İçten Kozmoza – XXXIX I Buket UÇAR: “Ben Annemin Diliyim…”

Yazmak, çoğu zaman içe doğru yapılan uzun bir yolculuğun dış dünyada bıraktığı izdir. Her yazar kendi sessizliğinden, kendi karanlığından ve kendi hakikatinden yola çıkar; zamanla bunlardan bir dünya kurar. İçten Kozmosa, yazarların bu yaratım serüvenine iki soru eşliğinde yaklaşmayı amaçlıyor. Çünkü bazen bir yazarı anlamak için bütün kitaplarını okumak yerine, doğru iki soruyu sormak yeterlidir.

 

İç dünyanızdaki duygu ve düşünceleri özgün bir anlatı evrenine dönüştüren yazarlık yolculuğunuz nasıl şekillendi?

Kendimi bildim bileli zihnimde kurarım. Etrafımdakiler tarafından zaman zaman bu karamsarlık olarak nitelendirilse de melankolik yapımın yanında kimselere göstermediğim mizahi bir tarafım da var. Çekindiğim için sakındığım bu tavır dışarıya yansıttıklarımla birleşip şekillenerek beni ben yaptı. Dışarıdan bakıldığında nasıl göründüğümü bilmiyorum ama iç dünyama açılan çetrefilli yollar olduğunu söyleyebilirim. Bu yolları açmak, bu yolları çiçeklendirmek, düzeltmek için kesinlikle bir kaleme gereksinim olduğunu biliyorum. Zihnimdeki taşları kalemimle kaldırdım ben. Taşlar, kocaman kayalar oldu kâğıdın üzerinde, kalemimle şekillendirip son halini verdim. Bunu yaparken yazdıklarımın, annemin sözcüklerini emdiğini fark ettim. Yazdıklarıma özgün diyebilirsek eğer bunda en büyük etken annemdir. Ben annemin diliyim.

Gören gözüm, hisseden zihnim her olay ya da durum karşısında farklılaşır, buna engel olmam mümkün değil. Bu farklılığı herkes görsün, duysun istedim. Anlaşılmak kaygısı da diyebiliriz buna. Konuşmanın yeterli olmadığını fark etmek beni yazmaya itti. Okumak bu hususta en büyük yardımcım oldu. Okuduklarımın bende bıraktığı iz bambaşkaydı. Bu izlerin üstünden kendimce geçtim, yazarak sağlamlaştırdım dünyadaki yerimi. Benden geriye iz kalsın istedim. Bu izi bırakabilirsem ne mutlu bana.

Kendimi ifade etmeye çalışırken fırtınalar da eser, depremler de olur içimde. Dinmesini beklerim İçimin. Güneşim doğmadan, aydınlığı görmeden harekete geçmem. Kalemi içimde bir türlü büyütemediğim küçük kız sahiplenir, engel olmam. O konuşur ben dinlerim. Bunları herkes okusun isterim.

Yazdığınız onca hikâye karakter ve dünyanın merkezinde yer alan; hala da peşinden gitmeyi bırakamadığınız temel soru nedir?

Yalnız başıma bir şey yapmayı sevmem. Hep yanıma bir yaren ararım. İşte bu sebeple karakterlerim, anlam arayışımı sürdürürken bana eşlik ederler.

Ne yaparsam yapayım kendimi bir yere ait hissedemedim. Dünyaya yerleşemedim.

Ölünce nereye gömüleceğim?

Hayatımı ve kalemimi şekillendiren temel soru budur. Yeryüzünde bir bahaneyle hayatımı idame ettirebiliyorum ama ya sonrası?

Cevabını bulamadığım soruları, karakterlerimin sırtına bağlayıp saldım kurmacanın içine. Yazdıklarımın merkezinde aidiyeti olamayan ne yaparlarsa yapsınlar dışarıda kalan karakterler de var. Bunu bilinçli olarak yapmadım. Onlar aracılığıyla kalemimin değdiği yerlere yerleşmeye çabaladığımı anladığımda epeyce yol almıştım.

Tanık olduğum olaylara, durumlara duyarsız kalamadım. Zaten hazırda olan kahramanlarıma kalemin ucuyla dokunmak canlanmaları için yeterli oldu. Sonrasını ben de kestiremedim. Benimle birlikte yerleşecek yer aradılar kendilerine. Arıyoruz.

Teşekkür ederiz.

Muaz ERGÜ

Buket UÇAR

    • İstanbul’da doğdu.
    • Kırıkkale Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden 1999’da mezun oldu.
    • Bu yıldan itibaren ilk tayin yeri olan Afyonkarahisar’da öğretmen olarak görev yapmaktadır.
    • Evli, iki çocuk annesi.

Aldığı Ödüller

    • “Elim Elinde” ile 2020 Afyonkarahisar Sevgi Yılı Öykü Yarışması Birinciliği,
    •  “Suyu Söndüren Ateş” ile 3. Eskişehir Kral Midas Öykü Yarışması Jüri Özel Ödülü,
    • “Ahraz” ile Ankara Arguvanlılar Derneği Kadın Hakkı Konulu Öykü Yarışması birinciliği,
    • “Kör Nokta” ile Dorlion Öykü Yarışması Mansiyon,
    • “Baba Ekmeği” ile Alanya Güncel Sanat Dergisi Kaygusuz Abdal 12. Öykü ve Şiir Yarışması, Öykü Dalında, Kızıl Kule Ödülü,
    • “Yaşamak Güzel Şey Veronika” ile Karşıyaka Sancar Maruflu Kent Öyküsünü Arıyor Öykü ve Oyun Yazma Yarışması, Öykü Dalında 1.Mansiyon,
    • “Babam televizyona Çıktı” ile İnebolu Kültür ve Sanat Derneği 2.Oğuz Atay Öykü Ödülü İlk On,
    • “Baharından Kopan Gazel” ile FGK Yayınları Öğretmen Ayşe ŞENGÖZ Öykü Ödülü İkinciliği,
    • “Ben Bilmem Annem Bilir” ile Sakarya Belediyesi Sait Faik Öykü Yarışması mansiyon.

Öykülerinin Yer Aldığı Seçkiler

    • İshak 2020 Öykü Seçkisi,
    • Yazı-Yorum Dergisi “Duvarın Ardı” Öykü Seçkisi,
    • Çukurova Öykü Yarışması “Emeğin Çukurovası” Öykü Seçkisi,
    • Payas Belediyesi Ulusal Öykü Yarışması İle İlk On Seçkisi (Seçki çıkmadı),
    • İnebolu Kültür ve Sanat Derneği “Oğuz Atay öykü Seçkisi”,
    • “Truva Edebiyat Dergisi Öykü Seçkisi”,
    • Sakarya Belediyesi “Saik Faik Öykü Seçkisi”,
    • “Yalnızlığın Çukurovası” Öykü Seçkisi.

Öykülerinin Yayımlandığı Dergiler

    • Dört Mevsim Edebiyat,
    • İshak Edebiyat,
    • Daima Edebiyat,
    • Ayna Dergim,
    • Altı Yedi,
    • Güncel Sanat,
    • Mahalle Mektebi,
    • Hece Öykü,
    • Söğüt,
    • Hisdüşüm,
    • Olağan Öykü,
    • Sinada,
    • Türk Edebiyatı,
    • Türk Dili,
    • Çare,
    • Yitik Söz,
    • Düşlersen,
    • Okapi…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir