Global ve Ulusal Siyasetin Bilişim ve İletişim Ayakları Yıkılırken

Sedat Peker, iç siyaseti çuval silkeler gibi silkeliyor. Topyekûn muhalefetin bunca yıldır yapamadığını tek başına yapıyor. Arkasında hangi klikler ya da güçler var, kim konuşturuyor, nereden organize ediliyor; bunların hepsi spekülatif. Görünen o ki bir adam çıkıp konuşuyor ve milyonlarca takipçi buluyor kendine. İlginç olanı takipçi kesimin çoğunluğunu da genç nesil oluşturuyor. Bugüne kadar Peker’in yayınlanan videolarından, sanırım ikinci videoydu, beş dakikalık bir bölüm izledim. Ancak izlememiş olmak bir şeyi değiştirmiyor; youtube de sürekli karşınıza çıkıyor. Her taraf videolarla ve videolara yapılan yorumlarla dolu. Alt yazılara bakmanız bile meselenin serencamını anlamak için yeterli. Bilebildiğim kadarıyla bundan sonraki videosunu Pazar günü yayınlayacakmış. Hani basında zaman zaman şu cümleyle karşılaşırız ya: “Türkiye nefesini tuttu, bu maçı bekliyor” diye. Sanki öyle bir durum söz konusu.

Peker’in söylediklerinin ve iddialarının doğruluk derecesini ölçebilecek durumda değilim. Fakat siyasi arenada büyük çalkantılara, dalgalanmalara sebep olduğu ve olacağı açık. Belki kendisinin bile beklemediği büyüklükteki bu ilginin, onu daha çook konuşturacağı kesin gibi. Arada bir dinlenme molası verir mi bilmem. Peki bunun Türkiye’ye zarar verme olasılığı nedir? Onu zaman gösterecek, ancak şöyle veya böyle Ülkemize zarar verebilecek bir takım kanalların önünü açtığını söylemek mümkün. Konuştuğu yerin Dubai oluşu bu hususta dikkate değer bir noktadır.

Gelelim bahse değer bulduğumuz asıl mevzuya. Peker videolarının etki alanını göz önünde bulundurduğumuz da şunları sıralayabiliriz:

1- Konvansiyonel medya kitleler üzerindeki etkisini giderek kaybediyor. Kabul edelim veya etmeyelim, çağın ritmine ayak uyduracak bilişim ve iletişim araçları diğerlerini hızla saf dışı edecek. Sosyal medya olarak adlandırdığımız sosyal iletişim ağlarının, kitle algısı ve yönelimi üzerindeki tesirlerini gün geçtikçe daha derinden hissetmeye başlayacağız.

2- Hükûmet de muhalefet de bugüne değin sosyal medyayı kullanma konusunda başarısız bir tablo ortaya koymuşlardır. “Troll” ya da “trolleme” sözcüklerini bir günah gibi karşı tarafa yaftalama çabalarıyla sınırlı bir sosyal medya kullanımının hiç kimseye fayda sağlamadığı aşikardır.

3- Sözünü ettiğimiz videoların genç nesil tarafından dikkatle izlenmesi, gençliğe yönelik politikaların temelden sorgulanması gerektiğine dair bize bir hatırlatmada bulunmakta mıdır? Şöyle de sorabiliriz: Ciddiye alabileceğimiz bir gençlik politikamız var mıdır? Soruyu bir diğer vechesiyle soracak olursak, Deli Yürek, Kurtlar Vadisi gibi dizilerin gençlik üzerindeki tesirleriyle kıyaslandığında Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Aile Bakanlığı vb. bakanlıkların etkisi, bu diziler karşısında hangi oranlara tekabül etmektedir?

4- İnsana dönüşmediği sürece, bilgi, şuur vb. kavramların ve çevreledikleri içerimlerin bir anlam ifade etmeyeceğine ve de bunu kuru kuruya topluma yükleme çabasının da bir karşılığının olmayacağına ilişkin; alim veya mütefekkir olduğunu söyleyemeyeceğimiz Peker’in, milyonlar tarafından takip ediliyor oluşunun bize çok derinlerden bir şeyleri söylüyor olduğunu da belirtmek gerekir. Bu cümlelerden, topluma böyle bir yükleme yapıldığı ama netice alınamadığına dair bir meramın kastedildiği de anlaşılmasın. Neleri tartıştığımıza, nelerle meşgul olduğumuza, ictimai nefsin nereye evrildiğine, genelin kaygılarına ve beklentilerine baktığımızda durum son derece anlaşılırdır.

5- Bütün bunlar uzak-yakın ne gibi endişeleri, ne gibi tehlikeleri işaretlemektedir? Ne gibi önlemler alınmalı, ne gibi düzenlemelere gidilmelidir? Hükümet ne düşünmektedir? Muhalefetin bu konulara ilişkin bir teklifi var mıdır?

Ortada bir gerçek var: Kimilerinin mafya, kimilerinin reis, kimilerinin hakan dediği bir adam çıktı ve ortalığı toz duman etti. Öyle anlaşılıyor ki, insanımızın hassasiyetlerine yaptığı vurgularla, geleneğin diliyle kurduğu akrabalığa dayalı atıflarla, ‘one man show’ denilebilecek bir tarz kullanarak sahne almaya devam edecek.

Hadi hayırlısı.

Erdal ÇAKIR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir