Elza İBRAHİMOVA… Azerbaycan müziğinin en nadide, en zarif bestecilerinden biri… Adını tarihe altın harflerle yazdıran bir kadın. Onun melodileri, tıpkı ruhunun derinliklerinden çıkan bir çığlık gibi, bazen hüzünle, bazen umutla, neşeye, kedere… yaşamın en saf anlarına dokunarak insanın kalbine işler. O, sadece bir sanatçı değildi; Hayatta her türlü acıyı ve mutluluğu, sevgiyle harmanlayıp besteleyen biriydi.
Dünyaya ilk adımını attığında, Elza Hanım birçoğumuz gibi, hayata umutla, mutlulukla bakıyordu. O, dünyaya geldiğinde, içindeki o eşsiz yetenekle adeta yıldızlar arasında bir yer edinmişti. İçindeki müzik aşkı, doğuştan gelen bir hediye gibiydi. Şarkılar, melodiler, sözler adeta kanına işlemişti ve her bir notada hayatın farklı bir rengini yansıtarak, ölümsüz eserler yaratması kaçınılmaz olmuştu.
İbrahimova’nın Hayatı
Fakat hayat, her zaman beklediğimiz gibi akmaz. Elza Hanım’ın hayatı da hiç de öyle kolay, hiç de öyle düz bir yol olmamıştı. Genç yaşta evlenmişti ve mutlu bir yuva kurma hayaliyle gözleri parlıyordu. Bir kız çocuğu dünyaya gelmişti. Bu, Elza Hanım için dünyadaki en büyük mutluluktu. Ama o mutluluk, ne yazık ki kısa sürdü.
Kendisinden yaşça büyük olan eşi, onu bir gün ansızın terk etti. Elza Hanım, bir sabah, hayatının en karanlık anıyla yüzleşti. O günden sonra, hayatı daha da ağırlaşmış, yalnızlık daha bir derinleşmişti. Eşi geri dönmedi. Elza Hanım’ın gözlerinde hep bir hüzün, içinde taşıdığı derin kaygılar kalmıştı.
Eşgimiz ele bu gedermiş
Mehebbet gürbete geder mi?
Bilmezdim, bilmezdim, bilmezdim…
Gelbimden uzaglara, açıldı bir pencere
Ayrılıgdan o yana, dünya olurmu gören?
Gözlerimin önünde, eşgimiz peren-peren
İnandım ayrılığa, inandım ayrılığa, inandım ayrılığa…
Bu illerin içinde, men de gocaldım tamam
Sensiz neğmelerim de, yalan hamısı yalan
Ayrılığın havası, ağır olurmuş yaman
İnandım ayrılığa, inandım ayrılığa, inandım ayrılığa
İbrahimova mutlu yuvasını kaybetmişti ama bir şey vardı ki, onu hayatta tutuyordu: Kızı. Kızıyla birlikte yalnız bir hayatı tercih etti ömrünün sonuna kadar hiç evlenmedi. O, çocuk yetiştirmeye, sanatına ve müziğine odaklanarak, içindeki yaraları şarkılarla sarıyordu. Her bir melodi, içindeki acıları, hayal kırıklıklarını, ama aynı zamanda sevgiyi, umudu ve gücü de taşıyordu. Kızı büyüdü, ama Elza Hanım’ın gözlerinden o hüzün hiç kaybolmadı. Bir nevi, o hüzün, bir içsel güç haline dönüşerek, müziğine sirayet etti. İnsan, yaşadığı acılarla büyür mü? Elza Hanım’ın hayatı, bu sorunun cevabını bulmamıza yardımcı oluyordu. O acılar, onu daha güçlü kılmış, daha derin ve etkileyici melodiler yaratmasına yol açmıştı.
Elza İbrahimova’nın Müziği
Birçok insan, Elza İbrahimova’nın müziğini dinlerken, onun derinliklerine inmekte zorluk çeker. Ama bir melodinin ardında, sadece notalar değil, yaşamın en karmaşık duyguları, en derin acıları vardır. O, şarkılarında, insan ruhunun en hassas yerlerine dokunmuş ve kendi içsel dünyasını seslerle dışa vurmuştu. Belki de yaşadığı tüm o zorluklar, ona hayatın ne kadar değerli olduğunu, sevginin ve sanatın insana nasıl bir gücü kazandırdığını göstermişti.
Onun melodileri, ruhumuzu sarar, kalbimizi okşar ve bir şekilde kalıcı olur. Bu melodiler, Elza Hanım’ın yaşadığı acılara, sevinçlere ve kayıplara dair birer anı, birer iz bıraktı. Belki de yaşadığı zorluklar ve kırgınlıklar, onu o kadar muazzam bir besteci yapmıştı. Çünkü bazen, en güzel şarkılar, en derin acılardan çıkar. Elza Hanım’ın hayatı, müziğine yansıyan o derin hüzünle, bir ömre bedel oldu ve kalıcı bir iz bıraktı.
Elza İbrahimova besteci olarak çok sayıda eserlerin müellifidir. O, 1969 yılında “Yalan ha deyil” isimli ilk şarkısını besteler. Memmed Rahim’in sözlerine yazılmış bu şarkının ilk yorumcusu ise ünlü sanatçı Şövket Alekberova olur. Azerbaycan müziğine ilk defa tango ritmini getiren Elza İbrahimova “Gurban vererdim” isimli şarkısıyla bir ilki başarmıştı. Lakin Sovyet döneminin katı kurallarından dolayı şarkının ilk icracısı güzel sanatçı Akif İslamzade azarlanmıştı. Tangonun, burjuva ahengi taşıyan bir müzik türü olduğu ve Sovyet ideolojisiyle uyumsuz bulunduğu belirtilmişti. Bu yüzden bir müddet şarkı okunamadı.
Onun yaratıcılığı yalnızca şarkılarla sınırlı kalmadı. Eğitim için yazdığı piyano ve orkestr için üç bölümlük konserin yanı sıra, “Afet”, “Şeyh Şamil” ve “Yanan laylalar” gibi operaları, romanslar, sonatlar ve diğer eserler de onun kaleminden çıkmıştı.
Elza İbrahimova’nın Reşid Behbudov‘un sesinden duyulan “Ey Vatan” adlı eseri, vatana duyulan derin, samimi ve yüce bir sevginin bir ifadesidir. Bu sebeple, bu şarkının büyük Reşid Behbudov’un güçlü sesiyle, dünyayı dolaşarak konserlerin sonunda ateşin diyarına duyulan özlemi simgeleyen bir marş gibi yankı bulması tesadüf değildir.
Neğme dolu bir üreyem,
Torpağına baş eyerem, ey veten!
Meşelerin çetirlidir, gül-çiçeyin etirlidir,
Ey veten, ey veten!
Dağlarına düşen şehden,
Çöllerine esen mehden,
Doya bilmirem, doya bilmirem,
Ey veten…
Bir anamdan, bir de senden,
Bu dünyada, bu dünyada,
Doya bilmirem, doya bilmirem,
Ey veten…
Tarihlerden adın ulu,
Ağ günlerin neğme dolu, ey veten!
Senin güneş mehebbetin,
Tükenmezdir sedagetin, ey veten!
Elza Hanım şarkılarını Bahtiyar Vahabzade, Refig Zeka, Ramiz Haydar, Oktay Şamil, Demir Gedebeyli, Aliağa Kürçaylı, Vagif Samedoğlu gibi şairlerin en güzel şiirlerini seçerek yazıyordu. Onun şarkıları Reşid Behbudov, Şövket Alekberova, Flora Kerimova, İlhame Guliyeva, Akif İslamzade ves. Azerbaycanın en ünlü isimleri tarafından okundu. Bestecinin “Gurban vererdim”, “Geceler bulag başı”, Bilmezdim, Ey Vatan, Sen yadıma düşende, Bu gece, Gel barışag, Men senin yanına gışda gelirdim” gibi yüzlerce şarkısı günümüzde de çok sevilerek gençler tarafından büyük sevgiyle okunuyor.
Ünlü Azerbaycan Halk şairi Bahtiyar Vahabzade şöyle yazıyor: “Elza İbrahimova, şarkı türünde bir tablo ustasıdır. O, gözle görünen dünyanın değil, görülemeyen, içimizden dalgalanan duyguların, heyecanların, kısacası iç dünyamızın ressamıdır.” Ve şair Bahtiyar Vahapzade onun sözlerine yazılan şarkıyı duyunca, “Sen bu şiirin inceliğini benden daha iyi duymuşsun.”
Sakit akır geceler,
Bulag neler danışır?
Ele bil ki, nağıllar,
Efsaneler danışır.
Sirrlerle doludur,
Geceler bulag başı.
Onun zümzümesidir
Gecelerin sirdaşı…
Evet… Onun müziği, sadece notalardan değil, ruhun derinliklerinden de besleniyor. Her bir bestesi, içsel dünyasını, sevinçlerini, hüzünlerini ve umutlarını yansıtıyor. Tıpkı bir ressamın fırçasından çıkan resimler gibi, müziği de her duyguya, her anıya ve her yaşam kesitine hayat veriyor. Elza İbrahimova, eserleriyle sadece bir sanatçı olarak değil, bir yaşamın izlerini bırakmış bir iz bırakıcı olarak anılacak.
Doç. Dr. Günay MAMMADOVA

Ne kadar güzel ve anlamlı bir yazı olmuş. Elza İbrahimova’nın besteleri gerçekten zamansız, bu tür yazılar onun eserlerinin yaşaması için çok önemli.
Sənətkarın əsərlərini təbliğ etmək və yeni nəsillərə çatdırmaq çox vacibdir. Günay xanım, Siz bu yazıda demək olar ki buna nail olmusunuz, böyük həvəslə oxudum, təşəkkürlər
Məqalə oxucunu düşünməyə və dinləməyə sövq edir. Elza İbrahimovanın musiqi dünyamızdakı yeri çox gözəl vurğulanıb.
Dəyərli müəlliməm Günay xanımın qələminin daha bir maraqlı məhsulu👏🏻
Kaleminize sağlık çox sevdiğim saygı duyduğum Günay hocam🥰 Ele aldığınız bestekarın ruh dünyasını ,hayatını ve sanatçı kimliğini o kadar naif bir dille işlemişsiniz ki, sanki eserin satır aralarında bir yolculuğa çıktım. Hem bilgilendirici hem de çok keyifli bir yazı olmuş. Emeğinize sağlıq 👏🏻👏🏻 Bizim Nahçıvanımızın en değerli muzikologu 1 tanecik Günayımız❤️
Kaleminize sağlık çox sevdiğim saygı duyduğum Günay hocam🥰Ele aldığınız bestekarın ruh dünyasını ,hayatını ve sanatçı kimliğini o kadar naif bir dille işlemissiniz ki, sanki eserin satır aralarında bir yolculuğa çıktım. Hem bilgilendirici hem de çok keyifli bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık👏🏻👏🏻 Bizim Nahçıvanımızın en değerli muzikologu 1 tanecik Günayımız🥰
Elza İbrahimovanın mahnıları bu gün də aktualdır və sevilir. Bu yazı onun zəngin yaradıcılığını bir daha xatırlatdı. Təşəkkürlər, Günay xanım!
Məqalə çox axıcı və duyğuludur. Elza İbrahimovanın sevilən mahnılarının yeni nəsillərə tanıdılması baxımından belə yazılar böyük əhəmiyyət daşıyır.
Elza İbrahimovanın musiqiləri ilə böyümüşük. Onun yaradıcılığının bu cür gözəl və dolğun şəkildə təqdim olunması çox dəyərlidir. Oxuduqca xatirələr canlandı.