İçten Kozmoza – XXII I Hicret BİRİK: “İçimdeki Çocuk “Yaz” Derken, Yetişkin “Sus” Diyor.”

Yazmak, çoğu zaman içe doğru yapılan uzun bir yolculuğun dış dünyada bıraktığı izdir. Her yazar kendi sessizliğinden, kendi karanlığından ve kendi hakikatinden yola çıkar; zamanla bunlardan bir dünya kurar. İçten Kozmosa, yazarların bu yaratım serüvenine iki soru eşliğinde yaklaşmayı amaçlıyor. Çünkü bazen bir yazarı anlamak için bütün kitaplarını okumak yerine, doğru iki soruyu sormak yeterlidir.

İç dünyanızdaki duygu ve düşünceleri özgün bir anlatı evrenine dönüştüren yazarlık yolculuğunuz nasıl şekillendi?

Yazmak, kendimi çok yalnız hissettiğim ve kendimden başka oyun arkadaşım kalmadığını fark ettiğim bir dönemde görünür olmaya başladı. Sanırım her zaman bir yerlerde tıkanıyor ve içime dönüp orada biriyle oyunlar kuruyorum. O kişinin kim olduğunu bilmiyorum ama durmadan bana bir şeyler anlatıyor, ben de ona yazıcılık yapıyorum.

Bu durum beni o an için heyecanlandırıyor. Görünenin arkasında kalan, gizlenen şeyleri eşelemek çocukça bir keşif gibi geliyor bana. Bazen saçmaladığımı düşünüyorum, bu düşünce içimdeki çocuğa karşı duran yetişkine ait. Çocuk “yaz” derken, yetişkin “sus” diyor. Ben, bu iki ses arasında gidip gelerek yazıyorum.

Yazıda yokladığım şey çoğu zaman belirsiz; olgunlaşmamış egonun kendini doğrulama çabası, sevilme ihtiyacı, iz bırakma arzusu… ne derseniz deyin. Ama en çok içimdeki o sesin “buradayım” deme ısrarını duyuyorum. Kendisini görünür kılmaya çalışıyor.

Velhasıl yazmak, benden varlık talep eden o sesin kelimeler aracılığıyla cisme bürünmesinden ibaret.

Yazdığınız onca hikâye, karakter ve dünyanın merkezinde yer alan hala da peşinden gitmeyi bırakmadığınız temel soru nedir?

Temel soruyu bulsam belki yazmayı bırakacağım ya da yazılarımın rengi değişecek. Ama zaten yazının kendisi, cevaplanamayan soruların etrafında varlık buluyor.

Bence yazmak, bir cevaba ulaşma çabası değil; soruyu derinleştirme, katmanlarına ayırma hâli. Yaşamı, evreni, insanı bütünüyle çözmek mümkün mü? Açıldıkça genişleyen bir düzenin ya da kaosun içinde, yalnızca tanıklık ediyoruz.

Bütün bunların kesin bir cevabı olduğunu düşünmüyorum. Varoluş, süreğen ve yanıtsız bir sorudan ibaret gibi geliyor bana.

Ve bizler o sorunun içinde yaşamaya devam ediyoruz.

Teşekkür ederiz.

Muaz ERGÜ

 

Hicret BİRİK

  • 1978 Van doğumlu.
  • Müzik öğretmeni.
  • İki çocuk annesi.
  • 2024’de Metinlerarasi Yayıncılık  Yedi Yılanlı Kavuk adlı öykü kitabını yayımladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir