İnsana verilen en büyük değerin yani aklın, en yüce kitapta övülmesine rağmen sonrakilerin düşman bellemesinde yine mantıklı bir gerekçe bulmak lazım. Bu insanlar neden akla düşman oldu? Neyi yanlış bildiler, bellediler, düşündüler?
Putperestler, Allah’a inanıyorlar fakat güvenmiyorlardı. Allah onları günahlarından dolayı yakacak ama Allah’ın sevdiği birine (evliya) sığınırlarsa (kovulmuş şeytandan Allah’a sığının!) sevilen zatın yüzü suyu hürmetine affedileceklerini düşünüyorlardı. Kendi içerisinde mantıklı ve tutarlı bir tutum bu dikkat ederseniz, fakat yanlış bir öncülü var. Allah, günah işleyenleri yakacak.
Günah dediğimiz şey hatanın dini literatürdeki karşılığıdır. Hata yapan yanacak diye bir ifade yoktur kitabımızda. Tam aksine Adem’in hata yaparak insanlaştığı ve af dileyerek iyileştiği bildirilir. Mesaj açıktır. SEN DE HATA YAPACAKSIN, SEN DE AF DİLE KONU KAPANSIN.
İşte burayı anlamıyor kitle. Çünkü etrafındaki güç ve güçlü imgesi adalet-merhamet değil zorbalık-iktidar üzerinden evrilmiş, sürdürülmüş. Bu o kadar yerleşmiş ki güçlü olan şefkatli olur cümlesini tasavvur dünyası almıyor, saç telini uzunlamasına bölmek kadar sıradışı bir ifade.
Akılsızlık diye düşündüğümüz şeyin ardında çok bariz bir duygudurum bozukluğu, merhametsizliğin belleklere kazınması, nesillere aktarılması var.
“Ben bana verilen emirleri yerine getirmesem de Allah ile benim aramda, o beni seviyor, beni yakacak değil, ben bunları kendi iyiliğim için yapıyorum. Yapmadığım takdirde vicdani tutarlılığım zarar görür. Başkasının hak ve sorumluluklarını kısıtlamadığım sürece Rabbim ile benim aramdaki meseleleri başkasının bilmesine, hüküm vermesine gerek yok. Biz birbirimizi seviyoruz. O benim hatalı olduğumu biliyor. Günahsa günah, hiçbir günah onun merhametinden büyük değil.” algısı yerleşebilse Türkiye’de ve dünyada insan ile Allah arasında şefaatçilik yapan tüm kurumların sonu gelir. Bu da oturduğu yerde para kazanan birçok sakallı, cüppeli zatın aç ve açıkta kalması anlamına gelir ki en çok onlar buna itiraz eder.
Akıl düşmanlığının ardındaki ikinci sebep de menfaattir bu yüzden. Bana gel seni kurtarayım diyenlerin menfaat kapısı bu ümitsizlik ticareti olduğu için aklın en büyük düşmanları ümitsizlik, günah, cehennem ticareti yapan dindarlardır.
Aklı bilmek, bellemek, anlatmak yeterli değildir dolayısıyla. İnsanlar, kitle sevgiyi ve adaleti bilmiyor. Bunların öğretileceği yerler de aileler. Çocuğumuzu sevdiğimizde bütün bunların sonu gelecek.
Ahmet BAYRAKTAR

Son Yorumlar