Yüzeyde ilerlemeyi, derine inmeye her daim tercih eden müzik yazarları ve eleştirmenleri için Banu Kırbağ, Türk Pop Müziği Sanatçısı, Besteci ve Aranjör olarak tanıtılsa da, sözü edilen yığını umursamadığı için satıhta pineklemeyi düşünmeyen analistin nazarında Kırbağ, sıralananlara sığmayarak onların ötesine geçen bir isimdir.
1 Mart 1951 tarihinde İstanbul’da, sonraki yıllarında, sesini Türkiye’ye ve dünyaya duyurmak için doğan, lise öğrencisi olarak okul orkestrasında sahneye çıkarak, müzik adına ilk adımlarını atan Kırbağ, Profesyonel Sanatçı olarak kabul gördüğü dönemlerde de amatörlükten ödün vermediği için; Süperstar, Minik Serçe, Diva gibi etiketlerle ilgilenmemesiyle özel bir yerde durmuştur.
Lisenin ardından İstanbul Belediye Konservatuarı Şan ve Solfej Bölümü’ne kaydını yaptıran Kırbağ, 1972 yılında, kardeşi Hülya Kırbağ ve Besteci, Aranjör, Prodüktör ve Gitarist olarak yıllarca müzik ortamı için ter dökse de ve birçok sinema filmine düzenlemeleriyle adını yazdırsa da bugün, ismi, meraklısı şöyle dursun, işinin ehillerince bile bir çırpıda akla gelmeyen, hakkı hakikaten teslim edilmeyen Zafer Dilek ile Zafer-Banu-Hülya üçlüsünde yerini almıştır.
Oluşturulan grup, diğerlerinden farklı bir yolda ilerlemesini, Kırbağ’ın daha o yıllardan itibaren klişeyi un ufak etmeyi düşünmesine ve desteklenmesine borçludur.
Ölsem de Bir Kalsam da Bir ve özellikle Unutulur başlıklı Şarkı, Ezgi kavramlarının sınırlarını ihlal eden eserleriyle adını İstanbul dışında da duyurmaya başlayan Kırbağ, grup dağıldıktan sonra solo kariyerine gruptan kazandıklarına yenilerini ekleyerek devam etmiştir.
Timur Selçuk yönetimindeki Çağdaş Dershane’de beş yıl; şan, solfej, armoni, kontrpuan ve düzenleme eğitimleri alan Kırbağ, dönemin Kültür Bakanı Ahmet Taner Kışlalı’nın davetine icabet ederek, Sovyet-Türk Kültür Etkinlikleri kapsamında; Moskova, Bakü ve Aşkabat’ta konserler vermiştir.
Devletin üst düzey bir görevlisinin çağrısını elinin tersiyle itmemesinden hareketle Kırbağ’ın bürokrasiyle canciğer kuzu sarması olmak için yanıp tutuştuğuna ulaşılamaz çünkü çağrı onun için araç, bürokratik hantallığa ve sığ siyasete alet etmediği, son nefesini verinceye kadar etmeyeceği sesini duyurmak ise amaçtır.
Senaryo yazarı Umur Bugay’ın kendisi için kaleme aldığı bir müzikalde, ismi bugün zar zor hatırlanan Alpay İzer ile sahneye çıkan; Faruk Nafiz Çamlıbel, Ahmet Kutsi Tecer, Ümit Yaşar Oğuzcan gibi şairlerin şiirlerini notaya alsa da daha çok; Arkadaş Zekâi Özger, Ergin Günçe ve Abdülkadir Bulut, Feriha Aktan, Gülten Akın gibi şairlerle ortak paydada buluşan Kırbağ, Aysel Gürel’in sözlerini yazdığı, kendisinin bestelediği Bir Bahar Aşkısın’ı Ayşegül Aldinç ile, 1987 yılında düzenlenen Kuşadası Altın Güvercin Yarışması’nda seslendirse ve otuz kişilik orkestrayı yönetse de, Gürel’in çoğunluğu Onno Tunç tarafından bestelenen eserlerini seslendiren, Minik Serçeliği alıcı kuşlukla yer değiştirince sadece vasatın altında turlayan işlere imza atan Sezen Aksu gibi, yola yeni çıkmışları kendisine bağlama, itaati reddedenleri yok sayma gibi gayriahlaki fiillerin uzağında durmuştur.
Türkiye’ye özgü popüler müzik perdesini, poplaştırılmış hayatları savunmak için aralamayan Kırbağ; Şanar Yurdatapan, Alp Murat Alper, Hasan Hüseyin Demirel gibi, Türkiye’ye özgü muhalif ve protest müziğin filizlenmesi ve dallanıp budaklanması için çaba sarf eden isimlerle çalışırken de içi boşaltılmış sözleri kıyısına yanaştırmamıştır çünkü kendisinin yukarıda sıralanan isimlerin yanında; Anna Ahmatova, Emma Goldman gibi kıymetlilerin müzikteki temsilcisi olduğunun bilincindedir.
18 Ağustos 2025’te, dünyaya geldiği şehirdeki ölümü, müziğin neoliberal düzeneğin nesnesi olması için uğraşanlarca görmezden gelinen Banu Kırbağ, söz konusu düzenekle alışverişe girmeyenlerin belleklerinde ve yüreklerinde eserleriyle yaşamaya devam edecektir.
Mehmet Akif ERTAŞ

Çok teşekkür ederim..Canımız kardeşim Banu için yazdığınız samimi içten yazınız zaman zaman benimde eleştirdiğim kıymet bilmemek konusunda yaptığınız o eleştirilerinizi haklı buluyorum..tekrar çok teşekkür ederim..sevgiler selamlar..🙏🙏❣️