverâ-yı Kafkas Federal Cumhuriyeti dağılma sürecine girmişti. Konfederasyonu oluşturan tarafların millî çıkarları birbirleriyle örtüşmediğinden bu konferanslarda sonuç alınabilmesi için Konfederasyonu oluşturan milletlerin birer bağımsız hükûmet hâline gelmeleri şarttı. Bu görüş Osmanlı Devleti tarafından ileri sürülmüş ve ancak ayrı ayrı hükûmetler olarak barış yapılabileceği, Batum Konferansı’nda Kafkas Delegeler Heyeti’ne bildirilmişti.

İç ve dış politikaya ilişkin konularda önemli fikir ayrılıklarına sahip Maverâ-yı Kafkas Hükûmetindeki Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan temsilcilerinin uzlaşma zemininden uzaklaşmaları üzerine, Maverâ-yı Kafkas Seymi [13] (Yasama Meclisi) 26 Mayıs 1918 tarihinde Tiflis’te yaptığı son toplantıda kendi kendini feshettiğini ve Maverâ-yı Kafkas Hükûmeti’nin de sona erdiğini bildirir. Aynı gün Gürcüler ile Ermeniler bağımsızlığını ilan etmiş, 28 Mayıs’ta da Azerbaycan Millî Şûrâsı (Meclisi) Gence’de kurucu lider Mehmet Emin Resûlzâde’nin önderliğinde ’“Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez” nidâlarıyla bağımsızlığını ilan etmiştir.
Nuri (Killigil) Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu tarafından 15 Eylül 1918 tarihinde Bakü’nün Rus, Ermeni ve İngilizlerden kurtarılmasının ardından yeni Demokratik Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Feth Ali Han Hoyski’nin [14] (1875-1920) reisi olduğu Gence’deki millî hükûmeti de Bakü’ye taşınır. Böylece Azerbaycan Millî Hükûmeti öz başkentine kavuşmuş olur. Bu durum, Azerbaycan Millî Hükûmeti tarafından da 20 Eylül’de halka ilanla bildirilir.
Bakü’nün zaptında Kafkas İslam Ordusunun şehit olanlar Türk askerleri bugün Bakü’deki Şehitler Hıyâbanı’nda bulunan Türk şehitliğinde Azerbaycanlı soydaşları ile yan yana yatmaktadır.

Demokratik Azerbaycan Cumhuriyetinin siyasî sınırları
Demokratik Azerbaycan Cumhuriyetinin ilanının 102. yılı ve 28 May Respublika Günü kutlu, Mehmet Emin Resulzâde başta olmak üzere bu Cumhuriyetin ilanında canı, malı, kanı ve emeği olan cümle kahramanlara da rahmet olsun, saygı ve minnetle yâd ediyoruz.

İrfan PAKSOY
Dipnotlar
[1] Mehmet Emin Resuzâde (1884-1955). 27.05-07.12.1918 döneminde Demokratik Azerbaycan Cumhuriyetinin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanıdır. Mondros Mütarekesi sonrasında Osmanlı kuvvetlerinin Kafkasya’yı boşaltması sonucu Kafkasya’daki Türk halkları da kendilerini koruyacak kuvvetli bir hâmiden mahrum kalırlar. Toparlanan Sovyet Rusya’nın Kızıl Ordu’su 27 Nisan 1920 tarihinde Azerbaycan’a girerek, ülkeyi 1991 yılına kadar sürecek olan SSCB idaresi altına alır. İşgal olayı sonrası tutuklanarak (17.08.1920) hapse atılır. Cezası, 1922 yılında Stalin’in isteğiyle idam cezasından sürgüne çevrilir. 1922 yılında ülke dışına kaçar. Sürgün hayatını; Türkiye’nin, Polonya’nın ve Almanya’nın bazı şehirlerinde geçirir ve Azerbaycan’ın bağımsızlığı için çalışmalarına devam eder. 1947 yılında Türkiye’ye yerleşir. 6 Mart 1955 tarihinde de Ankara’da vefat eder.
[2] Menşevik: Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi (RSDİP)nin 1903 Kongresinde partinin üyelik tanımı üzerinde yaşanan ihtilaf sonucu meydana gelen ayrışma kapsamında parti bünyesindeki iki farklı hizipten Julius Martov’un liderlik ettiği grup (“azınlıkta kalanlar” anlamında kullanılan) Menşevikler, Lenin’in liderlik ettiği grup da (“çoğunlukta kalanlar” anlamında kullanılan) Bolşevikler olmuştur. RSDİP’in bu iki hizbi de Marksist idi. Ekim Devrimi ile birlikte Bolşevikler, Mart 1917 ayından beri geçici hükûmet olan Menşevikleri devirerek Rusya’nın merkezî yönetimini ele geçirmişlerdir.
[3] Petrograd, St. Petrsburg’un eski ismidir. Bu kent, Çarlık Rusyası döneminde ve Bolşevik Rusya’nın ilk aylarına kadar da başkent olma niteliğini sürürmüştür. Birinci Dünya Savaşı’nda 20 Aralık 1917 tarihinde Brest-Litovsk’ta başlayan barış müzâkerelerinde Almanlar, Rus temsilcilere ağır şartlar ileri sürerek Polonya ve Ukrayna’nın teslim edilmesini, Kars, Ardahan ve Batum’un Türkler’e geri verilmesini istediler. Barış müzâkereleri hem Almanya’nın aşırı istekleri hem de yakında Almanya’da bir komünist ihtilâli çıkmasını bekleyen Leon Troçki nedeniyle hayli uzamış, hatta 10 Şubat 1918 tarihinde Sovyet Heyetinin Brest-Litovsk’u terk etmesiyle kesintiye de uğramış, bunun üzerine de Doğu Avrupa Cephesi’nde Almanlar, Kafkas Cephesi’nde de Türkler ileri harekâta başlamış, Almanlar barış sağlanana dek harekâtın sürdürüleceğini bildirmiş, bu haber Petrograd’da büyük bir heyecan ve endişe uyandırmıştır. Ordusuz ve güçsüz bir Bolşevik Hükûmetin, muazzam Alman askerî kudretinin tehdidi altında bulunması nedeniyle durumun kendileri için gerçekten nazik ve tehlikeli bir hâle dönüşmüştü. Bu şartlarda Bolşevik yönetiminin de son bulması kuvvetle muhtemeldi. Süratle gelişen Alman taarruzu ve ilerlemesi nedeniyle durumun Bolşevik Hükûmet için gerçekten kritik bir hâl alması üzerine Sovyet Hükûmeti 23 Şubat’ta çözülmüş ve bitmiş Çar Ordusu yerine Kızıl Orduyu kurmuş ve ilk birliklerini teşkil etmiş, başkent de Petrograd’dan Moskova’ya nakledilmiştir. Şubat 1918 sonlarından itibaren de devlet daireleri, SOVNARKOM (Lenin başkanlığındaki Halk Komiserleri Konseyi – Sovyet Narodnikh Komissarrov) ve parti merkezleri Moskova’ya taşınmaya başlandı. Az sonra da Moskova, Bolşevik Hükûmetin başkenti oldu.
[4] OZAKOM: 1785 yılında Çarlık yönetimi tarafından ihdas edilen “Kafkasya Valiliği” adlı idarî birim 1844 yılında yapılan değişiklikle Maverâ-yı Kafkasya ve Dağıstan bölgesini içeren bir genel valiliğe çevrilmişti. Çarlık Döneminin bir eseri olan bu idarî ve tüzel yapı da Şubat Devrimi sonucu Çarlık Monarşisi yıkıldığına göre ya değişikliğe uğratılacak ya da tamamen ortadan kaldırılacaktı. Nitekim bunlardan ikincisi gerçekleşecek ve Kafkasya Genel Valiliği tamamen lağv edilecektir. Bu durumda ise Kafkasya’nın, özellikle de Transkafkasya’nın (Güney Kafkasya / Maverâ-yı Kafkasya)’nın yönetimi için Rusya’nın başkenti Petrograd’da Lvov başkanlığındaki Geçici Hükûmet tarafından 22 Mart’ta (Türkçe adıyla) “Özel Maverâ-yı Kafkasya Komitesi” adında geçici bir organ oluşturulmuştur. Bu komiteye Rusça “Osobiy Zakavkazskiy Komitet” ifâdesinin kısaltılmış hâli olan OZAKOM denilmekteydi. Üyelerinin tamamı 4. Rus Devlet Duması içindeki bölgenin millî gruplarını (Müsâvât Partisi-Azerbaycan-Müslüman, Sosyal Demokrat Menşevik Partisi-üyelerinin büyük bir kısmı Gürcü olup, birer de Rus ve Ermeni üyesi mevcuttu, Taşnaksutyun Partisi -Ermeni, Bi-taraf Müslümanlar Partisi-Azerbaycan-Müslüman, Sosyal Demokrat Himmet Partisi-Azerbaycan-Müslüman, Sosyalist Müslüman Partisi-Müslüman) temsil eden vekillerden oluşan OZAKOM bir “genel valilik” ve ayrıca faaliyetlerini bölgedeki Kurucu Meclis açılışına kadar sürdüreceği için “geçici bir hükûmet” özelliği taşımaktaydı. Petrograd’daki Geçici Hükûmet tarafından OZAKOM’a, savaş sırasında Osmanlı Devleti’nden ele geçirilmiş topraklar ile birlikte tüm Maverâ-yı Kafkasya’nın sivil idaresi tevdî edilmişti. Bu çerçevede OZAKOM, Şubat Devrimi sonrasındaki Lvov ve Krenski başkanlıklarındaki hükûmetlerin Maverâ-yı Kafkasya’daki idare organıydı. OZAKOM, Kafkasya Genel Valiliği bölgesindeki Sovyetlerin (yerel meclislerin) de üzerinde tüzel bir organdı
[5] Ekim Devrimi: Geçmişte Rusya İmparatorluğu başta olmak üzere Ortodoks ülkelerde yaygın olarak kullanılan Jülyen Takvimi ile Gregoryen Takvimi arasında Julyen Takvimi aleyhine sadece gün bazında onüç günlük bir fark mevcuttu. Bu farklılık Petrograd (Rusya)’da Bolşeviklerin iktidarı ele geçirdiği tarih konusunda da kendini somut olarak hissettirir. Gregoryen Takvimine göre 7 Ekim 1917 tarihinde gerçekleşen Bolşevik Devrimi, bu devrimin gerçekleştiği esnada Rusya’da yürürlükte olan Jülyen Takvimine göre 25 Ekim 1917 tarihinde gerçekleştiğinden bahse konu devrim “Ekim Devrimi” olarak bilinir.
[6] ZAKAVKOM: Maverâ-yı Kafkasya’da Bolşevik hâkimiyetinin reddedilmesi, bölgedeki tüm siyasî ve sosyal kuruluşlarının anlayışlarında bazı genel prensiplerin oluşmasına da neden olmuş, bu birimler, Rusya’da merkezi iktidarı ele geçiren Bolşevik yönetimin uzun süre ayakta kalamayacağını ve Rusya Kurucular Meclisinin toplanmasından sonra Rusya’da başka bir hükûmetin kurulacağını ümit ederek yeni arayışlar içerisine girmişlerdi. Bunun üzerine Bolşevik Devrimi karşısında bundan sonra ne gibi bir strateji izleneceğine karar vermek üzere 24-28 Kasım 1917 döneminde Maverâ-yı Kafkasya için tarihî bir önem taşıyan Tiflis’teki bir toplantı sonucunda Petrograd’daki Bolşevik yönetimi tanımayan ve Rusya Kurucu Meclisi toplanana kadar da geçici bir hükûmetin kurulması kararı alınmıştır. Bu toplantı ve burada alınan kararlar, bölgenin, Rusya’dan ayrılması yolundaki en önemli hazırlıkları oluşturmuştur. Bu toplantıya ilişkin diğer bir önemli nokta da Bolşevik hâkimiyetinin tanınmamasının, bölgedeki üç ayrı milleti (Gürcü, Ermeni, Azerbaycan Türkleri) aynı çatı altında birleştirmesiydi. Toplantının son günü Rusya’da Kurucu Meclis oluşturuluncaya kadar, OZAKOM’un yerini alacak olan (bölgenin geçici hükûmeti olarak) Tiflis’te bir tür federasyon olan ZAKAVKOM (Rusça “Zakafkazskiy Komissariat”-Maverâ-yı Kafkas Komiserliği / Hükûmeti) teşkil edilerek, hükûmet üyeleri belirlenmiştir.
[7] Stepan Şaumyan: (1878-1918). Tiflis’te doğmuştur. 1902 yılında Tiflis’te Ermeni Sosyal-Demokrat Birliğini ve Proletarya gazetesini kurmuş, Avrupa’da öğrenimini sürdürürken Rus sosyalizminin önde gelen kişileriyle tanışmış, RSDİP’nin II. Kongresinde Bolşevik Grubuna katılmıştır. Lenin’in sadık yandaşıydı. Kafkasya’daki ve özellikle Tiflis ve Bakü’deki işçi ve sosyal-demokrat hareketinde önemli rol oynamıştır. 1917 yılı ortalarında Bakü Sovyeti başkanlığı yapmış ve Bolşevik Partisi Merkez Komitesine seçilmiştir. Ekim Devrimi’nden sonra Rusya’nın Kafkasya Olağanüstü Komiserliğine atanmıştır. Nisan 1918 ayında Bakü Komünü Halk Komiserliği Konseyi başkanı olmuştur. 31 Temmuz 1918 tarihinde Bakü Bolşevik yönetiminin iktidardan düşmesi üzerine Bakü’de Menşevik, Taşnak ve SR ittifakı yönetime hâkim olmuş, kendisi de dâhil iktidardan düşen Bakü halk komiserlerinin Bakü’den kaçma girişimleri başarılı olmamamış ve yeni yönetim tarafından hapse atılmışlardır. 15 Eylül 1918 tarihinde Kafkas İslam Ordusunun Bakü’ye girmesinden sonra, İngilizler tarafından Hazar Gölü’nün karşı kıyısındaki (bugünkü ismi Türkmenbaşı olan) Krasnodovsk’a götürülüp orada 26 komiser ile birlikte kurşuna dizilmiştir.
[8] Bakü Sovyeti; Rusya’da 1917 Ekim Devriminin ardından Bakü Guberniyasının (idarî yönetim biriminin) arazisinde Ermeni asıllı Bolşevik önder Stepan Şaumyan başkanlığında kurulmuş ve 2.7.1917-26.7.1918 döneminde faaliyette bulunmuş bir geçici hükûmeti olup, bu hükûmetin çoğunluğunu Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin Bolşevik kolundan olan görevliler oluşturmuştu. “Bakü Komünü” lideri olarak tanınan Şaumyan Mart 1918 ayında Bolşevik lider Lenin tarafından Kafkaslarda Bolşevik iktidarın etkin hâle gelmesiyle görevlendirilmiştir. 30 Mart- 3 Nisan 1918 döneminde yaşanan ve Mart Olayları olarak bilinen olaylarda Bakü şehri ve civarında Bakü Sovyeti ve Ermeni Devrimci Federasyonu kuvvetlerinin Müsâvât Partisi ve Kafkas Süvari Tümeni arasında meydana gelen çatışmalar sırasında Azerî sivillere yönelik katliam yaşanmış olup, Azerî ve diğer Müslümanlardan 3.000-12.000 arasında insan öldürülmüştür. 1918 Mart Olayları sonucunda Bakü’de iktidar tamamen Bolşeviklerin eline geçtikten sonra, Bakü’deki mecvut yönetimin 13 Nisan’dan sona erdiği 31 Temmuz’a kadar “Bakü Komünü” olarak tanınmıştır. 31 Temmuz 1918 tarihinde Bakü Bolşevik yönetiminin iktidardan düşmesi üzerine Bakü’de Menşevik, Taşnak ve (20. yüzyıl başlarında Rusya’da ve Sovyetler Birliğinde faaliyet gösteren demokratik sosyalist çizgide bir parti olan Sosyalist Devrimci Parti ya kısa ifadesiyle) SR ittifakı yönetime hâkim olmuş, Şaumyan da dâhil iktidardan düşen Bakü halk komiserlerinin Bakü’den kaçma girişimleri başarılı olmamamış ve yeni yönetim tarafından hapse atılmışlardır. 15 Eylül 1918 tarihinde Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’ye girmesinden sonra, İngilizler ve Bolşevik karşıtları tarafından Hazar Gölü’nün karşı kıyısındaki (bugünkü ismi Türkmenbaşı olan) Krasnodovsk’a götürülüp orada 26 komiser ile birlikte kurşuna dizilmiştir.
[9] Taşnak Partisi ya da Ermeni Devrimci Federasyonu (Ermenice: Daşnaktsutyun), bir radikal milliyetçi Ermeni siyasî örgütüdür. Ermenistan’ın bağımsızlığını sağlamak amacıyla 1890 yılında kurulmuştur. Hâlen gerek Ermenistan Cumhuriyeti’nde gerek diasporadaki Ermeniler arasında aktif bir siyasî partidir. Ermenice adıyla Daşnaksutyun olan örgütün adı dilimize bir takım ses değişikliklerinden sonra Taşnaksutyun olarak geçmiştir ve kısaca Taşnak adıyla da bilinir. Ermenicede “Federasyon” anlamına gelir. Çünkü örgüt özellikle Rusya’daki Ermeni örgütleri başta olmak üzere birçok örgütün birleşmesinden oluştuğundan bu adın verilmesi uygun görülmüştür.
[10] Elviye-i Selâse: Osmanlıca “üç vilayet” demek olan Elviye-i Selâse, Osmanlı döneminde Kars, Ardahan ve Batum sancaklarına verilen isimdir. 16. yüzyılda Osmanlı hâkimiyetine girmiş olan bu üç sancak 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi’nden sonra imzalanan Berlin Antlaşması ile harp tazminatı olarak Ruslara verilmişti. Merkezî Devletler ile Bolşevik Rusya yönetimi arasında imzalanan 3 Mart 1918 tarihinde imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması gereği bölge yeniden Osmanlı topraklarına katılmış ise de aynı yıl 30 Ekim’de imzalanan Mondros Mütârekesi gereği Osmanlılar bu bölgeyi boşaltmak zorunda kalmıştır. Bir süre Cenûb-i Garbî Kafkas Hükûmeti Cumhuriyesi denetiminde kalan bölge daha sonra Gürcistan’ın ve Ermenistan’ın denetimine girmiş, 16 Mart 1921 tarihli Moskova Antlaşması ve 13 Ekim 1921 tarihli Kars Antlaşması hükümleri gereği Batum Gürcistan’a, Kars ve Ardahan Türkiye’ye bırakılmıştır.
[11] Brest-Litovsk Barış Antlaşmasının Osmanlı Devleti açısından önemi Prut Zaferi’nden beri ilk kez Ruslara karşı biz zafer olması ile Birinci Dünya Savaşı’nın başından beri Rusların işgâl ettikleri yerleri 1914 sınırına kadar boşaltacak olması ve ayrıca Ruslar’ın 1878 Berlin Antlaşması ile Doğu’da elde ettikleri Elviye-i Selâse’yi zamanı kat’î olarak belirlenmemiş olmakla birlikte belirli şartlar altında Osmanlı Devleti’ne bırakacak olmasıydı.
[12] Batum Antlaşmaları: 11 Mayıs-4 Haziran 1918 döneminde Batum’da gerçekleşen konferans sonucunda; Osmanlı Devleti ile Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti, Gürcistan Cumhuriyeti ve Demokratik Azerbaycan Cumhuriyeti arasında 4 Haziran Batum Antlaşması imzalanmıştı. Bu antlaşma, ilaveten 8 Haziran’da Osmanlı Devleti ile Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti arasında da imzalanmıştı. Kafkas İslam Ordusunun, Azerbaycan’ı kurtarma harekâtının hukukî temeli Batum Antlaşması ile geçerlilik kazanmıştır.
[13] Seym: Lehçe bir kelime olan “seym”, “meclis” anlamına gelmektedir. Maverâ-yı Kafkasya’da kurulmuş olan bu meclise “seym” ile birlikte “rada”, “diyet” ve “duma” gibi isimler de verilmiştir. Bu ve benzeri ifadelere Rusya’nın diğer yerlerinde de rastlanmaktaydı. Mesela Polonya ve Finlandiya’daki benzer oluşumlara “seym” denirken, Ukrayna yasama meclisine “rada” adı veriliyordu. Lehçe olan “seym” ifadesinin Kafkasya’da kurulan bir meclise niçin isim olarak verildiği bilinmemekle birlikte diğerlerine nazaran daha yaygın olarak kullanılmaktaydı.
[14] Feth Ali Han Hoyski: Rus İmparatorluğu Devlet Meclisi üyesi ve daha sonra 28 Mayıs 1918 tarihinde ilan edilen Demokratik Azerbaycan Cumhuriyetinin ilk başbakanıdır. Hoyski, 28 Nisan 1920 tarihinde Kızıl Ordu’nun Bakü’yü işgal etmesinden önce ailesini Tiflis’e taşımış, 19 Haziran 1920 tarihinde de Tiflis’te Nemesis Operasyonu çerçevesinde Ermeni terörist Aram Yerganyan ve ve Misak Kirkoryan tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda öldürülmüştür.
© 2020. Bu makalenin / yazının içeriğinin telif hakları yazarına ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereği kaynak gösterilerek yapılacak kısa alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve dağıtılamaz.

Kaynaklar
1. Basılı Eserler:
Arı, Kemâl; I. Dünya Savaş Kronolojisi, Gnkur.Bsmv., Ankara 1997.
Belen, Fahri; Birinci Cihaz Harbinde Türk Harbi 1918 Yılı Hareketleri, C. 5, Gnkur.Bsmv., Ankara 1967.
Gürün, Kâmuran; Ermeni Dosyası, 4. Baskı, Bilgi Yayınevi, Ankara 1988.
Hovannisian, Paul C.; The Republic of Armenia: The First Year, 1918-1919, V. I: 1918-1919, University of California Press, USA 1971.
Kurat, Akdes Nimet; Türkiye ve Rusya, Kültür Bakanlığı Yay., Ankara 1970.
Paksoy, İrfan; Cihan Harbi’nde Osmanlı Devleti, Boğaziçi Yayınları, İstanbul 2018.
Sürmeli, Serpil; Türk-Gürcü İlişkileri (1918-1921), Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara 2001,
Şahin, Enis; Diplomasi ve Sınır, 1. Baskı, Yeditepe Yayınevi, İstanbul 2005.
Şahin, Enis; Türkiye ve Maverâ-yı Kafkasya İlişkileri İçerisinde Trabzon ve Batum Konferansları ve Antlaşmaları (1917-1918), TTK Bsmv., Ankara 2002. Uras, Esat; Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, 2. Baskı, Belge Yay., İstanbul 1967.
Yerasimos, Stefanos; Kurtuluş Savaşı’nda Türk-Sovyet İlişkileri 1917-1923, İkinci baskı, Boyut Kitapları, İstanbul 2000.
2. Makaleler:
Derinsu Dayı, Esin; “Milli Mücadele Döneminde Elviye-i Selase ve Nahçıvan”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, C. XXII, S. 64-65-66, Mart-Temmuz-Kasım 2006, http://www.atam.gov.tr/ dergi/sayi-64-65-66/milli-mucadele-doneminde-elviye-i-selase-ve-nahcivan, Erişim Tarihi: 10.10.2016.
Gökdemir, Ahmet Ender; “Millî Mücadele’de Elviye-i Selase”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, C. 7, S. 19, Kasım 1990, http://www. atam.gov.tr/dergi/sayi-19/milli-mucadelede-elviye-i-selase, Erişim Tarihi: 29.05.2015.
Gökay, Bülent; “The Illicit Adventures of Rawlinson British İntelligence in the Final Phase of the Ottoman Empire”, http://dergiler.ankara. edu.tr/ dergiler/ 44/683/8690.pdf, Erişim Tarihi: 1 Ocak 2014.
Gökdemir, Ahmet Ender; “Millî Mücadele’de Elviye-i Selase”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, C. 7, S. 19, Kasım 1990, http://www.atam.gov.tr/dergi/sayi-19/milli-mucadelede-elviye-i-selase, Erişim Tarihi: 29.05.2015.
Sadıgov, Ramin; “Rus İhtilallerinin Azerbaycan’a Etkileri: Bağımsızlığa Giden Yol”, Gazi Türkiye, Bahar 2015/16, Ankara.
Yüceer, Nâsır; ”I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin Azerbaycan ve Dağıstan’a Askerî ve Siyasî Yardımı”,(Ed. Hasan Celal Güzel, Kemâl Çiçek, Sâlim Koca), C. 13, Yeni Türkiye Yay., Ankara 2002.
3. Bildiriler:
Öztoprak, İzzet; “Maverayı Kafkas Hükûmeti”, Sekizinci Askerî Tarih Semineri Bildirileri, XIX. ve XX. Yüzyıllarda Türkiye ve Kafkaslar, C. I, Gnkur. ATASE Bşk.lığı Yay., Gnkur.Bsmv., Ankara 2003, Erişim Tarihi: 12. 02.2015.
4. İnternet Dosyaları:
—, “Ermenci Devrim Federasyonu”, http://tr. wikipedia.org/wiki/Ermeni_Devrimci_ Federasyonu, erişim tarihi: 24.05.2015.
—“Sol SR” http://tr.wikipedia.org/wiki/ Sol_SR, Erişim Tarihi: 25.05.2015.
—, “Sosyalist Devrimci Parti”, http://tr.wikipedia.org/ wiki/Sosyalist_ Devrimci_Parti, Erişim Tarihi: 25.05. 2015.

Son Yorumlar