İçten Kozmoza – XXIX I Emame A. HARMANCI: “Yazarlık Yolculuğumda Beni Besleyen Çocukluktan Gelen İçsel Bir Dürtüdür.”

Yazmak, çoğu zaman içe doğru yapılan uzun bir yolculuğun dış dünyada bıraktığı izdir. Her yazar kendi sessizliğinden, kendi karanlığından ve kendi hakikatinden yola çıkar; zamanla bunlardan bir dünya kurar. İçten Kozmosa, yazarların bu yaratım serüvenine iki soru eşliğinde yaklaşmayı amaçlıyor. Çünkü bazen bir yazarı anlamak için bütün kitaplarını okumak yerine, doğru iki soruyu sormak yeterlidir.

 

İç dünyanızdaki duygu ve düşünceleri özgün bir anlatı evrenine dönüştüren yazarlık yolculuğunuz nasıl şekillendi?

Yazabilmek için bir şeyi diğer insanlara kıyasla daha farklı yapıyor ya da görüyor olmak gerekiyor bana göre. Bu kiminde çocukluktan gelen edebiyat tutkusu, kiminde dünyayı farklı bir yönden görme becerisi, kiminde gözlem yeteneği, kiminde üslup mahareti, kiminde kurgu becerisi, kiminde entelektüel birikimin edebi metinde boy göstermesi. Örnekler çoğaltılabilir. Netice olarak herkesin hikâyesi bambaşka. Anlatı evrenlerimizi kurduğumuz dinamikler farklı birbirinden. Birkaç kanalda birden akabilenler ise öne çıkabilen, kalıcı olacağına inanılan yazarlar oluyor.

Benim yazarlık yolculuğumu besleyen şey ta çocukluktan gelen içsel bir dürtü diyebilirim. Yazmayı bir hobi veya keşfedilecek bir ilgi alanı olarak sonradan edinmedim. Kendi gerçek dünyamla alakasız hayaller kurmak ve onları kâğıda dökmek kendimi bildim bileli hep vardı. Zamanla daha bilinçli bir evreye geçtim ve yazdıklarımın bir değer ifade ettiğini fark ederek yazmaya devam ettim. Yazmasam deli olmam belki, yazmasam ölmem ama hayatımdan çok büyük bir anlam sessizce sönüp çekiliverir. Kabuğu sağlam görünen ama içten içe çürüyen, hastalıklı ağaçlara benzeyebilirim. Oysa yazmak beni çiçeklendirir, hayatta tutar ve bana yaşadığımı anımsatır.

Yazdığınız onca hikâye, karakter ve dünyanın merkezinde yer alan; hâlâ da peşinden gitmeyi bırakmadığınız temel soru nedir?

Temel bir soru var mı bilmiyorum ama insana ve onun tekâmül yolculuğuna dair soruları odağımda tutuyorum. Mesela bunlardan biri, insan gerçekten değişebilir mi? Kendini dünyanın efendisi sanan âdemoğlu kozmosta ufacık bir toz zerresi. Bazen bu önemsizlik duygusu iyi ya da kötü ne varsa hepsini anlamsız hâle getiriyor. Sonra her biri birbirinden başka birer evrencik olan insan için basit, tuhaf, gündelik şeylerin ne kadar belirleyici olduğunu fark ediyorum. Bu bakışın ekseninde hemen her şey bir öyküye dönüşebiliyor.

Bir arkeolog, bir influencer veya sanayide yedek malzeme satan birinin yazılacak enteresan hikâyeleri var. Ben o hikâyelerde insanların yaşadıkları başkalaşıma mercek tutmayı seviyorum. Bazense karaktere hiçbir şey nüfuz etmiyor. Gözlerine ve kulaklarına perde inmiş sanki. Gerçek hayatta sıklıkla gördüğümüz ya da bizzat yaptığımız gibi. İbret almaktan, harekete geçmekten aciz kalmak. Olup biten karşısında işte böyle aynı kalmayı sürdürenler de hikâyeleriyle beni ziyaret ederek varlıklarını hayal ve yazı dünyama lehimliyorlar.

Teşekkür ederiz.

Muaz ERGÜ

Emame Akman HARMANCI

    • 8 Mart 1992’de Şanlıurfa’da doğdu.
    • Öykü ve yazıları Heceöykü, Yedi İklim, Mahalle Mektebi, Edebiyat Ortamı, Kayıp Kayıt ve Söğüt  dergilerinde yayınlandı.
    • Ankara’da yaşıyor.
    • TÜBİTAK’ta bilgisayar mühendisi olan yazar evli ve iki çocuk annesi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir